|
|
KIRKGEÇİT KAPLICASI YENİLENDİ Biga ilçesine bağlı Ilıcabaşı köyünde bulunan ve 2 bin yıldır tedavi merkezi olarak kullanıldığı bildirilen Kırkgeçit Termal Otelinde 70 gün süren tadilat çalışması tamamlandı. Tesisin işletme müdürü Melih Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kırkgeçit'in, Türkiye'deki 1100 kaplıca içinde Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatlandırılan 38. kaplıca olduğunu söyledi. Tesisin, başkanlığını Doğtaş Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan'ın yaptığı 65 ortaklı bir girişim tarafından 25 yıllığına kiralandığını ifade eden Aydın, tesis için geçen yıl 1 milyon 750 bin, bu yıl da 1 milyon dolarlık yatırım yapıldığını kaydetti. Bölgede yol genişletme çalışmalarının devam ettiğini bildiren Aydın, dış cephesi mantolama yapılarak yenilenen kaplıcaya jakuzi ve plazma TV konulduğunu belirtti. Geçen yıl yapılan çalışmalarla otele dönüştürülen tesiste ses ve ısı yalıtımı yapıldığını anlatan Aydın, 365 gün faal hale getirilmesi için 600 milyon dolarlık yatırımın daha gerekli olduğunu belirterek, "Önümüzdeki günlerde kafeterya genişletilecek. Mevcut havuz dışında 350 metrekarelik yeni bir havuz daha yapmayı düşünüyoruz." dedi
Üç dönemdir görevde olan Belediye Başkanı Mustafa Mutay, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yarı sıra bağcılık, şarapçılık ve doğal güzellikleriyle adından söz ettiren Bozcaada’nın sadece Türkiye’nin değil dünyanın gözde turizm merkezlerinden olduğunu söyledi, "Demek ki yaptıklarımız doğruymuş. Biz Bozcaada’yı, doğal ve kültürel güzelliklerini koruyarak geliştirmeye çaba gösterdik. Son yıllarda adamıza olan ilgi inanılmaz arttı. Önümüzdeki yıllarda Bozcaada’yı daha ileri noktalara taşımak için yeni projeler üretip hayata geçireceğiz. Herkesin Bozcaada’yı gelip görmesini, gezmesini istiyoruz" dedi. Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Fikret Okuş ise Bozcaada’yı Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olarak gördüklerini belirtirken, şunları söyledi: "Bunun da dünyanın önemli gezi dergisinin okuyucuları tarafından tescillenmiş olması bizi daha çok sevindirdi. Ama sorumluluğumuzu da artırdı. Ziyaretçilere beklentilerin üzerinde hizmet vermek için daha da itici güç olacak. Adanın tarihi ve kültürel zenginliklerini koruma anlamında da daha büyük sorumluluklar ve daha önemli tedbirler almaya yöneltecek. Heredot’un söylediği "Tanrı insanları uzun ömürlü olsun diye Bozcaada’yı yaratmış" sözü Bozcaada’yı en iyi şekilde özetliyor. Adamızın, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yarı sıra Türkiye’nin en güzel denizine sahip olduğunu da iddia ediyoruz. Adayla bütünleşmiş olan bağcılık ve şarapçılık da turizm için itici bir güç oluyor. Hedefimiz Bozcaada’yı dünyanın dördüncü değil birinci en güzel adası haline getirmek" diye konuştu.
KAZDAĞI OTELLERİ DERNEĞİ ( K A Z O D ) Yaklaşık üç aylık bir kurulma aşaması ve yasal işlemlerden sonra Derneğimiz, Çanakkale Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 12.06.2008 tarihli Tebliğ-Tebellüğ Belgesi ile RESMEN KURULMA SÜRECİNİ TAMAMLAMIŞ OLDU. Onaylanan dernek tüzüğümüzde, derneğimizin amaçlarını 15 madde
halinde belirttik. Değişen dünyada, ülke ve kent yönetimlerinde, merkezi idarenin yanında giderek YEREL YÖNETİMLER, merkezi siyasi partilerin yanında da SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI , daha etkili bir biçimde yer almaktadırlar. Gerek bireyler, gerekse sektörler, düşünce ve dileklerini,
artık örgütlü bir biçimde ifade etmenin önemini anlamaktadırlar. KAZDAĞLARI’ nda, yaklaşık 15 yıl önce başlayan turizm
hareketinin, bugün geldiği noktada, böyle bir mesleki birliğe gereksinimi
ortadadır. Öncelikle, şu önemli konunun altını çizmek isteriz : KAZDAĞLARI, daha onbeş sene öncesine kadar, ülkemiz insanın
bilmediği bir GİZLİ CENNETTİ. Onbeş yıl gibi kısa bir sürede, Kazdağları’ nda turizmin geldiği noktada bugün şunu göğsümüzü gere gere söyleyebiliriz ki : KAZDAĞLARI, BİR AVUÇ GİRİŞİMCİNİN OLAĞANÜSTÜ ÇABALARIYLA VE BÜYÜK RİSKLER ÜSTLENEREK, GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ YEPYENİ BİR TURİZM HAMLESİNİN YARATTIĞI ENERJİ İLE ULUSAL VE ULUSLAR ARASI KİTLENİN BİLGİSİNE VE ZİYARETİNE EV SAHİPLİĞİ YAPMAKTADIR. Tabii ki bu gelişimde, bölgemizdeki YEREL YÖNETİMLERİN, değerli Belediye Başkanlarının ve gerçek aydınların da, son derece önemli katkılarını inkar edemeyiz. Biraz önce de ifade ettiğimiz gibi , derneğimiz ismini,
KAZDAĞLARI ‘ ndan alıyor O halde, öncelikli hedefimiz de, kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor : KAZDAĞLARI ‘ nın ; HAVASIYLA, SUYUYLA, FLORASI VE FAUNASIYLA,
MUHTEŞEM EKO SİSTEMİYLE SAHİP OLDUĞU BU EŞSİZ DEĞERİ KORUMAK. Geçtiğimiz yıl ortaya çıkan , ve bölgemizdeki altın arama çalışmalarıyla başlayan mücadele sürecinin temeli, işte burada yatıyor. Bizler, Kazdağı’ nda yalnızca altın aranmasına veya
işletilmesine değil, her türlü fiziksel müdahaleye karşıyız. Kazdağı’ nda, her
türlü maden işletmesine, taş ocağına bile razı olamayız. Herkesin de zaten
olmaması gerekir. İşte, derneğimizin temel amaçlarından biri olan KAZDAĞLARI’ NI
KORUMA İkinci olarak ; Hepimizin bildiği gibi, çağımızda , bırakınız bir sektörün
gelişmesini, uygarlığın varlığı için temel koşul, ULAŞIMDIR. Kazdağları, bölge olarak, kara – hava ve deniz ulaşımı gibi her türlü olanağa sahip olmasına karşın, ne yazık ki, bu olanaklardan yararlanamayan bir şanssızlığa sahip. Hemen dibimizdeki EDREMİT HAVAALANI, yıllardır uluslar arası
taşımacılığa hizmet veren bir yapıya kavuşamadı. Yine bölgemiz, DENİZ ULAŞIMI bakımından da son derece uygun. KARA ULAŞAMINA gelince ; Bir türlü bitirilemeyen duble yol çalışmaları ve özellikle
Ayvacık – Küçükkuyu arasının olumsuz fiziki koşulları, bölgemize karayolu
ulaşımını da negatif anlamda etkiliyor. Çözüm ise ; Bölgemizin üçüncü önemli sorunu, KATI VE SIVI EVSEL ATIKLARDIR. Bölgemizde kanalizasyon ve ondan önemlisi arıtma tesisleri
projeleri ne yazık ki hala bitirilmemiştir. Dördüncü hedefimiz ; Kazdağları’ nın ve etkilemiş içinde bulunduğu bölgemizin
TANITIMINI, bundan böyle daha bilinçli, daha örgütlü yapmak gayretindeyiz. KAZOD olarak, Kazdağları’ nın ve bölgemizin uluslar arası sektörel çevrelerde tanınması konusunda yine yerel yönetimlerimiz ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızla ortak çalışmaları gerçekleştireceğiz. Tanıtım ve Turizmin, bir bütünün iki ayrılmaz parçası olduğu gerçeğini, bir kez daha burada hatırlatmak isteriz. Bir diğer amacımız ; İşletmelerimiz arasında, mesleki ve organik bağların
güçlendirilmesinden geçiyor. Gerek pazarlama, gerek teknik konularda, gerek
personel,vs. İsmini ve çalışma alanının sınırlarını aldığımız KAZDAĞLARI, turizm alanında ilk kezbir mesleki birliğe kavuşmuştur. Bugüne kadar kendi bireysel çabalarıyla büyük emekler vererek işletmelerini kuran, ayakta tutan ve geliştiren işletmeci arkadaşlarımız, bundan böyle resmi bir meslek örgütü çatısı altında , sorunlarının çözümünde birlikte hareket etme imkanına kavuşmuş olacaktır. Hepimiz biliriz ki ; SORUNLAR, BİRLİKTEYKEN KÜÇÜLÜR Bizler ,bu gerçeğin bilincinde olan KAZDAĞI TURİZMCİLERİ OLARAK, önce birbirimize güveneceğiz. Saygı duyacağız. Destek olacağız. İsmini aldığımız Kazdağı’ nın , görkemli güzelliğine yaraşır güzellikler üreteceğiz. Bölgemizde bugüne kadar katettiğimiz aşama, gelecek için, hepimize ve herkese , en güzel referanstır..! Hedefimiz, ÇÜNKÜ BU ÇEVRE VARSA HEPİMİZ VARIZ. Katıldığınız için bir kez daha teşekkür ediyor, bizlerle ilgili bilgileri kamuoyunun bilgisine taşımakta gösterdiğiniz katkıya şükranlarımızı sunuyoruz. Kazdağı Otelleri Derneği ( KAZOD )
MUCİZE KAPLICA Çanakkale il merkezine yaklaşık 90 km. uzaklıkta, Çan Terzialan Beldesine yakın Bardakçılar Köyüne ait kaplıca tesislerinin bulunduğu bölge adeta saklı bir cennet konumunda… Özellikle İstanbul ve Trakya’dan büyük bir kesimin keşfettiği kaplıca tesislerinin Uzancık Çayı Vadisinde asırlık çınar ağaçlarının koyu gölgesinde, akan derelerin şırıltılarına karışan cıvıl, cıvıl kuş sesleriyle adeta bir saklı cennet… Ne yazık ki, Çanakkale plakalı araç birkaç adet, İstanbul plakalı araç sayısı ise Mayıs ortasına rağmen 18 adet. Kendi coğrafyamızın ne özelliğinin, ne de güzelliğinin farkında değiliz… Yemyeşil ormanların içinde, bol oksijenli çam havası, muhteşem doğa manzarası içinde konumlanan Bardakçılar Kaplıcası, özellikle romatizma, cilt, böbrek, idrar yolları, sindirim sistemi ve kadın hastalıkları tedavisi için tercih edilen ve son yıllarda çok yoğun tercih edilen bir kaplıca olduklarını belirten İşletme Müdürü Coşkun Avcı; “Özellikle bizi Trakya Bölgesinde pirinç tarımıyla ilgilenenler tercih ediyor. Müşterilerimizin büyük çoğunluğu da İstanbul’dan geliyor. Haziran-Ekim dönemi hep doluyuz” dedi. Avcı, Bardakçılar Kaplıcası’dan çeşitli rahatsızlıklarına şifa bulan ziyaretçilerinin kendi çevrelerinde yaptıkları tanıtımdan yararlandıklarını belirterek “Bizde şifa bulan her ziyaretçi bizim gönüllü reklam, pazarlama ve tanıtım uzmanımız olmaktadır” dedi. Asırlık çınar ağaçlarının çevrelediği dere kenarında herkese açık piknik alanlarının günü birlik ziyaretçiler için tercih nedeni olduğunu söyleyen Avcı, www.Efsane Su-www.Bardakçılar.com adlı web sayfaları ile 0.286.445 46 30-445 48 48 nolu telefonlar bilgi alınabileceğini vurguladı. FOTO/HABER: CAHİT ÖNDER
Mezbelelikten kurtarılan tabya, cazibe merkezi haline geldi Çanakkale Zaferi'nin kazanılmasında kilit rol oynayan Namazgâh Tabyası, 1,2 milyon ziyaretçi ağırladı. Üç yıl önce 1 milyon YTL harcanarak müze haline getirilen tabyaya daha önceki mezbelelik görüntüsü sebebiyle insanlar yaklaşmak bile istemiyordu. Bonetlerin (oda) orta kısmındaki alanda askerlerin cemaat halinde namaz kılmasından dolayı Namazgâh Tabyası olarak tarihe geçen birlik, 16 ağır topuyla düşman donanmasının boğazdan geçmesine izin vermemişti. Namazgâh Tabyası'nın talihi, 14 Kasım 1980'de dönemin Kültür Bakanlığı tarafından 'Korunması Gereken Kültürel Varlık' olarak tescil edilmesinden olumsuz etkilendi. Tabya, 'korunması' gerektiği halde zamanla başıboş köpeklerin sığındığı, ziyaretçilerin tuvalet ihtiyacını giderdiği bir yer haline geldi. AK Parti hükümetinin Çanakkale şehitliklerini bütün olarak ele alması sırasında burası da restorasyon kapsamına alındı. Düzeltme çalışmaları sırasında tabyanın içinden tonlarca çöp çıkarıldı. Yaklaşık bir yıl süren restorasyondan sonra Namazgâh Tabyası, 2005'te Çanakkale Savaşları'nın 92. yıldönümü törenlerinde açıldı. Restorasyonda tabya içindeki bonetler tek tek yenilenerek, savaştaki durumuna getirildi. Bazı bonetlerde cansız mankenler ve batan gemilerin maketleri kullanılarak, o sıradaki haberleşmeler ve deniz savaşı tasvir edildi. Birkaç odada savaş fotoğrafları ve asker malzemeleri sergilenirken bazıları da hediyelik eşya satış reyonuna dönüştürüldü. Namazgâh Tabyası'nın cazibe merkezi olduğu konusunda rehberlerle hemfikir olan Millî Parklar Müdürlüğü yetkilileri de 2007 yılında burayı yaklaşık 1,2 milyon kişinin ziyaret ettiğini açıkladı.
Orman sayılan yerleri turizme kazandırmak amacıyla hazırlanan ve
Turizmi Teşvik Kanununda değişiklik öngören kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulunda
kabul edildi. Hazine adına tescili yapılmamış devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle, kapanan yollar ve yol fazlalarının resen tescili, talep tarihinden başlayarak en geç 1 ay içinde tamamlanacak. Yasada, Hazine mülkiyetinde yeterli alanın bulunmadığı durumlarda, Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerden hangilerinin Çevre ve Orman Bakanlığınca, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edileceği de belirleniyor. Orman sayılan yerlerde turizme tahsis edilecek alan, ildeki ormanların binde 5'ini geçemeyecek. Yapılaşmaya esas inşaat emsal değeri yüzde 30'u aşamayacak. Turizm yatırımı için tahsis edilen orman alanının 3 katı kadar alanın ağaçlandırma bedeli ve ağaçlandırılan bu alanın 3 yıllık bakım bedeli, yatırımcı tarafından Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılacak. Bu paralar ağaçlandırma ve bakım giderlerinde kullanılacak. Belirtilen bedelin yatırılmadığının tespiti durumunda yatırımcıya turizm yatırımı veya işletme belgesi verilmeyecek. Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazların yatırımcılara tahsisi, kiralanması ve bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisine ilişkin esaslar, süreler, bedeller, hakların sona ermesi ve diğer şartlar; saydamlık, güvenilirlilik, eşit muamele, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı ilkeleri doğrultusunda Kültür ve Turizm, Maliye, Çevre ve Orman bakanlıklarınca Devlet İhale Kanunu ve Orman Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın ortak tespit edilecek. Bakanlık, kendi tasarrufuna geçen taşınmazları, Türk ve yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere tahsis edebilecek. Belgeli işletmelerin uygulayacakları fiyat tarifelerinin hazırlanması ve onaylanmasına ilişkin genel ilkeler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek. Kanunla, işletmelerin en geç temmuz ayı sonuna kadar bir sonraki takvim yılında, uygulayacakları tarifelerini bakanlığa gönderme zorunluğu kalkacak. Bakanlık, belgeli yatırım ve işletmeleri, belgeye esas olan niteliklerini, bu niteliklerini koruyup korumadıklarını denetleyecek ve işletmeleri sınıflandıracak. Bakanlık, gerekli gördüğü hallerde, ilan edeceği pilot bölgelerdeki turizm işletmesi belgesi olmayan konaklama tesislerinden, verilen süre içerisinde turizm işletmesi belgeli tesis şartlarına uymasını talep edecek. Bu şartları yerine getiren konaklama tesisleri belgelendirilecek, şartları yerine getirmeyen konaklama tesislerinin faaliyetlerine son verilecek. Kanunla, turizm yatırımı veya işletme belgesinin iptaline de sınırlama getirildi. Buna göre, 1 yıl içerisinde 3. kez idari para cezasını gerektiren bir fiilden dolayı turizm yatırımı veya turizm işletmesi belgesi iptal edilemeyecek. Daha önce Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen ön izinler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilecek.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale'de Atatürk caddesi üzerinde bulunan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne ait alana 5 yıldızlı Hilton Otel yapılması konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, "Kosifler firması Köy Hizmetlerine ait sahildeki bu alana Hilton otleller zincirinin bir halkasını yapmak üzere çalışma başlattı. Kosifler firmasının Türkiye genelinde 37 yerde otel yaparak bunları Hilton'a teslim edeceğini öğrendik. Belediyemize bu yer ile ilgili plan tadilatı evrakları geldi. Firma yetkilileri bu bölgeye 10 bin metrekarelik bir bölüme otel yapmayı düşünüyorlar. Ayrıca ilgili firma tarafından aynı yerin yan kesimine bir vali konağı yapma düşüncesi de var. Plan tadilatı ile ilgili çalışmalar belediyemizde görüşülecek ve karara bağlanacak" dedi. Kosifler Şirketler Grubu, 1945 yılında İstanbul’ da temelleri atıldığından beri inşaat, otomotiv, turizm, sigorta, denizcilik ve bilişim teknolojisi alanlarında faaliyet gösteren dengeli yapısı, ihtiyatlı yönetim anlayışı ve mali gücü ile kendisini kanıtlamış, Türkiye’nin eski ve saygın aile şirketlerindendir. 1945-1974 yılları arasında şahıs şirketi olan Kosifler Koll. Şti., 1974 yılında şirketleşme yolunda ilk adımlarını atmaya başladı. 1970 yılından günümüze kadar inşaat sektöründe de faal olarak yer alan Kosifler Oto, 1984 yılında Borusan Otomotiv BMW bayiliğini aldıktan sonra, 1987 yılında İstanbul’un Asya yakasındaki ilk BMW satış sonrası hizmetler merkezini açtı. 1993 yılında büyük turizm yatırımlarının yer aldığı Antalya’ da, Türkiye’nin Anadolu’daki ilk modern BMW bayiliği açıldı. 1998 yılında otomotiv sektöründe Land Rover, MINI ve MG’nin İstanbul ve Antalya bayiliklerini alarak genişlemesini sürdürdü. 1998 yılının Nisan ayında, toplam 57.000m2 alanda faaliyet göstermeye başlayan Kosifler Oto satış ve satış sonrası merkezi ile Kosifler Center ticaret kompleksinin inşası Kosifler İnşaat A.Ş. tarafından başlatılmıştır. 2002 yılında tamamlanan bu kompleks 25 Mart 2002 tarihinde faaliyete geçmiştir. Kosif ailesi aynı zamanda, 1956 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk motor fabrikası olan Pancar Motor’ un da kurucu ortaklarındandır. Bu firma 50 yıldır faaliyetlerine devam etmektedir. Kosifler Şirketler Grubu, otomotiv, bilişim, inşaat, sigorta, ihracat ve denizcilik sektörlerinde faaliyetlerini sürdürmektedir.
Türkiye’nin kurtuluş mücadelesinin önemli simgelerinden olan Çanakkale’ye düzenlenen turlar, kültür turları arasında öne çıkarak 4 milyon Euro’luk büyüklüğe ulaştı. Çanakkale Şehitlik Turu’na her yıl 1 milyon kişi katılırken, Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı 18 Mart gününün tatil yapılmasının bu sayıyı daha da artıracağı belirtiliyor. 1 MİLYON KİŞİ GİDİYOR: Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, sekiz yıl önce turların başlamasına öncülük ettiklerini belirterek, "Çanakkale şehitlik turlarına gösterilen ilgi her yıl yüzde 30 artıyor. Özellikle 18 Mart haftasında şehirde boş otel bulunamıyor. Bu turların büyüklüğü 4 milyon Euro’ya ulaşmış durumda" dedi. Çanakkale’ye düzenlenen turlara katılanların yüzde 50’sinin okullar, diğerlerinin ise vatandaşlardan oluştuğunu vurgulayan Ulusoy, yıl genelinde 1 milyon kişinin ziyaret ettiği şehitliğe zafer haftasında 50 bin kişinin gittiğini kaydetti. GÜNÜBİRLİK ORANI YÜKSEK: Çanakkale turlarının bölge ekonomisine katkısına da dikkat çeken Ulusoy, bölgede herkesin kazandığını kaydetti. Ulusoy, sekiz yıl önce bin kişiyle başlayan turların geldiği noktadan memnun olduğunu da ifade ederek, Çanakkale’ye günübirlik gezilerin de çok revaçta olduğunun altını çizdi. HAFTA SONU PATLATIYOR: Jolly Tur Genel Müdürü Figen Erkan ise, Çanakkale şehitlik turlarının 18 Mart’ın hafta sonuna yakın bir tarihe denk gelmesi durumunda ciddi talep gördüğünü söyleyerek, bu yıl hafta başına gelmesinin ilgiyi biraz azalttığını vurguladı. 18 Mart’ın tatil olmasının bu turlara ilgiyi artıracağını vurgulayan Erkan, 18 Mart haftasında 4-5 gün çok yoğun ziyaretçi akını olduğunu kaydetti. Erkan, bu hafta içinde sadece günübirlik 10 bin kişinin Çanakkale’deki şehitliği ziyaret edeceğini kaydetti. Günübirlik tur 85 YTL’den başlıyor Çanakkale’ye, başta İstanbul olmak üzere yakın şehirlerden günübirlik gidilmesi tercih ediliyor. Günübirlik turların kişi başına maliyeti ise 85 YTL. Çanakkale’ye turlar düzenleyen Arnika Tur’un yöneticisi İbrahim Tanrıverdi, sabah çıkıp akşam gelinen turların çokça tercih edildiğini belirterek, "Haftasonları ilgi daha fazla. 18 Mart’ta da, Çanakkale’nin kurtuluş günü olması nedeniyle de turlar var. Mart ve nisan ayları turların en yoğun olduğu aylar. Özellikle 18 Mart’ın haftasonuna denk geldiği yıllarda çok yoğun talepler geliyor" dedi.
2008'İN TURİZM TRENDLERİ Turizm sektöründe faaliyet gösteren dünya genelindeki bazı şirketlerin araştırmaları ve geleceğe yönelik projeksiyon çalışmaları, 2008'in turizm trendleri arasında Türkiye'nin yanı sıra, Çin, Tunus, Japonya, Libya, Vietnam, Suriye ve Kenya'nın "turizmde moda ülke" olacaklarını ortaya çıkardı. Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), gezi rehberleri yayınlayan dünyaca ünlü Lonely Planet, Amerikan Tur Operatörleri Birliği (USTOA) ile Amerikan Seyahat Acenteleri Birliği (TIA), Dünya Turizm Örgütü (WTO) ve Almanya ile ABD'de yayınlanan önemli turizm endüstrisi yayınlarında yaptığı taramayla, 2008'in başlıca 12 turizm trendini belirledi. TUYED'in araştırmasına göre, 2008'in 12 turizm trendi şöyle:
AKP hükümeti yat turizmini teşvik etmek için bir dizi vergi düzenlemesine gidiyor. Yelkenli ve spor amaçlı yatlara vergi muafiyeti, motorlu yatlara da sigorta poliçesi üzerinden vergi geliyor. AKP’nin "turizm stratejisi"nden "yat devrimi" çıktı. Yelkenli ve spor amaçlı yatlara vergi muafiyeti, motorlu yatlara da sigorta poliçesi üzerinden vergi geliyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın AKP milletvekillerine gönderdiği "Türkiye Turizm Stratejisi 2023/Eylem Planı 2007-2013" kitapçığında, "deniz turizmi"ni geliştirmeye yönelik şu hedefler konuldu: Gümrük Muhafaza, Pasaport Polisi, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Liman Başkanlığı’nın yürüttüğü yabancı yatlara liman giriş izni işlemlerini tek otorite yürütülecek. Yat sektöründen tahsil edilen gelirler sektörün altyapısını geliştirmek ve fuarlarda kullanılmak üzere sektöre aktarılacak. Yat Turizmi Yönetmeliği, Deniz Turizmi Yönetmeliği olarak adlandırılarak, sektörün tüm bileşenlerini (kruvaziyer gemiler, su sporları, günübirlik yatlar ve dalış turizmi vb) kapsayacak ve günün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenecek. Yat kuluplerinin gelişmesi teşvik edilerek devre mülk yat sisteminin (çok sahipli yatlar) kurulmasına olanak sağlanacak. Denizde hareket kabiliyetleri ağırlıklı olarak yelkene bağlı ve spor amaçlı yatların vergiden muaf tutulması, motorlo yatlardan ise sigorta poliçelerindeki değer üzerinden vergi alınması yönünde düzenlemelere gidilecek. Deniz turizmi potansiyelinin yüksek olduğu yörelerde deniz turizminin gelişimini olumsuz yönde etkileyen koruma statüleri yeniden gözden geçirilecek. Bankaların, geleneksel tersanelerin sipariş sırasında peşin ödenen meblağ için teminat vermelerine yönelik düzenlemeler yapılacak. Turizm meslek liseleri ve yüksek okullarında deniz turizmine yönelik dersler konulacak, öğrencilere yat limanları ve yat işletme şirketlerinde staj olanğı sağlanacak, staj ve eğitim alanlara da gemi adamı belgesi verilmesi sağlanacak. Balıkçı barınaklarının yatlara hizmet verebilmesi için yasal ve idari önlemler alınacak. Akdeniz’deki yat ve kruvaziyer turizminden daha yüksek pay alınması için tanıtım yapılacak. Deniz turizmi ile ilgili yatırımların daha çekici hale getirilmesi sağlanacak. Barınaklar yat limanı oluyor YAT turizmini geliştirmek amacıyla 2009’da başlayıp, 2 yıl içinde tamamlanacak bir projeyle Enez, Şarköy, Avşa, İğneada, Kıyıköy, Kilyos, Şile, Akçakoca, Amasra, Cide, İnebolu, Sinop, GGerçe, Yakakent, Samsun, Yalıköy, Fatsa, Efirli, Giresun, Görele, Trabzon, Af, Rize, Fındıklı, Hopa, Ahlat ve Van gölündeki 27 balıkçı barınağı yat limanı haline getirilecek. Samandağ, Anamur, Dalaman, Ören, Datça, Geyikli, Bozcaada, Gökçeada ve Saros Körfezinde yat limanı inşa edilecek. Bu çalışmalar 2009’da başlayıp iki yıl içinde bitirilecek. Bu yıl başlatılan bir projeyle Samandağı, Antalya, Kuşadası, Çeşme, Çanakkale, İstanbul Galata, İstanbul Haydarpaşa, İstanbul Ataköy, İstanbul Zeytinburnu, Samsun ve Trabzon’da kruvaziyer limanlar oluşturulacak. ŞEHİTLİKLERE ZİYARETÇİ AKINI
Ziyaretçiler tarafından en büyük ilgiyi ise Uzun Devreli Gelişim Planı kapsamında restore edilen ve Fatih Sultan Mehmet'in 1452 yılında Boğazları kontrol için yaptırdığı Namazgah Tabyaları gördü. 18 Mart kutlamalarında Seyit Onbaşı'nın 267 kilogram ağırlığındaki mermiyi kaldırması ve düşman gemisi Ocean'ı batırmasının canlandırıldığı yer olan tabyalarda ziyaretçiler bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Önceleri otopark yapılan ve gelen tepkiler sonrası tekrar şehitlik haline dönüştürülen Şehitler Abidesi ile sembolik şehit mezarlığını ziyaret ettiler. Burada 61 bin şehidin isminin yazıldığı mezar taşlarını inceleyen ziyaretçiler, kendi yakınlarının isimlerini bulmaya çalıştı. Öte yandan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki tarihî savaş alanları ile şehitlikleri ziyaret etmek için Türkiye'nin dört bir yanından Çanakkale'ye gelen ziyaretçiler, Çimenlik Kalesi'ndeki açık hava müzesine de yoğun ilgi gösteriyor. Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın koordinatörlüğünde, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin sorumluluğunda, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un ise uygulayıcı bakan olarak görev aldığı 50 milyon dolar bütçeli Uzun Devreli Gelişme Planı'ndaki (UDGP) projelerle Gelibolu Yarımadası bir ''cazibe merkezi'' haline getirildi. Türkiye'nin çeşitli illerinden, gerek kendi imkanları, gerekse tur operatörlerinin düzenlediği gezilerle kente gelen binlerce yerli ziyaretçi, Gelibolu Yarımadası'nın yanı sıra kent merkezindeki tarihî mekânlara da ilgi gösteriyor. Fatih Sultan Mehmet'in 1462 yılında Çanakkale Boğazı'nın kontrolünü sağlamak için inşa ettirdiği Çimenlik Kalesi, Çanakkale Savaşları'nın kazanılmasında önemli rol oynayan Nusret Mayın Gemisi'nin maketi, düşman savunması için kullanılan İngiliz, Fransız ve Alman yapımı çeşitli büyüklüklerde toplar, mayınlar, torpidolar ile uçaksavar topları ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Rehberler eşliğinde gezilerini sürdüren pek çok ziyaretçi, Çanakkale Savaşları malzemelerinin yer aldığı müzeyi görmek için kale önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. ÇANAKKALE'DE TURİZM VİZYONU
Düzenlenen toplantının açış konuşmasını yapan ÇASİAD Meclis Başkanı, Türkiye'ye gelen turistlerin yüzde 33'ünün Antalya'ya, yüzde 23'ünün İstanbul'a, yüzde 19'unun da Muğla, İzmir ve Aydın illerine, geri kalan kısmın da ülkemizin diğer kentlerine gittiğini belirterek, "Maalesef Çanakkale turizmden isteği payı alamamaktadır. Turizmcilerimiz KDV oranlarının, ÖTV'nin, istihdamda vergilerin yüksekliğinden sıkıntı yaşıyorlar. Ayrıca turizmde haksız ve bilinçsiz bir rekabet söz konusu.Tanıtım noksanlığı nedeniyle de maalesef turizmden istenilen pay alınamıyor. Bu panelde de Çanakkale'nin turizmde yaşadığı sıkıntılar ve bunların çözüm yollarını ele alacağız" dedi. Meclis toplantısını yöneten ÇASİAD Bakanı Hakan Vural, amaçlarının Çanakkale'de turizm sektörünün sinerjisini sağlamak olduğunu belirterek, "'Turizm sayesinde Çanakkale ekonomisi nasıl daha iyi yerlere gelebilir?' bunu tartışmamız lazım. Çanakkale'ye gelmeyen turistleri buraya nasıl getiririz? Havaalanından, Kepez limanından, nasıl fazla turist gelebilir bunları düşünmemiz lazım. Ayrıca il sınırımıza giren yerli ve yabancı turistlerden hediyelik eşya satıcılarımız, peynircimiz, helvacımız ve diğer esnaflarımız nasıl kazanç elde edebilir bunlara bakmamız lazım. 18 Mart törenleri sırasında Çevre ve Orman Bakanımız ilimize gelen turist sayısının 3 milyon 500 bin olduğunu söylemiş ve 2010 yılında ise bu rakamın 5 milyona ulaşacağını belirtmişti. Biz bu turist sayısından ekonomik açıdan Çanakkale olarak nasıl faydalanabiliriz, bunları ele almamız lazım" ifadelerini kullandı. "TURİZM SADECE DIŞARIDAN TUR DÜZENLEYEN OPERATÖRLERİN ELİNE BIRAKILMAMALI" Toplantıda ilk söz alan Çanakkale Belediye başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale'nin ilin özellikle kültür turizmine yönelik bir yerinin olduğunu belirterek, "Öncelikle dünyanın tanıdığı bir Troya bölgesi var. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının yanı sına Troya Milli Parkı ile sınırında yeralan bir de Kazdağı Milli Parkı'na sahip olan Çanakkale, dünyada böyle bir coğrafyaya sahip olmayan enden kentlerden birisi. Bütün bu kültürel varlıklarımız da bu yöreyi cazip hale getiriyor. Biz elimizdeki bu olanaklara, varlıklara rağmen Çanakkale'nin turizmden yeterli payı alamadığını görüyoruz. Bunun başlıca etkisi ulaşım. Bu konuda el ele verip havayolu ulaşımını sağladık. Karayolu konusunda ise yeterli değiliz. Bunun dışında yapmamız gerekenler var. Kentle ilgili çaba içerisine girmemiz lazım. Aynalı çarşıyı tamamlama aşamasındayız. Binalarda cephe iyileştirme çalışması yapıyoruz. Kentin kültürel değerlerini ortaya koyuyoruz. Kent müzesi yapılmasına devam ediyoruz. Kordonu yenilemeye çalışıyoruz. Yat limanının kapasitesini arttırıyoruz. Bu yazın da yat limanının kapasitesini arttıracağız. Turizmde tanıtım çok önemli. Bunu ilin hatırlatılması anlamında söylüyorum. Sadece dışarıdan tur düzenleyen operatörlerin eline bırakılmamalı. Bizlerin de burada çaba göstermesi lazım. Gelen turistleri burada nasıl barındırabiliriz? Bunların planlanması lazım. Anzak günlerine gelen Avustralya ve Yeni Zelandalılar daha önce burada konaklıyorlardı. Şimdi. İstanbul da konaklıyorlar. Çanakkale'de ise günübirlik kalıyorlar. Bizler bir başkasının ortaya çıkardığı müşteriden medet ummayacağız. Kendi üzerimize düşenleri birlik ve beraberlik içinde yapacağız" açıklamasında bulundu. "GELİBOLU YARIMADASINDA PLANLI ZİYARET ŞART" Çanakkale Rehberler Derneği (ÇARED) Başkanı Sevil Demir ise Çanakkale'ye gelen yerli turist sayısının yabancı turiste göre çok fazla olduğunu belirterek, "Yabancılar ise yurtdışı bağlantılı geliyorlar. Önce İstanbul'a gelip, oradan Çanakkale'ye geliyorlar ve ilimizde fazla konaklamadan gidiyorlar. İlimizde konaklayan yabancı sayısı her geçen yıl azalıyor. Yabancılarda direk olarak rehberi ile birlikte ilimize geldikleri için bizler sıkıntı yaşıyoruz. Bizim en büyük sıkıntımız Eylül ile Kasım aylarına kadar neler yapabiliriz bunu düşünmemiz lazım" dedi. Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Ahmet Kaşıkçı ise Çanakkale'nin turizm vizyonunun belli olmasına rağmen tanıtım eksikliğinin olduğunu belirterek, özellikle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkına yapılan ziyaretlerde günde 300-400 otobüsün aynı anda bölgeye geldiğini, bunun da bölgede sıkıntıya sebep olduğunu ifade ederek, "Bu bölgede iyi bir planlamanın yapılması şart" dedi. "GELİBOLU YARIMADASI'NI YILDA 3 MİLYON KİŞİNİN GEZMESİ MÜMKÜN DEĞİL" Turizm acente yetkilisi olarak söz alan Hanifi Araz ise Çanakkale'nin turizminden yeterli payı alamadığını söyleyerek, "Burada gerçekten bilimsel tespitler yapmamız lazım. Çanakkale turizmden istediği payı maalesef alamıyor. Ama yetkili Bakanımız Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını yılda 3 milyon kişinin gezdiğini söylüyor. Demek ki burada bir yanlışlık var. İlk önce gerçek istatistikleri yapmamız lazım. Çanakkale'ye gerçekten kaç kişi geliyor bunun gerçek olarak belirlenmesi lazım. Bi hesaba göre günde 8 bin 119 kişi gelmiş olması lazım. Böyle bir şey mümkün değil. Bunu düzeltmemiz lazım. Mutlaka Gelibolu Yarımadasında rezervasyon sitemine geçilmesi lazım. Maalesef Çanakkale ili Teşviklerden hiç yararlanamadı. Mutla Çanakkale Bozcaada ve Gökçeada örneğinde olduğu gibi teşvik kapsamına alınmalıdır" yorumunda bulundu. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürü İsmail İşeri ise müzelere gelen ziyaretçilerin istatistiki bilgilerin bulunduğunu kaydederek, bölgede araçları ile gezen kişilerin sayılmasının mümkün olmadığını söyledi. İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Özcan Alaaslan ise yaptığı konuşmada 2006 yılında ilimize gelerek Troia antik kentini ziyaret eden turist sayısında bir önceki yıla göre azalma olduğunu ifade etti. "GÜZELYALI'DA TURİZM GELİŞTİRİLMELİ" Çanakkale Tiriztik Otelciler dernek başkanı (ÇATOD) Ali Akol, Çanakkale'de otelcilerin mutlu olmadığını bildirerek, "Otelciler olarak Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat ayları bizim için çok sıkıntılı oluyor. Bizim dernek olarak yaptığımız tespitlerimiz var. Çanakkale'de 4 ayrı dalda turizm çeşitlendirmesi var. Birincisi Troya ören yeri, ikincisi Anzak turizmi, üçüncüsü Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkız ve dördüncüsü de Güzelyalı bölgesi. Özellikle Güzelyalı'da emekli büyüklerimizin dededen kalma yazlıkları var. Bu bölge gelişemiyor. Bu bölgenin turizm açısından gelişmenden yanayız. Çanakkale'de ayrıca plaj sorunu var. Buradaki plaj doğal olarak bildiğimizi belediye plajı değil. İlimizde Beac adı verilen turistlerin ilgi göstereceği yerlerin olması lazım. Troya müzesi projesinin en kısa sürede hayata geçirilmesi şart. Korfman kütüphanesinin de iyi tanıtımının yapılması gerekiyor İlimizin turizmi ile ilgili bir detaylı web sitesinin yapılıp tanıtımının buradan en iyi şekilde yapılması da ayrıca gerekiyor" dedi. "TURİZMDE KALİTENİN ARTMASI İÇİN İŞLETMELERİN ALTYAPILARINI STANDARTIN ÜSTÜNE ÇIKARMALARI ŞART" Çanakkale Ticaret Borsası başkanı Kaya Üzen ile yaptığı konuşmada Çanakkale olarak ilin ziyaretçi sayısı bakımından probleminin olmadığını belirterek," Zaten Çanakkale'ye yeterince ziyaretçi geliyor. İş dünyası olarak bu kişilere burada ne kadar harcama yaptırtabiliyoruz buna bakmamız lazım. Buna yapamadığımız bir gerçek. Burada sorunu kendimizde aramamız lazım. İşletmeler mutlaka altyapısını gözden geçirip kendilerini standartların üst seviyelerine getirmeleri gerekir. Özellikle hediyelik eşya vb. sektörler biraz daha bu seviyeye gelmeli. Bunlar olursa turizmde kalite artacak" şeklinde konuştu. ÇASİAD üyesi Hüseyin Orkun, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkına gelen ziyaretçi sayısının her geçen yıl arttığını belirerek, "Milli Eğitim Bakanlığı özellikle her yıl yarımadaya geziler düzenliyor. Geçen yıl 8 bin öğrenci ilimize geldi. Buraya gelen öğrencilerin taşıma işini ihalesi sırasında ihale maddesinin sonuna bölgeye gezen ziyaretçi öğrencilerin bir gece burada konaklamaları ile ilgili bir madde konulabilir. Böylece ilimizdeki otellerin konaklara sorunlarını ortadan kalkmış olur" dedi. "TURİZM UZUN SOLUKLU MESAFE VE ZAMAN İSTER" AK Parti Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere, Çanakkale'nin kültür ve tarih kenti olduğunu vurgulayarak,"Yıllardır Çanakkale turizmi Troya'ya bağlı olarak turizmi yönlendirmiş. Yatırımcılarda yatırımların buna göre yapmışlar. Şimdi ise Troya'nın yanında Gelibolu Yarımadasında turizm gelişiyor. 40 yıldır ihmale uğrayan programı biz siyasi irade ile yaparak Gelibolu Yarımadasını hayata geçirdik. Bizlerde Milli Eğitim Bakanlığının bu bölgeye yaptığı öğrenci gezilerinde öğrencilerin bir gece burada konaklamalarından yanayız. Turizm uzun soluklu mesafe ve zaman ister. Uzun sürede bu sorunlar aşılır ve Çanakkale turizmden gerçekten istediği payı alır. Bu konuda bizler elimizden gelen çabayı göstermeye hazırız" açıklamasında bulundu. "TURİZMDE PLANLAMA YAPMADAN BAŞARI SAĞLANAMAZ" CHP Çanakkale Milletvekili İsmail Özay ise yaptığı konuşmada Devletin turizmin bir yere oturtamadığını iddia ederek, "Turizm kültürle mi, çevre ile mi bağlantılı belli değil. Turizm bence Türkiye'nin tek başına ele alınması gereken bir unsurudur. Turizmde planlama yapmadan başarı sağlanamaz. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli parkında baçı planlamalar var. Bu konu yasada da var.Burada yaşamların sürdüren vatandaşlarımızın bazı konularda desteklenmesi lazım. Örneğin hediyelik eşya satacak kişilerin bu bölgede olan kişilerden olması bu bölgedeki insanları korumak açısından önemli" dedi. "ÇANAKKALE'NİN MASTER PLANININ YAPILMASI ŞART" AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, Çanakkale'nin turizm potansiyelinin çok büyük olduğunu belirterek, "Çanakkale turizmde önemli bir yere sahip olmasına rağmen neden istediği payı alamıyor? Bunun iki sebebi var. Bunlardan birincisi dış sebepler. Türkiye'ye yılda 24 milyon turist geliyor. Bunun yüzde 70'i ise deniz, kum ve güneş için geliyor. Bizim talip olduğumuz turizm ise kültür, tarih ve kültür turizmi. İşte bunun birinci sebebi bu. İkinci sebebi ise iç etkenler.Çanakkale'nin bir Master planı yok. En azından bir yol haritası ve bunun altında konsensüs sağlanacağı yolun olması lazım. Bu olmadığı için de sorun yaşanıyor" ifadelerini kullandı. ÇANAKKALE TURİZMİNİ AVRUPA BASINI BALTALIYOR
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün verilerine göre, 2005 yılında Çanakkale'deki ören yeri ve müzeleri yaklaşık 700 bin yabancı turist ziyaret ederken bu sayının geçen yıl 400 binin altında olması, kültür turizmine Avrupa baltası vurulduğu iddialarını gündeme getirdi. Turist sayısının yarı yarıya düşmesinde, başta Avrupa ülkelerinde Türkiye'nin olumsuz lanse edilmesinin payının büyük olduğunu söyleyen Çanakkale Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği Başkanı Ali Akol, turizmin keyif için yapıldığını, terör, deprem ve AB tartışmalarının Türkiye'yi istenmeyen ülke konumuna soktuğunu kaydedetti. Akol, "Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin bize bakışı iyi değil. Eskiden ciddi sayıda Alman turist gelirdi. İngiliz turistler de ülkelerinde Türkiye aleyhindeki olumsuz haberlerden etkilenerek gelmiyor." dedi. Bunca olumsuzluğa rağmen sevindirici bir haber de veren yetkililer, Gelibolu Milli Parkı'na geçen yıl yaklaşık 2 milyon ziyaretçinin geldiğini hatırlattı. TERMAL OLAN YERLER TURİZM ALANI İLAN EDİLDİ
Buna göre, Ankara Haymana Termal Turizm Merkezi, Aydın Tralleis Turizm Merkezi, Aydın Buharkent/Denizli-Sarayköy Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Gönen-Ekşidere Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Bigadiç-Hisarköy Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Manyas-Kızık Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Susurluk Kepekler Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Sındırgı Hisaralan Termal Turizm Merkezi, Mustafa Kemalpaşa Tümbüldek Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Çan-Etili-Tepeköy Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Yenice-Hıdırlar Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Ayvacık-Tuzla Termal Turizm Merkezi, Denizli Çardak-Beylerli/Burdur Akgöl Termal Turizm Merkezi, Denizli Buldan-Tripolis Termal Turizm Merkezi, Denizli Akköy-Gölemezli Termal Turizm Merkezi, Konya Ilgın Termal Turizm Merkezi, Kütahya Tavşanlı-Göbel Termal Turizm Merkezi, Kütahya Hisarcık Esire Termal Turiz Merkezi, Manisa-Demirci-Hisar Termal Turizm Merkezi, Manisa-Kula-Emir Termal Turizm Merkezi, Manisa Turgutlu-Urganlı Termal Turizm Merkezi, Sakarya Akyazı-Kuzuluk Termal Turizm Merkezi, Yalova Armutlu Termal Turizm Merkezi oldu. Bakanlar Kurulu kararıyla Afyon Karahisar Heybeli Termal Turizm Merkezi, Afyonkarahisar İhsaniye-Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi, Afyonkarahisar Sandıklı-Hüdai Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Ezine-Kestanbol Termal Turizm Merkezi, Eskişehir Mihailgazi-Sakarılıca Termal Turizm Merkezi, Kütahya Simav-Eynal-Çitgöl-Naşa Termal Turizm Merkezi, Kütahya Gediz Ilıcası Termal Turizm Merkezi, Yalova Termal Turizm Merkezi'nin sınırları değiştirildi. İzmir Dikili Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ile İzmir-Bergama-Allanoi-Manisa Soma Menteşe Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişimi Bölgesi kültür, turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak ilan edildi.
Çanakkale’nin tam keşfedilmeyen İlçesi Ezine yeni yatırımcıları bekliyor. Ezine’nin keşfedilmesi gereken bir yer olduğuna dikkat çeken Ezine Belediye Başkanı M.Kemal Cengiz, “ Her şeyimiz var. Bölgeden tarih ve kültür fışkırıyor. Her şeyimiz var, yatırımcımız eksik..” dedi. Ezine Belediye Başkanı M.Kemal Cengiz, Ezine’nin pırıl pırıl sahilleri, antik kentleri, jeotermal tesisi ile gizli bir hazine olduğunu ancak bunun yeterince değerlendirilemediğini ifade ederken, turizm yarımcılarını Ezine’ye davet etti. Sanat Tarihçi olan ve Arkeolog olan Belediye Başkanı Cengiz, iki dönemdir hizmet verdiği ilçesini anlatırken, “ Zengin toprakların fakir bekçiyiz. “Dedi. 300 bin dönümü aşan turizm alanı yatırımcı bekliyor. Cengiz, “ Bölgemizden tarih fışkırıyor. M.Ö 310.lardan kalma Aleksandr Troas antik kenti sınırlarımız içinde. Apollan tapınağı sınırlarımız içinde. En önemlisi denize en kısa mesafede beklide dünyada tek deniz suyundan gelen kaplıca ise bölgemizde en çok tercih edilen yerlerin başında. Bunun yanında 300 bin dönümü aşan turizm alanlarımızda yarımcılarımızı bekliyoruz. Tüm yatırımcılarımızı artık keşfedilen yerleri değil, keşfedilmeyen gizli bir hazine olan Ezine’ye bekliyoruz. “dedi. Taşıdığı minareler nedeniyle, dünyanın en iyi ikinci jeotermali Ezine’de. Taşıdığı minareler nedeniyle, dünyanın en iyi ikinci jeotermali olarak gösterilen, 150 yatak kapasiteli Kestanbol kaplıcaları gelen talebe karşılık veremiyor. Önümüzdeki günlerde Turizm Bakanlığı ile Ezine’ye bağlı sahillerdeki yapılacak yatırımlar konusunda toplantılar yapacaklarını da ifade eden Ezine Belediye Başkanı M.Kemal Cengiz, “ Bölgede yapılacak otel yatırımları ile bölgede hem kültür turizmi hem de jeotermal tesisler ile 12 aya yayılacak bir turizm yaratılabilir. Sahillerimiz oldukça geniş. Keşfedilmeyi ve yatırımcıları bekliyor. “dedi. Halil Öncü info@turizmdosyasi.com MİLLİ PARK'TA EKO TURİZME DOĞRU
Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkilileri, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nın turizm odağı olduğunu belirterek, "Milli park içerisinde konaklama yeri olarak sadece Eceabat, Kabatepe Kamping, Kum Limanı ve köy yerleşme yerleri ile gelişme alanları öngörüldü. Köylerde ise eko turizmin geliştirilmesi için gerekli çalışmanın yapılması kararlaştırıldı. Gelibolu Yarımadası'nda eko-turizm ve sağlık turizmi faaliyetlerinin köylere yönlendirilmesinden yanayız. Bu sebeple köylerde pansiyonculuk, özgün tarım ürünleriyle ilgili üretim ve hizmetlerin yanısıra yerel rehberlik çalışması konularında gerekli desteğin sağlanması için çalışmalar yapacağız. Her köyde yerleşim dokusunun ve yerel yapı kültürünün korunması, tescilli kültür varlıklarının (hamam, camii, çeşme mezarlık vb.) onarılması, mümkün olduğunca 1915 muharebeleri ve etnografik değerlerle ilgili köy müzeleri kurulması desteklenecek" dedi. Gelibolu Yarımadası içinde yeni turizm çeşitlerine yönleneceğini anlatan yetkililer, "Milli park sınırları içinde eko-turizm, muharebe alanları turizmi, batıklar, kontrollü dalış turizmi, sağlık turizmi, konferans turizmi, fotoğraf avcılığı, deniz sporları- rüzgar kayağı, sualtı avcılığı, yat yarışları gibi yeni turizm türlerine yöneleceğiz. Yeni turizm türleri konusunda ise milli parkın yapılaşmaya açık alanları dışında kalıcı yapı ve altyapı önerilmeyecek. Milli park içinde Kabatepe Kamping ve Kum Limanı'nın dışında yeni konaklama alanları açılması düşünülüyor. Eceabat, milli parkın turizm destek merkezi olacak, köyleri ise pansiyonculuk odağı haline gelecek. Milli park sınırları içinde yeni günü birlik turizm alanları açılmayacak. Ancak ziyaretçi dinlenme noktalarına ağırlık verilecek. Çanakkale Boğazı, Havuzlar- Kilitbahir- Eceabat ekseninde biri Havuzlar, diğeri ise Kilitbahir'in kuzey çıkışında olmak üzere 2 vadi eko turizm faaliyet alanı haline getirilecek. Bu bölgede inceleme, dinlenme ve doğa sporları yapılabilecek" diye konuştu |
|
|
http://www.burasicanakkale.com © 2000 - Bütün hakları Saklıdır. |