ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...


  YAZARLAR

TÜLAY HERGÜNLÜ


 

 

  EKONOMİ HABERLERİ                                                                                                                                                                                  Son Güncelleme : 03.02.2012



VERGİ GELİRİNDE ÇANAKKALE’Yİ
BİR MİLYARA DOĞRU TIRMANDIRDI

Türkiye’nin tek bayan Defterdarı olan Sacide Şakar, göreve başladığında 300 milyon lira civarında vergi geliri toplayan Çanakkale’yi bir milyara doğru tırmandırdı. Geçen yıl kendi kendine yeten 17 il arasına giren Çanakkale, bu yıl da hedeflerini yüzde yüz onbir gibi bir rakamla tutturan sayılı illerden birisi oldu.

Tahsilat oranında Türkiye genelinde 21. sırada iken 2011 yılında 14. sıraya yükseldiklerini vurgulayan Şakar; “Maliye Bakanlığı Kamu hesapları bültenine göre İlimiz tahsilat oranı itibariyle, Aralık 2010 sonunda Türkiye genelinde 21’inci sırada iken, Aralık 2011 de 14’üncü sıraya yükselmiştir. Gelirin giderleri karşılama oranı itibariyle ise Aralık 2010’ da 25’inci sırada iken Aralık 2011 de 19’uncu sıraya yükselmiştir” dedi.
33 bin 510 mükellefi bulunan Çanakkale Defterdarlığı denetim konusunda da rekora koşuyor. 2011 yılında sıkı çalışan Defterdarlık, 21 bin 771 mükellefini de bizzat denetimden geçirdi. Bu kapsamda 9176 dosya açılırken, 5016 dosya karara bağlanarak 20 milyon kusur matrah artırımı sağlandı.
Şakar, 2011 yılı faaliyet sonuçlarının yanı sıra vergi kanunlarında yapılan değişiklikler ile 01.01.2012 tarihinden itibaren uygulanacak olan vergi asılları, cezaları, Milli Emlak, Muhakemat ve Kamu harcamaları konularında da kamuoyunu bilgilendirdi. Çanakkale’nin vergi gelirleri hakkında bilgiler veren Şakar, 2011 yılı içerisinde 963.170.811,41 TL vergi tahakkuku tutarının 715.206.120,70 TL’sini tahsil ettiklerini söyledi.
2011 yılı Aralık sonu itibariyle tahsilat oranının % 74 olduğunu ifade eden Şakar, Çanakkale Defterdarlığı olarak tahsilat oranında Türkiye genelinde 14. sıraya yükseldiklerini söyledi. 2011 yılında 781.741.208,50 TL harcama gerçekleştiğini kaydeden Şakar, gelirin gideri karşılama oranının ise Aralık 2011 sonu itibariyle %91 olduğunu vurguladı.
Elektronik ortamda gönderilmesi gereken zorunlu beyannamelere değinen Şakar; “Bilindiği üzere, beyannamelerin elektronik ortamda verilmesi işlemine 01 Ekim 2004 tarihinden itibaren başlanılmış olup, aşamalı olarak beyannamelerin elektronik ortamda verilmesi zorunluluk haline getirilmiştir. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri, muhtasar beyannamelerini, katma değer vergisi beyannamelerini, gelir ve kurumlar vergisi, geçici vergi beyannameleri ile özel tüketim, damga, banka ve sigorta muamele, noter harçları, özel iletişim ve şans oyunları vergisine ilişkin beyannamelerini elektronik ortamda gönderme mecburiyetindedirler” dedi.


 


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi ile Çanakkale Ziraat Odası işbirliğiyle hazırlanan, Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) tarafından desteklenen "Çanakkale Domatesi Markalaşması ve Coğrafi İşaret Tescil Projesi" kapsamındaki eğitimler başladı.

ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Ziraat Fakültesinde eğitimlerin başlaması dolayısıyla düzenlenen törende, Türkiye'de, tarımda teknik konularda çalışanların bile genellikle siyasi konularla uğraştığını, bu nedenle bazı alanlarda işsizliğin arttığını, ziraat alanındaki işsizliğin bir nedeninin de bu olduğunu söyledi.

"Ziraatta işsizlik olur mu-" diye soran Laçiner, "Şu anda da geçici çözümlerle, örneğin bankalarda, ziraatçıları başka alanlarda çalıştırarak geçici bir rahatlama sağlamış durumdayız" dedi.

Laçiner, 1950 ve 1960'larda yayımlanan çevreci kitaplar okunduğunda dünya nüfusunun hızla arttığının, yiyeceklerle bu insanları beslemenin mümkün olmayacağının anlatıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Ne olacak o zaman- Kıtlık olacak. Hep böyle konuşuldu. Ama bugün gelmiş olduğumuz noktada dünya nüfusuyla üretim artışını kıyasladığınız zaman üretimin çok daha fazla arttığını, müthiş bir patlamanın yaşandığını görüyoruz. Bir dekar alanda üretilen domateste, fasulyede insanlık tarihiyle kıyaslanamayacak bir patlama yaşanıyor. Yeşil devrim bu. Ama bizim kitaplarımıza bakarsanız, incir alıp yiyerek ya da domates ve salatalığı ekmek arası yaparak tarıma önem verdiğimizi düşünüyorduk. Oysa dünyada her 10 ya da 20 yılda bir, gelmiş olduğumuz çağda ise bazı konularda 2-3 ayda bir devasa gelişmeler yaşanıyor. Tarımda biz halen neden geride kaldık- 'Efendim padişahlar şöyle yaptı, 19. yüzyılda biz devrimi yakalayamadık, matbaa geç girdi'. Bunlar bitti artık. Yeni şeyler söylemek lazım."

Tarımda dünyanın bambaşka bir yere geldiğini dile getiren Laçiner, bugün gelinen noktada ziraatın, teknoloji ve ticaretle birleştiğini anlattı.

Laçiner, bir tohuma makine muamelesi yapıldığını belirterek, "Bunun pek çok sağlık riski var mı- Var. Ama bilimsel olan her şeyin riski var. O sağlığı dengeleyecek olan yine bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerdir. Bunlara gözümüzü kapayarak yol almamız mümkün değil. Bugün bazı ürünlerin tohumları başka ülkelerden geliyor. Biz onu yaparken dışarıda başka bir tohum cinsi icat ediliyor ve bizim başarmış olduğumuz aslında tarih oluyor. O nedenle meselede hep geri kalarak gidiyoruz" dedi.

Çanakkale'nin başlı başına bir marka olduğunu vurgulayan Laçiner, şunları kaydetti:

"Bunun sebepleri tarihinden, coğrafyasından geliyor. Çanakkale dediğimiz zaman herkes saygı duyuyor. Çanakkale'yi sıfat olarak neyin önüne koyarsanız o marka olur. Çanakkale domatesi, Çanakkale salatalığı, Çanakkale çiçeği, Çanakkale insanı, ne derseniz deyin. Yeter ki önüne Çanakkale getirip, içini dolduralım. Bu kadar net. Ama tabii domates, Ezine peyniri, tüysüz şeftali gibi bazı değerler de var ki bunlar ticarileştirilmeyi bekliyor. O konuda da ciddi problemlerimiz olduğu kanaatindeyim. Umarız ki bu proje başarılı olur ve Çanakkale domatesine bir kimlik kazandırılır" diye konuştu.

Vali Tuna'nın konuşması

Törene katılan Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna ise Çanakkale'nin bir imajının bulunduğunu ancak altının doldurulamadığını söyledi.

Birçok yerde imaj ya da marka oluşturmak için ciddi harcamalar yapıldığını dile getiren Tuna, şöyle devam etti:

"Bizim elimizde bu var. Sadece yapacağımız, bunun altını doldurmak. Çanakkale domatesiyle ilgili yapılan bu organizasyon tabii ki önemli. Bu yolda döşenen bir taş da olsa bunun yapılması önemli. Bunun uygulamaya dönük sonuçlarını görmek de bizim için önem arz ediyor. İlimiz için turizmle birlikte tarımdan da çok şeyler bekliyoruz. Zaten tarıma dayalı sanayi gelişiyor. Bunun inşallah meyvelerini alacağız. Bu tarz markalaşmaya yönelik çalışmalara ağırlık vermeliyiz."

Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İlhan Ulus, projenin toplam bütçesinin 55 bin 247 lira olduğunu, bunun 43 bin 368 lirasının hibe şeklinde alınacağını bildirdi.

Proje kapsamında, Çanakkale'deki 693 domates üreticisine ürünün daha kaliteli yetiştirilmesi için toprak hazırlığından, sulamaya, gübrelemeden ilaçlamaya, ürünün ekiminden hasadına kadar yapılan tüm uygulamalarla ilgili eğitim verileceğini dile getiren Ulus, "Eğitimler sonunda bilinçlendirilen üreticiler hem verimde artış hem de domateste standardizasyonu yakalamış olacaktır. İlimizde 2010 itibarıyla domates ekiliş alanı 86 bin 593 dekardır. Toplam domates üretimi ise 488 bin 114 tondur. Türkiye toplam domates üretiminin yüzde 5'i ilimizde gerçekleştirilmektedir" dedi.

Törene, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Defterdar Sacide Şakar, GMKA Genel Sekreteri Mustafa Gündoğan, öğretim üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı.


Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın kentin sivil toplum aktörlerini bir araya getirdiği geniş katılımlı toplantıda, Çanakkale’nin sorunları ve çözüm önerileri ele alındı.

ÇTSO Başkanı Bülend Engin’in daveti üzerine bir araya gelen ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın onur konuğu olarak katıldığı toplantı.

Kentin ekonomik, kültürel ve sosyal gelişimine katkı vermek amacıyla düzenlenen toplantıya, ÇTSO Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra Meclis üyeleri ve Komite üyeleri katıldı. Toplantıda ayrıca, Baro Başkanı Tülay ÖmercioğluMeclis Başkanı Ali Rıza Çetin, Ticaret Borsası Başkanı Kaya Üzen, ÇASİAD Başkanı Hüseyin Yalman, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı İlyas Acar, Kent Konseyi Başkanı Saim Yavuz, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Vurucu, Mimarlar Odası Başkanı Sevil Ural ve Şehir Plancılar Temsilcisi Özgür Ural, Çanakkale Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Derneği (ÇATOD) Başkanı Ali Akol, Turizm Tanıtma Derneği Başkanı Sefer Göktepe, Kent Müzesi Başkanı Cevat İnce, Çanakkale İnşaatçılar ve Yapı Müteahhitleri Birliği Derneği Başkanı Güven Barış Yüksel ve bu kuruluşların üyeleri katıldı. İl Genel
ÇTSO Turizm Komitesi Başkanı ve Kaz Dağı Otelleri Derneği (KAZOD) üyesi Muzaffer Bayraktar, ÇTSO’nun tam bir sivil toplum örgütü olarak çalışmaya başladığını ve Başkan Engin’in Çanakkale’de turizm olayına inanılmaz bir ivme kazandırdığını belirterek, Yat Limanı’nın çok önemli bir proje olduğunu ve mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı. Bayraktar, Yat Limanı’nın Çanakkale turizmini bir kademe yukarı çıkaracağını ifade ederek, kruvaziyer limanıyla birlikte her iki projenin de yüksek gelirli turistleri Çanakkale’ye çekeceğini ifade ederek, “Çanakkale, kruvaziyer turizminde olmazsa olmaz bir destinasyondur. Her iki proje kentimize ciddi katkılar sağlayacaktır” diye konuştu.
Turizm Tanıtma Derneği Başkanı Sefer Göktepe, iç turizmdeki sorunlara değinerek, Gelibolu’yu gezen yerli turistlerin karşıya geçerek Aynalı Çarşı’yı da gezmek istediklerini ancak tur yetkililerinin “park yeri yok” bahanesiyle alışverişi engellediğini söyledi ve “Park yeri mutlaka halledilmeli” dedi.
ÇATOD Başkanı Ali Akol: “Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Hektor Heykeli için yer bulmamızı istiyor. Elimizde bir pasta var ve bu pastayı elimizin tersiyle itmeyelim. Havaalanımızın da uluslararası boyuta taşınması gerekiyor. Bunun için büyük bir yatırıma gerek yok. Pasaport kontrol noktası kurulması lazım. Ayrıca 2012 yılının sonunda Çanakkale’de bir ralli yapmayı planlıyoruz. STK’lardan bu konuda sadece manevi destek bekliyoruz. Bu ralliyi geleneksel hale getirirsek, turizme önemli katkılar sağlayacaktır.”
Baro Başkanı Tülay Ömercioğlu, özellikle Çanakkale’nin ulaşım sorununa değinerek, “Ancak duble yol sorunu yavaş yavaş çözülüyor ve buna paralel olarak Çanakkale de üzerindeki ölü toprağını atıyor.”
Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Vurucu ise, “21 bin kişiyi temsil ediyorum, Çanakkale için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” diye başladığı konuşmasında özellikle ulaşım sorununa değindi ve “İstanbul’a uçak seferleri büyük bir imkandı ancak kalktı. Yollarımız da hala eksik ve bu aksaklıkların giderilmesi lazım” diye konuştu.
Yapı Müteahhitleri Birliği Derneği Başkanı Güven Barış Yüksel de kentin sıkışmış durumda olduğunu ve Çanakkale’nin fiziki olarak yeni mekanlara ihtiyacı olduğunu ifade ederek, 15-20 yıl sonrasının Çanakkale’si düşünüldüğünde havaalanının kentin içinde yer almasının doğru olmayacağını ayrıca ikinci bir OSB’nin de kurulması gerektiğini ifade etti.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan “Havaalanı konusunda kandırılıyoruz gibi geliyor bana. Seçim zamanı Atlas Jet gelir, Bora Jet gider, o gelir bu gider. Uçuşlarda İstanbul ayağı uçtu gitti, Ankara ayağı da sallanıyor. Yetkilileri geldi benden aylık 30 bin lira istedi. Giderlerimizi ödeyin dediler. Bu masrafları karşılarsak uçuşlara devam edeceklermiş. Canım sıkıldı, darıldım ve gücendim. Nasıl GESTAŞ ada ulaşımında devlet tarafından sübvanse ediliyorsa, Çanakkale Havaalanı giderleri de devlet tarafından temin edilebilir. Uçak olayında oynatılıyoruz, hepimiz şikayetçiyiz. Bunun gereğini yapmalıyız. Ankara’ya topluca gidilip, kamuoyu oluşturmalıdır. Bu işler böyle oluyor. Milletvekillerinin de bu toplantılara katılması gerekiyor. “
Yat limanı projesinin 2009 yılındaki seçim beyannamesinde bulunduğunu ifade eden Ülgür Gökhan, “ÇTSO bu projeyi destekledi, sahiplendi ve epey bir ileri taşıdı. Ama dedikodu yayılıp gidiyor. ÇTSO başkanının bayrağı ele alıp devam ettiği proje sorunsuz ilerliyor. Çarşı Projesi için de Belediye Başkanı istemiyor gibi söylentiler dolanıyor. Ben böyle bir şeyi ne destekler ne engellerim. Çünkü burada esnaf önemlidir. Belediye olarak bizi ilgilendiren o yapının estetiğidir. Kültür Varlıkları Koruma Vakfı, burası için yeni bir proje istedi. Nitekim yeni proje konusunda da çalışmalar sürüyor. Yerel yönetim olarak iki projeye de destek veriyorum” diye konuştu.


Vergi oranları, yeni yılla birlikte yüzde 10,26 oranında artacak. En düşük Motorlu Taşıtlar Vergisi, 1-3 yaş için 480 TL olacak.

Yeni yılda uygulanacak vergi oranlarına ilişkin Maliye Bakanlığının tebliğleri, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yüzde 10,26 olan yeniden değerleme oranında yapılan artışlara göre, Motorlu Taşıtlar Vergisi 1-3 yaş grubunda yer alan ve motor silindir hacmi 1300 cm3'ü geçmeyen otomobillerde MTV 480 liraya, motor silindir hacmi 1301 ve 1600 cm3'e kadar olan otomobillerde ise 768 liraya çıkacak.
Tarifeye göre, 1-3 yaş grubunda bulunan ve motor silindir hacmi 4001 cm3 ve üzerinde olan otomobillerde MTV tutarı ise 17 bin 443 liraya yükselecek.

İlk dilim 10 TL'ye çıktı
Gelir Vergisi uygulanacak ilk dilim, 1 Ocak 2012 tarihinden geçerli olmak üzere 9 bin 400 liradan 10 bin liraya yükseltildi.
Yeni yılda gelir vergisinde şu tarife geçerli olacak:
-10.000 TL'ye kadar : Yüzde 15
-25.000 TL'nin 10.000 TL'si için 1.500, fazlası : Yüzde 20
-58.000 TL'nin 25.000 TL'si için 4.500 (ücret gelirlerinde 88.000 TL'nin 25.000 lirası için 4.500 TL) fazlası : Yüzde 27
-58.000 TL'den fazlasının 58.000 TL'si için 13.410 TL, (ücret gelirlerinde 88.000 TL'den fazlasının 88.000 TL'si için 21.510 TL) fazlası : Yüzde 35

Kira gelirlerinde istisna
Mesken kira gelirlerindeki 2 bin 800 liralık istisna tutarı da, yeni yılda 3 bin lira olarak uygulanacak.

Özel İletişim Vergisi
Operatör değişiklikleri hariç, mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde maktu olarak alınan 34 liralık vergi tutarı, 37 liraya çıkarıldı.
Veraset ve İntikal Vergisine tabi tutarlar da yeni yılda yüzde 10,26 oranında artacak.

Emlak vergisi de artırıldı
Emlak vergisinde binaların metrekare normal inşaat maliyet bedelleri, yeni yılda yeniden değerleme oranı olan yüzde 10,26 oranında artırıldı.

Vergi cezaları arttı
Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi cezaları, 1 Ocak 2012'den itibaren yeniden değerleme oranında artacak.
Fatura, gider pusulası, serbest meslek makbuzu vermeyenler ve almayanlar yeni yılda 180 lira ceza ödeyecek.
En az ceza haddi damga vergisinde 8,80, diğer vergilerde 18 lira olacak.
2012'de bilanço esasına göre defter tutma haddinde yıllık alış tutarı 140 bin lira, satış tutarı da 190 bin lira olarak belirlendi.


Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülend Engin ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Yat Limanı Projesi hakkında Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve yardımcılarını bilgilendirdi. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ÇTSO’nun yat limanı projesiyle, Belediye olarak hem fikir olduklarını ifade ederek, “Bu projeye destek veriyorum. Yeri de uygundur, inşallah başarılı olursunuz” dedi.

Çanakkale Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıya, Bülend Engin’in yanı sıra Başkan Yardımcıları Kemal Karakaş, Erdal Akarsu ve Yönetim Kurulu Üyeleri Cem Erdemir, Timur Ay, Mehmet Tokgöz katıldılar. Toplantıda Çanakkale Belediyesi’nden Başkan Gökhan’la birlikte Başkan Yardımcısı Adnan Albayrak, Başkan Danışmanı Remzi Yiğit, İmar ve Şehircilik Müdürü Özleyiş Çetin, Ulaşım Hizmetleri Müdürü Hayati Gürses yer aldı.
Yat Limanı Projesinin sunumunu, proje çalışmalarında yer alan ve dünya yatçılığında söz sahibi marinalarda çalışma tecrübesi bulunan uzak yol kaptanı Türker Özmen yaptı.
Çanakkale’ye hem turistik potansiyeli hem de Marmara’dan Ege’ye inen yatların uğrak noktası olması bakımından Yat Limanı gerektiğini söyleyen Özmen, 8 sektörün ortak noktası olan stratejik bir coğrafi konumda olduğunu belirtti. Özmen, Çanakkale Yat Limanı’nın yapımı için kentte 5 farklı yerde inceleme yapılarak, tüm yerlerin olumlu ve olumsuz yanlarının belirlendiğini ve sonuçta Kuruçeşme Bölgesi’nin uygun bulunduğunu ifade etti.
Türker Özmen, Yat Limanı’nın Merkez Kordon’da yapılmamasının en önemli nedeninin sosyal kimliğin tek deniz bağının koparılmaması olduğunu söylerken, ÇTSO Başkanı Bülend Engin de, “Sayın Başkan Gökhan, burası için bana ‘halkımızın denizle tek bağını koparamam’ dedi, biz de kendisini haklı bulup bu kararına saygı duyduk” diye konuştu.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da, “Yatların bakım ve onarımının kentin merkezinde yapılacak olması da bir handikap. Ayrıca yat limanı için özel otopark yeri gerekir, meydanda bunun imkânı yok” dedi.
İncelenen yerler arasında Karanlık Liman’ın şehir merkezinden uzak olması ve aniden derinleşen dip yapısının proje maliyetini yüzde 35 artırdığını belirten Özmen, Kolin Otel bölgesi için yapılan incelemelerde teknik ve sosyal açıdan imkân olmadığının belirlendiğini aktardı. Sarı Çay bölgesine de taşkın ağzı olmasından dolayı Yat Limanı yapılamayacağını ifade eden Özmen, şöyle konuştu:
“Yat Limanı için en uygun ve bir yat limanında olması gereken tüm teknik şartlara Kuruçeşme Bölgesinin sahip olduğunun ortaya çıkması üzerine, projenin burada yapılmasına karar verildi.”
Özmen, bu bölgenin avantajlarını şöyle sıraladı: Liman ağzında kumlanma riski sıfır düzeyde, akıntı istikrarlı, dalga yükseklikleri düşük, merkeze ve sosyal imkânlara yakın, soysal yapı denizden koparılmış değil ve Bozcaada, Gökçeada, Truva, Assos, Gelibolu gibi turizm noktalarına çok yakın.
Bölge için 4 farklı Yat Limanı projesi hazırlandığını söyleyen Özmen, kabul edilen 440 metre iskele uzunluğu olan projenin 608 tekne kapasiteli ve tahmini maliyetinin 35.5 milyon lira olduğunu ifade etti. Projede ayrıca 35 tekne kapasiteli karada çekek yeri, 15 tonluk lift, 50 araçlık otopark ve liman hizmet ofisleri de bulunuyor.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, projeye destek verdiğini, yerini de uygun bulduğunu belirterek, “Benim bu proje yokken, yıllar önce aynı bölgeye Yat Limanı yapılması için Ulaştırma Bakanlığı’na başvurum var. Bu bakımdan projeye destek veriyorum. İnşallah başarılı olursunuz” dedi.
ÇTSO Başkanı Bülend Engin de, Odanın kurulan şirkette küçük bir hissesinin bulunduğunu ve kesinlikle kar amacı gütmediğini belirterek, “Biz Çanakkale’ye yat limanı kazandırmayı bir vazife bildik. Amacımız Çanakkale’den kazanmak değil, Çanakkale’ye kazandırmaktır” dedi.
Projenin artık her şeyi ile sona erdiğini, ÇED uygulamamasına göre, Ankara’ya dosya sunulup tartışılmasından önce, büyük çaplı bir toplantı yapılması gerektiğini söyleyen ÇTSO Başkanı Bülend Engin, tüm dernekler, Odalar, Borsalar ve Çanakkale halkının da katılımıyla geniş bir toplantı yapılacağını ve Yat Limanı ile ilgili sunuma yer verileceğini sözlerine ekledi.


Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı ve demir Çelik sektörünün önde gelen kuruluşlarından İçdaş'ın Genel Müdürü Bülent Engin, Çanakkale'nin de serbest ekonomi bölgeleri içinde yer alması gerektiğini söyledi.

Bülent Engin, Avrupa krizle çalkalanırken, Türkiye ekonomisinin büyümesi ve ihracatın artması konusunda hükümetin özel sektörün önünü açmak için çalışmalara başlayacağı yolundaki haberler üzerine, Çanakkale'nin durumunu değerlendirdi. Engin, ülkede geçerli ticari, Mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanması ya da kısmen uygulanması, sınai ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanınması ve fiziki olarak ülkenin diğer kesimlerinden ayrılan serbest bölgeler konularını gündeme taşıdı. Çanakkale'nin serbest ekonomi bölgeleri içinde yer alması gerektiğini kaydeden Engin, İstanbul'un üç katı büyüklükte kıyı şeridi bulunan Çanakkale'nin ekonomik gelişim potansiyelinin yüksek olduğunu belirtti. Çanakkale'de sanayinin gelişmesi için alt yapı imkanları bakımından, serbest bölgeler içinde bulunan Gaziantep, Mersin, Kayseri'den daha ileride imkanlara sahip olduğunu kaydeden Engin, "Biz ülkesini seven Çanakkaleliler olarak serbest ekonomi bölgesinin kentimize kazandırılmasını arz ve talep ediyoruz" dedi.

Çanakkale'nin, dünya ile rekabet edebilme gücü bulunduğunu ifade eden Engin, "Çanakkale'de ülkemizin çok seçkin firmaları var. Akçansa, Kale Seramik, Dardanel, Doğtaş, Tahsildaroğlu, Gestaş gibi. Bunların yanısıra KOBİ niteliğinde de çok seçkin firmalarımız var. Bunların her biri ülke ekonomisine katkı sağlayan, bölgemizde istihdam yaratan şirketlerdir. Kendilerini sadece yurt içinde değil, yurt dışında da kabul ettirmiş firmalardır. Çanakkale'de ekonomik potansiyel dünya ile rekabet edebilir güçtedir" diye konuştu.

TORİA MARKASIYLA KAZANACAĞIZ

Engin, Çanakkale'nin bir dünya markası olan Troia'ya sahip olduğunu hatırlatarak, "Troia gibi bir markamız var. Dünyanın en bilinen birinci ya da ikinci markası diyebilirsiniz. Ama biz Troia'ya turisti getiremiyoruz. Neden? Kruvaziyer limanımız yok. Gestaş firmamız projelendirdi çok kısa bir sürede Çanakkale'ye kruvaziyer limanını kazandıracaklar. Ondan sonra görün bakalım siz Çanakkale'ye kaç turist gelecek. Çanakkale'nin önünde kimse duramayacak" dedi.

EKONOMİYİ GELİŞTİRMEK GÖREVİMİZ

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası olarak yat limanı projesi üzerinde çalıştıklarını, şu anda bu projenin ÇED sürecinde olduğunu söyleyen Engin, "Bu süreç tamamlandığında Çanakkale'ye 600 teknelik bir yat limanı kazandıracağız. Lapseki'deki atıl balıkçı barınağı için de bakanlığa müracaatta bulunduk. Birden fazla yat limanımız olabilir. Bizler sivil toplum kuruluşları olarak kar merkezi değiliz. Atıl durumda bulunan potansiyelimizi ekonomiye kazandırmakla görevliyiz. Bizler Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi olarak 5 bin üyemizin ekonomik gelişiminden sorumluyuz. Bunun için projeler üretmeliyiz" diye konuştu.

SERBEST BÖLGELER

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nda, serbest bölgelerin kurulması ve işletilmesindeki temel amaçlar, ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek olarak belirtildi ve bugüne kadar 21 serbest bölge oluşturuldu.
Bunlar şöyle: Avrupa Serbest Bölgesi, Mersin Serbest Bölgesi, Antalya Serbest Bölgesi, Ege Serbest Bölgesi, İstanbul-Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesi, Trabzon Serbest Bölgesi, İstanbul-Deri ve Endüstri Serbest Bölgesi, Doğu Anadolu Serbest Bölgesi, Mardin Serbest Bölgesi, İMKB Uluslararası Menkul Kıymetler, İzmir Menemen Deri Serbest Bölgesi, Rize Serbest Bölgesi, Samsun Serbest Bölgesi, İstanbul Trakya Serbest Bölgesi, Kayseri Serbest Bölgesi, Gaziantep Serbest Bölgesi, Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi, Bursa Serbest Bölgesi, Denizli Serbest Bölgesi, Kocaeli Serbest Bölgesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi.


Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, odalarla borsaların özel sektör ile devlet arasında köprü olduğunu belirterek, “Ben de bu kapsamda elimden geldiğince tüccarımızı esnafımızı ziyaret etmeye çalışıyorum” dedi.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ÇTSO) konuğu olarak katıldığı Akol Otel’de bir konuşma yapan Vali Güngör Azim Tuna, Ticaret Sanayi Odaları’nın illerin ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek, “2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat planlanıyor. Bu çok önemli. Bu kapsamda sektörlere destek vermemiz gerekiyor. Odaların üyelerle birlik ve beraberlik içerisinde çalışması şart. Odalar ve borsalar özel sektör ile devlet arasında bir köprü görevini oluşturuyor. Ben de bu kapsamda elimden geldiğince tüccarımızı esnafımızı ziyaret etmeye çalışıyorum” dedi. Vali Tuna, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun şeffaflığa önem verdiğini de belirterek, “Yeni kanunda şeffaflık çok önemli hale geliyor. Buna ayak uyduramayan gidecek” şeklinde konuştu. Ticaret ve Sanayi Odası’nın projelerine de değinen Vali Tuna, “ÇTSO’nun Yat Limanı Projesi, İş Merkezi ve Kongre Merkezi inşaatları ile Çarşı Projeleri çok önemli. Yapılan bu çalışmaları destekliyorum. 2015 yılı Çanakkale Savaşları’nın 100. yıldönümü. Bu sebeple 2015 Ajansı’nın kurulması ile ilgili çalışmalarımız sürüyor” dedi.

Vali Tuna’nın konuşmasının ardından proje uzmanları ÇTSO’nun Yat Limanı Projesi, İş Merkezi ve Kongre Merkezi inşaatları ile ilgili sunum yaptı. Çanakkale Yat limanı projesi ile ilgili çalışma yapan MAG Mühendislik Hizmetleri ile NAZKA Mühendislik firmasının yetkilileri Yelken Kulübü mevkiinde yapılması planlanan limanın 608 yat kapasitesinde olacağını belirterek, “61 bin 960 metreküp dolgu yapılacak yerde 7 bin 667 metrekarelik marina tesisi olacak. Ayrıca 700 metrekarelik de ticari alanın bulunacağı yat limanında ÇED raporu ile ilgili çalışmalar sürüyor. ÇED raporunun alınmasının ardından ise 7 yıl içerisinde burada inşaata başlanması gerekiyor” dedi.

ÇTSO İş Merkezi ve Kongre Merkezi ile ilgili açıklamalarda bulunun firma yetkilisi ise iş merkezinin Ağustos ayında inşaatına başlandığını belirterek, “2500 metrekarelik alan üzerine kurulan bina 1 bodrum, 1 zemin ve 5 normal kattan oluşuyor. Kongre merkezi inşaatına ise Temmuz ayında başlandı. Burası da 1 bodrum, 1 zemin ve 2 normal kattan oluşuyor. Burada ayrıca 445 metrekarelik konferans salonu ve 300 metrekarelik bir fuaye alanı olacak. Her iki inşaatta 16 ay sonra tamamlanacak” dedi.

ÇARŞI PROJESİ YENİDEN İHALEYE ÇIKIYOR

Çarşı proje ile ilgili açıklamalarda bulunan ÇTSO Başkanı Bülend Engin ise Anıtlar Kurulu yönetiminde yapılan yeni değişikliklerin ardından Çarşı Projesi’nde bir takım değişiklikler olduğunu belirterek, “Yeni yönetim kentsel tasarım genel şartnamesine göre projenin yeniden yapılmasını talep etti. Bizler de bunun üzerine daha önce projeyi yaptırdığımız firmaya bunu ilettik. Ekstra bir para talep ettiler. Bunun üzerine yeniden ihale yapmayı kararlaştırdık. Bu hafta içersinde bu ihaleyi yapıp yeniden projeyi çizdireceğiz. Mart ayına kadar da bu konuyu halletmiş olacağız” dedi.


Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın Kasım ayı olağan Meclis toplantısına kruvaziyer limanı projesi damgasını vurdu. ÇTSO Meclisi, GESTAŞ tarafından çalışmaları devam eden Çanakkale Kruvaziyer Limanı projesinin desteklenmesi konusunda oybirliği ile karar alırken, ÇTSO Başkanı Bülend Engin, “Çanakkale’nin ekonomik kalkınması için çok önemli bir proje olan kruvaziyer limanı sayesinde Çanakkale esnafı ve Çanakkale turizmi kazanacaktır” diye konuştu.

Bülend Engin, GESTAŞ’ın limanı dünyanın en büyük kruvaziyer gemilerinin yanaşabileceği büyüklükte planladığını belirterek, “Çanakkale’de turizmin gelişmesini isteyen herkes bu limanı desteklemelidir. Troya’ya yabancıları nasıl getireceğiz. Gelibolu için gelen yabancılar feribotlarla karşıya geçiyor. Kruvaziyer limanı turizmin gelişmesi için büyük bir adım olacaktır. Bundan Çanakkale esnafı da kazanacaktır” dedi.
ÇTSO Meclis Başkan Yardımcısı Remzi Gula’nın Divan Başkanlığı’nı yaptığı Meclis toplantısında, Başkan Yardımcısı Kemal Karakaş, Yönetim Kurulu’nun Kasım ayı çalışmalarını anlatan bir konuşma yaptı. Karakaş, yat limanı projesinde, ÇED Raporu’nun önümüzdeki aylarda sonuçlanacağını belirtirken, bir yıl içinde tamamlanacak kent içindeki iş merkezinden sağlanacak kira geliriyle Çanakkaleli öğrencilere burs verileceğini ifade etti. ÇTSO yöneticilerinin, Oda’ya devrettiği huzur hakları parasıyla 20 öğrenciye burs verildiğini söyleyen Karakaş, “Bugünden itibaren değişik komitelerle ve üyelerle randevulu görüşmeler başlattık. Bundan amacımız hem sizden fikir almak hem de katılımcı olmanızı sağlamak. Üyelerimizle daha iç içe olmak istiyoruz” dedi.
Daha sonra kruvaziler limanı projesine değinen Karakaş, GESTAŞ’ın bu konuda çalışmalar yaptığını belirterek, şöyle konuştu:
“Yıllardır şehrimize büyük kruvaziyer gemileri yanaşmıyor. Ancak boğazdan yılda 2 milyon turist geçiyor. GESTAŞ kruvaziyer limanı için çalışmalar başlattı. Çanakkale halkı, milletvekilleri, Belediye, Valilik ve Oda olarak GESTAŞ’ın projesine destek vermek zorundayız. Biz ÇTSO olarak bu çalışmayı takdirle karşılıyor ve destekliyoruz.”
Meclis Başkan Yardımcısı Remzi Gula da, GESTAŞ’ın Çanakkale’nin en başarılı şirketlerinden biri olduğunu ve kruvaziyer limanı projesinin ÇTSO Meclisi tarafından desteklenmesi gerektiğini belirterek, konuyu Oda Meclisi’nin oyuna sundu. Yapılan oylamada ÇTSO Meclisi, oybirliğiyle kruvaziyer limanı projesini destekleme kararı aldı.


ÇANAKKALE DOMATESİ MARKA OLACAK

Çanakkale'nin ünlü domatesi için marka tescili çalışmaları başladı. Ziraat Odası'nın projesiyle bölgedeki üreticilere eğitim verilerek, yapılacak ekim sonrası ortaya çıkan kaliteli domatesin coğrafi işaret alması ve markalaştırılmasının sağlanacağı belirtildi.

Ziraat Odası'nın hazırladığı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi'nin katkıda buluduğu 'Çanakkale Domatesi Markalaşması ve Coğrafi İşaret Tescili Projesi', Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında kabul edildi. Proje kapsamında, bölgedeki 693 üreticiye 3 ay boyunca domates üretimi için yerinin hazırlanması, gübrelenmesi, sulaması, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları konularında eğitim verileceği bildirildi. Ardından yapılan ekimde yetişen domatesin, gerekli tahlillerden sonra ilgili yerlere başvuru yapılarak coğrafi işaret alması ve marka tescili yapılmasının isteneceği belirtildi.

Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İlhan Ulus, toplam bütçesi 55 bin 247 lira olan proje bedelinin 43 bin 368 TL'lik bölümünün GMKA tarafından hibe olarak verileceğini söyledi.
Ulus, projenin üreticilere eğitim verilerek daha kaliteli ürün elde edip, Çanakkale domatesinin marka olmasını sağlama amacı taşıdığını anlatırken şöyle dedi: "Proje kapsamında özellikle merkez ilçedeki 693 üreticiye, Çanakkale domatesinin daha kaliteli yetiştirilmesi için toprak hazırlığından sulamaya, gübrelemeden ilaçlamaya, ürünün ekiminden hasadına kadar yapılacak bütün uygulamalarla ilgili eğitimler verilecek. Bilinçlendirilen üreticilerle hem verimde artış hem de domateste standart yakalanmış olacak. Daha sonraki aşamada yapılacak analizlerle elde edilen veriler ışığında Çanakkale domatesinin coğrafi işaret ve marka tescili alınacak."

Çanakkale domatesi tadıyla lezzetiyle İstanbul-İzmir gibi büyük şehirlerde bilinen aranan bir ürün olduğunu bildiren Ulus, şöyle devam etti: "Her yerde 'Çanakkale domatesi' tabiri kullanılıyor. Kendi kendimize 'Çanakkale domatesi markadır' diyoruz. Peki marka almış mı? Hayır. Yıllardır, ilimizde ürün çıkmadan başka illerde 'Çanakkale domatesi' adı altında satışlar yapıldığını duyuyoruz. İşte projeyle birlikte tescil işlemlerinin yapılmasıyla bunların önüne geçeceğiz. Üreticilerin eğitim çalışmaları aralık ayında başlayacak ve 2012 yılının mayıs ayında sona erecek."

Öte yandan, ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kenan Kaynaş'ın genel koordinatörlüğünü yaptığı projenin ilk aşamasında ÇOMÜ laboratuvarlarında Çanakkale domatesinin özellikleri inceleme altına alındı. Prof.Dr. Kaynaş yapılan analizlerde, domatesin rengi, sertliği, asit oranı, şeker durumu ve C vitamini gibi kıstasların da aralarında bulunduğu 12 farklı özelliğini gözlemlediklerini bildirdi.


Sektörel Dernekler Federasyonu SEDEFED ve Rekabet Forumu REF işbirliğinde İstanbul Sabancı Center’da düzenlenen 7.Rekabet Kongre finalinde verilen Rekabet Gücü Ödülü’nün sahibi İÇDAŞ oldu.

Büyüme, İhracat, Katma değer ve kâr, Müşteri ve toplum, İnsan Kaynakları, Finansal Kaynaklar, İnovasyon Tasarım ve Teknoloji, Liderlik, Stratejilerin Sürdürülebilirliği, Süreç ve Sistemlerini geliştirebilme, gibi 10 temel bileşen üzerinden yapılan değerlendirmede şirketlerin performansını ölçen Jüri İÇDAŞ’ı “2011 yılı Rekabet gücü” ödülüne layık gördü.

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, AKKÖK Şirketler Gurubu İraa Kurulu Üyesi Mustafa Yılmaz, RÖYK Başkanı Prof. Dr. Dilek Çetindamar, REF Direktörü Doç. Dr. İzak Atiyas, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Başkan Vekili Özal Erkay, Bilim İlaç Genel Müdürü, Dr. Erhan Baş ve ARGE Danışmanlık Başkanı Hakan Kilitçioğlu gibi isimlerin bulunduğu 2011 yılı Rekabet Gücü Ödül Jürisi 5 aylık bir değerlendirmenin ardından 16 kasım günü düzenlenen törende kararını açıkladı.

Sektörel Dernekler Federasyonu SEDEFED ve Rekabet Forumu REF işbirliğinde İstanbul Sabancı Center’da düzenlenen 7.Rekabet Kongresinde gerçekleşen törende, İÇDAŞ Yönetim kurulu Başkanı Bayram Aslan ödülü Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna’nın elinden aldı. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Biga Kaymakamı Fatih Genel, Biga Belediye Başkanı Mehmet Özkan ve çok sayıda İÇDAŞ çalışanının katıldığı törende yaptığı konuşmada Bayram Aslan “ Bu ödülü İÇDAŞ çalışanları adına almaktan büyük gurur duyuyorum. Bu başarı onların hak ettiği bir başarıdır” diyerek, ödülü İÇDAŞ çalışanları adına Genel Müdür Bülend Engin’e verdi. Ödülü İÇDAŞ Yönetim kurulu Başkanı Bayram Aslan’a sarılarak alan Bülend Engin yaptığı konuşmada bu yarışmada olmanın ve bu ödülü almanın hem kendilerini hem de rakiplerini motive edeceğine dikkat çekti.

“Bu ödülün üzerinde alın teri var”

Bülend Engin konuşmasında, aldığı 2011 Yılı Rekabet ödülünün üzerinde her İÇDAŞ çalışanının alın teri olduğuna belirterek “Yarışmanın, şirketimiz için başarılı ve ülkemiz için yararlı bir sonuca dönüşeceğine inancımla, daha büyük başarılara, hep birlikte imza atmak için, her bir İÇDAŞ’lıya teşekkür ediyorum”dedi. Bülend Engin konuşmasına şöyle devam etti ; “ İÇDAŞ hiçbir altyapısı olmayan, sanayileşmemiş bir yörede, kendi öz kaynaklarıyla yatırım yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Çanakkale’de entegre bir sanayi vahası yarattık; gerek entegre üretim, gerekse de çevresel değerlere saygı anlamında ülkemizde örnek bir üretim üssü oluşturduk. Sektörümüzde öncüsü olduğumuz uygulamalarımızla, tüm topluma örnek olmak adına, rekabet gücü ödülüne başvuruda bulunduk. Bu yarışmada olmak, hem bizi hem de takipçilerimizi motive edecektir. Rekabet Gücü Ödül başvuru yolculuğumuzun; şirketimize Ödül'ün çok ötesinde kazanımlar sağladığı çok açıktır. Başvuru sürecinde, sistemimizi yeniden gözden geçirme fırsatını yakaladık ve öğrenme eğrimizi, birkaç basamak yükseltme imkânı sağladık. Süreç; bizim için motivasyonumuzu yükselterek, birlikteliğimizi kuvvetlendiren, öğrenme yolu ile kendimize yeni bir bakış açısı kazandıran, özel bir tecrübe olmuştur. Dünya demir-çelik sektöründe, çok gerisinde başladığımız bir yarışta; Enerji verimliliği, proses etkinliği, çevre duyarlılığı, teknoloji kullanımı, çalışanların üretkenliği ile İÇDAŞ, ortaya koyduğu rekabet gücüyle, ülkemizin adını bugün saygın bir noktaya getirmenin gururunu paylaşmaktadır”
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna “ İÇDAŞ Çanakkale’nin gururu oldu.İÇDAŞ’a uluslar arası alanda da başarılar diliyorum”dedi.
Sabancı Center’da düzenlenen törende sanayi kuruluşlarının Çanakkale protokolüne yakın ilgisi ve İÇDAŞ çalışanlarının coşkusu dikkat çekti.


GÜNEY MARMARA KALKINMA AJANSI
15,2 MİLYON LİRALIK DESTEK VERECEK

Balıkesir ve Çanakkale illerini kapsayan Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA), 2011 yılı için 15,2 milyon liralık iki yeni destek programına çıktığını açıkladı.

Balıkesir Valisi ve GMKA Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Arslan'ın açıkladığı programlarla KOBİ'lerin ihracata yönelik ve yenilikçi projeleriyle kamu kurumlarına yönelik sosyal kalkınma projeleri desteklenecek.
Yeni destek programını açıklamak için GMKA hizmet binasında bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Vali Arslan, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Balıkesir Belediye Başkanı İsmail Ok, Balıkesir İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Bahçavan, Çanakkale Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Bülend Engin, Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Yavuz, GMKA Genel Sekreteri Mustafa Gündoğan, Hukuk Müşaviri Esra Karabuğa ve Program Yönetim Birimi Başkanı Yakup Salman katıldı.

Yeni destek programlarıyla 15,2 milyon liranın, Balıkesir ve Çanakkale'den gelen projelere aktarılacağını belirten Arslan kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli kamu kurumu niteliğindeki organizasyonların yararlanabileceği Sosyal Kalkınma Mali Destek Programı'yla uygun nitelikteki başvuruların destekleneceğini söyledi. TR22 Güney Marmara 2010-2013 Bölge Planı'nda belirlenen hedefler doğrultusunda çıkılan İhracat ve Yenilikçilik Mali Destek ve Sosyal Kalkınma Mali Destek Programları kapsamında projelere aktarılacak toplam tutarın 11 milyon lirasının ihracat ve yenilikçilik projelerine, 4 milyon 200 bin liranınsa sosyal kalkınma projelerine verileceğini ifade etti.
En büyük payın KOBİ'lerin ihracat ve yenilikçilik konularında hazırlayacakları projelere aktarılacağını vurgulayan GMKA Yönetim Kurulu Başkanı Arslan, "Ajansımız, Kalkınma Bakanlığı'nın 9. Kalkınma Planı'ndaki 'Sanayi ve Hizmetlerde Yüksek Katma Değerli Üretim Yapısına Geçişin Sağlanması' ile 'Ar-Ge ve Yenilikçiliğin Geliştirilmesi' hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor. İhracat ve Yenilikçilik Mali Destek Programı, Balıkesir ve Çanakkale bölgesinde Türkiye ortalamasının altında bulunan kişi başına ihracatın arttırılması ve bölgenin dünya ekonomisine eklemlenmesini hedefliyor.
Son başvuru tarihi, 27 Ocak 2012 saat 17.00 olarak belirlendi. İkinci Mali destek programı ise Eğitimin İşgücü Talebine Duyarlı Hale Getirilmesi, Eğitim Sisteminin Geliştirilmesi, Sağlık Sisteminin Etkinleştirilmesi, Gelir Dağılımının İyileştirilmesi, Sosyal İçerme ve Yoksullukla Mücadele, Sosyal Güvenlik Sisteminin Etkinliğinin Artırılması, Kültürün Korunması ve Geliştirilmesi ile Toplumsal Diyaloğun Güçlendirilmesi hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor." dedi. Vali Yılmaz Arslan, Sosyal Kalkınma Mali Destek Programı'na Balıkesir ve Çanakkale bölgesinde faaliyet gösteren kamu kurumları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli kanunlarla kurulmuş kooperatifler ve birliklerin başvurabileceğini kaydetti. Programın son başvuru tarihini de 23 Aralık 2011 saat 17.00 olarak açıkladı.
GENİŞ BİLGİ İÇİN TIKLAYIN


"HEDEF DÜNYA MARKASI OLMAK"
Biga ilçesinde kurulu Doğtaş Mobilya’nın Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, yurt dışı atılımlarını hız kesmeden sürdürdüklerini belirterek, dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini söyledi.

Doğtaş Universal adı altında ‘Doğtaş şimdi tüm dünyada’ sloganıyla gerçekleştirilen bayiler toplantısına Türkiye ve yurt dışından yaklaşık 200 bayi katıldı. Toplantıda, 2011 yılı değerlendirmesi, 2012 yılı plan ve hedefleri, yeni ürünler, yeni yatırımlar, yurtiçi, yurtdışı Pazar koşulları ve pazarlama stratejisi hakkında konular görüşüldü.

Toplantıda açılış konuşmasını yapan Doğtaş Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) Mobilya Sektör Meclisi Başkanı Davut Doğan, Doğtaş’ın 39 yıllık gelişim süreci sonrası büyüyerek, bugün dünyada önemli oyunculardan biri haline geldiğini söyledi. Dotaş’ın hem Türk hem de dünya pazarında söz sahibi olduğunu belirten Doğan, Doğtaş Mobilya olarak hem yurtiçinde hem yurt dışında her geçen yıl hız kesmeden büyümeyi sürdürüyoruz. Ödenen paranın karşılığını veren kalite ve tasarımlarımızla bugün yurt içinde 130 mağazamız, yurt dışında 65 ülkede 91 mağazamız ile mobilya sektöründe Türkiye’nin en prestijli markalarından biriyiz. 2008 yılında aldığımız Turquality belgesi ile de yurt dışı atılımlarımızı hız kesmeden sürdürerek, bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.

Doğtaş Genel Müdürü İsmail Doğan ise, 2011 yılını gerçekleştirdikleri yatırım ve yenilikçi yüzleri ile geçmiş yıllardan çok daha güçlü olarak geçirdiklerini ifade ederek şunları söyledi; “2011 yılı bizim için çok olumlu bir yıl oldu. 2011 yılından yatırım yaparak ve büyüyerek çıktık. Bundaki en önemli unsur kalite politikamızdan hiç taviz vermeyerek faaliyetlerimize, üretimimize sahip çıkmamızdır. 2011 yılı, 2010 yılınna oranla yüzde 30 büyüme sağladığımız bir yıldı. 212 hedefimiz, 40’ncı yılımızda yüzde 40 oranla büyüme sağlamak. Global pazarlarda 65 ülkede faaliyetlerimizi yürüterek ihracatta yüzde 30 seviyesine ulaştık. İhracatta 2012 yılı için yine 40’ncı yılımızda yüzde 40 büyüme hedefliyoruz. Büyüme stratejileri ile yurtdışı yeni pazarlar geliştirme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Doğtaş olarak yenilikçi ve öncü özelliğimizi 2012 yılında da aynı şekilde sürdüreceğiz.”

Toplantıda, Pazarlama Müdürlüğü tarafından 2012 yılı için oluşturulan yeni stratejiler, hedefler hakkında bayilere detaylı bilgiler verildi ve dünya trendlerinden yola çıkarak oluşturulan yeni ürünler tanıtıldı. Bununla birlikte, rekabetin her geçen gün arttığı sektörde, farklılık yaratmak, yurtiçi ve yartdışı pazarlarına uygun stratejiler geliştirmek amacıyla hazırlanan sunumlar da bayiler ile paylaşıldı.


HESAP VERİLEMEYECEK HİÇBİR İŞİMİZ OLMAYACAK

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu çalışmalarını kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyor…

ÇTSO Yönetim Kurulu olarak ortak düşüncemiz, Odamızda alınan karar süreçlerinin toplumun bilgisine açıkça sunulması ve çalışmaların şeffaf bir anlayışla yürütülmesi yönetim ve hizmet anlayışımızın vazgeçilmez ilkesi olmalıdır.

Kol kırılır yen içinde kalır yaklaşımını kabul edemeyiz. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu olarak üyelerimizden saklı ve hesap verilemeyecek hiçbir işimiz olmayacaktır.Yapılan çalışmaların ve yürütülen projeler hakkındaki bilgilerin odanın gerçek sahibi olan üyelerle paylaşımı odamız faaliyetlerine otokontrol ve dinamizm katmaktadır. Ayrıca sizlerden gelen görüş ve öneriler Çanakkale’nin geleceğine ışık tutmaktadır. Bu anlayış ile Yönetim Kurulumuzun aldığı kararlar ve yapılan çalışmalar gerek GSM mesajı gerekse e-mail olarak bütün üyelerimize gönderilmektedir. Şeffaflık ilkesi adına ortaya koyduğumuz bu tavrımızın üyelerimizden olumlu yanıt alması bizleri mutlu etmektedir.
12 Ekim 2011 Çarşamba günü yapılan Yönetim Kurulu Toplantımızda alınan kararlar bilgilerinize sunulmuştur.
Odamıza gelen Burs talepleri değerlendirildi
Odamız Genel Sekreterliği, Burs talepleri hakkında bilgi verdi. Duyurumuzun Odamızca belirlenen kontenjan dolana kadar açık tutulmasına, müracaatları tamamlanmış olan 5 lisans , 5 orta öğretim öğrencisinin burs ödemelerinin yapılmasına oybirliği ile karar verildi.
Projeler yerinde görülecek
Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin’in önerisi ile; Ekim ayı Meclis toplantısı öncesinde gerekli organizasyonun Genel Sekreterlik tarafından yapılarak, Meclis üyelerimiz ve ilgilenen diğer Odamız üyeleri ile OSB ve İş Merkezi inşaatlarının yerinde gezilmesi ve Meclis Üyelerine inşaat çalışmaları hakkında Yönetim Kurulu tarafından bilgi verilmesi hususunun Meclis gündemine alınması için Meclis Başkanlığına sunulmasına oybirliği ile karar verildi.
Eğitimde GMKA ile İşbirliği
Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın 04.10.2011 tarihli yazısı okundu. 2012 yılında bölgemiz kapasitesinin gelişimine katkı sağlamak amacı ile düzenlenmesi planlanan eğitimlerin, konu ve içeriklerinin belirlenmek üzere iletilen konu başlıklarından üç tane seçilmesini istedikleri anlaşıldı. Yapılan değerlendirmede;
-Turizmde Yenilikçilik Pazarlama ve Markalaşma
- KOBİ’ler İçin Yurtdışına Açılma Stratejileri
-Tarımsal Üretimde Pazarlama , Markalaşma ve Sertifikasyon
Konu başlıklarının seçilerek iletilmesine oybirliği ile karar verildi.
Halkın Ulaşım sorununa çözüm bulunması için İl Trafik Komisyonuna müracaat
19 no’lu Meslek Komitesi’nin 18 no’lu kararları okundu. İskele meydanında otobüslerin indi–bindi yapmalarının sağlanması için Trafik Komisyonuna girişimde bulunulmasının talep edildiği anlaşıldı. İlimiz feribot iskelesinden transit geçiş yapan otobüs firmalarının iskelede yolcu indirme bindirme yapmalarına izin verilmesi için İl Trafik Komisyonuna yazı yazılmasına oybirliği ile karar verildi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu
İnşaat Mühendisleri Odası’nın 03.10.2011 tarihli yazısı okundu. 21-23 Ekim 2011 tarihlerinde Kolin Otel’de 3.İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu düzenleneceği belirtilerek, katılım sağlanmasını talep etikleri anlaşıldı. 9,10 ve 23 no’lu meslek grubu üyelerine duyurulmasına oybirliği ile karar verildi.

Üyelerimizin Ahşap Teknolojileri Fuarına Katılımı
15-19 Ekim 2011 tarihlerinde TÜYAP’da düzenlenecek olan INTERMOB Ahşap Teknolojileri ve Ağaç İşleme Makinası Fuarına ilgili komiteden katılım için gelen sözlü talep üzerine duyuru yapıldığı ve 24 kişinin katılım bildirdiği belirtildi. Gerekli organizasyonun yapılmasına oybirliği ile karar verildi.
İnşaat Projeleri hakkında bilgi alındı
Her iki inşaatın danışmanlık ve kontrolörlüğünü yürüten Uğur Tınaz çalışmaları hakkında bilgi verdi. Proje müellifleri ve fenni mesullerinin şu ana kadar olan revizyonlarla ilgili ve uygulama projeleri ardından revizyon olabileceği ile ilgili bilgilendirilmesi ve görevlerinin hatırlatılması gerektiğini, uygulama projelerinin hazırlanmasına kadar şantiyelerde geçici iş programına ihtiyaç olduğunu, şu an devam eden imalatların hazırlanan projelerle beraber ilerlemesi gerektiğini belirttiği görüldü. İş Merkezi inşaatında zemin ve 1.katın bütün olarak, diğer katların ayrı ayrı kiraya verilecek gibi çalışmaların yürütülmesine, iki haftada bir inşaatların Yönetim Kurulu olarak yerinde incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu


Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Türkiye Mobilya Sektör Meclisi Başkanı Davut Doğan Başbakan Erdoğan’ın yerli ürün kullanımı genelgesini değerlendirdi;
‘KALİTEDE DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADIK, YERLİ ÜRÜN KULLANALIM’ …

Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Türkiye Mobilya Sektör Meclisi Başkanı Davut Doğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarda öncelikli olarak Türkiye’de üretilen ürünlerin tercih edilmesi yönündeki genelgesini desteklediğini bildirdi.

Başbakan’ın yaptığı açıklamanın diğer sektörler gibi mobilya sektörünü de sevindirdiğini ifade eden Doğan, kalitede dünyadan eksiğimiz yok, mecbur değilsek yerli ürün kullanalım’ çağrısı yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarda öncelikli olarak Türkiye'de üretilen ürünlerin tercih edilmesi gerektiği ve yöneticilerin bu konuda gereken duyarlılığı göstermelerini isteyen genelgesi mobilya sektöründe de en üst düzeyde yankı buldu. Doğan, tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla, Türkiye ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanmasının ekonomimiz için çok daha yararlı olacağına dair Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzalı genelgeyi ülke ekonomisi açısından son derece önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:
Doğan, şunları söyledi: ”Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek ürün alımlarında öncelikli olarak Türkiye’de üretilen ürünlerin tercih edilmesi gerektiğinden söz ediyor. Kendisini Doğtaş Mobilya ailesi ve Türk mobilya sektörü olarak destekliyoruz. Bizim tüketiciye vermek istediğimiz bir mesaj var; Doğtaş Mobilya ve Türk mobilya sektörü olarak, mecburi bir durum olmadığı sürece, ithal yerine yerli ürün tercih edilmesinin, başbakanımızın da belirttiği gibi ülke ekonomisini çok ileriye taşıyıp, güçlendireceğine inanıyoruz” dedi.

Mobilya sektörü, tasarım ve kalitede dünya standartlarında
Başbakan’ın yaptığı açıklamanın çok doğru bir yönlendirme olduğunu ifade eden Doğan; sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk mobilya sektörü olarak 2010 yılında perakende anlamında iç pazarda yüzde 8, dış pazarda yüzde 20 büyüme sağladık. Bu orandan da görebileceğimiz gibi sektörümüzün her geçen gün hacmi artıyor. Bunun yanında, son yıllarda tasarım ve ürün geliştirmeye her yıl ciddi miktarda yatırımlar yapıyoruz. Hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarında daha güçlü bir şekilde yer alabilmek için global tasarımlar yaratıyoruz. Bu ürün ve tasarımlarımızla İtalyan ve Alman mobilya sektöründe takdir toplayarak, söz sahibi olduk. Bu bilinçle hareket ederek ihtiyaç halinde ürün alımlarını yerli firmalardan gerçekleştirmenin, ülkemizi ve sektörü daha ileriye taşıyıp, daha güçlü kılmak adına çok önemli yararlar sağlayacağını düşünüyoruz.”


Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Basın Sözcüsü Mert Mildon geçtiğimiz hafta Belediye Meclis toplantısında gündeme gelen Yat Limanı ve İş Merkezi projeleri hakkındaki değerlendirmelere yanıt verdi:

ÇTSO’nun varlık sebebi Çanakkale’nin gelişmesi ve dünya ile entegre olması için proje üretmek ve bu projeleri üyeleriyle birlikte hayata geçirmektir. Öncelikli hedefimiz, Çanakkaleli işadamının, sanayici ve esnafımızın gelirini yükseltmek, daha fazla istihdam yaratmak ve Çanakkale’mizde yüzde 7 olan işsizlik oranını yüzde 1’lere çekmektir.
Yat Limanı projemiz de bunlardan biridir. Bu alanda yapılan özverili çalışmalar harcanan mesailer ve bedellerin tamamı ÇTSO Yönetim Kurulu tarafından ve ÇTSO’nun bütçesine dokunulmadan yapılmaktadır. ÇTSO bu yola tek başına değil şehrin tüm öncü kurumları ile çıkmıştır. Amacımız şov yapmak değil doğrudan sonuca ulaşmaktır. Bunların en büyük göstergesi de yıllardır yapılamayan yatırımlara başlamış olmamızdır.
Belediye Meclisi’nde konuşulmuş olan “Yat Limanı konusunda bilgi eksikliği” yorumu anlamsızdır. Projemiz, gerek ÇTSO Meclisi’nde üyelerimize gerekse ÇED toplantısında bütün halkımızın bilgisine sunulmuştur. Proje hakkında bilgi sahibi olunmadan fikir beyan edilmesi yanlıştır. Aynı zamanda projenin yürütülmesi için tüzel kişiliğin oluşturulması yolunda Sayın Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Sayın Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Sayın İl Genel Meclisi Başkanı Ali Rıza Tekin ve GESTAŞ Genel Müdürü Sayın Hasan Yörükçü bizden desteklerini esirgememiş ve projenin gerçekleşmesi için çok büyük destek vermişlerdir. Vermiş oldukları destekten dolayı kendilerine ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu proje için Üniversite ve mühendislik firmalarının yer aldığı 8 kurum; son derece profesyonel bir biçimde çalışmaktadır. Kurumumuz hiçbir olayı kişiselleştirmeden sadece Çanakkale için çalışmayı kendine görev edinmiştir.
Aynı zamanda son Belediye Meclis toplantısında, Odamızın İnönü Caddesi’ndeki yapımı devam etmekte olan İş Merkezi inşaatı ile ilgili, henüz temel inşaatı safhasındaki yapının zemin ve temel değerleri ile ilgili hususlar gündeme gelmiştir. Bu nedenle bu konuda da açıklama yapma gereği olduğu düşünülmüştür.
Uzun yıllardır Odamızın mülkiyetinde olan ve atıl olarak boş bulunan bu değerli arsanın hem Odamıza hem de ticaret hayatına kazandırılması amacıyla Meclisimiz, Yönetim Kurulumuz, İnşaat Komisyonumuz kararları ile bir iş merkezi inşaatı olarak yapımına başlanmıştır.
Yapının projelendirme safhasında yasaların gerektirdiği tüm sondajlı zemin etüd çalışmaları yaptırılmış ve buna göre hazırlanan zemin etüd raporları, bu raporlardaki temel derinliği zemin değerleri dikkate alınarak betonarme-statik projeleri hazırlatılmıştır.
Ehil mühendislerce hazırlanan tüm bu rapor ve projeler öncelikli olarak İnşaat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi, sonrasında da yetkili yapı denetim firması ve en son olarak da yapı ruhsatını vermekle yetkili Çanakkale Belediyemizin gerekli birimlerinden kontrolleri yaptırılarak onaylatılmıştır. Yapı inşaatımız ise; tüm bu rapor ve projelere uygun olarak, “Bina İçin Yeterli ve Gerekli Temel Kazısı Yapılarak, Çevresindeki Yapılar İçin Gereken Tüm Tedbirler Alınarak, Zemin Emniyet Değeri İçin Proje ve Raporlarında Gösterilen Tüm Derinlik ve Zemin İyileştirme Kurallarına Uyularak ve Tüm Bunlara Ek Olarak 1. Derece Deprem Bölgesi Şartlarına Göre DEPREME DAYANIKLI OLARAK” devam etmektedir.
ÇTSO onbinlerce istihdama sahip 5.000 üyeden oluşan Çanakkale’nin en büyük meslek örgütlerinden biridir. Üyelerimizden aldığımız bu destek ile Çanakkale’yi, Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023’e hazırlamakta onur duyuyoruz. Halen inşaatı devam eden Organize Sanayi Bölgesindeki Kongre ve Tanıtım Merkezi inşaatımız ve İnönü Caddesi’ndeki İş Merkezi ile ÇED süreci devam eden Yat Limanı projelerimiz, Çanakkale’mize yakışan ve ilimize hizmet edecek eserler olacaktır. Biz tüm Yönetim Kurulumuzla birlikte konuşan değil icraat yapan bir kurumuz.

Mert Mildon
ÇTSO Basın Sözcüsü


ÇANAKKALE EKONOMİSİNİN GELİŞME İVMESİ

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin, Çanakkale'nin, yatırım için bakir bir kent olduğunu belirterek, "Yapılacak ortak akıl ve enerjiyle bu potansiyel harekete geçirilmelidir" dedi.

Engin, yaptığı açıklamada, Çanakkale'nin sıçrama öncesindeki bir kent görünümünde olduğunu söyledi.

Kentin kabuğunu kıracağını ve gelişeceğini ifade eden Engin, yapılan bir araştırmaya göre, Çanakkale'nin, kişi başına düşen 14 bin 186 TL ile Türkiye'nin en zengin 23. ili olduğunu bildirdi. Çanakkale'nin, Türkiye'nin en yaşanılabilir 20'inci ili olduğunu, kent hayatı kalitesi sıralamasında da ilk 10'da bulunduğunu belirten Engin, ilin eğitimli iş gücü potansiyelinin de üst sıralarda yer aldığını kaydetti.
Maden ve tabiat zenginlikleriyle dolu olan Çanakkale'nin yatırım konusunda İstanbul'a oranla daha avantajlı olduğuna işaret eden Engin, şöyle konuştu: "Çünkü İstanbul'un üç katı uzunluğunda boğazı var ve kıyıları İstanbul gibi yağmalanmamış durumda. Bu anlamda yatırım için gerçekten bakir kalmış bir kent. Her şeyi mevcut. Yapılacak olan ortak akıl ve enerjiyle bu potansiyel harekete geçirilmelidir.

Tabi bir ivme yaşandığını hep birlikte görüyoruz. Çanakkale Savaşları'nın 100. yıl dönümü anma etkinlikleri için Çanakkale 2015 Ajansı kurulmakta. Troya Müzesi'nin projesi kabul edildi, ihale aşamasında. Çanakkale otoyolları yapılacak. Kınalı- Gelibolu Otoyol Projesi'ne yakında başlanıyor. Daha da önemlisi Gelibolu -Lapseki Boğaz Köprüsü geçişi ve Lapseki - Çan - Yenice'ye bağlanan otoyol projesi kentin ivme kazanmasına büyük katkı yapacaktır. "

Bülend Engin, Çanakkale için master plan yapılmasının da şart olduğunu ifade etti. Yapılacak plan dahilinde turizm yatırımları, ulaşım alternatifleri, kruvaziyer rıhtımı gibi projelerin gerçekleşmesi gerektiğini kaydeden Engin, Çanakkale'de ayrıca endüstri bölgesi ile serbest ticaret bölgesi kurulması gerektiğini bildirdi. Bandırma-Çanakkale-İzmir demiryolu ağının hızla planlanarak yatırımın başlatılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Engin, "Çocuklarımıza daha güzel bir Çanakkale borcumuzdur" diye konuştu.


TİCARET VE SANAYİ ODASI YATIRIMLARI BAŞLADI

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının (ÇTSO) Ağustos ayı meclis toplantısı yapıldı.

ÇTso Toplantı Salonu'nda Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Şevki'nin yönettiği toplantıda, ÇTso Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin, devam eden projelerin inşaatlarıyla ilgili bilgi verdi.

Engin, Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (OSB) inşaatın yaklaşık bir ay önce başladığını ve normal sürecin devam ettiğini söyledi. Müteahhit firmaya Kdv dahil 100 bin lira hak ediş verildiğini ifade eden Engin, inşaatların denetimi için ihale açıldığını vurgulayarak, "Meclis üyelerimizden rica ediyorum. Sizler de inşaatlarımızı takip edin ve denetleyin" dedi.

İş merkezi projesinin hafriyatının bitirilerek geçen hafta müteahhit firmaya teslim edildiğini söyleyen Engin, inşaatları imece usulu yapmaya çalıştıklarını bildirdi.

Engin, Akçansa'dan tüm inşaatlarda kullanılacak çimentonun sözünün alındığını ve sevkıyata başlandığını ifade ederek, şu bilgileri verdi:

"Sevkıyatı Ekşioğlu firması üstlendi. Karel İnşaat 50 bin lira bağış yaptı. Aydınlık İnşaat 5 bin ton agrega bağışı yapacak. Kale Grubu Başkanlarından Osman Okyay'dan her 2 inşaatımız için kullanılacak seramik ürünlerini alma sözü aldık. İnşaatların hafriyatına Çetinkaya ve Karel firmaları kendi ekipmanlarıyla destek olacak. İnaltaş İnşaat 100 bin, Akarsu inşaat 50 bin, İhsan Diler 50 bin, Erdemir İnşaat 25 bin, Sözsan Çelik 50 bin lira bağış yaptı. Ayrıca Erdemir İnşaat proje bedeli almayarak destek olup, 25 bin lira bağış sözü verdi. Yapısan Mimarlık 14 bin 820 lira mimari proje bedeli almayarak bağışta bulundu. Isımer firması da 4 bin 652 lira mekanik tesisat projelendirme ücretini almadı. Hepsine teşekkür ediyorum. "

Yat limanı projesine de ÇTso ve iştirakleri olarak başlandığını anlatan Bülend Engin, "Hedef 5 ortaklı bir anonim şirket kurmaktır. İl Genel Meclisi, biz, GESTAŞ, Belediye ve Terzioğlu Vakfı var. Bu, sayın valimizin başkanlığında Çanakkale'ye mal olacak bir projedir. Çanakkale'nin canlanması ve ekonomisinin gelişmesi için çabalıyoruz. Proje bazında kaybedilmiş zamanımız yoktur" diye konuştu.


Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Temmuz ayı ihracat rakamlarını Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ÇTSO) düzenlenen bir toplantı ile açıkladı. Toplantıya, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Çanakkale milletvekilleri Mehmet Daniş, İsmail Kaşdemir, Ali Sarıbaş, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile TİM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akyüz, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin, TİM ve ÇTSO yöneticileri ile işadamlarının yanı sıra Çanakkale ve ulusal medyanın temsilcileri katıldı.

Toplantıda, Temmuz ayında Türkiye’nin ihracatının yüzde 23 artışla 11.5 milyar dolara olduğunu, yılın ilk 7 ayında ise yüzde 20 artışla 77.1 milyar dolara ulaştığını açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İhracatçılar cephesinden üzerimize düzeni fazlasıyla yapıyoruz. Ancak ithalattaki yüksek artış ihracatımızın artışını gölgeliyor” dedi.
Toplantıda konuşan Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, ekonomideki gelişmelerin ihracatın lokomotif olduğu bir döneme girdiğimizi gösterdiğini belirterek, “2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi uzak ve ulaşılmaz değil. 2023 yılına kadar 12 yılımız var. Bu da ortalama her ay ihracatımızı 2.5 milyar dolar artırmamız ve yıllık bazda da ortalama artışımızın 30 milyar dolara ulaşması anlamına geliyor” diye konuştu.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da, ihracat artışı için tüm çabalara katılacaklarını ifade ederek, “İhracata yönelik yatırımlara Çanakkale Belediyesi olarak destek olacağımız tabiidir” dedi.
ÇTSO Başkanı Bülend Engin ise, daha hızlı ekonomik büyüme için yatırım ve üretim vurgusu yaptı. Dünya ekonomik krizleri konuşurken, ekonomik başarılarımızı dile getirmek ve değerlendirmek için bir araya gelindiğine dikkat çeken Bülend Engin, “Bu başarılar ile yetinmeyip, daha ileri götürmenin vazifemiz olduğu bilinci ile ülkemizin yatırım ve üretim merkezi haline getirilmesini ve artık üretim cumhuriyeti olmamızı arzuluyoruz.”
Bülend Engin konuşmasına şöyle devam etti:
“Ülkemizin en uzun kıyı şeridine sahip illeri arasında yer alan Çanakkalemiz, yatırım ve üretimi hedef almalı ve bundan böyle sahillerimizi konut alanı olmaktan çıkarmalıyız.
Sahillerimiz doğaya zarar vermeyecek şekilde istihdama dönüşebilecek yatırımlara yönelmeli, liman işletmeciliğinden, balıkçılığa, turizme, eğitime ve istihdam, katma değer sağlayan çevreci üretim tesisleri ile taçlandırılmalıdır.
Çanakkale yatırım çeşitliliği anlamında dünyada örnek alınacak bir yöredir. Turizm, kültürel ve eğitim değerleri ile çok zengin bir potansiyele sahiptir. Bu zenginliği daha da ileriye taşıyarak reel ekonomiye kazandırmaya çalışıyoruz.
Geçtiğimiz yıl odamıza kayıtlı 32 firmamızla yakaladığımız bir milyar 545 milyon dolarlık ihracat seviyesini bu yıl daha da artıracağız. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünde 500 milyar dolarlık ihracat hedefinden yeterli payı alabilmek için önümüzdeki ilk 5 ve 10 yıllık dönemlerde odamız üyeleri ile yönettiğimiz istihdamı artırarak, istihdamı en çok artıran il olacağımızın ve ekonomik gelişimde Çanakkale’nin varlığını derinden hissettireceğimizin sözünü huzurlarınızda veriyoruz.”
Toplantıda geçen yıl Çanakkale’de en çok ihracatı gerçekleştiren, Doğtaş Mobilya, Ulubay Soğuk Depo ve Kale Maden firmalarının temsilcilerine plaket verildi.


ÇTSO Haziran ayı Meclis toplantısında konuşan Başkan Bülend Engin, Çarşı projesinin tamamlandığını, yat limanı için de bakanlığa ÇED Raporu başvurusu yapıldığını açıkladı.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın Haziran ayı Meclis Toplantısı yapıldı. ÇTSO Meclis Başkan Yardımcısı Remzi Gula’nın yönettiği toplantıda, Oda’nın projeleri ile ilgili son gelişmeler değerlendirilirken, Çarşı bölgesi projesinin tamamlandığı ve Belediye Meclisi’ne sunulacağı açıklandı. Ayrıca, 2012 Anzak Günü için Avustralya Büyükelçiliği’nin talep ettiği malların Çanakkaleli üreticilerden alınacağı açıklandı.
Meclis toplantısında bir konuşma yapan ÇTSO Başkanı Bülend Engin, Çarşı bölgesinin yenilenmesi projesinin tamamlandığını ve Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a arz edildiğini belirterek, “Önümüzdeki hafta Belediye Meclisi’ne sunulacak. Belediye Meclisi’nin onayının ardından Anıtlar Yüksek Kurulu’na müracaatımızı yapacağız. Proje çok güzel, işin uzmanı bir mimarlık şirket tarafından yapıldı” dedi.
Yat limanı projesiyle ilgili olarak da bilgi veren Bülend Engin şöyle konuştu:
“ÇTSO ve iştirakleri olarak geçen hafta Çarşamba günü ÇED Raporu başvurusu yaptık. Zaman kazanmak için müracaatımız ÇTSO ve iştirakleri olarak yapıldı. Bu projede GESTAŞ’ın olmasını istiyoruz, Belediye olacak, Terzioğlu Vakfı olacak, Üniversite’nin de işin içinde olmasını istiyoruz. Hedefimiz Kasım sonu itibarıyla ÇED Raporu’nu almak, ondan sonra önümüz açılıyor. 2012 yılında kazmayı vuracağız. OSB’deki Hizmet Binası’nda da 1 Temmuz Cuma günü ihale yapılacak.”
ÇTSO’nun OSB’deki hizmet binasına ve sponsor olmak isteyen Çanakkaleliler konusuna da dikkat çeken Bülend Engin, “Sponsor olmak isteyen üyelerimiz ile Çanakkalelilere ve sponsorluktan öte belli bir parasal katkı yapmak isteyenlere açığız. Şahıs ya da kuruluş herkesin katkısına açığız. Uygun bir yerde isimlerini taşa kazıyacağız ve bina var olduğu sürece bu arkadaşlarımızın isimleri kalacak” dedi.
Anzaklar Çanakkale’den satın alacak
ÇTSO Başkan Yardımcısı Erdal Akarsu da, Avustralya Büyükelçiliği’nin Anzak Günü için gerekli malların tedarikini Çanakkaleli üreticilerden karşılayacağını söyledi.
Avustralya Büyükelçiliği’nden Devrim Eskiyerli’nin 2012’deki Anzac Günü ile ilgili talepleri Oda’ya bildirdiğini söyleyen Akarsu, çeşitli malların tedariki için Çanakkale’deki üreticilere öncelik tanıdıklarını ve teklif beklediklerini vurguladı. Akarsu, Avustralya Büyükelçiliği’nin talep ettiği malları şöyle sıraladı:
“500 mont, 100 şapka, 150 t-shirt, 13 bin bere, 13 bin yaka iğnesi, 13 bin bez çanta, yağmurluk, kurşun kalem veya tükenmez kalem, 13 bin biyo çözünür çöp torbası.”
OSB’deki hizmet binası içinde Cuma günü kaba inşaat ile ihale yapılacağını belirten Akarsu, önümüzdeki hafta başında inşaata başlanacağını söyledi. Akarsu, İş Merkezi Projesiyle ilgili 1 Temmuz’da ihale ile ilgili bilgilendirme yapılacağını ve 15 Temmuz’da da ihalesinin gerçekleştirileceğini söyledi.


Çevre ve Orman Bakanlığının Çanakkale'ye yönelik yatırımlarının sürdüğü bildirildi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2003-2010 yılları arasında Çanakkale'ye 603 milyon 129 bin 895 lira yatırım yapıldığını, bu yatırımın 533 milyon 365 bin 37 lirasının DSI Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiği bildirildi.

Açıklamada, 2003-2010 yıllarında Çanakkale'ye 3 baraj, 6 gölet, 2 sulama ve 5 adet taşkın koruma tesisi inşa edildiği, bu tesislerle 160 bin 260 dekar arazinin sulamaya açıldığı, 5 yerleşim yerinin ise taşkın zararlarından korunduğu duyuruldu.

Çevre ve Orman Bakanlığının, 1 adet baraj, 4 adet gölet ve gölet sulaması ile 5 adet taşkın koruma tesisi inşaatlarının 2011 yılı sulama sezonunda bitirilmesinin planladığının anlatıldığı açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

"Çanakkale Savaşları'nın cereyan ettiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı yatırımlarla cazibe merkezi haline gelmiştir. 2002 yılında 200 bin civarında olan ziyaretçi sayısı, günümüzde 2 milyonu bulmuştur. Çevre ve Orman Bakanlığı bir ülkenin direniş tarihinin yazıldığı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı yeniden planlayarak cazibe merkezi haline getirmiştir. Ayrıca Kabatepe Tanıtım Merkezi'nin yapım çalışmalarına başlanmıştır.

Çevre ve Orman Bakanlığı'nca 2003-2010 yılları arasında Çanakkale'de 570 bin 550 dekar alanda ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve orman iyileştirmesi çalışmaları yapılmış, 19 milyon 37 bin adet fidan dikilmiştir. Çanakkale merkez, Lapseki, Kumkale, İntepe, Kepez, Umurbey ve Çardak belediyelerinin atıklarının depolanacağı katı atık bertaraf tesisi 2009 yılında hizmete alınmıştır. Bakanlık tarafından Eceabat, Ayvacık, Gelibolu, Gökçeada, Lapseki, Evreşe, Çan, Biga ve Ayvacık belediyelerine birer adet çöp toplama aracı hibe edilmiştir. Daima orman köylülerimizin yanında olan Çevre ve Orman Bakanlığı bu çerçevede, 2 bin 167 aileye 2003-2010 yılları arasında 8 milyon 277 bin lira kredi desteği vermiştir. "


Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında Çanakkale Vali yardımcısı Canan Hançer Baştürk öncülüğünde SGK İl müdürü Ali Sürücü ve SGK çalışanları Çanakkale’de en çok istihdam sağlayan ve SGK primi ödeyen kuruluşları ziyaret ediyorlar.

Bu yıl farklı bir yaklaşımla Ödülleri bizzat işyerlerinde teslim etme kararı aldıklarını belirten SGK İl müdürü Ali Sürücü “ Ziyaretlerimize Çanakkale’de en çok istihdam ve prim üreten İÇDAŞ Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.’den başlamayı uygun gördük. İstedik ki hem çalışanlarımız işyerlerini tanısın, hem de İşverenlerimizin kurumlarımız hakkındaki düşünce ve önerilerini yerinde paylaşalım ”dedi.
17 Mayıs Salı günü gerçekleşen ziyarette Vali yard. Baştürk ve SGK İl Müdürü Sürücü’yü İÇDAŞ Biga Tesisleri Direktörü İsmail Doğan Kenet ve İÇDAŞ Elektrik Enerji Yatırım A.Ş: direktörü Osman Çelikdemir karşıladı.
İÇDAŞ tesislerinde gerçekleşen Ödül Töreninde Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk en yüksek istihdam ve prim ödülünü İÇDAŞ Çelik Enerji adına İnsan Kaynakları Müdürü Hatice Aksoy’a teslim etti.
Çanakkale’de en çok prim ödeyen İÇDAŞ grubu ,ayrıca yatırımına devam eden İÇDAŞ Elektrik Enerjisi Yatırım A.Ş. ile ilk 5 firma arasında 2. firmasıyla da yer almış oldu. İÇDAŞ Elektrik A.Ş. adına ödülünü İl Müdürü Sürücü’den alan Direktör Osman Çelikdemir “İÇDAŞ kazancını sürekli yatırıma dönüştüren, ülkemize enerji ve istihdam yaratan bir
Anlayışa sahiptir. Sayın Vali ve İl Müdürümüze bu anlamlı ziyaretleri için çok teşekkür ediyoruz” diyerek duygularını ifade etti.
Ödüllerin sunulmasından sonra İÇDAŞ Entegre Demir-Çelik tesislerini gezen misafirlere Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Suat Karataş rehberlik etti. İÇDAŞ haddehane bahçesindeki Levrek-çupra tesislerini de ilgiyle inceleyen Baştürk: “İlimiz ve ülkemiz böylesi rekabet gücü yüksek , verimli ve üretken tesislerle gelişmektedir.Bu tesislerde geri dönüşümü, entegrasyonu, planlama ve üretimi gördüm. Ülkem adına gurur verici bir tesis. İÇDAŞ ailesine çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.


Doğtaş’ın 6 milyon TL’lik tasarım yatırımı mobilyada moda rüzgârı estirecek

Doğtaş tasarıma 6 milyon yatırım yaptı, mobilyalarına Atıl Kutoğlu, Ece Sükan ve Federico Delrosso imzasını attı

Türkiye mobilya sektöründe ödüllü tasarımları, dinamik ve vizyoner yaklaşımıyla saygın bir marka olan DOĞTAŞ, mobilya tasarımına 6 milyon TL’lik yatırım yaparak yenilikçilik adına sektörde büyük fark yarattı. DOĞTAŞ Mobilya’nın fonksiyon ve estetiği bütünleştiren yeni serisi dünyaca ünlü modacı Atıl Kutoğlu, ünlü moda ve stil danışmanı Ece Sükan ve ünlü İtalyan mimar Federico Delrosso’nun imzasını taşıyor. Son 3 yıldır tanıtım çalışmaları ile birlikte toplamda 20 milyon TL’yi bulan yenilenme çalışmalarının en önemli dönüm noktasını oluşturan proje ile Doğtaş, 2011’de mobilya sektörüne damgasını vuruyor.

Doğtaş Mobilya’nın yeni serisinin tasarımı için 6 milyon TL’lik yatırım yaparak dünyaca ünlü modacı Atıl Kutoğlu, ünlü moda ve stil danışmanı Ece Sükan ve ünlü İtalyan mimar Federico Delrosso ile gerçekleştirdiği projesinin lansmanı; tasarımcılar Atıl Kutoğlu, Ece Sükan, Federico Delrosso, Doğtaş Yönetim Kurulu Üyeleri ve çalışanları, siyaset, moda, cemiyet ve iş dünyasının ünlü isimlerinin yoğun katılımıyla 19 Nisan’da Koç Müzesi’nde gerçekleştirildi.

İşlevsellikten uzaklaşmadan, daha çok yaratıcılık, daha çok estetik, daha çok konfor ve daha çok yaşam kalitesinin izinde arayışlarını kesintisiz sürdüren Doğtaş, yenilikçi çalışmalarında önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Dünyaca ünlü modacı Atıl Kutoğlu, ve ünlü moda ve stil danışmanı Ece Sükan ilk kez sadece Doğtaş için mobilya tasarladılar. Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, “Doğtaş Mobilya olarak Atıl Kutoğlu, Ece Sükan ve Federico Delrosso’nun yaratıcı çalışmalarıyla oluşturduğumuz bu projemizle yenilikçi tarafımızın en önemli dönüm noktalarından birini yaşıyoruz ve 2011’de mobilya sektörüne damgamızı vuruyoruz” dedi.

Yenilenme çalışmalarına 3 yılda toplam 20 milyon TL yatırım
Bütünsel bir pazarlama stratejisi ile son 5 yılda ürünlerden mağaza konseptlerine kadar her bileşende yenilenen Doğtaş markasının tasarımları, sektörde giderek daha çok dikkat çekiyor. Takip edilen öncü ve değer yaratan bir marka olarak Doğtaş, mobilya modasında bir dünya markası olma yolunda güçlü bir şekilde ilerliyor. Oturma gruplarından yemek odalarına, genç ve çocuk mobilyalarından, yatak odalarına kadar uzanan ürün gruplarıyla hem yurtiçinde hem yurtdışında her geçen yıl hız kesmeden büyümeyi sürdüren Doğtaş Mobilya, yenilenme çalışmaları çerçevesinde son 3 yılda tanıtım çalışmalarıyla birlikte toplamda 20 milyon TL’lik yatırım yaptı. Ödenen paranın karşılığını veren kalite ve tasarımlarıyla dikkat çeken Doğtaş, bugün 100’ü aşkın mağazası ile yurt içinde 132 satış noktası, yurt dışında 65 ülkede 91 mağazası ile mobilya sektöründe Türkiye’nin en prestijli markası olma yolunda sağlam ve güçlü adımlarla ilerliyor.
Sektörün üzerinde büyüdük, mağaza açma hedefimizi aştık
Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan yeni tasarım mobilya serisinin tanıtımı için düzenlenen gecede yaptığı konuşmada; Doğtaş olarak 2010 yılında sektöre oranla ortalamanın üzerinde büyümeler sağladıklarını, 2010 yılını iç pazarda yüzde 26, dış pazarda ise yüzde 30’luk büyüme ile kapattıklarını belirterek, “Bu büyüme rakamları ile sektördeki payımızı artırarak, gücümüzü pekiştirdik. Yine 2010 yılında kuruluşumuzun 38. yılında 38 mağaza açma hedefiyle yola çıktık, yılsonunda hedefimizi aşarak 40 mağaza açtık” dedi.

Londra’da ikinci Doğtaş mağazası
Doğtaş’ın 2009 yılında yenilenen konseptinin, bugüne kadar yeni açılan ve değişen exclusive mağazalarla ivme kazandığını ifade eden Doğan, şunları söyledi:
“Yine bu yıl yaptığımız yurt dışı ataklarımız ve peş peşe açtığımız Exclusive mağazalarımız ile yurt dışındaki tüketicilerimizle buluşarak, sektörde dikkat çektik. Geçtiğimiz aylarda Avrupa’nın önemli merkezlerinden biri olan Londra’da Exclusive konsept mağazamızı açtık. Gelecek aylarda Londra’da açacağımız ikinci mağazamızın yanı sıra, bu projemizde değerli tasarımcıların tasarladığı mobilyaların Londra ve diğer yurtdışı mağazalarımızda da yer alacak olması bize ayrı bir mutluluk ve gurur veriyor.”

Tasarım ve ürün geliştirmeye ciddi yatırımlar yapan Doğtaş. hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarında daha güçlü bir şekilde yer alabilmek için fonksiyon ve estetiği bütünleştiren tasarım yatırımlarına devam edecek.


18 Nisan 2011Çanakkale Savaşları’nda kaybettikleri askerleri anmak için Anzak Koyu’nda şafak ayinine gelen Anzak torunları, şimdi yatırım çıkarması yapıyor.

Tuya Holding’in 3.5 milyon metrekarelik arazisinde, marina ve kruvaziyer limanının yanında dev bir kompleks yapılacak. Fonların desteğiyle planlanan kompleksin 2 milyar dolarlık yatırımı bulması bekleniyor.

25 Nisan’da karadan yapılan çıkartmada kaybettikleri 8 bin 700 Avustralyalı ve 2 bin 700 Yeni Zelandalı askeri anmak için 1934 yılından beri her yıl aynı gece Anzak Koyu’nda şafak ayinine gelen Anzak torunları, şimdi Çanakkale’ye yatırım için geliyor. Tuya Holding’in 10 yıl boyunca parsel parsel topladığı 3 milyon 540 bin metrekarelik arazide, marina ve kruvaziyer limanının yanında otel, alışveriş merkezi, kültür ve sanat merkezi, üniversite, golf alanı, fuar alanları ve konuttan oluşan dev bir yaşam köyü oluşturulacak. Tuya Holding’in özsermaseyesinin yanında Avustralya ve Yeni Zelandalı fonların desteğiyle yapılması planlanan ‘Çanakkale Merkez Turizm Projesi’ne 2 milyar dolar yatırılması planlanıyor. Dev kompleks, Çanakkale Zaferi’nin 100’ncü yılına yetiştirilmek isteniyor. Proje tamamlandığında yılda 650 milyon dolar gelir sağlayacak.

Özbek Köyü’nde toplam 3 bin 540 dönümlük arazide gerçekleştirilecek Çanakkale Merkez Turizm Projesi, Güney Marmara Kalkınma Planı’na paralel geliştirildi ve Ulaştırma Bakanlığı’nın 10. şurasındaki hedefleri ve Turizm Bakanlığının 2007-2023 yılları hedefleri dikkate alındı. Projede, en çok kıyı şeridinde yer alacak marina ve kruvaziyer limanı dikkat çekiyor. 1300 metrelik sahil şeridinde, 700 denizde ve 300 karada olmak üzere bin yat kapasiteli marina ve 6 bin 500 yolcuya kadar çıkan 4 kruvaziyer gemiye aynı anda hizmet sunacak bir liman yapılacak. Burada, Çanakkale İl Özel İdaresi’nce işletilen GESTAŞ’a ait feribot iskelesi ve yolcu salonu da yapılacak.


Çanakkale’nin yıllardır eksikliğini hissettiği uluslar arası statüdeki bir marina yapımı için Çanakkale Sanayi ve Ticaret Odası (ÇTSO) atağa geçti.
Dünyadaki 9 boğazdan birinin de Çanakkale Boğazı olduğuna vurgu yapan ÇTSO Yönetim Kurulu Üyesi Mert Mildon, yönetim kurulu olarak kente bir marina yapılması için karar aldıklarını ve belirledikleri iki alternatif yer için fizibilite çalışması başlattıklarını açıkladı.

Marmara Denizi’ndeki marinalardan yola çıkarak Güney ve Akdeniz sahillerine inen yatların uğrak noktası olmayı hedefleyen Çanakkale yeni bir marina yapımı için düğmeye bastı. Gerekliliği yıllardır her zeminde dile getirilen marinanın yapımını bu kez ÇTSO gündeme taşıdı. ÇTSO Yönetim Kurulu’nda, Çanakkale’ye uluslar arası standartlarda modern bir marinanın yapımı için karar alındı. Bu mega projeyle ilgili detayları ÇTSO Yönetim Kurulu üyeleri Mert Mildon, Yücel Aka ve Genel Sekreter Abdurrahim Temiz’in birlikte düzenlediği toplantıda açıklandı.

ÇTSO Yönetim Kurulu Üyesi Mert Mildon, yıllardır Çanakkale’nin sadece bir geçiş noktası olmasından ve konaklamanın kısa sürmesinden herkesin rahatsızlık duyduğunu söyledi. Dünyadaki 9 boğazdan birinin Çanakkale Boğazı olduğunu belirten Mert Mildon, Çanakkale’miz denizcilik anlamında denizden yeteri kadar yararlanamadığını söyledi. Mildon, “ÇTSO olarak 2011 yılındaki en büyük projemiz Çanakkale’ye bir marina kazandırmak. ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Bülend Engin öncülüğünde bu projenin startını verdik. Tabi bu uzun soluklu bir yol. Marina kolay bir iş değildir. Teknik açıdan bir sürü detayları içeriyor. Bu detayların çözülmesi gerekiyor, aksi halde marina fizıbıl olmaz. Teknelerin yanaşmasında bir sürü problemler çıkartılabilir ve hizmet almakta zorluklar yaşayabilir” dedi.

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş.’nin kendilerine destek verdiğini belirten Mert Mildon, Çanakkale’nin bu projenin etrafında kilitlenmek zorunda olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Yat turizmi pahalı bir turizm. Yat sahipleri parayı harcarken fazla ince hesaplar yapmazlar. En iyi hizmeti nerede buluyorlarsa orada bu hizmeti almak için teknesini bağlarlar. Bir örnek verirsek, 15-16 metrelik bir yatın yıllık marina bağlama parası 10 bin TL civarındadır. Şuanda üzerinde çalıştığımız taslak proje 250 ile 500 yat kapasiteli bir marinayı ön görüyor. Profesyonel bir firma şuan fizibilite raporlarını hazırlıyor. Çünkü çözülmesi gereken bir takım teknik konular var. Askeriyeden ve Milli Emlak’tan izin almak gibi. Bunların her ayağında ÇTSO olarak yer alacağız” diye konuştu.

Marina için şuan iki alternatif yer belirlediklerini ve bunlardan ilkinin kordon boyundaki mevcut Yat Limanı bölgesi olduğunu anlatan Mildon, “Bu işin fizıbıl olanı marinanın şehre yakın olanıdır. Yani şuanda mevcut küçük bir mendirek ile çevrilmiş Yat Limanımız var. Tercihimiz de marinanın buraya yapılması. Ama suyun akıntısı, derinlik ve rüzgar gibi faktörlerin hepsi birer etken. Mevcut Yat Limanımızın önündeki mendirek yetersiz. Yeni bir mendirek daha yapılmalı. Örneğin şuandaki Necip Paşa Cami önünden bir marina çıkabilir. Ama burada askeriyenin onayı önemli. Eğer bunu başarabilirsek poyraz ve karayel rüzgarını keseriz. Zaten lodos rüzgarını önleyen bir mendireğimiz mevcut. Böylece burayı biz bir büyük bir havuz haline getirebiliriz. Bir diğer alternatif ise ikinci kordon olarak adlandırılan bölge. Çanakkale Belediyesine ait Yelken Kulübün bulunduğu bölge. Ama burada en büyük sıkıntı denizin çok sığ olması. Deniz derinleştirilebilir mi buna bakmak lazım. Bu bölge zaten poyraza kapalı bir bölge. Sadece lodosa açık ve o yüzden tek mendirek ile sorun çözülebiliyor. Bu bölge ikinci alternatif olarak gözüküyor. Fizibilite raporunun ardından kentin dinamikleri ile marinanın nereye yapılacağına karar verilecek. Gerekirse yer konusunu halkında onayına sunabiliriz. Hedefimiz bu projeyi en kısa sürede ihale sürecine getirmek. Bu katma değeri Çanakkale sahiplenmeli. Gerekirse bu ihaleye Çanakkale bir konsorsiyum kurarak girebilir. Önemli olan projeyi çizip ihale aşamasına getirebilmektir” dedi.


DOĞTAŞ HEDEF BÜYÜTTÜ

Biga ilçesinde bulunan Doğtaş Mobilya başta olmak üzere, bir çok sektörde faaliyet gösteren Doğanlar Grubu, önümüzdeki 5 yılın yatırım hedeflerini açıkladı. Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, mobilya sektöründe bu yıl %30 büyüyeceklerini, Mayıs ayından itibaren ise 250 kişiye daha iş fırsatı sunacaklarını müjdeledi.

Doğanlar Grubu Yönetim Kurulu, 2011-2015 yıllarını kapsayan 5 yıllık iş planını belirledi. Grubu yöneten 6 kardeş Davut Doğan, Şadan Doğan, Adnan Doğan, İlhan Doğan, İsmail Doğan ve Murat Doğan ile şirkete yeni katılan yönetim kurulu danışmanı Gündüz Özdemir, 5 yıllık yatırım hedeflerini açıklamak üzere basın toplantısı düzenledi. Doğanlar Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, mobilya, enerji, perakende, turizm, sağlık ve madencilik olmak üzere 6 sektörde büyüme kararı aldıklarını açıkladı. İş arayanları sevindirecek müjdeli haber de Davut Doğan’dan geldi. Mayıs ayında, 100’ü üretimde, 150’si ise mağazalarda olmak üzere 250 yeni elemanı istihdam edeceklerini ve direk çalışan sayısının bin 200’e yükseleceğini açıkladı.

DOĞTAŞ’TAN YENİ FABRİKA
Doğanlar Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, her yıl olduğu gibi bu yıl bir kez daha şirket olarak bir araya geldiklerini, kısa, orta ve uzun vadeli stratejik iş planları gözden geçirdiklerini söyledi. Mobilya sektöründe bir dünya markası haline gelen Doğtaş’ın son 4 yıldır sürekli büyüdüğünü belirten Doğan, “Yıllık büyüme sürecine baktığımız zaman 2007 yılında % 17, 2008 yılında % 19, 2009 yılında % 22 ve 2010 yılında da % 27’lik büyüme oranlarını gerçekleştirdik. Son 4 yılda büyüme oranlarımız artarak devam etti. 2011 yılında da % 30’luk bir büyüme hedefimiz var. Bu yıl Mayıs ayı içinde fabrikamızın 15 bin metrekarelik ek yatırımının temeli atılacak. Ayrıca 2012 yılında Biga’ya yeni bir mobilya fabrikasını kazandırmak için yönetim kurulu olarak karar aldık. Bu fabrika 30 bin metrekarelik alana kurulacak. Böylece mobilya sektöründe 120 bin metre kare kapalı alana, 300 bin metre kare açık alana kavuşmuş olacağız. Türkiye’de mobilya sektörünün en büyük fabrikalarından birini daha inşa etmiş olacağız” dedi.

ENERJİ YATIRIMLARI LİSANS BEKLİYOR
Doğtaş Yönetim Kurulu Üyesi ve Gayrimenkul, Maden, Enerji, Turizm, Yatırım ve Danışmanlık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Doğan da enerji yatırımları konusunda bilgi verdi. 1 Kasım 2007 tarihinde grup olarak rüzgar enerjisi santralı için 1450 MW’lık müracaat yaptık. Bu yatırımın 980 MW’ı Çanakkale bölgesinde olacak. Bu nedenle Çanakkale’de 18 tane ölçüm direği diktik. Üç yıldan buyana Çanakkale’nin rüzgarını ölçüyoruz. Çanakkale şuan Avrupa’nın en iyi rüzgarına sahip bir kent. Rüzgar olarak % 50 kapasite bulunuyor. Fakat bürokrasi biraz gevşek tutulduğu için bu yatırımların süresi uzuyor. Rüzgar santralleri ile ilgili yatırımlar için lisansları sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü, özellikle Çanakkale bölgesinde 1 milyar doların üzerinde yatırım yapmayı taahhüt ettik. Bütün altyapıları da yapabileceğimizi belirttik. Grup olarak, devam eden enerji yatırımlarımız ile hidroelektrik, termik ve doğalgaz ile iyi bir enerji potansiyeline sahip olmayı arzu ediyoruz” diye konuştu.


Çanakkale Defterdarı Sacide Şakar, 2010 yılındaki vergi tahsilatlarına göre gelirin gideri karşılama oranının %84 olarak gerçekleştiğini açıkladı.

Defterdar Sacide Şakar, 2010 yılı faaliyet sonuçlarını değerlendirmek ve kamu harcamaları konularında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.

2010 yılında tahakkuk eden 780.912.346,50 TL verginin 575.383.267,22 TL’sinin tahsil edildiğini belirten Sacide Şakar, “Tahsilat oranımız % 74 olarak gerçekleşmiştir. Bir önceki yıla göre tahsilat oranı artmış olmasına rağmen, vatandaşın vergi affı beklentisi içine girmiş olması nedeniyle yine de tahsilat oranı düşük kalmıştır. Ancak şu iyi bilinmelidir ki, Torba Yasa ile çıkacak olan vergi affı 31 Aralık tarihine kadar olan borçları kapsayacak. Halen TBMM’de görüşülen Torba Yasa’nın genel seçimlerden önce çıkacağını sanıyorum” dedi.

Şakar, 2010 yılı kamu harcamalarının 684.409.309,55 TL olduğunu ve gelirin gideri karşılama oranının da % 84 olarak gerçekleştiğini belirtirken, Çanakkale ili sınırlarında faaliyet gösteren 5 büyük firmanın İstanbul Vergi Dairelerine kayıtlı olduğuna dikkat çekti.

Defterdar Sacide Şakar, 2010 yılı Aralık sonu itibariyle Çanakkale genelinde toplam 32.793 mükellefin mevcut olduğunu belirterek, “Bunun 29.809’u gelir vergisi (20.303’ü gerçek usul, 9.506’sı basit usul), 2.984’ü kurumlar vergisi mükellefidir. Ayrıca 14.767 KDV ve 130.926 motorlu taşıtlar vergisi mükellefimiz bulunmaktadır. Bir önceki yıla göre 2010 yılında 1.865 mükellef artışının gerçekleştiği görülmektedir. Aralık 2010 sonu itibariyle 32.793 olan mükelleflerimizin % 89’u gelir vergisi mükellefi, % 9’u kurumlar vergisi mükellefi ve % 2’si de diğer mükellef gruplarıdır” dedi.


Kepez beldesinde bulunan limanın kapasitesi arttı. Kepez Liman Müdürü Evren Beceren, yaptığı açıklamada, bölgede deniz çevresinin korunmasında büyük rol oynadıklarını, tesiste gemilerden toplanan atıkların susuzlaştırılıp, ayrıştırılmasının yapıldığını, geri dönüşüme gönderilip Türkiye'ye katma değer sağladıklarını söyledi.

Avrupa Birliği uyum sürecinde çevre konusuyla ilgili yönetmeliklerde değişikliklerin yeni yeni tamamlanmaya başlandığını ifade eden Beceren, Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü yönetmeliğindeki son değişiklikle atıkların geri dönüşümü konusunda önlerinin açıldığını vurguladı.

Beceren, Çanakkale Boğazı'ndan geçen gemilerden yılda yaklaşık 200 bin ton atık topladıklarını, bunları daha verimli değerlendirebildiklerini, bu doğrultuda Avrupa'nın en büyüğü olma konusunda emin adımlarla yatırımlarını hızlandırdıklarını bildirdi.

Yatırımların arasında, tesis kapasitesinin 2 katına çıkartılmasının yanında, atık su arıtma kapasitesinin de 6 ton/saatten 100 ton/saate yükseltilmesi ve internet üzerinden online olarak takip edilebilen otomasyon sisteminin kurulması olduğunu dile getiren Beceren, gemilerden atık toplama faaliyetlerini de sürdürdüklerini söyledi.

Beceren, liman işletmesinin 2005 yılından bu yana depolama kapasitesini 5 bin tondan 20 bin tona, gemi taşıma kapasitesini ise 1600 tondan 8 bin 200 tona yükseltildiğini vurguladı.

'İSTİHDAMDA ARTIŞ SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ'

Evren Beceren, 2010 yılında hem bölgedeki hem de limanın hinterlandı dışında kalan firmalarla yoğun görüşmeler yaptıklarını, ithalat ve ihracat kapsamında dökme yüklerle ilgili olarak büyük artış beklediklerini ifade etti.

Türkiye'nin dev maden şirketlerinden birisiyle görüşmelerinin sürdüğünü belirten Beceren, 'Anlaşma sağlandığı takdirde 2011 yılında 2 milyon tonluk bir hareket sağlamayı planlıyoruz. Bu gelişmelere bağlı önümüzdeki yıllarda istihdamda artış sağlamayı hedefliyoruz' dedi.

Beceren, limanın gemi filosuna son olarak 6 bin 237 tonluk 'Kolin 3' adlı atık alım gemisinin eklediğini belirterek, şu bilgileri verdi:

'Son dönemde limancılık faaliyetlerine yönelik büyük bir atılım içindeyiz. Öncelikli hedeflerimiz bölgede uluslararası ticaretin artması ve buna yönelik olarak konteyner hattı kurup, kabotaj hattı dahilinde İzmir ve İstanbul aktarma limanlarına yapılacak taşımalarla, bölgedeki ihracat kapasitesinin önemli ölçüde artması. Venedik ve ardından Miami fuarlarına katılımlarla yolcu gemilerine yönelik faaliyetlerde de gelişme kaydettik. 2010 yılının bizim için bir geçiş dönemi olmasına rağmen, yolcu sayısında kayda değer bir artış gözlemlendi. Gelecek yıl, kruvaziyer turizmine yönelik düzenlenen fuarların merkezi olan Miami Fuarı'na yeniden katılıp, 2012 yılında yolcu sayısını 40 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Ancak bu konuda sadece liman yönetiminin çabası yeterli değil. Özellikle turlarda maliyetlerin diğer limanlara göre yüksek olmasında otobüs ücretleri yer almakta, hatta uygulanan ücretler Trabzon iliyle birlikte tavan ücretler arasında yer almaktadır. Faaliyetlerimizin geliştirilmesine yönelik başta yerel yönetim olmak üzere, denizcilik acentelerinden ve tur operatörlerinden de destek bekliyoruz.'

FREE SHOP HİZMETİ SAĞLANACAK

Kepez Limanı'ndan gelecek yıl da Yunanistan'ın Limni Adası'na seferlerin devam edeceğini, Koç Holding bünyesindeki Setur ile yapılan anlaşmayla, Free Shop hizmetinin de sağlanacağını söyledi.

Beceren, Yunanistan ve Romanya'ya Ro-Ro hattı kurmak amacıyla çalışma yaptıklarını belirterek, hatların 2011 yılında faaliyete geçmesi için yatırımcı şirketler ve armatörlerle görüşme halinde olduklarını dile getirdi.

Limancılık faaliyetlerinin yanı sıra, boğazdan geçen gemilere sağlanan atık alım hizmeti, su ve madeni yağ ikMali, su altı ve su üstü kontrolleri ve diğer teknik hizmetler konusunda da yoğun çalışma içinde bulunduklarını anlatan Beceren, Çanakkale Boğazı girişi öncesi, Bozcaada ve Gelibolu demir mevkilerinde gerçekleştirdikleri atık alım hizmetleriyle, Pire Limanı'na alternatif bir liman olduklarını kaydetti.












http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.