ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



 

 

ÇANAKKALE  POLİTİKA HABERLERİ                                                                                                                                     Son Güncelleme : 25.02.2010



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Serdar Soydan “Türkiye’nin çok tehlikeli bir süreçten geçtiğini belirterek yaşananları dünyada hiçbir ülke yaşamamıştır. AKP’nin tek kurtuluş vardır. O da erken seçimdir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Serdar Soydan ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Soydan, Türkiye’nin çok sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirterek Tek çıkış yolu erken seçimdir dedi. CHP İl Başkanı Soydan, Türkiye gerçekten çok tehlikeli bir süreçten geçiyor. Tehlikeli bir yöne doğru gidiyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca birçok olaylar yaşamıştır, ihtilal yaşadı, birçok isyan yaşadı, iç çekişmeler, müdahaleler yaşadı ancak bu hafta yaşadıklarını hiçbir zaman yaşamadı” dedi. Soydan şunları kaydetti; “Türkiye’nin son bir haftada yaşadıklarını sadece ülkemiz değil dünyada başka hiçbir ülke yaşamadı.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez yargı, yargının karşısına hükümet kararıyla çıkmıştır. Bugüne kadar yaşadığımız olaylarda da yine AKP’ye dokunan hakimler savcılar ya soruşturma geçirmiştir ya yargılanmıştır. İktidar yargıya da müdahale ediyor. Kendi yargısını kurmaya çalışıyor. Yine Erzincan da yaşanan olayda tarikatlara cemaatlere dokunan bir savcı cumhuriyet savcısı hükümetin uyarısına rağmen cemaatlere tarikatlara dokunma uyarısına rağmen görevini yapmaya çalışan cumhuriyet başsavcısı İlhan Cihaner maalesef tutuklanmıştır.
Bu da artık yargının ülkemizde siyasallaştırılmaya çalışıldığını gösteriyor. Türkiye de ilk kez kuvvet komutanları göz altına alınmıştır. İlk kez ordu komutanları gözaltına alınmıştır. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde bu olaylar yaşanmamıştır. Eğer sabaha karşı saat dörtte ister hukuk adamı olun ister siyaset adamı olun ister gazeteci ister emekli subay olun isterse muvazzaf subay olun kapı çalındığında eyvah geldiler demek zorunda kalıyorsanız eğer korku sizin ruhunuza işlediyse ve bunda haklıysanız işte o ülke demokratik olmaktan çıkmıştır”. CHP İl Başkanı Soydan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı konuşmalardan da örnekler verdi. Soydan, “Başbakan daha önce demokrasi bizim için amaç değil araçtır demişti. Amacımıza ulaşıncaya kadar Demokrasiye bağlıyız demişti.. Acaba başbakan amacına ulaştı mı? ne zaman ulaşacak? Dedi.
Soydan şunları kaydetti “Biz AKP niyetinin laik Türkiye Cumhuriyetini değiştirip yerine İslam cumhuriyeti kurmak olduğunu dile getirmiştik. Böyle bir hedefi olduğunu dile getirmiştik. Bunu niçin söylemiştik Başbakanın söylemlerinden hareket ederek söylemiştik. Referansımız İslam, tek hedefimiz islam devleti demişti Başbakan. İşte bugün Türkiye de yaşanan olaylar 80 yılı aşan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin sonunu getirme çabalarıdır. Ama Kimse umudunu yitirmesin kimse Mustafa kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti yıkamayacaktır”. Türkiye’nin siyasette ekonomide tıkandığını kaydeden CHP İl Başkanı Soydan Türkiye her yönüyle tıkanmıştır. Bu tıkanıklığı açacak olan şey Türkiye’nin önünü açacak olan şey seçimdir. O da erken seçimdir. AKP’nin tek kurtuluşu vardır. O da seçimdir” dedi.


ESKİ ANAVATAN PARTİSİNDE DEMOKRAT PARTİYE ÜYE SEFERBERLİĞİ BAŞLADI

Yargıtay cumhuriyet başsavcılığı anavatan partisi ve demokrat partinin ekim ayında yapmış oldukları kongrede almış oldukları kararları ve yapmış oldukları seçimleri 5.şubat.2010 tarihli ve 220 sayılı kararı ile kısmen ortadan kaldırdı.
Başsavcılık ‘’anavatan partisi büyük kongresi 31.ekim.2009 tarihinde aldığı kararla partinin kapanmasına yani hukuki kişiliğinin sona erdirilmesine karar vermişti.

Başta parti üyeliği olmak üzere bu partide edinilen her türlü görev ve sıfat kapanma kararı ile birlikte sona ermiştir.’’
Yolunda karar vererek demokrat parti tüzüğünde yapılan değişiklikle Anavatan partisinin üyelerinin otomatik olarak demokrat parti üyesi olmalarına olanak bulunmadığına, Anavatan partisi il ve ilçe başkan ve yönetim kurullarının demokrat parti teşkilatları içinde görevlerini sürdürmelerine yasal imkan olmadığına, Ayrıca, 31.ekim.2009 tarihli kongrede anavatan partisince belirlenerek genel idare kurulu ve yüksek haysiyet divanına seçilen 50 kişinin kongre tarihinde demokrat parti üyesi olmamaları ve üye olmayan bir kişinin adaylığının kabulü parti organlarındaki görevlere seçilmesi ve üyelik işlemlerinin daha sonra tamamlatılması üyeler arasında eşitlik ilkesi ve demokrasi kuralları ile bağdaşmaz denilerek tek yanlı irade ile üyelik tesis edilemeyeceğini parti siciline işlenemeyeceği belirlenmiştir.
Yaşanılan bu umulmayan olay anavatan partisi ve demokrat parti içinde üzüntü yaratmakla birlikte, bu karar üzerine eski anavatan partililer demokrat parti içinde yer almak için hızlı bir şekilde üye olmaya başlamışlardır.
Öte yandan başsavcılıkça verilen bu karar sonucunda anılan kongrede Çanakkale’den genel idare kurulu üyeliğine seçildiği açıklanan Bülent Biçeri’nde genel idare kurulu üyeliği sıfatını kazanamadığı anlaşılmıştır.


Soydan seçimin ardından ilk ziyareti uzun süredir görüşmedikleri Başkan Gökhan’a yapmaktan mutluluk duyduğunu belirtirken, Belediye başkanı Ülgür Gökhan da genel seçimlerde başarı için yerel yönetimle örgütün iyi ilişkiler içerisinde olması gerektiğini vurguladı.

Geçtiğimiz Pazar gerçekleştirilen il kongresinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı görevine seçilen Serdar Soydan ve yönetim kurulu Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı makamında ziyaret etti. Soydan hasret giderdiklerini ifade ederken Gökhan yerel yönetimlerin parti başarısına katkısına dikkat çekti. Ziyarette bir konuşan CHP İl Başkanı Serdar Soydan, “Pazar günü gerçekleştirilen kongreden sonra ilk ziyaretimizi belediye başkanı Ülgür Gökhan’a yapmaktan dolayı mutluyuz.
Sonuçta kendisi bizim belediye başkanımız. Hem bundan sonra yapacağımız çalışmaları değerlendireceğiz hem de uzun süredir birbirimizi görmüyorduk hasret gidermiş olacağız” dedi.Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, il kongresindeki başarısından dolayı Soydan’ı kutlayarak başladığı konuşmasında işbirliğine dikkat çekti. Başkan Gökhan Şunları ifade etti ; “Serdar Soydan ve ekibini başarısından dolayı kutluyorum. CHP İl Kongreleri tamamlandı. Önümüzde genel seçim süreci var bu çok büyük önem taşıyor. CHP yerelde iktidar hedefini genelde de sürdürüyor. Şimdi hedefimiz genelde de iktidar. Bunu başarmak için ciddi bir şekilde seçimlere hazırlanmak gerekiyor.
Bunun sonunda hem Çanakkale de hem de Türkiye de iktidar olmak çok önemli. İktidar olmanın önemi son günlerde yaşadığımız olaylara bakıldığında daha da artmış bulunuyor. Umuyorum genel merkezden de yapılacak kurultay sonrasında Deniz Baykal önderliğinde iktidar hazırlığı hızlanacaktır”. Genel seçimlerde başarı için yerel yönetimlerle örgütün iş birliği içerisinde olması gerektiğine dikkat çeken Başkan Gökhan; “Yerel yönetimlerin parti başarısında büyük katkısı var. Partiler yerel yönetim iktidarının olduğu yerlerde daha fazla güç kazanıp başarı elde ediyorlar. Çanakkale ve ilçelerinde de ciddi oranda CHP Belediyesi var. Yeter ki yerel yönetimler ile örgüt ilişkileri sağlıklı olsun” dedi.


Millete komplo kurmak iseyenleri halkın görevden uzaklaştırdığını kaydeden AK Parti Milletvekili Müjdat Kuşku, "Başbakan ve Başbakan yardımcılarımız, gerekli şeyleri söylüyor. Soruşturma devam ediyor. Herkes konuşuyor ve ortada bir bilgi kirliliği var. Ülkede gerçekten böyle bir şey varsa önlemleri alınmalı." dedi.

Seçimle gelenin seçimle gitmesinden başka hiç kimsenin bir yol düşünmemesini söyleyen Milletvekili Kuşku, sözlerini şöyle sürdürdü: "Umut ediyoruz ki böyle bir şey yoktur. Eğer varsa, bundan sonra bunların halk nezdinde hiç yeri olmadığını, bunları yapanların halk tarafından görevlerinden uzaklaştırıldığını bilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bundan sonra da bu yola tevessül eden hiç kimse olmaz ümidindeyiz." CHP'li Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise bu tür planların, ülke savaş durumunun eşiğine geldiğinde yapılabileceğini vurguladı.
Bu planı yapanların kafa yapısının, darbeyi problemlerin çözümü olarak gördüğüne dikkat çeken Başkan Gökhan, "Bu tür plan, senaryo veya seminerler harp, âfet veya ayaklanma durumlarında yapılabilir. Ben bu planı ordumuzun yapacağı kanaatinde değilim, ama ortaya çıkan belgelerden, bunların yapılmış olduğunu anlıyoruz. Bu plandaki eylemlerin, bugün itibariyle yapılabileceğine de inanmıyorum. Bugün gelinen noktada Türkiye'de demokrasi, insan hakları gibi kazanımlar oturmuş durumdadır. Bu planların savunulur bir tarafı olmadığı gibi etik ve hukuki değildir. İçeriğine bakıldığında kimilerini yeşil, kırmızı, taraf, kimilerini dost, düşman unsurlar olarak ayırıyorlar. Bu kabul edilebilir değildir." şeklinde konuştu.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İlhami Tezcan da TSK'nın böyle bir şey yapmayacağına inandıklarını, ancak Ordu içinde bir şeyler olduğunu söyledi. Tezcan, "Bu olayın hiç olmamasını arzu ederdik. Türkiye Odalar Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nu da karıştırmaları bizi çok üzdü. Bu olay ışığında, bir şeyler olmadığını söylesek yalan olur. Ordumuz içinde geçmişte bir şeyler olmuş, ama bunların hayata geçirilmesinin mümkün olacağına, bugün itibariyle ihtimal dahi vermiyorum. Ordumuz bizim gözbebeğimiz ve diğer ordulardan daha farklı özelliklere sahiptir, ancak onların da içlerinde bir şey olmuş. Çıkan belgelerden bunları anlıyoruz. TSK'nın, bunları kendi içinden atacağını düşünüyorum. 1960 yılında Menderes asıldı ve şimdi pişman olduk. Türkiye artık demokrasiden vazgeçmez. Bu olayların yaşanması, Türkiye'yi geri götürür, başka bir faydası yoktur. Bu tür oluşum içinde olanları kınıyoruz." dedi.


SON NEFESİME KADAR SİYASETİN İÇİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİM...

Ersümer, gündeme ilişkin soruları cevaplandırdı. İthal edilen kullanılmayan doğalgaza para ödendiği, bunun da ülkeyi zarara soktuğu yönündeki sorulara cevap veren Ersümer, "Bu olay, sanki alamadığın gaza ödediğin paran yanıyormuş, cezaymış gibi konuşuluyor.
Olay öyle değil. Sözleşmeniz bitse dahi süresi içinde almadığınız gaza para öderseniz, ihtiyacınız olduğu dönemde o gazı mutlaka alırsınız." dedi.

Kendi bakanlığı döneminde yaptığı anlaşmalarda ülke menfaatinin korunduğunu ve alınan kararların bugün de arkasında olduğunu kaydeden Cumhur Ersümer, "O zamanki anlaşmalardan bir takım suçlar üretmeye kalkanlar, bugün o anlaşmaların aynısını yapma çabasında." şeklinde konuştu.

TEAŞ'ın 2007 raporlarında önümüzdeki yıl için ciddi bir enerji darboğazına girileceğini belirterek şu eleştirilerde bulundu: "Elektrik kesintileri yapabiliriz" diye hükümete ikazda bulunduğunu vurgulayan Ersümer, "Ekonomik krizle enerji darboğazı engellendi. Elektrik talebi olmayınca doğalgaz talebi de düştü. Türkiye şu anda elektriğinin yüzde 48'ini, doğalgazdan sağlanan kaynaklardan elde ediyor. Doğalgaz talebi azalınca Türkiye, anlaşmalarda taahhüt edilen miktarları alamaz oldu. Yalnız batıdan gelende bu böyle. İran'dan gelen gazı alamamalarının sebebi, ihtiyaç olmaması değil. Maalesef iki kompresör istasyonu vardı. Birinin ihalesi iptal edildi, bir daha ihale açıldı. Malum, Ankara'da halen insanların içeride tutulduğu Mavi Hat operasyonu yapıldı. O kapsamda yapılmayan kompresörler sebebiyle İran'dan yeterli gaz çekişini sağlayamadılar."

AK Parti hükümetinde en çok Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın yaptıklarını öven eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Çanakkale'nin problemlerinin görmezden gelindiğini, bir bölünmüş yolun dahi tamamlanamadığını öne sürdü. Halka hizmet etmenin yolunun siyasetten geçtiğini, bu sebeple siyasetten kopmadığını söyleyen Ersümer, "25 yıldır siyasetin içindeyim. Son nefesime kadar da içinde olmaya devam edeceğim. Milletvekili adayı olurum ya da olmam, bu başka konu. Şu an Demokrat Parti'deyim, baba ocağındayım. Babam da yıllarca Demokrat Parti'de görev yaptı. Anavatan Partisi ile Demokrat Parti'nin birleşmesinin ardından doğal olarak bazı sıkıntılar yaşandı ancak bu meseleler çözülür. Seçmenin Demokrat Parti'den yana oy kullanacağına inanıyorum." dedi.

"ÇANAKKALE YATIRIMLARDAN YETERİNCE FAYDALANAMIYOR"

"Maalesef Çanakkale'ye gerekli ilgi gösterilmiyor. Çanakkale'de imkanlar daraltılıyor. Halen bizim zamanımızda yapılan yatırımlar konuşuluyor. Çanakkale'de güç birliği konusunda sıkıntılar var. Bakınız bizim zamanımızda Dardanos'ta yer alan yerin üniversiteye tahsisi konusunda yaptığımız çalışmaları herkes gördü. 1 TL sembolik bir bedelle burasını üniversitemize devrettik. Şimdi Kepez'de Toprak Mahsulleri Ofisi'nin bulunduğu yerin ihale edileceği söyleniyor. Bu yerin üniversiteye tahsisinden yanayım. Bu konu iktidar milletvekillerinin yapacakları bir iki dakikalık çalışma ile halledilebilecek konular. Bu yerin Çanakkalelilerin hizmetine sunulması uygun olacaktır."


 


CENGİZ YILIN MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİ

TBMM çalışmaları içinde bir çok Kanun tasarısına, Araştırma önergesine, yazılı ve sözlü soru önergelerine imza atan Mustafa Kemal Cengiz ayrıca Çevre Araştırma Komisyonunda görev almış bu çalışma kapsamında bir çok illerdeki araştırma çalışmalarına katıldı.

Mustafa Kemal Cengiz,halen TBMM’nce kurulan Madencilik Sektörünün Sorunlarının araştırılması amacıyla kurulan komisyona seçilmiş bu komisyonda olan çalışmalarını sürdürmektedir.
Çevre Komisyonundaki çalışmalar yanında TBMM içinde Arkeolog ve Sanat Tarihçi iki milletvekilinden biri olan Sayın Cengiz’in Kültür ve Turizm Bakanlığı yasama çalışmaları üzerindeki konuşmaları ve Çanakkale İlinde çalışmaları sürdürülen Parion Antik Kenti,Assos Antik Kenti ve Gülpınar Beldesi Apollon Smintheion Tapınaği Arkeolojik Kazılarına vermiş olduğu destek ile Arkeoloji Dünyasıyla da çalışmalarını sürdürmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Çalışmalarının yanında TBMM’ni temsilen Bulgaristan(2 kez),Almanya ve ABD’deki Resmi Çalışma ziyaretlerine katılan Cengiz,Meclis çalışmaları ve parti çalışmaları kapsamında Türkiye’nin 25 ilini ziyaret etmiş, Çanakkale Milletvekili olarak Çanakkale İlinin 12 İlçesini, 22 Belde Merkezini 587 Köy yerleşiminin 439’unu defalarca ziyaret ve siyasi çalışma kapsamında ziyaret ederek iki yıl gibi bir sürede bu çalışma ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi, bir rekor düzeydeki çalışma ziyaretleriyle halkıyla bütünleşmesi, ülkemizin her ilinden gelen ziyaretçileri ile Türkiye Milletvekilliği örneğini sergilemesi,sıcak kişiliği, başarıları ve şiirleriyle dikkat çekmiştir.
Gençliğiyle, başarılarıyla, çalışkanlığıyla örnek bir milletvekili ve siyasetçi profili çizen MHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz Meclis Haber Dergisi’nin TBMM çatısı altında ve seçim bölgelerindeki başarılı çalışmalarından dolayı Yılın Milletvekili ödülüne layık görüldü.


CHP MERKEZ İLÇE KONGRESİ TEK ADAY,
TEK LİSTEYLE YAPILDI

Belediye Sosyal Tesislerde gerçekleşen CHP Merkez İlçe Kongresinde Belediye Meclisi Üyesi ve eski İl başkanı Av. Hakan Evirgen CHP Merkez İlçe Başkanlığına seçildi.

Kongrenin divan başkanlığını CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün yaptı. Kongreye TBMM İdare Amiri ve CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük ile CHP İl Başkanı Serdar Soydan da katıldı.

Kongrede en çarpıcı fotoğraf ise CHP eski Milletvekili İsmail Özay’ın yeniden aktif siyasete dönmesi idi.Özay, Eceabat’tan sonra CHP Merkez İlçe Kongresine katıldı. Özay, kürsüden partililere hitap etti.

Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Olağan Kongresi Hakan Evirgen’in tek liste adaylığı ile tamamlandı. Kongrede divana CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün başkanlık ederken, ilk olarak Merkez İlçe’nin yaptığı çalışmalar ve mali tablo CHP Merkez İlçe Başkanı Erdinç Akkan tarafından okunarak, onaylandı. Kongrede ilk sözü alan CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Yurdatap, AKP hükümetine yüklenerek; “2002 yılından bu yana baş döndüren bir hızla gündem değişmekte ve yaşananları unutmaktayız. AKP’nin yaptıkları unutuluyor gündem değişmesi nedeniyle. Bunları unutturmamalıyız. Hükümetin hedefi belli oldu, milli ayrıştırma. Silopi’de yaşananları büyük üzüntü içerisinde seyrettik. O gün şehit, gazi analarının yüreğine bir kor daha düştü. O gün şehitler bir kez daha şehit oldu. Habur’da yaşananlar hukukun ayaklar altına aldığının göstergesidir. Açılım projesi AKP ve PKK’nın el ele uyguladığı projedir. CHP olarak bu projenin karşısında duracağız.” dedi.


MECLİS TUTANAKLARINA YANSIYAN "KAPATMA" GERGİNLİĞİ
AKPARTİ ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ MEHMET DANİŞ
"TÜRKİYE'Yİ NE HALE GETİRDİNİZ"

Anayasa Mahkemesi'nde görülen DTP'nin kapatılması davası Meclis Genel Kurulu'nda DTP ile AKP arasında gerginliğe ve tartışmalara yol açtı.
DTP Grup Başkanvekili Gültan Kışanak'ın "kapatma kararını AKP verdi, Anayasa Mahkemesi hikaye' şeklindeki sözleri AKP'lilerin tepkisine yol açarken, AKP Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş ayağa kalkarak Kışanak'a "Türkiye'yi ne hale getirdiniz" diye bağırdı. Kışanak ise Daniş'e "kes sesini ırkçılık yapıyorsun" diye karşılık verdi.

Meclis Genel Kurulu'nda DTP Grup Başkanvekili Gültan Kışanak'ın kapatma davasıyla ilgili AKP'ye yönelik suçlamaları nedeniyle yaşanan tartışma Meclis tutanaklarına şöyle yansıdı:

"GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)- Son günlerde partimize yönelik çok bilinçli, çok iradi ve çok organize bir linç kampanyasıyla karşı karşıyayız.

"GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)- Son günlerde partimize yönelik çok bilinçli, çok iradi ve çok organize bir linç kampanyasıyla karşı karşıyayız. Dün partimizin genel merkezine yönelik bir saldırı oldu, eş başkanlarımızın oturduğu odaların camları özellikle kırıldı. Daha önceki linç girişimlerini de biliyoruz, saldırıları da biliyoruz. Ama dünkü saldırıda özellikle her iki eşbaşkanımızın odasının hedef alındığını ve her ikisinin odasının camlarının kırıldığını gördük. Bu gece Ankara il binamızın ve Keçiören İlçe binamızın Molotof kokteylleriyle yıkıldığını ve tahrip edildiğini sabah öğrendik. Ama ben bu saldırıları yapanlara dair bir şey söyleyemeyeceğim. Zaten şimdiye kadar da partimiz defalarca bu saldırılara hedef olmasına rağmen, bu ülkede sanki böyle bir partiye yönelik saldırı yapılmıyorMuş gibi İçişleri Bakanlığı'nın ve yetkililerin parmağını kıpırdattığını görmedik. Bunda da aynı tutum içerisinde olduklarını görüyoruz. Onun için ben saldırganlara dönük bir şey söylemeyeceğim. Ama arkasındaki zihniyeti ve yaklaşımı buradan mahkum etmek istiyorum. Bunun arkasındaki zihniyet ve yaklaşım İzmir'de partimizin konvoyuna yönelik yapılan linç girişiminden sonra sayın başbakanın, Sayın Cemil Çiçek'in ve Sayın Ömer Çelik'in konuşmalarıydı. Bu zihniyettir, partimize yönelik bu saldırıları meşru gören haklı gören teşvik eden ve devamını sağlayan zihniyet budur. Bu ülkenin bir başbakanı bu ülkede grubu bulunan bir partinin genel başkanının bulunduğu konvoya yönelik saldırı oluyor ama o başbakan bir tek cümle ile saldırganları kınamadan yalan yanlış bilgilerle partimizi hedef göstermeye devam ediyor. Tabi ki arkasından bu ülkede meczup da bulunur, sarhoş da bulunur, kendini bilmez de bulunur, ırkçı da bulunur. Sen bu icazeti verdikten sonra bunun gereğini yerine getiren insan çok bulunur. Benim onlarla hiçbiriyle hiçbir hesabım yok, hiçbir şey söylemiyorum. Ne ırkçılara ne meczuplara ne sarhoşlara ne kendini bilmezlere hiçbirşey söylemiyorum. Onları teşvik eden partimizin üstüne gönderen bu saldırıları meşru göstermeye çalışan zihniyeti buradan şiddetle kınıyorum. Bunu yapmaya kimsenin hakkı yok. Hani bu ülkenin her karışı hani bu ülkenin ili Kürt'üyle, Türk'üyle hepimize aitti. Ne mesaj vermek istiyorsunuz, siz özellikle batıdaki illerde partimize yönelik saldırıları teşvik etmekle Kürtlere "memleketinize dönün' mü demek istiyorsunuz. Bu ülkenin topraklarını bölmek mi istiyorsunuz, bu mudur zihniyetiniz?

-"IRKÇILIĞINDAN UTAN KESSESİNİ"-

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE)- Hanımefendi ne yapmaya çalışıyorsunuz?

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)-Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE)-Ne yapmaya çalışıyorsunuz?

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR) -Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Ayla Akat Ata (BATMAN)-Otur yerine

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE) -Ne hakla soruyorsunuz?

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)-Söyleyeceğim tabi, Söyleyeceğim tabi Şurada Ankara'da, şu Meclis'te iki adım

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE)-Ayıptır ayıptır

(DTP sıralarından "size ayıp' sesleri)

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR) - Ayıp değil, ırkçılığından utan

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE)-Ayıp

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)-Irkçılığından utan, kes sesini, kes sesini

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE)-Sen yapıyorsun ırkçılığı... Dalga mı geçiyorsun sen be

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)-Dalga falan geçmiyorum açık ve net söylüyorum? Niye ırkçılık yapıyorsunuz, niye bu tetikçileri üstümüze gönderiyorsunuz, niye gönderiyorsunuz

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE)-Irkçılıktan siz besleniyorsunuz.

Ayla Akat Ata (BATMAN)-Saygısız

HAMİT GEYLANİ (HAKKARİ)- Bu terbiyesizi susturun başkan.

-"BÖLGENİN OYLARINI ÇANTADA KEKLİK ZANNETMEYİN"-

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)- AğzınızdanŞu hükümetin bir Allahın Kulu yetkilisi çıkıp da bir saldırıyı kınadı mı? Bu ne biçim hükümet etmektir. Bu ne biçim iktidar anlayışıdır. Bu ne biçim demokrasi anlayışıdır. Bir haftadır halkımız sokaklarda linç ediliyor. Bir haftadır partimizin binaları yakılıp yıkılıyor. Bir tek kınama geldi mi, ne yapmak istiyorsunuz siz bu ülkede. Bu ülkede halklarımızı karşı karşıya getirme siyasetinin iflas ettiğini çok iyi biliyoruz. Boşuna uğraşmayın, boşuna uğraşmayın

ALİ KOYUNCU (BURSA)-Yazıklar olsun sana yazıklar olsun sana.. Ne konuşuyor bu ya.

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)- AKP hükümeti bu kararı verdi ve bu kararı Anayasa Mahkemesi'nde meşruiyete kavuşturmaya çalışıyor. Sesimizi çıkarmıyoruz. Günlerdir AKP'nin bütün yetkilileri hatta Anayasa Komisyonu sıfatını taşıyan iki kişi bile kapı kapı gezip televizyon ekranı ekranı gezip partimizin kapatılmasını meşru göstermeye çalışıyor. Buna ne hakkınız var. Biz bunu çok biliyoruz. AKP'nin kapatılma davası sürecinde sayın Cemil Çiçek çıkıp demişti ki "Siz ne yapmak istiyorsunuz, bizi kapatarak o bölgeyi birilerinin tekeline mi bırakmak istiyorsunuz' şimdi bugün diyorlar ki "DTP'yi kapatın, Kürtleri bizim tekelimize bırakın' Yağma yok AKP. Yağma yok. Kürtler siyasi bilincine ulaşmıştır. Bu ülkede demokrasi ve hak mücadelesi, özgürlük mücadelesinin motor gücüdür Kürtler. Bu ülkeye demokrasiyi de barışı da getirebilecek, demokratik zeminde sahip çıkabilecek Güce ve iradeye sahiptir. Siz öyle DTP'yi kapattırarak, bölgenin oylarını çantada keklik zannetmeyin. Şunu buradan büyük bir özgüvenle söylüyorum, inanıyorum ki önümüze gelecek ilk sandıkta ilk seçimde AKP'nin bölgedeki oyları büyük bir düşüşe inecektir. Türkiye genelinde de. (AKP sıralarından gürültüler)

-"BU SAATTEN SONRA DÖKÜLECEK HER DAMLA KANIN SORUMLUSU AKP"-

GÜLTAN KIŞANAK (DEVAMLA) -Geçiyor zabıtlara, zabıtlara geçiyor. Bunun hesabını seçimden sonra soracağız. Burada gene konuşacağız. Böyle bir demokrasi anlayışı olmaz. Böyle bir kendi parti kapatma davasında kalkıp "siyasi parti kapatmak demokrasilerin ayıbıdır yapmayın, demokrasilerin teminatı siyasi partilerdir' diyeceksin DTP için de günlerdir medyasıyla, yöneticileriyle kapı kapı gezip ekran ekran gezip propaganda yapacaksın. DTP'nin kapatılmasını meşru göstereceksin, buna kimse bu ülkede pabuç bırakmaz. Şunu çok iyi bilin Kürt halkı da bu ülkede demokrasi güçleri de demokratik siyasette ısrar edecekler. Siz onların üzerine neyle gelirseniz gelin, onlar mutlaka kendilerini demokratik siyaset kanallarında ifade edebilecek yolları, yöntemleri, araçları bulacaklardır ve size buradan hesap soracaklardır.

GÜLTAN KIŞANAK (DEVAMLA) - Bu saatten sonra bu ülkede dökülecek her damla kanın bu ülkede yitirilecek her canın sorumlusu AKP hükümetidir.

(AKP sıralarından gürültüler)

MEHMET DANİŞ (ÇANAKKALE) -Tehdit ediyor başkan

Yaşar Karayel (KAYSERİ)-Adam gibi konuş, tehdit etme.

Ayla Akat Ata (BATMAN)- Sınırları çizin ona göre konuşma yapsın

SIRRI SAKIK (MUŞ)-Otur yerine be.

GÜLTAN KIŞANAK (DEVAMLA)-Yeter artık be. 2.5 yıldır sizi dinledik burada, yeter. Şunu bilin

Yaşar Karayel (KAYSERİ)-Tehdit etmeden adam gibi konuş, ülkeyi tehdit ediyorsun

MEHMET NEZİR KARABAŞ (BİTLİS)-Otur terbiyeli ol.

Ayla Akat Ata (BATMAN)-Haddinizi bilin

-"BELEDİYE OTOBÜSÜNDE YANAN ÇOCUK İÇİN ÖZÜR DİLEDİM"-

GÜLTAN KIŞANAK (DEVAMLA)-Ülkeyi tehdit etmiyorum, sana sorumluluklarını anlatıyorum, maaş almak için mi o koltukta oturmak için mi geldin buraya

Yaşar Karayel (KAYSERİ)- Belediye otobüsündeki çocuğu kim yaktı, ben mi yaktım, senin adamların yaktı

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR)-Ben çıktım onun için özür diledim sen de çık özür dile. Çık de ki

Yaşar Karayel (KAYSERİ)-Milletvekili gibi konuş

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR) -"Tokat'ta yaşamını yitiren askerlerden özür diliyorum, ben bu ülkeye barış getirmedim' de. Kalk bunun basiretini göster. Yapmayın bunu, yapmayın, yapmayın

Yaşar Karayel (KAYSERİ)-Biz yapmıyoruz siz yapıyorsunuz

GÜLTAN KIŞANAK (DİYARBAKIR) -Bu ülkede çözümün koşulları vardır. Çözümsüzlükte ısrar ediyorsanız, çatışmada ısrar ediyorsanız sorumluluğu sizin üzerinizdedir. Bu ülkede barışın da koşulları var, özgürlükleri ve demokrasiyi getirmenin de koşulları var. Herkes buna hazır bunun imkanları da vardır. Bunu kullanamıyorsanız çatışmada ısrar ediyorsanız vebali sizin üzerinizdedir"


VATANDAŞ "DEMOKRATİK AÇILIMA" İNANMIYOR, AKP'NİN SÜRECİ "DOĞRU YÖNETEMEDİĞİ" GÖRÜŞÜNDE BİRLEŞİYOR

Akam'ın, Marmara Bölgesi'ndeki 11 İl de 2 Bin 114 Kişi Üzerinde Yaptığı Araştırmada, Vatandaşların Büyük Kısmının "Demokratik Açılımı" Desteklemedikleri Ortaya Çıktı. Katılımcılardan Yüzde 83.5'i İse AKP'nin Açılım Sürecini "Doğru Yönetemediği" Görüşünde Birleşiyor.

Avrasya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi'nin (AKAM), Marmara Bölgesi'nde 11 ilde 2 bin 114 kişi üzerinde yaptığı araştırmada, vatandaşların yüzde 69'unun "Demokratik Açılımı" desteklemedikleri ortaya çıktı. Katılımcılardan yüzde 83.5'i ise AKP'nin açılım sürecini "doğru yönetemediği" görüşünde birleşiyor. Araştırmaya göre, yurttaşların yüzde 78.6'sı da "Sizce demokratik açılım sürecinde, Türklerle Kürtler birbirine yakınlaştı mı uzaklaştı mı?" sorusuna, "uzaklaştı" yanıtını veriyor. Katılımcıların yüzde 45.5'i de AKP iktidarı döneminde dini cemaat ve grupların halk üzerindeki etkisinin arttığına inanıyor. Yurttaşların büyük kısmı "Sizce AKP ekonomi yönetiminde başarılımı?" sorusuna "hayır" yanıtında birleşiyor.

AKAM'ın, Türkiye'nin gündemine ilişkin, İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Yalova'da 2 bin 114 kişi üzerinde yaptığı araştırmada şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı.

Araştırmaya göre, "Demokratik Açılım" projesinin sonucunda terörün biteceğine "inanmayanların" oranı yüzde 70.3 iken, buna "inananların" oranı ise yüzde 29.7 olarak gözleniyor. Araştırmaya göre, "Demokratik Açılım' sürecinde bölgenizde Türk ve Kürt milliyetçilerinin sayısı ne yönde değişti?" sorusuna "arttı" yanıtını verenlerin oranı yaklaşık yüzde 70 olarak gerçekleiyor.

"Sizce Türk Silahlı Kuvvetleri Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünde bir engel midir?" sorusuna vatandaşların yüzde 73.1'i "hayır" yanıtını veriyor. Araştırmada, "TSK'nın sürekli olarak darbe planları yaptığına inanıyor musunuz?" sorusuna ise "inanmıyorum" diyenler yüzde 72.2 iken, buna "inanların" oranı yüzde 27.8 olarak gözleniyor.

"SÜREÇ, TÜRKLERİ VE KÜRTLERİ UZAKLAŞTIRIYOR"

Bölgede yaşayanlar "Demokratik Açılım" sürecinde Kürt ve Türklerin bir birinden uzaklaştığını düşünüyor. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 78.6'sı "Demokratik Açılım" sürecinin Türkleri ve Kürtleri birbirinden uzaklaştırdığını ifade ediyor. Yurttaşların yüzde 53.5'i, "Demokratik açılım sürecinde bölgenizde Türk ırkçılığını savunanların sayısı ne yönde değişti?" sorusuna "arttı" yanıtını veriyor. Değişmediğini savunanlar ise yüzde 36.8.

"LAİKLİĞE KARŞI MAHALLE BASKISI ARTTI"

Araştırma sonuçlarına göre, "dindarların" sayısının artığını söyleyenler çoğunlukta iken AKP döneminde "dindarlara" karşı mahalle baskısının arttığını düşünenlerin oranı ise düşük oranlarda. Buna göre, "AKP döneminde çevrenizdeki dindarların sayısı ne yönde değişti?" sorusuna katılımcıların yüzde 48.6'sı "arttı" derken, 38.2'si ise "değişmediğini" vurguluyor.

"Sizce AKP iktidarı döneminde dindarlara karşı mahalle baskısı ne yönde değişti?" sorusuna ise yurttaşların yüzde 54'8'i "azaldığını" ifade ediyor. Öte yandan, "Sizce AKP iktidarı döneminde laiklere karşı mahalle baskısı ne yönde değişti?" sorusuna da katılımcıların yüzde 47.1'i "arttığını" savunuyor. Yüzde 36.3'ü de "değişmediğini" belirtiyor. Katılımcıların yüzde 45.5'i de AKP iktidarı döneminde dini cemaat ve grupların halk üzerindeki etkisinin arttığına inanıyor.

"AKP İKTİDARINDA EKONOMİ GERİLEDİ"

Araştırmaya göre, vatandaşların yüzde 41'i AKP iktidarında bölge ekonomisini "olumsuz" yönde etkilendiğini savunuyor. "Değişmedi" diyenler ise 30.6. Katılımcıların yüzde 68.8'i "Sizce AKP ekonomi yönetiminde başarılı mı?" sorusuna "hayır" yanıtını veriyor. "AKP döneminde bölgenizde devlet yardımına muhtaç olarak geçimini sağlayanların oranı ne yönde değişti?" sorusuna ise yurttaşlardan yüzde 51.2'si "arttı", 16.3'ü "azaldı" ve 32.5'de "değişmedi" yanıtını veriyor. ...


DP’yi ziyaret eden eski Bakan’a parti rozeti takıldı.
Cumhur Ersümer “Türkiye’nin Alternatifi DP’dir” dedi…

(VEDAT SEZER) Beraberinde eski ANAP İlçe Başkanları ve Belediye Başkanlarından oluşan siyaset arkadaşlarıyla birlikte DP İl Başkanlığını ziyaret eden eski Başbakan Yardımcısı ve Enerji Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer. Demokrat Partiyi ‘Türkiye’nin Alternatifi’ olarak gösterdi. “DP Baba Ocağımdır” diyen Ersümer bundan sonra bir TC Vatandaşı ve DP üyesi olarak Demokrat Partisi saflarında siyasete ve hizmete devam edeceğini söyledi. Parti Rozetini DP İl Başkanı İsmet Akıncı tarafından takılan Ersümer, Milletin İktidara tanıdığı avansların tükendiğini, bir takım halisilasyonlarla milletin daha fazla avutulamayacağını vurguladı. DP İl Başkanı İsmet Akıncı da, Çanakkale’de bütünleşme enerjisini her noktada iyi kullanacaklarını, herkese eşit mesafede olduklarını belirtti ve Ersümer’in ziyaretinden büyük mutluluk ve onur duyduğunu ifade etti.

Çanakkale eski ANAP Milletvekili, Başbakan Yardımcısı ve Enerji Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer, beraberinde ANAP ilçe Başkanları, Belediye Başkanları ve siyaset arkadaşları olduğu halde DP İl Başkanlığını ziyaret etti.
(Anavatan partisi eski il başkanı Sabahattin Ay, merkez ilçe eski başkanı Ahmet Koyuncu, disiplin kurulu başkanı Mehmet Çokbulan , Biga ilçe başkanı İbrahim Aydın, Şenol Çakıroğlu, Çan ilçe başkanı Mehmet Tülek, Yenice ilçe başkanı Hikmet Taş, Yenice eski ilçe başkanı Ceyhan Şener, Gelibolu ilçe başkanı Ahmet Şefik Şenyürek, Lapseki ilçe başkanı Necdet Çelik, Ezine eski ilçe başkanı Alaittin Ceyhan, Ecaabat eski belediye başkanı Adem Ejder, İntepe eski belediye başkanı Kasım Akın, Balıklıçeşme eski belediye başkanı Ahmet Kıyar, Umurbey belde başkanı Ekrem Kesici, Kumkale belde başkanı Halit Göcen, İntepe belde başkanı Halil Serden, Geyikli belde başkanı Mehmet Kaya kadın ve gençlik kolları başkanları katıldı.)
Kalabalık bir grup halinde DP İl Başkanlığı’na gelen Ersümer ve ekibini İl Başkanı İsmet Akıncı karşıladı. Akıncı yaptığı konuşmada Çanakkale’nin her ilçesinde, beldesinde, köyünde, mahallesinde hizmetleri bulunan Mustafa Cumhur Ersümer’i ağırlamaktan son derece mutluluk ve onur duyduğunu belirtti. Artık bütünleşme sürecine girildiğini ve bundan sonra geriye dönük hiçbir gözetim yapılmayacağını ifade eden İsmet Akıncı, Çanakkale’nin bütünleşme sürecinde göstereceği perfornas ile örnek bir İl olacağının altını çizdi. 1980 sonrası gerek ANAP’ın gerekse DP’nin farklı kulvarlarda Çanakkale’de milletvekili seçimlerinde 4-0’lık başarıyı sergilemiş olduğunu hatırlatan İsmet Akıncı, şimdi bütünleşme gücüyle bu başarıyı net yakalayacaklarını, herkese eşit mesafede olduğunu, siyaseti hiç kimsenin adamı olarak yapmayacağını vurguladı.

“DP BABA OCAĞIM”
Konuşmasına “DP benim Baba Ocağımdır” diyerek başlayan eski Başbakan Yardımcısı ve Enerji Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer de, DP’nin bu birleşme ve bütünleşme noktasında Türkiye’nin alternatifi olduğunu söyledi. Şu an bulundukları Parti Binasının 1983 yılında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve eşi Semra Özel tarafından kordelası kesilerek hizmete açıldığını dün gibi anımsadığını ifade eden Ersümer, bugün sade bir TC vatandaşı ve DP üyesi olarak siyasete yeniden başlıyormuş heyecanını taşıdığını belirterek Demokrasi ve hizmet aşkıyla DP çatısı altında görev yapmaya hazır olduklarını vurguladı. İktidarın misyonunu doldurduğunu ifade ederek sözlerine devam eden Ersümer “milletin iktidara tanıdığı avans tükenmiştir. Artık Milleti bir takım halüsilasyonlarla avutamazlar. Eğer anne babalar çocuğuna iş bulamıyorsa, cebine harçlık moyamıyorsa, eğer çiftçiler arazilerini icra yoluyla kaybediyorsa, bu halisilasyonlara milletin kanmadığı ortadadır” dedi. Ersümer’e DP İl Başkanı tarafından parti rozeti takıldı.

MUTAY DA DP’Lİ OLDU

Bozcaada Belediye Başkanı Mustafa Mutay’ın DP rozetini Başbakan Eski Yardımcısı ve Enerji Tabii Kaynaklar Eski Bakanı M. Cumhur Ersümer taktı.

Ersümer, gündüz DP katılım töreninden sonra akşam Truva Otel’de eski Anavatan Partisi İl, İlçe başkanları, başkanlık divanı, disiplin kurulu ve belediye başkanlarına DP’ne üyelik onuruna yemek verdi.
Anavatan Partisi’nin eski yöneticileri önceki akşam Truva Otel’de bir araya geldi. Eski ANAP’lıların katıldığı yemekte DP’ni el birliği içersinde Çanakkale’de ve Türkiye’de iktidara taşımak olduğu vurgulandı. Geceye katılan Bozcaada Belediye Başkanı Mustafa Mutay’ın DP rozetini Başbakan eski Yardımcısı ve Enerji Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Cumhur Ersümer taktı.
Yemeğe kimler katıldı
Ersümer’in Truva Otel’de verdiği yemeğe Anavatan partisi eski il başkanı Sabahattin Ay, merkez ilçe eski başkanı Ahmet Koyuncu, disiplin kurulu başkanı Mehmet Çokbulan , Biga ilçe başkanı İbrahim Aydın, Şenol Çakıroğlu, Çan ilçe başkanı Mehmet Tülek, Yenice ilçe başkanı Hikmet Taş, Yenice eski ilçe başkanı Ceyhan Şener, Gelibolu ilçe başkanı Ahmet Şefik Şenyürek, Lapseki ilçe başkanı Necdet Çelik, Ezine eski ilçe başkanı Alaittin Ceyhan, Ecaabat eski belediye başkanı Adem Ejder, İntepe eski belediye başkanı Kasım Akın, Balıklıçeşme eski belediye başkanı Ahmet Kıyar, Umurbey belde başkanı Ekrem Kesici, Kumkale belde başkanı Halit Göcen, İntepe belde başkanı Halil Serden, Geyikli belde başkanı Mehmet Kaya gibi eski Anavatan Partisi’nin İl ve İlçe başkanlarının yanı sıra belediye başkanları da katıldı.


CHP’de Yerel Seçimler öncesi başlayan iç çekişme delege seçimlerine de damgasını vurdu..

(VEDAT SEZER) Belediye ile İl Yönetimi çekişmesinin yanı sıra her iki grubun dışında kalmayı tercih eden ve kendilerini “Çağdaş Grup” olarak niteleyen kesimin aracındaki uyuşmazlık süreci delege seçimlerine de damgasını vurdu. “Üyelerimizin seçme ve seçilme haklarının güvence altına alındığı ve kurallara bağlandığı bir yapıda bu seçimlerin gerçekleşme ihtimali ne yazıkki yoktur” iddasını öne süren bu grup seçimlere aday çıkarmama kararı verirken, içerisinde partinin önemli isimlerinin yeraldığı diğer bir grup seçimleri protesto ederek liste çıkarmadılar. İl Yönetimi ise seçimlerin demokratik kuralların çalıştırılarak başladığını ileri sürdü.

CHP Çanakkale Merkez İlçece delege seçimleri başladı. Bugün İl Binasında başlayan seçimlerde üyeler kongre ve ön seçim delegelerini seçmek üzere sandık başına gitmeye başladı. Sabah saat 08.00 de Cevatpaşa Mahallesi ile başlanılan seçimlerde Kepez ve Kemalpaşa delege seçimleri yapılacak. Delege seçimleri öncesi parti içerisinde başlayan hareketlilik, parti içerisinde yerel seçimler sürecinde başlayan iç çekişmelerin devamına sahne olurken, uzlaşma sağlayamayan gruplar arasında tansiyonun da yükseldiği gözlendi. Kendilerini “Çağdaş Grup” olarak niteleyen ve Ali Rıza Berkin, Ali Genlik, Cengiz Demirel, Egemen Ergun, Onur Öztürk ve Yıldıray Gürler’in Yürütme Kurulunu oluşturdukları grup, “delege seçimleri öncesindeki süreç göstermiştir ki; Üyelerimizin seçme ve seçilme haklarının güvence altına alındığı ve kurallara bağlandığı bir yapıda bu seçimlerin gerçekleşme ihtimali ne yazık ki yoktur.Çünkü son dakikaya kadar, seçim yeri belli olmayan, birkaç güne sıkıştırılmış, adayların temsilci bulundurmasının yasaklandığı, üye listelerine ulaşmanın olanaksız olduğu, üyenin baskı altında oy kullanacağı bir yapıda gerçekleştirilen bu işleme “seçim” demek ne kadar doğlu olacaktır? İnanılması güç gelebilir , ama ne yazık ki Çanakkale’de Cumhuriyet Halk Partisinde delege seçimleri böyle gerçekleşecek. Parti üyelerin haklarını koruma konusunda çaba harcamayanların, toplumun haklarını korumada nasıl çaba harcayacağı sorusunun cevabını vermeden bu süreç tamamlanacak ve biz çağdaş grup oalrak bu sürecin bir parçası olmayacağız” şeklinde açıklama yaparak seçimlere katılmama kararı aldıklarını belirtti.
Dün akşam saatlerinde eski İl Binasında toplanan ve aralarında Partinin önemli isimlerinin de yer aldığı kalabalık bir başka grup ise yapılan değerlendirmelerden sonra, üye listelerinin kendilerinden saklandığını, adil davranılmadığını ve demokratik sürecin işletilmediğini öne sürerek, aday çıkarmama ve seçimlere katılmama kararı alarak İl Yönetimini protesto ettiler. Bu grup bu sabah erken saatlerde yine eski İl Binası önünde toplanarak, delege seçimlerini buradan takip etti. Aynı grubun yarın yapılacak Barbaros ve Esenler Mahallesi seçimlerini yine sabah saatlerinde toplanarak buradan takip edecekleri ifade edildi.
Öte yandan CHP İl Yönetimi delege seçimlerinin demokratik koşulların işletildiği bir yapıda gerçekleşmekte olduğunu ve katılımın sevindirici olduğunu vurguladı. 11 Kasım tarihinde İsmetpaşa, Namık Kemal ve Fevzipaşa mahallesi seçimlerinin yapılarak delege seçimlerinin tamamlanacağı, Şubat ayı sonuna kadar tüm ilçelerin delege seçimlerini bitirmiş olacakları kaydedildi. CHP Çanakkale’de toplam 291 delege ve 295 önseçim delegesi seçilmiş olacak. Parti içerisinde yerel seçimler öncesinden süregelen iç çekişmelerin ve ayrılıkların nasıl devam edeceği merakla beklenirken, her geçen gün gerilim ve tansiyonun arttığı gözleniyor.

CHP’de bir açıklama da Demokrasi Grubundan geldi…
“Kapıkulu askerleri değiliz”…

Delege seçimlerinin demokratik olmadığını ileri süren bir açıklama da parti içindeki Demokrasi Grubundan geldi.

Grup adına konuşan Muharrem Erkek, Parti yönetimine yapmış oldukları yazılı müracaatların reddedildiğini belirterek “demokratik taleplerimizin hiçe sayıldığı, şeffaflığın zedelendiği ve adına seçim demenin mümkün olmadığı bu ortamın il Yönetiminin gözetimi ve denetiminde atanmış İlçe Yönetimi tarafından sağlandığı demokrasiye inanan herkesin bilmesini önemli buluyoruz” dedi. Erkek; “bu yönetim anlayışının partimize, kentimize ve topluma değerler katmadığını, aksine zedelediğini, fikir ve siyaset üretmediğini üzülerek izliyoruz” şeklinde konuştu.
Ahlaklı, ilkeli, temiz siyasete; katılımcı, çoğulcu, şeffaf yönetim anlayışına önem veren bir kadro olarak merkez ilçede başlayan parti içi seçimlere katılmama ve bir tek köy ve mahallede dahi aday olmama kararını parti tabanıyla, seçmenlerle ve kamuoyu ile paylaşmak istediklerini vurgulayan Muharrem Erkek “fikir siyaseti, bilinç siyaseti yapan bir kadro olarak parti içi demokrasiyi yok eden bir yönetim anlayışının içerisinde olmamayı toplumsal bir görev olarak da addediyoruz. Parti üyelerinin seçme ve seçilme haklarının güvence altına alınmadığı, merkez ilçe üye çizelgelerinin sağlıklı bir şekikde askıya çıkartılmadığı ve belli kesimlere incelettirilmediği, kesin üye listelerinin aday olmak isteyenlere verilmediği, seçimlere katılmak isteyenlerin sandık başında gözlemci bulundurma taleplerinin reddedildiği 7 mahallenin, 3 beldenin ve tüm köylerin 3 güne sıkıştırıldığı bu ortamda adına bunun seçim demek mümkün değildir. Bizler biat eden kapıkulu askerleri değiliz. Bizler Cumhuriyet Halk Partisinin temel değerlerine inanan özgür üyeleriyiz. S,yasette demokrasiden yana tavır koyan, bir şeylere aldıran, sorumluluk hisseden üyeler olarak ilkelerimizden asla vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu. Erkek konuşmasını Türkan Saylan’dan alınan bir cümle ile kapattı ve “mutlukuk, insanın sorumluluklarından kurtulması değil, onları sevmesidir” dedi
Daha sonra konuşan İsmet Güneşhan ise, CHP’de tarihinde hiç görülmemiş bir seçim sürecinin yaşandığını, İl ve İlçe yönetiminin Genel Merkez genelgelerine uymadığını belirterek, daha önce önceden yeri ve zamanı duyurulan seçimlerin mahallelerin en geniş mekanlarında yapılıyorken, bu farklı anlayışla 3 güne ve 12 metrekarelik bir odaya sıkıştırıldığını vurguladı ve gözlemleme yapmanın mümkün olmadığını, bu anlayışın kabul edilemez bir tavır olduğunu söyledi. Demokrasi Grubu üyeleri bundan sonraki süreçte parti içi mücadelelerine demokratik koşullarda devam edeceklerini duyurdular.


ANAP - DP BİRLEŞTİ

Anavatan Partisinin tüzel kişiliğin sona erdirilerek, DP ile birleşmesine karar verildi.
DP'nin 6. Olağanüstü Büyük Kongresinde, yapılan işari oylamada, Anavatan Partisi ile birleşme kararı alındı.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, ise ''Bugün Başbakan Silivri'de savcı, vergi hukukunda yargıç haline gelmiştir. Var mı böyle bir şey? Bu Türkiye'ye yakışıyor mu? Silivri kampında tutuklu bulanan sanıklar için üzülüyorum. Bir avukat olarak üzülüyorum. Onlara yapılan haksızlık, devletimizin ayıbıdır. O kampın çabucak boşaltılmasını diliyor ve bekliyorum.'' dedi.
Cindoruk, Anavatan Partisi Genel Başkanı Salih Uzun ile iftihar ettiğini belirterek, yeni bir siyaset adamı ortaya çıktığını ifade etti.
Türkiye'nin yeni bir seçeneğe ihtiyacı olduğunu dile getiren Cindoruk, iktidar olunca ilk olarak 20 bin kişilik bir kapalı spor salonu yapacaklarını söyledi.
DP'nin bir ay içinde üye güncellemesi yaparak, yargıtay cumhuriyet başsavcılığına bildireceği ve bu üyeliği kabul etmeyenlerin bir ay içinde DP'ye başvurabilecekleri ifade edildi.
ANAVATAN 10. Olağan Büyük Kongresi'nin başlamasının ardından gösterilen belgeselde, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Hüsamettin Cindoruk ve Salih Uzun'un görüntülerine yer verildi. Belgesel sırasında kongre salonunu dolduran partililer, en çok ilgiyi eski Başbakanlardan Tansu Çiller'e gösterdiler.
İki partinin bütünleşme kongresine, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, eski Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan, DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Ertan Yülek ve Şeref Malkoç da katıldı.


Cumhuriyet Haftasında Çanakkale’de halka seslenen Kılıçdaroğlu
“CUMHURİYETE SAHİP ÇIKALIM”

(ÖZEL HABER-VEDAT SEZER) Cumhuriyet Haftası dolayısıyla Çanakkale CHP İl Örgütünce düzenlenen toplantıya katılan CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu; Atatürk’ün “Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir” sözünün altını çizerek, Yolsuzluktan yoksulluğa kadar pek çok konuda AKP Hükümetini eleştiri yağmuruna tuttu. Son olarak ülke gündeminin önemli konusu olan Demokrasi Açılım Sürecine de değinen Kılıçdaroğlu, Başbakan “hazmettire hazmettire kabulleneceğiz” dedi, terör örgütü mensuplarının teslimine Vali, Müsteşar, Kaymakam, Savcı ve Hakimler ile 50 bin kişi katılıyor, bu birinci lokma ama Türk Milletinin kursağındadır. Şimdi Başbakan gelsin bu lokmayı yutsun, sonra arkası gelecek” şeklinde konuştu

CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Çanakkale İl Örgütünce düzenlenen toplantıya katılmak için geldiği Çanakkale’de hükümeti topa tuttu. Cumhuriyet Haftası dolayısıyla Belediye Sosyal Tesislerinde düzenlenen ve oldukça kalabalık bir topluluk tarafından büyük ilgiyle izlenen toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, AKP İktidarına yüklendi.

“ÜLKE BORÇ BATAĞINDA”
Cumhuriyeti Kuranlar, Osmanlı’nın devamı olarak hiçbir zaman borcunu reddetmemiştir. Cumhuriyet kurulduktan sonra bu ülke on yılda 15 milyon genç yetiştirdi, fabrikalar kurdu hem de dengeli kurdu. Nazilli’ye de kurdu, Malatya’ya da. Ülkenin dörtbir yanına demiryolu ağı kuruldu, tersanelerini kurdu gemiler üretti, kendi uçağını yaptı. Ama hiçbir zaman birilerinin kapısına gidip borç dilenmedi. Başbakan seçim meydanlarına ekmek karnesiyle çıkıp şov yaptı. Avrupada bu sistem kurulduğunda binlerce çocuk yetim kaldı. Şimdi Türkiye’de binlerce çocuk geceleri yatağına aç giriyor. Bu ülkenin ikinci adamı İsmet İnönü kimseyi yetim bırakmadı. Eğer ülke 2 nci dünya savaşına girseydi şimdi belki de Recep Tayyip Erdoğan da yetim biri olacaktı. 22 Eylül 1947 de Merkez Bankası açıklama yaptı, ‘altın stoğumuz 176 ton’ diye. O dönemde de ülkenin borcu vardı ama onurlu Türk halkı ulusal kurtuluş mücadelesini verirken, yatırım yaptı, fabrika kurdu, üretim yaptı. 20 Ekim 1954 te Dünya Bankası temsilcisi gelip ‘Türk ekonomisinin geleceği çok parlak’ dedi. Tıpkı bugün IMF temsilcilerinin şimdiki söylemleri gibi. Sonra 14 Temmuz 1958 de ilk iyi niyet mektubu verildi. Ama bir ay sonra 4 Ağustos 1958 de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Merataryum ilan edip iflas ediyor. Şimdi ben Başnakana Çanakkale’den sesleniyorum. Neden Babalarımızın, Dedelerimizin, Atalarımızın onurlu mücadele verdiği ve hiçbir zaman bu duruma düşürmediği Cumhuriyetimizi bu duruma düşürdünüz? Diyorlarki “üretmeyin veririz, çalışmayın bakarız” böyle bir şey kabul edilebilinirmi? Çalışmayan toplumlar köle olmak mahkum olmak durumundadır. Üretmeyen bir ülkenin ekonomisi de ölür. Şimdi AKP yeni bir şey öğretiyor, Üretmeden, İstihdam yaratmadan büyüme. Böyle olunca dışarıdan sıcak para getirdiler, borsaya yatırdılar sıcak para ile 2002-2009 arasında bu ülkeden tam 38,5 milyar dolar faiz kaldırdılar. Düşük kur politikasıyla sanayicimizi mahvettiler. Bizler çalıştık, ürettik onlar götürdüler. Şimdi İMF kapısı önünde borç versinler diye bekliyoruz

“CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR”
‘Cumhuriyet Fazilettir’ dedik, ‘ülke çıkarlarına sahip olmaktır’ dedik. Atatürk Sosyal Devlet anlayışını “Cumhuriyet Kimsesizlerin Kimsesidir” demiştir. Bu sözün içinde Sosyal Devlet Kavramı vardır. Başbakan 3 çocuk yapın diyor ama binlerce çocuk gece yatağa aç giriyor. Bu Cumhuriyet işsizini de duyuracak, iş verecek. Ben İstanbul’da her yere gittim, Kasımpaşa daki kahveyede gittim. Recep Tayyip Erdoğan’ın orada yaşarken futbol ayakkabısı alacak parası yoktu dediler. Şimdi dünyanın sayılı zengin Başbakanları arasında gösteriliyor. Kısıklı’da tanesi 1.5 milyon dolar olan 5 villa sahibi, gemicikleri var. “Ben fakir fukara guraba dostuyum” diyor, sevsinler seni… Bu ülkede 9 milyon emekli var, şimdi iki elim onların yakasındadır. Eşlerinizle 13 milyonsunuz, sadece siz tek başınıza bir partiyi iktidar yapabilirsiniz. AKP yasa getirdi 5510 sayılı sosyal güvenlik yasasında emekliye Milli Gelir artışından pay verilemez deniyor. Peki bu payı kim alacak? Biz bu yasa görüşülürken parlamentoda Sayın Ahmet Küçük ile tepki gösterdik ve meclisi terk ettik. O dönemde AKP % 34 oy sahibiydi, o yasayı çıkardılar sonraki seçimde % 47 oldu. Biz onların haklarını savunurken onlar ödüllendirdi. Bağ-Kur luya 8, SSK lıya 11 lira artış verdiler ama huzurevlerinde kiş başına 250 lira zam yaptılar, Nerede vicdan, nerede adalet? Eğer Cumhuriyetin gereği özgürce sorgulama hakkınızı kullanmazsanız yükünüz daha da artar. Nasıl yapacaksınız? Gideceksiniz sandığın başına Demokratik hakkınızı kullanıp bunları sandığa gömeceksiniz. Cumhuriyete demokratik haklarınızı özgürce kullanırsanız sahip çıkabilirsiniz. 29 Ekim’e az kaldı. Yoksulluk 21 yüzyıl Türkiyesi’ne yakışmıyor.

YARGI BAĞIMSIZ DEĞİL
Bu ülkede yaşayan herkes baskı altında. En son gideceğimiz Adalet baskı altında. Bağımsız değil. Sıkıştıklarında “yargı bağımsız” diyorlar ama işlerine geldiğinde yargıyı istedikleri gibi baskı altına alıyorlar. Kimilerini Silivri’ye gönderiyorlar kimilerine aba altından sopa gösteriyorlar. AKP ne diyorsa tersini yapıyor. AKP maskesini indirin göreceksiniz orada Aldatanlar ve Adaletten Kaçanlar Partisi yazıyor. Toplum baskı altındadır, kimse konuşamıyor, telefonlar dinleniyor. Saygın kuruluş TÜSİAD Başkan seçemiyor, neden seçemiyor? Köşe yazarları yazı yazamıyor, işlerine son veriliyor, neden? Bu ülkede böyle hukuk çöktürüldü. Biz kime güveneceğiz? TRT bağımsız diyorlar ama işlerine geldiğinde istedikleri gibi baskı yapıyorlar. Ama susmak olmaz, Demokratik Sorgulama hakkını kullanmadan olmaz. Evde oturarak olmaz. Herkes demokratik sorgulama hakkını kullanacak gereğini yerine getirecek. Koca Nazım demiştir “sen yanmazsan, ben yanmazsan karanlık aydınlanmaz” İşte siz de “Yeter” diyeceksiniz ve gidip sandığa AKP iktidarını sandığa gömeceksiniz” AKP döneminde yapılan yolsuzluklar hiçbir dönemde yapılmamıştır. Bunlar alenen yolsuzluk yapıyorlar. Deniz Feneri olayı çıktı, Alman yargısı “failler” Türkiye’de dediler. Aylardır kimse kılını kıpırdatmıyor, formalite baskın yapılıyor çay kahve ikram ediliyor sonra “gereği yapılıyor” deniyor. Hadi oradan.. Bu ülkede bir taraftan da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği sabahın 5 inde basılıyor. Bu nasıl bir adalettir? Sendikalara geleceğim.. Kusura bakmasınlar, ağalık kimliğini bir kenara bırakmazlarsa kapılarına kilit vururlar. İspanya da işçiler ne yaptı? Bir otobüs ihalesi yapıldı usulsüzlüğe karşı demokratik haklarını kullanıp grev yaptılar. Onları Çanakkale’den kutluyorum. İstanbul Belediyesi 350 otobüs alacak, ihaleye tek firma katılıyor o da yabancı firma. Türkiye Avrupanın ikinci büyük otobüs üreticisi. Her ülkeye otobüs ihraç ediyoruz. Ama ihalelere bakıyorsunuz adrese teslim. Ondan sonra 22 bin metal işçisini ücretsiz izne ayırıyorsunuz”

“BAŞBAKAN TERÖR MENSUPLARINI KABUL ETSİN”
Demokratik Açılımdan bahsedildi. Vali, Kaymakam, Müsteşar, Hakim, Savcı ile 50 bin kişi terör örgütü mensuplarını karşılıyor. Silahlarıyla teslim olacaklar dendi, nerde silahlar? Başbakan “hazmettre hazmettire kabullendireceğiz” dedi, şimdi ilk lokması kursağımızda. Gelsin Başbakan bu lokmayı yutsun, terör örgütleri mensuplarını gelsin kabul etsin, arkası da geelcek. AKP Ulusal Çıkarları savunmak yerine birilerinin Taşaron Hükümeti görevini üstlenmiş. Türkiye Cumhuriyeti taşaron hükümeti tarafından yönetilemez. Bu ülkede geçmişe ihanet ediliyor. Çanakkale’de atalarımız bu vatan uğruna can verdiler. Ulusal Kurtuluş Hareketini yeniden başlatmak zorundayız. Bunu da ilk seçimde demokratik sorgulama hakkımızı kullanıp bu hareketi başlatmalıyız. Şimdi 29 Ekim yaklaşıyor, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ağababaları Amerikaya çağırıyor. Orada ne işin var? Gel hesabını ülkene ver.

“2 ÇÖZÜM VAR”
Bu ülkede iki çözüm modeli var. Birisi AKP nin çözümüdür. Bunda kuyruklar vardır. Yoksulluğun afişe edilmesi vardır. Yoksul çocuklar, yoksul insanlar kuyruğa girer bir paket makarna için ezilirler. Bu Devletin sadaka çözümüdür. Yoksul insanların sırtından geçinen bir çözüm yoludur. Yoksulların sırtından da birileri para kazanırlar. Yakın geçmişte örnekleri çok yaşandı. Bunlar Müslüman geçiniyorlar, Müslümanlıkta bilinen sağ elin verdiğini sol el görmez. Ama bunlar yoksulluğu da yoksulluğu da afişe ediyorlar. Siz bunların Müslümanlığından kuşku duymayacakmısınız? Bunlarda Vicdan varmı? Bunlarda Ahlak varmı? AKP Yandaşları yoksulların sofralarına göz dikti. Tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz dikti. Hazine Müsteşarlığında 1 milyarlık yolsuzluk raporu var. Bunu biri çıkmış hazırlamış ama imzalayamıyorlar. Neden korkuyorlar? Ama yolsuzluktan beslenen bunun üzerine gidemez. CHP ‘nin çözümü ise Yoksullukla Mücadeledir. Bununda modeli Aile Sigortasıdır. Bu kabul edilen çağdaş 9 ncu modeldir. Bu modelde yoksullar afişe edilmez. Her ailede bir sigortalı oalcaktır. Yoksul ailede yer alan her kadına bu sigortadan destek verilecektir. Sosyal Devlet olmak budur. Kimse teşhir edilmeyecek.


YENİ PARTİ ÇANAKKALE İL BAŞKANLIĞI
Habur Sınır Kapısı’ndan ülkemize giriş yapan PKK terör örgütü üyeleri ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili basın açıklaması…

Türk Milleti'nin Aziz Yurttaşları,

Ülkemizin temel sorunları çözülmek bir yana büyümeye devam ederken; ''Demokratik Açılım '' olarak adlandırılan, ülke gündemini aylardır işgal eden ve kapalı kapılar ardında bir sır gibi saklanan ''Kürt Açılımı'' Habur'da ilk meyvesini vermiştir. PKK'lı teröristler, bölücübaşı'nın çağrısıyla Türkiye'ye giriş yapmış, savaş kahramanı edasıyla, binlerce terör örgütü sempatizanı tarafından karşılanmıştır. Eli kanlı teröristler, halkımızın vergileriyle alınmış TBMM plakalı devlet araçlarıyla karşılanmış, ellerinde getirdikleri ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Genel Kurmay Başkanı'na yazılan mektuplarla da muhatap alındıklarını resmen ispatlamışlardır.

BOP eşbaşkanlığı sıfatını Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı'ndan önde gören sayın Erdoğan da yaşananları sanki başka bir ülkeden bahsedermiş gibi ''abartıldı'' diyerek geçiştirmeye, iktidarının içinde bulunduğu aczi maskelemeye çalışmıştır. Hatta bazı Bakanlarımız yaşananların normal karşılanması gerektiğini halkımıza empoze etmek için kanal kanal dolaşmış, her zamanki gibi halkı sindirmeyi ve tepkisizleştirmeyi amaçlamıştır.

Türk Milleti, tarihinin hiçbir evresinde böyle bir duruma düşürülmemiştir. AKP Hükümetinden de bunun hesabını milletimiz er geç soracaktır.

Binlerce insanın ölümünden sorumlu bu teröristler, davul- zurnalarla karşılanırken, laik demokratik Türkiye sevdalısı aydınlarımız sözde bir örgüt senaryosunun içine yerleştirilmiş; esaret altına alınarak susturulmaya çalışılmış sağlıklarını hatta hayatlarını kaybetmiştir.

Yeni Parti olarak AKP Hükümetine ve Başbakan Erdoğan'a soruyoruz:

-''Her üniversite mezununa iş bulmak zorunda değiliz diyen sayın Başbakan, elini kolunu sallaya sallaya ülkemize gelen teröristlere iş bulacak mıdır?''
-''Birinci basamak sağlık hizmetleri ücretsizdir diye halkı kandıran ardından geçmişe yönelik olarak muayene ücretlerini toplayan, üç kuruşluk emekli maaşını da böylece vatandaşın elinden alan AKP Hükümetİ, bu teröristlere özverilerinden ötürü ikramiye verecek midir? Şeref madalyası takacak mıdır?
-''Sonu değil; gemicikler düşünülerek imzalanan IMF anlaşmalarında bundan sonra PKK'lılar için de bölüm ayrılacak mıdır?Ya da Hazineden para yardımı yapılacak mıdır?
-''Cumhuriyet Mitingleri'ni Hükümeti devirmeye yönelik hareket olarak değerlendirenler, Avrupa'dan gelecek PKK'lılar için yapılması planlanan mitinge katılıp teröristbaşının posterlerini taşıyacaklar mıdır?
-''Şehitlerimize kelle diyen, teröristbaşına sayın diye hitap eden Başbakanımız bu mitingde konuşacak mıdır?''
-''Otuzbin canımızı katleden ve pişman oldukları için değil emir aldıkları için geldiklerini söyleyen bu canilere görülmemiş imtiyazlar tanınırken; aylardır Silivrî'de ne ile suçlandığını bile bilmeden yatan AYDINLARIMIZ'a adil yargılanma hakkı tanınacak mıdır?

Ve en önemlisi ;
-''Günlerdir gözlerine uyku girmeyen ve sokaklara dökülen şehit anaları'nın gözyaşları PKK’lıların sevinç gözyaşlarını görünce dinmiş midir?!!!!!

Yeni Parti olarak halkımızı uyarıyoruz:

Açılım politikalarının açtığı şeyler bir daha kapanmayacak yaralardır. Ekonomik projeler içermeyen, sosyal kalkınmayı hedeflemeyen hiçbir girişim bu sorunun çözümü olmayacak aksine yeni sorunların yaratıcısı olacaktır. Unutulmamalıdır ki; Türk-Kürt çatışması batının en büyük hayalidir. PKK terörünün bile başaramadığı , tarih boyunca hiçbir zaman ayrılmayan iki milleti birbirinden ayırmaya kimsenin gücü yetmez.Emperyalizme uşaklık edenlerin günü kurtarmaya yönelik bu oyunları Cumhuriyet ve Demokrasi savunucuları tarafından he rzaman bozulacaktır.

Türkü, kürdü, çerkezi- lazı beraber kan döküp kazandığımız bu topraklar bizim ve çocuklarımızın vatanıdır ve öyle kalmaya devam edecektir

Yeni Parti, Atatürk ilkelerinin takipçisi olmaya ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğünü her zaman ve her koşulda korumaya kararlı ve azimlidir.
YENİ PARTİ
BASIN MERKEZİ


TBMM İdare Amiri ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, düzenlediği basın toplantısında zehir zemberek açıklamalarda bulundu.

Parti binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, hem Türkiye hem de Çanakkale gündemleriyle ilgili önemli açıklamalar yaptı. Yerel seçimlerin ardından parti içinde yaşanan gerginliklere de değinen Küçük, son günlerde Çanakkale’de CHP’li belediye başkanlarına eleştirilerde bulunan İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Şinasi Haznedar’a sert cevap verdi.
Haznedar’a siyasi uyarıda bulunan Milletvekili Küçük; “Vali bey müdürüne sahip çıkmalıdır. Kültür müdürünün ağzına biber sürmezlerse, sürecek birisi bulunur.” dedi. Kürt meselesinin çözümü için hükümetin başlattığı ‘demokratik açılım’ olarak adlandırılan çalışmalara değinen TBMM İdare Amiri ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük; “Türkiye’de önemli sıkıntılar yaşıyoruz. 7 yıldır bu ülkenin başında olan hükümet, bu sorunu çözecekse neden bu zamana kadar bekledi?
Türkiye’de hangi şartlar değişti de böyle bir süreci yaşıyoruz? Hükümetin bu konuyla ilgili bir projesi var mıdır? Biz bunları öğrenmek istiyoruz. Yani hükümetin, öncelikle bu sürece ilişkin bir projesi olmalıdır. Ne olduğu belli olmayan bir yola kendileri girmiştir. Hükümet, Türkiye’yi de bu belirsizliğin içine sokmak istemektedir. Hükümet bu konuda olmazsa olmazlarını açıklasın. Biz CHP olarak olmazsa olmazlarımızı açıklıyoruz.
Biz, nereye gittiği belli olmayan bir sürecin parçası olmayız. Türkiye’yi yolda bulmadık. Türkiye Cumhuriyetini böyle bir maceraya sürükleyecek bir anlayışa prim ve destek vermemiz mümkün değildir. Hükümet projesini derhal ortaya koymalıdır. CHP’nin duruşu aynıdır ve değişmemiştir. Biz misyonumuz ve görevimiz gereği Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü, birliğini ve üniter yapısını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

“Vali bey müdürüne sahip çıkmalıdır”

Önce CHP’li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı daha sonra CHP’li İntepe Belediye Başkanı Alaattin Özkurnaz’ı eleştiren, İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Şinasi Haznedar’ı adeta topa tutan CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, bu konuda Vali Abdülkadir Atalık’ı da göreve çağırarak; “Kültür Müdürü Şinasi Haznedar siyasete soyunmuş ve iktidar sözcülüğüne soyunmuştur. Maalesef üstüne vazife olmayan işlerle CHP belediye başkanlarını muhatap alan, Çanakkale’nin kültür yapısıyla çatışan ve çekişen bir anlayış ortaya koymaktadır. Vali bey müdürüne sahip çıkmalıdır.
Kültür müdürünün ağzına biber sürmezlerse, sürecek birisi bulunur.” dedi. “Yani bir il müdürüyle muhatap olup onunla didişen bir milletvekili olmak istemiyorum” diyen Küçük; “Ama amirleri bu müdüre sahip çıkmaz, alabildiğince canı istediğini söyleyen bir şekilde piyasada dolaşıp istediği gibi konuşursa o zaman başına neler geleceğini ve hangi sıkıntılar içerisine gireceğini, dilinin kendisine neler edebileceğini düşünmelidir.
Bu siyasi bir uyarıdır” şeklinde konuştu. İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Şinasi Haznedar’ı kültürsüz kültür müdürü olarak nitelendiren Küçük; “Üstüne vazife olmayan işleri kendine iş edinen kültürsüz İl Kültür ve Turizm Müdürü Şinasi Haznedar, Çanakkale kültürüyle çatışan bir anlayışla ısrarla bir siyasi parti adına kendine bir takım misyonlar yüklemekte ve bir takım açıklamalar yapmaktadır. Herkes üzerine vazife olan konularla ilgilenmelidir ve buna göre görevini yapmalıdır.
Bu konuda kendisini uyarıyorum. Her sorunu Ankara’ya taşımamalıyız. Kendi içimizde bu sorunları halledebilecek bir coğrafyada ve en medeni bir memlekette yaşıyoruz. Kendi sorunlarımızı burada çözelim. Gerekirse alırız 5 dakikalık bir gündem dışı konuşma ve başına neler gelebileceğini görür. Ama iş oraya varsın istemiyorum” diye konuştu.

“Başkanın zorla elini sıkıyoruz”

CHP İl Başkanı Serdar Soydan ve CHP’li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan arasında yaşanan gerginliğe de değinen Küçük şu şekilde konuştu: “Bu güne kadar bu konulara girmemeye gayret gösterdim. Bizim görevimiz Çanakkale halkına hizmet etmektir. Bu partili belediye başkanısınız ama partinin meclis grup toplantısına gelmiyorsunuz. Böyle bir partililik böyle belediye başkanlığı olur mu?
‘İl başkanını tanımıyorum’ diyor. Bu il başkanını ben mi getirdim? Bu il başkanını delegeler getirdi. İl başkanını tanımıyorsanız kongre süreci geliyor. Kongre sürecinde çıkarsınız adayınızı gösterirsiniz ve mücadelenizi yaparsınız. İl başkanı Çanakkale’de genel başkanın gölgesidir.” Küçük, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı; “Siz, Çanakkale’de belediye meclis grubuyla birlikte iktidar oldunuz.
Bu iktidarı ya paylaşacaksınız ya da o zaman bedeline katlanacaksınız. Üç tane belediye meclis üyesiyle ben bu belediyeyi götürürüm anlayışı olabilir mi? Herkesin gibi benimde sabrım tükendi. Ya bu deveyi güdeceğiz ya da bu diyardan gideceğiz. Bu benim içinde geçerli il başkanı için de ve herkes için geçerli.
Herkes sorumluluğunu yerine getirecek. Zorla elini sıkıyoruz. Ben bir defa Ülgür Gökhan’ın bana el uzattığını görmedim. Her seferinde ben uzattım elimi. Biz barışmaya, beraber olmaya ve Çanakkale halkına hizmet etmeye her zaman hazırız.”


ERSÜMER: ''AKPARTİ TÜRKİYE'YE CEZA VERİYOR''

Bir dizi ziyaretler gerçekleştirmek için Çanakkale’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Cumhur Ersümer, çarpıcı açıklamalarda bulunarak AK Parti’ye yüklendi.

Çanakkale Belediye Başkan Vekili Muharrem Erkek’i ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Cumhur Ersümer, Türkiye’de AK Parti hükümetinin cezalandırıcı siyaset yaptığını iddia etti. Ersümer konuşmasında ayrıca Gelibolu Tarihi Milli Parkı’ndaki rant iddialarına da “Saç kesilir, kel gözükür” diyerek ilginç bir yorum yaptı.
Ziyarette basın mensuplarının sorularını yanıtlayan eski Bakan M. Cumhur Ersümer, Türkiye’de siyaset yapma tarzının değiştiğini söyledi. Türkiye’de cezalandırıcı siyaset yapıldığını ifade eden Ersümer, AK Parti hükümetine de nasihatlerde bulunmayı ihmal etmedi. Çanakkale’nin de cezalandırıcı siyasetten nasibini aldığını kaydeden Ersümer; “Türkiye’de siyaset yapma tarzı değişmiştir. Türkiye’de demokratik gözüküp anti demokrat davranılmakta. Türkiye’de özgürlükçü gözüküp özgürlükleri kısıtlayarak davranmak adeta yeni bir siyaset şekline gelmiştir. Artık Türkiye’de cezalandırıcı siyaset yapılmaktadır.
Başını fazla kaldıranın ensesine vurulmaktadır. Hızlı gidene dur deyip, elinden kolundan çekilmektedir. Çanakkale’de bu siyasetten yeteri kadar nasibini almıştır. Başka illere daha büyük cezalar verildi. Tabii Türkiye’de hizmet noktasında da cezalandırıcı siyaset yapılıyor. Sayın Başbakan Çanakkale’ye gelerek bunu açıkça ifade etti.
Hepimiz bu açıklamayı kulağımızla dinledik” dedi. Çanakkale’nin sandıkta kuru gürültüye pabuç bırakmadığını vurgulayan Ersümer; “Çanakkale sandıkta kuru gürültüye pabuç bırakmadı. Sayın Başbakana tepki olarak bir çok seçmen Çanakkale’de CHP’ye oy verdi. Seçimlerde CHP alabileceğinden daha fazla oy aldı. Çanakkale hiç kimsenin emriyle ve talimatıyla oy vermez” diye konuştu. “Çanakkale Belediyesini başarılı kılmak zorundayız” diyen eski Bakan Ersümer; “Devlet imkanlarından faydalanabilmek bir belediye için çok önemlidir. Benim bakanlığım döneminde Çanakkale Belediyesi’ne yardımda bulunduk.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanının yetkisi içinde bulunan acil ödenek fonundan verilen bir paraydı. Çanakkale’mizde o parayı değerlendirdi. Bunun örnek olacağını düşündüm. Yani iktidar partisinin, muhalefetten bir belediyeye destek vermesinin doğruluğu tescil edilsin istedim. Belediyeye yeterli imkanı sağlamazsanız, halkı cezalandırmış olursunuz.
Yani adeta siyasi tercih nedeniyle vatandaşa bir ceza veriyor duruma düşersiniz” şeklinde konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Cumhur Ersümer, konuşmasının devamında ise, AK Parti hükümetine göndermeler yaptı. Makamların gelip geçici olduğunu söyleyen Ersümer şu şekilde konuştu: “İnsanlara bu makamlar baki değil. Dün biz vardık, bugün biz yokuz. Bugün var olanlar yarın olmayacaklar. Ama ben, 25 yıldır siyaset yapan biri olarak Çanakkale’de 50 yıl öncesi gibi sokaklarda dolaşıyorum. Çanakkale’ye hizmet ettiğim ve ayrım yapmadığım için her gittiğim yerde sevgi saygı görüyorum.
Bir Çanakkaleli çıkıp, a veya b partiliyim diye beni bir yerden bir yere sürdünüz yada beni işe sokarken siz sadece ANAP’lıları tercih ettiniz diyemez. İşte onlar denmediği için biz bugün Çanakkale’de rahatça dolaşabiliyoruz. Bunları örnek olsun diye bugün siyaset yapan arkadaşlara söylüyorum. Bir çaba içerisinde olmalılar. Çanakkale’ye kendilerini sevdirsinler. Sadece ve sadece sayısal olarak sandıktan oy alıp çıkmak seçimleri tescil eder. Başka bir şeyi tescil etmez.”

Gelibolu Tarihi Milli Parkı’ndaki rant iddialarına da Ersümer; “Bunu bir kenara bırakalım. Bu konu ileride zaten ortaya çıkacak. Bu işler saklı kalmaz. Saç kesilir, kel gözükür” yorumunu yaptı. Gelibolu Tarihi Milli Parkı’nda düşünülen sistemin iyi anlatılmadığını savunan Ersümer; “Orada önemli olan şey şudur. Bundan önceki politika her hafta 300-400 otobüsle Türkiye’nin her yerinden ziyaretçiler devlet tarafından karşılanarak Çanakkale’ye getirilip şehitlikler gezdiriliyordu.

Bu güzel bir şey. Yeni sisteme baktım. Aslında çağdaş ve yapılması gereken bir ziyaret sistemi. Tabi ki böyle olması lazım. Ama bu konunun çok iyi anlatılması lazım. Bu sistemi özüyle ve politikası itibariyle bir anlatsınlar. Biraz sıkıntılarda buradan kaynaklanıyor gibi geliyor” diye konuştu. Belediye Başkan Vekili Muharrem Erkek ise; “Ziyaretleriniz bizim için her zaman önemlidir. Siyasi yaşamınızda önemli başarılara imza atmış ve Çanakkale’ye önemli hizmetler yapmış biri olarak bizim için önemlisiniz. Ziyaretiniz bizi çok mutlu etti.” dedi.


ANAVATAN’DA İL BAŞKANI YARICI

Anavatan Partisi İl Başkanlığına Hüsamettin Yarıcı getirildi. Yarıcı, atama kararını Genel Başkan Yardımcısı Cenk Tunçsiper’in elinden aldı.Yönetim kurulu açıklandıktan sonra yapılanma içersine partiye bugüne kadar emeği geçmiş herhangi bir isim alınmadığı dikkat çekti.

Anavatan Partisinin kurucularından ve Başbakan eski Yardımcısı M. Cumhur Ersümer ise yöneltilen bir soruya “Bu çalışmalarla ilgili benimle kimse görüşmedi. Bizim terbiyemize göre ve benim de anlayışıma göre; beni de madem büyük kabul ediyorlar büyüklerin fikri alınır. Ben hep böyle yaptım.” diye yanıt verdi.
Çanakkale Anavatan Partisinde yeni yapılanma ile ilgili atama kararını açıklamak üzere Çanakkale’ye gelen Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Cenk Tunçsiper Anavatan İl Başkanlığına Hüsamettin Yarıcı’nın getirildiğini bildirdi.
Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Cenk Tunçsiper parti olarak amaçlarının ilk genel seçimde halkın sorunlarını Anavatan bayrağı altında çözmek olduğunu söyledi. Tunçsiper il binasında yaptığı açıklamada; “ Anavatan Partisi Türk milletine 15 yıl boyunca büyük hizmetler vermiştir. Şuanda TBMM’de görev almış siyasi partiler insanların dini duygularını ön plana çıkartarak siyaset yapmaktadırlar. Buda Türkiye’yi tekrar kardeş düşmanlığına itmektedir. Bizler hiçbir zaman kişilerin dini duygularını ayırt etmedik. Bizler parti olarak sadece ay yıldızlı nüfus cüzdanlarına baktık. Şimdi ise ay yıldızlı nüfus cüzdanı taşıyan halkı yönetmeye talibiz” dedi.


Gelibolu Yarım Adası Milli Parkı, Türkiye Cumhuriyetinin ve Türk Milletinin temelinin atıldığı ve Ecdadımızın canı pahasına mücadele vererek bizlere bıraktığı kutsal Topraklardır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk “ Çanakkale zaferini kazanarak, Vatanı ve Bayrağı uğruna şehit olan kahramanlarımızın, sizleri beklediği ve her Türk evladının mutlaka gelip görmesi gereken yegâne yerdir bu topraklar “ diyerek tarif ettiği ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un “ Gökten Yıldızları indirsem yinede bir şey yapabildim diyemem hatırana “ söylemi ile yücelttiği kutsal bir Milli Parktır.

Son dönemlerde maalesef bu toprakların yeni nesillere Milli Şuurun verileceği bir Milli Park olma özelliğinden git gide uzaklaştırıldığını görmekteyiz.

07.07.2009 Tarihinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, Ankara’da açılacak bir ihale ile 253 Bin şehidimizin yattığı Tarihi Milli Park, bir rant kapısı haline dönüştürülmek istenmektedir. Gezi Organizasyonu ve Milli Park girişi kimlere verilmek üzere hazırlandığını tahmin ettiğimiz, bir ihale ile siyasileştirilerek, Türk Milletinin bağları bu topraklardan koparılmak istenmektedir.

Son yıllarda başka hiçbir Milli Parkta uygulanmayan, gelen ziyaretçi otobüslerine 5000.-TL – 6000.-TL gibi yüksek rakamlarla ceza kesmeler, Siper ve Tabyaların üzerinde cay kahve üniteleri açılmasına izin vermeler, bu bölgenin yanlış zihniyetler tarafından yönetildiğinin somut göstergeleridir.

Mevcut İktidar, Savaş dönemi İngiliz Savaş Bakanı Churchill’in “Türkler Çanakkale Zaferini kazanarak, bizim bu topraklardaki hedeflerimizi en fazla 100 yıl geciktirebilirler.” Sözüne hizmet eden ve 2015 tarihinden önce Şehitler Diyarımızı Uluslar arası Park konumuna getirmeyi mi hedefliyor?

Türkiye Cumhuriyetinin ön sözünün yazıldığı Kutsal Toprakların, bir şirkete verilerek bir rant kapısı haline dönüştürülmesini şiddetle kınıyoruz.

Mevcut AKP iktidarında, Gelibolu Yarımadası Milli Şuurun verileceği bir Milli Park olmaktan çıkarılıp, tarikatların hurafelerle beslenip güçlendirildiği bir alan konumuna getirilmek istenmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak Genel Başkan Yardımcımız Sn. Oktay Vural’ın da Meclis kürsüsünden ifade ettiği gibi, Türk Milleti her türlü zorluğu aşacak ilham kaynağı olan bu topraklara sahip çıkmaya kararlıdır.

Bundan 3 yıl önce Gelibolu Tarihi Milli Park alanı Uluslar arası Park alanı olmak üzere Dış işleri Bakanlığınca yasa taslağı hazırlanmış, Meclisten geçirilmiş, fakat dönemin Cumhur Başkanı A. Necdet Sezer tarafından engellenmiştir. Bu gün aynı senaryolar tekrar gündeme getirilmeye çalışılmaktadır.

Özellikle biz Çanakkalelilere bu yönde tarihi bir görev düşmektedir. Ecdadımızın emanetine biz torunları olarak sahip çıkmazsak, gelecek nesiller bizden hesap soracaktır. Her Türk evladının üzerine vazife olduğu gibi özellikle Çanakkalelileri bu konuya duyarlı olmaya davet ediyoruz.

İsmet Balkan Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale İl Başkanı


CENGİZ’DEN ELEŞTİRİ YAĞMURU

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çanakkale Milletvekili M. Kemal Cengiz, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İl binasında düzenlediği basın toplantısında konuşan MHP’li Vekil M. Kemal Cengiz, Türkiye ve Çanakkale gündemiyle ilgili açıklamalar yaptı. Cengiz, iktidar partisi olan AK Parti’yi de yaylım ateşine tuttu.
Geçtiğimiz gün Çanakkale’ye gelerek kongreye katılan TBMM İdare Amiri ve Demokratik Toplum Partisi (DTP) Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın sözlerine, MHP Çanakkale Milletvekili M. Kemal Cengiz’den sert tepki geldi.
Cengiz, DTP Muş Milletvekili Sakık’ın, 253 bin şehidin yattığı topraklarda bölücülük yaptığını söyledi. Sakık’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atanlara dil uzattığını dile getiren Cengiz; “Çanakkale’de kongre yapan DTP milletvekili ve aynı zamanda TBMM İdare Amiri olan vatandaşın ‘Bizler bu ülkenin birliğini savunuyoruz’ dediği noktada bu ülkenin birliği için Cumhuriyeti kuranları da itham altında bırakmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atanlara da dil uzatmıştır. 253 bin şehidin yattığı güzel topraklarda ve Çanakkale’de bölücülük yapmıştır. Birlik istiyoruz derken, ayrıcalığı ifade etmişlerdir.” dedi.
Türkiye'nin uzun zamandır gündemini meşgul eden 'Mayın tasarısı' konusuna da değinen Cengiz; “TBMM gündemini 1 aydır meşgul eden Türkiye ve Suriye arasındaki 510 km. mayınlı bölgenin temizlenmesiyle ilgili yasa tasarısının meclisten 6 maddenin bir ayda zor geçmesi ve buradaki muhalefetin direnci takdirle izlenmiştir. Meclisteki muhalefet partilerini gerçekten rahatsız eden yasa tasarısı olmuştur” diye konuştu.
“Özellikle buradaki yap-işlet-devret modeli tehlike doğurabilecek boyutlardaki bir madde olarak muhalefetinde en çok kabul etmek istemediği bir madde olmuştur” diyen Cengiz; “Bu bölümde 5 yıllık bir mayınları temizleme süreci 44 yıllıkta kiralama sürecinden bahsedilmektedir. Dolayısıyla kafalarda oluşan şüpheleri giderebilecek bir açıklama hükümet tarafından gelmemiştir. Ama bu yasanın daha sonraki sürecide muhalefet ve özellikle MHP tarafından takibi titizlikle yerine getirilecektir” şeklinde konuştu.

“Kredi kartı borçlarının yeniden düzenlenmesi iktidarca reddedilmiştir”

Türkiye’de kredi kartları borçları yüzünden bir çok vatandaşın mağdur olduğunu kaydeden Cengiz, kredi kartları borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili TBMM’ye muhalefet partileri tarafından önerge verildiğini söyledi.
Mecliste, CHP ve MHP’nin desteklediği önergenin iktidar partisi tarafından reddedildiğini vurgulayan Cengiz; “Muhalefet partilerince meclise bir önerge verildi. Bu önerge halkımızı ilgilendiren bir konudur. Meclise, kredi kartları borçlarıyla ilgili bir teklif verildi. Kredi kartlarından dolayı katlanan faiz borçlarıyla mağdur olan vatandaşların bütün illerde had safhaya yükseldiğini biliyoruz. Bununla ilgili muhalefetin iktidara teklifi mecliste karambole getirilerek görüşüldü. CHP’nin ve MHP’nin bu yasayı desteklemesine rağmen bu mağduriyetin ortadan kaldırılarak vatandaşlarımızın rahatlatılması noktasında kredi kartları borçlarının yeniden yapılanması ve düzenlenmesi iktidarca reddedilmiştir” dedi.
Daha sonra Cengiz, Bank Asya 1. Ligi’ne çıkan Dardanelspor’a başarılar dileyerek, bu başarıda desteği olan herkese teşekkür etti. Cengiz, Korolar Yarışıyor isimli programında yarışan Çanakkale korosunun kentten yeterli desteği görmediğini söyledi. Cengiz, Çanakkalelilerin yeteri kadar destek vermemesi nedeniyle üzüntü duyduğunu kaydetti.

“Çanakkale toprağında ağalık bir Yunanlıya yakışmamıştır”

Çanakkale gündemini son günlerde meşgul eden bir konuya da değinen M. Kemal Cengiz, Kepez’de yapılan yağlı güreşlerde Yunanlı bir iş adamının güreş ağası olmasının ata sporuna yakışmadığını ifade etti.
Yunanlıların bir çok konuyu sahiplendiğini söyleyen Cengiz şu şekilde konuştu: “Kepez’de yapılan yağlı güreşlerde bir yunanlı iş adamının ağalığı alması irdelenmesi gereken bir konudur. Yunanlılar bildiğiniz gibi baklavamıza sahiplendiler. Bunun yanında Yunanlıların bir çok Anadolu kültürünün zenginliklerini sahiplendiğini biliyoruz. Çanakkale toprağında ağalık bir Yunanlıya yakışmamıştır. Her şey para değildir. Her şey paraya endekslenmemiştir. Bizim mutlaka burada bir duruşumuz olmalıdır.”
Bu tür konularda yetkililerin daha duyarlı olması gerektiğini savunan Cengiz; “Türk milletinin içinden bir çok ağa çıkardı. Kimse çıkmadı da biz bunu vermedik gibi basit siyasetle bu konunun geçiştirilmesi mümkün değildir. Tabi ki, biz Yunanlıları dost olarak görüyoruz. Ama bazı hassas milli dengelerde de bize bırakılan emanetlerimizin de hassasiyetini ortaya koymamız ve bu iradeyi göstermemiz Çanakkale’ye yakışırdı. Biz bu olayın tarihimize ve milli değerimiz olan yağlı güreşlerimize yakışmayacağını ve idarecilerimizin bu konularda hassas olmasını istiyoruz. Milletin değer yargılarıyla oynamadan bu yanlışlıklardan dönmenin de erdemlilik olduğunu hatırlatmak istiyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.


CHP LİDERİ’NDEN BAŞKAN GÖKHAN’A
VE ÇANAKKALE HALKINA TEŞEKKÜR

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Almanya'daki Deniz Feneri E.v. Davasına İlişkin Yaptığı Açıklamada, "Adalet Mekanizmamız, Kendisinden Beklenen İşleyişi Sergileyememiştir." Dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Almanya'daki Deniz Feneri e.V. davasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Adalet mekanizmamız, kendisinden beklenen işleyişi sergileyememiştir." dedi.
Yerel seçimlerde partisinin belediye başkanlığı kazandığı illere teşekkür ziyaretleri kapsamda özel uçakla Çanakkale'ye gelen Baykal'ı havaalanında partililer karşıladı.

Seçim otobüsüyle Kepez beldesine kadar halkı selamlayarak giden Baykal, bir önceki dönemde Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan'ı makamında ziyaret ederek kutladı.

Burada Baykal'a, beldede yetişen elma ve armutlardan iki sandık hediye edildi.

Baykal, basın mensuplarının Deniz Feneri e.V. davasıyla ilgili sorusu üzerine, "Adalet mekanizmamız, kendisinden beklenen işleyişi sergileyememiştir. Adalet mekanizması derken güvenlik güçleriyle, soruşturma yapacak birimlerle, savcılığıyla, bakanlığıyla, hepsiyle bütün olarak düşünüyorum. Bu Türkiye'ye yakışmıyor. Üzüntü verici bir olaydır ve çok net bir gözlemdir." diye konuştu.

Baykal, kendisinin mal varlığının araştırılması için başlatılan çalışmayı da memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Deniz Baykal, "Yargının bize her türlü soruyu sorma hakkı vardır. Bizim görevimiz, bu soruları hızla, en kısa zamanda ve en doğru şekilde cevaplamaktır. Bunu böyle yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Menkul ve gayrimenkul mal varlığımı, banka hesaplarındaki bütün durumu ayrıntılarıyla en kısa ve doğru şekilde yargıya intikal ettirmeyi ahlâki, kanuni ve siyasi bir sorumluluk olarak anlarım. Umarım bu anlayış, başka ihmal edilmiş bazı davalar için de hızlandırıcı etki yapar. Dokunulmazlıklar kaldırılsın, milletvekillerinin imtiyazı olmasın, hepimiz yargının önünde hesap verelim." şeklinde konuştu.

BAYKAL: HESAPLARIMIN İNCELENMESİNDEN MEMNUN OLURUM

Çanakkale'de Gezilerine Devam Eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Gelibolu Belediye Başkanı'na Düzenlediği Teşekkür Ziyaretinde Hükümete Yüklendi.

Çanakkale'de gezilerine devam eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Gelibolu Belediye Başkanı'na düzenlediği teşekkür ziyaretinde hükümete yüklendi.
Gelibolu ilçesine GESTAŞ'a ait 'Conkbayırı-1' isimli feribot ile gelen Baykal'ı partililer iskelede karşıladı. Gelibolu Belediyesi'ne kadar yürüyerek giden ve bu sırada esnafı selamlayan Baykal, belediye binası girişinde halka hitap etti. Türkiye'deki adalet ve hukuk mekanizmasının işleyişine tepki gösteren Baykal, konuşmasına Ergenekon davası ile başladı, Deniz Feneri davası ile bitirdi. Baykal, konuşmasında şöyle dedi:

"Yargı, çifte standartla işlemeyecek, eşit işleyecek. Herkes için adalet eşit işleyecek. Yargı yolsuzluk yapanları görmeyecek. Bu memleketin dürüst namuslu insanlarını, profesörlerini, aydınlarını Mehmet Haberal'ını sabah 4.30'da evini basacak, alacak cezaevine koyacak. Böyle şey olur mu?. Bunları değiştireceğiz. Hukuku işleteceğiz, adaleti işleteceğiz. Herkes için işleteceğiz. Bir Deniz Feneri olayı yaşandı. Almanya, olayı başından sonuna kadar inceledi. Kararını aldı bize de yazı yazdı. 'Sizde şu an 6 kişi var, elebaşı bunlardır. Bunlar dolandırıcılığı meslek haline getirmiş insanlardır. Bunların parmak izini de alın, avuç izini de alın. Bunların bütün yazışmalarını, defterlerini, kayıtlarını, hesaplarını çıkarın' dedi. Alman mahkemesi, 12 tane şirket yazdı. Bu şirketlerin hesaplarını inceleyin bana bildirin dedi. Biz bunları onlara bildireceğimize bunların gereğini biz yapmak zorunda değil miyiz. Bizim kanunumuz yok mu ? Hakimimiz, savcımız yok mu ? Bu suç işleyenler Türk değil mi ? Parası dolandırılanlar Türk değil mi ? Bunları kurye olarak taşıyanlar Türk değil mi ? O paralarla Türkiye'de kurulan şirketler Türk şirketi değil mi ? Benim kanunum, anayasam, adaletim yok mu ? Seyrediyoruz tüm olanları."

Kendisinin de hesaplarının incelemeye alınacağını kaydeden Baykal, "Bugün gazetelerde bir haber vardı. Bana yazı yazacaklarmış, benim mal varlığımı isteyeceklermiş. Deniz Feneri konusunda ben yaptığım konuşmalarda suç işlemişim, incelesinler memnuniyetle benim kaçacak yerim yok. Bundan sevinç ve mutluluk duyarım. Beni incele de öbürkülere de bir bakıver gözünün ucu ile ama bu mümkün değil tabi, bunun nasıl çözüleceğini milletimiz biliyor. Hakkı adaleti, yargıyı herkes için eşit işleteceğiz. Türkiye'de namuslu insanların başı dik yaşadığı, alnının teri ile ailesinin geçimini sağladığı, insanların da yüzünün güldüğü günlerde bir gün gelecek." dedi.

Baykal: "Gelecek seçimde hükümet uçup gidecek"

Çanakkale gezisinin son durağında, 5 dönemdir seçim kaybetmeyen CHP'li Çanakkale Belediyesi'ni ziyaret eden CHP lideri Deniz Baykal, “Bu kente hizmet etmek bizim için en büyük şeref ve mutluluk” dedi.

Baykal, 5'nci dönem Sosyal Demokrat bayrağı dalgalandıran ve 2'nci kez seçim kazanan Çanakkale Belediye başkanı Ülgür Gökhan'ı ziyaretinde, Çanakkale’ye övgüler yağdırdı. Baykal, “Çanakkale Türkiye’de değil, dünyada bir tane. Benzeri, eşi Dünya'da olmayan, muhteşem bir zenginlik. İki kıtayı ayıran bir boğaz, Ege'yi, Karadeniz'e bağlayan bir su yolu üzerinde, muhteşem bir tarih olayı. Truva’dan başlayın, 1'inci Dünya Savaşı'na kadar dünya tarihini değiştirmiş bir yer. Şurayı, Çanakkale boğazını tuttunuz, Çanakkale'yi geçilmez kıldınız, Rusya'da Çar devrildi. Çar devrildiği için, Rusya'nın siyaseti, değişti, Türkiye'nin konumu değişti. Eğer Çarlık devam etseydi, bizim milli mücadele ne olurdu? Nasıl ilişkiler gelişirdi? Tarihin akışını değiştirdi Çanakkale. Truva'dan milli mücadeleye kadar muhteşem bir tarih. İnsanlığın tarihinin şekillendiği yerlerden birisi Çanakkale” dedi.

CHP LİDERİ, “GELECEK SEÇİMDE BU HÜKÜMET OYLARINIZLA UÇUP GİDECEK”

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, daha sonra Kordon boyundaki Belediye Sosyal tesisleri önünde halka hitap etti. Baykal, “Buradaki coşkulu kalabalığa baktığımda, sanki içinizdeki siyaset özlemi tam giderilememiş. Bir şeyler eksik kalmış. 29 Mart yerel seçimleri sonrasında, İçinizdeki siyaset özlemini tam gideremediğinizi görüyorum. ‘29 Mart'ta verdiğimiz oylarla bir dönemi kapatmadık, yeni bir siyaset dönemini açtık’ der gibi bir haliniz var. Sizler, Türkiye'ye ufuk çizdiniz. Türkiye'nin önüne bir hedef koydunuz, ‘Aydınlık Türkiye’ için umutları tazelendirdiniz. Yeni bir gelecek, perspektif çizdiniz. ‘Aydınlık Türkiye’ için umutları, bekleyişleri yükselttiniz. Heyecanları arttırdınız. Sandıktan çıkan sonuçla daha da bir coştunuz gibi bir manzara var. Bunu Türkiye'nin her yerinde görüyorum. Bu geçtiğimiz seçim insanları tam kesmemiş. Tam tatmin olmamış insanlar. ‘Bu burada başladı, gerisi gelcek’ diyorlar. ‘Gerisi gelsin’ diyorlar. ‘Önümüze bir umut ve gelecek koydunuz, gereğini yapacağız’ diyorlar. Ülgür Gökhan başkanlığı 2'nci kez, CHP'li belediyeyi 5'nci kez göreve getirmekle, hükümet sarsıldı. Hükümetin yarısı bu sonuçlardan sonra uçtu. İnşallah gelecek seçimde, hükümetin hepsi gidecek, uçacak” dedi.

BAYKAL: ‘TÜRKİYE'DE ADALETE OLAN İNANCI SARSTILAR’

CHP lideri Baykal, Tükiye'de adalete olan inancın sarsıldığını söylediği konuşmasında, yolsuzlukla mücadelede de, Almanya Hükümeti'nin, Türkiye'yi ilgilendiren yolsuzlukla ilgilendiğini, Türkiye'deki hükümetin ise buna kulak asmadığını belirterekay değil mi? Yoksulluğa hepimiz tahammül edebiliriz, ama adaletsizliğe tahammül edebilir miyiz? Adalet en temel ihtiyaç, hakkını vereceksin insanların. Yoksul olabilir insanlar ama, hakka, adalete inancını sarsamazsın. Türkiye'de şimdi bu sarsılıyor. En büyük yanlışlıkları yapanlar meydanları boş buluyor, istediğini yapıyor, gereken izleme, soruşturma yok, ama bu ülkenin yüz akı, öğretim üyesi Haberal, suçlu gibi, cani gibi apar topar içeriye atılıyor. Günlerdir neyle suçlandığını bile bilmiyor. Böyle adalet olur mu? Deniz Feneri'nin sorumlularından hesap soran yok, O yolsuzlukları yapanlar eli kolu serbest dolaşıyor, bürokrasinin zirvesinde imza atıyor. Haberal da orada çile çekiyor. Böyle adalet olur mu? Bunlar değişecek arkadaşlar. Türkiye bunları değiştirmek zorunda. Adalet anlayışımızı yeniden canlandıracağız. Yolsuzlukla mücadele edeceğiz. Bugün Türkiye'de yolsuzlukla mücadele var mı? Bizim yolsuzluklarımızla, Alman Hükümeti, Alman Adliyesi mücadele ediyor. Bizim hükümet, bizim Adliye seyrediyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu böyle gitmez. Bunu değiştireceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz B “Adalet böyle gitmez. Adalet, Türkiye'de arzu ettiğiniz gibi var mı? Adalet işliyor mu? Hakkı olan, hakkını alabiliyor mu? Adalet hakkı olana, yoksul da olsa, arkasında güçlü insanlar olmasa da, hakkın diye verebiliyor mu? Adalet en temel olaykal, Çanakkale gezisinin son durağı olan Belediye Sosyal Tesislerdeki programının ardından akşam yemeği için balık restauranta geçti. Baykal’ın, özel uçakla bugün Ankara'ya döneceği öğrenildi.


AKP’DE HESAPLAŞMA
''ÇANAKKALE’DE NİYE KAYBETTİK?''

AKP’nin 3. Olağan Kongresi’ne katılan ve burada bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, 29 Mart seçim sonuçlarıyla ilgili iç değerlendirmenin çok yönlü yapıldığını belirterek isim vermeden Çanakkale merkez, Gelibolu gibi yerlerde kaybedilen seçimin nedenleri üzerinde araştırmaların sürdüğünü söyledi.

Kongreye katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise, AKP’nin İl Kongreleri sürecine Kurtuluş Savaşı mücadelelerinin öncülüğünü yapan kentlerden başlandığını belirterek, Çanakkale’nin bu anlamda hem ülke hem de AKP açısından önemini vurguladı. AKP milletvekilleri Mehmet Daniş ile Müjdat Kuşku, teşkilat çalışmalarının önemine değindi.
AKP’nin Olağan İl Kongresi yapıldı. Kongreye AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AKP’nin Kadın Kolları Başkanı Meral Kirişçioğlu, Bursa İl Başkanı Hayrettin Çakmak, AKP milletvekilleri Mehmet Daniş, Müjdat Kuşku. Bazı sivil toplum örgütü yöneticileri, delegeler ve parti üyeleri katıldı. İki ayrı listenin yarıştığı kongre öncesi protokol konuşmalarına ayrılan bölümde söz alan AKP Çanakkale milletvekilleri Daniş ve Kuşku, 29 Mart seçimlerinin AKP açısından Çanakkale’de verimli geçtiği ve AKP’nin Türkiye ortalamasında elde ettiği sonuca yakın sayılan yüzde 36 ile yine 1. parti olduğu vurgulandı.

Aksu’dan öz eleştiri

AKP’nin 3. Olağan Kongresi’ne katılan ve burada bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, 29 Mart seçim sonuçlarıyla ilgili iç değerlendirmenin çok yönlü yapıldığını belirterek isim vermeden Çanakkale merkez, Gelibolu gibi yerlerde kaybedilen seçimin nedenleri üzerinde araştırmaların sürdüğünü söyledi. Aksu, yaklaşan genel seçimler öncesi bu muhasebenin tamamlanarak yeniden iktidara alternatif tek parti konumuna geleceklerini anlatan konuşmasında, teşkilat yapısının daha da güçlü hale getirilmesini istedi. Aksu, belediye başkanı ve meclis üyeliklerin AKP’nin bu seçim listelerde ağırlıklı olarak gençlere ve kadınlara yer verdiğini de sözlerine ekledi.

İç hesaplaşma

Bursa İl Başkanı Çakmak’ın Divan Başkanlığı’nı yaptığı kongrenin başkan adaylarına ayrılın bölümünde ise parti içine dönük iç hesaplaşmanın yapıldığı ilginç suçlamalar yer aldı. AKP’nin kuruluşunda yakaladığı başarının daha sonraki seçimlerde erime nedenlerinin başında ‘aday dayatma’ olduğunu belirten AKP İl Başkan adayı Reyhan Demirtaş, teşkilat içi kırılmaya yol açan bu durum ile başarı kazanmanın kolay olmadığı eleştirisini bulundu. Demirtaş, aday dayatması yüzünden bugün kendi dışında hiç kimsenin aday olma cesareti gösteremediğini belirterek, 2003 yılından bu yana artarak süre gelen baskılardan bazılarına kendisinin de tanık olduğunu söyledi. “Parti için demokrasiyi yaşatmak için aday oldum” diyen Demirtaş “Gönül isterdi ki, daha çok aday çıksın. Emekliliğini yaşama noktasına gelen bana keşke ihtiyaç duyulmasaydı. Çanakkale’ye yakışan vicdanı hür, tercihini hiçbir baskı altında kalmadan yapabilen bir seçim zemini yaratılsaydı. AKP yönetim anlamında Çanakkale’de halkla ilişkisini koparmıştır. Böyle bir teşkilat yapısı, yalnız benim değil, bütün insanların ortak şikayeti… Oysa ki, bu yanlışlığı ortadan kaldırabilecek çalışmalar yapılıp vatandaşın ayağına gidilse ve sorunları dinlenebilse. Onların bize anlatacakları çok şeyler var. Ne olduysa, partinin teşkilat yapısı vatandaşla olmaktan koptu. Dayatmacı adayla bu yanlışlara devam edilince de teşkilatın yapısı kırılma noktasına geldi“ dedi. Kongreye İl Başkan adayı olarak katılan Muzaffer Kutlu ise rakibi Reyhan Demirtaş’ı üstü kapalı eleştiride, “Medyaya ve muhalefete malzeme çıkarma gibi bir derdim yok” diye konuşunca iki aday arasında gerginlik oluştu ama araya giren AKP Milletvekili Müjdat Kuşku bu gerginliği yumuşattı.

Liberaller yok

Her iki liste bir önceki seçimle kıyaslandığında, AKP içersinde liberal olarak gösterilen birçok ismin yer almadığı dikkat çekti. Demirtaş, bu anlamda 4 ayrı isme listesinde yer verilirken Kutlu’nun listesinde ise daha çok AKP’nin geçmiş dönem isimleri yer aldı. 29 Mart’ta seçimi kaybeden Kepez Belediye eski başkanı İsmail Yaşar Oğuz ise Kutlu’nun listesinden İl Disiplin Kurulu’nda yer aldı. Bu arada Kutlu’nun kendi listesine aldığı ve 29 Mart seçimleri sırasında yer boşaltma adına listede kesik yiyen Levent Çetin ise ismi anons edilmesine rağmen tanıtım için sahne önünde ayrılan yere gelmeyip salonun arka koltuklarında oturmayı tercih etti.

Kutlu İl Başkanı

Yerel seçimler nedeniyle 29 Mart sonrasına ertelenen ve 600 üyesi bulunan AKP’nin Çanakkale İl Kongresinde Muzaffer Kutlu 262 oy alarak, seçimle iş başına gelen İl Başkanı oldu.

Haluk Cihat Temiz’in istifasıyla boşalan İl Başkanlığına genel merkez kakarıyla atanan Kutlu, dünkü seçimlerde milletvekilleri ve ilçe başkanları desteğini arkasına alarak İl Başkanı seçildi. ‘Parti içi demokrasi adına ve dayatma aday anlayışını kaldırma adına adayım’ diyen Reyhan Demirtaş ise seçimlerin ardından Kutlu’yu kutlayarak ‘Bu seçimin kazananı, kaybedeni yok. Seçimi AKP kazandı” diyerek ömrünün sonuna kadar AKP’li kalacağını söyledi. Seçimlerde Reyhan Demirtaş ise delegelerin 159 oyunu aldı. (OLAY GAZETESİ)



ÇANAKKALE      SEÇMEN SAYISI    SANDIK SAYISI

AYVACIK 23.960 116
BAYRAMİÇ 24.770 120
BİGA 62.643 245
BOZCAADA 1.919 7
ÇAN 39.148 153
ÇANAKKALE MERKEZ 88.631 314
ECEABAT 7.417 28
EZİNE 24.615 102
GELİBOLU 30.692 115
GÖKÇEADA 4.951 24
LAPSEKİ 20.879 89
YENİCE 28.913 128
Toplam 358.538 1.441

                                          SEÇMENSAYISI

SANDIK SAYISI

GÜLPINAR 1.127 4
KÜÇÜKKUYU 5.082 17
BALIKLIÇEŞME 1.060 4
GÜMÜŞÇAY 1.655 6
KARABİGA 2.408 9
KOZÇEŞME 866 3
YENİÇİFTLİK 1.157 4
TERZİALAN 1.651 6
İNTEPE 1.634 6
KEPEZ 7.855 26
KUMKALE 1.223 4
GEYİKLİ 2.157 7
MAHMUDİYE 1.412 6
BOLAYIR 1.412 6
EVREŞE 1.670 7
KAVAKKÖY 668 3
ÇARDAK 2.729 10
UMURBEY 2.195 8
AKÇAKOYUN 910 4
HAMDİBEY 1.593 6
KALKIM 1.755 6
PAZARKÖY 1.398 6

 

















http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.