|
|
Ayvacık İlçesine bağlı Behramkale Köyü sınırları içinde kalan Assos ve Kadırga Koyu’nda Mavi Bayraklı otel sayısı 6’ya yükseldi. Tertemiz deniziyle Kadırga Assos ve Koyu tatilcilerin ilk tercihi arasına girmeyi başardı. Yüzlerce yıllık gizemli dokusuyla tarihe ışık tutan Assos bölgesi tatilcilerinde cenneti olmayı başardı. Behramkale Köyü’nün sahil kesimindeki Assos Liman Bölgesi ve hemen yanı başında, güney sahillerini aratmayan 5 kilometrelik sahil şeridiyle Kadırga Koyu, kafa dinlemek ve temiz bir denizin keyfini yaşamak isteyenler için vazgeçilmez tatil merkezi oldu. Assos ve Kadırga Koyundaki turistik tesisler, denizin temizliğine olan özgüvenlerini plajlarında dalgalandırdıkları Mavi Bayrakları ile perçinledi. Geçtiğimiz yıl 3 olan Mavi Bayraklı turistik tesis sayısı 2010 yazında 6’ya yükseldi ve Assos Kadıga Koyu, 670 kilometre sahil şeridine sahip Çanakkale’nin gurur abidesi oldu. Plajlarda dalgalanan Mavi Bayraklar sayesinde tatilciler gönül rahatlığıyla denizin tadını çıkartıyor. Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale Köyü sınırları içinde geçtiğimiz yaz Assos Clup Albena Hotel, Asoss Eden Gardens Hotel ve Assos Eden Baech Hotel plajlarında Mavi Bayrak dalgalandırıyordu. İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince bölgede yıl boyu devam eden deniz suyu analizleri sonucunda, 2010 yazında Assos Nazlıhan Hotel, Assos Park Hotel ve Ayvacık Küçükkuyu’daki Clup Hotel Gültür da Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Yetkililer, temiz bir denize sahip olan bu bölgede önümüzdeki yıllarda Mavi Bayrak sayısının daha da artacağını ve bunun da beraberinde yerli yabancı turist sayısında artışa neden olacağını belirtti. Bölgedeki ilk Mavi Bayrağı alan Assos Kadırga Koyu’ndaki Clup Albena Hotel’in sahibi İhsan Soral, son yıllarda mavi bayrak sayısının artmasının kendisini mutlu ettiğini söyledi. Bu sayede Assos, Kadırga Koyu’nun değerinin daha iyi anlaşılmaya başladığını belirten Soral, “Nedense yıllardır Güney ve Akdeniz sahilleri tatil için tercih edilirdi. Ancak her şey dahil sisteminden, yüksek nemden ve kalabalıktan bıkan tatilciler, Assos, Bozcaada ve Cunda Adası üçgeninin güzelliklerini keşfetti. İş yaşamında zaten kalabalık ve stresli ortamlarda bunalanlar tatil için sessiz ve sakin yerleri önceliklerine almaya başladı. Assos ve Kadırga Koyu, sessizliği, eşsiz denizi ve yeşil doğasının yanı sıra dünyanın ikinci oksijen merkezi olma özelliğiyle tatilcileri cezbediyor. Kuzey Ege’ye açılan maviliğimize güvenimiz Mavi Bayraklarımız ile kanıtlandı. Yunanistan’ın Midilli Adası’nın karşı kıyısında sallanan Türk bayrakları ve Mavi Bayraklar bize turizmciler için gurur kaynağı oldu.” dedi. Her mevsim insanlara ayrı bir güzellik sunan Çanakkale, içinden deniz geçen coğrafyasıyla, topraklarının bereketiyle, antik, doğal ve modern bir kent. Antik dönemde ''Dardanelles'' olarak anılan Çanakkale'nin 671 kilometrelik kıyı şeridi bulunuyor. Türk ve dünya savaş tarihinde önemli bir yere sahip Çanakkale
Savaşları'nın geçtiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, antik dünyanın
batı Anadolu'daki önemli merkezleri Truva ve Assos antik kentleri, kente
gelenlerin en çok ziyaret ettiği yerler olarak dikkati çekiyor.
GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'na ise, kent merkezinden feribot ya da
araba vapuruyla ulaşılabiliyor. Savaşın izlerinin her yerde görülebildiği
Gelibolu'daki 33 bin hektarlık alan, Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutuyor.
Gelibolu Yarımadası boyunca Türk şehitlikleri ile yabancı askerlerin anısına
yapılmış anıtlar bulunuyor.
GÖKÇEADA VE BOZCAADA Çanakkale'ye gelenlerin ziyaret ettiği diğer önemli iki yer
ise, Gökçeada ve Bozcaada. Bozcaada'ya Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı
Geyikli beldesinden, Gökçeada'ya ise Çanakkale'den ya da Gelibolu Yarımadası'nda
bulunan Kabatepe iskelesinden kalkan araba vapuru ve feribotlarla ulaşım
sağlanıyor.
İlçe merkezi, feribotun yanaştığı Kuzu Limanı'na yaklaşık 7 kilometre. Yaz
aylarında oldukça hareketli olan ilçe merkezinde, otel ve lokantalar bulunuyor.
TRUVA VE ASSOS ANTİK KENTLERİ Truva Antik Kenti'ne, Çanakkale'den 30 dakikalık yolculuğun
ardından ulaşılıyor. Truva, gezginlerin kendi başına gezip anlayabilecekleri bir
ören yeri değil. Mutlaka uzman bir rehber eşliğinde gezilmeli. Çanakkale'de
birçok seyahat acentesi buraya turlar düzenliyor.
KAZ DAĞLARI Doğaseverlerin ilgisini en çok çeken yerlerden biri olan Kaz Dağları'nın bir bölümü de Çanakkale sınırları içinde yer alıyor. Dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olduğu belirtilen bu dağlarda, Yeşilyurt ve Adatepe gibi otantik köyler ziyaret edilecek yerler arasında.
Buralardaki otel ve pansiyonlar, güzel bir doğada temiz havayı teneffüs etmek
isteyenleri yaz kış ağırlıyor. Beldeden akan dereleri takip ederek Kaz
Dağları'nın güzelliklerini keşfetmek mümkün. Kaz Dağları'nın bir diğer ucu ise,
il merkezinden Ezine'yi takiben gidilen Bayramiç ilçesinde.
Üç dönemdir görevde olan Belediye Başkanı Mustafa Mutay, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yarı sıra bağcılık, şarapçılık ve doğal güzellikleriyle adından söz ettiren Bozcaada’nın sadece Türkiye’nin değil dünyanın gözde turizm merkezlerinden olduğunu söyledi, "Demek ki yaptıklarımız doğruymuş. Biz Bozcaada’yı, doğal ve kültürel güzelliklerini koruyarak geliştirmeye çaba gösterdik. Son yıllarda adamıza olan ilgi inanılmaz arttı. Önümüzdeki yıllarda Bozcaada’yı daha ileri noktalara taşımak için yeni projeler üretip hayata geçireceğiz. Herkesin Bozcaada’yı gelip görmesini, gezmesini istiyoruz" dedi. Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Fikret Okuş ise Bozcaada’yı Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olarak gördüklerini belirtirken, şunları söyledi: "Bunun da dünyanın önemli gezi dergisinin okuyucuları tarafından tescillenmiş olması bizi daha çok sevindirdi. Ama sorumluluğumuzu da artırdı. Ziyaretçilere beklentilerin üzerinde hizmet vermek için daha da itici güç olacak. Adanın tarihi ve kültürel zenginliklerini koruma anlamında da daha büyük sorumluluklar ve daha önemli tedbirler almaya yöneltecek. Heredot’un söylediği "Tanrı insanları uzun ömürlü olsun diye Bozcaada’yı yaratmış" sözü Bozcaada’yı en iyi şekilde özetliyor. Adamızın, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yarı sıra Türkiye’nin en güzel denizine sahip olduğunu da iddia ediyoruz. Adayla bütünleşmiş olan bağcılık ve şarapçılık da turizm için itici bir güç oluyor. Hedefimiz Bozcaada’yı dünyanın dördüncü değil birinci en güzel adası haline getirmek" diye konuştu.
Orman sayılan yerleri turizme kazandırmak amacıyla hazırlanan ve
Turizmi Teşvik Kanununda değişiklik öngören kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulunda
kabul edildi. Hazine adına tescili yapılmamış devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle, kapanan yollar ve yol fazlalarının resen tescili, talep tarihinden başlayarak en geç 1 ay içinde tamamlanacak. Yasada, Hazine mülkiyetinde yeterli alanın bulunmadığı durumlarda, Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerden hangilerinin Çevre ve Orman Bakanlığınca, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edileceği de belirleniyor. Orman sayılan yerlerde turizme tahsis edilecek alan, ildeki ormanların binde 5'ini geçemeyecek. Yapılaşmaya esas inşaat emsal değeri yüzde 30'u aşamayacak. Turizm yatırımı için tahsis edilen orman alanının 3 katı kadar alanın ağaçlandırma bedeli ve ağaçlandırılan bu alanın 3 yıllık bakım bedeli, yatırımcı tarafından Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılacak. Bu paralar ağaçlandırma ve bakım giderlerinde kullanılacak. Belirtilen bedelin yatırılmadığının tespiti durumunda yatırımcıya turizm yatırımı veya işletme belgesi verilmeyecek. Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazların yatırımcılara tahsisi, kiralanması ve bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisine ilişkin esaslar, süreler, bedeller, hakların sona ermesi ve diğer şartlar; saydamlık, güvenilirlilik, eşit muamele, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı ilkeleri doğrultusunda Kültür ve Turizm, Maliye, Çevre ve Orman bakanlıklarınca Devlet İhale Kanunu ve Orman Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın ortak tespit edilecek. Bakanlık, kendi tasarrufuna geçen taşınmazları, Türk ve yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere tahsis edebilecek. Belgeli işletmelerin uygulayacakları fiyat tarifelerinin hazırlanması ve onaylanmasına ilişkin genel ilkeler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek. Kanunla, işletmelerin en geç temmuz ayı sonuna kadar bir sonraki takvim yılında, uygulayacakları tarifelerini bakanlığa gönderme zorunluğu kalkacak. Bakanlık, belgeli yatırım ve işletmeleri, belgeye esas olan niteliklerini, bu niteliklerini koruyup korumadıklarını denetleyecek ve işletmeleri sınıflandıracak. Bakanlık, gerekli gördüğü hallerde, ilan edeceği pilot bölgelerdeki turizm işletmesi belgesi olmayan konaklama tesislerinden, verilen süre içerisinde turizm işletmesi belgeli tesis şartlarına uymasını talep edecek. Bu şartları yerine getiren konaklama tesisleri belgelendirilecek, şartları yerine getirmeyen konaklama tesislerinin faaliyetlerine son verilecek. Kanunla, turizm yatırımı veya işletme belgesinin iptaline de sınırlama getirildi. Buna göre, 1 yıl içerisinde 3. kez idari para cezasını gerektiren bir fiilden dolayı turizm yatırımı veya turizm işletmesi belgesi iptal edilemeyecek. Daha önce Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen ön izinler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilecek.
AKP hükümeti yat turizmini teşvik etmek için bir dizi vergi düzenlemesine gidiyor. Yelkenli ve spor amaçlı yatlara vergi muafiyeti, motorlu yatlara da sigorta poliçesi üzerinden vergi geliyor. AKP’nin "turizm stratejisi"nden "yat devrimi" çıktı. Yelkenli ve spor amaçlı yatlara vergi muafiyeti, motorlu yatlara da sigorta poliçesi üzerinden vergi geliyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın AKP milletvekillerine gönderdiği "Türkiye Turizm Stratejisi 2023/Eylem Planı 2007-2013" kitapçığında, "deniz turizmi"ni geliştirmeye yönelik şu hedefler konuldu: Gümrük Muhafaza, Pasaport Polisi, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Liman Başkanlığı’nın yürüttüğü yabancı yatlara liman giriş izni işlemlerini tek otorite yürütülecek. Yat sektöründen tahsil edilen gelirler sektörün altyapısını geliştirmek ve fuarlarda kullanılmak üzere sektöre aktarılacak. Yat Turizmi Yönetmeliği, Deniz Turizmi Yönetmeliği olarak adlandırılarak, sektörün tüm bileşenlerini (kruvaziyer gemiler, su sporları, günübirlik yatlar ve dalış turizmi vb) kapsayacak ve günün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenecek. Yat kuluplerinin gelişmesi teşvik edilerek devre mülk yat sisteminin (çok sahipli yatlar) kurulmasına olanak sağlanacak. Denizde hareket kabiliyetleri ağırlıklı olarak yelkene bağlı ve spor amaçlı yatların vergiden muaf tutulması, motorlo yatlardan ise sigorta poliçelerindeki değer üzerinden vergi alınması yönünde düzenlemelere gidilecek. Deniz turizmi potansiyelinin yüksek olduğu yörelerde deniz turizminin gelişimini olumsuz yönde etkileyen koruma statüleri yeniden gözden geçirilecek. Bankaların, geleneksel tersanelerin sipariş sırasında peşin ödenen meblağ için teminat vermelerine yönelik düzenlemeler yapılacak. Turizm meslek liseleri ve yüksek okullarında deniz turizmine yönelik dersler konulacak, öğrencilere yat limanları ve yat işletme şirketlerinde staj olanğı sağlanacak, staj ve eğitim alanlara da gemi adamı belgesi verilmesi sağlanacak. Balıkçı barınaklarının yatlara hizmet verebilmesi için yasal ve idari önlemler alınacak. Akdeniz’deki yat ve kruvaziyer turizminden daha yüksek pay alınması için tanıtım yapılacak. Deniz turizmi ile ilgili yatırımların daha çekici hale getirilmesi sağlanacak. Barınaklar yat limanı oluyor YAT turizmini geliştirmek amacıyla 2009’da başlayıp, 2 yıl içinde tamamlanacak bir projeyle Enez, Şarköy, Avşa, İğneada, Kıyıköy, Kilyos, Şile, Akçakoca, Amasra, Cide, İnebolu, Sinop, GGerçe, Yakakent, Samsun, Yalıköy, Fatsa, Efirli, Giresun, Görele, Trabzon, Af, Rize, Fındıklı, Hopa, Ahlat ve Van gölündeki 27 balıkçı barınağı yat limanı haline getirilecek. Samandağ, Anamur, Dalaman, Ören, Datça, Geyikli, Bozcaada, Gökçeada ve Saros Körfezinde yat limanı inşa edilecek. Bu çalışmalar 2009’da başlayıp iki yıl içinde bitirilecek. Bu yıl başlatılan bir projeyle Samandağı, Antalya, Kuşadası, Çeşme, Çanakkale, İstanbul Galata, İstanbul Haydarpaşa, İstanbul Ataköy, İstanbul Zeytinburnu, Samsun ve Trabzon’da kruvaziyer limanlar oluşturulacak. ŞEHİTLİKLERE ZİYARETÇİ AKINI
Ziyaretçiler tarafından en büyük ilgiyi ise Uzun Devreli Gelişim Planı kapsamında restore edilen ve Fatih Sultan Mehmet'in 1452 yılında Boğazları kontrol için yaptırdığı Namazgah Tabyaları gördü. 18 Mart kutlamalarında Seyit Onbaşı'nın 267 kilogram ağırlığındaki mermiyi kaldırması ve düşman gemisi Ocean'ı batırmasının canlandırıldığı yer olan tabyalarda ziyaretçiler bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Önceleri otopark yapılan ve gelen tepkiler sonrası tekrar şehitlik haline dönüştürülen Şehitler Abidesi ile sembolik şehit mezarlığını ziyaret ettiler. Burada 61 bin şehidin isminin yazıldığı mezar taşlarını inceleyen ziyaretçiler, kendi yakınlarının isimlerini bulmaya çalıştı. Öte yandan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki tarihî savaş alanları ile şehitlikleri ziyaret etmek için Türkiye'nin dört bir yanından Çanakkale'ye gelen ziyaretçiler, Çimenlik Kalesi'ndeki açık hava müzesine de yoğun ilgi gösteriyor. Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın koordinatörlüğünde, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin sorumluluğunda, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un ise uygulayıcı bakan olarak görev aldığı 50 milyon dolar bütçeli Uzun Devreli Gelişme Planı'ndaki (UDGP) projelerle Gelibolu Yarımadası bir ''cazibe merkezi'' haline getirildi. Türkiye'nin çeşitli illerinden, gerek kendi imkanları, gerekse tur operatörlerinin düzenlediği gezilerle kente gelen binlerce yerli ziyaretçi, Gelibolu Yarımadası'nın yanı sıra kent merkezindeki tarihî mekânlara da ilgi gösteriyor. Fatih Sultan Mehmet'in 1462 yılında Çanakkale Boğazı'nın kontrolünü sağlamak için inşa ettirdiği Çimenlik Kalesi, Çanakkale Savaşları'nın kazanılmasında önemli rol oynayan Nusret Mayın Gemisi'nin maketi, düşman savunması için kullanılan İngiliz, Fransız ve Alman yapımı çeşitli büyüklüklerde toplar, mayınlar, torpidolar ile uçaksavar topları ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Rehberler eşliğinde gezilerini sürdüren pek çok ziyaretçi, Çanakkale Savaşları malzemelerinin yer aldığı müzeyi görmek için kale önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. ÇANAKKALE'DE TURİZM VİZYONU
Düzenlenen toplantının açış konuşmasını yapan ÇASİAD Meclis Başkanı, Türkiye'ye gelen turistlerin yüzde 33'ünün Antalya'ya, yüzde 23'ünün İstanbul'a, yüzde 19'unun da Muğla, İzmir ve Aydın illerine, geri kalan kısmın da ülkemizin diğer kentlerine gittiğini belirterek, "Maalesef Çanakkale turizmden isteği payı alamamaktadır. Turizmcilerimiz KDV oranlarının, ÖTV'nin, istihdamda vergilerin yüksekliğinden sıkıntı yaşıyorlar. Ayrıca turizmde haksız ve bilinçsiz bir rekabet söz konusu.Tanıtım noksanlığı nedeniyle de maalesef turizmden istenilen pay alınamıyor. Bu panelde de Çanakkale'nin turizmde yaşadığı sıkıntılar ve bunların çözüm yollarını ele alacağız" dedi. Meclis toplantısını yöneten ÇASİAD Bakanı Hakan Vural, amaçlarının Çanakkale'de turizm sektörünün sinerjisini sağlamak olduğunu belirterek, "'Turizm sayesinde Çanakkale ekonomisi nasıl daha iyi yerlere gelebilir?' bunu tartışmamız lazım. Çanakkale'ye gelmeyen turistleri buraya nasıl getiririz? Havaalanından, Kepez limanından, nasıl fazla turist gelebilir bunları düşünmemiz lazım. Ayrıca il sınırımıza giren yerli ve yabancı turistlerden hediyelik eşya satıcılarımız, peynircimiz, helvacımız ve diğer esnaflarımız nasıl kazanç elde edebilir bunlara bakmamız lazım. 18 Mart törenleri sırasında Çevre ve Orman Bakanımız ilimize gelen turist sayısının 3 milyon 500 bin olduğunu söylemiş ve 2010 yılında ise bu rakamın 5 milyona ulaşacağını belirtmişti. Biz bu turist sayısından ekonomik açıdan Çanakkale olarak nasıl faydalanabiliriz, bunları ele almamız lazım" ifadelerini kullandı. "TURİZM SADECE DIŞARIDAN TUR DÜZENLEYEN OPERATÖRLERİN ELİNE BIRAKILMAMALI" Toplantıda ilk söz alan Çanakkale Belediye başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale'nin ilin özellikle kültür turizmine yönelik bir yerinin olduğunu belirterek, "Öncelikle dünyanın tanıdığı bir Troya bölgesi var. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının yanı sına Troya Milli Parkı ile sınırında yeralan bir de Kazdağı Milli Parkı'na sahip olan Çanakkale, dünyada böyle bir coğrafyaya sahip olmayan enden kentlerden birisi. Bütün bu kültürel varlıklarımız da bu yöreyi cazip hale getiriyor. Biz elimizdeki bu olanaklara, varlıklara rağmen Çanakkale'nin turizmden yeterli payı alamadığını görüyoruz. Bunun başlıca etkisi ulaşım. Bu konuda el ele verip havayolu ulaşımını sağladık. Karayolu konusunda ise yeterli değiliz. Bunun dışında yapmamız gerekenler var. Kentle ilgili çaba içerisine girmemiz lazım. Aynalı çarşıyı tamamlama aşamasındayız. Binalarda cephe iyileştirme çalışması yapıyoruz. Kentin kültürel değerlerini ortaya koyuyoruz. Kent müzesi yapılmasına devam ediyoruz. Kordonu yenilemeye çalışıyoruz. Yat limanının kapasitesini arttırıyoruz. Bu yazın da yat limanının kapasitesini arttıracağız. Turizmde tanıtım çok önemli. Bunu ilin hatırlatılması anlamında söylüyorum. Sadece dışarıdan tur düzenleyen operatörlerin eline bırakılmamalı. Bizlerin de burada çaba göstermesi lazım. Gelen turistleri burada nasıl barındırabiliriz? Bunların planlanması lazım. Anzak günlerine gelen Avustralya ve Yeni Zelandalılar daha önce burada konaklıyorlardı. Şimdi. İstanbul da konaklıyorlar. Çanakkale'de ise günübirlik kalıyorlar. Bizler bir başkasının ortaya çıkardığı müşteriden medet ummayacağız. Kendi üzerimize düşenleri birlik ve beraberlik içinde yapacağız" açıklamasında bulundu. "GELİBOLU YARIMADASINDA PLANLI ZİYARET ŞART" Çanakkale Rehberler Derneği (ÇARED) Başkanı Sevil Demir ise Çanakkale'ye gelen yerli turist sayısının yabancı turiste göre çok fazla olduğunu belirterek, "Yabancılar ise yurtdışı bağlantılı geliyorlar. Önce İstanbul'a gelip, oradan Çanakkale'ye geliyorlar ve ilimizde fazla konaklamadan gidiyorlar. İlimizde konaklayan yabancı sayısı her geçen yıl azalıyor. Yabancılarda direk olarak rehberi ile birlikte ilimize geldikleri için bizler sıkıntı yaşıyoruz. Bizim en büyük sıkıntımız Eylül ile Kasım aylarına kadar neler yapabiliriz bunu düşünmemiz lazım" dedi. Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Ahmet Kaşıkçı ise Çanakkale'nin turizm vizyonunun belli olmasına rağmen tanıtım eksikliğinin olduğunu belirterek, özellikle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkına yapılan ziyaretlerde günde 300-400 otobüsün aynı anda bölgeye geldiğini, bunun da bölgede sıkıntıya sebep olduğunu ifade ederek, "Bu bölgede iyi bir planlamanın yapılması şart" dedi. "GELİBOLU YARIMADASI'NI YILDA 3 MİLYON KİŞİNİN GEZMESİ MÜMKÜN DEĞİL" Turizm acente yetkilisi olarak söz alan Hanifi Araz ise Çanakkale'nin turizminden yeterli payı alamadığını söyleyerek, "Burada gerçekten bilimsel tespitler yapmamız lazım. Çanakkale turizmden istediği payı maalesef alamıyor. Ama yetkili Bakanımız Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını yılda 3 milyon kişinin gezdiğini söylüyor. Demek ki burada bir yanlışlık var. İlk önce gerçek istatistikleri yapmamız lazım. Çanakkale'ye gerçekten kaç kişi geliyor bunun gerçek olarak belirlenmesi lazım. Bi hesaba göre günde 8 bin 119 kişi gelmiş olması lazım. Böyle bir şey mümkün değil. Bunu düzeltmemiz lazım. Mutlaka Gelibolu Yarımadasında rezervasyon sitemine geçilmesi lazım. Maalesef Çanakkale ili Teşviklerden hiç yararlanamadı. Mutla Çanakkale Bozcaada ve Gökçeada örneğinde olduğu gibi teşvik kapsamına alınmalıdır" yorumunda bulundu. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürü İsmail İşeri ise müzelere gelen ziyaretçilerin istatistiki bilgilerin bulunduğunu kaydederek, bölgede araçları ile gezen kişilerin sayılmasının mümkün olmadığını söyledi. İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Özcan Alaaslan ise yaptığı konuşmada 2006 yılında ilimize gelerek Troia antik kentini ziyaret eden turist sayısında bir önceki yıla göre azalma olduğunu ifade etti. "GÜZELYALI'DA TURİZM GELİŞTİRİLMELİ" Çanakkale Tiriztik Otelciler dernek başkanı (ÇATOD) Ali Akol, Çanakkale'de otelcilerin mutlu olmadığını bildirerek, "Otelciler olarak Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat ayları bizim için çok sıkıntılı oluyor. Bizim dernek olarak yaptığımız tespitlerimiz var. Çanakkale'de 4 ayrı dalda turizm çeşitlendirmesi var. Birincisi Troya ören yeri, ikincisi Anzak turizmi, üçüncüsü Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkız ve dördüncüsü de Güzelyalı bölgesi. Özellikle Güzelyalı'da emekli büyüklerimizin dededen kalma yazlıkları var. Bu bölge gelişemiyor. Bu bölgenin turizm açısından gelişmenden yanayız. Çanakkale'de ayrıca plaj sorunu var. Buradaki plaj doğal olarak bildiğimizi belediye plajı değil. İlimizde Beac adı verilen turistlerin ilgi göstereceği yerlerin olması lazım. Troya müzesi projesinin en kısa sürede hayata geçirilmesi şart. Korfman kütüphanesinin de iyi tanıtımının yapılması gerekiyor İlimizin turizmi ile ilgili bir detaylı web sitesinin yapılıp tanıtımının buradan en iyi şekilde yapılması da ayrıca gerekiyor" dedi. "TURİZMDE KALİTENİN ARTMASI İÇİN İŞLETMELERİN ALTYAPILARINI STANDARTIN ÜSTÜNE ÇIKARMALARI ŞART" Çanakkale Ticaret Borsası başkanı Kaya Üzen ile yaptığı konuşmada Çanakkale olarak ilin ziyaretçi sayısı bakımından probleminin olmadığını belirterek," Zaten Çanakkale'ye yeterince ziyaretçi geliyor. İş dünyası olarak bu kişilere burada ne kadar harcama yaptırtabiliyoruz buna bakmamız lazım. Buna yapamadığımız bir gerçek. Burada sorunu kendimizde aramamız lazım. İşletmeler mutlaka altyapısını gözden geçirip kendilerini standartların üst seviyelerine getirmeleri gerekir. Özellikle hediyelik eşya vb. sektörler biraz daha bu seviyeye gelmeli. Bunlar olursa turizmde kalite artacak" şeklinde konuştu. ÇASİAD üyesi Hüseyin Orkun, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkına gelen ziyaretçi sayısının her geçen yıl arttığını belirerek, "Milli Eğitim Bakanlığı özellikle her yıl yarımadaya geziler düzenliyor. Geçen yıl 8 bin öğrenci ilimize geldi. Buraya gelen öğrencilerin taşıma işini ihalesi sırasında ihale maddesinin sonuna bölgeye gezen ziyaretçi öğrencilerin bir gece burada konaklamaları ile ilgili bir madde konulabilir. Böylece ilimizdeki otellerin konaklara sorunlarını ortadan kalkmış olur" dedi. "TURİZM UZUN SOLUKLU MESAFE VE ZAMAN İSTER" AK Parti Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere, Çanakkale'nin kültür ve tarih kenti olduğunu vurgulayarak,"Yıllardır Çanakkale turizmi Troya'ya bağlı olarak turizmi yönlendirmiş. Yatırımcılarda yatırımların buna göre yapmışlar. Şimdi ise Troya'nın yanında Gelibolu Yarımadasında turizm gelişiyor. 40 yıldır ihmale uğrayan programı biz siyasi irade ile yaparak Gelibolu Yarımadasını hayata geçirdik. Bizlerde Milli Eğitim Bakanlığının bu bölgeye yaptığı öğrenci gezilerinde öğrencilerin bir gece burada konaklamalarından yanayız. Turizm uzun soluklu mesafe ve zaman ister. Uzun sürede bu sorunlar aşılır ve Çanakkale turizmden gerçekten istediği payı alır. Bu konuda bizler elimizden gelen çabayı göstermeye hazırız" açıklamasında bulundu. "TURİZMDE PLANLAMA YAPMADAN BAŞARI SAĞLANAMAZ" CHP Çanakkale Milletvekili İsmail Özay ise yaptığı konuşmada Devletin turizmin bir yere oturtamadığını iddia ederek, "Turizm kültürle mi, çevre ile mi bağlantılı belli değil. Turizm bence Türkiye'nin tek başına ele alınması gereken bir unsurudur. Turizmde planlama yapmadan başarı sağlanamaz. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli parkında baçı planlamalar var. Bu konu yasada da var.Burada yaşamların sürdüren vatandaşlarımızın bazı konularda desteklenmesi lazım. Örneğin hediyelik eşya satacak kişilerin bu bölgede olan kişilerden olması bu bölgedeki insanları korumak açısından önemli" dedi. "ÇANAKKALE'NİN MASTER PLANININ YAPILMASI ŞART" AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, Çanakkale'nin turizm potansiyelinin çok büyük olduğunu belirterek, "Çanakkale turizmde önemli bir yere sahip olmasına rağmen neden istediği payı alamıyor? Bunun iki sebebi var. Bunlardan birincisi dış sebepler. Türkiye'ye yılda 24 milyon turist geliyor. Bunun yüzde 70'i ise deniz, kum ve güneş için geliyor. Bizim talip olduğumuz turizm ise kültür, tarih ve kültür turizmi. İşte bunun birinci sebebi bu. İkinci sebebi ise iç etkenler.Çanakkale'nin bir Master planı yok. En azından bir yol haritası ve bunun altında konsensüs sağlanacağı yolun olması lazım. Bu olmadığı için de sorun yaşanıyor" ifadelerini kullandı. |
|
|
http://www.burasicanakkale.com © 2000 - Bütün hakları Saklıdır. |