|
|
Mitolojide Paris ile Helen’in aşkına tanıklık eden Kazdağları (İda Dağı) bu kez de Wallner ve Irine’nin aşkına şahitlik etti. Hollanda vatandaşı sanat yönetmeni Irene Vandertop ile Kanada ve Alman vatandaşı Emmy ödüllü belgesel yapımcısı Thomas Selim Wallner nikahları, Kanada, Almanya, Hollanda, İngiltere, Singapur ve Gana’dan gelen konukların katılımı ile Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu Beldesindeki Zeus Altarı’nda kıyıldı. Emmy ödüllü belgesel yapımcısı Thomas Selim Wallner ile sanat yönetmeni Irene Vandertop’un Zeus Altarı’ndaki nikah törenlerine ilk olarak erkek tarafı geldi. Damat Thomas Selim Wallner Zeus Altarı’nın zirvesine çıkarak gelini tek başına bekledi. Yarım saat sonra babası ile birlikte gelen gelin Irene Vandertop damadın yanına çıktı. İDA dağının Zeus Altarı’nın zirvesinde birbirlerini tebrik eden gençler Edremit Körfezi’nin muhteşem manzarası önünde bir müddet bekleyip, aynı merdivenleri alkışlar arasında bu kez birlikte indiler. Zeus Altarı’ndaki nikahı Küçükkuyu Belediye Başkanı CHP’li Cengiz Balkan kıydı. Ardından kendi dini kurallarına da uygun olarak bir kez daha kıyılan nikahta gelin ve damat evlilik yemini ederek birbirlerini hep seveceklerine söz verdiler. Damat Thomas Selim Wallner, işi gereği dünyayı dolaştığını, ancak Kazdağları kadar etkileyici bir yer görmediğini belirterek, bu nedenle düğün için Kazdağları eteklerini seçtiğini söyledi. Wallner, “Eğer bir gün evlenirsem, düğünümü burada yapacağıma karar vermiştim. İşte bugün bu hayalimi gerçekleştiriyorum. Dünyanın çok uzak bölgelerinden mutluluğumuza ortak olmak için buralara gelen bütün akrabalarımıza ve dostlarımıza minnettarım” diyerek duygularını dile getirdi. Gelin İrene Vandertop ise “Böyle bir düğünü hiç hayal etmezdim. Ama eşim Thomas’ın hayali ve yaptığı organizasyonu hayatım boyunca unutmayacağım” diye konuştu. Organizasyona ev sahipliği yapan Öngen Country Hotel’in sahibi Mehmet Öngen ise, “Böylesine sıra dışı bir düğünü Kazdağları’nda ve otelimde gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. 10 yıl boyunca yaptığım söyleşilerde anlattığım Paris ile Helen’in aşkından binlerce yıl sonra Kazdağları, Thomas ile İrene’nin aşkına tanıklık etti. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen ve her biri kendi alanında son derece önemli konumlarda bulunan davetlileri otelimde misafir etmemizin ve onları ülkelerine mutlu olarak göndermenin, bölgemizin tanıtımı konusunda ne kadar büyük bir değerinin bulunduğunu görmenin heyecanını yaşıyorum” dedi. Nikah törenin ardından Adatepe Köyü Hünnap Han Motel’de davetlilere koytel verildi. Akşamı da, Öngen Country Hotele ait özel plajda yeni evliler ve davetliler için muhteşem bir kutlama yemeği ve eğlencesi gerçekleştirildi.
Çanakkale Rotary Kulübü Dönem Başkanı Ertuğrul Sürgit, Truva Otelinde düzenlenen ödül töreninde, mesleğinde başarılı olan ve topluma hizmeti amaç edinen örnek iş sahiplerine ödül verdiklerini söyledi. Sürgit, bu kapsamda, "Toplum Hizmetleri Özel Onur Ödülü"ne, Anadolu Ateşi Dans Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan'ın layık görüldüğünü söyledi. Ödülünü Çanakkale Vali Yardımcısı Cengiz Ata'dan alan Mustafa Erdoğan da her zaman Çanakkale'nin uğuruna inandığını dile getirerek, Troya'nın önce Çanakkalelilerden, daha sonra İstanbul ve Antalya seyircisinden onay alıp dünyaya açıldığını, Anadolu Ateşi gösterisinin bugüne kadar 11 milyon seyirciye ulaştığını, Troya'nın ise 51 milyon seyirciye ulaşacağından emin olduğunu kaydetti. Törende ayrıca, Troya Antik Kenti'de ziyaretçilerin büyük ilgi gösterdiği "Tahta At"ı yapan marangoz Ahmet Karadeniz'e, Troya Truva Antik Kenti Kazı Heyetinden Yrd. Doç. Dr. Rüstem Aslan'a, gazeteci Murat Kıray'a, konfeksiyon mağazası sahibi Hüseyin Yılmaz'a "Meslek Hizmet Özel Onur Ödülü" verildi.
Lionslar, organ nakli konusunda Dr. Azem Ülkü’yü soru yağmuruna tutarken özellikle halk arasında dedikodu olarak yaygınlaşan söylentilerin açılımını istediler ve organ nakli konusunda Çanakkale’nin Türkiye ortalamasının üzerinde yer alması takdir edildi. Çanakkale Lions Kulübünün aylık olağan toplantısı önceki akşam
Akol Hotel’de gerçekleşti. Başkan Erdal Akarsu’nun yönettiği aylık toplantıda
Çanakkale Lions Kulübünün eğitime destek amacıyla geliştirdiği Kartopu
projesinden elde edilen sonuçlar değerlendirildi ayrıca sosyal aktivitelerin son
aylarda arttığına dikkat çekildi. Son zamanlarda bazı yayın organlarında yer alan organ mafyası gibi magazinsel veya polisiye iddiaları ciddiye almadıklarını çünkü organ naklinin sakatatçıda satılan bir ürün olmadığını belirten Ülkü, geçen yıl Çanakkale’den 7 organ nakli gerçekleştiğini ve bunun Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu kaydetti. Lions üyelerinin pür dikkat dinlediği organ nakli brifinginin son yıllarda Lions toplantılarına konuk edilen günlük gelişmelerin çok daha üzerinde ilgi topladığını belirten Çanakkale Lions Kulübü Başkanı Erdal Akarsu, üyelerin organ naklini ciddi biçimde irdeleyip bu yönde ciddi sorular yönelttiklerini ve bunun da organ nakline verilen önemin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Konuyla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenleyen ve Truva antik şehrini de sınırları içine alan İntepe'nin Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz, sözkonusu anıtın "Hektor tümülüsü" olarak bilinen tepenin bulunduğu beldelerine yapılması gerektiğini söyledi. Bakan Günay'ın önerisini İntepe halkının sahiplendiğini kaydeden Başkan Özkurnaz, bazı ünlü gazeteci ve yazarların da devreye girmesiyle anıt projesi için bu yıl çalışma yapılacak olmasının kendilerini sevindirdiğini belirtti. En çok üzüldükleri noktanınsa anıtın yeri konusunda Hektor'u bilmeyenlerin de konuşması olduğunu vurgulayan Özkurnaz Truva'ya, "Dur Yolcu" yazısının üzerine veya Şehitler Abidesi'nin yanına dikilmesi gerektiğini söyleyenler olduğunu hatırlattı. Özkurnaz, "İntepe'de Hektor tümülüsünde üç yıldır festival düzenliyoruz ve Hektor'un ölüm ayinini birebir canlandırıyoruz. Hektor'un Anadolu'dan Avrupa'ya geçmediğini kaynaklardan biliyoruz. Dünya medeniyetlerinin merkezi Truva'dır. Burada gerçek bir kahraman vardır, o da Hektor'dur. Hektor ailesini, çocuklarını, kendi ulusunu ve halkını seven bir kişiliğe sahiptir. Tümülüs de Troas bölgesi içindedir. Yedi kaynakta, Hektor'un tümülüsünün İntepe'de olduğu belirtilmektedir.'' dedi. Anıtın yapılacak olmasından kimsenin şüphe etmediğini de vurgulayan Alaaddin Özkurnaz, ''Kültür ve Turizm Bakanı Günay, anıt için söz verdi. Hektor tümülüsünün bulunduğu yerin denizden yüksekliği 143 metre, bu sebeple 100 metre yerine 35 metrelik anıt yeterli olacak. İntepe'ye yapılırsa, Şehitler Abidesi'nin karşısında yer alacak. Anıt sayesinde Çanakkale'de turizm ve kültür hizmetlerinde de büyük bir hareketlilik yaşanacak.'' şeklinde konuştu. GENÇLERİN EVLİLİĞE BAKIŞI Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünce yaptırılan bir araştırma, gençlerin yüzde 56,5'inin sanal ortamda tanışarak evlenmeye karşı olduğunu ortaya koydu. Dr. Nesrin Türkarslan ve Semra Yurtkuran Demirkan'ın yaptığı
''Üniversite Son Sınıf Öğrencilerinin Evliliğin Kuruluşuna İlişkin Görüş ve
Düşünceleri'' konulu araştırma kapsamında, 12 üniversitede okuyan 1682 son sınıf
öğrencisiyle görüşüldü. MUTLULUKLARINI TROİA ATI'NA BORÇLULAR
Savaş hilesi olarak kullanılıp, Akhalılar'ın Troialılar'ı yenmesini sağlayarak, 10 yıl süren Troia Savaşları'nı sona erdiren Troia Atı, Alman Erik Ludwig'le (47) Çanakkaleli Semra Beder’in de yaşamlarını değiştirdi. Ünlü aktör Brad Pitt’in başrolünü oynadığı ‘Troy’ filminde kullanıldıktan sonra 2004 Yılı'nda Çanakkale’ye getirilen fiberglastan yapılmış Troia Atı’nın montajı için Almanya’dan da özel bir ekip geldi. Montaj ekibinde yer alan Alman Erik Ludwig, kendisine tercümanlık yapan Semra Beder'le tanışarak arkadaş oldu. Arkadaşlıkları aşka dönüşen çift, 13 Temmuz 2005 tarihinde evlendi. Evliliğin ardından Çanakkale’de yaşamaya başlayan Ludwig çifti, yaşamlarının son derece güzel sürdüğünü ve sık sık, kaderlerini birleştiren Troia Atı'na gelerek, anılarını tazelediklerini söyledi. Erik Ludwig “Düşünün ki binlerce yıl önce bir savaş olacak. Troia Atı bu savaşın kaderini değiştirecek. Daha sonra savaşı konu alan bir film çevrilecek. Bu filmde kullanılan at sergilenmek üzere Çanakkale’ye getirilecek. Biz birbirimizle tanışacağız ve evlenerek mutlu olacağız. Troia Atı'nın savaşın olduğu gibi bizim de kaderimizin değiştirmesi çok ilginç. Sık sık Troia Atı'nın yanına gelip, nostalji yapıyoruz” dedi. TROİA ATI'NIN HİKAYESİ Homeros’un İlyada destanındaki anlatıma göre, Paris adındaki Troialı prens, Sparta Kralı Menelaos’un karısı güzel Helen’i Troia’ya kaçırdı. Bunun üzerine Menelaos, karısını geri almak için Troia’ya savaş açtı. Bütün Yunan krallarına da haberci göndererek, Helen’in kurtarılması için onlardan yardım istedi. Akhalılar, Troialılar'la 10 yıl boyunca savaştı. Savaşlarda bir sonuç elde edilemeyince, Troia’yı ancak bir savaş hilesiyle alabileceklerini düşünüp, savaşı bırakıp, evlerine dönecekleri izlenimini yarattı. Bunun üzerine Akhalılar, büyük bir tahta at yaparak Troialılar’a hediye olarak sundu. Zafer sarhoşu Troialılar, hediyeyi kabul ederek kutlamalara başladı. Gece herkes uyuduğunda, tahta ata gizlenen Akhalı askerler, dışarı çıkıp şehrin kapılarını açarak, Akhalılar’ın şehri ele geçirmesini sağladı. |
Bu
Alan Reklamlarınız Detaylı
Bilgi İçin
|
|
http://www.burasicanakkale.com © 2000 - Bütün hakları Saklıdır. |