ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...


  YAZARLAR

TÜLAY HERGÜNLÜ


 

ÇANAKKALE  POLİTİKA HABERLERİ                                                                                                                                     Son Güncelleme : 07.05.2012




24 TEMMUZ 'BAĞIMSIZLIK BAYRAMI' OLSUN

CHP, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı 24 Temmuz'un ''Bağımsızlık Bayramı'' olarak kutlanması için Meclis'e kanun teklifi sundu.

CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı 24 Temmuz gününün ''Bağımsızlık Bayramı'' olarak kutlanmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu.

Teklifin gerekçesinde, tek yürek, tek yumruk olan halkın, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde topraklarını işgal edenlere karşı ulusal kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi vererek 24 Temmuz 1922'de Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması için emperyalist güçlerin masa başına oturmasını sağladığı belirtildi.

O güne kadar TBMM'yi muhatap dahi kabul etmeyen işgalci güçlerin, 24 Temmuz'daki anlaşma ile Meclis'i resmen tanıdığı ifade edilen gerekçede, ''Arkasında tüm mazlum ülkelerin uyanış ve kalkışı adına örnek aldığı, ulusal kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi gibi bir destan yatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bugünlere gelmesinde çok önemli kilometre taşlarından biri olan Lozan Barış Antlaşması'nın önemini inkar edemeyiz. Bu nedenlerle bugünün Bağımsızlık Bayramı olarak kabul edilerek kutlanması gerekmektedir'' denildi.


KEPEZ BELEDİYE BAŞKANI MUTAN KONGREDE ORTALIĞI KARIŞTIRDI

Cumhuriyet Halk Partisi İl kongresi dün Belediye Sosyal Tesislerinde gerçekleştirildi. Kongre önemli tartışmalara sahne olurken, Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ın iddiaları ortalığı karıştırdı.

CHP İl kongresi dün yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın’ın da katıldığı kongrede eski ve yeni milletvekilleri, belediye başkanları ilçe başkanları delegeler ve çok sayıda üye hazır bulundu.

Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, konuşma yapmak üzere söz aldı. Kendine has üslubu ve esprileri ile dinleyenleri güldüren Mutan, konuşmasındaki eleştirileri ile salonun gerilmesine de neden oldu. Mutan, “Biz iktidara geleceğiz diyoruz. Ama hala il kongremizi mercimek kadar salonda yapıyoruz. Biz nasıl iktidara talip olacağız. Bu şekilde mi?” dedi. Mutan, konuşmasında bir merkez ilçe yöneticisinin Kepez’deki delege seçimlerinde sandığı müdahale ettiğini iddia ederek, “Sandığa elini sokan kişinin ismini vereyim mi? Halil Aksoy! Ben bu durumu il yönetiminden Ramazan Gül’e bildirdim. Seçimleri iptal edin dedim. Etmediler” dedi. Mutan’ın iddiaları bununla da sınırlı kalmadı. Geçen ay gerçekleşen CHP Merkez İlçe kongresinde eski milletvekillerinden İsmail Özay ile konuştuğunu söyleyen Mutan, “Ben İsmail Özay’a soru sordum. Dedim ki sen, (Ülgür Gökhan yeniden belediye başkan adayı olursa beni de belediye meclisine yazın, onunla mücadele edeyim dedin mi demedin mi?) dedim. O da (ben öyle demedim.
Genel merkez tekrar Ülgür Gökhan’ı aday gösterirse DSP, ÖDP veya bağımsız olarak girerim ama ona karşı mücadele ederim) dedi.” Şeklinde konuştu. Mutan’ın konuşmasının ardından kürsüye ilk olarak Halil Aksoy gelerek, “Mutan’ın açıklamalarını üzüntü ile izledim. Kesinlikle dediği gibi bir olay olmamıştır” dedi. Ardından kürsüye gelen İsmail Özay, Mutan’a “Ben Cumhurbaşkanına koltuğumu fırlatırken sen ANAP’ta selam veriyordun. Kıbleni şaşırma sayın Mutan kıbleni şaşırma. Önce ANAP, sonra YTP sonra CHP. CHP’de ahlakından parti kültüründen bahsetmeye senin hakkın yok” dedi. Ardından kürsüye gelen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise Özay’ın böyle bir şey söyleyeceğini tahmin etmediğini ifade etti. Gökhan, “Ben böyle bir düşüncesi olduğuna inanmıyorum ama eğer böyle bir düşüncesi varsa bundan vazgeçmesini öneririm” dedi. Milletvekili Ali Sarıbaş ise, parti içinde sevgi ve herkese eşit davranma durumunun olmadığını belirterek, “Herkesi kucaklamak zorundayız. Çünkü Türkiye elden gidiyor. Yoksa yerel yönetimleri kaybedersiniz” şeklinde konuştu.

 


CHP İL KONGRESİNDE BAŞKANLIĞA 
HAMZA KARAGÖZ SEÇİLDİ.

Belediye sosyal tesislerinde gerçekleştirilen ve divan başkanlığını CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın'ın yaptığı kongrede mevcut başkan Hamza Karagöz ile Hasan Gürbüz'ün listeleri yarıştı.
Kongrede bir konuşma yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, ülke gündemi ile ilgili açıklamalarda bulunarak, seçime katılanlara başarılar diledi. 531 delegeden 491'inin oy kullandığı seçim sonunda 370 oy alan Hamza Karagöz'ün listesi seçimi kazanırken, rakibi Hasan Gürbüz ise 119 oy aldı. 2 oy da geçersiz sayıldı.
İl başkanlığına yeniden seçilen Hamza Karagöz'ün listesi ise şu isimlerden oluştu:
Halil Aksoy, Işıl Bozyiğit, Mehila Danacı, Cevat Erken, Şaziment Ercümen, Ramazan Gül, Ali Gür, Murat Hoşgör, Turan Karakoyun, Memnune Kardaş, Emine Kardelen, Saffet Kocabaş, Hüseyin Koç, Şerife Maya, Nihat Oral, Hikmet Özgen, Sevil Özyurt, Mehmet Tutkun, Mehmet Türken, Erdinç Üzden.


BAKAN EROĞLU’NDAN TEŞKİLATA ÇANAKKALE TALİMATI

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, tüm teşkilata Çanakkale’ye has bir bitki dokusu oluşturulması için talimat verdiğini açıkladı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ”Teşkilatıma şu talimatı verdim: Çanakkale’ye has bir doku oluşturalım. En güzel bitki neyse şehitlerimizin adına, onların isimlerini vererek yaşatmak için bir seferberlik yapalım diye bir karar aldık. Bu çınar mı olur, çam mı olur, akasya mı olur, bunu belirleyip bu seferberliği başlatalım” dedi.
Eroğlu, Çanakkale Valiliği’nce verilen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile hayırseverler, işadamları ve şehit ailelerinin katıldığı yemekte yaptığı konuşmada, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nın kendi bakanlığına bağlı olduğunu hatırlattı.
Burasının milli park olması dolayısıyla Çanakkale’yi ”bakanlıklarının şehri” gibi telakki ettiklerini belirten Eroğlu, ”Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanım, biz buraya ne gerekiyorsa yapıyoruz. Buraya defalarca geldim. Bu sene 5. gelişim. Özellikle Çanakkale Ruhu’nun gelecek nesillere aktarılması fevkalade ehemmiyetli bir husus” diye konuştu.
Bu bağlamda Gelibolu Yarımadası’na ”Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi” kurduklarını ifade eden Eroğlu, şunları kaydetti: ”13 odadan ibaret olan canlandırma merkezi ile gerçekten Çanakkale Muharebeleri’ni, deniz harbini yaşamak mümkün. Bu topraklar şehitlerimizin destan yazdığı topraklar, kahramanlar diyarı bu diyar.
Bu bakımdan buraya ne yapılsa azdır. Bu nedenle biz de özellikle Çanakkale Deniz Zaferi’nin 100. seneyi devriyesinde ciddi bir hazırlık yapmak için koyulduk” diyen Eroğlu, ”Özellikle 2013 yılından itibaren bir eylem planıyla bu zaferin 100. yılını fevkalade bir şekilde kutlamak istiyoruz. Bu çerçevede tüm bakanlıklar, Hükümetimiz, valilik, belediyelerimiz ayrıca üniversitelerimizin iş birliği yapması fevkalade ehemmiyetli bir husustur. Buna açığız.”
Çanakkale’nin çok önemli bir şehir olduğunu belirten Bakan Eroğlu, Cumhurbaşkanı Gül’e hitaben şöyle dedi:
”2015 yılına kadar sulanacak bütün toprakları sulamak istiyoruz. Bu yüzden bütün baraj ve göletler yapılacak. Bir de size şöyle bir müjdem var: Üniversitemizi daha da genişletmemiz gerekiyor. Ormanlık alanlardan üniversitelere yer veremiyorduk. Zatıalinizin 2 gün önce tasdik ettiği 2B Kanunu ile kamu üniversitelerinin yolu açıldı.
O bakımdan inşallah Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitemizi daha da geliştireceğiz. İnşallah bu üniversite de dünyanın en saygın, itibarlı üniversitelerinden birisi haline gelecektir.
2015 yılına hazırlık için şehrimiz de hazırlamamız lazım. Gelibolu Yarımadası’nı da hazırlamamız lazım. Orada su eksikliği vardı. Çokal Barajı’nı yaparak, orada şu anda bütün Gelibolu Yarımadası’nı hatta Evreşe ovalarını sulayacak ulaşacak isale hatları ile tesisleri yapmak için kolları sıvadık. İnşallah kısa zamanda bunları gerçekleştireceğiz.”
Şehrin güzelleşmesi gerektiğini söyleyen Eroğlu, şunları kaydetti: ”Ben az önce teşkilatıma şu talimatı verdim: Çanakkale’ye has bir doku oluşturalım. En güzel bitki neyse şehitlerimizin adına, onların isimlerini vererek yaşatmak için bir seferberlik yapalım diye bir karar aldık. Bu çınar mı olur, çam mı olur, akasya mı olur, bunu belirleyip bu seferberliği başlatalım. Mart ayıyla, nisan ayıyla beraber burası da çiçek gibi olsun, şehitlerimizin ruhu da şad olsun.”


Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, ÇOMÜ Halkla İlişkiler Topluluğunun organizasyonuyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesindeydi.

Troia Kültür Merkezinde “Bilgi Çağı ve Biz” ve “Hitabet” başlıklı iki seminer veren Zeybek'e ÇOMÜ’lüler yoğun ilgi gösterdi. Açılış konuşmasını Halkla İlişkiler Topluluğu Akademik Danışmanı Gökhan Bayram’ın yaptığı etkinliğe, ÇOMÜ akademik ve idari personelinin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

Bilgi Çağının Temel Öğeleri: Bilim Zihniyeti ve Araştırma Ruhu
İlk seminer olan “Bilgi Çağı ve Biz”de, bilim zihniyeti ve araştırma ruhunun bilgi çağını yakalamada iki temel öğe olduğunu söyleyen Zeybek; “Bilgi çağını özümsemiş tüm toplumlar, öncelikle kendi kültürüyle barışık toplumlardır. O yüzden hep Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Farabi gibi isimleri anarım. İslam uygarlığı çok büyük bir uygarlıktı ve bu uygarlık Avrupa’nın uyanmasına vesile oldu. Avrupa, İslam medeniyetinin etkisiyle bilimselliğe yöneldi. Orada din bilimsel düşünceye engeldi ve Avrupa bu engeli kaldırdı. Doğuda ise vaktiyle bilimin önünü açan din, dönüştürülerek bilimin önünü keser hale getirildi ve Osmanlı Avrupa’nın sömürgesi oldu. Cumhuriyete ve Atatürk’e başta bağımsızlığımız olmak üzere çok şey borçluyuz. Fakat bundan sonrası için, nasıl sanayi devrimini yakalayamayanlar sömürge haline geldiyse, bilgi çağını yakalayamayanlar da köle olmaya mahkum olacak” dedi.

“Haftada Üç Kitap Bitirmezsem Kendimi Geri Kalmış Hissederim”
Türkiye’nin, teknolojik ürün kullanımında dünyada ilk sıralarda yer aldığını, buna karşın bilişim teknolojilerini üretime yansıtmakta çok geride olduğunu söyleyen Zeybek, öğrencilere bol bol kitap okumalarını ve kendilerine güvenmelerini öğütledi. Zeybek sözlerine; “Okumak, sorgulamak ve bilgi çağını yakalayacak farkındalıkta olmamız gerekir. Ben haftada üç kitap bitirmezsem kendimi geri kalmış hissederim. Amiyane akılla değil, bilim aklıyla düşünmemiz lazım. Hayata amiyane akılla bakarsanız; Güneş’i Dünya’nın etrafında dönüyor sanırısınız. Araştırmacı ruh çok önemlidir; ampul de Nasreddin Hoca’nın göle maya çalması gibi, ‘Ya tutarsa’ diye deneyerek bulunmuştur” şeklinde devam etti.
“Hatip Tek Kişilik Orkestradır”
Aynı zamanda çok da iyi bir hatip olarak tanınan Zeybek, ikinci seminerde de öğrencilere hitabetle ilgili bilgiler verdi. “Hitabet; sanat, bilim ve tekniktir” diyen Zeybek; “Önce konuşacağınız konuya iyi hakim olacaksınız ve kendinize güveneceksiniz. Siz kendinize güvenmezseniz, sizi dinleyenler hiç güvenmez. Hatip tek kişilik orkestradır. Bazen gök gürler gibi, bazen fısıltıyla konuşmasını bilmelidir. Sesini iyi kontrol etmeli; bunun yanı sıra ellerini, vücut dilini de iyi kullanabilmelidir. Hitabet illa kitlelere konuşmak için değil; tek kişiyle konuşurken bile işe yarayan bir meziyettir” dedi.

“Mikrofon Tuzağına Düşmeyin”
Birçok kişinin topluluk önünde konuşurken mikrofon tuzağına düştüğünü söyleyen Zeybek; “Hitabet sesle olur. Mikrofon makinenin sesidir ve insan sesinin yerini hiçbir şey tutmaz. Birçok kişi kendi sesini mikrofonla duyduğunda daha doyurucu zanneder ve mikrofona çok yaklaşır. Mikrofon tuzağına düşmeyin” dedi.

Seminerlerin sonunda Namık Kemal Zeybek’e günün anısına plaket ve çiçek takdim edilirken; katılımcı öğrencilere de sertifika verildi.


AK PARTİ İL BAŞKANI
KUTLU’DAN TEŞEKKÜR MESAJI

Ak Parti’de geçtiğimiz hafta sonu yapılan il kongresinde delegelerin çoğunluğunun oylarıyla güven tazeleyerek yeniden İl Başkanı olan Muzaffer Kutlu partililere teşekkür etti. Kutlu, Burası Çanakkale İnternet Televizyonuna özel açıklamalarda bulundu…
TIKLAYIN


AK Parti 4. Olağan Kongresine 598 kayıtlı delegenin 525’i oy kullanarak katıldı. İki sandıkta yapılan oylamada 347 oy alan mevcut İl Başkanı Muzaffer Kutlu’nun listesi seçimi kazandı. Diğer aday Hüseyin Babacanoğlu ise 180 oy alırken, 4 oy ise geçersiz

AK Parti’nin 4. Olağan İl Başkanlığı Kongresi, Kolin Otelde yapıldı. AB Bakanı Egemen Bağış, AK Parti Milletvekilleri, İlçe Belediye Başkanları ve teşkilatların da katıldığı kongre, coşkulu bir ortamda gerçekleşti... DEVAMI>>>


BAKAN BAĞIŞ: TÜRKİYE 1915 OLAYLARIYLA İLGİLİ MALTA'DA AKLANMIŞTIR

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Malta'da Türkiye, 1915 olayları ile ilgili aklanmıştır. Bu millete 'soykırım işlemiştir' demek, kimsenin haddi değildir” dedi.Bakan Bağış, Malta'daki temaslarının ardından özel uçakla geldiği Çanakkale'de Valiliği ziyaret etti.

Malta'daki şehitliği ziyaret etiğini, bugün burada Türkiye'nin en önemli şehitliği olan Çanakkale'de bulunduğunu belirten Bağış, Çanakkale'ye her geldiğinde farklı duygular yaşadığını kaydetti.
“Türkiye'nin gücünün göstergesi, Çanakkale ruhu demek, Türkiye'nin geleceğinin aydınlık olması demek” diyen Bağış, “Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da özel selamlarını Çanakkale'ye getirdiğimi yerel basınımıza da söylüyorum, Çanakkale halkına duyurmak üzere” diye konuştu.
Daha sonra Çanakkale Valiliği'nde oluşturulan AB Proje Koordinasyon Birimi'nin açılışını yapan Bağış, “Malta her ne kadar nüfusu en düşük olan AB ülkelerinden bir tanesi olsa bile AB içinde her konuda oy birliği gerektiğinden ve en küçük ülkenin oyuyla en büyük ülkenin oyunun eşit olmasından ötürü bizim için son derece önemli stratejik bir ülke” ifadesini kullandı.
Malta'nın hem Başbakanı hem Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanının çok net mesajlar verdiklerini ifade eden Bağış, “Kendi medyalarının önünde Türkiye'nin AB üyeliğine destek vereceklerini söylediler” dedi.
Malta'dan Çanakkale'ye gelmenin çok anlam ifade ettiğini belirten Bağış, şöyle konuştu: “1915'te biz tarihimizin en ağır kayıplarını verdiğimiz cephede burada savaşırken, kendi istiklal mücadelemizi verirken, birileri ülkenin farklı yerlerinde birilerini kışkırtarak, kendi devletine asırlarca birlikte aynı sofrayı, aynı suyu, aynı toprağı paylaştığı insanlara saldırma yönünde provokasyona girişmiştir. Aradan geçen zaman içinde kimileri yaşanan bu olayları haddi aşacak bir şekilde soykırım olarak adlandırmaya kalktı. Biz Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ermenistan'a mektup göndererek, 'siz kendi tarihinizle yüzleşmeye hazırsanız, biz kendi tarihimizle yüzleşmeye hazırız' diyebilen bir iktidarız. Sayın Başbakanımız bunu çok net ortaya koymuştur.
“Malta'nın önemi”
Bakan Bağış, Malta'nın önemine ilişkin şunları söyledi: “Malta'nın önemi şuradan geliyor. 1919 yılında zamanın yetkilileri Malta'ya sürgüne gönderiliyor ve 1915 yaşanan dram nedeniyle yargılanıyor. Orada İngiliz yargıcın ve İngiliz sefirinin yaptıkları açıklamalar ve yazdıkları kriptolar önemli mesajlar var. Orada yargılananlar arasında eski bakanlar var, nazırlar var, eski komutanlar var kolordu komutanları var, eski üst düzey yetkililer var. Ve mahkeme bütün her birini 1915'te yaşanan olaylarla ilgili beratına karar veriyor. Kararı veren de bir İngiliz hakim. Yani orada Malta'da Türkiye 1915 olayları ile ilgili aklanmıştır. Bu millete 'soykırım işlemiştir' demek, kimsenin haddi değildir.”
Bağış, buna rağmen Ermenistan'a yine aynı çağrıda bulunduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Hodri meydan, açsınlar arşivlerini sonuna kadar, biz de açalım. O döneme dair arşivi olan diğer ülkeler de açsın. 1915 Osmanlısının, Almanya'yla ilişkilerini birliyoruz, İngiltere ile ilişkilerini biliyoruz, Fransa ile ilişkilerini biliyoruz. Amerika'nın bu konuda geniş arşivlere sahip olduğunu biliyoruz. Uluslararası bir komisyon kurulsun tarihçilerden ve akademisyenlerden oluşan, hep beraber bunu inceleyelim. Bunu Sayın Başbakanımız Ermenistan'a yazılı olarak da bildirdi. Ama kendi tarihi ile yüzleşmeye cesaret bulamayanların bugün bizim en ağır kayıpları verdiğimiz en çok şehit verdiğimiz dönemi, sanki başka bir ulusa soykırım işlemişiz gibi göstermeye kalkmaları Çanakkale ruhunun kabul edebileceği bir şey değildir.”
“Çanakkale'ye Malta'dan gelmiş olmayı çok önemsiyorum. Malta'dan direkt gelişimin ana sebebi de budur” diyen Bağış, Malta'da yargılanıp aklanmış bir Türkiye'nin Çanakkale'de acılarıyla çok daha güçlü bir ülke olabileceğini ortaya koyduğunu bildirdi.

“Çanakkale ruhu sayesindedir”
Bağış, bir toplumun, bir ulusun, bir milletin el ele verip tek yumruk olup nerelere gelebileceğinin gösterildiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bugün eğer Türkiye dünyanın 16., Avrupa'nın 6. en büyük ekonomisi ise Çanakkale ruhu sayesindedir. Biz Çanakkale'de nasıl istiklal mücadelesi verdiysek, bugün AB sürecinde de istikbal mücadelesi veriyoruz. AB fonları ile bugün ülkemizin 35 ilinde katı atık ayıklama tesisleri kuruyoruz. Yılda ortalama 45 bin gencimizi AB fonlarıyla eğitime gönderiyoruz. Bizim kanunlarımız çok daha şeffaf oluyor. Kendi tarihimizdeki kritik dönemlerle yüzleşebiliyoruz. Bu ülkede demokrasinin balansı ile kimsenin oynayamayacağını AB reformları sayesinde attığımız, kanunların verdiği güçle ortaya koyabiliyoruz. O yüzden bugün bu açılışı yapmak bizim için çok önemliydi.”
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Bakan Bağış'a, üzerinde Seyit Onbaşı'nın resmi bulunan tablo, Ayvacık halısı ve Çanakkale 1915 mecmuasını hediye etti.


Çanakkale’de partisinin 4’üncü olağan kongresine katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ermeni soykırımı ve 28 Şubat süreciyle ilgili çok çarpıcı mesajlar verdi. Bakan Bağış, 28 Şubat ile ilgili “Demokrasiden daha ‘çevik bir’ gücün olmadığını herkes görüyor artık” dedi. Ermeni soykırımını iddia edenlere ise, “Çanakkale’nin peynirli helvasından yerseniz belki aklınız başınıza gelir” diye seslendi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kolin Hotel’de düzenlenen AK Parti Çanakkale 4’üncü Olağan Kongresinde konuştu. AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk’ün divan Başkanlığını yaptığı kongrede mevcut İl Başkanı Muzaffer Kutlu ile Hüseyin Babacanoğlu yarıştı. AK Parti Çanakkale Milletvekilleri Av. Mehmet Daniş ile İbrahim Kaşdemir’in de katıldığı kongrede 590 delege oy kullandı. Kongreye Bakan Egemen Bağış’ın konuşması damgasını vurdu.

Çanakkale’nin peynir helvasından yesinler
AB Bakanı ve Başmüzakerici Egemen Bağış, AK Parti Çanakkale 4’üncü Olağan Kongresi’ndeki konuşmasının büyük bölümünü Ermeni soykırımı iddialarına ve 28 Şubat sürecine ayırdı. Bakan Bağış, İngiltere Krallığının o dönemki Washinton Büyükelçisinin 13 Temmuz 1921’de çektiği telgrafı örnek gösterip, “Telgrafta, ‘Malta’da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılabilecek hiçbir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum. Yeterli delil oluşturabilecek hiçbir sorun mevcut değildir’ deniyor. İşte bizim tarihimiz bu kadar berraktır. Biz belgelerle konuşuyoruz. AB üyesi bazı ülkelerde yaklaşan seçimlerde 1915 olaylarını istismar etmek isteyen dar vizyonlu bazı siyasiler görüyorum. Onlara Çanakkale’den bir mesaj vermek istiyorum. Güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye’ye AB sürecinde havlu attırabileceğinizi sanıyorsanız avucunuzu yalarsınız. Bu milletin azminin, kararlılığının ne kadar ne kadar güçlü olduğunu merak ediyorsanız buyurun gelin Çanakkale’ye sizi gezdirelim. Çanakkale’de bir nefes alın size de iyi gelir. Çanakkale’nin peynirli helvasından yerseniz belki aklınız başınıza gelir” dedi.

“Demokrasiden daha ‘Çevik Bir’ gücün olmadığını herkes görüyor artık”
“Demokrasinin balansıyla oynamaya kalkanlara değil 1 yıl, bir saniye bile tahammülü kalmadı bu milletin. Demokrasiden daha ‘Çevik Bir’ gücün olmadığını herkes görüyor artık” sözleri alkışlandı. Çünkü demokrasilerde ceza da, ödül de sandıkta veriliyor. Eğer biz de bizden evvelkilerin düştüğü hatalara düşersek, eğer biz de milletin derdiyle dertlenmek yerine kendi rantımızın peşine düşersek bu millet bizi de sandıkta çok ama çok kötü cezalandırır ve ağır şamarı indirir. Bundan hiçbirinizin şüphesi olmasın. Doğrusu da odur. Ama bu milletin derdiyle dertlenmeye devam edersek, bu ülkenin zenginleşmesi ve şeffaflaşması için çalışmaya devam edersek Allah’ın izniyle 2023’de de, ondan sonra da Türkiye’yi yönetecek kadrolar bizim içimizden, bizim gençlerimizden çıkacaktır” diye konuştu.

DARBECİLERİN CİRİT ATTIĞI ÜLKE OLMAMALIYIZ
Gelecek nesillere emanet etmeleri gereken Türkiye’nin ezik bir Türkiye olmaması gerektiğine dikkat çeken Bakan Egemen Bağış, “Darbecilerin cirit attığı, milli iradeyle oyun oynayan, milletin seçtiklerine, siyasi partilere hapis ur diyenlerin, milleti küçümseyenlerin, milletin seçtiklerine hakaret edenlerin rahatlıkla at oynattıkları bir ülke olmasına mani olmalıyız. Bu ülkede artık hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmıyor. Çok şükür ki artık Türkiye AB standartlarında demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu ortaya koydu. İşte darbeciler de yargılanıyor, kendi tarihimizle de yüzleşiyoruz. Gün geliyor Dersim’in acı gerçeklerini ortaya çıkarıyor. Gün geliyor 28 Şubat süreciyle ilgili yaşananları tartışabiliyoruz. 12 Eylül’de bu millete zulmedenlerin yargılandığı bir döneme geçtik. 12 Eylül kimsenin şahsi meselesi değil. Ama 12 Eylül’de yüzlerce ana kuzusu gencecik fidan idam edildi bu ülkede. Binlerce insan vatandaşlıktan çıkarıldı. Yüzbinlerce insan fişlendi. Bu vize belası bile 12 Eylül’ün bize attığı kazıktır. Çünkü 12 Eylül’e kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulayamayan birçok ülke, nur içinde yatsın rahmetli İnönü’nün 1963’de imzaladığı Ankara anlaşması gereğince aslında bize vize uygulamamaları gerekiyordu. Ama 80 darbesini yapanlar, bizim insanımız başka ülkelere gider, siyasi sığınma hakkında bulunur, onları yargılayamayız, asamayız korkusuyla o ülkelerin bizim vatandaşlarımıza vize uygulamalarına göz yumdular. Biz şimdi tekrar 1963’deki haklarımızı yeniden kazanmak için kapı kapı dolaşıyoruz” dedi.

KEMAL BEYİ ŞUBAT SOĞUĞU KAPLAMIŞ
Bakan Egemen Bağış, 28 Şubat süreciyle ilgili değerlendirmesinde ise çarpıcı bir örnek sundu. Bağış, “Bağımsız Türk yargısı 28 Şubat sürecini sorgulamak isteyince Türkiye’nin ana muhalefet partisi biranda rahatsız oldu. Namı değer Sayın Çakma Gandi ve arkadaşları hemen huzursuzluklarını ortaya koydular. Bakıyoruz bütün Türkiye’yi demokrasi baharı sardığı halde , CHP’yi ve Kemal beyi Şubat soğuğu kaplamış. İnanın onlar adına üzülüyorum. Güçlü bir muhalefetimiz olsa bizi de kamçılayacak. Milletten bu kadar kopuk muhalefette yapılmaz. Hala anlayamamışlar bazı şeyleri” dedi.

Türkiye’de geçmiş dönemlerde önemli krizlerin yaşandığını anlatan Egemen Bağış, “Ham dolsun AK Partililerin hiçbirinin başını öne eğmesine sebep olacak bir kriz yaşatmadık” dedi. Kongreden hücreleri yenileyeceklerini ve salondan güçlenerek çıkacaklarını söyleyen Bakan Bağış, salondaki delegelerden önümüzdeki yerel seçimlerde Çanakkale Belediyesini kazanmaları için söz istedi. Salondaki partililer de bakana söz verdi. Bakan Bağış, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na da yüklendi. ‘Çakma Gandi’ diye seslendiği Kemal Kılıçdaroğlu’nu, CHP’nin 2023 vizyonu olarak Avrupa Parlamentosunda dile getirildiğini söylediği cümleyle vurdu. Bağış, “CHP, 2023 vizyonunda Türkiye’nin güçlü bir muhalefet partisine ihtiyacı olduğunu vurgulamış. Bu arkadaşların 2023 vizyonu oldukları yerde sayıklamak, muhalefette yan gelip yatmaktır” dedi.


AK PARTİ YEREL SEÇİMLERİ 6 AY ÖNE ALMAK İSTİYOR

AK Parti, genel seçimlerin ardından yerel seçimlerin de öne alınması için harekete geçti. Düzenleme, beş yılda bir Mart ayında yapılan yerel seçimlerin, en az 6 ay öne alınmasını amaçlıyor. Değişiklik gerçekleşirse 2013 sonbaharında yerel seçimler yapılacak.

AK Parti, kış koşullarının sert olması nedeniyle yerel seçimlerin Mart ayında değil, Eylül veya Ekim ayında yapılmasını istiyor. AK Parti bunun için gerekli olan anayasa değişikliğini tek başına bir düzenleme şeklinde değil, yeni anayasa projesi içinde gerçekleştirmek istiyor.
Eğer bu değişiklik gerçekleşirse, yerel seçimler 2013 yılının sonbaharında yapılmış olacak.
Anayasa Mahkemesi'nden bir iptal kararı çıkmazsa cumhurbaşkanlığı seçimi 2014 yılının Ağustos ayında, milletvekili genel seçimi de 2015 yılının Haziran ayında yapılacak. Böylece vatandaşlar üç yıl üst üste sandığa gitmiş olacak.


MHP’DE EFKAN ERKAN GÜVEN TAZELEDİ
Çanakkale’de Milliyetçi Hareket Partisi İl başkanlığı seçimlerini mevcut başkan Efkan Erkan 260 oy olarak kazandı. Cahit Özer 234 oy, Altan Ergin ise 53 oy aldı.
Erkan, “Davamızın çözümü kendimize dönmek, sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür. Gelecekte bizi büyük bir mücadele beklemektedir. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığa karşı büyük bir mücadele bu. Teşkilatımız ve mensuplarımız daima safları sık tutacak, aramıza nifak tohumları serpmek, ülküdaşlarımızı ahlak ve mantık dışı tartışmalara iterek bizi birbirimize düşürmek isteyenlerin oyunlarına gelmeyeceklerdir. Sayın Devlet Bahçeli liderliğinde iktidar yürüyüşüne emin adımlarla devam edecektir. Çanakkale teşkilatları da bu mücadelede hep ön saflarda yerini almaya devam edecektir” dedi.


ÇANAKKALE CHP MERKEZ İLÇE KONGRESİNDE BAŞKANLIĞA NEJAT ÖNDER SEÇİLDİ
Seçimde Nejat Önder ile Cemal Karakaş'ın listeleri yarıştı.
409 delegeden 382'inin katıldığı seçimde 236 oy alan Nejat Önder'in listesi seçimi kazanırken; Cemal Karakaş'ın listesi ise 143 oy alabildi. 2 oy boş çıkarken 1 oy da işaretli olduğu için iptal edildi. seçim sonunda Nejat Önder'in listesi ise şu isimlerden oluştu: "Nejat Önder, Nimet Nihal Akkan, Bahadır Ar, Erkan Aygören, Ergün Bozyiğit, Şahin Cengiz, Ahmet Çelik, Mesut Gacal, Muhammed Güngör, Esma Kocabaş, Yusuf Öğüt, Melek Aysun Sağdıç, Nursel Sargın, Gökay Şahiner, Ali Uğur, Celal Yaman ve Ummuhan Nurhan Yazgan."
Seçim sonunda bir konuşma yapan Nejat Önder merkez ilçe başkanı seçilmesinden dolayı delegelere teşekkür ederek, birlik ve beraberlik mesajı verdi.


ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI EROĞLU AÇIKLAMASI

"Bizim hükümetimizden önce IMF heyeti gelir eski hükümetlere, oranın bir memuru bile devlet başkanı gibi karşılanır ve istediklerini tamamen kabul ettirdikten sonra, mağrur bir şekilde kendi ülkelerine dönmezler miydi-" dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Bizim hükümetimizden önce IMF heyeti gelir eski hükümetlere, oranın bir memuru bile devlet başkanı gibi karşılanır ve istediklerini tamamen kabul ettirdikten sonra, mağrur bir şekilde kendi ülkelerine dönmezler miydi-" dedi. Aynı muameleye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın karşı çıktığını ve "masaya yumruğunu vurduğunu" söyledi.

Eroğlu, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek partililerle görüştü. Burada konuşan Bakan Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'de çok şeylerin yapıldığını, bunları anlatmak gerektiğini belirtti.

"Nereden nereye geldik" diyen Eroğlu, şöyle konuştu: "Bakın 2002 yılında Türkiye, dünyada olmamasına rağmen büyük bir krizle boğuşuyordu. 22 banka fona devredilmişti. Yaklaşık 50 milyar Dolar hortumlanmıştı maalesef. Türkiye, çalışanlarının maaşını ödemeyecek hale gelmişti. 500 milyon dolarlık bir parayı bulmak için çalmadığı kapı kalmamıştı geçmiş hükümetin. Geçmiş hükümet tabii ki artık Türkiye'yi yönetemeyeceğini düşününce mecburen 3-3.5 yılda kaçarak hükümeti terk etti. 2002 yılı sonunda AK Parti, Başbakanımızın liderliğinde gümbür gümbür iktidara geldi. Yapılamaz denilen, muhalefetin hayal dahi edemeyeceği büyük işleri başardık. Hatırlayın o zaman paramız pul mesabesindeydi. Altı sıfırı atmak istediğimizde bazı yazar ve çizerler ne demişti- 'Bunlar altı sıfırı atamaz, atarlarsa ben kalemimi kırarım' demişti. Ancak kimsenin kalem falan kırdığı yok. Allah'a şükür 6 sıfırı attık mı- Türk parası itibarlı hale geldi."

"Başbakanımız masaya yumruğu vurdu ve..."

Veysel Eroğlu, kendi hükümetlerinden önce IMF heyetinin ülkeye geldiğini, bu kurumun bir memurunun bile devlet başkanı gibi karşılandığını ifade ederek,

"İstediklerini tamamen kabul ettirdikten sonra, mağrur bir şekilde kendi ülkelerine dönmezler miydi- Ama aynı şeyi Başbakanımıza yaptırmak istedikleri zaman Başbakanımız masaya yumruğu vurdu ve dedi ki 'Biz büyük bir milletiz, güçlü bir devletiz. IMF ile anlaşabiliriz, ama bizim dediklerimizi kabul ederseniz tamam, mutabakat var, ama yoksa yok' dedi. Neticede IMF şöyle düşündü, 'Nasıl olsa dünyada büyük bir kriz var, ABD'de şu kadar, Avrupa'da bu kadar banka battı, Türkiye mecbur olacak' diye düşündü. Ama Başbakanımızın resti karşısında çekip gittiler" diye konuştu.

"Merkez Bankamızın kasası dolu"

IMF'ye olan 23.5 milyar Dolar borcu devraldıklarını dile getiren Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Allah'a çok şükür, o zaman 'Borcunuzu ödeyin' dedikleri zaman 'Bütün borçlarımızı ödeyeceğiz, buyurun, size güle güle' denildi. Allah'a çok şükür vadesi gelen her borcumuzu takır takır ödedik. Şu anda da 23.5 milyar dolardan vadesi gelmeyen 2.9 milyar Dolar borcumuz kaldı. Ama şu anda onu bile ödeyecek paramız var. Başbakanımız geçen gün açıkladı, Merkez Bankamızın kasası dolu. 90 milyar Dolar dövizimiz var. İşte fark bu. Bir taraftan borç ödeyeceksin, bir taraftan kasayı dolduracaksın, bir de dolu dizgin yatırımlar yapacaksın" diye konuştu.

1128 tesis

Devraldıkları borcun sadece IMF'ye ait olmadığını belirten Eroğlu, şöyle devam etti:

"23 banka hortumlanmış, 50 milyar Dolar maalesef havaya uçmuştu. Bunu kim ödedi- Bakın sırf İmar Bankası soygunundan dolayı 8.5 milyar doları bu hükümet ödemek durumunda kaldı. Peki yıllarca vatandaştan, memurdan, işçiden toplanan Zorunlu Tasarruf Fonu 13.5 katrilyonu kim ödedi- Hükümetimiz ödedi. Konut Edindirme adı altında toplanan ve artık geri ödenmesi bile düşünülmeyen 3 katrilyonu kim ödedi- Biz ödedik. İç ve dış boru ödeyeceksin, kasayı dolduracaksın ve dolu dizgin yatırımlar yapacaksın. Şimdi Türkiye'de çok güzel şeyler oluyor. Başbakanımız 'DSİ'nin başına geçeceksin' dediği zaman, buraya geldiğimizde inanın oradaki tüm tesislerin tamamen durduğunu, tesislerin ortalama bitiş süresinin 41 yıl olduğunu, bir sürü talanı da gördüm. Bu kardeşiniz tüm tesisleri gezerek 3.3 milyar lirayı geri aldı. Biz olmasaydık bunlar havaya uçmuştu.
Bunun dışında biz geçen yıl sonuna kadar 1128 tesisi açtık ve milletimizin hizmetine sunduk. Bunlar küçük tesisler değil. Tam 206 tane dev baraj. Türkiye'nin en yüksek barajını, Ermenek Barajı'nı biz inşa ettik. Tabii Başkanımız bunlara ayrı ayrı gidemiyor. Çünkü sırf bizim tesisleri açmaya gitse, zamanının neredeyse yarısını bizim bakanlığımızın tesislerini açmada geçirmesi lazım. 2010 yılında 110 tesis açtık. 2011 yılında 111 tesis açtık. Başbakanımız bunları topluca açtı. Başbakanımız küçük tesisleri açmıyor. 10 milyon liradan büyük tesisleri açıyor. 111 tesisin hepsine birer gün gelse, 111 gününü sırf bunun için harcaması lazım. Dolasıyla bunları topluca hizmete soktu. Sadece bunların toplam değeri 8.5 milyar lira. Küçük tesislere de biz yetişiyoruz. Suyu olmayan 49 şehrin suyunu biz götürdük. Bu kardeşiniz İstanbul hariç 34 milyon kişinin suyunu temin etti, 2060 yılına kadar. Başbakanımız KÖYDES Projesi ile tüm köylere su verdi. Yüzde 99 köylerin su meselesi kökünden halloldu."

Konuşmasında, diğer bakanlıkların Türkiye'de, kendi bakanlığının ise Çanakkale'de yaptığı çalışmaları da anlatan Eroğlu'na, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Jülide İskenderoğlu tarafından eşine iletilmek üzere hediye verildi.

ORADA SAHRA HASTANESİ VE ŞEHİTLİKLER VAR

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çanakkale'nin Eceabat ilçesine bağlı Kilitbahir köyündeki Ağadere mevkisine özel sektör tarafından yapılması planlanan "Gelibolu 1915 Panorama Müzesi" ile ilgili olarak, "Orada sahra hastanesi ve şehitlikler var. Biz onları ihya edeceğiz. Bununla ilgili eksik bilgi veriliyor. Şehitlerin üzerine böyle bir şey yapılması mümkün değil. Oradaki şehitliklerin tamamını biz ihya ediyoruz" dedi.

Bir gazetecinin, Kilitbahir köyündeki Ağadere mevkisine özel sektör tarafından yapılması planlanan "Gelibolu 1915 Panorama Müzesi" ile ilgili sorusunu üzerine Eroğlu, şunları kaydetti:

"Orada sahra hastanesi ve şehitlikler var. Biz onları ihya edeceğiz. Bununla ilgili eksik bilgi veriliyor. Şehitlerin üzerine böyle bir şey yapılması mümkün değil. Oradaki şehitliklerin tamamını biz ihya ediyoruz. Gelibolu Yarımadası'nda uzun devreli gelişme planı var. İstediğin yere her şeyi rastgele yapamazsın. Ama hakikatten sırf Çanakkale'yi sevdiği için böyle panoramik müze yapmak isteyen varsa onu da gerçekten tebrik ve takdir ediyorum. Neticede bu maddi bir beklenti değildir. Özellikle buraya hizmet için, Çanakkale destanını bütün Türkiye'ye ve dünyaya tanıtmak için böyle bir çalışma yapıyorsa, onu da desteklemek lazım. Neticede kati surette şehitlikler ya da tarihi yapılar üzerine böyle bir şey yapılamaz. Zaten onu kontrol edeceğiz. Şu ana kadar bize bu konuda herhangi bir talep gelmiş değil. Bu konuda endişe etmeye mahal olmadığını vurgulamak istiyorum. Biz, en uygun yer neresiyse oraya yaptırırız, şehitlerin üzerine müsaade etmeyiz. 'İşi bilmeden, aslını öğrenmeden bu şekilde birtakım tepki göstermek haksızlık olur' diye düşünüyorum."

"Rastgele milli park ilan edilmez"

Bakan Eroğlu, Kaz Dağları'nın Çanakkale tarafının milli park ilan edilip, edilmeyeceği yönündeki soruya ise şu cevabı verdi:

"Kaz Dağları Milli Parkı zaten var. Milli park ilan edilirken, bütün flora, fauna ve biyolojik çeşitlilik hepsi ele alınır ve ona göre ilan edilir. Yani rastgele bir milli park ilan etmek mümkün değil. Bazıları diyor ki, 'Tüm Türkiye'yi mili park ilan edelim' bu da bir ekstremdir. Bazıları da diyebilir ki; 'Hiçbir milli parkımız olmasın. İsteğimiz yerde istediğimizi kazalım, isteğimiz tesisi yapalım'. O da bir ekstremdir. Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğümüz konuyu dikkatlice takip ediyor. Neresi milli park olacak, neresi olmayacak, o ilmi esaslara göre yapılır. Yoksa gazetecilerin teklifine göre milli park ilan edilmez."


Çanakkale’ye Bakanlığının yaptığı yatırımlarla ilgili bilgiler vermek ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki yatırımları yerinde incelemek üzere gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kolin Hotel’de 2012 Evlilik Hazırlıkları Fuarı’nın açılışını yaptı.
Bakan Eroğlu, Çanakkale’de evlenecek gençlerin düğünlerini ücretsiz yapabilecekleri “Mutluluk Ormanı” oluşturulması için talimat verdi. Kentin nüfusunun azaldığını belirtip, “Asgari 3 çocuk istiyoruz, ama Çanakkale’de 5 olursa daha iyi olur” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kolin Hotel’de bakanlığının yatırımlarıyla ilgili bilgi vermek üzere basın toplantısı düzenledi. Geceyi geçirdiği Kolin Hotel’de basın toplantısı öncesinde bir hafta devam edecek olan 2012 Evlilik Hazırlıkları Fuarı’nın açılışını yaptı. Açılışta konuşan Bakan Eroğlu, “Gerçekten çok güzel bir fuar. Herkesi gönülden tebrik ediyorum. İnşallah çok kişinin güzel yuva kurmasına ve mutlu bir şekilde hayat sürmesine vesile olur. Tabi Çanakkale’de de bekarların biran önce evlenmelerini tavsiye ediyoruz. Asgari 3 çocuk istiyoruz. Ama Çanakkale’de 5 olursa daha iyi olur” dedi.

Bir basın mensubunun, son istatistik verilere göre kentin nüfusunun azaldığını hatırlatması üzerine Bakan Eroğlu, “Çanakkale’nin, ruhuna uygun davranması gerekir. Kentin nüfusunun 4 bin kadar azaldığını görünce doğrusu şaşırdım. Neticede bekarların biran önce evlenmesi lazım. Burası da cennet gibi çok güzel bir şehir, biz de çok önem veriyoruz. Her türlü yatırımı yapıyoruz. Çanakkale ekonomik açıdan da çok gelişiyor. Özellikle nüfusu artsın diye bu fuara geldik” diye konuştu.

Bakan Veysel Eroğlu, gençlerin biran önce evlenmelerine yardımcı olmak için Çanakkale’de bir orman sahasının düğün yeri haline getirilmesi için de talimat verdi. Fuardaki standları geçen Bakan Eroğlu, “Kır düğünleri için özel bir yer hazırlayabiliriz. Orman alanlarından sadece düğünlere mahsus olmak üzere çok özel bir hazırlık yapalım. Şimdi bunun talimatını veriyorum. Evlenecek gençler bu alanlardan ücretsiz istifade edebilecek. Yeter ki evlensinler ve mutlu bir yuva kursunlar. Bu alanın adı da ‘Mutluluk Ormanı’ olsun. Çok güzel bir düzenleme yapalım. Ortada oyun oynanabilecek bir alan olsun. Gelin damat masası olsun. Çanakkale’de örnek bir çalışma yapalım. Ortada ay yıldız şeklinde bir düzen olsun. Yıldız kesiminden gelin ve damat gelsin ve ay bölümünde otursunlar. Gelin ve damatlarla oranın açılışını yapalım. Bunu diğer illerde de yapabiliriz” dedi.

Fuarı düzenleyen Çanakkale Hera Wedding firmasının sahibi Arzu Esen Türkyılmaz, bu yaz 40 çiftin düğün organizasyonunu ücretsiz olarak kendilerinin yapabileceğini söyledi. Bakan Eroğlu, 100 çiftin düğün organizasyonunu da kendilerinin üstleneceğini belirtip, hedeflerinin 140 çifti evlendirmek olduğunu söyledi.

Fuarı gezen Bakan Eroğlu, gelinlik giyerek mankenlik yapan Çanakkale Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi16 yaşındaki Deniz Güney ile bir süre sohbet etti. Güney’e, “Damat var demi” diye sordu. Genç kız, “Var evet” deyince, “Peki o zaman mutluluklar diliyorum. Hayırlı olsun” dedi. Gelinlikle genç kız ile hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra, “Bahtınız açık olsun inşallah” diyen Bakan Eroğlu’na genç kızın yanıtı, “Ben evlenmiyorum” oldu. Bakan Eroğlu, “Bahtınız açık olsun derken, evleneceğiniz zaman” dedi.

Bakan Eroğlu, daha sonra fuarda çeyiz sandığı standı açan Furkan Avcı ile yaptığı sohbette, “Sen bekar mısın” diye sordu. Avcı, “Evleyim deyince Bakan Eroğlu bu kez “Çocuk sayısı kaç” dedi. Avcı 1 yanıtını verince Bakan Eroğlu, “En az kaç olması lazım” diye sordu. Avcı “Üç yanıtını verince Bakan Eroğlu Avcı’nın elini sıkıp, “Görüyorsunuz değil mi maya tutmuş” diye konuştu.


AK PARTİ ÇANAKKALE MERKEZ İLÇEDE
ADNAN ÖNCÜ GÜVEN TAZELEDİ

AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Kongresinde Adnan Öncü yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi.

23. Dönem AK Parti Çanakkale Milletvekili Müjdat Kuşku'nun divan başkanlığını yaptığı kongrede saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Kongrede bir konuşma yapan AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü, partide birlik ve beraberlik ruhunun önemine değinerek, "2012 yılında AK Parti iktidarı ile başlayan değişim sürecinin sonunda bugün ülkemizde ileri demokrasi, milli birlik ve kardeşlik, etnik köken, ırk ve bölge ayrımı yapmadan milletine sahip çıkan, "Milleti yaşat ki, devlet yaşasın" diyen, ülkesini her alanda güçlü kılan, inandığını ve güvendiğini sonuna kadar savunan, geleceğine ve çocuklarının istikbaline güvenen bir AK Parti anlayışı ve dünya lideri Recep Tayip Erdoğan var" dedi.

Merkez İlçe Başkanı Adnan Öncü, konuşmasında AK Parti'yi yıpratma çalışmaları hakkında da açıklamalarda bulunarak, "Bizi bu kutlu yolculuktan çevirmek isteyenler, gerek kapatma davaları ile gerek bir gecelik andıçları ve darbe planlarıyla, gerek çeteler kurarak, gerekse 30-40 yıldır devam eden terörü destekleyerek önümüze ne tuzaklar kurarlarsa kursunlar, dik ve onurlu yürüyüşümüzü asla engelleyemezler. Çünkü biz onlar gibi desteğimizi şer odaklarından değil, aziz Türk milletinden alıyoruz" dedi.

Adnan Öncü, konuşmasında yerel yönetim konusundan da bahsederek, "2014 yerel seçimleri yaklaşıyor. Burada bir karar vereceksiniz. ya hizmetlerini sadece belli başlı caddelere yapan, tek işi kaldırım yapmak ve parke döşemek zanneden, yandaşlarına rant ve çıkar sağlamayı görev edinen aciz bir belediyecilik ve geri kalmış bir Çanakkale; ya da çağdaş projeleri ile markalaşmış şehirler oluşturan birçok ilimizde olduğu gibi hizmetleri ile yıldızlaşmış AK Partili bir belediye ile yönetilen modern bir Çanakkale'de yaşamayı seçeceksiniz" dedi.

Ardından AK Parti Çanakkale Milletvekili İsmail Kaşdemir bir konuşma yaptı. Kaşdemir partideki birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çekerek bunun birçok partide olmadığını söyledi. AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş de yaptığı konuşmada tek adaylı kongrelerde genelde heyecanın ve katılımın az olduğunu belirterek, Çanakkale'deki kongrede tek aday olmasına rağmen bu kadar kalabalık bir ortamın olmasına dikkat çekti. Mehmet Daniş kendisi hakkında bir süre önce çeşitli iddialarda bulunan ÇOMÜ Eski Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir'e de tepki göstererek, "Her zaman yanımızda olan ve entelektüel geçinen birinin böyle bir açıklama yapması düşündürücü" dedi.
Ardından AK Parti İl Başkanı Muzaffer Kutlu ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli bir konuşma yaptı. Tek adayın katıldığı seçim sonunda ise Merkez İlçe Başkanlığına yeniden Adnan Öncü seçildi. Adnan Öncü'nün listesi ise şu isimlerden oluştu: "Adnan Öncü, Engin Sezen, Seyfi Keçili, Gökhan Metin, Vahit Akçalı, Melih Gündoğdu, Yusuf Ertürk, Ali Akçam, Cemal Özağı, Mürşide Karabulut, İsmet Yılmaz, Fahrettin Ovalı, Osman Eltaş, Mehmet Nair, Gültekin Yıldız, Tarkan Özdemir, Erdinç Bezgen, Reşat Tosun, Mustafa Bodur, Zeyyat Volkan Bayram, Serpil Özen, Vahdet Akpınar, İbrahim Bişkin, Hülya Dağcı, Hicran Çubukçu, Nemci Mutlu, Mustafa Erol, Yunus Avcı, Mehmet Ali Kılıçaslan, Faruk Karadağlı.


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İslam'ı terörle özdeşleştirmeye çalışanları Mevlana'yı okumaya ve anlamaya çağırdı.

Gelibolu Mevlevihanesi'nde düzenlenen, Mevlana'nın 738'inci Vuslat Yıl Dönümü törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, Karadağ Çevre Bakanı Rafet Husoviç'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Balkan coğrafyasını birayaya getiren törenin ev sahipliği yapan Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ konuşmasına, "Bu gece Çanakkale'de, Gelibolu'da sekiz asırdan beri görkemli nazarı bu topraklar üzerinde olan, ışığı Anadolu'yu, Rumeli'yi ve dünyayı aydınlatan Mevlana'yı ve büyük mirasını saygıyla anıyoruz" diyerek başladı.

"Bugünün siyasetçileri, yöneticileri olarak, bizlere düşen görev, Mevlana'nın evrensel mesajlarına kulak vermek, onları ve o mesajları hem yaşamak, hem de yaşamaktır" diyen Bozdağ sözlerine şöyle devam etti:

"Maddeciliğin ruhları rehin aldığı çağımızın insanı, Mevlana'nın insan kalbinden çıkardığı irfana bugün her zamankinden daha çok muhtaçtır. Moğol istilasının dünyayı kasıp kavurduğu, kaosun, zulmün ümitleri kırdığı, kapıların kapandığı bir zamanda 'bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir' diyerek istikbale yeni bir kapı açan odur. Gönül kapısını herkese, heryönden açan, kapısına gelen hiçkimseyi kovmayan ve uzaklaştırmayan yine Mevlana'dır.

Hz. Mevlana, İslam'ı öyle güzel yaşadı, etrafına öyle çok güzellikler, öyle çok merhamet ve sevgi yaydı ki, adeta onu öldürmeye gelenler onda can buldu. Renkler, farklar onun cüppesinin içinde kayboldu. İslam milletinin örnek bir alimi, numune bir arifi oldu. Evet, bizler bu coğrafyada, bu ülkede asırlar boyu bu anlayışla, bu inançla, farklılıklarımızı vahdet içinde erittik; çoklukta birliği yaşayarak üç kıtaya yayılan muhteşem bir medeniyet kurduk. Bu inanç sayesindedir ki, farklı kavimler, farklı inançlar burada yüzyıllar boyu huzur ve güven içinde yaşadılar. Üç büyük dinin mensupları, bu anlayışın hakim olduğu coğrafyamızda özgürce ibadetlerini gerçekleştirdiler. Sevgi her zaman düşmanlığa galip geldi. Merhamet her zaman öfkeye üstün geldi.

Bugün, İslam'ı terörle, şiddetle özdeşleştirmeye yeltenenler, yüzyıllardır bu topraklarda dile getirilenleri görmezden gelemezler. İnsanları dinlerinden, dillerinden, ırklarından dolayı ötekileştirenler, yüzyıllar boyunca farklılıkları bir zenginlik olarak gören bu anlayışı reddedemezler. Bugün İslam'ı terörle özdeşleştirmeye çalışanları, adına islamofobya denen vehmi yaygınlaştırmaya çalışanları, her şeyden önce İslam düşünürü Mevlana'yı okumaya ve anlamaya çağırıyorum. Mevlana, bizim medeniyetimizin ruh köklerini sulayan en büyük pınarlardandır. Nefret ve kin gözleri kör eder."

BAKAN NEZİR: HER ZAMAN GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZ, AnkaraDA'DIR

Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir ise, Makedonya'yı ilk tanıyan ülkenin Türkiye olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, "Ecdadımızdan yani sizlerden almış olduğumuz emanetimiz var. O emanete hiçbir zaman ihanet etmedik. Her zaman gözümüz kulağımız Ankara'dadır. Dualarımız büyük ve güçlü bir Türkiye olması içindir. Bu vatan sizlere emanettir. Ama gerektiğinde bu vatan için her zaman canımızı ve kanımızı vermeye hazırız. Rumeli evladı her zaman anavatanının yanında yer almıştır. Bizler hem Dumlupınar'da şehit verdik, hem Sarıkamış'ta şehit verdik, hem Çanakkale'de şehit verdik. Rumeli evlatları 3 büyük evladını anavatan Türkiye Cumhuriyeti'ne vermişlerdir. Birincisi İstiklal Marşı'nın mimarı Mehmet Akif Ersoy, ikincisi şair Yahya Kemal Beyatlı, üçüncüsü ise Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Onun için ben şunu diyorum. Şehitler ölmez, Çanakkale geçilmez" dedi.

Karadağ'dan Çevre Bakanı Rafet Husoviç ise, Çanakkale'de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Burada unutamayacağım birkaç gün geçirdim. Bu etkinliklerin Konya'dan sonra Çanakkale'de düzenlenmesi oldukça anlamlı. Çanakkale şehitlerini gezerken bir çok Balkanlardan ve Karadağ'dan şehit düşen insanları gördüm. Onların adına Fatiha okudum. Demek ki Karadağ ile Çanakkale arasında eskiden bir bağ vardı. Biz Boşnaklar olarak hem Karadağ'da hem Balkanlarda Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve diğer konularda varlığı olmasını istiyoruz" dedi...

Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ, konuk bakan ve milletvekillerine Mevlevihane'nin minyatürünü hediye etti. Şeb-i Arus programı sema gösterisiyle sona erdi.

BAKAN BOZDAĞ'DAN ŞEHİTLİĞE GECE ZİYARETİ

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ, Gelibolu Mevlevihanesi'ndeki Şeb-i Arus programı öncesinde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki şehitlikleri de ziyaret etti. Ancak Valilikteki programı uzayan Bozdağ, Şehitler Abidesi'ne hava kararmak üzereyken saat 17.00'de varabildi. Burada sembolik şehitlikteki mezarlardan birinde memleketi Yozgat'tan bir şehidin ismini bulan Bozdağ ardında da tüm şehitler için dua etti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, daha sonra 57. Alay Şehitliği'ne geçti. Ancak saat 18.00'de 57. Alay Şehitliği'ne geldiğinde hava tamamen karardı. Işıklar yanmadığı için 57. Alay Şehitliği'ni zifiri karanlıkta, kameraların ışığı ve mini el fenerlerinin yardımıyla gezen Bakan Bozdağ, burada da dua ederek ayrıldı.


KÜRESEL KRİZİN NEDENİ BATI MEDENİYETİDİR

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Genç Girişimciler Topluluğunun düzenlediği panelde konuşan Halkın Sesi Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, dünyada yaşanan küresel krizin tek sorumlusunun, Batı medeniyeti olduğunu savunarak, 'Arap baharı vesaire diyoruz. Euro bölgesindeki gelişmeleri, ABD'deki gelişmeleri aldığınız zaman karşı karşıya kaldığımız, vampir kapitalizmin son baharıdır. Kapitalizmin çöküşünün ayak sesleridirö dedi.

ÇOMÜ Terzioğlu Yerleşkesi Troia Kültür Merkezinde düzenlenen 'Küresel Uygarlık Krizi ve Çıkış Yolları konulu panelin konuğu HAS Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş oldu. Kurtulmuş etkinliğe eşi Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş ile katıldı. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner'in de izlediği konferansta konuşan Prof. Dr. Kurtulmuş, bir siyasi parti lideri olarak 'O hükümet bunu yaptı, şu hükümet bunu yaptı şeklinde bir konuşma yapmayacağını söyledi. Konuşmasını küresel krize ayırdığını belirten Kurtulmuş, 'Bugün dünyada bir kriz yaşanıyor. Avrupa'yı görüyorsunuz. Arap baharını görüyorsunuz. ABD'de yaşayanlar haklarını almak için sokaklara dökülüyor. Dünyanın her yerinde, açlıklar, kıtlıklar, savaşlar var. Ekonomik krizler dönemindeyiz. Kuvvetle muhtemel, böyle giderse önümüzdeki on yıllarda gıda, su, ve enerji krizleri gibi yeni kriz alanlarında dünya yeni bir türbülansın içine girecektir. O zaman bu konferansın ana fikrini ben bir cümleyle vereyim. Sizde ona göre dinleyin dedi.

Krizlerin nedeninin, sadece A hükümetinin, B ülkesinin yaptığı yanlışlarından ibaret olmadığını kaydeden Kurtulmuş, 'Tabii bunlar da var ama, bunun da ötesinde, bir zihniyet, bir medeniyet krizidir. Bu medeniyet krizi de sadece bir iki ülkeyi değil, tüm dünyayı kapsar. Son üç asırdır, kriz modern batı medeniyeti krizidir, çöküşüdür. Aslında Arap baharı vesaire diyoruz. Euro bölgesindeki gelişmeleri, ABD'deki gelişmeleri aldığınız zaman karşı karşıya kaldığımız, vampir kapitalizmin son baharıdır. Kapitalizmin çöküşünün ayak sesleridir. Ama bu çöküş, bütün dünyada küresel bir kriz ile birlikte sahne almaktadır. Modern batı değerleri içinde kalınarak, oradaki düşünce temellerinin içinden hareket edilerek, bugünkü sorunlara cevap bulabilmenin asla imkan ve ihtimali yoktur. Cevap üretebilmek için alternatif bir medeniyet havzasında yeni ses ve soluklara ihtiyaç vardır. İşte onun için bizim coğrafyamız bizim merkezinde bulunduğumuz medeniyet havzası yeni dünyaya söz söyleyebilecek en muktedir medeniyet havzalarının başında gelmektedir. Böylece geleceğin Türkiyesini değil, geleceğin dünyasını kuracak fikirlerin sizde olduğunu ve sizden çıkacağını bilecek bir özgüvenle, geleceğe hazırlanmanız gerektiğini bilmenizi istiyorum dedi.


Ak Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş Çanakkale turizmindeki gelişmeleri değerlendirdi.
“TROYA MÜZESİ ÇANAKKALE’NİN TANITIMINDA BİR İVME NOKTASI OLACAK”

Halil ÖNCÜ-ÇANAKKALE - Ak Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş Çanakkale turizmindeki gelişmeleri Halil Öncü’ye değerlendirdi. Daniş, Çanakkale’nin turizmden hak ettiği payı alması için yoğun çalışmalar yaptıklarını ifade ederken, Çanakkale tanıtımının ivme noktasının, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan yaklaşık 5000 yıllık geçmişe sahip Troya ören yerinden çıkarılan arkeolojik eserlerin korunması ve sergilenmesi amacıyla yapılacak Troya müzesinin hayata geçirilmesi ile gerçekleşeceğini söyledi.

Ak Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, Troya Müzesinin temelinin 2012 yılında atılacağını ifade derken, “ Truva Müzesi için bir yarışma yapılmıştı ve kazanan proje belli olmuştu. Şu anda da detay projelerin çizilmesi için Bakanımız konuyu talimatlandırdı. Muhtemelen aynı kadro detay projelerini çizecek, statik ve mekanik projeler de çizildikten sonra yapım ihalesine çıkılacak. İnşallah 2012 yılında, müzemizin temelini atmak istiyoruz” dedi.
2015 Ajansı kurulacak
20015 yılında Çanakkale Deniz Zaferinin 100. Yılını kutlayacaklarını da belirten Daniş, bu konudaki tanıtım için de bir ajans kurulması için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Daniş, “ 2015 yılında Çanakkale Deniz zaferinin 100. Yılını kutlayacağız. Bu konuda Çanakkale 2015 Ajansı kurmak istiyoruz. Kurulacak bu ajans ile de Çanakkale Deniz Zaferinin 100 yılına hem Çanakkale’de hem de yurt sathında bütün toplumu 2015’e hazırlamak ve 1915’in de anılarını tazelemek ve bu mirası gelecek nesillere taşımak adına böyle bir ajans kurmak istiyoruz. Bunu da yasa ile yapmak gerçekleştirmek istiyoruz. Şuu anda taslak çalışmalarımız devam ediyor. İlgili Bakanlıklar ile görüşmelerimiz devam ediyor. Muhtemelen Turizm Bakanlığının tasarısı halinde gündeme gelecek. İnşallah bu konuda da 2011 yılının sonunda ya da 2012’nin başında bu konunun da yasalaşmış olacağını düşünüyorum”
“Çanakkale’nin turizmden yeterince payını alması için çalışıyoruz”
Çanakkale’nin turizmden yeteri kadar payını alması adına çalışmalar sürdürdüklerini de dile getiren Ak Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, “ Çanakkale turizmden yeteri kadar payını alamıyor. Bunun tabi hem alt yapı eksiklikleri ile alakası var. Çanakkale’nin kültür turizmine sahip olmasından dolayı kültürel alanlarımızın yani, sunabileceğimiz değerlerin biraz daha öne çıkarılması gerekiyor. Troya Müzesinin Çanakkale’nin tanıtım konusunda bir eşik olduğunu düşünüyorum. Havaalanımızın büyük oranda eksiklikleri giderildi. Bu arada burada pistimiz uzayıp genişleyecek ve dünya standartlarında bütün uçakların inip kalkabileceği bir havaalanı olacak. Yine bölgemizdeki yollarımız sıcak asfalt olarak çalışmaları devam ediyor. Bunun yanında Barbaros Mahallemizde bulunan Hamidiye Tabyalarımız kültür bakanlığımıza devredilmişti. Burasının da restorasyon çalışmaları yapılıyor. Dalyasıyla bu eserlerimizin, kültürel varlıklarımızın, tabiat varlıklarımızın gün ışığına çıkarılarak turizmin hizmetine sunulması gerekiyor” dedi.












http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.