ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



 

 

 

  EKONOMİ HABERLERİ                                                                                                                                                                                  Son Güncelleme : 25.06.2009

 


 


KREDİ KARTI BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILIYOR

TBMM Genel Kurulunda, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.

Kanuna göre, sözleşmede belirtilen asgari ödeme tutarı, dönem borcunun yüzde 20'sinden aşağı olamayacak. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankasının olumlu görüşünü alarak, bu oranı yüzde 40'a kadar arttırabilecek ya da yüzde 20'ye kadar azaltabilecek, belirtilen sınırlar dahilinde bu oranı kart hamili grupları itibarıyla farklılaştırabilecek.

Kart sahibi, hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarını son ödeme tarihinde ödemezse, sözleşmede öngörülen gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamayacak.

31 Mayıs 2009 tarihi itibariyle, haklarında ihtar çekilenler, haklarında icra takibi başlatılanlar ve kredi kartı borcu bulunanlar, kanunun yayımı tarihinden itibaren 60 gün içerisinde bankalara, bankaların avukatlarına, varlık yönetim şirketlerine veya temsilcilerine başvurmaları halinde, belirlenen esaslar dahilinde icra takibine konu olmuş takip, dava masraf ve harçlarını ve nispi kanuni vekalet ücretinin yüzde 25'ini de kabul edilen plan çerçevesinde ödeme hakkına sahip olacak.

Hesaplanan ödeme planına esas borç tutarı; başvuru tarihinden itibaren 30 gün içerisinde bir defada ya da taksitle ödenirse, herhangi bir ilave borç hesaplamasına gidilmeyecek.

Ödeme planına esas borcun vadeli olarak ödenmesi talep edilirse, aylık eşit taksitler şeklinde ödenecek borç tutarı; 6 aylık vade için 1,04, 12 aylık vade için 1,08, 24 aylık vade için 1,18, 36 aylık vade için 1,26 ile çarpılacak; hesaplanacak tutar ay sayısına bölünerek hesaplanacak. Vadeli ödemelerde ilk taksit peşin olarak ödenecek.

Kredi kartı borçlusunun başvurusu ve yapılan ödeme planı doğrultusunda, taksit tutarlarını ödemesi şartıyla, yapılmış işlemler saklı kalmak kaydıyla icra işlemleri duracak.

Bankalar, müşterileriyle yapacakları sözleşme çerçevesinde kredi kartı kullanım ücreti talep edebilecek.


''KRİZ VARSA ÇARE DE VAR'' BOŞ SÖYLEM…
BAŞKAN GÖKHAN’DAN KAPMANYAYA TEPKİ

KAMPANYA İLHAMİ TEZCAN ÜLGÜR GÖKHAN

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Tezcan ve Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı makamında ziyaret etti.

Gerçekleştirilen ziyarette Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) önderliğinde sendika ve sivil toplum kuruluşlarının biraraya gelerek ekonomiyi atağa kaldırmak amacıyla başlatılan 'Kriz Varsa Çare De Var' kampanyasıyla ilgili bilgi verildi.

Ziyarette konuşan ÇTSO Başkanı İlhami Tezcan, “Dünyada yaşanan bir kriz var. Türkiye’de harcama ve iş imkanı olmayanlar var. Bunların hepsi bir gerçek ama, biz bu konuda nasıl destek oluruz diye düşündük. TOBB önderliğinde ekonomiyi atağa kaldırmak için bir kampanya başlatıldı. Esnafın ayakta kalması için bir dayanışma yapmamız lazım” dedi.

Başkan Gökhan’ın açıklaması herkesi şaşkına çevirdi

Ülgür Gökhan, kentte dükkan kapanmalarının çok ciddi oranda arttığının altını çizdi. Gökhan şu şekilde konuştu: “Çanakkale’de esnaf, ciddi dükkan kapanmaları ve iş bırakmalarla karşı karşıya kalıyor. Mevcut oranın daha fazla harcama yolu bir çözüm gibi dursa da, kaybetme riskini hep içinde hisseden insanların karşısına bu kampanyayla çıkmak sanki insanların tepkisini çeker diye düşünmekteyim. Açıkçası, siyasi anlayışım gereği böyle bir kampanyaya benim destek vermem pek uygun düşmez. Hem sanayinin hem de esnafın işinin artması, istihdamın kaybolmaması ve üretimin devam etmesi için bu çabaları göstermek durumundasınız. Belediye olarak bu çabanın içerisinde olduğum görüntüsünü verdiğim zaman siyaseten kendi anlayışım itibariyle, kentin dar gelirli insanlarına dürüst davranmış olmam. Bu kampanyanızı tabiatıyla olumlu sonuçlanmasını arzu ediyorum.” Dedi.


BELEDİYELER DAHİL BÜTÜN KAMU KURULUŞLARI MALİ AÇIDAN İZLEMEYE ALINACAK

Devletin her türlü harcaması, geliri, borcu ve banka hesapları, Kamu Hesapları Bilgi Sistemi (KBS) ile tek tuşla izlenmeye başlanacak. Kamunun ödeme yapacağı kişilerin devlete borcunun bulunması durumunda da “uyarı sistemi” devreye girecek.

Kamunun mali yapısının takibinde Say 2000i'nin yerini KBS sistemi alıyor.

Belediyelerin de dahil olacağı yeni sistemde, mali bilgilerin girişiyle ilgili yetkilendirilenlere birer şifre verilecek. Bu kişiler de, mali istatistikleri, muhasebe verilerini saymanlıklara gitmeden, oturdukları yerde sisteme girecek.
KBS ile kamuda şu uygulamalar hayata geçirilecek:

KAMU PERSONELİ VE MAAŞLAR

Genel ve özel bütçeli kuruluşlarda çalışanların yanı sıra temmuz sonuna kadar önce kadro karşılığı sözleşmeliler, daha sonra da 4-b ve 4-c personeli sisteme girecek. Yıl sonuna kadar da işçiler dahil kamuda istihdam edilen bütün personel KBS sistemi içinde yer alacak. Halkaya son aşamada da belediye çalışanları dahil edilecek.
Kamu çalışanlarının maaşları, fazla mesaileri, sosyal ödemeleri tamamen KBS sistemiyle belirlenecek, çalışanların medeni durumundan, derece ve kademe artışına kadar her türlü bilgi anında sisteme işlenecek ve sürekli güncellenecek. Kamu sendikaları da üyelerinin aidat kesintileri dahil bu bilgileri şifreyle sisteme girerek, öğrenebilecek.

TAŞIT VE DEMİRBAŞ ENVANTERİ ÇIKARILIYOR-

Taşınır işlemleri: Devletin taşıt, makina, ekipman, demirbaş gibi her türlü taşınır malları için de özel bir program gerçekleştirilecek. Bu programla hangi kurumun il, ilçe ve hizmet birimi bazında ne kadar, hangi modelde ve ne nitelikte taşıta sahip olduğu, aynı şekilde nerede ne kadar makina ve demirbaşı bulunduğu sisteme işlenecek. Program, bazı Bakanlık ya da kamu kuruluşunda eksik, bazı kuruluşlarda ise fazla taşıt ya da ekipman bulunduğunda, ihtiyaçların karşılanmasına dönük aktarıma da imkan verecek.
Taşınır İşlemler Programı, halen Muhasebat Genel Müdürlüğünde deneme niteliğinde uygulanmaya başlandı.
Bütçe-kesin hesap bilgileri: KBS sistemi çerçevesinde bütün Bakanlıklara, bağlı ve ilgili kuruluşlara şifreler verildi. Bu sayede kuruluşlar, kendileriyle ilgili işlemleri anında görebilecek. Örneğin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, sistem aracılığıyla il, ilçe ve tek tek cezaevleri bazında tüm harcamaları, ödemeleri, ihtiyaçları tek tuşla görebilecek.

ÖDEME EMRİ

Buna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Kamu kuruluşlarının mal ve hizmet alımlarıyla diğer harcamaları elektronik ortamda sisteme girildiğinde, bu bilgiler merkezde görülecek ve hemen değerlendirilecek. Burada gerekli kontroller yapıldıktan sonra yine elektronik ortamda ödeme için saymanlıklara gönderilecek.
Böylece ödeme işlemlerinde kağıt kullanımı kalkacak ve her işlem elektronik ortamda uygunluğu da kontrol edilerek, çok daha hızlı ve sağlıklı şekilde gerçekleştirilecek.

BORCU VAR UYARISI

Kamu Zararının Takibi Programı: Kamuyla ilgili işlemler, tek bir sistem üzerinden ve tek bir tuşla yürütülecek. Hastane ya da bir kamu çalışanına fazla ödeme yapıldığında uyarı sistemi devreye girecek. Ya da Harcama Biriminin devlete iş yapan bir müteahhidin hak edişinin ödenmesine ilişkin işlemleri sırasında, ödeme emri Saymanlığa gönderilmeden önce müteahhidin devlete borcu varsa, sistem uyarı verecek. Dosya bu uyarı bilgisiyle Saymanlığa aktarılacak. Saymanlık da, hak edişten söz konusu borcu ayırarak, emanete alacak ve daha sonra ilgili örneğin vergi borcuyla ilgili vergi dairesine aktaracak.
Muhasebat Genel Müdürlüğü, Kamu Zararının Takibi Programına ilişkin çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmaların 3 ay içinde tamamlanması, Program kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığı başta olmak üzere ilgili birimlerle de on line bağlantı kurulması öngörülüyor.
Bu arada Muhasebat Genel Müdürlüğü, entegrasyon öncesi yatırımcı kuruluşlar başta olmak üzere kamudaki hak ediş ödemeleriyle, eczanelere yapılan ödeme bilgileri de Gelir İdaresine aktarıyor.

BELEDİYELERE YAKIN İZLEME

Bu arada KBS sistemiyle belediyelerin hesapları da yakından izlenebilecek.
Halen 3 ayda bir detaylarıyla harcama, gelir ve banka hesaplarına ilişkin mizan hesaplarını Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderen belediyeler, KBS sistemiyle aylık olarak ve elektronik ortamda bilgi vermeye başlayacak.
İçişleri Bakanlığı ile birlikte belediyelerin hesap bilgilerinin doğruluğunun incelenmesine dönük bir çalışma da yapılacak. Bu şekilde belediyelerin mali bilgilerinin sağlıklı bir ortamda tutulması ve değerlendirilmesi sağlanacak.
KBS sisteminin belediyelere entegrasyonu, büyükşehirler ve il belediyeleri başta olmak üzere yeterli alt yapıya sahip belediyelerden başlayacak. Sistem daha sonra yaygınlaştırılacak.
KBS sistemiyle belediyeler çok daha yakından takip edilebilecek. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile istenen mali bilgileri sisteme girmeyenlere Maliye Bakanlığınca 1 ay ek süre verilecek. Bu süre içinde de bilgilerin girilmemesi durumunda sorumlulara 1 aylık ödeme tutarında idari para cezası uygulanacak.


KURUMLAR VERGİSİ REKORTMENLERİ BELİRLENDİ
Çanakkale Defterdarlığı, 2008 vergilendirme dönemine ait Kurumlar Vergisi rekortmenliğinde ilk 20. sırayı paylaşan şirketleri açıkladı.
Tahsildaroğlu Süt Ürünleri Tic. A.Ş Kurumlar Vergisi sıralamasında 8.949.000 TL ile birinci sıraya yerleşirken Gestaş A.Ş ikinci sırada, tahakkuk eden 2.647.199 lirayla Kar-El Yapı Malzemeleri Tic. üçüncü sırada yer aldı. Diğer sıraları Doğtaş, Ebatex, Plas Forum, Teknik Yapı, Hayrettin Çetinkaya, Soydan inşaat, Ulubay, Tuna inşaat, Kaptanlar, Çalışkanlar, Özgen Ticaret,18 No’lu Taşıyıcılar Kooperatifi, Başaranlar, Doğanlar Pazarlama, Çanakkale Yapı Denetim ve Arslanlar Otomotiv şirketleri oluşturdu.


HALKBANK’TAN TİCARET ODASI ÜYELERİNE
CAN SUYU KREDİSİ

Halkbank, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) üyelerine yıllık yüzde 0,89’luk çok düşük faiz oranı, 3 ay ödemesiz dönem ve 15 aya varan vade ile 30.000 TL’ye kadar kredi fırsatı. Halkbank ve ÇTSO arasında imzalanan protokol kapsamında Oda üyelerine 25 milyon TL’lik kredi kullandırılması hedefleniyor.

Halkbank ile Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) arasında imzalanan protokol kapsamında ÇTSO tarafından Halkbank’a aktarılan 1 milyon TL’lik mevduat kaynağı, Oda üyelerine nakit kredi olarak kullandırılacak.

Piyasadaki en uygun koşullu kredilerden biri olan Halkbank-ÇTSO Destek Kredisi, aylık yüzde 0,89 faiz oranı, 3 ile 15 ay arasında değişen vade ile kullandırılacak. Halkbank-ÇTSO Destek Kredisi’nin geri ödemeleri kredi kullandırıldıktan 3 ay sonra başlayacak. Alt limiti 5.000 TL, üst limiti 30.000 TL olan kredinin, komisyon dahil yıllık maliyeti yüzde 12,18 olarak belirlendi.
Halkbank ve ÇTSO işbirliği kapsamında Oda üyelerine toplam 25 milyon TL’lik kredi kullandırılması hedefleniyor. ÇTSO tarafından Halkbank’a aktarılan 1 milyon TL mevduat kaynağının yanı sıra banka, Oda üyelerine kendi kaynaklarından 8 milyon TL’si nakit ve gayri nakit, 10 milyon USD’si yurtdışı kaynaklı olmak üzere toplam 25 milyon TL’lik kredi imkanı da sağlayacak. Halkbank’ın kendi kaynaklarından kullandıracağı krediler için üst limit 500.000 TL, vade ise AET (aylık eşit taksit) ödemeli 36 ay olacak. ÇTSO üyelerine, Halkbank’ın 36 ay vadeli, AET ödemeli kredilerinin normal faiz oranından binde iki daha düşük faiz uygulanacak.
Halkbank-ÇTSO Destek Kredisi’nden bütün ÇTSO üyeleri faydalanabilecek. Kredi, Halkbank’ın Çanakkale, Çan, Ezine, Bayramiç, Lapseki, Yenice şubeleri aracılığıyla kullandırılacak


HURDA ARAÇLARDA VERGİ VE CEZALAR SİLİNİYOR

Model yılı 1979 veya daha eski olan motorlu taşıtlar hurdaya çıkarılmaları halinde vergi borçları ve cezaları silinecek.
Maliye Bakanlığı'nın, Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Uygulama 30 Haziran 2010 tarihine kadar kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması suretiyle, il özel idarelerine bedelsiz teslim edilenlerle, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'na (MKEK) ait hurda müdürlüklerine teslim edilerek hurdaya çıkartılan taşıtları kapsayacak.

Düzenlemeyle söz konusu taşıtların, 31 Aralık 2009 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisiyle bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 31 Aralık 2008'e kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları silinecek.

Buna göre, motorlu taşıtlarını maddenin yürürlüğe girdiği 28 Şubat 2009 tarihinden önce noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alan, ancak adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olanlarla düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yük ve yolcu taşımacılığı dışında bilanço esasına göre defter tutmayı gerektiren başkaca ticari ve mesleki faaliyetten dolayı mükellefiyeti bulunmayan gerçek ve tüzel kişiler, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten 31 Aralık 2009 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerini tamamlayarak, düzenlemeden yararlanabilecek.

Trafik tescil kayıtları silinen motorlu taşıtların, adlarına tescil kaydı bulunanlar tarafından ilgili kurumlara teslimiyle il özel idarelerinin bu kapsamda teslim aldıkları hurda taşıtların satışından elde ettikleri kazançlar ve bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle mevcut olmayan veya motorlu taşıt vasfını kaybetmiş olup model yılı 1998 ve daha eski olan taşıtların durumlarının kanaat verici belgelerle ispat edilmesi veya ilgili trafik tescil kuruluşu nezdinde adlarına kayıtlı olanlar tarafından yazılı bildirimde bulunulması halinde bu taşıtlara ait motorlu taşıtlar vergilerinin 4'te 1'inin 31 Aralık 2009 tarihine kadar ödenmesi şartıyla kalan vergi aslı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

Uygulama kapsamında otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları, motosikletler, minibüs, panelvan, motorlu karavan, otobüs ve benzerleriyle kamyonet, kamyon, çekici ve benzeri araçlar teslim edilebilecek.


 


VADELİ ÇEK’E YASA GELİYOR…

Hükümet, ekonomik krizin ardından patlayan geçen şubata göre yüzde 53.1 artarak, 1 milyon 400 bini aşan karşılıksız çek sorununu çözmek için harekete geçti.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 11 maddelik yeni Çek Kanunu Taslağı, Başbakanlığa gönderildi. Seçimden sonra Bakanlar Kurulu’nda görüşülüp süratle yasalaşması beklenen taslak, çekte çok önemli yenilikler yanında ekonomik kriz önlemi de getiriyor. Hükümet’in ekonomik önlem paketinde de bulunan ve çeklerin vadelerinden önce işleme konulmalarını engelleyen düzenleme, taslağa eklendi. 31 Aralık 2009’a kadar vadesi gelmemiş çekler, bankalara ibraz edilemeyecek. Geçici madde sadece 31 Aralık 2009 tarihine kadar uygulanacak. 1 Ocak 2010 itibaren genel hükümler geçerli olacak.

Taslak şöyle:

TCK’nın genel hükümlerine paralel "karşılıksız çek" suçunda "hapis" yerine 1500 güne kadar "adli para cezası" verilecek. Karşılıksız çek verdiği için hakkında dava açılan sanık, mahkemece belirlenecek adli para cezasını öderse, cezaevine girmekten kurtulacak. Ancak, hükmedilecek adli para cezası çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmayacak. Mahkemeler cezayı belirlerken, çek miktarını dikkate alarak 1500 güne kadar adli para cezası verecek. Bu durumda karşılıksız çek sanığı, 150 bin TL’ye kadar adli para cezasına çarptırılabilecek. Karşılıksız çek miktarı 150 bin TL’nin üzerinde olursa, adli para cezası yükselecek. Para cezasını ödeyemeyen sanık, günlüğü 100 liradan hapis yatacak. Hükmedilen adli para cezası kaç lira olursa olsun, bu cezanın karşılığında sanığın yatacağı hapis mevzuat gereği 3 yılı geçemeyecek. Birden çok karşılıksız çek suçu işleyen ve adli para cezasını ödeyemeyen sanıklar ise en fazla 5 yıl hapis yatacak. Adli para cezasını ödeyemediği için hapse giren kişi, para cezasını ödediği veya çek miktarını faizi ile birlikte alacaklıya verdiği takdirde, cezaevinden çıkacak. Soruşturma yapılıyorsa soruşturma sona erecek, açılmışsa dava düşecek.


ŞİMDİ BATIK ŞİRKET PATRONU, VE BİR KAMU KURUMU OLAN TİCARET VE SAN. ODASI MECLİS BAŞKANI... (NASIL SEÇİLDİ İSE!..)
BATIK İŞ ADAMI BORÇLARININ ALTINDAN NASIL KALKACAK?..
ÖDE, ÖDE BİTMEZ…

Önceki yıllarda ‘’İstanbul yaklaşımı’’ adı altında alacaklı bankalara ödeme takvimi veren ancak tahütlerini yerine getirmeyerek icralık ve hacizlik olan dardanel ikinci defa olmak üzere ödeme takvimi açıkladı…

Dardanel’den İMKB’ye gönderilen yazıda, 21 Ocak 2009 ve 27 Şubat 2009 tarihli açıklamalarda yer alan alacaklı bankalarla varılan mutabakat gereği, 2009 yılı ödemesi olan 5 milyon doların, 27 Şubat tarihinde 2 milyon doların ve kalan 3 milyon doların ise Haziran, Eylül ve Aralık aylarında eşit taksitler halinde yapılmasının öngörüldüğü kaydedildi.
Açıklamada, 2010 yılı ödemesi olan 6 milyon doların, 2011 yılı ödemesi olan 8 milyon doların, 2012 yılı ödemesi olan 10 milyon doların ve 2013 yılı ödemesi olan 11 milyon doların ilgili yıl Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları içerisinde, kalan tutarın da 31 Aralık 2013 tarihinde ödenmesinin öngörülmekte olduğu belirtilerek, 27 Şubat 2009 ödemesinin vadesinde yapıldığı duyuruldu.


Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi’nde ekonomik kriz tartışıldı.
HÜKÜMET MEVCUT KRİZİ ANLAMIYOR..

Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Tezcan, hükümettin yeni açıklayacağı pakette, bir kişi bile çalıştıran kişi ya da şirketin desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Bu belli bir süre için olursa ancak istihdam devam eder. Aksi halde işsizlik en büyük problemdir. İstihdamın azalması çok daha vahim sonuçlar getirir. Önce hiç olmazsa bu istihdamın yerinde kalmasını, işsizliğin bundan sonra artmamasını sağlayacak tedbirleri acilen almak gerek. Biz bunu bekliyoruz" dedi.

Vekilleri uyaralım

Eceabat’ta su ürünleri şirketi Or Gıda’nın sahibi Ahmet Or, küresel krizin Türkiye’yi çok etkilediğini vurguladı, şunları söyledi:

"Su ürünleri ihracatı yapan bir şirket olarak kesilen talepler, verilmeyen siparişler ve ödenmeyen paralar ciddi sorun. Biz sorunlarla boğuşurken, hükümetimiz bu sorunları algılamakta zorluk çekiyor. IMF ile olan anlaşma uzadı, uzadı, uzadı, hala uzuyor. Ben hükümetimizin mevcut krizi anlamadığını düşünüyorum. Bunun anlaşılması için de odamızın en azından yazılı veya sözlü olarak milletvekillerimize bu konuda bir uyarıda bulunması gerektiğini düşünüyorum."

Öldükten sonra su

Pamak Petrol’un sahibi Mustafa Pamak ise, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Halkbank ile yaptığı protokolle verilmeye başlanan destek kredisini almakta güçlük çektiklerini kaydederek, "Ezine’de bu destek kredisini alan yok. Zaten vadesi bir yıl. Başvurular kasım ayında başladı. Bugün krediyi aldığın zaman dört ayı gitti. Krediyi sekiz ay vadeyle almış oluyorsun. İş işten geçtikten sonra, adam öldükten sonra sen buna su vermişsin kıymeti yok" diye konuştu.

Can suyu alamadık

Çanakkale Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanı Kazım Kayhan, Küçük Sanayi Sitesi’nde 372 üye bulunduğunu bildirerek, "Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ’Can Suyu’ diye kredi çıkardı. KOBİ’lere veriliyor. Fakat KOSGEB üyesi olmak gerek. Küçük Sanayi Sitesi’nde KOSGEB üyesi yok. Benim esnafım bu nedenle krediden faydalanamıyor. Krizden en çok küçük esnaf etkilendi. Bunun için, ’Can Suyu’ küçük esnafa da verilirse bundan son derece mutlu oluruz" diye konuştu.

Kömür yardımıyla TOKİ’nin alımları

Meclis üyesi Mehmet Emin Şevik, AKP’nin kömür yardımına değinerek, şunları söyledi: "İşin siyasi yönüne girmiyorum. ’Yardım yapılmasın’ demiyorum. Ama Çanakkale’de binlerce ton kömür dağıtırsanız, o zaman burada kömür satan esnaf ne yapacak? Tamam dağıtılsın. Ama Çanakkale’den alınsın. Bundan Çanakkale’deki esnaf arkadaş da faydalansın. Ayrıca Çanakkale’de bin konut yapan TOKİ, buradaki esnaftan malzeme almıyor. Her şey dışardan alınıyor. Bunun yanında kendi öz sermayesiyle orta ölçekli iş yapan müteahhit arkadaşların çoğu bitti. Diğerleri de sallanıyor, battı batacak. TOKİ yarın işi bitirdi, parasını aldı, çekti gitti. Burada batanlarla biz bize kalacağız. Bu işte müteahhit batıyor. Bununla da kalmıyor. Müteahhide malzeme satanlar da batıyor."


DAHA BÜYÜK KRİZ UYARISI

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye'de büyümenin yavaşlayıp, işsizliğin artacağını belirterek, "2001'deki krizden daha büyük bir kriz yaşanacak" dedi.
Active Academy tarafından düzenlenen 3. Risk Yönetimi Zirvesinde konuşan Zachau, büyük risklerin işle, istihdamla ilgili olduğunu anlattı.

Bu dönemi reform gerçekleştirmek için iyi bir dönem olarak niteleyen Zachau, ayrıca uzun vadeli büyüme planları için üretilecek politikalar için de önemli bir dönem olduğunu kaydetti.

Bu dönemde en önem taşıyan konunun yeni istihdam alanları yaratmak ve kadınlar, çocuklar gibi hassas grupları korumak olduğunu belirten Zachau, "2007'ye kadar her şey yolundaydı ve çok güçlü bir ekonomik büyüme yaşanıyordu" dedi.

Global likiditenin yoğun olduğunu, Türkiye'nin de bu süreçten faydalandığını kaydeden Zachau, Türkiye'deki ekonomik performansın yüksek olduğunu, yabancı yatırımların artığını ve kurların da buna "saygı gösterdiğini" dile getirdi.

Her şeyin 6 ay içinde, herkes için, Türkiye için de dramatik şekilde değiştiğini bildiren Ulrich Zachau, "Bu sadece risk değil artık gerçek..." dedi.

Bu düşüşün daha da hızlanabileceğini, işlerin biraz daha kötüye gidip sonra iyileşeceğini ifade eden Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin emek gücü artmaya devam edecek. Daha düşük bir ekonomik büyüme yaşanacak ve daha da artan bir istihdam sıkıntısı yaşanacak, işsizlik olacak, 2001'deki krizden daha büyük bir kriz yaşanacak. Genç işçilerin dörtte biri işsiz kalacak, aslında çok iyimser bir ortamda bile 2009'un ikinci yarısında ekonomik krizin iyileşmesi durumunda bile işsizlik ve atıl işçilerin oranı 2009 ve 2010'da artmaya devam edecek. Özellikle 2010'da artmaya devam edecek. Çünkü o kadar fazla sayıda genç işçi bu işsizler ordusuna katılıyor. Bunun önünü almak mümkün olmayacak."

Türkiye'nin kısa vadede yapması gereken işlerden birinin, daha esnek yarı zamanlı işlerle istihdamı artırmak olduğunu, bunun özellikle kadınların ve genç işsizlerin istihdamına katkı sağlayacağını kaydeden Zachau, "Türkiye'nin mali sektörü diğer ülkelerin aksine güçlülüğünü koruyor, global krizin kurumsal ve reel ekonomi üzerinde etkisi 2009'daki ekonomik riskin kendisini oluşturmaktadır" denildi.


1979 VEYA DAHA ESKİ MOTORLU TAŞITLARDAN VERGİ ALINMAYACAK

TBMM Genel Kurulunda, ekonomik krizi önlemeye ilişkin düzenlemeler içeren kanun tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununda da değişiklik yapan yasaya göre, üyelerin oda ve borsalara, oda ve borsaların da birliğe ödenmemiş aidat borçlarına ait gecikme zamlarının tamamı ile 6 ay içinde üyelerin oda ve borsalara, oda ve borsaların da birliğe olan aidat borçlarının tamamının ödenmesi halinde, bu borçlara ait gecikme zamları silinecek.

18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanlar ile yaş şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük kadınların, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin işsizlik sigortası fonundan karşılanmasında öngörülen süre, 1 yıldan 2 yıla çıkartılacak.

Kısmi zamanlı çalıştırılan üniversite öğrencilerinin aylık prime esas kazanç tutarı, günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katından fazla olmayanlar hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanacak.

Emekli aylıkları haczedilemeyecek

Emekli aylıklarının haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilecek.

Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık aylığı alanların, çalışmaları halinde bu emeklilik aylıkları kesilmeyecek.

Vergi denetmen yardımcılarında olduğu gibi, mesleğe devlet gelir uzman yardımcısı, vergi istihbarat uzman yardımcısı ve gelir uzman yardımcısı olarak girenler; yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olmaları halinde, devlet gelir uzmanı, vergi istihbarat uzmanı ve gelir uzmanı olarak atanacak. Başarısız olmaları halinde ise derecelerine uygun memur kadrolarına atanacak.

Teşvik uygulaması

Türkiye'de 49 ilde uygulanan ve süresi 2008 yılı sonunda sona eren teşvik uygulamasının süresi, 2009 yılı sonuna kadar uzatılacak.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün Adres Paylaşımı Sisteminden, kurumların yanı sıra Bankalar da yararlanabilecek.

TBMM Genel Sekreterliği Teşkilat Kanununda öngörülen değişikliğe göre, Komisyonlarda raportör olarak görev yapanların unvanı, uzman olarak değiştirilecek.

Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun, "bedelsiz yatırım yeri tahsisini" düzenleyen maddesi yürürlükten kaldırıldı.

30 yaş ve üstü taşıtlar...

İlgili trafik sicilinde adlarına kayıtlı ve tescilli bulunan, 1979 veya daha eski model motorlu taşıtlar, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 Haziran 2010'a kadar, kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması durumunda, tahakkuk etmiş ve ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, vergi cezaları ve plakaya kesilen cezalardan vazgeçilecek.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mevcut olmayan veya herhangi bir nedenle motorlu taşıtlar vasfını kaybeden, 1998 model ve daha eski taşıtların, bu durumlarının belgelendirilmesi halinde, bu taşıtlara ait motorlu taşıtlar vergilerinin dörtte birinin 31 Aralık 2009'a kadar ödenmesi şartıyla kalan vergi, verginin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve plakalarına kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek ve ödemeyi takiben trafik tescil kayıtları silinecek.

Çalıntı araçlara ilişkinde yapılan düzenleme ile 5 Temmuz 2003'den önce çalınan motorlu taşıtlara ilişkin, çalınma tarihinden bulunma tarihine kadar, henüz bulunmadıysa 5 Temmuz 2003'e kadar olan vergilendirme dönemlerine ait olan ve madde yürürlüğe gireceği tarihte ödenmemiş bulunan motorlu taşıtlar vergisi ile gecikme zammı, faizi, cezaları ve idari para cezaları da terkin edilecek.

Noterler vasıtasıyla satışı yapılan motorlu taşıtlar için, noter satış senedinin düzenlendiği tarihten sonra satıcılar adına tahakkuk eden motorlu taşıtların vergileri, gecikme zammı, faizleri ve cezaları, taşıtın 31 Aralık 2009'a kadar alıcısı adına tescili kaydıyla, zaman aşımı hükümlerine tabi olmaksızın düzeltilecek. Motorlu taşıtlar vergisinde düzeltme yapılan bu taşıtlarla ilgili olarak 31 Aralık 2003 tarihinden önce tescil plakasına kesilen idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilecek. Ancak, bu madde hükmünden gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak suretiyle yararlananlar, bu taşıtları taşıt vasfını kaybettirecek şekilde kullanılamaz hale getirmeyenler ile buna ilişkin gerekli tedbirleri almayanlar ilgili kanun gereğince cezalandırılacak.

Tescil kayıtları silinen motorlu taşıtlara ait daha önce ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile buna ilişkin gecikme zammı, faizi, cezaları ve idari para cezaları ret ve iade edilmeyecek.

Esnaf ve sanatkarların gecikme zamları silinecek

Kanunda, Türkiye Barolar Birliği ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği üyelerine tanınan hakların, Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamındaki üyelere de tanınması amacıyla düzenleme yapıldı.

Buna göre, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde üyelerin Esnaf ve Sanatkarlar Odalarına, odaların da Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine olan aidat borçlarının tamamının ödenmesi halinde, bu borçlara ait gecikme zamları silinecek.

Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce cins tahsisi yapılmamış arsa ve arazi üzerine inşa edilen bina ve tesislerin tescili, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen sosyal mesken, işçi evleri ve bunlardan daha düşük nitelikteki meskenlerin tescilinde ve bunların dışında kalan her nevi cins ve kayıt tahsisinde de uygulanacak. Ayrıca vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmayacak.

Ancak bu kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş tutarlar iade edilmeyecek, tahakkuk ettirilen harçların takip ve tahsiline devam edilecek.

Böylece, bu kanunun yayımı tarihinden önce cins tahsisi yapılması gerektiği halde yapılmamış gayrimenkullerin, yeni tutarlar üzerinden ilave harç, ceza ve faiz aranmaksızın cins tahsisi yapılmış olacak.

71 bin hafif ticari aracın ÖTV'si

Hafif ticari araçların, 2002-2005 dönemi özel tüketim vergisine (ÖTV) ilişkin düzenleme yapıldı. Buna göre, 1 Ağustos 2002 ile 21 Temmuz 2005 tarihleri arasında 87.03 G.T.İ.P. numarasından özel tüketim vergisi (ÖTV) beyan edilmesi gerekirken 87.04 G.T.İ.P numarasından özel tüketim vergisi beyan edilen araçlarla ilgili, kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemler için ÖTV tarhiyatı yapılmayacak, daha önce yapılan tarhiyatlardan vazgeçilecek, tahakkuk eden tutarlar terkin edilecek. Tahsil edilmiş tutarlar ise iade edilmeyecek.

CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, hafif ticari araçların ÖTV'sinin terkin edilmesine tepki göstererek, bunun "af" olduğunu ve "kamu vicdanını yaralayacağını" ifade etti. Hamzaçebi, "Hükümet, 500 milyon liralık vergiden vazgeçmektedir" dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaptığı teşekkür konuşmasında, tasarının yasalaşması için katkı veren partilere teşekkür etti. Kısa çalışma ödeneği, istihdam, teşvik gibi konularda önemli düzenlemeler yapıldığını anlatan Çelik, işverenlerin, kanundan sonra işçilerin iş akitlerine son vermeyi en son düşünmesi gerektiğini söyledi.

Hamzaçebi'nin hafif ticari araçlarla ilgili iddialarına da yanıt veren Çelik, konunun, 2002 Ağustos ayı ile 2005 yılı arasında minibüs-otomobil arası araçlarla ilgili vergi tarifesi farkından kaynaklanan sorun olduğunu belirtti. Çelik, "2002 ile 2005 yılı arasındaki bu araçlarla ilgili Maliyenin eski yüksek vergi tarifesi ile Gümrük İdaresinin bağlayıcı tarife uygulamaları arasında meydana gelen farktan doğan sıkıntıyı, mağduriyeti ortadan kaldırmaya dönük bir düzenlemedir. Yanlış bir anlaşılma olmasın. 71 bin aracı kapsayan ve geçmiş döneme ait olan bir sorunu çözmeye dönük bir düzenlemedir. 71 bin aracın, ÖTV ilave vergi farkı kaldırılıyor. 71 bin vatandaşımızın kamuyla ihtilafını çözmeye dönük düzenlemedir" diye konuştu.


EKONOMİK KRİZE ÖNLEM PAKETİ...

Ekonomik krizi önlemeye ilişkin düzenlemeleri içeren kanun tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Buna göre, kısa çalışma ödeneğinin miktarı yüzde 50 oranında artırılacak ve yararlanma süresi de 3 aydan 6 aya çıkartılacak.

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısına göre, 2008 ve 2009 yıllarında kısa çalışma ödeneği için yapılan başvurularla sınırlı olmak üzere, kısa çalışma için öngörülen azami 3 aylık süre, 6 ay olarak uygulanacak. Kısa çalışma ödeneği miktarı da yüzde 50 oranında artırılarak ödenecek. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler, başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülmeyecek. Bu madde kapsamında uygunluk tespiti yapılmış olan başvurular için kısa çalışma süresi, işverenin talebi doğrultusunda uzatılacak.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce uygunluk tespiti yapılan kısa çalışma ödeneği başvurularında süre, işverenin talebi halinde aynı şartlarla ve 6 ayı aşmamak kaydıyla uzatılacak.

Sağlık hizmeti sunucuları, sundukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve ekindeki belgeleri, izleyen ayın 15'ine kadar Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) teslim edecekler. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren 60 gün içinde sağlık hizmeti sunucularına avans olarak ödenecek. Fatura ve ekindeki belgeler üzerindeki incelemeler, teslim tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde tamamlanarak, avans hesabı kapatılacak.

Sigortalılığı sona eren kişileri kanunda belirtilen süre içinde SGK'ya bildirmeyenlere, her bir sigortalı ve sandık iştirakçisi için asgari ücret tutarında idari para cezası verilecek.

Ekonomik kalkınmanın hızlandırılması, istihdamın artırılması ve bölgeler arası gelişmişlik düzeyi farkının en aza indirilmesi ve sektörel olarak da kümelenme olgusunun öne çıkartılarak yatırımların teşvik edilmesine yönelik indirimli kurumlar vergisi oranı uygulamasına imkan tanınacak.

İndirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanacak yatırımlar, teşvik belgesine bağlanacak. Bu yatırımlardan elde edilen kazançlar; yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar, indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacak.

Bakanlar Kurulu; istatistiki bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir ve sosya-ekonomik gelişmişlik düzeyini dikkate alarak illeri gruplandırmaya ve gruplar itibariyle teşvik edilecek sektörleri ve bunlara ilişkin yatırım, istihdam büyüklüklerini belirlemeye yetkili olacak.

Her bir il grubu için yatırıma katkı oranının yüzde 25'i, yatırım tutarı 50 milyon lirayı aşan büyük ölçekli yatırımlarda ise yüzde 45'i geçmemek üzere belirlemek ve kurumlar vergisi oranında yüzde 90'a kadar indirimli uygulatmak da Bakanlar Kurulunun yetkileri arasında yer alacak.

Yatırıma katkı ve vergi oranı farklı illerde aynı mükellef tarafından yapılan yatırımlarda, toplam yatırımın her bir ile isabet eden oranına göre, ilgili ilin yatırıma katkı oranı ve indirimli vergi oranı uygulanacak.

Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmetine ilişkin özel iletişim vergisi yüzde 15'ten yüzde 5'e indirilecek.

Bu yılın sonuna kadar çekler, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce bozdurulamayacak.

Şans oyunları işletme lisansı verilmesi işlemlerinden vergi alınmayacak.

Kamu idarelerine her türlü beyanname, bildirge ve benzeri belgeler,elektronik ortamda verilebilecek.


KALEVİT YOLUNA TEK BAŞINA DEVAM EDECEK

Kale Grubu, İspanyol Roca Grubu'nun Elinde Bulunan Kalevit Hisselerini Satın Aldı. Şirketin Tamamına Sahip Olan Kale Grubu, Dünya Markası Olma Yolunda Önemli Bir Adım Attı.

Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kalekim, Kaleterasit, Kalecolor, Kaledekor, KalePlus gibi, yapı sektöründe lider pek çok markayı barındıran Kale Grubu, seramik sağlık gereçleri alanında İspanyol Roca Grubu ile 1999 yılında ortaklık gerçekleştirdiği Kalevit Roca Saniter Seramik Sanayi A.Ş'nin tüm hisselerini satın aldı.

Kale ve Roca Grubu, karşılıklı anlaşma sonucunda şubat ayı itibariyle ortaklığı sona erdirerek ilerleme kararı aldı. Bir marka bütünlüğünde büyümeyi hedefleyen Kale Grubu, şirketin adını kuruluş adı olan Kalevit Saniter Seramik Sanayi Anonim Şirketi olarak değiştirirken, banyo ürün grubundaki faaliyetlerde KALE markasını kullanacak.

Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Seramik Grup Başkanı Tarık Özçelik, Finans Grup Başkanı Haluk Alperat ve Kalevit Genel Müdürü Ahmet Aksu, sözkonusu anlaşmaya ilişkin düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, "Kale Grubu olarak, stratejik iş alanlarımızdan biri olan Yapı Malzemeleri sektöründe, sadece Türkiye'de değil, dünya çapında da sürdürülebilir ve farklılaşan bir rekabet avantajına sahip olmak üzere KALE markası altında entegre ürün, tasarım, çözüm ve hizmetler üretmeyi stratejik hedefimiz olarak seçtik." dedi.

Bu hedef doğrultusunda, seramik sağlık gereçleri alanında, İspanyol Roca Grubu ile 1999 yılından itibaren ortak oldukları Kalevit Roca Saniter Seramik Sanayi A.Ş'nin tüm hisselerini 2 Şubat 2009 tarihinde satın aldıklarını anlatan Okyay, "Ortağımız Roca Grubu ile karşılıklı anlaşma sonucunda Ocak ayı itibariyle işbirliğimizi sona erdirerek, her birimiz kendi hedeflerimiz doğrultusunda ilerleme kararı aldık. Yeni şirketimizin ismi Kalevit Saniter Seramik Sanayi A.Ş'dir. Bir marka bütünlüğünde büyümeyi hedefleyen Grubumuz, banyo ürün grubundaki faaliyetlerine de bundan böyle KALE markası ile devam edecektir. " diye konuştu.

Krize rağmen yatırımlara devam ettiklerine işaret eden Zeynep Bodur Okyay, "Yatırımlarımızda öncelikle ülkemizin yatırım olanaklarını değerlendiriyoruz. Gelişmekte olan ülkelerde de üretime dönük yatırım olanaklarını ve fırsatlarını da değerlendirirken, Avrupa'da ve diğer gelişmiş pazarlarda ise, yatırımımızı dağıtım kanallarına yapıyoruz. Kale Grubu olarak, dünyada rekabet avantajı sağlayacak ürün, bilgi ve markaya yönelik yatırımlarımızı krize rağmen sürdürüyoruz. Anadolu'da entegre lojistik bir üs olarak Yozgat'ta Kaleseramik ve Kalekim yatırımımızı gerçekleştirdik." şeklinde konuştu.

40 bin meterkaresi kapalı, toplamda 80 bin metrekarelik bir alanda faaliyetlerine devam eden firmanın kurulu vitrifiye kapasitesi 1 milyon 600 bin parça. Armatür montaj hattı kapasitesi 500 bin, akrilik üretim kapasitesi ise 100 bin parça olan firma Türkiye'de en büyük banyo malzemeleri üreticileri arasında yerini alıyor.


KAMUDA LOJMAN KİRALARI ARTTI

Lojmanlarda oturanlar 15 Ocak’tan itibaren yüzde 4,8 ile yüzde 4,9 arasında fazla kira ödeyecek.

Metre kare kira bedeli kaloriferli konutlarda 1,74 TL’ye, kalorifersiz konutlarda da 1,32 TL’ye yükselecek.
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Milli Emlak Genel Tebliği’ne göre, kamuya ait lojmanların kira bedelleri, 15 Ocak 2009’dan geçerli olmak üzere yüzde 4,8 ile yüzde 4,9 arasında artacak.
Kamu konutlarından her bir metre kare için aylık 0,85 TL ile 1,74 TL arasında kira alınacak.
Kira tutarı, kaloriferli konutlarda metre kare başına 1,74 TL, kalorifersiz konutlarda 1,32 TL, kerpiç, ahşap, bağdadi ve benzeri konutlarda da 0,85 TL olacak.
Kira bedeline yapılacak ilaveleri de yeniden belirleyen Tebliğ uyarınca, kaloriferci, kapıcı ya da her ikisinin de kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılandığı konutlarda, yine metre kare başına 0,17 TL kapıcı parası alınacak.
Elektrik ve su bedellerinin tespitinde kurumlarca yapılan gerçek giderler dikkate alınarak, elektrik sayacının ayrılmadığı konutlardan metre kare başına 0,38 TL, su sayacının ayrılmadığı konutlardan da yine metre kare başına 0,38 TL tahsil edilecek.
Elektrik ve su sayacının her ikisinin de ayrılmasının mümkün olmaması durumunda ise elektrik ve su parası 0,77 TL olarak uygulanacak.
Konutlarda kullanılan suyun şehir şebekesi dışındaki su kaynaklarından (kuyu, artezyen, kaynak suyu v.b) karşılanması halinde de, kira bedeline metre kare başına 0,19 TL ilave edilecek.


DOĞTAŞ: ''ÇAYLAR ŞİRKETTEN DEĞİL''

Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, işten çıkarmaların gündemlerinde olmadığını belirterek, "Sadece çay giderleri 150 bin lirayı buluyor, bu da 15 personel maaşına denk geliyor. 15 kişiyi işten çıkarmayız, ama çay ocaklarını kapatabiliriz, 'çaylar şirketten' dönemine son verebiliriz" dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Mobilya Sektör Meclisi Başkanlığını da yürüten Doğan, "ithal kriz" olarak tanımladığı küresel mali krizin 2001 krizinden farklı olduğuna işaret etti. 2001 krizinden sonra tek partili bir hükümetin iktidara gelmesiyle birlikte, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlandığını, Türkiye'deki finans sektörünün güçlendirildiğini anlatan Doğan şöyle dedi:

"Tüm bunlar Türkiye'deki kriz ortamında bir avantaj olarak görülüyor. Önceden 50-100 milyon dolarlık bankalarımız varken, şimdi 5-10 milyar dolarlık bankalarımız var. Bu durum her şeyden önce kriz ortamında bir avantaj. Çünkü bazı küçük bankaların dışında diğer büyük bankaların kredilerine zorlamalar getirilse de tamamen kesmediğini görüyoruz."

Küresel krizin öncelikle dayanıklı tüketim üretimini vurduğuna dikkat çeken Doğan, "Bizim sektörümüzde olduğu gibi inşaat, mobilya, otomobil, beyaz eşya ve elektronikte çok ciddi bir durgunluğa neden oldu. Şu anda bizim sektörümüzde özellikle yüzde 30-50'ler gibi düşüşler olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

Doğan, şirket olarak gerekli tedbirleri almaya çalıştıklarını vurgularken, bu kapsamda çalışanların kullanmadığı izinleri bu dönemde kullandırdıklarını, krizin derinliğine göre ücretsiz izin uygulamasına da geçebileceklerini bildirdi.


''KRİZ TARIMSAL ÜRETİMİ TEHDİT EDECEK''

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, ekonomik krizden mali yapısı zayıf olan tarımın en fazla etkilenen sektör olacağını, özellikle banka ve kredi borçlarının ödenmesinde yaşanacak bir tıkanıklığın, küçük ve orta ölçekli çiftçiyi üretimden kopma noktasına getirebileceğini söyledi.

Yetkin, TZD'nin yıllık değerlendirme raporunu açıkladığı basın toplantısında, küresel finansal krizin 2009'da tarımsal üretimi tehdit edeceğini bildirdi.

Türkiye'nin bu yıl buğday ithal etmesinin zorunluluk olmadığını anlatan Yetkin, ancak ürünün büyük bir bölümünün özel tüccar ve alıcıların elinde bulunduğunu, bu nedenle spekülasyon riskinin devam ettiğini savundu.

Yetkin, krize karşı gerçekçi bir önlemler paketinin acilen hazırlanarak uygulamaya konması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Bu paketin en önemli maddelerinden birinin çiftçi borçlarındaki tıkanıklığın giderilmesi noktasında yoğunlaşması bir zorunluluktur. Çiftçinin kullandığı girdilerin fiyatları, destek ve sübvansiyon yoluyla düşürülmelidir. Tarım kesiminden başka kesimlere kaynak aktarmak ve bütçe açıklarını kapatmak amacıyla ürün fiyatlarının düşük tutulması uygulamasına son verilmelidir. İşletme büyüklükleri artırılmalı, bunun için arazi toplulaştırması, kooperatifleştirme ve yatırım teşvik planına ağırlık verilmelidir. Doğrudan Gelir Desteği, sosyal bir destek olarak görülmeli, üretime dayalı prim sistemi geliştirilmelidir. Çiftçi alacakları gecikmeden ödenmelidir."

İbrahim Yetkin, hayvancılıkta girdi maliyetlerinin azaltılması, yem bitkilerine verilen teşviğin ve hayvan yeminde kaliteli kaba yem oranının artırılması ve hayvan varlığının kayıt altına alınması çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini kaydetti.

Tarım sektörünün 2009 yılında ekonomik krizden etkileneceğini öne süren Yetkin, "(Kriz bizi teğet geçti) yaklaşımları doğru değildir. İyimser olmak iyi ama krizden zarar görmedik demek mümkün değildir" diye konuştu.

Yetkin, tarım ilaçlarının reçete ile satılmasıyla yüzde 10 daha az ilaç kullanılacağını sözlerine ekledi.


GELİR VERGİSİ TARİFESİ BELİRLENDİ

Gelir vergisi tarifesi belirlendi. Buna göre, alt sınır 7 bin 800 YTL'den, 8 bin 700 TL'ye yükseltildi.
Maliye Bakanlığının "Gelir Vergisi Genel Tebliği" Resmi Gazetenin 6. mükerrer sayısında yayımlandı.

2008 yılında uygulanan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları, 2008 yılı için yüzde 12 olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle tespit edildi.

Buna göre, 8 bin 700 TL'ye kadar olan gelirlere yüzde 15, 22 bin TL'nin 8 bin 700 TL'si için 1305 TL, fazlası yüzde 20, 50 bin TL'nin 22 bin TL'si için 3 bin 965 TL, fazlası yüzde 27, 50 bin TL'nin fazlasının 50 bin TL'si için 11 bin 525 TL, fazlası için yüzde 35 vergi uygulanacak.

2008 yılında 7.800 YTL'ye kadar olan gelirlere yüzde 15, 7.800 ile 19.800 YTL arası gelirlere yüzde 20, 19.800 ile 44.700 YTL'nin arası gelirlere yüzde 27, 44.700 YTL'nin üzerindeki gelirlere yüzde 35 vergi uygulanıyordu.


ELEKTRİĞE KONUTTA ZAM, SANAYİDE İNDİRİM

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK), Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) yeniden yapılanması sonucu oluşan 20 elektrik dağıtım şirketinin 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren satacağı elektrik tarifelerini onaylamasının ardından, perakende elektrik tarifeleri de netleşti.

Yeni tarife ile elektriğin kilovat saat (kWh) ücreti sanayide yüzde 0,45 düşüşle 17,137 Kr, konutlarda ise yüzde 1,18 artışla 19,803 Kr olarak belirlendi.

EPDK'nın, Enerji KİT'lerinin Uygulayacağı Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizması Usul ve Esasları ve Hazine Müsteşarlığının Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi ile elektrik dağıtım şirketlerinin talepleri çerçevesinde, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren uygulayacakları yeni tarifelere ilişkin onayı, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.

EPDK'nın temel fiyat üzerine "dağıtım bedeli, iletim bedeli ve perakende satış hizmet bedelini" ekleyerek belirlediği, nihai tüketiciye dönük, tarifeye göre, elektriğin kWh ücreti konutlarda yüzde 1,18 artışla 19,572 Kr'den 19,803 Kr'ye yükseldi. Elektriğin perakende kWh ücreti sanayide yüzde 0,45 düşüşle 17,216 Kr'den 17,137 Kr'ye geriledi.

Kalkınmada Öncelikli İllerdeki (KÖİ) meskenlerde daha önce 18,211 Kr olan elektriğin kWh fiyatı yüzde 1,08 artışla 18,408 Kr'ye çıkarken, tarımsal sulamada kullanılan elektriğin fiyatı yüzde 1,49 artışla 16,801 Kr'den 17,052 Kr'ye, aydınlatmanın (sokak-cadde) 18,025 Kr olan kWh ücreti de yüzde 1,40 artışla 18,279 Kr'ye yükseldi.

Şehit aileleri ve muharip malul gazilerin kullandığı ve kWh'sı 12,354 Kr olan elektriğin yeni fiyatı da yüzde 2,34 artışla 12,644 Kr oldu.


Trafik cezaları, yeni yılda, Maliye Bakanlığının yüzde 12 yeniden değerleme oranı çerçevesinde artırılacak.
HIZ SINIRINI AŞANLARA 265 YTL CEZA

1 Ocak 2009'dan itibaren en düşük trafik cezası 61 YTL, en yüksek trafik cezası ise 14 bin 210 YTL olacak.
Yeniden değerlendirme oranının gelecek yıl için yüzde 12 olarak tebliğ edilmesinin ardından, trafik kurallarına uymayanlar da yeni yılın ilk gününden itibaren trafik cezalarını zamlı ödeyecek.

Buna göre, kırmızı ışıkta geçenlere 128 YTL ceza uygulanacak. 0.50 promil ve üzerinde alkol alarak araç kullananlar, ilk kez yakalanmaları durumunda 537 YTL, ikincisinde 673 YTL, üçüncüsünde ise bin 78 YTL para cezasına çarptırılacak. Ayrıca, alkollü araç kullanan sürücülere geriye doğru 5 yıl içinde; ilkinde 6 ay, ikincisinde 2 yıl, 3 ve fazlasında ise mahkeme tarafından 5 yıl süreyle ehliyetlerine el konulacak. 3 veya daha fazla alkollü yakalanan sürücülere en az 6 ay hapis cezası verilecek.

Hız sınırlarını yüzde 10'dan yüzde 30'a (otuz dahil) kadar aşan sürücüler 128 YTL, hız sınırlarını yüzde 30'dan fazla aşanlar ise 265 YTL ceza ödeyecek.

Muayene istasyonu için işletme belgesi ile yetki verildiği halde, işletme şartlarına uymayan veya gerektiği şekilde muayene yapmayan kişilere 4 bin 261 YTL den 14 bin 210 YTL'ye kadar para cezası verilecek.

Araç kullanırken belgelerini bulundurmayan ya da yetkililere ibraz edemeyen sürücüler ile okul taşıtlarının "DUR" işaretini yaktıkları hallerde diğer araçların durmaması; "DUR" işaretinin öğrencilerin binmeleri veya inmeleri sırasında ve yönetmelikte belirtilen hallerde yakılmaması, bu ışıkların gereksiz ve amaç dışı kullanılması durumunda sürücüye 128 YTL para cezası kesilecek.

Kaza mahallinde durmayan, trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almayan, kazayı yetkililere bildirmeyen ve kaza yerinden ayrılan sürücüler de aynı miktarda para cezası ödeyecek.

Bir araç tarafından geçilirken, geçilen araç sürücüsünün geçilme kurallarına uymaması, kavşaklarda gereksiz duraklamak, yavaşlamak, taşıttan inmek veya araçların motorunu durdurmak, taşıt yolu üzerinde yaya ve okul geçitleri ile diğer geçitlerde duraklamak, taşıt yolu üzerinde otobüs, tramvay ve taksi duraklarında duraklamak, gece sis ışıklarının sisli, karlı ve sağanak yağmurlu havalar dışında diğer farlarla birlikte yakmak, emniyet kemeri bulundurulması zorunluluğu olan araçlarda emniyet kemeri bulundurmamak ve kullanmamak gibi trafik kurallarını ihlal eden sürücülere 61 YTL ceza kesilecek.

Motosikletlerde koruma başlığı ve gözlüğü kullanmayan sürücüler, karayolu üzerinde, park yerlerindeki araçlar için, yetkisiz park ücreti alan kişiler de 61 YTL ceza ödeyecek.

Yeni yılda zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmama ve araçların muayene süresini geçirmenin de cezası 61 YTL olacak.


DÖVİZ KAYNAĞI KAPİYA BİBERİ

Çanakkale'de yetiştirilen kapiya biberi, kent ekonomisi için önemli bir döviz kaynağı haline geldi. Alınan bilgiye göre, kent genelinde 25 bin dekar alanda yılda yaklaşık 60 bin ton yetiştirilen kapiya biberi, başta Yunanistan ve Bulgaristan olmak üzere birçok Avrupa ülkesine taze ürün ve konserve olarak ihraç ediliyor.

Kentin ihracat ve iç tüketiminde kullanılan en önemli ürünler arasında yer alan ve ekonomiye büyük katkı sağlayan kapiya biberi, Yenice ilçesi başta olmak üzere merkez ilçe, Biga, Bayramiç ve Çan'da yetiştiriliyor. Kapiya biberi, yıllık 12-15 bin ton taze olarak Bulgaristan ile Yunanistan'a, 15-20 bin ton dolayında da dondurulmuş ya da konserve halinde diğer Avrupa ülkeleri ve ABD'ye ihraç ediliyor. Ürünün kalan bölümü ise ise iç piyasada salça ve konserve olarak tüketiliyor. Biga İlçe Tarım Müdürü Ümit Ortan, biberin Tokatkırı, Danişment, Çavuşköy, Karacaali, Kocagür, Pekmezli ve Kahvetepe'nin de aralarında bulunduğu birçok köyde yetiştirildiğini belirterek, ürünün bu köylerde yaşayanların önemli geçim kaynaklarından birisi haline geldiğini söyledi. Bayramiç İlçe Tarım Müdür Vekili Cahit Uydaş ise kapiya biberinden dönüm başına 3 ton verim alındığını bildirdi.


"YOKSULA 45 METREKARELİK KONUT"
TOKİ KEPEZE 600 KONUT DAHA YAPACAK

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Açıkladığı "Yoksula 100 YTL Taksitle 45 Metrekarelik Konut" Projesi Başlıyor.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ), "yoksula konut" projesinin uygulanacağı illeri belirledi. İlk aşamada, 18 ilde 15 bin 266 konutluk proje hazırlandı. Bu illerde ihaleye çıkacak konut projelerinin içinde, yoksul kesime yönelik konutlar da yer alacak. Konutların satışına Mart ayından önce başlanacak.
TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, net büyüklüğü 39-47, brüt büyüklüğü ise ortalama 50 metrekare olacak konutların, diğer konut projelerinin içinde yer alacağını, vatandaşın her türlü altyapı, ısınma ve çevre sorunu çözülmüş konutlarda oturacağını anlattı.

Ortalama 28-30 bin YTL'ye mal olacak konutların, gerçekten yoksul kesime satılması için kaymakamlıklar, valilikler ve yerel yönetimlerin gereken önlemi alacağına işaret eden Bayraktar, "vatandaş evine girene kadar, başvuruda bile para almayacağız. İçine yerleşince 100 YTL taksit başlayacak ve 20 yılda geri ödenecek" dedi.

Fazla başvuru olması halinde hak sahiplerinin çekilecek kurayla belirleneceğini belirten Bayraktar, 100 YTL'yi ödeyemeyecek durumdaki vatandaşların parasını da, kamuoyunda "FAKFUKFON" olarak bilinen sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonlarının ödemesinin öngörüldüğünü bildirdi.

"Yoksula Konut" projesi kapsamında konut yapılacak iller ve konut sayısı şöyle:

"Adana-Akkuyu: 1206, Ankara-Mamak Kusunlar: 1300, Antalya-Çıplaklı: 800, Batman-merkez: 300, Bursa-Kestel: 420, Bursa-Karacabey: 36, Bursa-Gürsu: 1200, Çanakkale-Kepez: 600, Diyarbakır-Üçkuyular: 1000, Eskişehir-Aşağısöğütönü: 950, Erzurum-Kazım Karabekir: 300, Gaziantep-Şehitkamil: 950, İstanbul-Kayabaşı: 1964, İzmir-Kemalpaşa: 1004, Kilis-Merkez: 120, Konya-Meram: 814, Malatya-Merkez: 462, Mersin-Tarsus: 288, Sakarya-Korucuk: 720, Van-Kevenli: 832."


ÖĞRETMELERİN BİR ÇOĞU KREDİ KARTI BORÇLUSU, BİRÇOĞU DA GELECEK İÇİN KAYGILI...

Bu gün Öğretmenler Günü. hepimizin hayatında önemli bir yere sahip öğretmenlerimizin bugün önemli ve çok ciddi sorunları bulunuyor. Türk Eğitim-Sen'in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniye yaptığı anketin sonuçlarına göre, öğretmelerin bir çoğu kredi kartı borçlusu, birçoğu da gelecek için kaygılı.

24 Kasım dolayısıyla hatırlanan öğretmenlerin dün emek verdiği çocuklar bugün ülkenin lokomotifi olup emek üretiyor. Bu kutsal görevi icra eden öğretmenlerimizin karnesinde hem ‘iyi’ var hem de ‘zayıf’.

Türkiye’de pek çok öğretmen, anne ve babaların çocuklarına gösterdikleri hassasiyetten daha hassas bir şekilde ‘geleceğin teminatı’ olarak nitelediğimiz çocuklarımızı bir kuyumcu dikkatiyle işliyor. Pek çok alanda yolsuzlukla mücadele eden ülkemizin en masum yüzleri de bu manada öğretmenler. Özveride, çalışkanlıkta, gayrette karne notu olarak iyi derecede bulunan öğretmenlerin maddi olanakları ise oldukça zayıf.

Anlayacağınız, Öğretmenler 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne buruk giriyor. Yaşam koşulları, geçinmek için ikinci iş yapma zorunlulukları, konut ve diğer sorunları hala yerli yerinde. Cumhuriyet!'in emanet edildiği nesilleri yetiştiren öğretmenlerimizin her şeye rağmen günlerini kutluyor, mübarek ellerinden öpüyoruz.

BORÇLU YAŞIYORLAR

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 24 Kasım Öğretmen Günü nedeniyle yaptıkları anketin sonuçlarını açıklarken, öğretmenlerin yüzde 71’inin kredi kartı ve banka borcunun olduğunu bildirdi. Koncuk, ankete göre, öğretmenlerin yüzde 48.8’inin kazandığı ücret ile zor geçindiğini açıklarken, yüzde 76.2’sinin banka kredisi kullandığını söyledi.

Türk Eğitim-Sen’in, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle yaptığı “öğretmenlerin sosyoekonomik durumu” konulu anketi, Genel Başkan İsmail Koncuk yaptığı basın toplantısı ile açıkladı. 2 bin 178 öğretmenin yer aldığı ankete katılanların yüzde 86.7’sini evli, yüzde 77.1’inin ise çocuğunun olduğunu belirten Koncuk, ankete katılan öğretmenlerin yüzde 48.6’sının 2, yüzde 27.2’sinin 1, yüzde 17.5’inin 3, yüzde 6.2’sinin 4 çocuğunun bulunduğunu bildirdi.

ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 48.8’İ KAZANDIĞI ÜCRETLE ZOR GEÇİNİYOR

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 48.8’inin kazandığı ücretle zor geçindiğini, yüzde 45’inin ise gelirinin sadece temel ihtiyaçları karşılamaya yettiğini ifade ettiğini anlatan Koncuk, kazandığı ücretle geçimini rahat sağlayan öğretmeni ise sadece yüzde 6.2 olduğunu kaydetti.
Öğretmenlerin yüzde 76.2’sini banka kredisi kullandığını, yüzde 69.3’ünün ise bireysel ihtiyaç kredisi kullandığını belirten Koncuk, yüzde 16.9’unun konut kredisi, yüzde 12.8’inin taşıt kredisi, yüzde 1’inin ise eğitim ve konut geliştirme kredisi kullandığını bildirdi.

ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 71’İNİN KREDİ KARTI BORCU VAR

Ankete göre, öğretmenlerin yüzde 71’inin kredi kartı ya da banka borcu olduğunu belirten Koncuk, borcu olan öğretmenlerin yüzde 49.1’inin bin -3 bin YTL, yüzde 30.5’inin 3 bin-10 bin YTL, yüzde 12’sinin ise 10 bin-30 bin YTL borcu olduğunu söyledi. Ankete göre öğretmenlerin yüzde 4’ünün 30 bin -50 bin YTL, yüzde 2.8’inin 50 bin-100 bin YTL, yüzde 1.1’inin ise 100 bin -150 bin YTL arasında borcu bulunuyor.
Koncuk, öğretmenlerin en büyük sorun olarak ise ücret yetersizliğini gördüğünü bildirdi. Ankete göre öğretmenlerin yüzde 33.3’ü en büyük sorunun ücret yetersizliği olduğunu belirten Koncuk, yüzde 18.1’ini toplu sözleşme ve grev hakkının olmamasını, yüzde 17.2’si adam kayırma, siyasi baskılara maruz kalmayı, yüzde 13’ünün de öğretmenlik mesleğinin toplumda itibar görmemesini; en büyük sorun olarak gördüğünü açıkladı. Koncuk, öğretmenlerin yüzde 9’unun da eğitim politikalarının sık sık değişmesini, yüzde 3.7’sinin kadrolu öğretmen türleri dışında öğretmen istihdamını, yüzde 3’ünün ek ders ücretlerinin düşüklüğünü, yüzde 1.7’sinin sınıfların kalabalık olmasını, yüzde 1’inin de öğretmenlikte kademelendirme sistemini sorun olarak gördüğünü kaydetti.

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ ÖĞRETMENLERİN İDEALİ

Koncuk, “Öğretmenlere, öğretmenlik mesleğini nasıl seçtiklerini sorduk. Öğretmenlerin yüzde 55.2’si ‘idealimdi’ derken; yüzde 23’ü ‘zorunluluk’, yüzde 13.4’ü ‘tesadüf’, yüzde 4.7’si ‘tercih hatası’, yüzde 3.7’si de ‘aile mesleği’ cevabını vermiştir” dedi.
Öğretmenlere “yeniden dünyaya gelseniz hangi mesleği seçersiniz?” diye sorduklarını da belirten Koncuk, ankete katılanların yüzde 34’ünü yine öğretmenlik mesleğini seçeceğini ifade ettiğini yüzde 12’sinin doktor ya da diş hekimi, yüzde 11’inin avukat/hakim/savcı, yüzde 10.4’ünün kaymakam/vali olmayı tercih ettiğini bildirdi.
Koncuk, ankete göre öğretmenlerin yüzde 87.8’inin hükümetin mevcut eğitim politikalarını başarılı bulmadığının altını çizdi.
Anket ile öğretmenlerin ayda kaç kitap okuduklarını da tespit ettiklerini söyleyen Koncuk, ankete göre öğretmenlerin yüzde 40.5’ini ayda 1, yüzde 16.8’inin ayda 2, yüzde 6.7’sinin ayda 3, yüzde 4.2’sinin ayda 4, yüzde 2.5’inin ise ayda 5 kitap okuduğunu açıkladı.

ÖĞRETMENLERİN EN BÜYÜK KORKUSU: "GELECEK"

Koncuk, ankette öğretmenlerin hayata dair en büyük korkusunun ise gelecek korkusu olduğunu anlattı. Ankete katılanların yüzde 28.7’sini en büyük korkusunun gelecek korkusu olduğunu, yüzde 21.1’inin iftiraya uğramaktan korktuğunu, yüzde 15.4’ünün de ölüm, ailesini ve sevdiklerini kaybetmekten korktuğunu ifade etti. Koncuk, öğretmenlerin yüzde 15.2’sinin sağlık problemi yaşamaktan, yüzde 7.6’sının mutsuz olmaktan, yüzde 6.3’ünün parasızlık, yüzde 5’inin de işini kaybetmekten korktuğunu söyledi.
Koncuk, ankete katılan öğretmenlerin yüzde 94.8’inin de öğretmenevlerinden istediği gibi faydalanamadığını bildirdiğini kaydetti.

KONCUK: “KAYGI VERİCİ”

Anket sonuçlarının öğretmenler açısından kaygı verici olduğunu belirten Koncuk, “Bu anket, ekonomik krizin öğretmenleri ve dolayısıyla tüm eğitim çalışanlarını vurduğunu gözler önüne sermektedir. Öğretmeni, memuru, teknisyeni, hizmetlisiyle bir bütün olan eğitim çalışanları, ekonomik yetersizlikler dolayısıyla geçimlerini sağlamakta zorlanmaktadır” dedi. 24 Kasım’lara umutla bakabilmek için öncelikle öğretmenlerin ve tüm eğitim çalışanlarının sosyo-ekonomik durumlarının düzeltilmesi gerektiğini söyleyen Koncuk, Başta Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik olmak üzere idarecileri öğretmenlere “sahip çıkmaya” davet etti.


ÖĞRETMEN BİR TON KÖMÜRE MAAŞININ YÜZDE 47'SİNİ ÖDÜYOR

Türk Eğitim-Sen'in araştırmasına göre, en düşük dereceli bir öğretmenin, kışın ısınabilmesi için 2 ton kömür ve 1 ton odun alması durumunda, 36 gün 6 saat çalışması gerekiyor.
Araştırmaya göre, en düşük derecede çalışan bir öğretmenin, KDV dahil tonu 350 YTL olan oduna, maaşının yüzde 26'sını, 14/2 derecedeki bir memurun maaşının yüzde 30'unu, Ankara'da tonu KDV dahil 630 YTL olan kömüre ise en düşük derecede çalışan bir öğretmenin maaşının yüzde 47'sini, 13/3 derecede çalışan bir hizmetlinin maaşının yüzde 56'sını ayırması gerekiyor.

4 kişilik bir ailenin 2 ton kömür ve 1 ton odun yakması durumunda bin 610 YTL ödenmesi gerekiyor. Bunun için 1/4 derecede görev yapan bir öğretmenin 31 gün 6 saat, en düşük derecede çalışan bir öğretmenin 36 gün 6 saat, 9/1 derecede çalışan bir memurun da 42 gün çalışması gerekiyor.

Doğal gazın şu andaki satış fiyatının 1.07 YTL/metreküp olduğu Ankara'da, aylık 400 metreküp doğal gaz kullanan bir ailenin ödeyeceği para 428 YTL olarak hesaplandı.

Bir eğitim çalışanının kış mevsimine girerken giyim ve kışlık gıda için 348 YTL ile 863,90 YTL arasında harcama yapması gerektiği belirlendi. Buna göre, 9/1 derecede çalışan bir öğretmenin, giyim için maaşının en az yüzde 26'sını ayırmasının zorunlu olduğu tespit edildi.

Bir ailenin kışlık gıda masrafı, pirinç, bulgur, erişte, makarna, tarhana, salça, turşu, reçel, salamura yaprak, sebze konserveleri, kuru bakliyat, dana eti, kuzu eti, balık eti, tavuk eti, sucuk, sebze konserveleri, kahvaltılık malzemeleri, yağ, süt, yoğurt, un, tuz, şeker ile birlikte en az 2 bin 299 YTL 69 YKr olarak hesaplandı.

4 kişilik bir ailenin 5 aylık gıda ve temizlik masrafı da 2 bin 495 YTL'yi buluyor.

Kira fiyatlarına da yer verilen araştırmada, Ankara'da ortalama kira fiyatının 515 YTL olduğu, buna göre en düşük derecede çalışan bir memurun maaşının yüzde 45'inin, en düşük dereceli bir öğretmenin maaşının da yüzde 38'inin kiraya gittiği belirtildi.

İstanbul'da ise kira fiyatlarının ortalama 900 YTL civarında olduğu, 14/2 derecede çalışan bir İstanbullu memurun maaşının yüzde 78'inin, bir hizmetlinin maaşının yüzde 80'inin, 15 yıllık bir öğretmenin maaşının yüzde 58'inin kiraya gittiği kaydedildi.


KALKINMAK İÇİN ANAYASANIN DEĞİŞMESİ ZORUNLU

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin Kalkınması ve Zenginleşmesini Girişimcilerin Yapacağının Söylendiğini, Fakat Mevcut Anayasa'nın Buna Uygun Olmadığını Belirtti.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) tarafından Terzioğlu Yerleşkesi, Troia Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye Ekonomisi ve Global Kriz" adlı konferansa konuşmacı olarak katılan Hisarcıklıoğlu, mevcut düzenin bir an önce değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Güçlü demokrasi için kaliteli demokrasinin ülke kalkınmasının olmazsa olmaz iki maddesi olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, 70 milyon Türkiye'nin zengin olmasını istediklerini dile getirdi. "Zengin olacağız ki sözümüz dinlenebilsin. Bunun da yolu tek bir yerden geçiyor. Güçlü ekonomi, kaliteli demokrasi bu ikisi ekonominin ayrılmaz iki parçası." diyen Hisarcıklıoğlu, güçlü ekonomi yoksa kaliteli demokrasi olmayacağını kaydetti. Kaliteli demokrasinin olması için birkaç tane yapısal unsur bulunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, bunlardan bir tanesi ekonomiyi de ilgilendirdiği için en önemlisinin Anayasa olduğunun altını çizdi. Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Bugünkü kullanılan 1982 Anayasası o günkü çağın şartlarına uygun ekonomik modele göre hazırlanmış. Yani kamu özel sektör ikisiyle birlikte ülke kalkınacak. Ama bu anlayış 1990'da yıkıldı. Bildiğimiz eskide kaldı. Şimdi ne deniyor kalkınmayı ve zenginleştirmeyi girişimciler yapacak. Peki, Anayasa'mız buna uygun mu, değil."
Mevcut sistemi sürdürebilmenin artık mümkün olmadığını hatırlatan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bugüne kadar bu şekilde gelindiğini, bundan sonra önümüze bakıp bu yapısal reformların bir an önce yapılarak bu kısmın hızla geçilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut bürokratik engeller ve yazışmalar konusuna da değinen Hisarcıklıoğlu, "Boşa geçen her bir zaman diliminin, her bir mesainin bugünkü küresel yarışta benim bunlarla öldürecek zamanım yok. Bunlarla zaman öldüremeyiz biz. Yazılan her kalem, kâğıt, her kullanılan ışığın bir bedeli var. O zaman bu sistemi hızla yapılandırmamız lazım. Yapacak mıyız, Türkiye olarak yapmaya mahkûmuz. Biz müthiş bir yarıştayız. Şimdi küresel bir yarıştayız. Küresel yarıştaki işleyiş ekonomik zenginlikten geçiyor. Zengin olmadıkça sözünün geçebilmesi mümkün değil." dedi. Gelinen son krizle birlikte dünyanın ilk kez küreselleşmesinin olumsuz yönü ile tanıştığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, petrolünden, çinkosuna kadar tüm ürünlerde fiyatların yükselmesi ile Amerika'daki hayatın patladığını söyledi. Krize uygun olarak bir Türk atasözü olan "Aç doyar, aç gözlü doymaz" sözünü söyleyen Hisarciklıoğlu, bu aç gözlülüğün patlamasının yaşandığını ifade etti.

Konferans sonunda ÇOMÜ Rektörü Prof.Dr. Ali Akdemir'in elinden Truva Atı işlemeli çini tablosu alan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Truva ile ilgili bir filmi bile bu ülkenin yapamadığını, yabancıların çektiği filmi izlemek zorunda kaldıkları şikayetinde bulundu.


KEPEZ LİMANI ZARAR EDİYOR

Çanakkale ekonomisine ve turizmine büyük katkılar sağlaması amacıyla üç sene önce yap-işlet-devret modeliyle inşa edilen Kepez Limanı, bürokratik engeller yüzünden her geçen gün zarar ediyor. Gemilerden topladığı atıkları kendi tesisinde işleyip satmasına izin verilmeyen liman yetkilileri, tonunu 240 dolardan Danimarka'ya sattıkları atıkları, yakıt olarak 550 dolara geri alıyor.

Kolin Şirketler Grubu tarafından Demiryollar Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı (DLH) Genel Müdürlüğü'nden 29 yıllığına kullanım hakkı alınarak, 30 milyon dolar yatırımla tamamlanan ve resmî açılışı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2006 yılındaki 18 Mart Çanakkale Zaferi törenlerinde yapılan liman, Çanakkale Boğazı'ndan geçen gemilerden topladığı atıkları, işletim izni verilmediği için yurtdışına göndermek zorunda kalıyor. Avrupa'nın en önemli atık toplama merkezine sahip olduklarını vurgulayan Kepez Limanı İşletmecisi Ali Özgen, "Üç yıldır boğazdan geçen gemilerin denize atacağı yüzbinlerce ton maddeyi tesisimizde toplayıp bertaraf ederek ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Bu konuda yeni çalışmalarımız da var. Kısa bir süre sonra 3 bin tonluk yeni bir atık alım gemisi satın alma konusunda çalışmalara başladık ancak atıkları işleyip yakıt olarak satamadığımız için zarar ediyoruz." dedi. Atık izni alabilmek için gereken şartların hepsini yerine getirdiklerini belirten Özgen, her geçen gün başka bürokratik engellerle karşılaştıklarını, bunun da kendilerine para, devlete de büyük miktarlarda vergi kaybıettirdiğini söyledi. Liman hizmete girdiği günden itibaren, atık satma izni için müdürlerinin ayda bir Ankara'ya giderek evrak takibi yapmak zorunda kaldığını anlatan Özgen, Kepez Limanı'nın işletmesini almalarının en büyük sebebinin, boğazdan geçen gemilerin atıklarını yakıt haline getirip satmak olduğunu fakat bürokratik engeller yüzünden bu haklarını kullanamadıklarını savundu. Tam verimli çalışmadıkları halde ayda ortalama 100 gemiden atık topladıklarını belirten Ali Özgen, "Topladığımız atıkların miktarı, yılda 200 bin ton civarında. Bize işleme izni verilmediği için Danimarka'daki Ocean Connect firmasına, tonu 240 dolardan satıyoruz. Gerekli işlemleri yapan bu firmadan ise yakıt olarak tonu 550 dolardan satın alıyoruz. Bürokratik engeller olmasa ve izni alsak, bu ürünü piyasaya biz satmış olacağız. Hem biz hem de fatura keseceğimiz için devletimiz milyonlarca YTL kazanacak. Buna rağmen yılmadık, üç yıldır istenen her evrakı ve düzenlemeleri yaparak izni almaya çalışıyoruz. Her yıl zarar etmemize rağmen bu limandan gelecek adına umutluyuz." şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili ayrıntılı açıklama yapmak istemeyen Çevre ve Orman Bakanlığı yetkilileri ise Kepez Limanı'na verilecek atık işletim ve satma izninin Türkiye'de ilk olacağını söyledi. Bu sebeple kendi başlarına karar vermediklerini kaydeden yetkililer, Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'ni uyguladıklarını, o da zaman zaman değiştiği için işlerin yavaş ilerlediğini belirtti.


25 YILLIK DARDANEL'E MARKA HACZİ

Türkiye tarihinin en ağır buhranı olarak kabul edilen 2001 Krizi'nde düştüğü borç batağından, bankalarla yapılan anlaşmalara rağmen kurtulamayan Dardanel Gıda, 25 yıllık markasını kaybediyor. Bankalara olan 123 milyon dolarlık borcu için 2001 Krizi'nin ardından İstanbul Yaklaşımı kapsamında imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi (FYYS) işlemeyen, üç yılı aşkın süredir de bankalara ard arda erken ödeme planları sunan ve tüm bu planlarını finansör bulmaya dayandıran Dardanel Gıda'nın markalarına haciz kondu.

RCT Varlık Yönetim Şirketi toplam 31 milyon 589 bin dolarlık alacağı için Dardanel'in sahip olduğu marka, patent ve faydalı modeller üzerinde ihtiyati haciz kararını uygulattı. İhtiyati haciz 22 Temmuz'da konuldu, ancak Dardanel Gıda, Türk Standartlar Enstitüsü nezdinde markalar ile ilgili bir işlem yapmak isteyince bu karardan haberdar oldu.
Markalar üzerinden 22 Temmuz'dan bu yana ihtiyati haciz kararı olduğunun açıklanmasının ardından şirketin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören hisseleri yüzde 6.67 puanlık düşüşle 0.42 YTL'ye geriledi. Şirketin piyasa değeri de 11.9 milyon dolara indi.

1.5 ay sonra haberdar oldu

Dardanel Gıda'dan 8 Eylül'de İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) yapılan açıklamada, 22 Temmuz'da markalar üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının şirkete tebliğ edilmediği bildirildi. Alacaklılar arasında yer alan RCT Varlık Yönetim şirketinin 2 milyon 598 bin tutarlı kambiyo senedi ve 28 milyon 991 bin dolarlık kredi sözleşmesi nedeniyle ilansız icra takibi başlattığı belirtilen açıklamada, Dardanel'in sahip olduğu marka, patent ve faydalı modeller üzerinde ihtiyati haciz kararını uygulatmak için Türk Patent Enstitüsü'ne başvurarak değer tesbiti istediği bildirildi. Açıklamaya göre, Dardanel'in bu haciz kararından markalarla ilgili olarak Türk Patent Enstitüsü nezdinde bir işlem yapmak istediğinde haberi oldu. Ardından da RCT ile temasa geçildi.

Faaliyetlere etkisi yok

RCT'nin Dardanel'in diğer aktifleriyle ilgili şu anda herhangi bir işlem yapmadığı bildirilen şirket açıklamasında, "Alacaklı kurum ile görüşmelerimiz 4743 yasa ile yaptığımız sözleşme bütünlüğü içinde diğer alacaklılarla beraber sürdürülmektedir. RCT'nin ihtiyati haciz kararı sadece sahibi bulunduğumuz marka için istediğini aktiflerimizde herhangi başka bir kalemle ilgili olarak ihtiyati haciz uygulaması istemediğini değerlendirdiğimizde şirket faaliyetlerimiz bu ihtiyati haciz kararı uygulamasının şu aşamada hiçbir etkisi olmayacaktır" denildi. Alacaklı bankaların her birinin ilgili protokole uyulmaması nedeniyle ilamsız icra takibi yapma hakkı olduğu kaydedilen açıklamada, "Şu anda bu hakkını şirket faaliyetlerine olumsuz bir etki yapmayacak şekilde RCT Varlık Yönetim A.Ş. kullanmıştır" değerlendirmesinde bulunuldu.
Markalar üzerine 22 Temmuz'dan bu yana ihtiyati haciz uygulandığı da kaydedilen açıklamada, alacaklı bankalarla borcun erken iskontolu surette ödenmesi yönünde görüşmelerin sürdüğü de kaydedildi. Açıklamada, markalar üzerindeki hacizin özvarlık hesaplarında herhangi bir değişiklik yaratmayacağı da vurgulandı.

2005'den bu yana masada

Borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin bankalarla olan görüşmelerin devam ettiğini kaydeden Dardanel Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, "Bankalarla 2005'den bu yana masadayız. Önümüzdeki günlerde köklü bir çözüm olacağını tahmin ediyorum. Bütün bankalarla borcun tamamının daha önce ödenmesi ile ilgili olarak görüşüyoruz" dedi.
Bankalara olan 123 milyon dolarlık borcu için 2005'ten bu yana çok sayıda erken ödeme planı sunan Dardanel Gıda, bu sürecin bir kısmını Hong Kong merkezli Asia Debt Management'le (ADM Capital) ve Yıldız Holding ile birlikte yürütmüştü. 2006 yılında bankalara her ay 500 bin dolar ödemeli taahhüt eden Dardanel Gıda, bankalardan erken ödeme karşılığında borç indirimi istiyor. Dardanel Gıda, bankaların teklif edilen miktarı kabul etmesi durumunda ödemeyi bir veya birkaç yatırımcı bularak yapmayı taahhüt ediyor.

Kaynak:Referans Gazetesi


İŞYERLERİ KEPENK KAPATIYOR

Piyasalarda yaşanan mali sıkıntıya daha fazla dayanamayan ÇTSO üyesi şirketler ile yine oda kaydı zorunlu bulunan orta ölçekli işletmeler kapılarına bir bir kilit vururken, aidat borcunu ödemediği için yasa gereği kaydı silinmek zorunda kalan birçok mükellefin izine rastlamak dahi mümkün olmuyor.

ÇTSO verilerine bakıldığında; 2007 yılının ilk 8 ayına göre 2008’de Çanakkale’de açılan işyeri sayısı hemen hemen aynı sayısal orana sahip olduğu görülürken, kapatılan işyeri sayısında bu orantıya rastlamak mümkün değil. Bir önceki yıl 62 işletme “Ben kapatıyorum” diyerek ticari faaliyetini sonlandırmışken, bu yıl ilk 8 ayda Çanakkale’de 403 işletme adeta buharlaşmış.

Çanakkale’de fabrikalar birbiri ardından kapatılıp işsizlik çığ gibi büyürken, ekonomik koşullar sanayici kadar orta ölçekli esnafı da fena etkilemeye başladı. Piyasaların bu kadar karamsar bir havaya bürünmesinde en önemli gösterge ise, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın kayıtları kabul ediliyor.
ÇTSO verilerine göre; 2007 yılının ilk 8 ayında Çanakkale’de açılan işyeri sayısı 270 iken 2008’de bu rakam hemen hemen ayrı sayısal orana sahip. Ancak Çanakkale’de kapatılan işyeri sayısında bu orantıya rastlamak mümkün değil. Bir önceki yıl 62 işletme “Ben kapatıyorum” diyerek Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasına başvurup ticari faaliyetini sonlandırmış. Bu yıl ise 1 Ocak-31 Ağustos tarihlerini kapsayan yılın ilk 8 ayında 403 işletmenin bir bölümünün kapısına kilit vurulurken, diğer bölümü ise daha fazla dayanamayıp iki ya da üç yıl önce kapattığı işyerinin ticari faaliyetini bu yıl resmen sonlandırmış oluyor. Tüm bu yaşanan olumsuz tablolar karşısında Çanakkale günden güne küçüldüğüne dikkat çeken ekonomi uzmanları, genel tablodan tüm esnaf kesiminin kaçınılmaz noktaya geleceğini ve bunun için global bir tedbir almanın zamanının gelip geçtiğini vurguluyor. ( OLAY GAZETESİ)


AKÇANSA 30 MİLYON DOLARA ATIK GAZDAN ENERJİ ÜRETECEK

Sabancı Grubu bünyesindeki çimento, hazır beton ve agrega üreticisi Akçansa, Çanakkale’deki tesisinde atık sıcak gazlardan elektrik üretimi ve rüzgar santrali projesi için 30 milyon dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.

Akçansa Genel Müdürü Hakan Gürdal, enerji tesislerinin bitmesinin ardından üretim tesislerinde ek yakıt harcamayacaklarını, atmosfere bırakılan gazlardan elektrik üretecek santralin 15 megavat kapasitesi olacağını söyledi. Çanakkale’de 10 megavatlık rüzgar santrali projesi için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) gerekli müracaatı yaptıkları bilgisini de veren Gürdal, her iki santralin Çanakkale’deki fabrikanın 50-55 megavatlık enerji ihtiyacının yarısını karşılayabileceğini aktardı. Gürdal, her iki projenin de gelecek yıl devreye alınacağını kaydetti.

30 milyon dolarlık yatırım

Gürdal, bu yılki yatırım bütçelerinin 60 milyon YTL olduğunu ve bunun 20 milyon dolarını yılın ikinci yarısında yapacaklarını aktararak, 30 milyon dolara mal olacak enerji yatırımlarının bu yılki yatırım bütçelerinde yer almadığına işaret etti. Gürdal, yılın ikinci yarısında dört beton tesisi daha açacaklarını ve bir agrega ocağını daha devreye alacaklarını dile getirdi. Gürdal, yılın ilk altı ayında 405 milyon YTL ciro yaptıklarını, yıl sonu ciro hedeflerinin ise 850 milyon YTL olduğunu açıkladı. Gürdal, Türkiye çimento pazarında geçen yıl yüzde 10 olan pazar paylarını, bu yıl yüzde 14’e çıkardıklarını da aktardı.

Afrika’ya ihracat

İhracatlarının yüzde 50’sini Afrika’ya, yüzde 30’unu Avrupa’ya, yüzde 10’unu Rusya’ya yaptıklarını aktaran Gürdal, şunları söyledi: "Türkiye’nin çimento ihracatı için coğrafi konumu iyi. Diğer üteticiler de bundan yararlanabilir. Son dönemde Afrika’dan gelen ürün talebinde de artış yaşanıyor. Togo, Kamerun, Nijerya gibi Batı Afrika ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkelerine ihracat yapıyoruz."


TOKİ EVLERİ ÇANAKKALE'YE YAKIŞMIYOR

Müteahhitler Birliği İkinci Başkanı Erdal Akarsu, devletin bir an önce konut yapımından elini çekmesi gerektiğini söyledi. TOKİ'nin müteahhitlik yerine, finansman sıkıntısını çözme rolüne soyunması gerektiğini ifade eden Akarsu, Kepez'de yapımı süren TOKİ evleri ile de ilginç bir saptamada bulundu.

Erdal Akarsu, devletin müteahhitlik yapmasını doğru bulmadıklarını belirtti. Toplu Konut İdaresi (TOKİ)'nin inşaatçılık yerine finansman sorununa el atması gerektiğini vurgulayan Akarsu "Zaten TOKİ amacından saptı. İlk başta amaç dar gelirli vatandaşları uygun koşullarla evsahibi yapmaktı. Ancak bugün görüyoruz ki, TOKİ artık bu kesimlere hitap etmiyor. Milyon dolarlık villalar bile inşa etmeye başladılar. Yani amacından oldukça uzaklaştı. TOKİ bize göre müteahhitliği bırakıp, sektörün ana sıkıntılarından biri olan finansman sorununu çözme adına girişimlerde bulunmalı" diye konuştu. TOKİ'nin Kepez'de inşa ettiği konutların projesini de hiç beğenmediğini özellikle belirten Akarsu, "Çanakkale'ye kesinlikle yakışmayan bir proje bu. Bizim mimarimize uygun olmadığı kesin. Açıklanan fiyatlar da yüksek. Konutların 78 ile 118 bin YTL arasındaki fiyatlardan satışa sunulacağı söyleniyor ki, ya