ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



ÇANAKKALE BÖLGESİNDEN TÜM HABERLER ...                                                                                                                                  Son Güncelleme : 11.04.2019


     


Toplumsal çalışmalarıyla göz dolduran Çanakkale Barosu, mesleki faaliyetlerde de örnek rolünü bir kez daha perçinledi.
Çanakkale Barosu 1 gün olarak kutlanan Avukatlar Günü’nü 9 güne çıkarıp birbirinden farklı 28 etkinlik gerçekleştirerek geçen hafta Çanakkale ve Türkiye gündemine yerleşti.

Çanakkale Barosu geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Avukatlar Günü etkinlikleri kapsamında, Çanakkale’yi ve avukatları etkinliğe doyurdu. Baro bu kapsamda; eğitimler, konferanslar, okullarda meslek tanıtımları, halk bilgilendirmeleri, mesleki ödüllendirmeler, Voleybol ile Masa Tenisi Turnuvaları, 7. Yılına giren Geleneksel Satranç Turnuvası, tiyatro ve buluşmalar başta olmak üzere 28 programı başarıyla gerçekleştirdi. Yapılan programlarla Çanakkale’de adeta bir hukuk haftası yaşandı.
ÇANAKKALE BAROSU TÜRKİYE’DE GELENEĞİ DEĞİŞTİRDİ
Takvimlerde sadece bir gün olarak kutlanan Avukatlar Günü, Çanakkale Barosu’nun yoğun çalışmalarıyla son yıllarda hafta halinde gerçekleşiyor. Çanakkale Barosu, yapılan incelemede, Türkiye ortalaması 3 olan etkinlik sayısının 9 kat daha fazlasını gerçekleştirdi. Gerçekleşen etkinliklerle Çanakkale Barosu’nun, yerel ve ulusal medya ile internet sitelerinde 100’den çok haberle yer aldığı belirlendi. Mesleki ve toplumsal çalışmalar olarak iki bölümde tamamlanan programlarla Baro, Türkiye’nin en çok etkinlik yapan baroları ve örnek meslek kuruluşları arasında yerini aldı. Başarısı ve aktifliğiyle Çanakkale Barosu, Türkiye’nin birçok meslek kuruluşuna da örnek oldu.
 “ETKİNLİKLERİMİZİ ARTIRARAK DEVAM ETTİRECEĞİZ"
Konuyla ilgili açıklama yapan Çanakkale Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan, “Herkes İçin Adalet, Adalet İçin Avukat” sloganıyla yaptıklarını ifade ettikleri etkinliklerin başarıyla gerçekleştiğini belirtti. Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan “Etkinlik anlamında ilk sıralarda olmaktan mutluyuz. Katkı sunan yönetimi kurulumuza, komisyonlarımıza, değerli meslektaşlarımıza, baromuz idari çalışanlarına ve işbirliği yapan kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz. Çanakkale Barosu önümüzdeki süreçte de etkinliklerini artırarak devam ettirecektir.” dedi



Çanakkale Boğazı'ndan geçiş yaparken 66 yıl önce Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi 'Naboland' ile çarpışması sonucu batan TCG Dumlupınar denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi. Şehit denizciler anısına, denizaltının battığı yere çelenk bırakıldı.
TCG Dumlupınar denizaltısı şehitleri için düzenlenen anma töreni Çanakkale Boğaz Komutanlığı Nara Kalesi'nde başladı. Nara Barbaros Şehitliği'ndeki ilk törende, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Levent Kerim Uça, gaziler ve şehit yakınları, şehitliği ziyaret edip, karanfil bıraktı.
Daha sonra 'TCG 1. İnönü' denizaltısına geçen Vali Tavlı ve Tuğamiral Uça, TCG Dumlupınar'ın 66 yıl önce battığı noktaya çelenk bıraktı. Dumlupınar denizaltısındakiler ile, 'TCG Karabiga' gemisinde töreni takip eden askerler ve gaziler, 1 dakika boyunca çalınan siren eşliğinde selam durarak, Dumlupınar denizaltısı şehitlerini andı.
Faciada şehit olan Er Ahmet Günal'ın oğlu Mustafa Günal, "Babam 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece Dumlupınar Denizaltısı'nda şehit olmuştur. Babamı 3 yaşındayken iki kez gördüm. Hatırladığım kadarıyla bir kere siyah elbiseyle izine geldi. Bir de beyaz elbiselerle geldiği şekilde hatırlıyorum. Şu anda Dumlupınar şehitlerimizi anıyoruz. Büyük bir onur ve gurur yaşıyorum. Onlar memleketimiz için gereğini yaptılar. Bizde şehitlerimiz için üzerimize düşen göev neyse yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz" dedi.
Nara Kalesi'ndeki tören, sunumun ardından Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanlığı Bandosu konseriyle tamamlandı.
DUMLUPINAR KAZASI
Donanmaya katılışını takiben çeşitli görevler alan ve başarıyla yerine getiren 'TCG Dumlupınar' denizaltısı, en son 'TCG I. İnönü' denizaltısı ile birlikte Ege'de icra edilecek 'Blue Sea' isimli NATO tatbikatına katılmak için 1 Nisan 1953 günü saat 16.00'da Gölcük'ten hareket etti. İki gün süren görevin ardından dönüşe geçen 'TCG Dumlupınar', 3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece puslu havada Çanakkale Boğazı'na girdi. Burada Marmara Denizi'nden Boğaz'a giriş yapan İsveç bandıralı 'Naboland' isimli ticaret gemisiyle çarpışıp batan 'TCG Dumlupınar' denizaltısındaki 81 denizci şehit oldu.



Çanakkale'deki TCG Nusret Gemisi, 104 yıl önce Deniz Savaşları'nın kaderini değiştiren Nusret Mayın Gemisi'nin rotasını izleyerek, mayın dökülen hatta bu kez çelenk bıraktı.
Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart 1915 tarihinde Erenköy Koyu'nda sahile paralel döktüğü 26 mayın ile Çanakkale Deniz Zaferi'nin akışını değiştirdi. Nusret'in tarihte üstlendiği rolü ve önemini yaşatmak amacıyla 2011 yılında Gölcük'te aslına uygun inşa edilen TCG Nusret Mayın Gemisi, 104 yıl sonra tarihi anı bir kez daha canlandırıldı.
Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı yüzer iskelesinde bağlı olan TCG Nusret Mayın Gemisi, bu sabah 07.15'te mayın dökülen hatta doğru yol aldı.
Gemide Nusret'in destanlaşan kahramanlığı, video gösterisiyle katılımcılara aktarıldı. Saat 08.15'te 104 yıl önce mayınların dökülmeye başladığı Erenköy mevkiinde tören yapıldı. Törene; Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Levent Kerim Uça, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Yemliha Karakoç, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Emrullah Büyük, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı Yarbay Alparslan Baysal ile askeri personel ve davetliler katıldı.
'GİTTİLER, GEÇEMEDİLER, GEÇEMEYECEKLER'
Nusret Mayın Gemisi'nin, Çanakkale Savaşları'nda çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten TCG Nusret Gemi Komutanı Üsteğmen Bora Öykü Baran, "Çanakkale Savaşları'nın ilk aşamasını oluşturan 18 Mart Deniz Zaferi, dünya harp tarihine mal olmuş bir kahramanlık destanıdır. Bu zaferin kazanılmasında kuşkusuz en büyük pay, kahraman Nusret Mayın Gemisi'ne aittir.
Nusret Mayın Gemisi'nin Erenköy Koyu'nda kurduğu bu engel, Çanakkale Deniz Savaşı'nın ve tarihin akışını değiştirmiştir. Hafif sisli ve yağışlı 8 Mart sabahı saat 05.00'te Yüzbaşı Hakkı Bey'in komutasında Nara'dan avara eden Nusret, Anadolu kıyısını izleyerek seyre başlamış ve Boğazı kapatan mayın hatları arasından emniyetle geçerek, şuanda bulunduğumuz noktaya varmıştır.
Nusret Mayın Gemisi, tam 104 yıl önce bu saatlerde, güvertesinde bulunan 26 mayını, ilerlemekte olduğumuz rota üzerinde ve aralarında yüzer metre olacak şekilde deniz seviyesinin 4.5 metre altına dökmüştür. Bacasından mümkün olduğunca az duman çıkartmak için önlem alan Nusret, hiçbir müttefik karakol gemisi tarafından tespit edilmeden saat 08.00'de Çanakkale önlerine demirlemiştir. Saat 10.00'a kadar süren sis ve yağmur geminin Çanakkale Boğazı girişinde bulunan düşman karakol gemileri tarafından görülmesini engellemiştir. Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, bu zaferi, 'Gittiler, Geçemediler, Geçemeyecekler' sözleriyle ifade etmiştir. Yüzbaşı Hakkı Bey'in komuta ettiği Nusret'in büyük katkısıyla kazanılan bu zafer, Türk askerine moral, Türk milletine sevinç kaynağı olmuştur" dedi.



Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü, kadın haklarıyla ilgili sürekli çalışmalar yapan bir meslek kuruluşu olan Çanakkale Barosu ve meslektaşlarım adına kutluyorum.
Kadınlar, toplumsal ve siyasal anlamda daha ileri yerlerde olmalıdır. Bu çağdaşlığın ve 21. Yüzyılın bir gereğidir. Yasalarla tanınan hakların yeterli olmadığını görmekteyiz. Kadın haklarına saygılı, kadını önemseyen ve hak ettiği değeri veren bir toplum olmalıyız. Bu sebeple kadınlara yönelik hak ihlallerinin ve şiddetin karşısında olmayı görev saymalıyız.
Çanakkale Barosu Kadın Hakları Komisyonu başta olmak üzere Çanakkale Barosu’nun tüm mensupları, geçen zaman içinde etkinlikleriyle, yayınladığı kitapçık ve broşürlerle, yaptığı girişimlerle her daim kadınlarımızla yan yana olmayı bir ilke olarak benimsemiştir. Bu anlamda Çanakkale Barosu sorumluluğunun gereğini yerine getirmektedir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadının siyasi yaşama dahil olmasına büyük önem vermiş, toplum içinde layık olduğu değere kavuşması için Avrupa`nın birçok ülkesinden çok daha önce yasal birçok hakkına kavuşmasına fırsat vermiştir. Bu nedenle de Atatürk’e minnettarız.
Kadınlarımızın sahip olduğu her hak, özünde milletimizin tüm fertleri için büyük bir ümit kaynağıdır. Kadınların yaşamda daha aktif yer alması, o ülkenin gelişmişliğinin de göstergesi olduğu bilinciyle; kadın meslektaşlarımızın ve tüm kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü en samimi duygularımla kutlarım.
Av. Bülent Şarlan
Çanakkale Barosu Başkanı



Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın projesi, Çanakkale Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansının desteği ile dalış turizmine açılıyor.
Tarihte eşi görülmemiş Çanakkale Destanının yazıldığı Gelibolu Tarihî Alanı’nı geliştirerek bir açık hava müzesine dönüştürmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığı, çok önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor.
4.7 Milyon TL tutarındaki projenin 1.5 Milyon TL’lik kısmı Güney Marmara Kalkınma Ajansı tarafından finanse edilecek olan projenin protokolü Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili Abdullah Güç tarafından imzalandı.
Projeyle ilgili bir değerlendirmede bulunan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Dünyanın farklı ülkelerinde koruma altındaki muharebe alanlarında yapılan ve devam eden çalışmaları yakın takip ettiklerini belirterek Çanakkale Tarihi Alanının dünyanın en iyi korunmuş muharebe alanı olduğunu kaydetti. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, bütün kurumların ortak gayretleriyle Çanakkale Deniz Zaferine yeni bir açıdan bakabilmek için tarihi bir adım atıldığını belirtti.
Çanakkale Zaferiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözünün yazıldığı Çanakkale’de deniz dibindeki tarihin yapılacak müzeyle birlikte dalış turizmine açılmasıyla Çanakkale Savaşlarının Deniz dibindeki tarihinin de gün yüzüne çıkmasına katkı sağlayacak olan projeden dolayı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığını tebrik eden Vali Orhan Tavlı, projenin hayırlı olması temennisinde bulundu.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın hazırladığı projeyle günümüze kadar dalışa yasak bölge içerisinde bulunan batık alanları, yapılacak bilimsel araştırma çalışmalarının ardından sportif amaçlı dalışa da uygun hale getirilebilecek.



Çanakkale’nin Karabiga beldesine inşa edilen Cengiz Holding’e ait Cenal Entegre Enerji Santralı projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı 28 Kasım’da iptal edildi. Çanakkale İdare Mahkemesinin kararı sonucunda termik santral faaliyetinin durdurulması, santralın mühürlenmesi gerekiyor.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi’nin açıklamasına göre, Karabiga Temiz Doğa Derneği, Madra Dağı ve Kaz Dağı Belediyeler Birliği, Biga Çevre Derneği, TMMOB’ye bağlı Peyzaj Mimarları, Çevre Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odası ile Karabigalı 47 yurttaşın açtığı davanın duruşması 16 Mayıs 2016’da Çanakkale İdare Mahkemesinde görülmüş, mahkemenin davayı reddetmesi üzerine Danıştay’dan bozma kararı gelmişti. Danıştay kararı uyarınca, termik santral projesi hakkındaki bir başka ÇED davasındaki bilirkişi raporu beklenince uzayan davada, karar 28 Kasım 2018’de geldi.
İptal Kararının Gerekçesi Hava Kirliliğinin Düzgün Ölçülememesi
2012 tarihli ÇED Raporunda, hava kalitesi değerlendirmesi ve modellemesi çalışmalarının tüm mevsimleri kapsamaması ve kullanılan meteorolojik veri setinin bölgeyi yansıtmamasına ilişkin eksikliklerin, 2014 tarihli ÇED Raporunda da aynen yer aldığını gören mahkeme, 2009/7 sayılı Genelgeden yararlanılarak alınan yeni ÇED Olumlu Kararını hukuka aykırı buldu ve iptal etti. İptal davasını kazanan davacılar, 2012’den beri iptal ettirmeye çalıştıkları ancak pek çok yargı kararına karşın inşasına ve faaliyete geçmesine mani olamadıkları santralın kapatılması için idari başvuruda bulunacak.
ÇED Olumlu Kararı’nı Almak Kolay İptal Ettirmek Zor
Çevre ve Orman Bakanlığı döneminde (Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kuruluşuyla birlikte bu bakanlık ortadan kalktı) çıkartılan 2009/7 Sayılı ÇED Yönetmeliği Uygulamaları Genelgesine göre, ÇED kararları hakkında verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararına yol açan ve ÇED Raporunun tamamını etkilemeyen unsurlar revize edildiği takdirde, sıfırdan ÇED süreci işletilmesine gerek kalmıyor. Genelgeden yararlanan projelerde, revize edilen ÇED Raporu için Halkın Katılımı Toplantısı gibi süreçler yeniden gerçekleştirilmiyor ve değiştirilen rapor kısa sürede Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulabiliyor. Cenal Entegre Enerji Santralı projesinde iptal edilen ÇED Raporunun revize edilerek tekrar ÇED Olumlu Kararı alınması şeklindeki 2009/7 sayılı genelge uygulaması, Artvin Cerattepe maden faaliyetleri için de yine Cengiz Holding tarafından hayata geçirilmişti.
Davanın Avukatı Cömert Uygar Erdem mahkeme kararını şöyle değelendirdi: “Cenal Entegre Enerji Santralı’nın ÇED raporundaki eksikliklere yönelik uzun süredir bir hukuk mücadelesi veriliyor. Bu karar, davacılar ve bölge insanı için sevindirici. Ancak şimdi önemli olan bu kararın ivedilikle uygulanması ve santralın mühürlenerek faaliyetine son verilmesi. İlerleyen günlerde davacı kurumlarla Karabigalı yurttaşların, halihazırda her iki ünitesi devreye alınmış biçimde elektrik üretimi yapan Cenal Entegre Enerji Santralının kapatılması için başvuru yapmasını bekliyoruz.



Çanakkale ve İstanbul boğazları, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ve ham petrol taşıyan tankerlerin geçişlerinde yapılan değişiklikler ile daha güvenli hale geldi.
Boğazlardan daha önce gece de geçiş yapabilen 150 metre üzerindeki LPG tankerlerine, sadece gündüz, hem kılavuz kaptanlı hem de römorkör eşliğinde geçme zorunluluğu getirildi. İstanbul Boğazı'nda uzunluğu 200 metre, Çanakkale Boğazı'nda ise 250 metre üzerinde olan ham petrol taşıyan tankerler de kılavuz kaptanlı ve römorkör eşliğinde geçiş yapabiliyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü Uygulama Talimatı'ndaki değişiklik, 1 Eylül'de yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren Çanakkale ve İstanbul boğazları için tehdit oluşturan LPG ve ham petrol taşıyan tankerlerin geçişiyle ilgili yeni düzenleme yapıldı. Düzenlemeyle emniyet kriterleri üst seviyeye taşındı, insan, çevre ve deniz yaşamını tehdit edebilecek tehlikelere karşı ek tedbirler alındı.
ARTIK GÜNDÜZ GEÇEBİLİYORLAR
Uygulama talimatındaki değişikliğin ardından daha önce geceleri de geçebilen, uzunlukları 150 metre ve üzerindeki LPG tankerleri, boğaz geçişlerini artık sadece gündüz, kılavuz kaptanlı ve römorkör eşliğinde gerçekleştirebiliyor.
Daha önce İstanbul Boğazı'ndan uzunlukları 250 metre ve üzeri tankerlerin boğaz geçişlerini seyir, can, mal ve çevre emniyeti açısından kılavuz kaptanlı ve römorkörler eşliğinde yapmaları şiddetle tavsiye ediliyordu. Yapılan değişiklikle uzunluğu 200 metre ve üzerindeki tankerler ve tehlikeli yük taşıyan gemilerin, boğaz geçişlerini sadece gündüz, kılavuz kaptanlı ve römorkör eşliğinde gerçekleştirmeleri önemle tavsiye ediliyor ve bu gemiler römorkör eşliğinde boğazdan geçiyor.
Çanakkale Boğazı'nda ise daha önce sadece özel geçişe tabi gemiler ile uzunluğu 300 metrenin üzerindeki bütün gemiler, kılavuz kaptan ve römorkör eşliğinde geçiş yapıyordu. Değişiklik ile uzunlukları 250 metre ve üstü tanker ve tehlikeli yük taşıyan gemilerin de boğaz geçişlerini artık kılavuz kaptan ve römorkör eşliğinde gerçekleştirmeleri sağlandı.
BOĞAZLARDAN EMNİYETLİ GEÇİŞLERİ SAĞLANIYOR
Türk boğazları bölgesinde Montrö'den kaynaklı uluslararası sorumluluğu; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü yerine getiriyor. Çanakkale Boğazı'nda; seyir emniyeti ile can, mal, çevre ve deniz güvenliği nitelikli insan gücü, deniz araçları ve karasal izleme sistemleriyle yerine getiriliyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, Çanakkale Müdürlüğü görev alanında bulunan Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi, 2003 yılından beri hizmet veriyor. Çanakkale Boğazı'nda, Şarköy, Zincirbozan, Gocuk, Kepez, Akbaş, Kumkale ve Bozcaada olmak üzere toplam 7 trafik gözetleme istasyonu, 6 şamandıra, 13 deniz içi bank feneri ve 57 karada konuşlandırılmış fener olmak üzere, toplam 76 seyir yardımcısı bulunuyor. Merkezde, 2 otomatik meteoroloji istasyonu, 5 akıntı sensörü ve 2 telsiz yön bulucu olmak üzere 9 seyir yardımcısı istasyonu, 7 römorkör, 7 pilot Botu, 1 hızlı can kurtarma botu ve 2 çevre kirliliğine karşı tam donanımlı tahlisiye botu olmak üzere toplam 17 deniz taşıtı yer alıyor.
Ayrıca 37 deniz trafik kontrol operatörü ve 65 kılavuz kaptan; 162 deniz vasıtaları personeli ile 93 yazılım mühendisi, bilgisayar mühendisi, elektrik-elektronik-mekanik teknisyenler, veri giriş operatörleri ve yardımcı personel Türk boğazlarında gemilerin emniyetli olarak hareketlerini düzenliyor ve geçişlerini programlıyor. Tamamı uluslararası sularda uzak yol kaptanı olarak çalışmış personeli barındıran Gemi Trafik Hizmetleri, personel yapısı nedeniyle dünyadaki tek örnek.
BOĞAZDAN ORTALAMA 12 DAKİKADA 1 GEMİ GEÇİYOR
Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi yetkilileri, Çanakkale Boğazı'ndan ortalama 12 dakikada 1 geminin geçtiği belirtti, günlük geçen gemilerden yüzde 10'unun tehlike oluşturduğunu ifade etti. Bu gemilerin sebep olduğu arıza, yangın, karaya oturma, çarpışma, tehlikeli seyir gibi olumsuzluklar, deneyimli personel tarafından Çanakkale Boğazı'nın her iki yakası arasında 'risk nöbeti' tutulup, en üst seviyede koordinasyon sağlanarak, sorunlar çözümleniyor. Gemi trafiğinin programlanması ve yönlendirilmesi görevi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak sağlanıyor. Çok yüksek risk içeren bu görevin ifasında, ana hedefin insan hayatı, çevre ve deniz yaşamının korunması olduğu belirtildi. Bu nedenle gemilerin hareketlerinin denetimi ve geçişlerinin programlanmasında, emniyet kriterlerine uyulmasında azami gayret gösteriliyor. Ayrıca iki saat aralıklarla dinlenme molası verilerek performans verimliliği arttırılıyor. Emniyetin arttırılmasına ilişkin ulusal ve uluslararası tüm yasalara uygun şekilde hareket ediliyor.
YERLİ VE MİLLİ GEMİ TRAFİK YÖNETİM SİSTEMİ
Türk boğazlarında emniyetin arttırılması ve daha efektif kullanılmasına yönelik olarak; sadece yasa ve yönetmeliklerde değil, aynı zamanda kullanılan mevcut sistem ve unsurlarda da değişikliklere gidilmesi planlandı. Bu amaçla tamamı Türk firma ve mühendislerle sistemlerin millileştirilmesi yolunda HAVELSAN firması ile ortaklaşa çalışmalar başlatıldı. Bu çerçevede, 2019 yılı içerisinde yerli ve milli proje olan gemi trafik yönetim sistemi devreye alınacak.



Proje kapsamında kule keson temellerinin 1. aşamasının imal edileceği kuru kavuz çalışmaları tamamlanırken, kule temeli keson imalatı çalışmalarına başlandı.
Kule keson temellerinin oturacağı deniz tabanında zemin iyileştirmesi için 192 adedi kuzey kulede, 165 adedi güney kulede olmak üzere toplam 357 adet 2,5 metre çapındaki çelik kazık çakımı gerçekleştiriliyor. Güney kulede 18 Mart 2018 tarihinde başlanan çalışmalarda bugüne kadar 165 adet kazığın tamamı çakılıp, 192 adet kazığın çakılacağı kuzey kulede ise bugüne kadar 157 adet kazık çakıldı.
Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu Projesi kapsamındaki Malkara-Çanakkale (1915 Çanakkale Köprüsü dahil) otoyolu kesimi yap - işlet - devret projesi, 88 kilometre otoyol ve 13 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 101 kilometre uzunluğunda.
Proje, Malkara'nın güneyinden, Şarköy'ün batısından geçtikten sonra güneybatıya yönelerek Evreşe'nin doğusundan Gelibolu Yarımadası'na ulaşıyor. Gelibolu'nun kuzeyinden geçerek ilerleyen otoyol, Sütlüce - Şekerkaya mevkileri arasında yer alan 1915 Çanakkale Köprüsü ile Lapseki ilçesi Şekerkaya mevkiine ulaşacak.
Proje için 26 Ocak 2017 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen ihale sonucunda, Limak-Yapı Merkezi-SK-Daelim OGG tarafından verilen 16 yıl 2 ay 12 gün teklif en uygun teklif olarak belirlendi.
18 Mart 2017 tarihinde temeli atılarak 31 Mart 2017 tarihinde işe başlanan 1915 Çanakkale Köprüsü'nün de bünyesinde yer aldığı Malkara-Çanakkale otoyolu, İstanbul'u Çanakkale'ye ve sonrasında Kuzey Ege'ye bağlayacak proje konumunda.
Proje ile Türkiye ekonomisinin en gelişmiş bölgesi olan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleri ile entegrasyonu sağlanarak, bu bölgelerde ekonomik gelişime ve sanayinin ihtiyaç duyduğu dengeli bir planlama ve yapılanmanın oluşturulmasına imkan sunulacak.
Gebze-Orhangazi-Bursa-Balıkesir-İzmir otoyolunun tamamlanması ile birlikte Edirne-Kınalı-İstanbul-Ankara otoyolu, İzmir-Aydın otoyolu ile entegre olarak Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi'ne otoyol ağıyla bağlanacak. Diğer taraftan, yapım çalışmaları devam eden Kuzey Marmara otoyolu ve Malkara-Çanakkale (1915 Çanakkale Köprüsü dahil) otoyolu kesimi ile birlikte Marmara Bölgesi'nin otoyol ringi tamamlanmış olacak.
1915 Çanakkale Köprüsü; 2 bin 23 metrelik orta açıklığıyla, tamamlandığında dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü unvanına sahip olacak 1915 Çanakkale Köprüsü, 770'er metre yan açıklıklar ile birlikte toplam 3 bin 563 metre uzunluğunda olacak.
365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleri ile toplam geçiş uzunluğunun 4 bin 608 metre olması öngörülüyor. Köprü 2x3 trafik şeritli olacak. Köprü tabliyesinin yaklaşık 45,06 metre genişlikte ve 3,5 metre yükseklikte olması öngörülmekte olup, tabliyenin her iki tarafında bakım onarım amacıyla kullanılacak yürüme yolları teşkil edilecek. Her iki kule temeli yaklaşık 40 metre derinlikte deniz tabanında konumlandırılacak ve çelik kule yüksekliği yaklaşık 318 metre uzunluğunda olacak.
Proje kapsamında, 1 adet asma köprü, 2 adet yaklaşım viyadüğü, 4 adet betonarme viyadük, 6 adet alt geçit köprüsü, 38 adet üst geçit köprüsü, 5 adet köprü, 43 adet alt geçit, 115 adet çeşitli ebatlarda menfez, 12 adet kavşak (devlet yolu üzerindeki kavşaklar dahil), 4 adet otoyol hizmet tesisi, 2 adet bakım işletme merkezi, 6 adet ücret toplama istasyonu inşa edilecek.
Asma köprü ve otoyol güzergahında proje çalışmaları devam ediyor. 19 Aralık 2017 tarihinde başlanan Kamulaştırma çalışmaları devam ediyor. 1915 Çanakkale Köprüsü kule kesonlarının oturacağı konumlarda deniz dibi tarama çalışmaları tamamlandı. Kule keson temellerinin 1. aşamasının imal edileceği kuru havuz çalışmaları tamamlanmış olup, kule temeli keson imalatı çalışmalarına başlandı. Kule keson temellerinin oturacağı deniz tabanında zemin iyileştirmesi için 192 adedi kuzey kulede, 165 adedi güney kulede olmak üzere toplam 357 adet 2,5 metre çapındaki çelik kazık çakımı gerçekleştiriliyor. Güney kulede 18 Mart 2018 tarihinde başlanan çalışmalarda bugüne kadar 165 adet kazığın tamamı çakılıp, 192 adet kazığın çakılacağı kuzey kulede ise bugüne kadar 157 adet kazık çakıldı. Islak havuz iskele inşaatı, Asya ve Avrupa ankraj imalatları devam etmekte. Asya kule temeli için çakıl yataklama çalışmaları tamamlandı. Proje başlangıcı olan Malkara kavşağı ile Koru arasındaki kesimlerde toprak işleri ve sanat yapıları çalışmalarına başlandı.



Çanakkale Savaşları sırasında boğazın güvenliğinde çok önemli yer tutan Gelibolu Yarımadası'ndaki Seddülbahir, Kilitbahir ve Bigalı kaleleri, yapılan restorasyonlarla ayağa kaldırılıyor. Gazi kaleler, birer açık hava müzesine dönüşüyor.
Restorasyonu tamamlandıktan sonra, Türkiye’nin ilk 'yaşayan müze' kalesi olarak ziyarete açılan Kilitbahir Kalesi’nin ardından, çalışmaları son aşamaya gelen Seddülbahir ve Bigalı kaleleri de yakın zamanda ziyaretçilerini ağırlayacak.
TÜRKİYE'NİN İLK YAŞAYAN KALE MÜZESİ
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-1463 yıllarında boğazın en dar yerindeki Kilitbahir Köyü'nde yaptırılan üç yapraklı yonca biçimindeki kale, ihtişamlı görüntüsüyle boğazdan geçen gemileri selamlarken, ziyaretçilerini de kahramanlıklarıyla gururlandırıyor. Kilitbahir Kalesi'ndeki Sarı Kule ve 7 kattan oluşan Ana Kule'de, Piri Reis'in hayatından kale içindeki günlük yaşama, Osmanlı kalelerinin mimarisinden savunmasına, ticaretten ibadete kadar her şey, bugünün teknolojisiyle ziyaretçilere anlatılıyor.
İLK ŞEHİTLERİN VERİLDİĞİ KALE
Çanakkale Boğazı'nı geçmek isteyen itilaf devletlerinin gemilerinden atılan top mermileriyle ilk bombalanan ve ilk şehitlerin verildiği yer olan tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Seddülbahir Kalesi, aradan geçen zaman diliminde savaşın yorgunluğunun yanı sıra doğa koşullarına da yenik düşerek zarar gördü. Harap haldeki kaleyi ayağa kaldırıp, açık hava müzesi haline getirmek için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı'nca 2015 yılında başlatılan restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmalarında sona gelindi. Yaklaşık 40 milyon liraya mal olacak çalışmalarda restorasyonun yüzde 90'lık bölümü tamamlandı.



 Yapılan eski yatırımların AK Parti Hükümetinde yapılmış gibi gösteren DSİ 252.Çanakkale Şube müdürlüğünün yaptığı paylaşım tepki çekti.
Dönemin bakanı Cumhur Ersümer’in yoğun çabaları ile Çanakkale’ye kazandırılan, yıllardır Çanakkaleli üreticilere hizmet veren baraj ve göletlerin 15 yılda yapıldığına dair sosyal medyada paylaşım yapılması bir anda gündem oldu. DSİ Çanakkale Şube müdürlüğünün yaptığı paylaşıma tepki gösteren Cumhur Ersümer tepki gösterdi.
DSİ ÇANAKKALE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNÜN AÇIKLAMASI
Sosyal medyada DSİ Çanakkale Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamada; “#Çanakkale Baraj Ve Göletler İle Donatılıyor, Münbit Topraklar Sulamaya Açılıyor... Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından son 15 yılda #Çanakkale'de 18 baraj ve 7 gölet inşa edildi, 462 milyon m3 su biriktirme hacmine ulaşıldı. 424.370 dekar zirai arazi sulamaya açılarak, çiftçilerimize yıllık 281 Milyon TL zirai gelir artışı sağlandı. #Çanakkale'de yatırımlar artarak devam etmekte olup, 6 baraj ve 3 gölette inşaat çalışmalarına devam edilmektedir” bilgisi verildi.
“1983-2002 YILINDA YAPILANLARI SON 15 YILDA YAPILMIŞ GİBİ GÖSTERİYORLAR”
Baraj ve Göletleri Çanakkale’ye kazandıran dönemin Bakanı Cumhur Ersümer; ise yaptığı açıklamada “Devletin bir memuru öyle olduğunu kabul etmek durumundayız, sosyal medyada sayfa açıyor. Çanakkale 252.DSİ şube müdürlüğü adına haber ve bilgi paylaşıyor. Seçimin arifesinde seçime seçmene yönelik bilgiler ama ne bilgiler izliyorum; 1983 yılından 2002 yılına kadar Çanakkale’de yapılanları görmeyip göstermeyip maalesef son 15 yıla sığdırmak ihtiyacında oluyor. DSİ’de her tesisin bir künyesi olur planladığı ihalesinin yapıldığı temelinin atıldığı açılışının yapıldığı tarihler yazar künyesinde bu künyeler yok ediliyor yazılarda.
“HİÇ BİR POLİTİKACI BİLE BÖYLESİNE, BU KADARINA CESARET EDEMEZ”
Ersümer açıklamalarının devamında; “Hiçbir politikacı bile böylesine bu kadarına cesaret edemez. Çanakkale’mizin, bütün hemşerilerimin yaşayarak bildikleri gördükleri gerçekleri böylesine çarpıtamaz, gizleyemez. Bu kadar yanlışı, yanıltıcı bilgiyi, bir araya getirip aktaramaz. Çanakkale’mizde gecemizi gündüzümüze katarak el ele verip barajıyla göletiyle kanalıyla sulama tesisleriyle yaptığımız hizmetleri yok kabul edip, bir Allah razı olsun demeden, bir döneme mal etmek telaşında olamaz, Kuldan utanır Allahtan korkar” ifadelerini kullandı.
ERSÜMER’DEN VALİLİĞE ÇAĞRI
Cumhur Ersümer açıklamaların devamında ise Çanakkale Valiliğine çağrıda bulunarak bilgi kirliliğinin önlenmesi için; “Birde çağrım var; devletimizin asli görevlerinden biride halkın gerçek doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır. İlimizde devletimizin en üst temsilcisi sayın valimizdir bu bilgi kirliliğini önlemek yanlı yanlış gerçek dışı bilgilendirmeyi ortadan kaldırmakta sayın valimizin uhdesindedir. Bu baraj gölet ve sulama tesislerinin yukarıda yazdığım gibi künyelerini Valilik internet sitesinde yayınlayabilirlerse gerçeğe ulaşılmasında görevlerini yapmış olurlar. Vatandaşımızda 15 yılda ne yapılmış ne yapılmamış 15 yıldır hangi tesisler bitmiş hangileri hala bitirilememiş anlar” önerisini sundu.



Çanakkale Tabip Odası ve tıpta uzmanlık dernekleri, hekim örgütleri ve çevre derneklerini bir araya getiren Temiz Hava Hakkı Platformu (THH), Çanakkale’de termik santrallerden kaynaklanan hava kirliliğine ve Çan-2 termik santralinin de işletmeye geçmesiyle bu kirliliğe bağlı yaşanabilecek olası erken ölümlere dikkat çekti.
Çanakkale Tabip Odası ve Temiz Hava Hakkı Platformu (THH) yaptığı açıklamada, Çanakkale ili genelinde ve Çan ilçesi özelindeki hava kirliliği sorununa ve sayısı gün geçtikçe artan kömürlü termik santrallere dikkat çekti. Çanakkale’de 2017 Aralık ayına kadar üç adet kömürlü termik santral işletmedeyken Biga’da Cenal termik santralinin devreye girmesiyle kömürlü termik santrallerin sayısı dörde çıktı.
Hava kalitesinin halihazırda oldukça kötü olduğu Çan ilçesinde inşaatı biten ve Haziran 2018’de devreye girmesi beklenen Çan-2 Termik Santrali’yle birlikte toplam beş kömürlü santralin çalışacağı Çanakkale’de, bu santraller için yılda toplam 10 milyon ton kömür yakılacak. Platform yaptığı açıklamada, ülke çapında evlerde ısınma amaçlı yılda 11,4 milyon ton kömür yakıldığına dikkat çekerek, neredeyse aynı miktar kömürün sadece Çanakkale'deki termik santrallerde yakılmasının hava kirliliğini daha da kötü etkileyeceğini belirtti.
YÜZLERCE ERKEN ÖLÜM MEYDANA GELEBİLİR
520 bin nüfuslu Çanakkale’nin Biga ve Çan ilçelerinde toplam 3 bin 245 MW kapasiteli dört adet kömürlü termik santral aktif olarak çalışırken, Çanakkale Biga’da bulunan Türkiye’nin en büyük hurda demir-çelik işletmesi de hava kirliliğinin artmasına sebep oluyor. Çan ilçesinde linyit kömürüyle çalışan 18 Mart Termik Santrali’nin hemen yanına inşa edilen ve yine linyitle çalışacak 330 MW kapasiteli Çan-2 Termik Santrali’nin ise bu ay devreye girmesi bekleniyor. Hava kirliliğinin Çanakkale’nin en önemli çevre sorunu olduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2016 yılında yayımlanan Türkiye Çevre Sorunları Ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu’nda da yer alıyor.
Temiz Hava Hakkı Platformu 2017’de yaptığı bir çalışmada, Çanakkale’de planlanan tüm santrallerin işletmeye geçmesi halinde (2017 verilerine göre Çanakkale'de mevcut 5 termik santrale ek olarak 11 adet daha planlanmaktaydı. Şimdi bu sayı 9'a indi.) Bandırma-Çanakkale arasındaki bölgede PM2.5 kirliliğinin yüzde 150, İstanbul’da ise yüzde 25 artabileceğini ortaya koymuştu; bu santrallerin yaratacağı hava kirliliğinin ise yılda 1.130 erken ölüme yol açabileceğini açıklamıştı



Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz,
2017 yılında 329 bin 258 kişinin ziyaret ettiği Troia Ören Yeri için önümüzdeki yıllardaki hedeflerinin 1 milyon ziyaretçi olduğunu söyledi.

Dokuz, '2018 Troia Yılı' çalışmalarını anlattı, ören yerlerini ziyaret edenlerin sayılarını açıkladı. 2016'da 242 bin 27 kişinin ziyaret ettiği Troia Ören Yeri'ne, geçen yıl ise 329 bin 258 ziyaretçinin geldiğini anlatan İl Müdürü Dokuz, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ören yerleri arasında Troia'nın 2017'de bir basamak atlayarak dördüncü sıraya yükseldiğini söyledi. Hedeflerinin ise ziyaretçi sayısını ilk etapta 500 bine, ardından da 1 milyona çıkarmak olduğunu açıkladı.
Türkiye'ye 2017 yılında 32.5 milyon turistin geldiğini ve 27 milyar dolar gelir bıraktığını belirten İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz, bu yılki hedefin ise 36 milyon turist ve 34 milyar dolar gelir olduğunu kaydetti. Cumhuriyetin 100'üncü yılında turizmdeki hedefin 50 milyon turist ve 50 milyar dolar gelir olduğunu ifade eden Dokuz, "Çanakkale; Troia, Assos, Tarihi Gelibolu Yarımadası, Apollon, Smintheus, Alexandria Troas, Kazdağları, Gökçeada, Bozcaada gibi turizm destinasyonlarımızla birlikte, Türkiye'nin 2023 yılındaki 50 milyon turist ve 50 milyar dolar gelir hedefine katkı sağlayacak potansiyele sahiptir. İnşallah kültür varlıklarımızın ayağa kaldırılmasıyla, Troia Müzemizin açılmasıyla, Assos Ören Yerimizin çevre düzenlemesinin bitmesiyle, Tarihi Gelibolu Yarımadası'na yapılan yatırımlarla birlikte bu rakamlara ulaşacağımızı ümit ediyoruz" dedi.



Çanakkale'nin deniz ulaşım şirketi GESTAŞ kazancını yatırıma dönüştürmeye devam ediyoruz. Çanakkale'nin turizm paydaşı, 500'ü aşkın kişiye istihdam sağlayan ve Çanakkale'nin dışa açılan kapısı olarak bilinen GESTAŞ, yaz sezonuna hazırlanıyor.
GESTAŞ, filosunda dönemsel olarak değişen 16 ila 19 gemiyle, Gelibolu-Lapseki, Eceabat-Çanakkale, Kilitbahir-Çanakkale, Geyikli-Bozcaada, Kabatepe- Gökçeada ve Güney Marmara hatlarında 2017 yılında tam 15 milyon yolcu, 4.5 milyona yakın araç taşıdı. Geçtiğimiz yıl 94 bin sefer gerçekleştiren GESTAŞ, yeni sezon için gemilerine 9 milyon TL, iskelelerine de 3 milyon TL olmak üzere toplam 12 Milyon TL'lik yatırım gerçekleştirdi.
"Gemilerimiz daha donanımlı hale geldi"
GESTAŞ'dan yapılan açıklamada; "Atölye ekibimiz, Ekim ayı başından bu yana belirli bir takvim doğrultusunda yoğun mesai harcadı ve harcamaya devam ediyor. 9 gemimiz teknik ve fiziki açıdan daha donanımla hale getirildi, iki gemimizde de Nisan 2018'e kadar benzer iyileştirmeler yapılacaktır. Gemilerimizde teknik açıdan yapılan yenilemelerde 'daha güvenli bir yolculuk' ilkesine göre hareket edildi. Tüm gemilerimizde jeneratör kontrol sisteminin yenilenmesiyle, 'acil durum' hallerinde daha teknolojik bir sistem oluşturulmuş oldu. Yeni sistemle birlikte, seyir halindeki bir olumsuz durumda jeneratörün devre dışı kalması halinde yedek jeneratör artık otomatik olarak faaliyete geçecek. Böylece acil durumlara müdahalede ciddi bir zaman kazanılmış olacak" ifadelerine yer verildi.
"Her şey daha konforlu bir yolculuk için"
Teknik yenikliklerin yanı sıra fiziki değişikliklerin de yapıldığını belirten yetkililer,"Gemilerimizde fiziki açıdan yapılan yenilemelerde 'daha konforlu bir yolculuk' ilkesine göre hareket edildi. Tuvaletlerin yenilenmesi, dış alan oturma gruplarının yenileriyle değiştirilmesi, yolcu salonlarının zemin ve koltuklarının yenilenmesi, daha konforlu bir yolculuk için öne çıkan çalışmalar oldu. Tüm gemilerimiz, hijyen açısından komple temizlendi ve ilaçlandı. Gemilerimizde dış alanlara kaymaz boya uygulaması yapılırken iç alanların da zeminleri yenilendi. Gökçeada 1 gemisi salonuna çocuklar için oyun parkı, Ayvacık ve Lapseki gemilerine yeni tuvaletler monte edildi.
Güvenli ve konforlu yolculuk için yapılan yeniliklerin yanı sıra yolcularımıza 'zaman' kazandıracak yatırımlar da gerçekleştirdik. İskelelerimize PTS (Plaka tanıma sistemi) kurarak gemi yükleme işi daha da hız kazandırılırken aktarma, günübirlik geçiş gibi kampanyalardaki hataları da ortadan kaldırdık. Gişelerimize kurulan yeni sistemle birlikte artık bilet kesimi daha hızlı gerçekleşmektedir. Plaka tanıma sistemiyle birlikte, aktarma ve günübirlik geçişler 'yolcu beyanı esasına' dayanmaktan çıkarak, tamamen PTS sistemiyle kontrol edilmektedir. Ayrıca mevcut iskelelerimize yaptığımız altyapı ve üstyapı yatırımları, özellikle Gelibolu'da başlayacak yeni feribot terminali yatırımları, güvenli yolculuğun yanında, daha çabuk yükleme boşaltma işlemleriyle deniz taşımacılığına hız da kazandıracaktır" açıklamasında bulundular.



Kale Grubu ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) iş birliğiyle Çanakkale'nin "akıllı şehir" vizyonuna katkı sağlamak amacıyla 1 Şubat'ta başlatılan "Aklım Fikrim Çanakkale" projesinin ilk aşaması tamamlandı. Kale Grubu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Zeynep Bodur Okyay ve TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı'nın katılımıyla düzenlenen toplantıda, projenin ilk aşamasının sonuçları bir raporla paylaşıldı.
"Akıllı Şehir Yolunda Çanakkale" raporuna göre, projenin ilk aşamasında, mevcut durum analizi ve akıllı şehir vizyonunun oluşturulması için gereken çalışmalar belirlendi ve bundan sonrası için akıllı şehir yol haritası sunuldu. Mevcut sıkıntılar ve sorunlar tespit edildi, çözüm önerileri oluşturuldu. Proje için Novusens liderliğinde oluşturulan saha ekibi, kapsamlı bir kaynak taraması yaptı, ardından da proje süresince yoğun saha ziyaretleri ile şehir için durum tespitini derinleştirdi ve şehir genelinde kurumlara yönelik bir anket yapıldı.
Elde edilen bulgular ışığında akıllı şehir semineri ile kurumlar ve gençlerle ayrı ayrı iki ortak akıl çalıştayı gerçekleştirildi. Söz konusu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan bulgular, proje ekibi tarafından dünyadaki uygulamalar ışığında değerlendirilerek Çanakkale'ye özgü bir akıllı şehir yol haritası ve öneriler bütünü halinde sunuldu.
Çalışmalar kapsamda Amsterdam, Barselona, Kopenhag ve Montreal gibi akıllı şehir örnekleri incelenirken, akıllı şehir projelerinin bir yandan yerel yönetim kuruluşlarının vizyoner liderliğini gerektirdiği, diğer yandan katılımcılık ve kurumlar arası iş birliğinin en önemli unsurlar olarak ortaya çıktığı belirlendi. Söz konusu örnekler ışığında, Çanakkale'nin bu ve daha önceki çalışmalarla belirlenmiş turizm ve tarım gibi tematik öncelikleri yol haritası kapsamında ele alındı.
Çanakkale'nin sahip olduğu doğal ve kültürel kaynakların değerini ve erişimini artıran çalışmaların devam ettirilip, bunların hem fiziki altyapı ve akıllı teknolojiler ile harmanlanıp hem de katılımcı yöntemlerle Çanakkale'nin sosyal, insan ve yaratıcı sermayesiyle buluşturulmasıyla Çanakkale'nin yaşanabilirliğine, çalışabilirliğine ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunulabilecek. Bu sayede Çanakkale'nin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde örnek oluşturulması ve görünürlüğünün artırılması da sağlanabilecek.
Proje kapsamında İstanbul-İzmir aksında kalan ve adına "altın çember" denilen bölgenin kalbinde yer alan Çanakkale'nin akıllı şehir olma yolunda atması gereken adımların, tüm yerel paydaşlarla birlikte belirlenmesi ve ortaya bir yol haritası çıkarılması amaçlandı. Projenin nihai hedefi ise Çanakkale'nin yaşanabilirliğine ve sürdürülebilirliğine teknoloji aracılığıyla katkıda bulunarak Çanakkale'nin rekabet gücünün gerek ulusal gerekse küresel ölçekte yükseltilmesi olarak belirlendi.
"ÇANAKKALE, YÜKSEK POTANSİYELE SAHİP BİR ŞEHİR"
TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı da Çanakkale'nin geleneksel ve coğrafi konumundan ötürü yüksek potansiyele sahip bir şehir olduğunu belirterek, "Bu bizim ilk attığımız adım." dedi. Eczacıbaşı, birçok şeyin yolda değişebileceğini, asıl hedefe sadık kalmanın önemli olduğunu söyledi.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat ALBAYRAK tarafından cevaplandırılması bekleniyor.
Çanakkale’nin 10 kilometre yakınında 51 milyon metreküp su kapasiteli tek içme suyu kaynağı olan, birçok yer altı ve yer üstü su kaynağıyla beslenen Atikhisar Barajının hemen yakınında siyanürlü altın madenciliği yapacak Kanadalı Alamos şirketinin, açık sistem maden arama tekniği ile gerçekleştireceği çalışma öncesi, ÇED raporuna göre Bayramiç’te 1 milyon 800 bin metre kare ve Kirazlı’da 1 milyon 300 bin metre kare alanda bulunan ağaçları keseceği ileri sürülmektedir.
Bahsi geçen alanda katledilmesi planlanan ağaç sayısının 200 binin üzerinde olduğu bilinmektedir. Yine hazırlanan ÇED raporuna göre ise buradaki siyanür girdisi 26 bin ton, zehirli ağır metaller toplamı 40 bin ton ki bunun 17 bin 400 tonu arsenik, 87 tonu cıva, 4 bin 60 ton olmak üzere 40 bin 252 ton ağır metal olacaktır. Bu rakamların ÇED raporunda geçenler olduğu ve aslında çok daha fazla ağaç katledileceği, zehirli maddeler ortaya çıkacağı konunun uzmanları tarafından belirtilmektedir.
Böyle bir ortamda, çevre ve doğa, tarım, hayvancılık ve gıda ürünleri; başka bir ifadeyle canlı yaşamı ve ülkemizin, Çanakkale’nin geleceği doğrudan tehlike altındadır. Çanakkale’nin içme suyu kaynağının ve dolayısıyla Çanakkaleli hemşehrilerimizin sağlıklarının siyanür nedeniyle risk altına alındığı bölgede bir de yüz binlerce ağacın katledilmek istenmesi, bu arama faaliyetine karşı olan yöre halkı tarafından büyük tepkiyle karşılanmaktadır.
Oysa hem insan yaşamının ve yaşam kalitesinin tehlikeye atılması hem de çevre, doğa katliamının gerçekleşmesi olasılığının yanında, firma faaliyetlerine dair açıklanan mali rakamların Çanakkale ekonomisine de ciddi katkı yapmayacağı göz önünde bulundurulduğunda, Alamos şirketinin faaliyetlerinin milli maden politikası kapsamında yer alıp almadığı merak edilmektedir. Bu bağlamda:
1. Ülkemiz genelinde altın araması yapan şirketler hangileridir? Bunlar nerelerde altın araması yapmaktadır? Toplam işlenmesi planlanan rezerv ne kadardır?
2.Türkiye’de altın araması yapan şirketler, hangi yöntemlerle altın aramaktadır? Hangileri siyanürlü altın madenciliği yöntemini kullanmaktadır? Bunlar hangi illerimizdedir?
3.Alamos şirketinin siyanürlü altın arama faaliyetleri hangi aşamadadır? Ruhsat konusunda gelişmeler ne durumdadır? Şirketin sondaj ve arama faaliyetlerine ilişkin süreç bugüne kadar nasıl ilerlemiştir? Şirkete altın arama faaliyeti öncesi hangi izinler verilmiştir?
4.Bölgede tespit edilen cevher ne kadardır? Bunun çıkarılmasında kullanılacak su miktarı ne kadardır? Su kaynağı nereden ve nasıl karşılanacaktır?
5.Şirketin ağaç katletmesi için izin verilmiş midir? Bu izin verilmişse verilmeden önce bölgede kaç ağaç kesileceğine dair araştırma yapılmış mıdır?
6.Şirketin bölgedeki faaliyetlerinin ekonomik değerleri nedir? Canlıların yaşamının olumsuz etkilendiği ve yurt dışına çıkarılacak olan ekonomik değerler düşünüldüğünde, bu faaliyetlerin ülkemize ve Çanakkale’ye katkısı ne olacaktır?
7.Alamos şirketinin bölgedeki altın faaliyetlerinin Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı civarında yapılmasının doğuracağı riskler de göz önüne alındığında, altın arama faaliyetinin Çanakkale’nin geleceğine, insan yaşamına, doğa ve çevreye olumsuz etkilerine dair Bakanlığınızca bir çalışma yapılmış mıdır?
8.Hem insan yaşamının ve yaşam kalitesinin tehlikeye atılması hem de çevre, doğa katliamının gerçekleşmesi olasılığının yanında, firmanın Çanakkale’ye mali anlamda da büyük katkılar yapmayacağı düşünüldüğünde, şirkete verildiği söylenen izinler, milli enerji ve maden politikası kapsamında mıdır?
Av. Muharrem ERKEK - Çanakkale Milletvekili



TEMA’nın hazırladığı “Çanakkale İçin Hava Kirliliği ve Sağlık Etki Modellemesi” raporuna göre, bazıları proje aşamasında olan 16 termik santral faaliyete geçtiğinde Çanakkale’de yaşam duracak.
Hava kirliliği üst seviyeye çıkacak. Yılda, 1140 erken ölüm gerçekleşecek. Kirlilik uzun mesafeye de taşınarak İstanbul’a kadar ulaşacak. Halk sağlığını hava kirliliğinden korumak için bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, Çanakkale’de Kirazlıdere kömürlü termik santralının yatırımcısı Yıldırım Holding’e projeden vazgeçme çağrısı yaptı. Çanakkale’yi tehdit eden santralların, 3’ü aktif, 2’si inşaat halinde, 11’i ise projede...
Erken ölümler artacak
Raporun sonuçlarına göre Çanakkale’de termik santral projeleri hayata geçerse, bölge yaşanmaz düzeylere ulaşacak. Hava kirliliğine neden olan ve gözle görülemeyen parçacık maddeler rüzgârın etkisi ile çok geniş bir alana yayılabildiğine dikkat çekilen raporda, santralların hava kirliliğini yüzde 50-150 arasında artırabileceğine dikkat çekildi. Bu kirliliğin sağlık etkisinin bölgede her yıl 1130 erken ölüm olacağı ve her yıl 160 bebeğin düşük doğum ağırlığıyla dünyaya geleceği hesaplanıyor.
Kömür devri geçti
Şişli’deki TEMA Genel Merkezi’nde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, termik santrallardan vazgeçilmesini isteyerek “Havamızı bozmayın” dediler. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği adına konuşan Nebile Bayrak, santral projelerinden vazgeçilmesini isteyerek “Artık kömür çağı geçti” dedi. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nden (HASUDER) Doç. Dr. Çiğdem Çağlayan da “Hava kirliliği, bronşit, amfizem ve akciğer kanseri gibi kronik solunum hastalıkları ve kalpdamar hastalıkları gibi ölümcül hastalıklara sebep olabiliyor. Her yıl dünyada 6.5 milyon insan hava kirliliği nedeniyle ölüyor” diye konuştu.










http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.