|
|
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, orta-yüksek ve ileri
teknoloji sektörlerinde bulunan 1000 KOBİ'ye 100 bin YTL, orta- düşük ve düşük
teknolojiye sektörlerinde bulunan 1000 KOBİ'ye de işletme başına 50 bin YTL
olmak üzere toplam 2 bin KOBİ'ye, KOSGEB aracılığıyla 150 milyon YTL'lik kredi
faiz desteği sağlayacağını bildirdi. Bakan Çağlayan, "1000 1000 KOBİ Yatırım Destekleme Programı"nı bir basın toplantısıyla açıkladı. Bakanlar Kurulu kararıyla KOSGEB'in sadece kamu bankalarıyla değil, özel tüm bankalarla çalışabilmesine olanak sağlandığını belirten Çağlayan, bu çerçeve kararla KOSGEB tarafından sağlanacak kredi faiz desteğinin üst limitinin de, 30-40 bin YTL'den 300 bin YTL'ye, kredilerin azami vadesinin 24 aydan 48 aya çıkarıldığını kaydetti. "1000 1000 KOBİ Yatırım Destekleme Programı"nın "iki ayak" üzerinde hayata geçirileceğini anlatan Çağlayan, bu modeller hakkında bilgi verirken, toplam 2 bin KOBİ'nin makine teçhizat alımları yoluyla yatırımlarının destekleneceğini anlattı. Desteğe hak kazanacak KOBİ'lerin alacağı makine teçhizatın bedelinin ise ilgili bankalarca ödeneceğini ifade eden Çağlayan, buna ilişkin KOBİ'lere herhangi bir nakit kredi ödemesi yapılmayacağını bildirdi. Bakan Çağlayan, program kapsamında 2 bin işletmeye toplam 150 milyon YTL'lik kredi faiz desteği sağlanacağını, protokol yapılacak bankaların KOBİ'lere kullandıracağı kredi miktarında 1'e 6 oranının uygulanacağını ve sağlanacak faiz desteğinin 6 katı kredi hacmi oluşturulacağını bildirdi. Çağlayan, bu modelle, talep edildiği takdirde işletme başına 10 bin YTL'lik ihracat, teknoloji, kalite, markalaşma gibi alanlarda hibe olarak 2 bin KOBİ'ye toplam 20 milyon YTL'lik KOSGEB desteğinin de ayrıca sağlanabileceğini vurguladı. Çağlayan, "Böylece 2 bin KOBİ'ye, KOSGEB tarafından sağlanacak destek toplamı 170 milyon YTL olacak" dedi. Çağlayan, bu paketin en önemli özelliklerinden birisinin de program kredisinin yüzde 40'ını oluşturan yaklaşık 400 milyon YTL'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi ve diğer kalkınmada öncelikli yörelerde yer alan KOBİ'lere kullandırılması olduğunu anlattı. Kredi kullandırılacak KOBİ'lerin teminat yetersizliği durumunda ise Kredi Garanti Fonu A.Ş tarafından garantörlük imkanı sağlanacağını vurgulayan Çağlayan, yine yapılan pazarlıkların neticesi olarak yüzde 3'ler seviyesinde bir komisyon oranıyla teminat kullandıran Kredi Garanti Fonu A.Ş'nin program çerçevesinde vereceği teminatlara yüzde 1'lik bir komisyon oranı uygulayacağını kaydetti. Bakan Çağlayan, kredi için başvuracak KOBİ'lerde aranacak şartlara ilişkin bilgi verirken, öncelikle işletmede küçük ve orta ölçekli imalat sanayi kuruluşu olması şartının aranacağını söyledi. Desteklenecek 2 bin KOBİ'nin 900'ünün, Güneydoğu ve Doğu Anadolu illeri ile diğer KÖY'lerdeki işletmelerden oluşacağını söyledi. KOSGES destek programlarının ilk kez özel bankalara da açıldığını belirten Çağlayan, protokol imzalanan bankalar arasında Ziraat ve Halk Bankalarının yanı sıra, Yapı Kredi, Garanti, Türk Ekonomi ile Alternatifbank'ın yer aldığını bildirdi.
Yapılacak toplu konutların maliyeti konusunda da meydan okuyan Vural, "TOKİ bizim şartlarımız, kalitemiz ve standartlarımızla üretim yapacaksa her türlü rekabete hazırız ama bir şekilde ortada rekabet dengesi yoksa, o zaman onunla ilgili operasyonlarda biz de çekincemizi koyarız. TOKİ'ye verilen kat karşılığı oranı aynı şekilde bize de verilirse, çıkacak daireleri 10 bin YTL daha düşük fiyatla ve TOKİ şartlarında Çanakkale Müteahhitler Birliği olarak üretmeye ve satmaya hazırız. Hattâ bizimkinde vatandaş, konut bittiğinde ödemeye başlasın." şeklinde konuştu. Çanakkale'nin ikinci dereceden birinci derece deprem kuşağına alınmasını eleştiren Çanakkale Müteahhitler Birliği Başkanı Hayrettin Çetinkaya ise, "Sen devlet olarak diyorsun ki Çanakkale ikinci sınıf deprem kuşağı. Bir yıl sonra diyorsun ki hayır birinci sınıf. Bir yılda ne oldu da değişti? Fay yeni mi tespit edildi?" dedi. Çanakkale'nin 1999 depremi sonrasında birinci derece deprem kuşağına alındığı kaydeden Yönetim Kurulu Üyesi Salih Yıldız da böylece sağlıklı ve dayanıklı konut ihtiyacının ortaya çıktığını belirtti. Çanakkale'de 30-40 yıllık konutlar bulunduğunu hatırlatan Yıldız, "Çanakkale'de altyapısı, betonarmesi, statiği, yapı denetimi, projesi, estetiğiyle ciddi boyutlarda konut ihtiyacı var. Mevcut konutlardan kimi yıkılıp yeniden yapılacak, kimi yeniden estetiğe kavuşturulacak veya bakımları olacak. Bu sebeple eski konutlarından çıkıp, hattâ yıkıp yenisini yapmayı düşünen insanlar var. Onun ötesinde problemli belli bölgelerimiz var. O yüzden de Müteahhitler Birliği'ni, müteahhitleri korumak için kurmadık. Biz tüketiciyi korursak, otomatikman kendimizi de korumuş oluruz." diye konuştu.
ÇTSO Meclisi Başkanı A. Tamer Balçık,Çanakkale’de müthiş nakit sıkıntısı yaşandığı ve buna bağlı olarak çek-senetlerde önemli ödememe sıkıntıların baş gösterdiğini , buna bağlı olarak alacak tahsillerinin de yapılamadığını belirterek piyasada yaşanan bu olumsuzluğun sokaktaki halka kadar yansıdığına dikkati çekti ve “Sanki insanlar dokununca patlayacak duruma geldi. Toplumu geren, birbirini hain olarak gören çok önemli toplumsal sorunlarla karşı karşıyayız” dedi. ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Tezcan da Balçık’ın dikkat
çektiği ekonomide yaşanan sorunlara katıldığını belirterek ticari yaşamında
bugüne kadar banka kredisi kullanmayanların dahi son günlerde banka kredilerine
çözüm gibi sarıldığını belirterek “Hesabımızı iyi yapalım. Kırılgan bir ortamda
yaşıyoruz bu nedenle alınan krediler gerçekten geri dönüşümü sağlanacaksa
kullanılmalı. Büyük bankaların battığı, emlak sektörünün ciddi bunalım yaşadığı
bu kırılgan dönemde Çanakkale’de yaşayan bizler, hepimiz çok dikkatli olmalıyız”
dedi. İş adamlarına uyarı ÇTSO Meclisi Başkanı A. Tamer Balçık,Çanakkale’de müthiş nakit sıkıntısı yaşandığı ve buna bağlı olarak çek-senetlerde önemli ödememe sıkıntıların baş gösterdiğini , buna bağlı olarak alacak tahsillerinin de yapılamadığını belirterek piyasada yaşanan bu olumsuzluğun sokaktaki halka kadar yansıdığına dikkati çekti ve “Sanki insanlar dokununca patlayacak duruma geldi. Toplumu geren, birbirini hain olarak gören çok önemli toplumsal sorunlarla karşı karşıyayız” dedi. Balçık, son bir ay içersinde TSK’nın K. Irak operasyonu dahil, aydınlara yönelik gece yarısı baskınları ve TBMM’de yaşanan gerginliklerin ekonomiyi istemese de olumsuz yönde etkilediğini belirterek süratle bu olumsuz gelişmeler kaçınılması gerektiğini savundu ve iş adamları kadar sokaktaki vatandaşa da bu yönde önemli görevler düştüğünü hatırlattı. Kredi uyarısı ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Tezcan da Balçık’ın dikkat çektiği ekonomide yaşanan sorunlara katıldığını belirterek ticari yaşamında bugüne kadar banka kredisi kullanmayanların dahi son günlerde banka kredilerine çözüm gibi sarıldığını belirterek “ Hesabımızı iyi yapalım. Kırılgan bir ortamda yaşıyoruz bu nedenle alınan krediler gerçekten geri dönüşümü sağlanacaksa kullanılmalı. Büyük bankaların battığı, emlak sektörünün ciddi bunalım yaşadığı bu kırılgan dönemde Çanakkale’de yaşayan bizler , hepimiz çok dikkatli olmalıyız” dedi. Tezcan, şirketlerin satılması ve satın alınmalarına ilişkin bir takım değerlendirmeler yaptığı konuşmasında özellikle uluslar arası sermaye çevrelerinin sunduğu cazip tekliflerin yurt içersindeki yatırımcının hayal dahi edemediği rakamlar olduğunu ancak bu paraların yabancılar açısından bir şey ifade etmediğini belirterek “Örneğin maden ruhsatları için 7 binlerden söz ederken yabancılar 20 bin gibi yüksek rakamlar sunabiliyor.” dedi.
Biga’da kurulu bulunan İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi, Çanakkale'ye 2011 Yılına Kadar 1.5 Milyar Doları Bulacak Yeni Yatırımlar Yapacak. Türkiye’nin en köklü şirketlerinden İÇDAŞ, 9 yıldır faaliyette
bulunduğu Çanakkale’yi üretim üssü seçti ve şu anda 6 bin 500 kişinin istihdam
edildiği tesisler, yeni yatırımlarla 10 bin çalışana sahip olacak. 2007 yılında
2.1 milyar dolar ciro elde eden şirket 2008 yılı için 3.3 milyar dolar ciro
hedefi koydu. İçinde elektrik üretim tesisi, Demir Çelik üretim tesisi, liman ve
tersane bulunan Türkiye’nin Demir Çelik devi İÇDAŞ’ın Çanakkale Biga’daki
entegre tesislerinin açılış törenine Başbakan Tayyip Erdoğan, 10 bakan ve çok
sayıda milletvekili katıldı.
Gelir İdaresi Başkanlığı, 2007 yılında KDV beyannamelerinde
bildirdiği hasılat tutarı, aynı yıl içinde banka hesaplarına yatan paralar ile
aldıkları araba ve gayrimenkullerin en az 100 bin YTL altında olan 40 bin
serbest meslek erbabına tek tek uyarı mektubu göndermeye başladı. Bu çalışmada, önce Türkiye çapında faaliyet gösteren bütün serbest meslek erbabının 2007 yılı için beyan ettiği hasılat tutarları listelendi. Daha sonra da bankalardan, bu kişilerin banka hesaplarına yine geçen yıl yatan paraların dökümü istendi. Vergi İstihbarat Merkezinden de aynı kişilerin 2007 yılı içinde satın aldıkları gayrimenkul ve arabalara ait listeler çıkarıldı. Veri toplama çalışmasının ardından, doktor, avukat ve diğer serbest meslek erbabının 2007 yılı için beyan ettiği hasılat ile banka hesaplarına yatan paralar, edinilen gayrimenkul ve arabalar karşılaştırmaya alındı. Hasılat ile bu değerler her bir serbest meslek erbabı için tek tek kontrol edildi. Bu çalışmada, hasılat ile söz konusu değerler arasında en az 100 bin YTL'lik fark dikkate alındı. Ancak, daha detaylı bilgi edinilmesi için en az 100 bin YTL'lik fark olanlar, 250 bin YTL ve üzerinde fark olanlar ile 500 bin YTL ve üzerinde fark olanlar şeklinde bir listeleme yapıldı. Bu arada çalışma sırasında bu kişilerin 2006 gelir beyanları ile bu yılda banka hesaplarına yatan para ve harcamalarına da ayrıca bakıldı. Çalışmada, hasılatı ile değerler arasında en az 100 bin YTL fark bulunan 40 bin kişi tespit edildi ve bunlar riskli mükellefler listesine dahil edildi. 40 bin kişiye ilişkin listeler de "Mükelleflere uyarı mektubu talimatı" ile birlikte her mükellefin kayıtlı olduğu ilin Vergi Dairesi Başkanlığı ya da İl Defterdarlığına gönderilmeye başlandı. Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklar da talimat çerçevesinde, listede ismi bulunan mükellefleri mektupla uyarma işlemini başlattı.
Küçük ve büyük birçok işyerinin devlete olan birikmiş sigorta ve prim borcu nedeniyle, işyerlerini kapatmaya ve işçi çıkarmaya başladı. Durgunluk yüzünden kriz geçirmekte olan piyasalar hükümetten kalp masajı bekliyor. Hükümet bu borçlar için yeni bir ödeme kolaylığı sağlayarak işletmeleri hayata döndürmelidir. ATO Başkanı Sinan Aygün yaptığı açıklamada, ekonomide yaşanan durgunluk, tahsilat ve nakit akışı sorunu yüzünden, tüm işletmelerin büyük ölçüde sigorta pirimi ve vergi borcunun biriktiğini belirtti. Maliye ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun gecikme halinde uyguladığı yüksek faizler ve cezalar yüzünden bu borçların ödenemez noktaya ulaştığını kaydeden Aygün, şunları söyledi: “İşverenlerimizin SSK’ya 6.4 milyar YTL’si prim aslı, 5.1 milyar YTL’si ise gecikme zammı olarak toplam 11.5 milyar YTL borcu gözüküyor. Bağ-Kur’a esnaf ve diğer bağımsız çalışanların 26.1 milyar YTL, çiftçilerimizin 6.8 milyar YTL birikmiş borcu bulunuyor. Maliye’nin mükelleflerden zamanında tahsil edemediği vergi alacaklarının aslı 16 milyar YTL’yi aşıyor. Kesilmiş ve tahsil edilememiş vergi cezaları 8 milyar YTL’ye, zamanında tahsil edilemeyen vergilere yürütülen gecikme faizlerinden kaynaklanan alacaklar 5 milyar YTL’ye yaklaşıyor. Yani vatandaşın devlete olan borçları faiz ve cezalarıyla birlikte 74 milyar YTL’ye ulaşmış. Bu borç eklenen faiz ve zamlar yüzünden her geçen ay biraz daha büyüyor ve giderek ödenemez hale geliyor." Devletin, büyük bölümü faiz ve cezalardan oluşan 74 milyar YTL’lik alacağının piyasanın üzerinde giyotin gibi durduğunu vurgulayan Aygün, ekonomide yaşanan durgunluk yüzünden işleri durma noktasına gelen işletmelerin bu birikmiş vergi ve sigorta borçlarını bir kalemde ödeyip kurtulma olanaklarının kalmadığını belirtti. Aygün, “Giyotinin her an boynuna inmesini bekleyen işletmelerimiz, geleceğe dönük hiçbir yatırım kararı alamıyor, istihdamını artıramıyor. Bir kısmı da vergiden sigortadan kurtulmak için kayıt dışına kaçıyor" dedi. Aygün, Maliye, SSK ve Bağ-Kur’un haciz tehdidi karşısındaki borçlu işletmelerin ticari faaliyetlerini durdurma, işyerini küçültme, çalışan sayısını azaltma gibi ekonomideki durgunluğu pekiştirecek veya ekonomik küçülmeye yol açabilecek kararlar almak zorunda kaldıklarını anlattı. Aygün şunları söyledi: “Aylardır hükümetten ekonomik durgunluğa karşı önlem almasını bekliyoruz. Can çekişmekte olan piyasaları hayata döndürecek en iyi tedbir Hükümetin, birikmiş bu alacaklarının faiz ve cezalarını kaldırarak, düşük bir faiz oranıyla uzun vadeli olarak taksitlendirmesi olur. Yapılacak bu kalp masajı borç içerisindeki işletmelerimizi hayata döndürür. Çarkın yeniden dönmesini sağlar. Bu yapılırsa hem işsizlikte yeniden başlayan artışı durdurulabilir, hem de piyasadaki durgunluk daha da derinleşmeden önlenmiş olur." Aygün, vatandaşın devlete olan borçlarının büyümesinde, vergi ve sigorta yükünün diğer ülkelere göre çok yüksek seyretmesinin büyük payı bulunduğunu belirtti. Hükümetin bu yükün yüksekliğini kabul ettiğini ve indirme sözü verdiğini hatırlatan Aygün, ekonominin sıtma nöbetine yakalanır gibi her beş yılda bir birikmiş borç hastalığına yakalanmaması için vergi ve sigorta yüklerinin indirileceğine yönelik sözün biran önce yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kamu, geçen yıl, tarımdan, sağlığa, enerjiden, eğitime uzanan
yelpazede 81 il'e 21,5 milyar YTL yatırım yaptı. Tüm iller bazında, 2007
yılında, ulaştırma ve haberleşme sektörüne de 6,4 milyar YTL harcandı. Verilere göre, kamu, 2007 yılında, tarımdan madenciliğe, imalattan ulaştırmaya, turizmden eğitime, konuttan sağlığa kadar uzanan yelpazede 81 il'e, toplam 21 milyar 513 milyar YTL yatırım yaptı. Kesin verilere göre, kamu, en fazla ulaştırma ve haberleşme ile sağlık sektörüyle ilgilendi. 6 milyar 477 milyon YTL ulaştırma ve haberleşme yatırımlarına harcanırken, eğitime 3 milyar 12 milyon YTL, enerjiye 2 milyar 545 milyon YTL, tarıma 1 milyar 738 milyon YTL, sağlığa da 1 milyar 583 milyon YTL'lik yatırım yapıldı. Madencilik, imalat, turizm, konut gibi yatırımlar ise düşük çapta kaldı. Devletin alt yapı yatırımı çerçevesinde gerçekleştirdiği 6 milyar 477 milyon YTL'lik ulaştırma ve haberleşme yatırımının iller itibariyle dökümünde; İstanbul 1 milyar 940 milyon YTL ile ilk sırada yer aldı. İkinci ve üçüncü sıraya Adana ve Bursa yerleşti. Ankara ise 45,6 milyon YTL'de kaldı. Anadolu illeri içinde Kayseri, Trabzon, Zonguldak, Antalya, Çorum, Hatay, Tekirdağ, Samsun, Sivas, Erzurum, Sinop gibi ilerde en fazla yatırım yapılan illeri oluşturdu. Bu illere yapılan yatırımlar 42,6 milyon YTL'den 101,3 milyon YTL'ye kadar uzanan miktarlarda gerçekleşti. İllere göre kamu yatırımlarının dağılımında; eğitim ve sağlık sektörü ilgi gösterilen alanlardan ikisi oldu. Buna göre, geçen yıl eğitime yapılan 3 milyar 12 milyon YTL'lik yatırımın, 172,4 milyon YTL'si Ankara'ya, 163,5 milyon YTL'si İstanbul'a, 74,4 milyon YTL'si de İzmir'e aktı. Kamunun sağlık sektörüne yaptığı 1 milyar 583 milyon YTL'nin 99,9 milyon YTL'si İstanbul için harcandı. Ankara için 79,9 milyon YTL, İzmir 58,5 milyon YTL'lik sağlık sektöründe yatırım gerçekleşti. Sağlık sektöründe tüm iller bazında ilk sırada İstanbul yer aldı, ancak ikinci sıraya Erzurum yerleşti. . TARIM YATIRIMLARINDA FAZLA PAY ALAN İLLER ARASINDAYIZ Tarım sektörüne tüm iller genelinde yapılan 1 milyar 738 milyon YTL’lik yatırımın, 95,6 milyon YTL’si Konya ovası için gitti. Aydın, Balıkesir, İzmir gibi verimli tarım arazilerinin bulunduğu illerle, Kayseri’nin de yer aldığı bu vilayetlere 30 ile 49 milyon YTL arasında yatırım yapıldı. Yine Sivas, Şanlıurfa, Samsun, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır, Edirne, Çanakkale, Bursa’da yatırımdan en fazla pay alan iller odu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatını yasa düzeyine çıkaracak bir çalışma yürütüyor. Sosyal tarafların tartışmasına açılan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı Taslağında tüm çalışanların mevzuat hükümlerinden yararlanmasını öngörülüyor. Çalışmaları yaklaşık 1,5 yıldır sürdürülen taslak, çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunması, mesleki risklerin önlenmesi, risk ve kaza faktörlerinin ortadan kaldırılması ile iş yerlerinde sağlık ve güvenlik şartlarının sürekli olarak iyileştirilmesi için alınacak önlemleri ve bu konulardaki görev, yetki, yükümlülük ve sorumlulukları düzenliyor. Taslak hükümleri endüstriyel, tarımsal, ticari, idari, eğitsel, kültürel ve benzeri faaliyetlerin yapıldığı, resmi ve özel sektöre ait bütün iş yerlerine ve işlere, faaliyet konularına bakılmasızın uygulanacak. Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet kuvvetleri ve sivil savunma gibi kendine özgü karakteristiği olan kamu hizmetlerinin özel faaliyetleriyle taslak hükümleri arasında çelişki olması halinde hükümler uygulanmayacak. Taslağın kapsama giren nitelikte bir iş yeri kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, nakleden, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren, faaliyetine son veren ve iş yerini kapatan işveren veya işveren vekili, iş yerinin unvan ve adresini, çalışanların sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitiş tarihini, işveren gerçek kişi ise ad ve soyadını, işveren tüzel kişilik ise tüzel kişiliğin unvanını, adresini, varsa işveren vekilinin veya vekillerinin adı, soyadı ve adresini 1 ay içinde ilgili bölge müdürlüğüne bildirecek. Taslağa göre, işveren, işle ilgili her konuda çalışanların sağlık ve güvenliğini korumakla yükümlü olacak. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda, iş yeri dışındaki uzman kişi veya kuruluşlardan hizmet alması bu konudaki sorumluğu ortadan kaldırmayacak. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki yükümlülükleri, işveren sorumluluğu ilkesini etkilemeyecek. İş sağlığı ve güvenliği ile iş hijyeni konusunda alınacak önlemler hiçbir şekilde çalışanlara mali yük getirmeyecek. İşveren, iş yerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önlemek ve koruyucu hizmetleri yürütmek üzere, iş yerinin büyüklüğünü, işin niteliğini, tehlikelilik derecesi ve çalışan sayısını dikkate alarak, iş yerinde, iş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, iş yeri hemşiresi/sağlık memuru ile ihtiyaç duyulan diğer meslek dallarından, bakanlık tarafından belgelendirilmiş bir veya birden fazla kişiyi görevlendirecek. İş yerinde bu görevleri yürütebilecek nitelikte personel bulunmaması halinde bu hizmet, dışarından aynı nitelikteki bakanlık tarafından belgelendirilmiş olan uzman kişi ve kuruluştan alınacak.
Kuruluş aşamasında olan Çanakkale Sosyo-Ekonomik koordinasyon ve güçbirliği derneği (ÇASEK) ikinci toplantısını yaptı. Biga ve özellikle Gelibolu’da yoğunlaşmaya başlayan sanayi kurumları için binlerce kişilik nitelikli iş gücü kaynaklarına ihtiyaç duyulacağı belirtilerek, Çanakkale’nin buna hazırlanması gerektiği vurgulandı… İleride vakıfa dönüştürülmesi planlanan Sosyo-Ekonomik
koordinasyon ve güçbirliği derneği (ÇASEK) Çanakkale ili merkez olmak üzere
çevre illeri de kapsayan bir faaliyet içine girdi. Katılımlara açık ve şeffaf
bir anlayış ile her türlü sivil toplum faaliyetlerinin etkinleştirilmesine ve
geliştirilmesine katkıda bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve
kuruluşlara destek vermek gündemi ile toplanan ÇASEK oluşumunun amacı, Tarım,
sanayi ve teknoloji alanlarında gelişmeyi, istihdam yaratmayı destekleyici ve
yönlendirici araştırmalar yaparak projeler üretmek, eğitim programları ve
kurslar açmayı, ekonomik gelişime paralel olarak Çanakkale’nin sahip olduğu
kültür, tarih ve tabiat varlıklarıyla bir dünya kenti olarak tanınmasını
sağlamak, çevreye duyarlı ve korumacı bilincin yayılması amaçlanıyor.
'Elektronik fatura' devreye giriyor. Gelir İdaresi Başkanlığı
ile protokol imzalayan 4 firma, faturalarını elektronik olarak düzenlemeye
başlıyor. Altyapı sonucu, kurum ve kuruluşların düzenledikleri faturalarda bulunan bazı bilgilerin, belirlenen uygulama ve veri standartları çerçevesinde, Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine aktarılmak suretiyle, faturalara ait ikinci nüshaların kağıt ortamında saklanması zorunluluğu kalkacak. Sistem ile alıcılara verilmek üzere hazırlanan birinci nüsha faturaların da, güvenli elektronik imzalı dijital belge şeklinde oluşturulmasına imkan sağlanacak. Elektronik fatura kayıt sisteminde kağıt veya güvenli
elektronik imzalı dijital belge olarak düzenlenebilen birinci nüsha faturalar,
mevcut faturalardan şu 3 noktada farklılık gösterecek:
Yeni Gelir Vergisi Kanunu ile birlikte, lüks yaşayana "Bunları
nasıl ve neyle finanse ettin" diye sorulacak. Basit usulde vergilemeye de son
verilecek. Yeni düzenlemede, sermaye kazançları ile diğer kazançların ayrı ayrı vergilendirildiği ikili (dual) bir yapı kurulacak. Buna göre, sermaye gelirleri sabit ve düşük oranlı, diğer kazançlar ise artan oranlı tarifeye tabi olacak. İkili sistemde, kar paylarında çifte vergileme de söz konusu edilemeyecek. "Nereden Buldun" ve "Hayat standardı"nın kaldırılmasıyla, vergi güvenlik müesseselerinden mahrum kalan vergi mevzuatı, yeni kanunla birlikte tekrar kayıp ve kaçakla mücadeleye dönük oto kontrol sistemlerine kavuşacak. Bu çerçevede "gider bildirimi", "asgari gayri safi hasıla" ve "ortalama kar haddi" gibi vergi güvenlik müesseseleri, yeni kanuna girecek. Gider bildirimi ile birlikte, yıl içindeki harcamalar o yıla ilişkin beyan edilen gelirle karşılaştırılacak. Geliri düşük, harcaması fazla olandan bu durumu açıklaması istenecek. "Nereden buldun" dan farklı olarak servet yerine harcamanın sorgulanacağı yeni sistemde, kredi kartı dahil yüksek harcaması bulunanlardan, 5 yıldızlı otellerde kalanlardan, özel hizmetçisi, yatı, uçağı, son model uçağı olanlardan beyan ettiği gelir ile yaşam standardı arasında büyük fark bulunanlar, mercek altına alınacak. Bu kişilere, "Bu harcamaları nasıl finanse ettin? Bu şekilde nasıl yaşayabiliyorsun?" diye sorulacak. Yeni gelir vergisi kanununda, basit usulde vergilendirmeye son verilmesi öngörülüyor. 900 bin dolayında esnafı ilgilendiren düzenlemeye göre, ayakkabı boyacısı, ayakkabı tamircisi ve berber gibi getirilecek limitlerin altında gelir elde eden küçük esnaf için "vergiden muaf esnaf belgesi" düzenlenecek. Diğer mükellefler ise gerçek usulde vergiye geçirilecek. Bu arada Vergi Konseyi, kayıt dışı ekonomi ile mücadeleye yönelik çalışmalarını hızlandırdı. Çalışma kapsamında ilk etapta, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da yer alacağı, ilgili bakanlık ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan "Kayıt dışı ile Mücadele Platformu" kurulması öngörülüyor. |
|
|
http://www.burasicanakkale.com © 2000 - Bütün hakları Saklıdır. |