|
VE BÖYLECE MİLLÎ
BAYRAMLARIMIZIN SAYISI TEK’E İNDİRİLDİ…
İktidar, millî bayramlarımızın
kutlamalarında değişiklik yaptı.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı; MEB (Millî olmayan Eğitim Bakanlığı)’na,
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor
Bayramı; Gençlik ve Spor Bakanlığı’na,
30 Ağustos Zafer Bayramı; Cumhur’a
Verildi…
Kısaca açıklamak gerekirse;
23 Nisan’ın; “ Ulusal Egemenlik” bölümü,
19 Mayıs’ın; “Atatürk’ü Anma” bölümü,
Kaldırıldı…
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın “zaferi” yok
sayıldı…
Bundan böyle;
Anıtkabir’i ziyaret etmek, Samsun’dan
toprak getirmek, askerin yürümesi, geçit töreni yapması,
öğrencilerin statlarda gösteri düzenlemeleri yasaklandı…
İlkokul öğrencilerinin başbakan, cumhur
ve bakanların koltuğuna oturmaları geleneği de sona
erdirildi. (Kararlılar; koltuklar çocuklara bile
kaptırılmayacak!)
Ankara’da ki törenler de kaldırıldı.
Artık devletin en tepesindekiler, onlara göre “gereksiz”
ve “sıkıcı” olan bu törenleri seyretmemek için türlü
bahaneler yaratmak zorunda kalmayacaklar… Tribünlerde
uyuklamalarda tarih olacak…
İlave olarak; Yörelerde “düşman
işgalinden kurtuluş” günleri de kutlanmayacak.
Anlayacağınız, bizi birbirimize bağlayan
millî mücadele ruhumuz da öldürülüyor…
Geçmişte sarf ettikleri sözlerin gereğini
yavaş yavaş yerine getirmeye başladılar.
Ne demişlerdi o günlerde, bir kez daha
hatırlayalım;
"Laiklere şeriat enjekte edilecek"
"Allah'ın size soracağı soru şöyle: Küfür
düzeninde İslam Devleti olsun diye niye çalışmadın?"
"Bu vatan bizimdir, rejim bizim değildir
kardeşlerim. Rejim ve Kemalizm başkalarınındır. Türkiye
yıkılacak beyler!"
“Bize göre demokrasi amaç değil, ancak
bir araçtır. Amacımıza ulaşana kadar, demokrasiye
bağlıyız. Türkiye, kendisine din olarak Kemalizm’i
almış, başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak
kitlelere zorla dikte ettirmiştir. Oysa en üst
belirleyici İslam'ın ilkeleridir. Her şey ona göre
belirlenir.”
Demokrasi bir tramvaydır, gideceğiniz
yere kadar gider, orada inersiniz.”
“Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye.
Yahu millet istedikten sonra laiklik tabii elden
gidecek.”
“Bu cumhuriyet döneminin sonudur. Ankara
nüfusunun yüzde 60’ı gecekondularda yaşıyorsa, laik
sistem iflas etmiş demektir ve biz kesinlikle onu
değiştirmek istiyoruz.”
10 Kasım törenlerini kastederek; "Bu
törenlere için kan ağlayarak katılıyorum. Bu düzen
değişmeli. Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz. Gün ola
harman ola. Müslümanlar içlerindeki hırsı,
kini eksik etmesin."
Ve şimdilerde ne diyorlar?
“Dindar gençlik yetiştireceğiz”
“Dininize, dilinize, kalbinize,
kininize, ırzınıza sahip çıkın”
Kin’lerine
sahip çıkıyorlar ve Cumhuriyetin tüm değerlerini, başta
Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere yok etmeye
çalışıyorlar. 1923 ile hesaplaşıyorlar… 90 yılı tarihe
gömmeye çalışıyorlar…
*
2011 genel seçimlerine 43 milyon 785 bin
665 seçmen katıldı. Üç partinin aldığı oy dağılımı:
AKP: 21.320.207 (yüzde 49,80)
CHP: 11.122.420 (yüzde 25,98)
MHP: 5.575.010 (yüzde 13,02)
(5 milyon 700 bin kişi ise bağımsız ve
diğer partilere oy kullanmışlar.)
YSK’ nın açıkladığı bu tabloya göre, AKP’
nin dışındaki seçmen oranı yüzde 50,20. Yani AKP’ yi
iktidar yapan millî irade sayısı 21 milyon. Geriye kalan
yaklaşık 22 milyon kişi millî iradelerini AKP yönünde
kullanmamış…
Hal böyle olunca aklımıza ister istemez
şöyle bir soru takılıyor:
Cumhuriyetin tüm değerleri birer birer
yerle bir edilirken, memleketin gözbebeği Türk Silahlı
Kuvvetleri, AKP’ lileştirilirken; millî iradenin diğer
yarısı, yüzde 50,20 nerede?
Öyle ya, bu ülkenin yarısı AKP’ yi
istemiyor. Peki, yüzde 49’un dayatmalarına, yüzde 51
neden ses çıkartamıyor?
Bir de şu şekilde soralım;
Türkiye’nin 22 milyon seçmeni nerede?
Neden tepkilerini ortaya koyamıyorlar?
Sırada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var.
İktidarın hedefinde de 2023; Yani
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılı…
Sırada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı var…
İktidarın hedefinde de 2023; Yani
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılı…
Bu ülkenin Cumhuriyet sevdalıları
neredesiniz?
Tatlı uykunuzdan ne zaman uyanacaksınız?
"Sarı Öküz" verildi bir kez... Tüm
ormanın elden gitmesini mi bekliyorsunuz?
Bir tek millî bayram bıraktılar;
Cumhuriyet Bayramı...
O da şimdilik!
Tülay Hergünlü
İstanbul, 6 Mayıs 2012
|