|
|
Orman sayılan yerleri turizme kazandırmak amacıyla hazırlanan ve
Turizmi Teşvik Kanununda değişiklik öngören kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulunda
kabul edildi. Hazine adına tescili yapılmamış devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle, kapanan yollar ve yol fazlalarının resen tescili, talep tarihinden başlayarak en geç 1 ay içinde tamamlanacak. Yasada, Hazine mülkiyetinde yeterli alanın bulunmadığı durumlarda, Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerden hangilerinin Çevre ve Orman Bakanlığınca, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edileceği de belirleniyor. Orman sayılan yerlerde turizme tahsis edilecek alan, ildeki ormanların binde 5'ini geçemeyecek. Yapılaşmaya esas inşaat emsal değeri yüzde 30'u aşamayacak. Turizm yatırımı için tahsis edilen orman alanının 3 katı kadar alanın ağaçlandırma bedeli ve ağaçlandırılan bu alanın 3 yıllık bakım bedeli, yatırımcı tarafından Orman Genel Müdürlüğü hesabına yatırılacak. Bu paralar ağaçlandırma ve bakım giderlerinde kullanılacak. Belirtilen bedelin yatırılmadığının tespiti durumunda yatırımcıya turizm yatırımı veya işletme belgesi verilmeyecek. Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazların yatırımcılara tahsisi, kiralanması ve bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisine ilişkin esaslar, süreler, bedeller, hakların sona ermesi ve diğer şartlar; saydamlık, güvenilirlilik, eşit muamele, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı ilkeleri doğrultusunda Kültür ve Turizm, Maliye, Çevre ve Orman bakanlıklarınca Devlet İhale Kanunu ve Orman Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın ortak tespit edilecek. Bakanlık, kendi tasarrufuna geçen taşınmazları, Türk ve yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere tahsis edebilecek. Belgeli işletmelerin uygulayacakları fiyat tarifelerinin hazırlanması ve onaylanmasına ilişkin genel ilkeler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek. Kanunla, işletmelerin en geç temmuz ayı sonuna kadar bir sonraki takvim yılında, uygulayacakları tarifelerini bakanlığa gönderme zorunluğu kalkacak. Bakanlık, belgeli yatırım ve işletmeleri, belgeye esas olan niteliklerini, bu niteliklerini koruyup korumadıklarını denetleyecek ve işletmeleri sınıflandıracak. Bakanlık, gerekli gördüğü hallerde, ilan edeceği pilot bölgelerdeki turizm işletmesi belgesi olmayan konaklama tesislerinden, verilen süre içerisinde turizm işletmesi belgeli tesis şartlarına uymasını talep edecek. Bu şartları yerine getiren konaklama tesisleri belgelendirilecek, şartları yerine getirmeyen konaklama tesislerinin faaliyetlerine son verilecek. Kanunla, turizm yatırımı veya işletme belgesinin iptaline de sınırlama getirildi. Buna göre, 1 yıl içerisinde 3. kez idari para cezasını gerektiren bir fiilden dolayı turizm yatırımı veya turizm işletmesi belgesi iptal edilemeyecek. Daha önce Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen ön izinler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilecek.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), "İl Özel İdaresi ve Belediye Gelirleri Kanun Tasarısı" ile getirilmek istenen yüzde 3 oranındaki "Konaklama Vergisi"nin, kayıtdışılığı teşvik edeceği uyarısında bulundu. TOBB'dan yapılan açıklamada, döviz açığının ve istihdam sorunun daha da büyüdüğü 2008 yılında, "Konaklama Vergisi"nin Türkiye ekonomisinin en canlı sektörüne ve dolayısıyla ülke ekonomisine doğrudan vurulan bir darbe olacağı endişesi dile getirildi. Turizm sektörünün son yıllarda Türkiye'ye dünya çapında başarı öyküsü yazdırdığı ifade edilen açıklamada, 2000'li yıllarda dünyada turizminin yılda ortalama yüzde 4 büyürken, Türkiye'de yüzde 10 büyüdüğü ve bu sayede Türkiye'nin, dünyanın ilk 10 turizm destinasyonlarından biri haline geldiği kaydedildi. Turizm sektörünün hızlı gelişmesinin, ekonomideki 2 önemli soruna da çare olduğu ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Bunlardan birincisi, bu yıl 70 milyar dolara ulaşması beklenen dış ticaret açığının dörtte birini kapatmasıdır. İkinci de istihdamdır. Turizm sektörü sayesinde doğrudan ve dolaylı olarak 40 ayrı sektörde 2,7 milyon kişiyi istihdam edilmektedir. Turizm sektörünün yılda yüzde 10 büyümeye devam etmesi halinde, her yıl 100 bin kişiye yeni istihdam olanağı sağlanacaktır. Turizmde sorun yaşanması demek, hem döviz açığı, hem de istihdam alanında sorun yaşanması demektir." Yüzde 3'lük verginin, ciro üzerinden getirilmesinin, net kar rakamına oranlandığında sektörün kurumlar vergisi yükünün yaklaşık ikiye katlanması sonucuna yol açabileceği belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "Yaklaşık 10 milyar dolarlık konaklama sektöründe bu verginin toplam yükü 300 milyon dolardır. Kaynak sıkıntısı içindeki sektörün şimdi de 300 milyon doları verebilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan söz konusu vergi uygulaması, kayıtdışını da teşvik etmek anlamına gelecektir. Türkiye ekonomisinin en önemli problemi kayıtdışılık iken, kayıtdışılığı özendirecek girişimlerden dikkatle sakınmak gerekir. Öte yandan konaklama vergisi adı altında toplanacak bu kaynağın, nasıl ve nerede kullanılacağı da açık değildir. Bu durum da ayrı bir sıkıntı yaratmaktadır."
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale'de Atatürk caddesi üzerinde bulunan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne ait alana 5 yıldızlı Hilton Otel yapılması konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, "Kosifler firması Köy Hizmetlerine ait sahildeki bu alana Hilton otleller zincirinin bir halkasını yapmak üzere çalışma başlattı. Kosifler firmasının Türkiye genelinde 37 yerde otel yaparak bunları Hilton'a teslim edeceğini öğrendik. Belediyemize bu yer ile ilgili plan tadilatı evrakları geldi. Firma yetkilileri bu bölgeye 10 bin metrekarelik bir bölüme otel yapmayı düşünüyorlar. Ayrıca ilgili firma tarafından aynı yerin yan kesimine bir vali konağı yapma düşüncesi de var. Plan tadilatı ile ilgili çalışmalar belediyemizde görüşülecek ve karara bağlanacak" dedi. Kosifler Şirketler Grubu, 1945 yılında İstanbul’ da temelleri atıldığından beri inşaat, otomotiv, turizm, sigorta, denizcilik ve bilişim teknolojisi alanlarında faaliyet gösteren dengeli yapısı, ihtiyatlı yönetim anlayışı ve mali gücü ile kendisini kanıtlamış, Türkiye’nin eski ve saygın aile şirketlerindendir. 1945-1974 yılları arasında şahıs şirketi olan Kosifler Koll. Şti., 1974 yılında şirketleşme yolunda ilk adımlarını atmaya başladı. 1970 yılından günümüze kadar inşaat sektöründe de faal olarak yer alan Kosifler Oto, 1984 yılında Borusan Otomotiv BMW bayiliğini aldıktan sonra, 1987 yılında İstanbul’un Asya yakasındaki ilk BMW satış sonrası hizmetler merkezini açtı. 1993 yılında büyük turizm yatırımlarının yer aldığı Antalya’ da, Türkiye’nin Anadolu’daki ilk modern BMW bayiliği açıldı. 1998 yılında otomotiv sektöründe Land Rover, MINI ve MG’nin İstanbul ve Antalya bayiliklerini alarak genişlemesini sürdürdü. 1998 yılının Nisan ayında, toplam 57.000m2 alanda faaliyet göstermeye başlayan Kosifler Oto satış ve satış sonrası merkezi ile Kosifler Center ticaret kompleksinin inşası Kosifler İnşaat A.Ş. tarafından başlatılmıştır. 2002 yılında tamamlanan bu kompleks 25 Mart 2002 tarihinde faaliyete geçmiştir. Kosif ailesi aynı zamanda, 1956 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk motor fabrikası olan Pancar Motor’ un da kurucu ortaklarındandır. Bu firma 50 yıldır faaliyetlerine devam etmektedir. Kosifler Şirketler Grubu, otomotiv, bilişim, inşaat, sigorta, ihracat ve denizcilik sektörlerinde faaliyetlerini sürdürmektedir.
Türkiye’nin kurtuluş mücadelesinin önemli simgelerinden olan Çanakkale’ye düzenlenen turlar, kültür turları arasında öne çıkarak 4 milyon Euro’luk büyüklüğe ulaştı. Çanakkale Şehitlik Turu’na her yıl 1 milyon kişi katılırken, Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı 18 Mart gününün tatil yapılmasının bu sayıyı daha da artıracağı belirtiliyor. 1 MİLYON KİŞİ GİDİYOR: Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, sekiz yıl önce turların başlamasına öncülük ettiklerini belirterek, "Çanakkale şehitlik turlarına gösterilen ilgi her yıl yüzde 30 artıyor. Özellikle 18 Mart haftasında şehirde boş otel bulunamıyor. Bu turların büyüklüğü 4 milyon Euro’ya ulaşmış durumda" dedi. Çanakkale’ye düzenlenen turlara katılanların yüzde 50’sinin okullar, diğerlerinin ise vatandaşlardan oluştuğunu vurgulayan Ulusoy, yıl genelinde 1 milyon kişinin ziyaret ettiği şehitliğe zafer haftasında 50 bin kişinin gittiğini kaydetti. GÜNÜBİRLİK ORANI YÜKSEK: Çanakkale turlarının bölge ekonomisine katkısına da dikkat çeken Ulusoy, bölgede herkesin kazandığını kaydetti. Ulusoy, sekiz yıl önce bin kişiyle başlayan turların geldiği noktadan memnun olduğunu da ifade ederek, Çanakkale’ye günübirlik gezilerin de çok revaçta olduğunun altını çizdi. HAFTA SONU PATLATIYOR: Jolly Tur Genel Müdürü Figen Erkan ise, Çanakkale şehitlik turlarının 18 Mart’ın hafta sonuna yakın bir tarihe denk gelmesi durumunda ciddi talep gördüğünü söyleyerek, bu yıl hafta başına gelmesinin ilgiyi biraz azalttığını vurguladı. 18 Mart’ın tatil olmasının bu turlara ilgiyi artıracağını vurgulayan Erkan, 18 Mart haftasında 4-5 gün çok yoğun ziyaretçi akını olduğunu kaydetti. Erkan, bu hafta içinde sadece günübirlik 10 bin kişinin Çanakkale’deki şehitliği ziyaret edeceğini kaydetti. Günübirlik tur 85 YTL’den başlıyor Çanakkale’ye, başta İstanbul olmak üzere yakın şehirlerden günübirlik gidilmesi tercih ediliyor. Günübirlik turların kişi başına maliyeti ise 85 YTL. Çanakkale’ye turlar düzenleyen Arnika Tur’un yöneticisi İbrahim Tanrıverdi, sabah çıkıp akşam gelinen turların çokça tercih edildiğini belirterek, "Haftasonları ilgi daha fazla. 18 Mart’ta da, Çanakkale’nin kurtuluş günü olması nedeniyle de turlar var. Mart ve nisan ayları turların en yoğun olduğu aylar. Özellikle 18 Mart’ın haftasonuna denk geldiği yıllarda çok yoğun talepler geliyor" dedi.
Bakanlar Kurulunun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren kararı ile KDV oranlarında değişikliğe gidildi. Buna göre, turizm sektöründeki KDV oranının yüzde 8'e indirilmesinin ardından, geceleme hizmetine aracılık eden seyahat acentalarının komisyonları da yüzde 18'den 8'e çekildi. Düzenlemeyle, otel, motel, pansiyon ve benzeri konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetinde 1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından müşteriye aktarılan geceleme hizmeti tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık bedellerine de, konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu oran uygulanacak. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden yararlanmayanlara verilen tüm hizmetler ile geceleme hizmetiyle beraber verilen ancak ayrıca belgelendirilen ya da geceleme hizmetine ait belgede ayrıca fiyatlandırılan hizmetler bu sıra kapsamında yer almayacak. Ancak, geceleme hizmeti kapsamında verilmesi ve geceleme bedeline dahil edilmesi mutat olan diğer hizmetler bu kapsamda değerlendirilmekle birlikte bu şekilde belirlenen geceleme bedeli içinde sunulan alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen KDV, hizmeti sunanlar tarafından indirim konusu yapılamayacak.
Yaklaşık bir yıl önce büyük bir törenle Atlasjet'in Çanakkale-İstanbul seferlerinin başlatılması, yaz sezonunda şehir turizminin canlanmasında büyük bir rol oynamıştı. Geçen yıl haftanın altı günü sefer yapan şirketin, kış aylarında yolcu sayısının düşmesi sebebiyle seferlerini dört güne düşürmesi işadamlarını harekete geçirdi. Çanakkale Genç İş Adamları Derneği (ÇAGİAD), bu konuda bir ilki başlatarak üyelerine kombine bilet almaları çağrısında bulundu. Atlasjet bilet satış acente sahipleriyle ÇAGİAD dernek binasında biraraya gelen işadamları, sefer sayısının çoğaltılması için bilgi alışverişi yaptı. Acente sahiplerinin istekleri yönünde kombine bilet alımı için düğmeye basan dernek yöneticileri, üyelerinin toplu bilet almasını sağladı. Çanakkale'nin kazanımlarını korumak için her şeyi devletten beklememek gerektiğini belirten ÇAGİAD Başkanı Aydın Fırat, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde işadamları dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi sayesinde uçak seferlerinin başlatıldığını, devam etmesi için yine aynı birlikteliğin sağlanması gerektiğini söyledi. Fırat, "Toplu bilet alımı için üyelerimizi bilgilendirdik. Bir hafta sonra tam rakam ortaya çıkacak. Tahminimizce yaklaşık 600 bilet alınacak ama daha fazla da olabilir. Bu uygulamayı diğer dernek ve sivil toplum kuruluşları da aralarında başlatırsa, uçuşların bir yıllık yolcusu garantilenmiş olur." dedi. Toplantıya katılan Atlasjet bilet satış acentesi yöneticileri ise işadamlarının bu uygulamasının bir ilk olduğunu, ÇAGİAD'ın Çanakkale ve Çanakkalelilerin menfaati için kurulmuş bir dernek olduğunu kanıtladığını söyledi. Bu konuda kendilerinin de çalışma yaptığını, bundan sonrası için daha fazla firmaya giderek toplu bilet için ikna edeceklerini kaydeden acenteler, ÇAGİAD gibi büyük bir işadamı derneğinin arkalarında olduğunu bilmelerinin kendilerini sevindirdiğini belirtti.
2008'İN TURİZM TRENDLERİ Turizm sektöründe faaliyet gösteren dünya genelindeki bazı şirketlerin araştırmaları ve geleceğe yönelik projeksiyon çalışmaları, 2008'in turizm trendleri arasında Türkiye'nin yanı sıra, Çin, Tunus, Japonya, Libya, Vietnam, Suriye ve Kenya'nın "turizmde moda ülke" olacaklarını ortaya çıkardı. Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), gezi rehberleri yayınlayan dünyaca ünlü Lonely Planet, Amerikan Tur Operatörleri Birliği (USTOA) ile Amerikan Seyahat Acenteleri Birliği (TIA), Dünya Turizm Örgütü (WTO) ve Almanya ile ABD'de yayınlanan önemli turizm endüstrisi yayınlarında yaptığı taramayla, 2008'in başlıca 12 turizm trendini belirledi. TUYED'in araştırmasına göre, 2008'in 12 turizm trendi şöyle:
TURİZİMCİLER DÜŞÜK KUR'DAN DERTLİ Bir önceki yıla oranla daha fazla sayıda turist konaklatan Çanakkaleli turizmciler düşük kur politikası yüzünden 2007 yılında zarar etti. Çanakkale Turistik Otel İşletmecileri Derneği Başkanı Ali Akol, 2008 yılında zararı azaltma amacıyla yeni yıl tarifelerini Euro verdiklerini söyledi. Akol, zararda kültür turizminin revaçtan kalkmasının da büyük etkisi olduğunu kaydetti. ÇATOD Başkanı Akol, turizmcinin bekleneni bulamaması yüzünden yeni yatırım da yapamaz noktaya geldiğini belirtirken 2008 yılı beklentileri arasında önemli sayıda istihdam yaratan turizm iş kolundaki sıkıntıların kalkmasını umduklarını ifade etti. Çanakkale’deki turistik işletmelerin bu yıl arzuladıkları kar marjına ulaşamadıkları bildirildi. Çanakkale Turistik Otel İşletmecileri Derneği Başkanı Ali Akol, 2007’de kente gelen turist sayısının bir önceki yıla oranla daha fazla olduğunu ancak düşük kur politikası yüzünden sayısal üstünlüğe rağmen bunun bilançolara zarar olarak yansıdığını söyledi. Akol, doların yerinde saydığını belirterek şunları söyledi “ T.L bizim acentelere teklif ettiğimiz dolardan daha değerli para birimiydi. Yıllardır sektör dolar üzerinden fiyat bildirdiğinden biz de bu geleneği bu yıl bozmayarak devam ettirdik ancak konaklamada sayısal artışa rağmen zarar ettik. Birçok arkadaşım da bunu sesli olarak ifade ediyor. Bilançolara zararın yansımasında iki neden var. Birincisi düşük kur, ikincisi ise kültür turizminin artık dünyada azalması. Kültür turizmi eskisi gibi revaçta değil. Bu bağlamda dünyadaki gelişmelerden ülke turizmi ve dolayısıyla Çanakkale’deki işletmeler olarak bizler de etkilendik. Zararı azaltma ve tedbir amacıyla 2008 yılı fiyatlarımızı Euro üzerinden veriyoruz. Hiç değilse zararı biraz da olsa telafi edeceğimizi düşünüyorum. “ÇATOD Başkanı Akol, turizmcinin bekleneni bulamaması yüzünden yeni yatırım da yapamaz noktaya geldiğini belirtirken 2008 yılı beklentileri arasında önemli sayıda istihdam yaratan turizm iş kolundaki sıkıntıların kalkmasını umduklarını ifade etti.
AKP hükümeti yat turizmini teşvik etmek için bir dizi vergi düzenlemesine gidiyor. Yelkenli ve spor amaçlı yatlara vergi muafiyeti, motorlu yatlara da sigorta poliçesi üzerinden vergi geliyor. AKP’nin "turizm stratejisi"nden "yat devrimi" çıktı. Yelkenli ve spor amaçlı yatlara vergi muafiyeti, motorlu yatlara da sigorta poliçesi üzerinden vergi geliyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın AKP milletvekillerine gönderdiği "Türkiye Turizm Stratejisi 2023/Eylem Planı 2007-2013" kitapçığında, "deniz turizmi"ni geliştirmeye yönelik şu hedefler konuldu: Gümrük Muhafaza, Pasaport Polisi, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Liman Başkanlığı’nın yürüttüğü yabancı yatlara liman giriş izni işlemlerini tek otorite yürütülecek. Yat sektöründen tahsil edilen gelirler sektörün altyapısını geliştirmek ve fuarlarda kullanılmak üzere sektöre aktarılacak. Yat Turizmi Yönetmeliği, Deniz Turizmi Yönetmeliği olarak adlandırılarak, sektörün tüm bileşenlerini (kruvaziyer gemiler, su sporları, günübirlik yatlar ve dalış turizmi vb) kapsayacak ve günün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenecek. Yat kuluplerinin gelişmesi teşvik edilerek devre mülk yat sisteminin (çok sahipli yatlar) kurulmasına olanak sağlanacak. Denizde hareket kabiliyetleri ağırlıklı olarak yelkene bağlı ve spor amaçlı yatların vergiden muaf tutulması, motorlo yatlardan ise sigorta poliçelerindeki değer üzerinden vergi alınması yönünde düzenlemelere gidilecek. Deniz turizmi potansiyelinin yüksek olduğu yörelerde deniz turizminin gelişimini olumsuz yönde etkileyen koruma statüleri yeniden gözden geçirilecek. Bankaların, geleneksel tersanelerin sipariş sırasında peşin ödenen meblağ için teminat vermelerine yönelik düzenlemeler yapılacak. Turizm meslek liseleri ve yüksek okullarında deniz turizmine yönelik dersler konulacak, öğrencilere yat limanları ve yat işletme şirketlerinde staj olanğı sağlanacak, staj ve eğitim alanlara da gemi adamı belgesi verilmesi sağlanacak. Balıkçı barınaklarının yatlara hizmet verebilmesi için yasal ve idari önlemler alınacak. Akdeniz’deki yat ve kruvaziyer turizminden daha yüksek pay alınması için tanıtım yapılacak. Deniz turizmi ile ilgili yatırımların daha çekici hale getirilmesi sağlanacak. Barınaklar yat limanı oluyor YAT turizmini geliştirmek amacıyla 2009’da başlayıp, 2 yıl içinde tamamlanacak bir projeyle Enez, Şarköy, Avşa, İğneada, Kıyıköy, Kilyos, Şile, Akçakoca, Amasra, Cide, İnebolu, Sinop, GGerçe, Yakakent, Samsun, Yalıköy, Fatsa, Efirli, Giresun, Görele, Trabzon, Af, Rize, Fındıklı, Hopa, Ahlat ve Van gölündeki 27 balıkçı barınağı yat limanı haline getirilecek. Samandağ, Anamur, Dalaman, Ören, Datça, Geyikli, Bozcaada, Gökçeada ve Saros Körfezinde yat limanı inşa edilecek. Bu çalışmalar 2009’da başlayıp iki yıl içinde bitirilecek. Bu yıl başlatılan bir projeyle Samandağı, Antalya, Kuşadası, Çeşme, Çanakkale, İstanbul Galata, İstanbul Haydarpaşa, İstanbul Ataköy, İstanbul Zeytinburnu, Samsun ve Trabzon’da kruvaziyer limanlar oluşturulacak.
Güney Kore İstanbul Başkonsolosu Baek Seong-Taek, Çanakkale Valiliği'ni ziyaret etti. Vali Orhan Kırlı'yla makamında Ticaret Merkezi Genel Müdürü ve Ticari Ataşe Eun Woo Park ile birlikte görüşen Seong-Taek, Asya ile Avrupa arasında önemli bir geçiş güzergahı olan Çanakkale'de sanayi ve turizm alanlarında yatırımlar yapmak istediklerini söyledi. Türkiye ile Kore ilişkilerinin başlamasının 50. yılı olan 2007'nin başında Güney Kore İstanbul Başkonsolosluğu'nun açıldığını kaydeden Seong-Taek, "Bu süre zarfında Türkiye'de ilk başkonsolos ben oldum. Özellikle Truva'dan dolayı Çanakkale'ye büyük bir ilgi duyuyoruz. Gerek sanayi gerekse turizm alanlarında bu yörede yatırımlar yapmak istiyoruz.'' dedi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin her geçen gün artığını kaydeden Ticari Ataşe Park ise Türkiye'deki çeşitli illerde yatırım için yer aradıklarını, Çanakkale'nin de bunlar arasında olduğunu belirtti. Ülkeler arasındaki ticaretin 4 milyar doları aştığını hatırlatan Park, ''Samsung ve Hyundai gibi büyükleri başta olmak üzere Türkiye'de yaklaşık 40 firmamız faaliyet gösteriyor. İstanbul, Tekirdağ, Çorlu ve İzmir gibi illerde yeni yatırımlar yapmak için araştırmalarımız devam ediyor. Çanakkale'yi de yatırım yapacağımız iller arasına alacağız. Bunun için ön görüşme yapıyoruz.'' şeklinde konuştu.
Yerel Gündem 21 Kent Eylem Planı kapsamında yapılan “Çanakkale Turizm Plan Taslağı” toplantısına ilgi yoktu. ÇTSO’da düzenlenen toplantıda katılımcılar için ayrılan koltuklar boş kalırken, bugüne kadar kent turizmini geliştirme adına laf üretenlerin turizm plan taslağının oluşumunda ellerini taşın altına sokmadıkları dikkat çekti. Çanakkale kent merkezinin Turizm Eylem Planı Taslağı’nın
hazırlanması amacıyla, katılımcı yöntemle düzenlenen toplantının ilkine turizmle
ilgili aktörler ilgi göstermedi. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nda
düzenlenen toplantıya davet edilen 41 kurumdan sadece 15’i katılırken, kent
turizmiyle doğrudan ilintili olan kurumların katılmaması olumsuzluk ve şaşkınlık
yarattı. YAT LİMANINA YÜZER İSKELE Yat limanının kapasitesinin arttırılması amacıyla aynı bölgeye 120 metre uzunluğunda yüzer iskele yapılıyor. Çanakkale Belediyesi yetkilileri, 120 metre boyunda olacak yüzer iskele ile ilgili çalışmalara başlandığını belirterek, "Şu anki kapasitesi 60 olan yat limanın bu kapasitesini arttırmak amacıyla böyle bir çalışma başlattık. Yeni yapılacak bölüm 70 yat kapasiteli olacak. Burası tamamlandığında ise yat limanının kapasitesi 130'a ulaşacak. 236 milyar liraya mal olacak bu çalışma Temmuz ayı sonunda tamamlanacak. Duba üstüne çelik konstriksüyonlarla yapılacak yüzer iskele ahşap kaplama olarak yapılacak. Aynı yerde elektrik, su, telefon ve internet bağlantısı bulunacak. Bu çalışmayla birlikte Çanakkale yat limanını uluslararası yat güzergahına almayı planlıyoruz. Bu bir başlangıç. Yapılacak çalışma ile yat limanı daha güzel bir görünüme kavuşacak" dediler.
Gelibolu Belediyesi ile Avrasya Dostluk, Kültür, Sanat ve Turizm Kurumu tarafından "Gelibolu'nun Türkiye, Avrasya, Dünya Kültür ve Turizmindeki Yeri, Önemi" konulu uluslararası sempozyum düzenlendi. Avrasya kurumunun 10. kuruluş yıl dönümü olması nedeniyle, Gelibolu Belediye Meclis salonunda düzenlenen sempozyumda konuşan Avrasya Kurumu Genel Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin Güney, "Bugün ecdat yadigarı, şehitler diyarı ve dünyanın sayılı güzel bölgelerinden biri olan Gelibolu'da bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu mutluluğumuz tarihin derinliklerinden gelen manevi değerler ile daha da pekişmiştir ve geldiğimiz andan, günden beri büyük bir heyecana dönüşmüştür. Avrasya Kurumu 1996 yılında Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile kurulmuştur. 1996'dan beri genel başkanlığını yürütüyorum. Avrasya Kurumunun kuruluş amacı, Türkiye ile özellikle Avrasya ülkeleri arasında Türk Cumhuriyetleri ve Balkan ülkeleri Asya, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan uluslararasındaki dostluk, kültür, sanat ve turizm ilişkilerini geliştirme ve en üst düzeye çıkarmaktır'' dedi. Belediye Başkanı Cihat Bingöl ise "Avrasya kurumu tarafından bu sempozyumu hoşgörü, barış ve uzlaşmanın sembolü olan Mevlana Hazretleri'nin 800. doğum yılına ve Anafartalar kahramanı Atatürk'e adanması ayrı bir anlam kazanmıştır. Bu sempozyuma katılan tüm değerli katılımcılar Gelibolu'nun tarihine ve bugününe ışık tutacaktır" diye konuştu. Gelibolu Kaymakamı Adnan Çakıroğlu da, "Dünyanın incisi, medeniyetin beşiği sayılan yedi asra yakın bir zaman içerisinde öncelikle dev bir imparatorluk ve ardından neredeyse yoktan var edilen bağımsız bir cumhuriyet ile Türk mührü vurulan hukuksal topraklarda bu sempozyumun düzenlenmesinden ayrı bir gurur duyuyoruz" dedi. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ise "Adı tarihe mal olan Gelibolu'da Osmanlı dönemine ait pek çok tarihi eser mevcuttur. İlk tersane Gelibolu'da kurulmuş olup, dünyanın en büyük Mevlevihanesi ilçemizde bulunmaktadır. İlçemiz tarihi ve turizm yönünden sahip olduğu potansiyel nedeni ile iç ve dış turizm açısından hareketli bir yöremiz olduğu kadar, tarım ve balıkçılık sektörlerinin de ekonomideki yeri büyüktür. Özellikle tahıl üretimi önemli olup, konserve, su ürünleri işleyen tesisler ile gemi yapım tersanesi faaliyetini sürdüren önemli sanayi tesisleridir. Bu kapsamda bugün burada Avrasya kurumu, vektör uluslararası ilim merkezi başkanlığı, Bakü Asya üniversitesi rektörlüğü ve Gelibolu belediye başkanlığı koordinesi ile miras kentimiz Gelibolu'da düzenlenen bu sempozyumun amaçlarımız doğrultusunda son derece yararlı olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu. ŞEHİTLİKLERE ZİYARETÇİ AKINI
Ziyaretçiler tarafından en büyük ilgiyi ise Uzun Devreli Gelişim Planı kapsamında restore edilen ve Fatih Sultan Mehmet'in 1452 yılında Boğazları kontrol için yaptırdığı Namazgah Tabyaları gördü. 18 Mart kutlamalarında Seyit Onbaşı'nın 267 kilogram ağırlığındaki mermiyi kaldırması ve düşman gemisi Ocean'ı batırmasının canlandırıldığı yer olan tabyalarda ziyaretçiler bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Önceleri otopark yapılan ve gelen tepkiler sonrası tekrar şehitlik haline dönüştürülen Şehitler Abidesi ile sembolik şehit mezarlığını ziyaret ettiler. Burada 61 bin şehidin isminin yazıldığı mezar taşlarını inceleyen ziyaretçiler, kendi yakınlarının isimlerini bulmaya çalıştı. Öte yandan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki tarihî savaş alanları ile şehitlikleri ziyaret etmek için Türkiye'nin dört bir yanından Çanakkale'ye gelen ziyaretçiler, Çimenlik Kalesi'ndeki açık hava müzesine de yoğun ilgi gösteriyor. Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın koordinatörlüğünde, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin sorumluluğunda, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un ise uygulayıcı bakan olarak görev aldığı 50 milyon dolar bütçeli Uzun Devreli Gelişme Planı'ndaki (UDGP) projelerle Gelibolu Yarımadası bir ''cazibe merkezi'' haline getirildi. Türkiye'nin çeşitli illerinden, gerek kendi imkanları, gerekse tur operatörlerinin düzenlediği gezilerle kente gelen binlerce yerli ziyaretçi, Gelibolu Yarımadası'nın yanı sıra kent merkezindeki tarihî mekânlara da ilgi gösteriyor. Fatih Sultan Mehmet'in 1462 yılında Çanakkale Boğazı'nın kontrolünü sağlamak için inşa ettirdiği Çimenlik Kalesi, Çanakkale Savaşları'nın kazanılmasında önemli rol oynayan Nusret Mayın Gemisi'nin maketi, düşman savunması için kullanılan İngiliz, Fransız ve Alman yapımı çeşitli büyüklüklerde toplar, mayınlar, torpidolar ile uçaksavar topları ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Rehberler eşliğinde gezilerini sürdüren pek çok ziyaretçi, Çanakkale Savaşları malzemelerinin yer aldığı müzeyi görmek için kale önünde uzun kuyruklar oluşturuyor.
Kuşadası ve çevresindeki otellerde kalan 3 bine yakın Yeni Zelandalı ve Avustralyalı için Zeus Turizm tarafından Kuşadası ile Selçuk arasındaki Pamucak Sahili'nde 1. Anzak Partisi düzenlendi. Pamucak Sahili'ni dolduran binlerce Anzak torunu, rock gurubu Grup 42'nin (Repertuar Dogs) söylediği şarkılar eşliğinde coşarken, plajda ateş yakıp, içki içti ve çılgınca eğlendi. 1. Anzak Şenliği için Kuşadası ile Selçuk ilçeleri arasındaki Pamucak Sahili özel olarak düzenlendi. Plajı Türkiye, Yeni Zelanda ve Avustralya bayrakları süslerken, özel çadırlar ve yer minderleri hazırlandı, binlerce davetliye nargile ikram edildi. 1. Anzak Şenliği'ni organize eden Zeus Turizm'in sorumlusu , bu organizasyon için aylardır çalıştıklarını belirterek, geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Akşam saatlerinde plajda başlayan partinin sabaha kadar sürdüğünü belirten Yavaş, "Anzak çıkarmasının yıldönümünde 10 bine yakın Anzak Türkiye'ye geldi. Gelen Anzakların 3 bini düzenlediğimiz bu şenliğe katılıyor. Önümüzdeki yıllarda hedefimiz atalarını anmak için Türkiye'ye gelen tüm Yeni Zelandalı ve Avustralyalıları burada biraraya getirmek" dedi. ÇANAKKALE'DE TURİZM VİZYONU
Düzenlenen toplantının açış konuşmasını yapan ÇASİAD Meclis Başkanı, Türkiye'ye gelen turistlerin yüzde 33'ünün Antalya'ya, yüzde 23'ünün İstanbul'a, yüzde 19'unun da Muğla, İzmir ve Aydın illerine, geri kalan kısmın da ülkemizin diğer kentlerine gittiğini belirterek, "Maalesef Çanakkale turizmden isteği payı alamamaktadır. Turizmcilerimiz KDV oranlarının, ÖTV'nin, istihdamda vergilerin yüksekliğinden sıkıntı yaşıyorlar. Ayrıca turizmde haksız ve bilinçsiz bir rekabet söz konusu.Tanıtım noksanlığı nedeniyle de maalesef turizmden istenilen pay alınamıyor. Bu panelde de Çanakkale'nin turizmde yaşadığı sıkıntılar ve bunların çözüm yollarını ele alacağız" dedi. Meclis toplantısını yöneten ÇASİAD Bakanı Hakan Vural, amaçlarının Çanakkale'de turizm sektörünün sinerjisini sağlamak olduğunu belirterek, "'Turizm sayesinde Çanakkale ekonomisi nasıl daha iyi yerlere gelebilir?' bunu tartışmamız lazım. Çanakkale'ye gelmeyen turistleri buraya nasıl getiririz? Havaalanından, Kepez limanından, nasıl fazla turist gelebilir bunları düşünmemiz lazım. Ayrıca il sınırımıza giren yerli ve yabancı turistlerden hediyelik eşya satıcılarımız, peynircimiz, helvacımız ve diğer esnaflarımız nasıl kazanç elde edebilir bunlara bakmamız lazım. 18 Mart törenleri sırasında Çevre ve Orman Bakanımız ilimize gelen turist sayısının 3 milyon 500 bin olduğunu söylemiş ve 2010 yılında ise bu rakamın 5 milyona ulaşacağını belirtmişti. Biz bu turist sayısından ekonomik açıdan Çanakkale olarak nasıl faydalanabiliriz, bunları ele almamız lazım" ifadelerini kullandı. "TURİZM SADECE DIŞARIDAN TUR DÜZENLEYEN OPERATÖRLERİN ELİNE BIRAKILMAMALI" Toplantıda ilk söz alan Çanakkale Belediye başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale'nin ilin özellikle kültür turizmine yönelik bir yerinin olduğunu belirterek, "Öncelikle dünyanın tanıdığı bir Troya bölgesi var. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının yanı sına Troya Milli Parkı ile sınırında yeralan bir de Kazdağı Milli Parkı'na sahip olan Çanakkale, dünyada böyle bir coğrafyaya sahip olmayan enden kentlerden birisi. Bütün bu kültürel varlıklarımız da bu yöreyi cazip hale getiriyor. Biz elimizdeki bu olanaklara, varlıklara rağmen Çanakkale'nin turizmden yeterli payı alamadığını görüyoruz. Bunun başlıca etkisi ulaşım. Bu konuda el ele verip havayolu ulaşımını sağladık. Karayolu konusunda ise yeterli değiliz. Bunun dışında yapmamız gerekenler var. Kentle ilgili çaba içerisine girmemiz lazım. Aynalı çarşıyı tamamlama aşamasındayız. Binalarda cephe iyileştirme çalışması yapıyoruz. Kentin kültürel değerlerini ortaya koyuyoruz. Kent müzesi yapılmasına devam ediyoruz. Kordonu yenilemeye çalışıyoruz. Yat limanının kapasitesini arttırıyoruz. Bu yazın da yat limanının kapasitesini arttıracağız. Turizmde tanıtım çok önemli. Bunu ilin hatırlatılması anlamında söylüyorum. Sadece dışarıdan tur düzenleyen operatörlerin eline bırakılmamalı. Bizlerin de burada çaba göstermesi lazım. Gelen turistleri burada nasıl barındırabiliriz? Bunların planlanması lazım. Anzak günlerine gelen Avustralya ve Yeni Zelandalılar daha önce burada konaklıyorlardı. Şimdi. İstanbul da konaklıyorlar. Çanakkale'de ise günübirlik kalıyorlar. Bizler bir başkasının ortaya çıkardığı müşteriden medet ummayacağız. Kendi üzerimize düşenleri birlik ve beraberlik içinde yapacağız" açıklamasında bulundu. "GELİBOLU YARIMADASINDA PLANLI ZİYARET ŞART" Çanakkale Rehberler Derneği (ÇARED) Başkanı Sevil Demir ise Çanakkale'ye gelen yerli turist sayısının yabancı turiste göre çok fazla olduğunu belirterek, "Yabancılar ise yurtdışı bağlantılı geliyorlar. Önce İstanbul'a gelip, oradan Çanakkale'ye geliyorlar ve ilimizde fazla konaklamadan gidiyorlar. İlimizde konaklayan yabancı sayısı her geçen yıl azalıyor. Yabancılarda direk olarak rehberi ile birlikte ilimize geldikleri için bizler sıkıntı yaşıyoruz. Bizim en büyük sıkıntımız Eylül ile Kasım aylarına kadar neler yapabiliriz bunu düşünmemiz lazım" dedi. Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Ahmet Kaşıkçı ise Çanakkale'nin turizm vizyonunun belli olmasına rağmen tanıtım eksikliğinin olduğunu belirterek, özellikle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkına yapılan ziyaretlerde günde 300-400 otobüsün aynı anda bölgeye geldiğini, bunun da bölgede sıkıntıya sebep olduğunu ifade ederek, "Bu bölgede iyi bir planlamanın yapılması şart" dedi. "GELİBOLU YARIMADASI'NI YILDA 3 MİLYON KİŞİNİN GEZMESİ MÜMKÜN DEĞİL" Turizm acente yetkilisi olarak söz alan Hanifi Araz ise Çanakkale'nin turizminden yeterli payı alamadığını söyleyerek, "Burada gerçekten bilimsel tespitler yapmamız lazım. Çanakkale turizmden istediği payı maalesef alamıyor. Ama yetkili Bakanımız Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını yılda 3 milyon kişinin gezdiğini söylüyor. Demek ki burada bir yanlışlık var. İlk önce gerçek istatistikleri yapmamız lazım. Çanakkale'ye gerçekten kaç kişi geliyor bunun gerçek olarak belirlenmesi lazım. Bi hesaba göre günde 8 bin 119 kişi gelmiş olması lazım. Böyle bir şey mümkün değil. Bunu düzeltmemiz lazım. Mutlaka Gelibolu Yarımadasında rezervasyon sitemine geçilmesi lazım. Maalesef Çanakkale ili Teşviklerden hiç yararlanamadı. Mutla Çanakkale Bozcaada ve Gökçeada örneğinde olduğu gibi teşvik kapsamına alınmalıdır" yorumunda bulundu. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürü İsmail İşeri ise müzelere gelen ziyaretçilerin istatistiki bilgilerin bulunduğunu kaydederek, bölgede araçları ile gezen kişilerin sayılmasının mümkün olmadığını söyledi. İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Özcan Alaaslan ise yaptığı konuşmada 2006 yılında ilimize gelerek Troia antik kentini ziyaret eden turist sayısında bir önceki yıla göre azalma olduğunu ifade etti. "GÜZELYALI'DA TURİZM GELİŞTİRİLMELİ" Çanakkale Tiriztik Otelciler dernek başkanı (ÇATOD) Ali Akol, Çanakkale'de otelcilerin mutlu olmadığını bildirerek, "Otelciler olarak Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat ayları bizim için çok sıkıntılı oluyor. Bizim dernek olarak yaptığımız tespitlerimiz var. Çanakkale'de 4 ayrı dalda turizm çeşitlendirmesi var. Birincisi Troya ören yeri, ikincisi Anzak turizmi, üçüncüsü Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkız ve dördüncüsü de Güzelyalı bölgesi. Özellikle Güzelyalı'da emekli büyüklerimizin dededen kalma yazlıkları var. Bu bölge gelişemiyor. Bu bölgenin turizm açısından gelişmenden yanayız. Çanakkale'de ayrıca plaj sorunu var. Buradaki plaj doğal olarak bildiğimizi belediye plajı değil. İlimizde Beac adı verilen turistlerin ilgi göstereceği yerlerin olması lazım. Troya müzesi projesinin en kısa sürede hayata geçirilmesi şart. Korfman kütüphanesinin de iyi tanıtımının yapılması gerekiyor İlimizin turizmi ile ilgili bir detaylı web sitesinin yapılıp tanıtımının buradan en iyi şekilde yapılması da ayrıca gerekiyor" dedi. "TURİZMDE KALİTENİN ARTMASI İÇİN İŞLETMELERİN ALTYAPILARINI STANDARTIN ÜSTÜNE ÇIKARMALARI ŞART" Çanakkale Ticaret Borsası başkanı Kaya Üzen ile yaptığı konuşmada Çanakkale olarak ilin ziyaretçi sayısı bakımından probleminin olmadığını belirterek," Zaten Çanakkale'ye yeterince ziyaretçi geliyor. İş dünyası olarak bu kişilere burada ne kadar harcama yaptırtabiliyoruz buna bakmamız lazım. Buna yapamadığımız bir gerçek. Burada sorunu kendimizde aramamız lazım. İşletmeler mutlaka altyapısını gözden geçirip kendilerini standartların üst seviyelerine getirmeleri gerekir. Özellikle hediyelik eşya vb. sektörler biraz daha bu seviyeye gelmeli. Bunlar olursa turizmde kalite artacak" şeklinde konuştu. ÇASİAD üyesi Hüseyin Orkun, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkına gelen ziyaretçi sayısının her geçen yıl arttığını belirerek, "Milli Eğitim Bakanlığı özellikle her yıl yarımadaya geziler düzenliyor. Geçen yıl 8 bin öğrenci ilimize geldi. Buraya gelen öğrencilerin taşıma işini ihalesi sırasında ihale maddesinin sonuna bölgeye gezen ziyaretçi öğrencilerin bir gece burada konaklamaları ile ilgili bir madde konulabilir. Böylece ilimizdeki otellerin konaklara sorunlarını ortadan kalkmış olur" dedi. "TURİZM UZUN SOLUKLU MESAFE VE ZAMAN İSTER" AK Parti Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere, Çanakkale'nin kültür ve tarih kenti olduğunu vurgulayarak,"Yıllardır Çanakkale turizmi Troya'ya bağlı olarak turizmi yönlendirmiş. Yatırımcılarda yatırımların buna göre yapmışlar. Şimdi ise Troya'nın yanında Gelibolu Yarımadasında turizm gelişiyor. 40 yıldır ihmale uğrayan programı biz siyasi irade ile yaparak Gelibolu Yarımadasını hayata geçirdik. Bizlerde Milli Eğitim Bakanlığının bu bölgeye yaptığı öğrenci gezilerinde öğrencilerin bir gece burada konaklamalarından yanayız. Turizm uzun soluklu mesafe ve zaman ister. Uzun sürede bu sorunlar aşılır ve Çanakkale turizmden gerçekten istediği payı alır. Bu konuda bizler elimizden gelen çabayı göstermeye hazırız" açıklamasında bulundu. "TURİZMDE PLANLAMA YAPMADAN BAŞARI SAĞLANAMAZ" CHP Çanakkale Milletvekili İsmail Özay ise yaptığı konuşmada Devletin turizmin bir yere oturtamadığını iddia ederek, "Turizm kültürle mi, çevre ile mi bağlantılı belli değil. Turizm bence Türkiye'nin tek başına ele alınması gereken bir unsurudur. Turizmde planlama yapmadan başarı sağlanamaz. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli parkında baçı planlamalar var. Bu konu yasada da var.Burada yaşamların sürdüren vatandaşlarımızın bazı konularda desteklenmesi lazım. Örneğin hediyelik eşya satacak kişilerin bu bölgede olan kişilerden olması bu bölgedeki insanları korumak açısından önemli" dedi. "ÇANAKKALE'NİN MASTER PLANININ YAPILMASI ŞART" AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, Çanakkale'nin turizm potansiyelinin çok büyük olduğunu belirterek, "Çanakkale turizmde önemli bir yere sahip olmasına rağmen neden istediği payı alamıyor? Bunun iki sebebi var. Bunlardan birincisi dış sebepler. Türkiye'ye yılda 24 milyon turist geliyor. Bunun yüzde 70'i ise deniz, kum ve güneş için geliyor. Bizim talip olduğumuz turizm ise kültür, tarih ve kültür turizmi. İşte bunun birinci sebebi bu. İkinci sebebi ise iç etkenler.Çanakkale'nin bir Master planı yok. En azından bir yol haritası ve bunun altında konsensüs sağlanacağı yolun olması lazım. Bu olmadığı için de sorun yaşanıyor" ifadelerini kullandı. VALİ KIRLI’YA TURİZMCİLERDEN PLAKET
TUREB Yönetim Kurulu Üyesi ve ÇARED Başkanı Sevil Demir,
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı’ya 21 Şubat Dünya Rehberler günü dolayısıyla TUREB
adına Çanakkale turizminin gelişimine sağladığı katkı dolayısıyla “Teşekkür
Belgesi” ve ÇARED adına da, Çanakkale’ye gelen misafirlere ilin kültürünün en
iyi şekilde tanıtılmasında gösterdiği çabalar dolayısıyla “Plaket” takdim etti.
TURİZİMCİLERE FUARDA BÜYÜK İLGİ
Açılışını Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un yaptığı Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm Fuarı'na (EMİTT) katılan Çanakkaleli turizmciler İstanbul'da büyük ilgi gördü. Beylikdüzü'nde bulunan TÜYAP Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı'na (EMİTT) Çanakkale'den katılan turizmcilerin standları takdir topladı. Çanakkale'den Gelibolu ve Küçükkuyu belediyelerinin yanı sıra Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği'nin de (ÇATOD) stand açarak katıldığı fuarda 10 salonda 55 ülkeden 2 bin 250 firmanın tanıtım yaptığı açıklandı. Fuara Çanakkale'den katılan Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy ve Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl, Çanakkale'yi ve ilçelerini en iyi şekilde EMİTT turizm fuarında tanıtmak için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyledi. Öte yandan Çanakkale Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği (ÇATOD) de fuarda ayrı bir stand açarak ilin tanıtımını yaptı. ÇATOD Başkanı Ali Akol, Çanakkale'yi uluslararası fuarda en iyi şekilde tanıtmak için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirterek, bu tür fuarlara katılmaya devam edeceklerini söyledi. ÇANAKKALE TURİZMİNİ AVRUPA BASINI BALTALIYOR
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün verilerine göre, 2005 yılında Çanakkale'deki ören yeri ve müzeleri yaklaşık 700 bin yabancı turist ziyaret ederken bu sayının geçen yıl 400 binin altında olması, kültür turizmine Avrupa baltası vurulduğu iddialarını gündeme getirdi. Turist sayısının yarı yarıya düşmesinde, başta Avrupa ülkelerinde Türkiye'nin olumsuz lanse edilmesinin payının büyük olduğunu söyleyen Çanakkale Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği Başkanı Ali Akol, turizmin keyif için yapıldığını, terör, deprem ve AB tartışmalarının Türkiye'yi istenmeyen ülke konumuna soktuğunu kaydedetti. Akol, "Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin bize bakışı iyi değil. Eskiden ciddi sayıda Alman turist gelirdi. İngiliz turistler de ülkelerinde Türkiye aleyhindeki olumsuz haberlerden etkilenerek gelmiyor." dedi. Bunca olumsuzluğa rağmen sevindirici bir haber de veren yetkililer, Gelibolu Milli Parkı'na geçen yıl yaklaşık 2 milyon ziyaretçinin geldiğini hatırlattı. TERMAL OLAN YERLER TURİZM ALANI İLAN EDİLDİ
Buna göre, Ankara Haymana Termal Turizm Merkezi, Aydın Tralleis Turizm Merkezi, Aydın Buharkent/Denizli-Sarayköy Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Gönen-Ekşidere Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Bigadiç-Hisarköy Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Manyas-Kızık Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Susurluk Kepekler Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Sındırgı Hisaralan Termal Turizm Merkezi, Mustafa Kemalpaşa Tümbüldek Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Çan-Etili-Tepeköy Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Yenice-Hıdırlar Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Ayvacık-Tuzla Termal Turizm Merkezi, Denizli Çardak-Beylerli/Burdur Akgöl Termal Turizm Merkezi, Denizli Buldan-Tripolis Termal Turizm Merkezi, Denizli Akköy-Gölemezli Termal Turizm Merkezi, Konya Ilgın Termal Turizm Merkezi, Kütahya Tavşanlı-Göbel Termal Turizm Merkezi, Kütahya Hisarcık Esire Termal Turiz Merkezi, Manisa-Demirci-Hisar Termal Turizm Merkezi, Manisa-Kula-Emir Termal Turizm Merkezi, Manisa Turgutlu-Urganlı Termal Turizm Merkezi, Sakarya Akyazı-Kuzuluk Termal Turizm Merkezi, Yalova Armutlu Termal Turizm Merkezi oldu. Bakanlar Kurulu kararıyla Afyon Karahisar Heybeli Termal Turizm Merkezi, Afyonkarahisar İhsaniye-Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi, Afyonkarahisar Sandıklı-Hüdai Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Ezine-Kestanbol Termal Turizm Merkezi, Eskişehir Mihailgazi-Sakarılıca Termal Turizm Merkezi, Kütahya Simav-Eynal-Çitgöl-Naşa Termal Turizm Merkezi, Kütahya Gediz Ilıcası Termal Turizm Merkezi, Yalova Termal Turizm Merkezi'nin sınırları değiştirildi. İzmir Dikili Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ile İzmir-Bergama-Allanoi-Manisa Soma Menteşe Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişimi Bölgesi kültür, turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak ilan edildi. UÇAK SEFERLERİNE RAĞBET ARTIYOR 7 yıl aradan sonra 4 Aralık'ta başlayan tarifeli uçak seferlerinde doluluk oranının yüzde 75'ler seviyesine ulaştığı açıklandı. Atlas Jet Acenteler ve Satış Geliştirme Müdürü Murat Ulaşmış, firma olarak 4 Aralık Pazartesi gününden itibaren İstanbul'dan Çanakkale'ye tarifeli uçak seferlerinin başladığını belirterek, "Seferlerin yeni başlaması sebebiyle vatandaşlarımız uçağa yeni yeni alışıyor. Yaptığımız istatistiki bilgilerde Çanakkale-İstanbul arasında sefer yapan uçağımızdaki doluluk oranının yüzde 75 ile 80'ler seviyesine ulaştığını gördük. Bu şu an için çok güzel. Bu iş Çanakkale'de tuttu diyebilirim. Vatandaşlarımız Çanakkale'den Pazar günleri hariç her sabah 07.00'de havaalanından uçağa binip İstanbul'a gidebiliyor. Buradan da aktarmalı olarak uçakla istedikleri yöne gidebiliyorlar. İstanbul'dan da Cumartesi günü hariç haftanın 6 günü saat 22.00'de uçağa binip yarım saatte Çanakkale'ye gelebiliyorlar. Çanakkaleliler'den bu uçağa sahip çıkmalarını ve devamlılığı için seyahatlerinde bu hattı kullanmalarını istiyoruz" dedi. HAVAYOLU ULAŞIMI 7 YIL SONRA TEKRAR BAŞLADI Çanakkale'de 7 yıldır atıl bir vaziyette kalan havaalanından İstanbul ve Ankara'ya tarifeli uçak seferlerinin başlaması nedeniyle bir tören düzenlendi. Tören, havaalanında yapıldı.
Törende bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ulaşımın
bir ülkenin kalkınmasının motoru olduğunu belirterek, "Eğer konforlu, kaliteli
bir ulaşım altyapısını oluşturamazsak, dünya ile rekabet etme gücümüzü
kazanamayız. Üstelik de yollarda zamanlarımız kaybolur gider. Ekonomik
değerlerimiz de heba olur. O bakımdan, bu seferleri ve çalışmaları çok
önemsiyoruz. Her şeyden önce, bunları yapmamızdaki en büyük sebep şudur;
binlerce vatan evladı, burada bu ülkeyi düşmanlara vermemek için mücadele etti.
Onların ruhunu şadetmek bizlerin vazifesiydi. Bu vazifeyi gecikmeli olarak
yerine getirdiğimiz için onlar karşısında mahcubuz. Hepinizden, binlerce
şehidimizin ruhunu şadetmek için Fatiha okumanızı rica ediyorum" dedi. YAT LİMANI TARİFESİ ZAMLANDI Çanakkale'de yat limanına bağlanan sandallarla, yatlardan alınacak olan 2007 ücretleri yeniden belirlendi. Çanakkale Belediyesi yetkilileri, mecliste kabul edilen 2007 yılı gelir tarifesine göre yat limanına bağlanan sandallarla yatlardan alınacak ücretlerin yeniden belirlendiğini belirterek, "Yapılan yeni düzenlemeyle yat limanına günlük olarak bağlanan teknelerin ücretlerine yüzde 10 civarında bir artış yapıldı. Bunun dışında yat limanında sandal basenine bağlanan teknelerin ücretleri de yeniden belirlendi. Buna göre 0 ile 140 santimetre enindeki teknelerden alınan yıllık ücret 80 YTL'den 85 YTL'ye; 141 ile 160 santimetre enindeki teknelerden alınan yıllık ücret 100 YTL'den 120 YTL'ye; 161 ile 180 santimetre enindeki teknelerden alınan yıllık ücret 120 YTL'den 140 YTL'ye; 180 ile 200 santimetre enindeki teknelerden yıllık ücret 180 YTL'den 200 YTL'ye; 201 santimetre eni ve yukarısı teknelerden de yıllık olarak 300 YTL olan ücret 350 YTL'ye çıkarıldı. Sandal beseninde sırasını bekleyen yedek balıkçı teknelerinden alınan ücret ise yıllık 100 YTL'den 120 YTL'ye çıkarıldı. Bu fiyatlar 2007 yılı başından itibaren uygulamaya girecek" dediler. GÖKÇEADA EV PANSİYONCULUĞUNDA İDDİALI… Gökçeada İlçesi'nin ev pansiyonculuğu konusunda Türkiye genelindeki birçok il ve ilçeye örnek olduğu açıklandı. Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün, adanın en önemli gelir kaynağının turizm olduğunu belirterek, "Adamız özellikle ev pansiyonculuğu konusunda önemli bir yere sahip. 5 bin yatak kapasitesinin bulunduğu adamızda bunun 3 bine yakınını ev pansiyonculuğu oluşturuyor. Ev pansiyonculuğu konusunda Türkiye genelindeki birçok il ve ilçeye de örnek olmanın sevincini yaşıyoruz. Adamızda ev pansiyonculuğu 1996'lı yıllarda başladı. 1997 yılında da devletten kredi desteği aldık ve o günkü hükümetten aldığımız 180 milyar liralık krediyi herbir işletmeciye 1'er milyar lira vererek başlattık. Ardından da Gökçeada Turizm İşletmeciliği bölümünün de destekleriyle açtığımız kurslar sayesinde bu vatandaşlarımızı ev pansiyonculuğu konusunda bilinçlendirdik. Ada sakinleri de aldıkları bu kredilerle evlerinin bir bölümünü pansiyon haline getirerek ek gelir elde etmeye başladılar" dedi. Akgün, ev pansiyonculuğunun gelişmesinin adanın altyapısı ve Kuzey Ege'de olmasından kaynaklandığını belirterek, "Maalesef adamız altyapı itibarıyla çok yıldızlı otellerin yapımına müsait değil. Adamızın Kuzey Ege'de olması sebebiyle de burada turizm en fazla 2 ile 4 ay arasında oluyor. Bunun için de yatırımcılar bu bölgeye turistin az geleceğini düşünerek otel kurmak istemiyorlar. Böylece kalacak yer sorununa çözüm ancak ev pansiyonculuğu ile sağlanabiliyor. Türkiye genelinde nüfusa göre en fazla ev pansiyonculuğunun olduğu yer Gökçeada. Birçok il ve ilçemizden bizleri arayanlar ev pansiyonculuğu konusunda bilgiler almak istiyorlar. Bu da bizleri oldukça sevindiriyor" diye konuştu. Adada pansiyonlarda kalmak isteyenlerin belediyeye müracaat etmeleri halinde kendilerine yardımcı olunacağını sözlerine ekledi. SAĞLIK TURİZMİ ATAĞI Çanakkale'ye geçen yaz Almanya'dan gelen diyaliz hastası turistlerin ardından diğer ülkelerden de turistlerin gelmek istemeleri, ildeki sağlık turizmini hareketlendirdi. Böbrek hastası turistlerin ziyaret ettikleri yerlerde diyaliz merkezlerinden de faydalanmak istemeleri, sağlık turizminin önemini arttırdı. Turizm acente yetkilileri, Çanakkale'yi ziyaret eden diyaliz hastası yabancı turistlerin bir yandan ilin tarihi ve turistik yerlerini gezerken, diğer yandan da hasta olmaları sebebiyle haftanın 2 günü il merkezinde diyaliz makinesine girmek istediklerini belirterek, "Bizlerde bu konuda kendilerine gerekli kolaylığı sağlıyoruz. Çanakkale'de böyle bir imkanın olduğunu kendilerine belirtip ilimize getiriyoruz. Yabancı turistlerin ilimizde diyalize girebilecekleri modern merkezler var. Bu da büyük avantaj. Önümüzdeki yıllarda Çanakkale sağlık turizminden de faydalanmaya başlayacak" dedi.
Kale Grubu Şirketleri, Kazdağları'nın eteklerinde kalan Yenice'nin Hıdırlar köyüne beş yıldızlı otel yapacak. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Kale Şirketleri Grubu Yönetim Kurulu Üyesi İlhami Tezcan, yaptığı açıklamada, dünyanın sayılı oksijen merkezlerinden olan ve doğal yapısı korunan Kazdağları'na, Kale Grubu olarak sağlık ve eko turizm amaçlı beş yıldızlı otel yapacaklarını bildirdi. Bölgenin oksijen deposu olmasının yanı sıra kendine has zengin bitki örtüsü olduğunu ve termal kaynakların yeterli düzeyde bulunduğunu bildiren Tezcan, bölgeye her yıl yurt dışından çok sayıda bilim adamının gelerek incelemelerde bulunduğunu ifade etti. Bu zenginliğe rağmen Kazdağları'nın bakir kaldığını, adeta keşfedilmeyi beklediğini anlatan Tezcan, bu konuda da Kale Grubu Şirketleri Kurucusu ve Yönetim Kurulları Başkanı İbrahim Bodur'un öncülük yaparak bölgeye yatırım yapacağını söyledi. Tezcan, Kazdağları'nın özellikle sağlık ve eko turizm açısından oldukça elverişli olduğunu ifade etti. Sağlık ve eko turizm amaçlı kurulacak otel için yer tespitinin yapıldığını ve gerekli izinlerin alındığını ifade eden Tezcan, şunları kaydetti: ''Şu anda fizibilite çalışmaları sürüyor. Bu çalışmalar önümüzdeki aydasonuçlanacak. Bu sonuçlara göre bu yılın sonuna kadar temel atmayı düşünüyoruz. Raporlara göre otelin yatırım tutarı, 10-30 milyon dolar arasında bir rakamda olacak. Almanlarla ortak yapacağımız oteli çok yönlü planlıyoruz. Başta romatizmal hastalıkların termal kaplıcalar yoluyla tedavisi olmak üzere birçok sağlık hizmetinin yanı sıra doğa turizmi ve eko turizme yönelik inşa edilecek. Ayrıca son zamanlarda yıldızı parlayan golf sporu için de otelin yanına bir golf sahası yapılabilecek.'' ÇANAKKALE'DE TURİZM ATAĞI Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale’de turizmciler 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ile 25 Nisan Anzak törenlerine 2 ay olmasına rağmen şimdiden hazırlık yapmaya başladılar. Özellikle il merkezinde bulunan Seyahat Acenteleri 18 Mart öncesi şimdiden tur rezervasyonlarını yapmaya başlarken, 25 Nisan Anzak törenleri öncesi de tur paketleri hazırlanmaya başlandı. Bu arada bazı firma yetkililerinin ise 25 Nisan törenleri öncesi Avustralya’ya giderek gelecek turlarla ilgili görüşmeler yaptıklarını öğrenildi. Geçtiğimiz yıl 2,5 milyon kişinin gezdiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını bu yıl yaklaşık 3 milyon kişinin gezmesinin beklendiğini ifade eden seyahat acentesi yetkilileri, 2006 yılının Çanakkale turizmi için altın bir yıl olacağını belirttiler.
Çanakkale’nin tam keşfedilmeyen İlçesi Ezine yeni yatırımcıları bekliyor. Ezine’nin keşfedilmesi gereken bir yer olduğuna dikkat çeken Ezine Belediye Başkanı M.Kemal Cengiz, “ Her şeyimiz var. Bölgeden tarih ve kültür fışkırıyor. Her şeyimiz var, yatırımcımız eksik..” dedi. Ezine Belediye Başkanı M.Kemal Cengiz, Ezine’nin pırıl pırıl sahilleri, antik kentleri, jeotermal tesisi ile gizli bir hazine olduğunu ancak bunun yeterince değerlendirilemediğini ifade ederken, turizm yarımcılarını Ezine’ye davet etti. Sanat Tarihçi olan ve Arkeolog olan Belediye Başkanı Cengiz, iki dönemdir hizmet verdiği ilçesini anlatırken, “ Zengin toprakların fakir bekçiyiz. “Dedi. 300 bin dönümü aşan turizm alanı yatırımcı bekliyor. Cengiz, “ Bölgemizden tarih fışkırıyor. M.Ö 310.lardan kalma Aleksandr Troas antik kenti sınırlarımız içinde. Apollan tapınağı sınırlarımız içinde. En önemlisi denize en kısa mesafede beklide dünyada tek deniz suyundan gelen kaplıca ise bölgemizde en çok tercih edilen yerlerin başında. Bunun yanında 300 bin dönümü aşan turizm alanlarımızda yarımcılarımızı bekliyoruz. Tüm yatırımcılarımızı artık keşfedilen yerleri değil, keşfedilmeyen gizli bir hazine olan Ezine’ye bekliyoruz. “dedi. Taşıdığı minareler nedeniyle, dünyanın en iyi ikinci jeotermali Ezine’de. Taşıdığı minareler nedeniyle, dünyanın en iyi ikinci jeotermali olarak gösterilen, 150 yatak kapasiteli Kestanbol kaplıcaları gelen talebe karşılık veremiyor. Önümüzdeki günlerde Turizm Bakanlığı ile Ezine’ye bağlı sahillerdeki yapılacak yatırımlar konusunda toplantılar yapacaklarını da ifade eden Ezine Belediye Başkanı M.Kemal Cengiz, “ Bölgede yapılacak otel yatırımları ile bölgede hem kültür turizmi hem de jeotermal tesisler ile 12 aya yayılacak bir turizm yaratılabilir. Sahillerimiz oldukça geniş. Keşfedilmeyi ve yatırımcıları bekliyor. “dedi. Halil Öncü info@turizmdosyasi.com KAMU ARAZİLERİ TURİZM YATIRIMCILARINA AÇILIYOR Kültür ve Turizm Bakanlığı 104 kamu arazisini, turizm amaçlı yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edecek. Bakanlık, bir araziye birden fazla başvuru olması durumunda firmaları, sosyal ve teknik altyapıya katılım konusunda açık artırmaya davet edecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı, başlangıçta 107 parsel olarak açıklanan arazi tahsislerinden Adanalık-Yumurtalık'ta bulunan bazı arazilerin tahsisini altyapı sorunları nedeniyle geri çekti. Bu tahsis döneminde "turizm kenti" kurulabilmesi amacıyla Mersin-Tarsus'ta bulunan araziler tek bir kişiye verilebilecek, tek kişinin almaması durumunda parçalı tahsis yoluna gidilebilecek. Tahsis için açıklanan araziler arasında golf alanları, termal turizm bölgeleri bulunuyor. Yapılacak bu tahsislerle turizm sektöründe değişen ve çeşitlenen taleplerin karşılanması hedefleniyor. Birden fazla başvuru yapılan parseller için yeterli görülen girişimciler arasında, sosyal ve teknik altyapıya katılım amaçlı açık artırma (müzakere) yapılacak. Altyapıya en çok katkıda bulunan girişimci başvurduğu araziye turizm yatırımı yapmaya hak kazanacak. Tek başvurunun yapıldığı parseller ise arazi tahsis komisyonunca değerlendirilerek sonuçlandırılacak. SAĞLIK TURİZMİNDE BÜYÜK ADIM Almanya'nın Duisburg kentinde faaliyet gösteren Sektion Westl Ruhr Geibet Buisburg Mulheim Oberhaus isimli diyaliz vakfı, Abidos Travel ile anlaşarak karşılıklı Diyaliz hastalarına yönelik turlar düzenleyecek. Diyaliz hastalarının iki günde bir dört saat cihazlara bağlı olarak yaşamalarından dolayı tatil yapamadıklarını bu girişimlerle diyaliz hastalarına hem tatil olanaklarını sunacaklarını hemde Çanakkale'yi Almanya'da tanıtacaklarını söyleyen Diyaliz yöneticisi Ulrike Itorks, "Bir haftadır Çanakkale'deyim burası çok güzel, bize daha önce gelen arkadaşlarımız tavsiye etmişti, şimdi bizde Almanya'ya gidince oradakilere Çanakkale'yi tavsiye edeceğiz" dedi. Abidos Travel yöneticisi İsmet Balkan, "Türkiye'de Bodrum ve Antalya'da turistlere yönelik çalışan Diyaliz Vakfı var. Bizim bu girişimimizle Türkiye'de yurt dışıyla çalışan üçüncü diyaliz vakfı olacağız. Bizim bir özelliğimizde paket turlar düzenleyerek Almanya'da ki diyaliz hastalarını Çanakkale'ye getireceğiz, bu anlamda bir ilki gerçekleştireceğiz" dedi. MİLLİ PARK'TA EKO TURİZME DOĞRU
Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkilileri, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nın turizm odağı olduğunu belirterek, "Milli park içerisinde konaklama yeri olarak sadece Eceabat, Kabatepe Kamping, Kum Limanı ve köy yerleşme yerleri ile gelişme alanları öngörüldü. Köylerde ise eko turizmin geliştirilmesi için gerekli çalışmanın yapılması kararlaştırıldı. Gelibolu Yarımadası'nda eko-turizm ve sağlık turizmi faaliyetlerinin köylere yönlendirilmesinden yanayız. Bu sebeple köylerde pansiyonculuk, özgün tarım ürünleriyle ilgili üretim ve hizmetlerin yanısıra yerel rehberlik çalışması konularında gerekli desteğin sağlanması için çalışmalar yapacağız. Her köyde yerleşim dokusunun ve yerel yapı kültürünün korunması, tescilli kültür varlıklarının (hamam, camii, çeşme mezarlık vb.) onarılması, mümkün olduğunca 1915 muharebeleri ve etnografik değerlerle ilgili köy müzeleri kurulması desteklenecek" dedi. Gelibolu Yarımadası içinde yeni turizm çeşitlerine yönleneceğini anlatan yetkililer, "Milli park sınırları içinde eko-turizm, muharebe alanları turizmi, batıklar, kontrollü dalış turizmi, sağlık turizmi, konferans turizmi, fotoğraf avcılığı, deniz sporları- rüzgar kayağı, sualtı avcılığı, yat yarışları gibi yeni turizm türlerine yöneleceğiz. Yeni turizm türleri konusunda ise milli parkın yapılaşmaya açık alanları dışında kalıcı yapı ve altyapı önerilmeyecek. Milli park içinde Kabatepe Kamping ve Kum Limanı'nın dışında yeni konaklama alanları açılması düşünülüyor. Eceabat, milli parkın turizm destek merkezi olacak, köyleri ise pansiyonculuk odağı haline gelecek. Milli park sınırları içinde yeni günü birlik turizm alanları açılmayacak. Ancak ziyaretçi dinlenme noktalarına ağırlık verilecek. Çanakkale Boğazı, Havuzlar- Kilitbahir- Eceabat ekseninde biri Havuzlar, diğeri ise Kilitbahir'in kuzey çıkışında olmak üzere 2 vadi eko turizm faaliyet alanı haline getirilecek. Bu bölgede inceleme, dinlenme ve doğa sporları yapılabilecek" diye konuştu
Çanakkale merkeze 27 kilometre mesafedeki Teyfikiye köyü sınırları içerisinde yeralan Troia Antik Kenti'ni, 2005 yılının 8 aylık döneminde 336 bin 236 kişinin ziyaret ettiği açıklandı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Kansız, tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'nin son birkaç yıldır turist akınına uğradığını belirterek, "İlimizde özellikle Troia Antik Kenti ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı ve Assos Antik Kenti büyük ilgi görüyor. 2004 yılında toplam 204 bin 309 yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Troia Antik Kenti'ni 2005 yılının 8 aylık döneminde 336 bin 236 yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Bu yıl yerli ve yabancı turist sayısında önemli ölçüde artış var" dedi. Troia'ya gelen yerli yabancı turist sayısının artmasında Troy filminin büyük katkısının olduğunu da belirten İsmail kansız, "Antik kenti ziyaret eden yabancı turistlerin başında Almanlar, Japonlar ilk sırada yer alıyor. Son yıllarda ilimize Uzak Doğu ülkelerinden gelen turist sayısında da artış var" dedi. GÖKÇEADA PİLOT TURİZM BÖLGESİ OLACAK Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nin pilot turizm bölgesi olması için çalışmalara başlandığı açıklandı. AK Parti Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere, Gökçeada'nın turizmden hak ettiği payı alması için gerekli teşebbüste bulunduklarını belirterek, "Bunun için Gökçeada'nın pilot turizm bölgesi haline getirilmesi için çalışmalar yapıyoruz. Adada 4 ve 5 yıldızlı oteller yapılmasını teşvik edeceğiz. Adadaki yatak kapasitesini de 15 bine çıkarmaktan yanayız. Gökçeada belediyesiyle görüştük. Adanın imar planlarının hazırlanması için çalışmalara başlandı" dedi. Adanın asıl meselesinin ulaşım olduğuna dikkat çeken Köşderek, "Burada turistik tesislerin yapılması önemli olduğu kadar, adaya deniz yoluyla ve havadan ulaşımın sağlıklı bir şekilde yapılması şart. Bunun için de adaya katamaran tipi bir feribot alınması konusunda çalışmalar devam ediyor. Aldığım son bilgide, feribotun siparişinin verildiğini ve kısa sürede biteceğini öğrendim. Bu feribotun gelmesiyle denizden ulaşım sıkıntısı kalmayacak. Ayrıca uçakla adaya gelecek turistler için gerekli olan yeni havaalanı inşaatı da tamamlandı. Şu an havaalanına giden ve inşaat çalışmaları sırasında tahrip olan yolun yapımı sürüyor. Kısa sürede yolda bitecek. Başbakanımız 25 Nisan Anzak Günü'nde Çanakkale'ye gelecek. Bu sırada kendisini Gökçeada'ya götürüp, adanın meselelerini bizzat yerinde anlatacağız ve burasının pilot turizm bölgesi olması konusunda desteklerini isteyeceğiz. Adanın pilot turizm bölgesi olmasının ardından katamaran tipi feribotu özelleştirerek turizmi daha da geliştireceğiz" diye konuştu. KAZDAĞI VE TROYA EKO-TURİZME AÇILACAK Çevre ve Orman Bakanlığı, gelişme planı tamamlanan milli parkları eko-turizme açmaya hazırlanıyor. Buna göre koruma altındaki milli parklarda kayak, su sporları, izcilik, kuş gözlem turları ve dağcılık yapılabileceği gibi kamp da kurulabilecek. Doğayla barışık sosyal ve sportif aktiviteleri içeren eko-turizmin yapılacağı parklar arasında, Dilek Yarımadası, Büyük Menderes Deltası, Kaz Dağları, Troya ve Karatepe-Aslantaş milli parkları yer alıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Kemal Yalınkılıç, gelişme planları yapılan bütün milli parkları eko-turizme açarak, yerli ve yabancı turistleri çekmeyi amaçladıklarını söyledi. Milli parklardan sportif faaliyetlere uygun olanları ziyaretçilere açacaklarına dikkat çeken Yalınkılıç, “Türkiye doğası için büyük önem taşıyan milli parklarımızı kontrollü bir şekilde kullandıracağız. Tabiat güzelliklerimizin zarar görmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. 2005’te yeni hizmete girecek parklar arasında Dilek Yarımadası, Büyük Menderes Deltası, Kaz Dağları, Troya, Köprülü Kanyon, Beydağları Sahil ve Karatepe-Aslantaş milli parkları bulunuyor. Eko-turizm; turizmin çeşitlenmesini sağlayan ‘doğaya saygılı’ faaliyetler şeklinde tanımlanıyor. Kuş gözlem turları, yürüyüş sporları, doğal güzelliklerin izlenmesi amaçlı botanik turları, yaban hayvanı gözlem gezileri, kamp kurma, izcilik, dağcılık, su sporları ve kayak gibi kış sporlarını içeriyor. Genel Müdür Yalınkılıç, AB ile ortaklaşa yürüttükleri ‘Çevresel Bilgiye Erişim Sistemi’ ve ‘Eşleştirme’ projelerine de temas etti. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye’deki bölgelerin çevre ve coğrafik açıdan her türlü bilgilerini toplayacaklarını açıkladı. Çevresel Bilgiye Erişim Sistemi Projesi ile bölgelerin fauna (yaban hayvan varlığı), flora (bitki örtüsü), su, hava ve toprak kalitesi gibi bilgiler kayıt altına alınacak. |
|