|
301'DE YAPILAN
DEĞİŞİKLİK YÜRÜRLÜKTE
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinde değişiklik öngören 5759
sayılı ''Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kanun ile TCK'nın 301. maddesindeki ''Türklüğü'' ibaresi ''Türk
Milleti'', ''Cumhuriyeti'' ibaresi de ''Türkiye Cumhuriyeti
Devleti'' olarak değiştirilerek söz konusu maddenin başlığı ''Türk
Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve
organlarını aşağılama'' olarak düzenleniyor.
Kanunu göre, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini veya
Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ve
Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, 6 aydan 2 yıla
kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişilere
de aynı ceza uygulanacak.
Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmayacak.
Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlı
olacak.
SOSYAL GÜVENLİK KANUNU RESMİ
GAZETE'DE
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayladığı 5754 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da, Resmi
Gazete'de yayımlandı.
Kanuna göre, emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan
güncelleme katsayısı, her yılın aralık ayında açıklanan TÜFE ile o
yılın gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) gelişme hızının yüzde
30'unun toplamına bir tam sayının ilave edilmesiyle bulunacak.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa devlet memuru
olanlar, genel sağlık sigortası kapsamına alınacak.
Sigortalıya, hastalık ve analıktan dolayı ortaya çıkan iş göremezlik
süresince, günlük iş göremezlik ödeneği verilecek.
SSK'lı ve BAĞ-KUR'lu ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
devlet memuru olanlar, meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60'ını
kaybetmeleri durumunda malul sayılacaklar.
Malullük aylığı bağlanabilmesi için en az 10 yıl sigortalı olma ve
toplam bin 800 gün prim ödeme şartı aranacak.
İlk defa kanun kapsamında sigortalı olan devlet memuru ve BAĞ-KUR'lulara,
kadın 58, erkek 60 yaşını doldurma ve en az 9000 gün malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olma şartıyla
emeklilik aylığı bağlanacak.
Hiçbir sosyal güvenlik güvencesi olmayan kişilere verilen yeşil
kart, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 2 yıl sonra kaldırılacak.
Bu kişiler genel sağlık sigortası kapsamına alınacak.
"SİLAHLI KUVVETLER
ÜLKE GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ"
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, ''Ne kadar yüksek
eğitime sahip olursanız ve ne kadar teknolojiye sahip olursanız, o
kadar caydırıcı bir silahlı kuvvetlere sahip olursunuz. Bu,
ülkemizin geleceği açısından da hayati derecede önemlidir'' dedi.
Orgeneral Büyükanıt, ''Anadolu Kartalı Eğitimi 2008/1 Seçkin
Gözlemci Günü'' faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından basın
mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin iki konuda çok büyük hassasiyeti olduğunu
ifade eden Orgeneral Büyükanıt, şunları söyledi:
''Kuvvet komutanlıkları dahil, Jandarma Genel Komutanlığı dahil,
hedefimiz; yüksek teknoloji sistemlere sahip olmaktır. Gördüğünüz
gibi uçaklar eskiden dalar, aşağılara iner, vururdu. Şimdi
bulutların üstünden de vuruyor. Dolayısıyla silahlı kuvvetlerimizi
geleceğe taşıma açısından yüksek teknoloji sistemlere sahip olmamız
lazım.
İkinci hassasiyet duyduğumuz konu da yüksek seviyeli eğitimdir.
Silahlar ne kadar modern olursa olsun, bunu kullanacak olan
insandır. Bugün gururla iftihar ediyorum ki TSK bir bütün olarak
Karası, Denizi, Havası ve Jandarma Genel Komutanlığı bu yüksek
eğitim seviyesine sahiptir. İşte Hava Kuvvetlerimizin hududun
ötesinde yaptığı operasyonlar, bu yüksek eğitimler sayesinde
başarılı oluyor. Kara Kuvvetlerimizin icra ettiği kara harekatı,
ancak ve ancak çok yüksek eğitimli birlikler ile yapılabilecek bir
harekattır.
Etrafımıza bir bakın, halen kriz olan mesela Irak veya potansiyel
kriz alanları... Bu alanlarda yaşamak için güçlü bir silahlı
kuvvetlere sahip olmak kaçınılmaz bir gerçektir. Buna sahip
olduğunuz taktirde aynı zamanda güçlü bir silahlı kuvvetleri ile
güçlü bir caydırıcı unsur oluşturursunuz. Bu da bize yanlış bakan
insanların yanlış hesap yapmasını önler.''
DAVA HUKUKİ DEĞİL, SİYASİ
AK Parti hakkındaki kapatma davasına ilişkin partinin Anayasa
Mahkemesine sunduğu ön savunmada, ''davanın hukuki değil, siyasi bir
dava'' olduğu belirtilerek, ''AK Parti, laikliğe aykırı fiillerin
değil, kurulduğundan itibaren yaptığı çalışmalarla ülkemize ve
milletimize hizmetin odağı haline gelmiştir'' denildi.
AK Parti'nin, 98 sayfalık ön savunmasında, 35 ekten oluşan toplam 3
klasör evrak da Yüksek Mahkemeye sunuldu.
TCK'NIN
301. MADDESİ DEĞİŞTİ
TBMM Genel Kurulunda, Türk Ceza Kanununun (TCK) 301. maddesinde
değişiklik öngören kanun teklifi 65 ret oyuna karşın, 250 oyla kabul
edildi.
Kanuna göre, 301. maddede yer alan ''Türklüğü'' ibaresi ''Türk
Milleti'', ''Cumhuriyeti'' ibaresi de ''Türkiye Cumhuriyeti
Devleti'' olarak değiştirildi.
Genel Kurulda, 3 maddelik kanun teklifi üzerinde 10 önerge verildi.
Maddeler ve verilen önergeler üzerindeki görüşmelerle teklif,
yaklaşık 8 saat süren mesainin ardından kabul edildi.
MHP'nin teklifin açık oylamayla yapılması talebi doğrultusunda,
oylama elektronik cihazla yapıldı. Oylama sonucunda teklif 65 ret
oyuna karşın, 250 oyla kabul edildi.
Kabul edilen kanuna göre, 301. maddenin başlığı, ''Türk Milletini,
Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını
aşağılama'' olarak değiştirildi.
Kabul edilen 301. maddeye göre, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti
Devletini veya Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti
Hükumetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, 6
aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Devletin askeri
veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişilere de aynı ceza
uygulanacak.
Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmayacak.
Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlı
olacak.
Bu arada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, teklifin görüşmelerini
baştan sonuna kadar izledi.
ÇALIŞMA YAŞAMI
YENİDEN DÜZENLENİYOR
Sendikalar Kanunu'nda
yapılması planlanan değişiklikle, işçi sendikalarına üyelik ve
istifada aranan noter şartına son verilecek, sendika kurulabilecek
iş kolu sayısı 28'den 18'e düşürülecek.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, işçi ve işveren kesimi
temsilcilerinin değerlendirmeleri sonunda yeni bir Sendikalar Kanunu
için tasarı taslağı hazırladı. Buna göre, sendikalar en az 7 kişinin
bir araya gelmesiyle oluşturulabilecek.
Taslakla, sendikal örgütlenmede federasyon modeli de gündeme
gelecek. Buna göre, aynı iş kolunda kurulu 3 sendika bir araya
gelerek federasyon kurabilecek.
Sendikalar Kanunu'ndaki bazı düzenlemeler şöyle:
• Sendika ve konfederasyonların faaliyetlerinin durdurulması ve
kapatılması da zorlaştırılacak.
• Sendikalar Kanunu Tasarı taslağına göre, işçi sendikalarına üyelik
ve istifada aranan noter şartına son verilecek.
• Sendika kurulabilecek iş kolu sayısı 28'den 18'e düşürülecek.
• Sendikalara üye olmada aranan yaş sınırı 16'dan 15'e çekilecek.
• Sendikalar ve Konfederasyonlar uluslararası faaliyette ve
işbirliğinde bulunabilecek, yurt dışında temsilcilik açabilecek,
yurt dışında sendika ve üst kuruluş kurabilecekler.
• Sendika ve Konfederasyonlar radyo ve televizyon kurabilecek.
• Geçici olarak işsiz kalan işçinin sendikaya üyeliği 1 yıl sürecek.
• Toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt kanunu tasarı taslağına göre
bankacılık, petrokimya, şehiriçi deniz, kara, demiryolu ve diğer
raylı toplu yolcu ulaştırmahizmetlerinde grev ve lokavt yasağı
kalkacak.
• Eğitim ve öğretim kurumları, çocuk bakım yerleri ve huzurevleri
grev ve lokavt yapılamayacak yerler kapsamından çıkarılacak.
• Toplu iş sözleşmesi için sendikalarda aranan yüzde 10'luk iş kolu
barajı kaldırılacak, üye sayıları itibariyle en fazla temsil gücüne
sahip 3 işçi konfederasyonundan birinin üyesi olan sendikalar, toplu
iş sözleşmesi yapabilecek.
• Grev çadırı kurulmasıyla ilgili yasak da kaldırılacak.
TÜRKİYE, ABD VE
IRAK BİR ARAYA GELDİ
Türkiye, ABD ve Irak, Genişletilmiş Irak'a komşu ülkeler dışişleri
bakanları toplantısı çerçevesinde üçlü olarak bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice
ve Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, yaklaşık yarım saat süren
toplantının ardından basın mensuplarına açıklama yaptılar.
ABD Dışişleri Bakanı Rice, Irak'ın güvenli bir ülke olması ve
güvenli sınırlara sahip olmasının önemini vurgulayarak, bu yöndeki
gelişmelerden duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin Türkiye ziyaretinin bölge için
önemine de değinen Rice, Irak'ın teröristler için "barınak
olamayacağını" belirtti.
Terör örgütü PKK'nın ortak düşman olduğunu da yineleyen Rice,
PKK'nın Irak'taki istikrarı ve çevre ülkelerdeki güvenliği olumsuz
yönde etkilediğini belirtti. Rice ayrıca, Irak'a yapılacak siyasi
desteğin ve ekonomik işbirliğinin gerekliliğini kaydetti.
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ise ABD ve Irak'la
birlikte terör örgütü PKK'ya karşı mücadelenin sürdürüldüğünü ifade
ederek, Irak'ta büyük bir potansiyel olduğunu ve Türkiye'nin
Irak'taki istikrara katkı yapmaya hazır olduğunu belirtti.
Terörle mücadelede yürütülen yakın işbirliğinde başarı sağladığını
da kaydeden Babacan, Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin "askeri
operasyonların bölgenin istikrarına katkı sağlamayacağına" ilişkin
sözlerine karşın, Türkiye'nin terörle mücadelede her türlü
enstrümanı kullandığını söyledi.
Irak Dışişleri Bakanı Zebari konuşmasında ayrıca, PKK'nın terör
örgütü olduğunu vurgulayarak, Irak'ın istikrarının bölge için
önemini ve bu yönde yapılan işbirliğinden duyduğu memnuniyeti ifade
etti.
|