|
|
CHP, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı 24 Temmuz'un ''Bağımsızlık Bayramı'' olarak kutlanması için Meclis'e kanun teklifi sundu. CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı 24 Temmuz gününün ''Bağımsızlık Bayramı'' olarak kutlanmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklifin gerekçesinde, tek yürek, tek yumruk olan halkın, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde topraklarını işgal edenlere karşı ulusal kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi vererek 24 Temmuz 1922'de Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması için emperyalist güçlerin masa başına oturmasını sağladığı belirtildi. O güne kadar TBMM'yi muhatap dahi kabul etmeyen işgalci güçlerin, 24 Temmuz'daki anlaşma ile Meclis'i resmen tanıdığı ifade edilen gerekçede, ''Arkasında tüm mazlum ülkelerin uyanış ve kalkışı adına örnek aldığı, ulusal kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi gibi bir destan yatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bugünlere gelmesinde çok önemli kilometre taşlarından biri olan Lozan Barış Antlaşması'nın önemini inkar edemeyiz. Bu nedenlerle bugünün Bağımsızlık Bayramı olarak kabul edilerek kutlanması gerekmektedir'' denildi.
CHP İl kongresi dün yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın’ın da katıldığı kongrede eski ve yeni milletvekilleri, belediye başkanları ilçe başkanları delegeler ve çok sayıda üye hazır bulundu. Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, konuşma yapmak üzere
söz aldı. Kendine has üslubu ve esprileri ile dinleyenleri güldüren Mutan,
konuşmasındaki eleştirileri ile salonun gerilmesine de neden oldu. Mutan, “Biz
iktidara geleceğiz diyoruz. Ama hala il kongremizi mercimek kadar salonda
yapıyoruz. Biz nasıl iktidara talip olacağız. Bu şekilde mi?” dedi. Mutan,
konuşmasında bir merkez ilçe yöneticisinin Kepez’deki delege seçimlerinde
sandığı müdahale ettiğini iddia ederek, “Sandığa elini sokan kişinin ismini
vereyim mi? Halil Aksoy! Ben bu durumu il yönetiminden Ramazan Gül’e bildirdim.
Seçimleri iptal edin dedim. Etmediler” dedi. Mutan’ın iddiaları bununla da
sınırlı kalmadı. Geçen ay gerçekleşen CHP Merkez İlçe kongresinde eski
milletvekillerinden İsmail Özay ile konuştuğunu söyleyen Mutan, “Ben İsmail
Özay’a soru sordum. Dedim ki sen, (Ülgür Gökhan yeniden belediye başkan adayı
olursa beni de belediye meclisine yazın, onunla mücadele edeyim dedin mi demedin
mi?) dedim. O da (ben öyle demedim.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ”Teşkilatıma şu
talimatı verdim: Çanakkale’ye has bir doku oluşturalım. En güzel bitki neyse
şehitlerimizin adına, onların isimlerini vererek yaşatmak için bir seferberlik
yapalım diye bir karar aldık. Bu çınar mı olur, çam mı olur, akasya mı olur,
bunu belirleyip bu seferberliği başlatalım” dedi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, ÇOMÜ Halkla İlişkiler Topluluğunun organizasyonuyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesindeydi. Troia Kültür Merkezinde “Bilgi Çağı ve Biz” ve “Hitabet” başlıklı iki seminer veren Zeybek'e ÇOMÜ’lüler yoğun ilgi gösterdi. Açılış konuşmasını Halkla İlişkiler Topluluğu Akademik Danışmanı Gökhan Bayram’ın yaptığı etkinliğe, ÇOMÜ akademik ve idari personelinin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Bilgi Çağının Temel Öğeleri: Bilim Zihniyeti ve Araştırma
Ruhu “Haftada Üç Kitap Bitirmezsem Kendimi Geri Kalmış
Hissederim” “Mikrofon Tuzağına Düşmeyin” Seminerlerin sonunda Namık Kemal Zeybek’e günün anısına plaket ve çiçek takdim edilirken; katılımcı öğrencilere de sertifika verildi.
AK Parti 4. Olağan Kongresine 598 kayıtlı delegenin 525’i oy kullanarak katıldı. İki sandıkta yapılan oylamada 347 oy alan mevcut İl Başkanı Muzaffer Kutlu’nun listesi seçimi kazandı. Diğer aday Hüseyin Babacanoğlu ise 180 oy alırken, 4 oy ise geçersiz AK Parti’nin 4. Olağan İl Başkanlığı Kongresi, Kolin Otelde yapıldı. AB Bakanı Egemen Bağış, AK Parti Milletvekilleri, İlçe Belediye Başkanları ve teşkilatların da katıldığı kongre, coşkulu bir ortamda gerçekleşti... DEVAMI>>>
Malta'daki şehitliği ziyaret etiğini, bugün burada Türkiye'nin
en önemli şehitliği olan Çanakkale'de bulunduğunu belirten Bağış, Çanakkale'ye
her geldiğinde farklı duygular yaşadığını kaydetti. “Çanakkale ruhu sayesindedir”
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kolin Hotel’de düzenlenen AK Parti Çanakkale 4’üncü Olağan Kongresinde konuştu. AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk’ün divan Başkanlığını yaptığı kongrede mevcut İl Başkanı Muzaffer Kutlu ile Hüseyin Babacanoğlu yarıştı. AK Parti Çanakkale Milletvekilleri Av. Mehmet Daniş ile İbrahim Kaşdemir’in de katıldığı kongrede 590 delege oy kullandı. Kongreye Bakan Egemen Bağış’ın konuşması damgasını vurdu. Çanakkale’nin peynir helvasından yesinler “Demokrasiden daha ‘Çevik Bir’ gücün olmadığını herkes görüyor
artık” DARBECİLERİN CİRİT ATTIĞI ÜLKE OLMAMALIYIZ KEMAL BEYİ ŞUBAT SOĞUĞU KAPLAMIŞ Türkiye’de geçmiş dönemlerde önemli krizlerin yaşandığını anlatan Egemen Bağış, “Ham dolsun AK Partililerin hiçbirinin başını öne eğmesine sebep olacak bir kriz yaşatmadık” dedi. Kongreden hücreleri yenileyeceklerini ve salondan güçlenerek çıkacaklarını söyleyen Bakan Bağış, salondaki delegelerden önümüzdeki yerel seçimlerde Çanakkale Belediyesini kazanmaları için söz istedi. Salondaki partililer de bakana söz verdi. Bakan Bağış, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na da yüklendi. ‘Çakma Gandi’ diye seslendiği Kemal Kılıçdaroğlu’nu, CHP’nin 2023 vizyonu olarak Avrupa Parlamentosunda dile getirildiğini söylediği cümleyle vurdu. Bağış, “CHP, 2023 vizyonunda Türkiye’nin güçlü bir muhalefet partisine ihtiyacı olduğunu vurgulamış. Bu arkadaşların 2023 vizyonu oldukları yerde sayıklamak, muhalefette yan gelip yatmaktır” dedi.
AK Parti, genel seçimlerin ardından yerel seçimlerin de öne alınması için harekete geçti. Düzenleme, beş yılda bir Mart ayında yapılan yerel seçimlerin, en az 6 ay öne alınmasını amaçlıyor. Değişiklik gerçekleşirse 2013 sonbaharında yerel seçimler yapılacak. AK Parti, kış koşullarının sert olması nedeniyle yerel
seçimlerin Mart ayında değil, Eylül veya Ekim ayında yapılmasını istiyor. AK
Parti bunun için gerekli olan anayasa değişikliğini tek başına bir düzenleme
şeklinde değil, yeni anayasa projesi içinde gerçekleştirmek istiyor.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Bizim hükümetimizden önce IMF heyeti gelir eski hükümetlere, oranın bir memuru bile devlet başkanı gibi karşılanır ve istediklerini tamamen kabul ettirdikten sonra, mağrur bir şekilde kendi ülkelerine dönmezler miydi-" dedi. Aynı muameleye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın karşı çıktığını ve "masaya yumruğunu vurduğunu" söyledi. Eroğlu, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek partililerle görüştü. Burada konuşan Bakan Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'de çok şeylerin yapıldığını, bunları anlatmak gerektiğini belirtti. "Nereden nereye geldik" diyen Eroğlu, şöyle konuştu: "Bakın 2002 yılında Türkiye, dünyada olmamasına rağmen büyük bir krizle boğuşuyordu. 22 banka fona devredilmişti. Yaklaşık 50 milyar Dolar hortumlanmıştı maalesef. Türkiye, çalışanlarının maaşını ödemeyecek hale gelmişti. 500 milyon dolarlık bir parayı bulmak için çalmadığı kapı kalmamıştı geçmiş hükümetin. Geçmiş hükümet tabii ki artık Türkiye'yi yönetemeyeceğini düşününce mecburen 3-3.5 yılda kaçarak hükümeti terk etti. 2002 yılı sonunda AK Parti, Başbakanımızın liderliğinde gümbür gümbür iktidara geldi. Yapılamaz denilen, muhalefetin hayal dahi edemeyeceği büyük işleri başardık. Hatırlayın o zaman paramız pul mesabesindeydi. Altı sıfırı atmak istediğimizde bazı yazar ve çizerler ne demişti- 'Bunlar altı sıfırı atamaz, atarlarsa ben kalemimi kırarım' demişti. Ancak kimsenin kalem falan kırdığı yok. Allah'a şükür 6 sıfırı attık mı- Türk parası itibarlı hale geldi." "Başbakanımız masaya yumruğu vurdu ve..." Veysel Eroğlu, kendi hükümetlerinden önce IMF heyetinin ülkeye geldiğini, bu kurumun bir memurunun bile devlet başkanı gibi karşılandığını ifade ederek, "İstediklerini tamamen kabul ettirdikten sonra, mağrur bir şekilde kendi ülkelerine dönmezler miydi- Ama aynı şeyi Başbakanımıza yaptırmak istedikleri zaman Başbakanımız masaya yumruğu vurdu ve dedi ki 'Biz büyük bir milletiz, güçlü bir devletiz. IMF ile anlaşabiliriz, ama bizim dediklerimizi kabul ederseniz tamam, mutabakat var, ama yoksa yok' dedi. Neticede IMF şöyle düşündü, 'Nasıl olsa dünyada büyük bir kriz var, ABD'de şu kadar, Avrupa'da bu kadar banka battı, Türkiye mecbur olacak' diye düşündü. Ama Başbakanımızın resti karşısında çekip gittiler" diye konuştu. "Merkez Bankamızın kasası dolu" IMF'ye olan 23.5 milyar Dolar borcu devraldıklarını dile getiren Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Allah'a çok şükür, o zaman 'Borcunuzu ödeyin' dedikleri zaman 'Bütün borçlarımızı ödeyeceğiz, buyurun, size güle güle' denildi. Allah'a çok şükür vadesi gelen her borcumuzu takır takır ödedik. Şu anda da 23.5 milyar dolardan vadesi gelmeyen 2.9 milyar Dolar borcumuz kaldı. Ama şu anda onu bile ödeyecek paramız var. Başbakanımız geçen gün açıkladı, Merkez Bankamızın kasası dolu. 90 milyar Dolar dövizimiz var. İşte fark bu. Bir taraftan borç ödeyeceksin, bir taraftan kasayı dolduracaksın, bir de dolu dizgin yatırımlar yapacaksın" diye konuştu. 1128 tesis Devraldıkları borcun sadece IMF'ye ait olmadığını belirten Eroğlu, şöyle devam etti: "23 banka hortumlanmış, 50 milyar Dolar maalesef havaya
uçmuştu. Bunu kim ödedi- Bakın sırf İmar Bankası soygunundan dolayı 8.5 milyar
doları bu hükümet ödemek durumunda kaldı. Peki yıllarca vatandaştan, memurdan,
işçiden toplanan Zorunlu Tasarruf Fonu 13.5 katrilyonu kim ödedi- Hükümetimiz
ödedi. Konut Edindirme adı altında toplanan ve artık geri ödenmesi bile
düşünülmeyen 3 katrilyonu kim ödedi- Biz ödedik. İç ve dış boru ödeyeceksin,
kasayı dolduracaksın ve dolu dizgin yatırımlar yapacaksın. Şimdi Türkiye'de çok
güzel şeyler oluyor. Başbakanımız 'DSİ'nin başına geçeceksin' dediği zaman,
buraya geldiğimizde inanın oradaki tüm tesislerin tamamen durduğunu, tesislerin
ortalama bitiş süresinin 41 yıl olduğunu, bir sürü talanı da gördüm. Bu
kardeşiniz tüm tesisleri gezerek 3.3 milyar lirayı geri aldı. Biz olmasaydık
bunlar havaya uçmuştu. Konuşmasında, diğer bakanlıkların Türkiye'de, kendi bakanlığının ise Çanakkale'de yaptığı çalışmaları da anlatan Eroğlu'na, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Jülide İskenderoğlu tarafından eşine iletilmek üzere hediye verildi. ORADA SAHRA HASTANESİ VE ŞEHİTLİKLER VAR Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çanakkale'nin Eceabat ilçesine bağlı Kilitbahir köyündeki Ağadere mevkisine özel sektör tarafından yapılması planlanan "Gelibolu 1915 Panorama Müzesi" ile ilgili olarak, "Orada sahra hastanesi ve şehitlikler var. Biz onları ihya edeceğiz. Bununla ilgili eksik bilgi veriliyor. Şehitlerin üzerine böyle bir şey yapılması mümkün değil. Oradaki şehitliklerin tamamını biz ihya ediyoruz" dedi. Bir gazetecinin, Kilitbahir köyündeki Ağadere mevkisine özel sektör tarafından yapılması planlanan "Gelibolu 1915 Panorama Müzesi" ile ilgili sorusunu üzerine Eroğlu, şunları kaydetti: "Orada sahra hastanesi ve şehitlikler var. Biz onları ihya edeceğiz. Bununla ilgili eksik bilgi veriliyor. Şehitlerin üzerine böyle bir şey yapılması mümkün değil. Oradaki şehitliklerin tamamını biz ihya ediyoruz. Gelibolu Yarımadası'nda uzun devreli gelişme planı var. İstediğin yere her şeyi rastgele yapamazsın. Ama hakikatten sırf Çanakkale'yi sevdiği için böyle panoramik müze yapmak isteyen varsa onu da gerçekten tebrik ve takdir ediyorum. Neticede bu maddi bir beklenti değildir. Özellikle buraya hizmet için, Çanakkale destanını bütün Türkiye'ye ve dünyaya tanıtmak için böyle bir çalışma yapıyorsa, onu da desteklemek lazım. Neticede kati surette şehitlikler ya da tarihi yapılar üzerine böyle bir şey yapılamaz. Zaten onu kontrol edeceğiz. Şu ana kadar bize bu konuda herhangi bir talep gelmiş değil. Bu konuda endişe etmeye mahal olmadığını vurgulamak istiyorum. Biz, en uygun yer neresiyse oraya yaptırırız, şehitlerin üzerine müsaade etmeyiz. 'İşi bilmeden, aslını öğrenmeden bu şekilde birtakım tepki göstermek haksızlık olur' diye düşünüyorum." "Rastgele milli park ilan edilmez" Bakan Eroğlu, Kaz Dağları'nın Çanakkale tarafının milli park ilan edilip, edilmeyeceği yönündeki soruya ise şu cevabı verdi: "Kaz Dağları Milli Parkı zaten var. Milli park ilan edilirken, bütün flora, fauna ve biyolojik çeşitlilik hepsi ele alınır ve ona göre ilan edilir. Yani rastgele bir milli park ilan etmek mümkün değil. Bazıları diyor ki, 'Tüm Türkiye'yi mili park ilan edelim' bu da bir ekstremdir. Bazıları da diyebilir ki; 'Hiçbir milli parkımız olmasın. İsteğimiz yerde istediğimizi kazalım, isteğimiz tesisi yapalım'. O da bir ekstremdir. Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğümüz konuyu dikkatlice takip ediyor. Neresi milli park olacak, neresi olmayacak, o ilmi esaslara göre yapılır. Yoksa gazetecilerin teklifine göre milli park ilan edilmez." Çanakkale’ye Bakanlığının yaptığı yatırımlarla ilgili bilgiler
vermek ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki yatırımları yerinde
incelemek üzere gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kolin Hotel’de
2012 Evlilik Hazırlıkları Fuarı’nın açılışını yaptı. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kolin Hotel’de bakanlığının yatırımlarıyla ilgili bilgi vermek üzere basın toplantısı düzenledi. Geceyi geçirdiği Kolin Hotel’de basın toplantısı öncesinde bir hafta devam edecek olan 2012 Evlilik Hazırlıkları Fuarı’nın açılışını yaptı. Açılışta konuşan Bakan Eroğlu, “Gerçekten çok güzel bir fuar. Herkesi gönülden tebrik ediyorum. İnşallah çok kişinin güzel yuva kurmasına ve mutlu bir şekilde hayat sürmesine vesile olur. Tabi Çanakkale’de de bekarların biran önce evlenmelerini tavsiye ediyoruz. Asgari 3 çocuk istiyoruz. Ama Çanakkale’de 5 olursa daha iyi olur” dedi. Bir basın mensubunun, son istatistik verilere göre kentin nüfusunun azaldığını hatırlatması üzerine Bakan Eroğlu, “Çanakkale’nin, ruhuna uygun davranması gerekir. Kentin nüfusunun 4 bin kadar azaldığını görünce doğrusu şaşırdım. Neticede bekarların biran önce evlenmesi lazım. Burası da cennet gibi çok güzel bir şehir, biz de çok önem veriyoruz. Her türlü yatırımı yapıyoruz. Çanakkale ekonomik açıdan da çok gelişiyor. Özellikle nüfusu artsın diye bu fuara geldik” diye konuştu. Bakan Veysel Eroğlu, gençlerin biran önce evlenmelerine yardımcı olmak için Çanakkale’de bir orman sahasının düğün yeri haline getirilmesi için de talimat verdi. Fuardaki standları geçen Bakan Eroğlu, “Kır düğünleri için özel bir yer hazırlayabiliriz. Orman alanlarından sadece düğünlere mahsus olmak üzere çok özel bir hazırlık yapalım. Şimdi bunun talimatını veriyorum. Evlenecek gençler bu alanlardan ücretsiz istifade edebilecek. Yeter ki evlensinler ve mutlu bir yuva kursunlar. Bu alanın adı da ‘Mutluluk Ormanı’ olsun. Çok güzel bir düzenleme yapalım. Ortada oyun oynanabilecek bir alan olsun. Gelin damat masası olsun. Çanakkale’de örnek bir çalışma yapalım. Ortada ay yıldız şeklinde bir düzen olsun. Yıldız kesiminden gelin ve damat gelsin ve ay bölümünde otursunlar. Gelin ve damatlarla oranın açılışını yapalım. Bunu diğer illerde de yapabiliriz” dedi. Fuarı düzenleyen Çanakkale Hera Wedding firmasının sahibi Arzu Esen Türkyılmaz, bu yaz 40 çiftin düğün organizasyonunu ücretsiz olarak kendilerinin yapabileceğini söyledi. Bakan Eroğlu, 100 çiftin düğün organizasyonunu da kendilerinin üstleneceğini belirtip, hedeflerinin 140 çifti evlendirmek olduğunu söyledi. Fuarı gezen Bakan Eroğlu, gelinlik giyerek mankenlik yapan Çanakkale Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi16 yaşındaki Deniz Güney ile bir süre sohbet etti. Güney’e, “Damat var demi” diye sordu. Genç kız, “Var evet” deyince, “Peki o zaman mutluluklar diliyorum. Hayırlı olsun” dedi. Gelinlikle genç kız ile hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra, “Bahtınız açık olsun inşallah” diyen Bakan Eroğlu’na genç kızın yanıtı, “Ben evlenmiyorum” oldu. Bakan Eroğlu, “Bahtınız açık olsun derken, evleneceğiniz zaman” dedi. Bakan Eroğlu, daha sonra fuarda çeyiz sandığı standı açan Furkan Avcı ile yaptığı sohbette, “Sen bekar mısın” diye sordu. Avcı, “Evleyim deyince Bakan Eroğlu bu kez “Çocuk sayısı kaç” dedi. Avcı 1 yanıtını verince Bakan Eroğlu, “En az kaç olması lazım” diye sordu. Avcı “Üç yanıtını verince Bakan Eroğlu Avcı’nın elini sıkıp, “Görüyorsunuz değil mi maya tutmuş” diye konuştu.
23. Dönem AK Parti Çanakkale Milletvekili Müjdat Kuşku'nun divan başkanlığını yaptığı kongrede saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Kongrede bir konuşma yapan AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü, partide birlik ve beraberlik ruhunun önemine değinerek, "2012 yılında AK Parti iktidarı ile başlayan değişim sürecinin sonunda bugün ülkemizde ileri demokrasi, milli birlik ve kardeşlik, etnik köken, ırk ve bölge ayrımı yapmadan milletine sahip çıkan, "Milleti yaşat ki, devlet yaşasın" diyen, ülkesini her alanda güçlü kılan, inandığını ve güvendiğini sonuna kadar savunan, geleceğine ve çocuklarının istikbaline güvenen bir AK Parti anlayışı ve dünya lideri Recep Tayip Erdoğan var" dedi. Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü, konuşmasında AK Parti'yi yıpratma çalışmaları hakkında da açıklamalarda bulunarak, "Bizi bu kutlu yolculuktan çevirmek isteyenler, gerek kapatma davaları ile gerek bir gecelik andıçları ve darbe planlarıyla, gerek çeteler kurarak, gerekse 30-40 yıldır devam eden terörü destekleyerek önümüze ne tuzaklar kurarlarsa kursunlar, dik ve onurlu yürüyüşümüzü asla engelleyemezler. Çünkü biz onlar gibi desteğimizi şer odaklarından değil, aziz Türk milletinden alıyoruz" dedi. Adnan Öncü, konuşmasında yerel yönetim konusundan da bahsederek, "2014 yerel seçimleri yaklaşıyor. Burada bir karar vereceksiniz. ya hizmetlerini sadece belli başlı caddelere yapan, tek işi kaldırım yapmak ve parke döşemek zanneden, yandaşlarına rant ve çıkar sağlamayı görev edinen aciz bir belediyecilik ve geri kalmış bir Çanakkale; ya da çağdaş projeleri ile markalaşmış şehirler oluşturan birçok ilimizde olduğu gibi hizmetleri ile yıldızlaşmış AK Partili bir belediye ile yönetilen modern bir Çanakkale'de yaşamayı seçeceksiniz" dedi. Ardından AK Parti Çanakkale Milletvekili İsmail Kaşdemir bir
konuşma yaptı. Kaşdemir partideki birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çekerek
bunun birçok partide olmadığını söyledi. AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet
Daniş de yaptığı konuşmada tek adaylı kongrelerde genelde heyecanın ve katılımın
az olduğunu belirterek, Çanakkale'deki kongrede tek aday olmasına rağmen bu
kadar kalabalık bir ortamın olmasına dikkat çekti. Mehmet Daniş kendisi hakkında
bir süre önce çeşitli iddialarda bulunan ÇOMÜ Eski Rektörü Prof. Dr. Ali
Akdemir'e de tepki göstererek, "Her zaman yanımızda olan ve entelektüel geçinen
birinin böyle bir açıklama yapması düşündürücü" dedi.
Gelibolu Mevlevihanesi'nde düzenlenen, Mevlana'nın 738'inci Vuslat Yıl Dönümü törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, Karadağ Çevre Bakanı Rafet Husoviç'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Balkan coğrafyasını birayaya getiren törenin ev sahipliği yapan Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ konuşmasına, "Bu gece Çanakkale'de, Gelibolu'da sekiz asırdan beri görkemli nazarı bu topraklar üzerinde olan, ışığı Anadolu'yu, Rumeli'yi ve dünyayı aydınlatan Mevlana'yı ve büyük mirasını saygıyla anıyoruz" diyerek başladı. "Bugünün siyasetçileri, yöneticileri olarak, bizlere düşen görev, Mevlana'nın evrensel mesajlarına kulak vermek, onları ve o mesajları hem yaşamak, hem de yaşamaktır" diyen Bozdağ sözlerine şöyle devam etti: "Maddeciliğin ruhları rehin aldığı çağımızın insanı, Mevlana'nın insan kalbinden çıkardığı irfana bugün her zamankinden daha çok muhtaçtır. Moğol istilasının dünyayı kasıp kavurduğu, kaosun, zulmün ümitleri kırdığı, kapıların kapandığı bir zamanda 'bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir' diyerek istikbale yeni bir kapı açan odur. Gönül kapısını herkese, heryönden açan, kapısına gelen hiçkimseyi kovmayan ve uzaklaştırmayan yine Mevlana'dır. Hz. Mevlana, İslam'ı öyle güzel yaşadı, etrafına öyle çok güzellikler, öyle çok merhamet ve sevgi yaydı ki, adeta onu öldürmeye gelenler onda can buldu. Renkler, farklar onun cüppesinin içinde kayboldu. İslam milletinin örnek bir alimi, numune bir arifi oldu. Evet, bizler bu coğrafyada, bu ülkede asırlar boyu bu anlayışla, bu inançla, farklılıklarımızı vahdet içinde erittik; çoklukta birliği yaşayarak üç kıtaya yayılan muhteşem bir medeniyet kurduk. Bu inanç sayesindedir ki, farklı kavimler, farklı inançlar burada yüzyıllar boyu huzur ve güven içinde yaşadılar. Üç büyük dinin mensupları, bu anlayışın hakim olduğu coğrafyamızda özgürce ibadetlerini gerçekleştirdiler. Sevgi her zaman düşmanlığa galip geldi. Merhamet her zaman öfkeye üstün geldi. Bugün, İslam'ı terörle, şiddetle özdeşleştirmeye yeltenenler, yüzyıllardır bu topraklarda dile getirilenleri görmezden gelemezler. İnsanları dinlerinden, dillerinden, ırklarından dolayı ötekileştirenler, yüzyıllar boyunca farklılıkları bir zenginlik olarak gören bu anlayışı reddedemezler. Bugün İslam'ı terörle özdeşleştirmeye çalışanları, adına islamofobya denen vehmi yaygınlaştırmaya çalışanları, her şeyden önce İslam düşünürü Mevlana'yı okumaya ve anlamaya çağırıyorum. Mevlana, bizim medeniyetimizin ruh köklerini sulayan en büyük pınarlardandır. Nefret ve kin gözleri kör eder." BAKAN NEZİR: HER ZAMAN GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZ, AnkaraDA'DIR Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir ise, Makedonya'yı ilk tanıyan ülkenin Türkiye olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, "Ecdadımızdan yani sizlerden almış olduğumuz emanetimiz var. O emanete hiçbir zaman ihanet etmedik. Her zaman gözümüz kulağımız Ankara'dadır. Dualarımız büyük ve güçlü bir Türkiye olması içindir. Bu vatan sizlere emanettir. Ama gerektiğinde bu vatan için her zaman canımızı ve kanımızı vermeye hazırız. Rumeli evladı her zaman anavatanının yanında yer almıştır. Bizler hem Dumlupınar'da şehit verdik, hem Sarıkamış'ta şehit verdik, hem Çanakkale'de şehit verdik. Rumeli evlatları 3 büyük evladını anavatan Türkiye Cumhuriyeti'ne vermişlerdir. Birincisi İstiklal Marşı'nın mimarı Mehmet Akif Ersoy, ikincisi şair Yahya Kemal Beyatlı, üçüncüsü ise Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Onun için ben şunu diyorum. Şehitler ölmez, Çanakkale geçilmez" dedi. Karadağ'dan Çevre Bakanı Rafet Husoviç ise, Çanakkale'de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Burada unutamayacağım birkaç gün geçirdim. Bu etkinliklerin Konya'dan sonra Çanakkale'de düzenlenmesi oldukça anlamlı. Çanakkale şehitlerini gezerken bir çok Balkanlardan ve Karadağ'dan şehit düşen insanları gördüm. Onların adına Fatiha okudum. Demek ki Karadağ ile Çanakkale arasında eskiden bir bağ vardı. Biz Boşnaklar olarak hem Karadağ'da hem Balkanlarda Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve diğer konularda varlığı olmasını istiyoruz" dedi... Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ, konuk bakan ve milletvekillerine Mevlevihane'nin minyatürünü hediye etti. Şeb-i Arus programı sema gösterisiyle sona erdi. BAKAN BOZDAĞ'DAN ŞEHİTLİĞE GECE ZİYARETİ Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ, Gelibolu Mevlevihanesi'ndeki Şeb-i Arus programı öncesinde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki şehitlikleri de ziyaret etti. Ancak Valilikteki programı uzayan Bozdağ, Şehitler Abidesi'ne hava kararmak üzereyken saat 17.00'de varabildi. Burada sembolik şehitlikteki mezarlardan birinde memleketi Yozgat'tan bir şehidin ismini bulan Bozdağ ardında da tüm şehitler için dua etti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, daha sonra 57. Alay Şehitliği'ne geçti. Ancak saat 18.00'de 57. Alay Şehitliği'ne geldiğinde hava tamamen karardı. Işıklar yanmadığı için 57. Alay Şehitliği'ni zifiri karanlıkta, kameraların ışığı ve mini el fenerlerinin yardımıyla gezen Bakan Bozdağ, burada da dua ederek ayrıldı.
ÇOMÜ Terzioğlu Yerleşkesi Troia Kültür Merkezinde düzenlenen 'Küresel Uygarlık Krizi ve Çıkış Yolları konulu panelin konuğu HAS Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş oldu. Kurtulmuş etkinliğe eşi Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş ile katıldı. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner'in de izlediği konferansta konuşan Prof. Dr. Kurtulmuş, bir siyasi parti lideri olarak 'O hükümet bunu yaptı, şu hükümet bunu yaptı şeklinde bir konuşma yapmayacağını söyledi. Konuşmasını küresel krize ayırdığını belirten Kurtulmuş, 'Bugün dünyada bir kriz yaşanıyor. Avrupa'yı görüyorsunuz. Arap baharını görüyorsunuz. ABD'de yaşayanlar haklarını almak için sokaklara dökülüyor. Dünyanın her yerinde, açlıklar, kıtlıklar, savaşlar var. Ekonomik krizler dönemindeyiz. Kuvvetle muhtemel, böyle giderse önümüzdeki on yıllarda gıda, su, ve enerji krizleri gibi yeni kriz alanlarında dünya yeni bir türbülansın içine girecektir. O zaman bu konferansın ana fikrini ben bir cümleyle vereyim. Sizde ona göre dinleyin dedi. Krizlerin nedeninin, sadece A hükümetinin, B ülkesinin yaptığı yanlışlarından ibaret olmadığını kaydeden Kurtulmuş, 'Tabii bunlar da var ama, bunun da ötesinde, bir zihniyet, bir medeniyet krizidir. Bu medeniyet krizi de sadece bir iki ülkeyi değil, tüm dünyayı kapsar. Son üç asırdır, kriz modern batı medeniyeti krizidir, çöküşüdür. Aslında Arap baharı vesaire diyoruz. Euro bölgesindeki gelişmeleri, ABD'deki gelişmeleri aldığınız zaman karşı karşıya kaldığımız, vampir kapitalizmin son baharıdır. Kapitalizmin çöküşünün ayak sesleridir. Ama bu çöküş, bütün dünyada küresel bir kriz ile birlikte sahne almaktadır. Modern batı değerleri içinde kalınarak, oradaki düşünce temellerinin içinden hareket edilerek, bugünkü sorunlara cevap bulabilmenin asla imkan ve ihtimali yoktur. Cevap üretebilmek için alternatif bir medeniyet havzasında yeni ses ve soluklara ihtiyaç vardır. İşte onun için bizim coğrafyamız bizim merkezinde bulunduğumuz medeniyet havzası yeni dünyaya söz söyleyebilecek en muktedir medeniyet havzalarının başında gelmektedir. Böylece geleceğin Türkiyesini değil, geleceğin dünyasını kuracak fikirlerin sizde olduğunu ve sizden çıkacağını bilecek bir özgüvenle, geleceğe hazırlanmanız gerektiğini bilmenizi istiyorum dedi.
Ak Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, Troya Müzesinin
temelinin 2012 yılında atılacağını ifade derken, “ Truva Müzesi için bir yarışma
yapılmıştı ve kazanan proje belli olmuştu. Şu anda da detay projelerin çizilmesi
için Bakanımız konuyu talimatlandırdı. Muhtemelen aynı kadro detay projelerini
çizecek, statik ve mekanik projeler de çizildikten sonra yapım ihalesine
çıkılacak. İnşallah 2012 yılında, müzemizin temelini atmak istiyoruz” dedi. |
|
|
http://www.burasicanakkale.com © 2000 - Bütün hakları Saklıdır. |