ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



 

 

ÇANAKKALE  ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ                                                                                                                                         Son Güncelleme : 10.05.2008


YÖK'TEN ÜNİVERSİTE ADAYLARINA KONTENJAN MÜJDESİ

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), gelecek akademik yıl için üniversitelerin kontenjanlarını artırmak üzere yeni bir düzenlemeye gitmeye hazırlanıyor. Bu düzenlemeyle, üniversitelerin kontenjanlarında yüzde 25'in üzerinde artış olması planlanıyor.
YÖK, üniversitelerin kontenjanlarını arttırmak için bir formül geliştirdi. Buna göre, kontenjanlar belli bir standartta, bu formüle göre otomatik olarak artacak.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, kontenjanlarla ilgili çalışma yürüttüklerini belirterek, çalışmaları bu ayın 15'ine kadar bitirmeyi ve YÖK Genel Kuruluna yetiştirmeyi planladıklarını söyledi. Özcan, "15'inden geç kalırsak kılavuz basılamaz. Onu yetiştirmek durumundayız" dedi.

Özcan, yaptıkları çalışma konusunda şu bilgileri verdi:

"Eskilerinki gibi yapmadık. Evvelkiler nasıl yapıyormuş? 'Teker teker bunu arttıralım, bunu indirelim, bunu arttıralım...' Biz öyle değil, bir tane formül geliştirdik. Öğretim üyesi sayısını ve öğretim üyesi sayısındaki değişikliği baz aldık. Kontenjanlar o bazda artacaksa artıyor. Bundan sonra biz burada olmasak da üniversiteler bizim formülümüzü kullanarak kendileri ne kadar isteyeceklerini bulabilecekler, yani o kadar şeffaf bir şey bu.

Hem öğrenci ve öğretim üyesi sayısını dengelemek için hem de artışları belirli bir seviyede tutabilmek için, kafadan yapmamak için bunları... Şimdi siz bize sorarsınız; 'Niye bu bölüm bu kadar az da bu bölüm bu kadar arttı?' Artık hiçbir şey sormayacaksınız. Artık bir formül var. O formülde diyor ki; mesela, öğretim üyesi 5'ten azsa, artışı yapma. Eğer 5'in üzerinde 1 arttıysa... Mesela geçen sene 5'miş de bu sene 1 öğretim üyesi almışlar. Diyor ki o zaman kontenjanı 10 arttır. Yani 1 öğretim üyesine 10 çocuk arttır. 5'in üzerinde 2 hoca gelmiş bölüme, diyor ki 20 arttır. İşte böyle giden bir şey, hoş bir şey."

Formülün geliştirilme gerekçesine ilişkin Özcan, şunları söyledi:

"İnsanlar, niye şunu şu kadar arttırdınız? Buna 50 arttırdın da buna 10 arttırdın dediklerinde ne cevap vereceğiz? 'Bir formül üretelim' dedik. Daha bu sene bilgimiz yok. Bir daha ki sene sınıf sayıları, sınıfların kapasiteleri, okulun bütçesi hepsini dikkate alacağız. Bu sene sadece 2-3 tane parametre kullandık. Bilgi yoktu çünkü..."

"Üniversitelerden gelen tekliflere de bakacağız"

Geliştirdikleri bu formülü bilgisayara yüklediklerini belirten Özcan, şöyle devam etti:

"Şimdi yaptığımız, bilgisayarın ürettiklerini, formülün yanlış yaptığı yerler de olur düşüncesiyle kontrol etmek. Çok küçük bölümler oluyor. Lisan için, mesela Çince, Hititoloji, Sinoloji... Sınıf öğretmenliği için çok insan vermemek için, onlar geldiğinde bakıyoruz. Türkiye'de çok sınıf öğretmenliği var, onu biraz aşağı indirelim. Bizim formül diyor ki; mesela bu programa 120 tane alıyorsunuz, 100 tane yeter. Biz bunu aşağı çekiyoruz.

Teker teker yapıyoruz. 3 bin 880 tane program var hepsini yapacağız teker teker. Pazartesi gününe bitirmeyi çalışacağız. Pazartesi günü bunları yürütme kurulu konuşacak. 'Problemli olanlar var mı?' diye, yoksa aynen genel kurula getireceğiz."

YÖK Başkanı Özcan, üniversitelerden gelen tekliflere de baktıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Bir, teklifi baz alıyoruz; bir de şimdiye kadar en fazla bölümde hangi yıl kaç kişi aldıklarına bakıyoruz. Mesela 2000 yılında 100 kişiyle başlamış, diğer yıl 80'e indirmiş, diğer yıl aldığını 60'a indirmiş. Devamlı böyle indiriyor. Biz en yüksek aldığı öğrenci sayısı neyse, diyoruz ki başta 100 kişi alabildiğine göre, şimdi de alabilir."

Üniversitelere kontenjan isteklerinin ne kadar olduğunu sorduklarını ifade eden Özcan, "Geçen sene 189 bin öğrenci istemiş bütün üniversiteler, bu sene 182 bine indirmişler. 7 bin azalmış. Yani dışarda 1,2 milyon çocuk beklerken, bizim üniversitelerimiz maalesef 7 bin daha kontenjan azaltması yapmış. Şimdi onu bayağı arttıracağız, bu formüle göre" dedi.


GENÇ ÖĞRENCİNİN AVRUPA'DAKİ BAŞARISI

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Ingiliz Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi Perçin İmrek, 3 Mayıs 2008 tarihinde Slovenyanın Başkent'i Ljubljana da yapılan AEGEE-Avrupa'nın, yani tüm AEGEE lokallerinden sorumlu olan ve Avrupa gençliginin en önemli kuruluşlarından biri olan AEGEE-Avrupa'nın Proje Sorumlusu secildi.

AEGEE Avrupa ve çevresinde 40 ülkeden, 250 lokal ve 25.000 üyeden olsun bir Sivil Toplum Kurulusudur. Amaçları On yargısız bir Avrupa oluşturmak Bugünün ve yarının acık görüşlü ve toleranslı toplumunun oluşmasına çalışmak Demokrasi, insan hakları, eğitim, hareketlilik ve Avrupa dimensiyonunu desteklemek.
4 ana temeli Yuksek Egitim Aktif Vatandaşlık Barış ve Istikrar Külturel Değişim Aktiviteleri Hareket günleri Alan çalısma gezileri Projeler Yaz Universiteleri ve Egitimler Herhangi ulusal bir yapısı olmamakla beraber iki seviyesi vardır Lokal seviye ve Avrupa seviyesi Perçin Imrek AEGEE'nin tum kararlarının verildiği ve bu donem Slovenya'nın baskenti Ljubljana'da yapılan AGORA adlı etkinlikte AEGEE'nin en üst düzey yonetim seviyesi olan ' Comite Directeur ' e adaylıgını koymaya karar verdi. 8 adayın oldugu bu pozisyonda oyların %82,3 unu alarak 3. sırada bu goreve hak kazandı.

Yaklaşık 3 senedir aktif olarak AEGEE'nin hem lokal hemde Avrupa seviyesinde gorev alan Percin Imrek, AEGEE-Çanakkale'nin başkanlığından AEGEE de bir cok çalısma grubunun yönetim kurulu uyeligini ustlendi.
Ingiliz Dili ve Edebiyatı oğrencisi olan Percin Imrek, su an son sınıfta okumakta. Bunun dısında Gençlik programlarında da aktif olarak rol alan Perçin Imrek, üniversite hayatında Tiyatro topluluğu ve Izci grubunda da rol aldı.

22.12.1986, Istanbul doğumlu Perçin Imrek, bu goreve gelen en genc insanlardan biri oldu. Perçin Imrek ' Bu seviyeye gelmemi sağlayan ailema, hocalarıma, okuluma, AEGEE'deki gorev arkadaşlarıma ve bana katkısı olan herkese çok teşekkur ediyorum ' dedi. Proje Sorumlusu olarak seçilen Perçin Imrek, AEGEE ve diger Avrupa capındaki yapılan tum projelerin basında koordinator olarak gorev alacak. 391 delegeden 320 oy la oyların
%82,3 ünü aldı. 25.000 kişinin sorumluluğunu ve tüm Avrupa komisyonlarıyla işbirligini gerektiren bu görev Percin Imrek'e ayrıca Avrupa Parlementosundaki oturumları izleme ve giriş hakkını kazandırdı. Yani Percin Imrek, 25.000 uyesi olan ve Avrupa'nın en prestijli kurumlarından biri olan AEGEE'nin en üst seviyesine secildi. Eylül 1 den itibaren Brukselde gorevine başlayacak olan Perçin Imrek'in görev suresi 1 sene sürecek. Perçin Imrek'in dışında AEGEE nin yönetim kurulu soyledir.
Dragana Stojanovski - Başkan Ivonne Van den Berg - Finansal Direktor Evren Erdener - Genel Sekreter Robin Versruhen - Dış Ilişkiler Tina Prelec- insan Kaynakları Anita Bosneva - Avrupa Kurumları Perçin Imrek AEGEE tarihinde bu göreve gelen 4. Türk oldu.


ULUSLARARASI SİVİL TOPLUM KONGRESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ (ÇOMÜ)BİGA İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ TARAFINDAN 5. ULUSLARARASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI KONGRESİ DÜZENLENMEKTEDİR.

2004 yılından itibaren fakültemiz tarafından, I. ve II. Sivil Toplum Kuruluş (STK)’ları Kongreleri olmak üzere ulusal düzeyde iki kez, III. ve IV. STK’ları Kongreleri olmak üzere uluslararası düzeyde de iki kez olmak üzere toplamda dört kez STK’ları Kongreleri başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu yıl “Küresel Barış” ana temalı olarak, 24-26 Ekim 2008’de Çanakkale’de düzenleyeceğimiz  “V. Uluslararası STK’ları Kongresi”
nin de kamu sektörü, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve STK’ları temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.

Sivil Toplum Kuruluşları konusunda üstlendiği özel misyonunu başarılı bir şekilde sürdüren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, beşincisini düzenleyeceği Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi’nde, geçtiğimiz dört kongrenin sunduğu katkıları da göz önünde bulundurarak, küresel konularla ilgili duyarlılığı ön plana çıkarmaktadır. Bu duyarlılık kapsamında, “STK-Özel Sektör-Devlet Etkileşimi” ana temalı üçüncü STK’lar kongresine bir çok yerli ve yabancı katılımcının yanı sıra KKTC Eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf DENKTAŞ’ta katılarak açılış konuşmasını yapmış, yine “Küresel Yoksulluk” ana temalı dördüncü STK’lar kongresine ise 9. Cumhurbaşkanı sayın Süleyman DEMİREL onur konuğu olarak katılmıştır. “Küresel Barış” şeklinde belirlenen ana tema etrafında gerçekleştirilecek olan Kongre’ye, küresel barış ve ilişkili konularda ilgililerin katkı sunması beklenmektedir.

İçerisinde bulunduğumuz 21. yüzyılda, soğuk savaşın sona ermesi ve küreselleşme sürecinde tüm dünya ülkelerinin bütünleşmesiyle birlikte; ekonomik, sosyal, kültürel vb. amaçları gerçekleştirmek için çeşitli alanlarda kurulan ve faaliyetlerini yürüten sivil toplum kuruluş (STK)’larının sayısı da hızla artmıştır. Böylece, milli ekonomide önemli düzeylerde yer almaya başlayan STK’lar, ulusal ve uluslararası arenada karar alma mekanizmalarını çeşitli düzeyde ve şekilde etkilemeye başlamışlardır. Bu bağlamda, STK’ların; sorunların saptanması, yeni değerler ve normların ortaya konulması, ihtiyaçların karşılanması, uluslararası çatışma ve anlaşmazlıkların çözümü ve uluslararası ittifakların (işbirliklerinin) oluşturulması gibi küresel sorunlara karşı duyarlılıkları ve etkileri artmıştır. Böylece, uluslararası sorunların dünya gündemine taşınması ve belli konularda ortak değer yargılarının oluşturulmasında STK’lar önemli roller üstlenmeye başlamışlardır. Diğer yandan, uluslararası barışın sağlanması konusunda BM’lerin özellikle “halk katılımı” ilkesini benimsemesi STK’ların bu alanda önemli bir rol üstlenmesine yol açmıştır. Nitekim, barışın tesis edilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasında toplum, kamuoyu ve özel teşebbüs arasında işbirliğinin sağlanmasında STK’ların önemli bir paya sahip olduğunu ifade etmek gereklidir. 

Barış bütün zamanlar içerisinde insanlığın her zaman temel özlemi olduğu halde, hiçbir zaman tam anlamıyla tesis edilememiştir. Dünya kitlelerinin büyük bir kısmının, barışın tesis edilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasında büyük çaba göstermesine rağmen, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’nun da belirttiği gibi, “dünya genelinde bir çok yerde barış hala ulaşılması zor bir hayalin ötesine geçememiştir”. Gerçekten barış ulaşılması zor, saf ve sihirli bir iksir mi? Eski çağlardan beri insanlığın dünya’nın her karış toprağında yokluğunu hissettiği bir gereksinim mi? Yoksa barış bir ideal, gerçekleşmeyecek bir ütopya mıdır?
Ya da yalnızca aklımızda bulunan bir kavram ve düşünce midir? İşte küresel barış ile ilgili bütün bu konular, 5. Uluslararası STK’lar kongresinde sivil toplum kuruluşları çerçevesinde; bildirilerde, panellerde ve çalıştaylarda tartışılacak ve kamuoyunun dikkatine sunulacaktır.


Matematiksel Bakış Topluluğu tarafından gençliği ve toplumu bilime yönlendirme ve sevdirme, yaratıcı düşünceyi ve araştırmacı ruhu destekleme, zekâ ve hayal gücünü ortaya çıkarma amacıyla geçen sene 9–10 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen şenliğin bu sene ikincisi 24–25 Mayıs tarihlerinde Kordon-Yat Limanında gerçekleştiriliyor.

Buluş Yarışması niteliği taşıyan şenlik, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Çanakkale Belediyesi başta olmak üzere 7 ilçe belediyesi ve Üniversitemiz tarafından destekleniyor. Çanakkale çapında düzenlenen yarışmada yaratıcı, bilimsel, artistik ve ‘engelleri kaldıralım’ toplumsal dayanışma düşüncesiyle ‘engel tanımaz buluş’ kategorilerinde buluşlar seçiliyor.7 den 70 e herkesin katılabileceği yarışmada kategoriler arasında en iyi buluşa 1000 YTL ödül veriliyor.

Buluş Şenliği, Türk Patent Enstitüsü ve TÜBİTAK işbirliği ile her şeyden önce Çanakkale içinde yaratıcı düşünceye sahip kişilerin ortaya çıkarılması, kazanımı ve desteklenmesine yönelik. Sloganı ise ‘Teknoloji harikaları peşinde değiliz, hayatı kolaylaştıracak orijinal projeler peşindeyiz’. Yarışmada dereceye girecek projeler ise Üniversitemiz öğretim görevlileri ve Patent uzmanından oluşan 5 kişilik bilim jürisinin %70 ve stantları gezen halkın oluşturacağı halk jürisinin %40 oyu esas alınarak belirleniyor. Geçen sene ilki düzenlenen yarışmada jöleli tarak, Çorba karıştırma makinesi, çevreci otobüs, pimetre, çizerölçer, mini arıtma tesisi ve sarmal döngü aleti gibi birbirinden ilginç projeler içinde ‘engel tanımaz buluş’ kategorisinde ‘işitme engelliler için kapı zili’
buluşu ile Gelibolu İlköğretim Okulu öğrencisi 13 yaşındaki Furkan Bolat’ın, yetişkinleri geride bırakıp birinci olması ise gençlerin kazanımı açısından umut verici.

İki gün sürecek şenlikte buluş yarışması haricinde 6 adet konser, çeşitli yarışmalar, robot gösterileri ve sunumlar ile birlikte tıp fakültesi yararına kermes düzenleniyor. İTÜ, ODTÜ, DEÜ gibi çeşitli üniversitelerden katılımcıların yanı sıra ilginç buluşlarıyla tanınan TÜBİTAK çizeri Prof.
Zihni Sinir’de şenliğe katılacak, bilim stantları ve kitap stantları da şenlikte yer alacak.

Projeleriyle katılmak isteyenler için son katılım tarihi 20 Mayıs’tır.
Ayrıntılı bilgi ve katılım formu topluluğun www.matematikselbakis.com adlı sitesinden temin edilebilir. İrtibat; topluluğun Basın, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Komitesi’nin 0535 206 54 50(türkcell), 0554 641 31 85(avea) ve
0544 740 37 76 (telsim) telefonlarından sağlanabilir.


Üniversite Halkla İlişkiler Topluluğu öğrencileri, geçtiğimiz hafta sonunda vakitlerini köylerde geçirdiler. Merkeze bağlı köyleri ziyaret eden öğrenciler hayırlara katılıp çocuklara kitap dağıttılar. Akşamda köy düğününe katılan üniversiteliler, sünnet olan köy çocuğuna da üniversite adına altın taktılar.

Amacı üniversite ile Çanakkale arasında diyaloğu artırmak olan Halkla İlişkiler Topluluğu, geçtiğimiz hafta sonununda Çanakkale Merkeze bağlı Kayadere, Yağcılar, Kızılcaören ve Denizgöründü köylerine ziyarette bulundular. Ziyaretler, geleneksel köy hayırlarını yerinde tanımak, köy çocuklarına armağan dağıtmak ve üniversiteyi köylüye tanıtmak amacıyla gerçekleştirildi.

Topluluk Akademik Danışmanı Öğretim Elemanı Gökhan Bayram ve Topluluk başkanı Semih Özmucur'un yanısıra 20'ye yakın üniversite öğrencisinin katıldığı programın ilk durağı Kayadere'de düzenlenen köy hayrı oldu. Kayadereliler tarafından sıcak karşılanan Halkla İlişkiler Topluluğu üyeleri burada muhtarla ve köylülerle sohbet ederek, çocuklara kitap armağan ettiler. Ziyaretin sonunda ise teşekkür belgesi köy muhtarına sunuldu.

Program Yağcılar Köyünde düzenlenen köy hayrına katılım ile devam etti. Burada ise gruba Rektör Yardımcısı Prof. dr. Osman Demircan'da eşlik etti. Prof. dr. Demircan,, öğrencilerin köylere yaptığı ziyareti anlamlı ve değerli bulduğunu belirtti. Topluluk üyeleri burada ise üniveristeyi tanıtan tanıtım katalogları ve üniversite gazetesini Yağcılar'a dağıttı. Köy çocuklarına kitap da armağan eden üniversiteliler köylüler tarafından evlere davet edildi.

Halkla İlişkiler Topluluğu Kızılcaören köyüne de ziyarette bulundu. Merkeze bağlı Kızılcaören köyünde çocuklarla yakından ilgilenen öğrenciler, köy kahvesinde de sohbet ederek köydeki yaşam hakkında bilgiler aldılar. Günün akşamında ise daha kalabalık bir grup ile Denizgöründü de düzenlenen sünnet düğününe katılan öğrenciler burada ise sünnet olan çocuğa üniversite adına altın taktılar. Köylülerle halaylar çeken ve karşılıklı oyanayan üniversiteliler sempatık tavırlarıyla ve dialoglarıyla köylülerin kalbini çaldılar.

Yapılan ziyaretlerle ilgili değerlendirmede bulunan akademik danışman Gökhan Bayram, amaçlarının üniversite ile Çanakkaleli arasındaki dialogu artırmak olduğunu belirterek “Bu sıcak ilişkinin artırılmasının her iki tarafa olumlu katkıları olacaktır. Yanısıra öğrencilerimiz toplumun köy tarafını, köylülerimiz ise duyarlı üniverrsitelileri görmektedir.” açıklamasında bulundu. Topluluk Başkanı Semih Özmucur ise açıklamasında “Çanakkalelilerle konuşmaktan, buluşmaktan mutluluk duyuyoruz. Sıcak ilgilerini görüyor, birşeyler yapabilmek için çabalıyoruz. Sosyal tarafımızı güçlendirmek ve içinde bulunduğumuz topluma bişeyler katmak istiyoruz. Hiçbişey yapmaktansa bişey yapmayı anlamlı buluyoruz” dedi.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Genç Girişimciler Topluluğu Akademik Danışmanı Uzman Hikmet Yurteri, Topluluk Başkanı Alper Vuralın, Topluluk Başkan Yardımcısı Muhammet Demir, 24-25 Nisan 2008 tarihleri arasında İstanbul ilinde Swiss Otelde yapılan Forum İstanbul Gençlik Platformu tarafından bu yıl 7.si gerçekleşen Türkiye'nin İstikrar ve Büyüme Hamlesi konulu konferansa üniversiteyi temsilen katıldılar.

İlk gün Açılışı Devlet Bakanı Mehmet Şimşek`in yaptığı Forum İstanbul, Avrupa Hareketi Başkanı Pat Cox, IBM Başkan Yardımcısı Nicholas Donofrio, eski İsrail Merkez Bankası Başkanı Jacob Frenkel, Dünya Bankası Tarım ve Kırsal Kalkınma Bölümü Yöneticisi Mark Cackler, Futureworld Güney Afrika Başkanı Neil Jacobsohn, IMF Avrupa Bölgesi Direktörü Michael Deppler, eski Rusya Büyükelçisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Albert Chernishev gibi birçok ismi ağırladı.

Konferans dönüşü açıklamalarda bulunan Genç Girişimciler Topluluğu Akademik Danışmanı Uzman Hikmet Yurteri şunları söyledi: Forum İstanbul`da "Küresel düzenin yeni güç belirleyicileri ve Türkiye", "Sürdürülebilir bir istikrar için yabancı yatırımların önemi", "Türkiye bir Ar-Ge merkezi olabilir mi?", "Avrupa`da Türkiye, Türkiye`de Avrupa", "Türk-Rus ilişkilerinde derinleşmekte olan ortaklık: ticaret, yatırım, enerji, turizm ve savunma", "Bölgesel enerji denklemlerinde Türkiye`nin değişen konumu", "Dünya yaşlanırken siz genç kalın" konuları tartışıldı.
Konferansların 2.günüde Tarım Bakanı Mehdi Eker'in konuşmasıyla başladı. "Türkiye`nin istikrarlı büyümesinde tarımın geleceği ve Türkiye`nin avantajları", "Tarımın küreselleşmesi ve inovasyon", "Tarımda finansman, sigorta ve yeni açılımlar", "Orta Asya Yatırım Forumu ve Türkiye ile işbirliği" gibi konular ele alındı. "Türkiye`nin İstikrar ve Büyüme Hamlesi"nin tartışıldığı Forum İstanbul, küresel ekonomik dalgalanmalar ve muhtelif jeopolitik riskler doğrultusunda Türkiye`nin ekonomik ve politik istikrarını sürdürülebilir büyüme ile nasıl devam ettireceği konusunda Türkiye`den ve dünyadan önde gelen isimleri bir araya getirdi. 2 gün boyunca belirli oturumlarda 2023 Türkiye'sinin nasıl olması gerektiği vurgulandı.


9–13 Mart 2008 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Cebeci Spor Eğitim Merkezi Spor Salonunda düzenlenen Üniversitelerarası Bayan Voleybol B Kategorisi gurup birinciliği müsabakalarında yapılan final maçında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Bayan Voleybol takımı ev sahibi olan Ankara Üniversitesini 3-2 yenerek şampiyon olmuştur.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Bayan Voleybol takımı, Antranör Öğretim Görevlisi Harun SUYÜNÇ, Spordan sorumlu Rektör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Lale ORTA, Spor Şube Müdürü Oya DEMİRCAN ve Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkan Vekili Yüksel YILDIZ Rektör Prof. Dr. Ali AKDEMİR'i makamında ziyaret ederek, şampiyonluk kupasını Rektör Prof. Dr. Ali AKDEMİR'e takdim ettiler.
Ziyarette konuşan Bayan Voleybol Antrenörü Öğretim Görevlisi Harun SUYÜNÇ: ”Ankara'da yapılan müsabakalarda 8 tane köklü üniversiteyi yenerek şampiyon olduk. Bu bizim çok önemli bir başarıdır, bu kupanın bizim için çok önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi. Spordan sorumlu Rektör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Lale ORTA ise : “Üniversitemiz Bayan Voleybol Takımında oynayan öğrencilerimiz aynı zamanda Çanakkale Belediyesi takımında da oynuyorlar, sporcularımız hem bizim öğrencimiz hemde belediyenin sporcularıdır. Başarı iki taraflıda takip etmiş oldu. Bizlerde böyle başarıların altına imza atan kişiler olarak mutluyuz gururluyuz” dedi. Rektör Prof. Dr. Ali AKDEMİR Bayan Voleybol Takımını başarılarından dolayı kutladıktan sonra şunları söyledi: “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Çanakkale için bir değerdir. Çanakkale Savaşları, Çanakkale Tarihi, Assos, Troia, Çanakkale Boğazı bir değerse, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi de bir değerdir. Bunu spor alanında da görüyoruz. 22 bin öğrencinin Çanakkale kattığı zenginliğin yanında bu şekilde başarılı sporcuların, öğrencilerinde olması ve spor alanında kentin takımlarına da katkı vermesi bizleri mutlu ediyor. Üniversite olarak başarı odaklı bir üniversiteyiz. Başarısızlığı asla kabul etmiyoruz, bu vesileyle sizleri bu başarınızdan dolayı kutluyorum. Bundan sonrada üniversitemize katkılarınızın hem bireysel hemde kurumsal anlamda devam etmesini temenni ediyorum” dedi.


ÇOMU'DA ERASMUS ANLAŞMASI
Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi ve Almanya Duisburg-Essen Üniversitesi arasında işbirliği öngören ERASMUS anlaşması Rektör ALİ AKDEMİR tarafından imzalandı.
Yabancı Dil Almanca ve İngilizce Öğretmenliği Anabilim Dalları arasında öğretim elemanı ve öğrenci değişimini sağlayan anlaşmaya göre her yıl ikişer öğrenci ve birer öğretim elemanı karşılıklı akademik ziyarette bulunacak.


ÇOMÜ DÜNYA ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ'NE ÜYE OLDU.
REKTÖR AKDEMİR : “ÜYELİĞİMİZ ULUSLARARASI BİR ÜNİVERSİTE OLDUĞUMUZU GÖSTERİYOR”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü (ÇOMÜ) Prof. Dr. Ali AKDEMİR, geçtiğimiz günlerde Avrupa Üniversiteler Birliği ve Uluslararası Üniversiteler Birliği'nin yöneticileri ile biraraya geldi. Bir süredir devam eden üyelik görüşmeleri sonucunda ÇOMÜ Uluslararası Üniversiteler Birliği'ne resmen üye oldu. Üyelikle birlikte ÇOMÜ, uluslararası bir üniversite olduğunu ispat ederken, dünyanın 150'yi aşkın ülkesinden 600'ün üzerinde üniversiteyle bağ kurdu.

ÇOMÜ, uluslararası anlamda çok büyük bir adım daha attı. Dünyanın saygın birçok üniversitesiyle bilimsel anlamda işbirliği bulunan ÇOMÜ, Avrupa Üniversiteler Birliği'ne üyelik görüşmelerini sürdürürken Uluslararası Üniversiteler Birliği'ne de resmen üye oldu. Böylelikle ÇOMÜ, eğitim-öğretim ve bilimsel anlamda uyguladığı yöntemler ve çalışmalarla Uluslararası Üniversiteler Birliği'nin de kriterlerine uygun bir üniversite olduğunu ispatladı.

ÇOMÜ Avrupa Üniversiteler Birliği'ne Üyelik Sürecinde

Yurtdışında konuyla ilgili temaslarda bulunan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ali AKDEMİR, geçtiğimiz hafta içinde Avrupa Üniversiteler Birliği'nin Genel Serkereteriyle görüştü. 2010 yılında Çanakkale'de gerçekleştirilecek “Dünya Üniversiteler Kongresi” ile ilgili bilgilerin sunulduğu görüşmede, Avrupa Üniversiteler Birliği'nin tam desteği alındı. Sözkonusu kongreye birliğin bülteninden, web sayfasından ve diğer olanaklarından yararlanma sözü alan Rektör Prof. Dr. Akdemir, Avrupa Üniversiteler Birliği'ne üyelik sürecinin de devam ettiğini belirtti.

ÇOMÜ, Paris'te Resmen Üye Oldu

Rektör Prof. Dr. AKDEMİR, daha sonra ise 1950 yılından itibaren faaliyette bulunan ve dünyanın saygın 614 üniversitesinin üyesi olduğu Uluslararası Üniversiteler Birliği'nin temsilcileriyle Paris'te UNESCO binasında buluştu. Burada birliğin program yöneticisi Isabelle Devylder ve kıdemli program yöneticisi Hiligje van't Land ile görüşmelerde bulunuldu. Görüşmelerde 2010 Dünya Üniversiteler Kongresi ve Birliğe üyelik, taraflarca masaya yatırıldı. Bir süredir birliğe üyelik ile ilgili protokolleri sürdüren ÇOMÜ, yapılan bu son görüşmede birliğe resmen üye oldu.

Rektör Prof. Dr AKDEMİR: ÇOMÜ Uluslararası Bir Üniversitedir

Uluslarararası Üniversiteler Birliği'ne üyelik ile ilgili değrelendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. AKDEMİR, birliğe üyeliğin ÇOMÜ'ye kazandırdıklarına dikkat çekerek, bu sayede ÇOMÜ'nün araştırma, geliştirme ve yayınlar konusunda destek bulacağını, birliğin düzenlediği etkinliklere ÇOMÜ'nün katılabileceğini ve olanaklarından faydalanacağını aktardı. Prof. Dr. AKDEMİR, açıklamasında şunları söyledi : “Birliğe üyeliğimizle uluslararası araştırma olanaklarımız artacak. Çok sayıda üniversiteyle işbirliğimiz olacak. Birliğe üyelik, ÇOMÜ'nün uluslararası düzeyde ciddi, başarılı ve saygın bir üniversite olduğunu göstermektedir. Üyeliğimizin kabulü üniversitemizin uluslararası bir üniversite olduğunu ispatlamaktadır. Bunun yanısıra 2010 Dünya Üniversiteler Kongresine de önemli bir destek bulduk. Bu kongremizle de tüm kıtalardan çok sayıda üniversitenin rektörleri, dekanlara, üst düzey yöneticileri ve bilimadamları şehrimize geleceklerdir.” dedi.

“Uluslararası Üniversiteler Birliği'ne Saygın Üniversiteler Kabul Ediliyor”

UNESCO, OECD gibi çok sayıda saygın organizasyonun desteğiyle faaliyet gösteren Uluslarararası Üniversiteler Birliği, halen dünyanın çeşitli kıtalarından çok sayıda üniversitenin üyesi bulunduğu dünyanın en büyük organizasyonu niteliğine sahip. 2007 yılı başında 614 üyesi bulunan birliğe, belirlenen kriterlere uyan üniversiteler kabul ediliyor. Merkezi Fransa'nın Paris kentinde bulunan birlik, dünyadaki tüm üniversiteleri biraraya getirmek, yükseköğretim ve araştırma konusunda önemli anahtar konuları tartışmaya açmak ve bu konuda gelişimi sağlamak amacıyla kuruldu.

Birlik yükseköğretimde sürdürülebilir gelişmenin sağlanması, yükseköğretimden eşit fırsatlarda faydalanılmasını sağlamak ve araştırmanın eğitimle buluşmasında platform olmak hedefleriyle kuruldu. Üye üniversitelerin % 41 i Avrupa, % 23'ü Asya ve Pasifik ülkeleri, % 12'si Ortadoğu, % 10'u Afrika, %8'i Latin Amerika ve % 6'sı Kuzey Amerika ülkelerinden meydana geliyor.

ÇOMÜ Kendini Uluslararası Düzeyde Tanıtacak

Birliğe üye olan ÇOMÜ, böylelikle önemli bir gücü yanına aldı. Üyelikle birlikte ÇOMÜ bilgi ve veri toplama, yayınlar ve iletişim konusunda tam destek alacak. Yükseköğretim sistemeleri, yönetim, planlama, yürütme, finans, değerlendirme ve akreditasyon, öğrenci ve öğretim elemanları işbirliği, müfredat, öğrenim metodları gibi üniversiteleri ilgilendiren konularda 32 bin kaynaklık bilgi veritabanına sahip olan birliğin bu bibliyografik veritabanı da böylelikle ÇOMÜ'nün kullanımına açılmış oldu. Oluşturulan online veritabanı ile de ÇOMÜ kendini uluslararası yükseköğretim platformunda tanıtımını yapabilecek. ÇOMÜ'nün kazandığı olanaklar içerisinde sorunlarını uluslararası arenaya taşıma olanağı da bulunuyor.

Uluslararası Üniversiteler Birliği ise üyelik ile ilgili açıklamasında üyelikle birlikte üniversiteleri küresel üniversiteler ağına bağlandığını, yükseköğretim konularındaki dünya üzerinde dialoglara katılabildiğini, dünyadaki önemli gelişmeler konusundaki bilgiyi zamanında ve kolayca erişebildiğini açıklıyor. Birlik üyeleri önemli programlar ve fırsatlardan da faydalanabiliyor ve dünyadaki yükseköğretim sistemleri ile ilgili referans kaynaklara erişebiliyor.


 


ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİNDEN GEÇ GELEN TEPKİ
''LAİKLİĞE BAĞLI KALINARAK ÇÖZÜMLENSİN...''

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nda görüşülmekte olan türbanın Yükseköğretimde serbest bırakılması ile ilgili Anayasa değişikliği hakkında Üniversitemiz Senatosu’nca hazırlanan Senato Duyurusu’nun aşağıdaki şekliyle kabulüne ve Kamuoyuna duyurulmasına karar verildi.
SENATO DUYURUSU

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletidir. Anayasamızda yer alan bu ifadeleri içeren hükümler değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun özü, değiştirilemez temel taşı ve çağdaşlaşmanın da vazgeçilmez ögesidir.

Aklın ve bilimin egemenliğine dayanan çağdaş eğitim kurumları olan üniversiteler daima bu ilkeye bağlı kalmış ve bundan sonra da bağlı kalacaktır.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, sürekli olarak, Atatürk İlke ve İnkılapları’na, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş değerlerine bağlı davranış, çalışma ve yönetim anlayışını benimsemiştir. Yıllardır süregelmiş türban sorununun, Üniversitelerle uzlaşı sağlanmadan yeni düzenleme arayışlarıyla gündeme gelmesinin neden olduğu huzursuzluk ortamından Üniversitemiz büyük üzüntü duymaktadır. Sorunun, uzlaşmayla ve Anayasa'nın değişmez temel ilkelerine, laikliğe bağlı kalınarak çözümlenebileceğine olan inancımızı belirtir, kamuoyuna saygıyla duyururuz. 06.02.2008

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Senatosu


ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI FAALİYETLERİNİ GENİŞLETİYOR

ÇOMÜ Öğrenci Toplulukları; Topluluklardan Sorumlu Rektör Danışmanı Prof. Dr. R. Cengiz Akçay başkanlığında bir araya gelerek yapılan faaliyetlerini gözden geçirdiler.

Bahar yarıyılında yeni etkinlikler ve açılımlar yapmayı hedefleyen Prof. Dr. R. Cengiz Akçay topluluk başkanları ile bir araya gelerek hem durum değerlendirmesi, hem de yeni faaliyetler ile ilgili görüşmelerde bulundu. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Topluluklardan Sorumlu Rektör Danışmanı Prof. Dr. Cengiz Akçay; “Bizim ilçe etkinlikleri adı altında 2. devreyi tamamen kapsayacak bir organizasyonumuz olacak. Bu organizasyondaki amaç bu zamana kadar öğrencilerin topluluklarının Çanakkale’de yoğunlaştığı için ilçedeki öğrencilerimiz bu faaliyetlerden yararlanamıyordu. Bunu değiştirelim istedik. İlçedeki etkinlikleri yoğunlaştırmaya çalıştık ve ilçelerde olacak şekilde organizasyon yaptık. Her ilçeye belli günlerde gidiyoruz. Orada bazı topluluk programlarını sergiliyoruz. Örneğin 21-22 Mart’ta 3 gün Biga’da, aynı günlerde Çan’da, 4-5 Nisan’da Lapseki’de, 2 Mayıs’ta Gökçeada’da ve 16-18 Nisan’da Yenice’de etkinliklerimiz olacak. Yani faaliyetlerimiz Mart ayında başlıyor ve Mayıs ayına kadar devam ediyor. Etkinliklerimizde fotoğraf topluluğunun açacağı sergilerimiz olacak. Güneş teleskopuyla öğrencilere gözlemler yaptıracağız. Şiir dinletileri ve erozyon eğitimimiz olacak. Oyunlar, film gösterileri ve konserler düzenleyeceğiz” dedi.


BİLİŞİM 2008 KONFERANSI

Ulusal Akademik Bilişim 2008 Konferansı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniveristesi'nde (ÇOMÜ) başladı. Konferans, üniversitelerde ilgili grupları biraraya getirerek bilgi teknolojileri altyapısı, kullanımı, eğitimi ve üretimini bütün boyutlarıyla tanıtmak, tartışmak, tecrübeleri paylaşmayı amaçlıyor.

Ulusal Akademik Bilişim 2008 Konferansı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniveristesi'nde (ÇOMÜ) başladı. Konferans, üniversitelerde ilgili grupları biraraya getirerek bilgi teknolojileri altyapısı, kullanımı, eğitimi ve üretimini bütün boyutlarıyla tanıtmak, tartışmak, tecrübeleri paylaşmayı amaçlıyor.
ÇOMÜ Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla Terzioğlu Yerleşkesi Troia Kültür Merkezi'nde düzenlenen açılış programına, çok sayıda teknoloji meraklısı öğrenci ve öğretim üyesi katıldı. Açılış konuşmasını yapan Rektör, üniversitelerinde bu yıl 10.'su düzenlenen Ulusal Akademik Bilişim konferanslarına kamu kurumları ve özel firma temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Konferansın bilişim alanındaki gelişmeleri takip etmek amacı taşıdığını kaydeden Rektör Akademir, bu sebeple hızlı gelişen teknolojik yenilikleri tanıtmanın yanında, daha fazla insanı bilişim teknolojileriyle buluşturmayı amaçlayan her meslek dalından üretici ve uygulayıcıların katıldığını vurguladı. Üç gün sürecek konferansa yaklaşık bin 200 kişinin beklendiğini ifade eden Akdemir, "Farklı konularda sunumlar yanında seminer, çalışma grupları, firma tanıtım sunumları ve çeşitli eğitim çalışmalarını da içermektedir. İnternet, yazılım ve diğer bilgisayar teknolojilerini doğrudan ilgilendiren sunumlar, bilişim teknolojilerinin tıp, hukuk, güvenlik, inşaat ve tarım gibi birçok meslek dallarındaki yeniliklerine de yer verilmiştir. Türkiye'nin önde gelen firmalarıyla kamu kurum ve üniversitelerini biraraya getiren bu organizasyon, yaklaşık 200 konudaki sunumlarla yararlı bir paylaşım ortamı olacaktır." dedi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akgül ise Türkiye'de internetteki değişimi algılayan bir kurum olmadığını söyledi. İnternet kullanımının Avrupa'ya göre çok düşük olduğunu belirten Doç. Dr. Akgül, gelişmemenin sebebini ise altyapındaki ciddi problemlere ve rekabet yokluğuna bağladı. İnternet altyapısının serbest olmaması yüzünden özel sektörün önünün açılmadığını vurgulayan Akgül, ''Türkiye'ye internet konusunda uzmanlaşmış ekip lazım. Onun dışında bu kadronun, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla beraber çalışması gerekiyor.'' şeklinde konuştu. Türkiye'de internetin yararlarının yeterince anlatılamadığını dile getiren Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ethem Derman da, "İnternetin yüzde 2 zararı varsa, hep bu yönü ön plana çıkarılıyor. Oysa büyük yararları da var ancak bilgiye ulaşma sürecini biz yok ediyoruz. Bu yanlışı nasıl gidereceğimizi de bilemiyoruz.'' dedi. Açılış programından sonra ÇOMÜ'de altı sınıfta oluşturulan gruplarla bilişim teknolojileri konusunda toplantılar yapıldı. (Cihan Haber Ajansı) 1 saat önce..


İKİNCİ ÜNİVERSİTE KURULMASI ÇABALARI

Çanakkale Genç İşdamları Derneği (ÇAGİAD), bölgeye ikinci üniversite kurulması ile ilgili projeyi iş adamları ile paylaştı. İkinci üniversite projesine iş adamları destek sözü verdi.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu, yeni yılla birlikte yönetim kurulu seçimini yapan Çanakkale Genç İşadamları Derneği'ni (ÇAGİAD) ziyaret etti. Çanakkale'nin kabuğunun kırılması için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini belirten ÇAGİAD Başkanı Aydın Fırat, Çanakkale ile ilgili bir çok projeleri bulunduğunu, en önemlisinin ise ikinci bir üniversitenin Çanakkale'ye kazandırılması olduğunu söyledi. Konuyla ilgili açıklama yapan ÇAGİAD Başkan Yardımcısı Hikmet Sezen, şu anda yeni anayasa değişikliği ile birlikte yabancı üniversitelerin Türkiye'de şube açmasının önünün açıldığını belirti. Turizm ve kültür kenti olması noktasında ikinci bir üniversitenin Çanakkale'ye kazandırılması gerektiğini savunan Sezen, şöyle devam etti: "Japonlar, Amerikalılar, İngilizler ve Fransızlar Türkiye'ye üniversite açmak istiyorlar. Eğer biz diğer illerden önce davranır yer ve barınma sorununu halledecek projeler üretirsek kurulacak olan yaklaşık 10 üniversiteden bir tanesini kentimize kazandırmış oluruz. ÇAGİAD olarak bizler çalışmalarımıza başladık. Çanakkale'ye ikinci bir üniversite kazandırmak için ÇTSO'dan ve diğer sivil toplum kuruluşlarından destek istiyoruz. Sayın valimiz ile ticaret odamızla, ticaret borsamızla ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızla hep beraber bir çalışma yapmamız gerekiyor"

ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Tezcan ise bu projeye seve seve destek vereceklerini kaydederek, "ÇAGİAD bizim önem verdiğimiz sivil toplum örgütüdür. ÇTSO olarak her türlü çalışmanızda yanınızdayız. Bölge milletvekilleri Ankara'da işleri çözebilirler ama işleri çözerken sivil toplum örgütlerini yanlarına alırlarsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Onun için sivil toplum örgütlerinin gelişmesi Çanakkale'nin lehine olacaktır." dedi.


TIP FAKÜLTESİNDE SONA DOĞRU

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi, 1 acil servis, 22 poliklinik, 10 laboratuvar, 14 ünite ile hizmet vermeye hazırlanıyor.

Sağlık Bakanlığı'nın iki yıl önce ÇOMÜ Tıp Fakültesi'ne devrettiği Kepez beldesindeki Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, tefrişatının tamamlanmasının ardından hizmet vermeye başlayacak. ÇOMÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Reşit Ersay, yaptığı açıklamada, tıp fakültesi hastanesinin Çanakkale halkına hizmet verecek nitelikte bir hastane olacağını, hastanenin hizmete girmesiyle her yıl tedavi amacıyla il dışındaki hastanelere giden 6 bin 200 hastanın, kendi illerinde tedavi olma imkanı bulacağını söyledi.

"Çanakkale halkının 3. basamak sağlık hizmetleri artık bu tıp fakültesiyle karşılanacak." diyen Prof. Dr. Ersay, hastanenin hizmete girmesinden başka bir seçenek bulunmadığını belirtti. Prof. Dr. Ersay, 85 yatak sayısı olan hastaneye, bu yıl içinde 200 yataklı yeni bir hastanenin daha ekleneceğini ifade etti.

Altyapı çalışmaları tamamlanıyor

ÇOMÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ersay, hastanede ameliyathanelerin teknik donanımının tamamlandığını, diğer birimlerin elektronik cihaz donanım çalışmalarının ise sürdürüldüğünü söyledi.

Bu yıl içinde 7 milyon YTL harcama yapılacağını belirten Prof. Dr. Ersay, şu bilgileri verdi: "Harcamalar bu bütçeyle sınırlı kalmayacak. Ek kaynaklarımız da olacak. Böylece tıp fakültesi hastanemizi hizmete açacağız. Tıp fakültesi hastanesinde, eksik branş diye bir şey olamaz. Özellikle çocuk psikiyatrisi ve medikal onkolog gibi zor bulunan personeli hastanemize getirmeye çalışıyoruz. Çanakkale'nin sağlık önceliklerini gözeterek projeler yapıyoruz. Ana bilim dallarımızın, gelişmiş birimler olmasını istiyoruz. ÇOMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi, 1 acil servis, 22 poliklinik, 10 laboratuvar, 14 ünite ile hizmet vermeye hazırlanıyor."

Yardım kampanyasına büyük ilgi

Prof. Dr. Ersay, ÇOMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nin tefrişatı için 2 yıl önce başlatılan yardım kampanyasına katılımın beklentilerin çok üstünde olduğunu bildirdi. Vatandaşların, sivil toplum kuruluşlarının ve vakıfların desteğiyle 2 yıl içinde 1.5 milyon YTL yardım toplandığını bildiren Prof. Dr. Ersay, şöyle dedi: "Çanakkale halkının gösterdiği ilgiye layık olmaya çalışacağız. İşimizin zor olduğunu biliyoruz ama buradaki kurucu öğretim üyesi kadrosu büyük bir özveriyle çalışıyor. Personelimizi Ege, Çapa ve Cerrahpaşa Tıp fakültelerine gönderip yoğun bakım eğitimi almalarını sağlıyoruz."


HALKLA İLİŞKİLER TOPLULUĞU KÜÇÜKKUYU ÇOCUK YUVASINDA

ÇOMÜ Halkla İlişkiler Topluluğu Edremit Körfezinde ziyaret ve incelemelerde bulundu. Topluluk üyeleri yöre hakkında bilgi alırken Küçükkuyu’da bulunan çocuk yuvasını da ziyaret etti. Hayırsever Fernur Sözen, bakıma muhtaç çocuklar herkesin çocuklarıdır sahip çıkılmalıdır mesajını verdi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Halkla İlişkiler Topluluğu etkinliklerini sürdürüyor. Halka yönelik faaliyetler ve ziyaretler gerçekleştiren topluluk son olarak Edremit Körfezine ziyarette bulundu. Ziyaret kapsamında sırasıyla Ayvacık, Küçükkuyu, Altonoluk, Güre, Akçay ve Edremit’e ziyaret gerçekleştirildi. Ziyaretlerde öğrenciler hazırladıkları bilgileri arkadaşları ile paylaştı.

Topluluk, sonrasında ise yörenin hayırsever insanlarından Fernur Sözen’in katkılarıyla meydana gelen Çocuk Yuvasına ziyarette bulundular. Ziyarette Fernur Sözen’in yanı sıra yurt idarecileri ve çalışanları da hazır bulundu.

Çocuklarla tek tek ilgilenen Halkla İlişkiler Topluluğu üyeleri sonrasında ise Fernur Sözen ile bir araya gelerek neler yapabileceklerini konuştular. Topluluk akademik danışmanı Gökhan Bayram yapabilecekleri çalışmalar hakkında bilgi vererek özellikle resim, fotoğrafçılık, spor, film gösterimi vb. konularda tam günlük bir programı toplulukla hazırlayıp uygulayacaklarını aktardı.

Fernur Sözen ise açıklamasında yurdun daha öncede ÇOMÜ Rektörü tarafından ziyaret edildiğini belirterek bu ilgiden memnun olduklarını açıkladı. Çocuklara sahip çıkmanın önemli olduğuna dikkat çeken Sözen, çocuklara yönelik özellikle eğitim ve özgüvenle ilgili çalışmalara ihtiyaç duyduklarını belirtti. Öğrenciler ise ziyarette Fernur Sözen’e hayırsever yaklaşımlarından dolayı tebriklerini aktararak günün anısı için hazırlanan çiçek takdiminde bulundular.


Çanakkale’yi Türkiye’nin hangi illerinden kaç kişi ziyaret etmiştir bilinmez ama yakında Avrupa’nın her köşesinden üniversite öğrencilerinin ziyaret etmiş olduğu bir şehir olacağı kesin.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde 4 sene öncesinde kurulan AEGEE-Çanakkale, merkezi Brüksel’de bulunan, Avrupa’nın en büyük öğrenci organizasyonu “Avrupa Öğrencileri Genel Forum’unun en aktif şubelerinden birisi olma yolunda ilerliyor.

AEGEE “Association des Etats Generaux des Estudiants del Europe” un baş harflerinden oluşturulan bir kısaltma ve Türkçe karşılığı “Avrupa Öğrencileri Genel Forumu”.

AEGEE , ekonomik ve politik olarak tamamen bağımsız, Avrupa’daki tüm üniversite öğrencilerine açık uluslararası bir gençlik örgütüdür. AEGEE, Avrupa’nın 40 farklı ülkesinde, 285 farklı üniversite şehrinde 20.000 civarında üyeye sahip kâr amacı gütmeyen uluslararası bir topluluk.

AEGEE farklı kültür, anlayış ve bakış açılarına sahip gençlere birbirlerini tanıma fırsatı vermekte, önyargıların kaldırılması, karşılıklı güven, anlayış ve işbirliğinin geliştirilmesi için çalışmaktadır.

Türkiye’de bulunan 20 lokalden birisi olan AEGEE-Çanakkale kısa zamanda Türkiye’de ki en aktif lokallerden birisi olmayı başarmış durumda. AEGEE-Çanakkale, bugün Çanakkale`de ki en büyük öğrenci topluluğu olmasının yanı sıra Çanakkale`de ki en büyük uluslararası kuruluşlardan bir tanesidir.

Kurulduğu günden itibaren Çanakkale`yi Avrupa`ya, Türk kültürünü ise Avrupalı gençlere en iyi ve doğru şekilde tanıtmayı amaçlayan AEGEE-Çanakkale, Çanakkale`de düzenlediği uluslararası etkinliklerde bugüne kadar, 35 farklı ülkeden 400’den fazla Avrupalı genci Çanakkale’de misafir etmiştir.

Ayrıca Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğrencilerinden oluşan AEGEE üyeleri Avrupa`nın çeşitli yerlerinde düzenlenen etkinlik ve toplantılara katılarak Onsekiz Mart Üniversitesi’nin ve Çanakkale`nin Avrupa`da en iyi şekilde tanıtılmasında gönüllü olarak çalışmaktadır. AEGEE üyeleri, bugüne kadar 25 farklı ülkede 40 dan fazla etkinlik konferans ve seminere katılarak başta Türkiye olmak üzere Çanakkale’yi ve Türk gençliğini başarıyla temsil ediyor.

Lokal bazda topluluk üyeleri, üniversite öğrencilerine, Avrupa Birliği gençlik projeleri, yurtdışı çalışma ve staj olanakları, gençlik kampları ve Erasmus gibi öğrenci değişim programları hakkında bilgiler veriyor. Katılımcı öğrencilere oryantasyonlar düzenliyor.


ÇOMÜ'de ÇİNCE BÖLÜMÜ AÇILACAK

Yükseköğretim Kurumu (YÖK), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde Çince öğretmeni yetiştirecek program açmayı planlıyor. YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İsa Eşme, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde Çince öğretmenliği ile ilgili program açma hazırlıkları yapıldığını bildirdi.

Çin'in ekonomik açıdan dünyadaki etkisine işaret eden Eşme, Çince'nin dünyada her geçen gün önem kazanmaya başladığını ifade etti. Birçok ülkede Çince öğretildiğini belirten Eşme, “Türkiye'de büyük bir eksikliktir. Bu eksikliği gidermek üzere Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi yetkilileri ile görüştük. Onlar şu anda Çince öğretmenliği bölümü konusunda hazırlık yapıyorlar. Eğer uygun kaynak ve öğretim elemanı bulabilirsek, önümüzdeki yıllarda orada bir Çince öğretmenliği programı açacağız” dedi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi yetkilileri de 2007 yılı başından bu yana Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Bölümü bünyesinde Çin Dili Eğitimi Anabilim Dalı kurulması için çalışmalar yapıldığını, YÖK'e de konuya ilişkin yazı gönderildiğini belirttiler. Yetkililer, böyle bir dal açılabilmesi için 3 öğretim elemanı olması gerektiğini, bu amaçla Çin'in Ankara Büyükelçiliği ile irtibata geçildiğini ve buradan yanıt beklendiğini ifade ettiler. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü'nde Japonca Öğretmenliği programı da bulunuyor. Bu programda 90'ı kız toplam 142 öğrenci eğitim görüyor.


“DÜNYA ÜNİVERSİTELER KONGRESİ”

 Projemiz Bulgaristan’da DüzenlenenRektörler Toplantısı’nda İlgi Gördü “Dünya Üniversitesi” olma yolunda kararlı adımlarla yürüyen üniversitemizitemsilen Rektörümüz Prof. Dr. Ali Akdemir, kardeş üniversite Sofya StKliment Ohridski Üniversitesinin davetlisi olarak VIII. RektörlerToplantısına katılmak üzere 24–25 Kasım 2007 tarihlerinde iki günlükziyarette bulundu.

Ziyarette Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. DinçayKöksal da katıldı. Ziyaretin ilk günü toplantının açılış konuşmalarından sonra davetlirektörlerden ilk konuşmayı yapan Rektörümüz Prof. Dr. Ali Akdemir,üniversitemizin vizyonu ve misyonu doğrultusunda 2010 yılındagerçekleştireceği “Dünya Üniversiteler Kongresi” konusunda bilgi verdi vebu kongrede tüm dünyayı ilgilendiren sorunların (küresel ısınma, terörizmvb.) çözümünde üniversitelerin yerinin tartışılacağının üniversitekavramının yeniden ele alınarak halen üniversitelerin eğitim-öğretimsunma, araştırma yapma, topluma hizmet (kamu hizmeti) gibi gelenekselmisyonlarının yanı sıra yeni misyonlarının belirleneceğini belirtti.Kongrenin bu anlamda ilk olması büyük ilgi çekti. İlk olumlu ve anlamlıdeğerlendirme Sofya Üniversitesi rektöründen geldi ve bu kongreninyüzyıllık geçmişi olan üniversitelerin dahi gerçekleştiremediği önemli birproje olacağını, üniversitelerin görev ve sorumluluklarını yenidendeğerlendirmesi ve yeniden tanımlaması için fırsat yaratacağınıvurgulayarak, her türlü desteği ve katkıyı vermeye hazır olduklarını beyanetti. Aynı olumlu destekler başta Makedonya Cumhuriyeti BitolaÜniversitesi rektörü olmak üzere diğer üniversite temsilcileri tarafındanda beyan edildi. Üniversitemizin düzenleyeceği kongre gündeme oturdu vesözel ve yazılı basın da Rektörümüzle mülakat yaparak konuya ilişkinaçıklamaları basın yoluyla da Bulgar kamuoyuna sundular. Ziyaretin ikinci günü üniversitenin akademik yükselme ve elde edilenbilimsel ve akademik başarıların ödüllendirildiği törene katılındı. Törenöncesi Rektörümüz, Makedonya Bitola Üniversitesi rektörü ve Üsküp Ss.Cyril ve Methodius Üniversitesi temsilcisi rektör yardımcısı ile birlikteSt. Kliment Ohridski anıtına çelenk sunumunda bulundular. Ziyaret süresince üniversitemizin Sofya Üniversitesinin çeşitli akademikbirimlerinin yanı sıra diğer konuk üniversitelerle öncelikle Erasmusöğretim elemanı ve öğrenci değişimi olmak üzere bir çok konuda işbirliğiimkânları araştırıldı. Sofya Üniversitesi Ekonomi Fakültesi ve FelsefeFakültesi ile işbirliği yapılması karşılıklı yapılan bilimsel etkinliklerekatılma ve ortak proje yapma konusunda görüş birliği sağlandı. İlgiliakademik birimler bu konuda çalışmalarını başlatacaklar.


ÇOMÜ’LÜ ZİRAATCİLER ANKARADA ÇANAKKALE TARIM ALANLARINDA KİMYASALKULLANIMINDAN KAYNAKLANAN SORUNLARI ANLATTILAR

 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi 4. sınıföğrencisi ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genç üyesi Alper VURALIN,Ziraat Fakültesi 3. sınıf öğrencileri Kerim KILINÇ, Ceren YILDIRIM, GülşahDİRİK, Oya KÖSEDAĞ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim üyesi Yrd.Doç. Dr. İsmet YILDIRIM danışmanlığında, hazırlamış oldukları “ÇanakkaleTarım Alanlarında Kimyasal Kullanımından Kaynaklanan Sorunlar” adlısunuyla, Ankara’da yapılan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) 3. ÖĞRENCİKURULTAYI’ na katıldılar.

Ankara Milli Kütüphane Konferans Salonunda gerçekleşen kurultayın ilkgününde ÇOMÜ’lü Ziraatciler hazırlamış oldukları çalışmayı sunarak büyükbeğeni kazandılar. Yaptıkları çalışma hakkında bilgi veren, ZiraatFakültesi Bitki Koruma Bölümü 4. sınıf öğrencisi Alper VURALIN: ÇanakkaleYöresi’ne bağlı Lapseki, Kumkale, Yenice, Tevfikiye, Çıplak, Yapıldak veMerkez ilçelerinde üretici ve bayilere yönelik bire bir anket çalışmaları gerçekleştirdiklerini belirtti. Yapmış oldukları anket çalışmalarıhakkında kısa bir bilgi veren Yrd. Doç. Dr. İsmet YILDIRIM üreticilerin ürün verim ve kalitesini arttırmak için bilinçsiz bir şekilde yoğun gübreve pestisit kullandıklarını, sonuç olarak aşırı kimyasal kullanımınıncanlılar ve çevre üzerinde olumsuz kalıcı etkiler bıraktığınıgözlemlediklerini ve bu kapsamda üreticilerin kimyasal kullanımı vesonuçları konusunda eğitilmeleri gerektiğini belirtti. Kurultayın ikinci gününde Türkiye‘nin çeşitli yörelerinden gelenöğrenciler ile birlikte Anıtkabir ziyaret edildi ve saygı duruşundabulunuldu.Anıtkabir ziyareti sonrası öğrenciler Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Dr. Gökhan GÜNAYDIN ile de görüşerek Çanakkale’yedavet ettiler.


“TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ VE TERÖRLE MÜCADELE” PANELİ

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Stratejik Araştırma Merkezi tarafından, Terzioğlu Yerleşkesi Troia Kültür Merkezinde “Türkiye’nin Güvenliği ve Terörle Mücadele” konusunda panel gerçekleştirdi,

Panel’in başkanlığını Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Stratejik Araştırma Merkezi Müdürü Doç.Dr. İbrahim KAYA yaptı. Doç. Dr. KAYA Terörle mücadele ve hukuksal çerçeve konusuna değinerek, mücadelenin hukuksal bir çerçevede ele alınması gerektiğine vurgu yaptı. Panelde konuşan bir diğer konuşmacı Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç.Dr. Yücel ACER ise, terörle mücadele konusunda uluslar arası hukuk konularına değinerek olayın uluslar arası boyutta değerlendirilmesi gerektiğini, geçmişte dünyada buna benzer olaylar yaşandığını, buna benzer olaylarda uluslar arası adalet divanına yansıdığını belirtti. Türkiye da yaşanan olaylarında bu boyutta olduğunu belirterek, uluslar arası adalet divanına gidebilir durumda olduğunu ileri sürdü. Panelistlerden USAK Başkanı Doç. Dr. Sedat LAÇİNER ise, Türkiye’nin Güvenliği ve Kuzey Irak konusunda şunları söyledi: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Strateji Araştırma Merkezi, Türkiye’de Ermeni konusu başta olmak üzere, terör konularında önemli araştırmalar yapar durumdadır. Türkiye’de bir çok üst düzey kişi bizden fikir alışında bulunmaktadır. Meseleleri övgü sövgü çizgisinde görmeyen bir üniversitedir. Terör konusuna geldiğimizde Türkiye terörü pek anlayamadı.Türkiye ne yazık tecrübe biriktiren bir ülke olamadı.Türkiye PKK’yı geçmişte 5 defa bitirmiştir. 20-25 bin terörist öldürmüştür. Şuanda 5-6 bin militan vardır.her defasında yeniden ortaya çıkmıştır. Terör örgütünü sürekli buduyoruz. Terörle mücadele teröristle mücadele durumuna gelmiştir böyle olamamalıdır. Dünyaya baktığımızda dünya böyle yapmıyor, Türkiye’nin diğer ülkelerden farkı yok, terör teknik bir meseledir yapılması gereken vardır yapılmaması gereken vardır, silah bir sorunun en son çözümüdür dedi. Diğer bir panelist Yrd. Doç. Dr. Bülent ULUDAĞ ise, Ulusçuluk Teorileri Açısından Türkiye’de Bölücülüğün Analizi konusuna değinerek, azınlık konusunun Türkiye’de farklı bir biçimde algılandığına işaret ederek şunları söyledi: Ulusçuluğun koşulları vardır, ben ulus oldum demekle ulus olunmaz Ulusçuluğun ne olduğunu uluşculardan öğrenemezsiniz. Olaya hem Türkler hem de kürtler açısından baktığımızda Türk ulusalcılığı zengindir. Mustafa Kemal çağdaş bir ulus yapma çabasındaydı. Bazı bölgelerde başarıya ulaşmıştır. Keza çok zengin tarihsel birikimimiz var. Tarihte resmi olarak 16 Türk devleti kurulmuştur.Tamamına baktığımızda resmiyette olmamasına rağmen Türkler tarihte 50 tane devlet kurmuştur. Kürtlerin bir tarihi yok devleti yok, kürt ulusalcılığını sağlam temel oluşturacak bir şey yoktur. PKK en çok kendi insanına zarar vermiştir dedi.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) 15. kuruluş yıldönümü etkinlikleri törenlerle kutlanırken, üniversiteye katkılarından dolayı 5 kişiye üstün hizmet ve takdir ödülü verildi.

ÇOMÜ Terzioğlu Kampüsü Troia Kültür Merkezi'ndeki etkinlikler saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir, ÇOMÜ'nün kurumsallaşma sürecini hızlı bir şekilde yaşadığını belirterek, "Üniversitemizin bütün fakülte, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksek okullarında bütün yöneticilerimiz ve akademisyenlerimiz yörenin değerleriyle, bilimin değerlerine yönelik olarak eğitim-öğretim faaliyetleri ve akademik etkinlikleri gerçekleştirmektedir. Bu sebeple üniversitemizin gelişimine katkı verenler saygı ile anılmakta, taktir edilmektedir. Bu yıl da ödül komisyonumuzun aldığı kararla senatomuz üniversiteye katkılarından dolayı Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Çanakkale Eski Milletvekili ve Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş, ÇOMÜ 1999-2007 dönemi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın ve Toplum Gönüllüleri Derneği Başkanı İbrahim Betil'i üstün hizmet ödülüne; Emekli General Mustafa Kemal Tutkun da taktir

ödülüne layık gördü. Ayrıca akademik birimlerimizden gelen önerileri değerlendiren ödül komisyonumuz bunun dışında akademik ve idari personele kurumsal bağlılık ile eğitim ve öğretim performans ödüllerini vermeyi kararlaştırdı. Ödül olan herkesi kutluyorum" dedi.

Yapılan konuşmaların ardından törenle Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Çanakkale Eski Milletvekili ve Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş, ÇOMÜ 1999-2007 dönemi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın ve Toplum Gönüllüleri Derneği Başkanı İbrahim Betil'e üstün hizmet ödülü verilirken; Emekli General Mustafa Kemal Tutkun da taktir ödülünü aldı. Ödülünü alan Vali Orhan Kırlı, üniversite tarafından kendine verilen ödülün önemine değinerek, "Bu ödül bana onur veriyor. Ancak bu onur aynı zamanda bana sorumlulukta yüklüyor. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra üniversiteye katkılarımız sürecek" diye konuştu.

Çanakkale Eski Milletvekili ve Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş ise üniversitelerin birer deniz feneri gibi olduğunu belirterek, "Nasıl ki fırtınalı havalarda deniz fenerleri gemilere yol gösterir ve limanlara sığınmasını sağlarlarsa, üniversiteler de işte böyle bir özeliğe sahiptirler. Ben de elimden geldiğince Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesine hizmet etmeye gayret gösterdim. Ben şuan ÇOMÜ'nün bir gönüllüsüyüm. Bu tür ödüllerin verilmesi geçmişte buraya katkı sağlayanlara karşı yapılan vefa borcudur" şeklinde konuştu.

ÇOMÜ 1999-2007 dönemi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın'da ödülünü almasının ardından yaptığı konuşmada 15 yıllık bir geçmişi olan ÇOMÜ'nün kurumsallaşma yönünde emin adımlarla yoluna devam ettiğini belirterek, "Bu gelişmede bizleri gelecek için gururlandırıyor. Ancak bu gelişme bence yeterli değil.başarılan üçe, dörde katlanması gerekir. Bu ödülü ben şahsım olarak almıyorum. 8.5 yıllık görev sürecinde bana yardımcı olan çalışma arkadaşlarımın adına bu ödülü alıyorum" dedi.

Öte yandan üstün hizmet ödülüne layık görülen Toplum Gönüllüleri Derneği Başkanı İbrahim Betil ise daha önceden bir programının olması sebebiyle ödülünü alamadı. Betil'e ödülünün ise daha sona verileceği açıklandı. Törende üniversiteye katkılarından dolayı Emekli General Mustafa Kemal Tutkun'a da taktir ödülü verildi. Tören kapsamında ayrıca akademik ve idari personele kurumsal bağlılık ile eğitim ve öğretim performans ödülleri verildi.

Törene Vali Orhan Kırlı, Rektör Ali Akdemir, Cumhuriyet Başsavcısı İlmettin Köklü, Belediye Başkan Vekili Sevgi Uluşal, Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Peter Rennert ise çok sayıda öğretim görevlisi katıldı. Etkinlikler hafta boyu devam edecek.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali AKDEMİR’in “ÇOMÜ Günleri 2007” Açılış Konuşması

Tüm dünyada eğitim-öğretim veren, toplumsal sorunları çözmek için araştırmalar yapan, bulunduğu yöreye, bölgeye, ülkeye tüm insanlığa hizmet sunan üniversiteler; kalkınmanın, başarının, üretkenliğin, çalışkanlığın, entelektüel birikimin, demokrasinin merkezi konumundadırlar.

Bilim için, entelektüel birikim için araştırmalar yapan üniversiteler; insanlar için, dünyada yaşayan tüm insanların sorunlarını çözmek için, toplumsal refahı artırmak, refahı tüm insanlara yaygınlaştırmak için de araştırmalar yapan, projeler gerçekleştiren kurumlardır.

Üniversiteler anılan çarpıcı misyonlarını; başarı odaklı kurumsallaşarak, liyakata ve adalete önem vererek, özerkliklerinden ödün vermeksizin çalışkanlığı ödüllendirerek yerine getirirler. Dolayısıyla başarı odaklı kurumlar olarak ortaya çıkan üniversiteler, değerler odaklı kurumlar olarak da tanımlanırlar.

Üniversiteleri betimlemek için “başarı odaklı, değer odaklı kurumlar” ifadesi sıklıkla kullanılır.

Bir üniversitede akademisyenler başarılı olmak için çalışıyorlarsa –ki kariyer sistemi bunun en çarpıcı göstergesidir-, başarılı insanlar ödüllendiriliyorsa, kurumun geçmişinde katkı verenler saygıyla anılıyor, takdir ediliyorsa, adalet, eşitlik, saydamlık ilkeleri her düzeyde yönetsel ve akademik ilkeler olarak benimsenip uygulanıyorsa kurumsallaşma süreci başlamış demektir. Yönetici olanlar da, olmayanlar da, idari personel de, akademik personel de “kendimden daha fazlasını kurumuma, devletime, ülkeme nasıl verebilirim? ” diye soruyorlarsa, anılan üniversite yönetsel ve akademik rotasını bulmuş demektir.

Bu yönüyle, yönetsel ve akademik rotasını bulmuş bir üniversite olarak ÇOMÜ, kurumsallaşma sürecini hızlı bir şekilde yaşamaktadır.

ÇOMÜ’nün tüm fakülte, enstitü, yüksekokul ve MYO’larında tüm yöneticilerimiz ve akademisyenlerimiz yörenin değerleriyle, bilimin değerlerine yönelik olarak eğitim-öğretim faaliyetleri ve akademik etkinlikleri gerçekleştirmektedirler.

Üniversitemiz her geçen gün ulusal ve uluslar arası düzeydeki yayın sayısını artırmaktadır.

Üniversitemizin gelişimine katkı verenler saygıyla anılmakta, takdir edilmektedir. Yanı sıra çevreden, iş dünyasından, kamu bürokrasisinden, STK’lardan üniversitemize katkı veren, mesleki açıdan başarılı, ülkemiz sorunlarına çözüm üreten kişiler de takdir edilip ödüllendirilmektedirler.

Bu bakış açısının bir uzantısı olarak “ÇOMÜ Günleri” organize edilmesine, üniversite senatosu kararıyla karar verilmiştir. Bu yıl üçüncüsünü düzenlemekte olduğumuz “ÇOMÜ Günleri 2007”nin üniversitemizin “15. Kuruluş Yıldönümü”ne rastlaması da oldukça anlamlıdır. Mütevazi rektörlük binasından bugünkü çok yerleşkeli, 9 fakültesi, 2 enstitüsü, 2 yüksekokulu, 11 meslek yüksekokulu, 22500 öğrencisi, 1000 akademik personeli, 700 idari personeli, dergileri, kongreleri, uluslar arası yayınları, akademik ve yönetsel değerleri olan Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Üniversitesi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne ulaşmak oldukça heyecan vericidir. Bu anlamlı düzeye karşın dünya üniversitesi olmak için çok çaba sarfetmemizin gerekli olduğunun bilincindeyiz.

Bu yıl ödül komisyonumuzun önerisiyle üniversitemiz senatosu Çanakkale Valisi Sayın Orhan KIRLI’ya, 1999-2007 Dönemi ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan AYDIN’a, Okan Üniversitesi Rektörü Sayın Sadık KIRBAŞ’a, Toplum Gönüllüleri Vakfı Başkanı Sayın İbrahim BETİL’e “Üstün Hizmet Ödülü” verilmesine karar vermiştir. Kendilerini içtenlikle kutluyorum.

Üniversitemize anlamlı katkılar veren Emekli Tuğgeneral Sayın Mustafa Kemal TUTKUN’a “Takdir Ödülü” verilmesine karar verilmiştir.

Akademik birimlerimizden gelen önerileri değerlendiren ödül komisyonumuz; akademik ve idari personele kurumsal bağlılık ödülleri, akademik personele akademik performans, eğitim-öğretim performansı ödülleri verilmesini senatomuza önermiştir. Yanı sıra Akademik Yükselme başarısı gösterenlere ödüller verilmektedir. Ödül alan tüm personelimizi içtenlikle kutluyorum.

Böylelikle hem üniversite içinden, hem de dışardan “başarılı kişiler” üniversite ödülleri bağlamında takdir edilmişlerdir.

“ÇOMÜ Günleri 2007”nin planlamasına, gerçekleştirilmesine anlamlı katkılar sunan Ödül Komisyonu Başkanı ve üyelerine, Üniversitemizin değerli Senato Üyelerine, Rektör Yardımcıları ve Danışmanlarına, Genel Sekreterliğe, Sosyal, Akademik ve Sanatsal Etkinlikler Birimine, Basın ve Halkla İlişkiler çalışanlarına, sponsorluk katkısı verenlere çok teşekkür ediyorum.

Gelecek yıllarda çok daha başarılı mensuplarımızı ve kurumumuz dışından başarılı kişileri ödüllendirmek dileğiyle ödül alanları kutluyorum. “ÇOMÜ Günleri”mizi ve ÇOMÜ’nün 15. Yıl Kuruluş Yıldönümü’nü kutluyor, hep birlikte nice “ÇOMÜ Günleri”ne diyor, saygılar sunuyorum.


''HAYATIMIN FİKRİ-GENÇLERE GİRİŞİMCİLİK'' PROJESİ

Toplum Gönüllüleri Vakfınca gerçekleştirilen “Hayatımın Fikri – Gençler İçin Girişimcilik Projesi” 2007 – 2008 Eğitim - Öğretim yılında genç girişimci adaylarını daha üniversitedeyken destekleyerek kendi enerjilerinin ve potansiyellerinin farkına varmalarıve bu potansiyeli değerlendirerek istihdam konusunda kendilerine bir alternatif yaratmaları için fırsat sunan “Hayatımın Fikri Projesi” Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde yeni dönem başlangıcını, 6 Kasım2007 tarihinde Manfred Osman Korfmann Troia Kültür Merkezi Sevim Buluç Oditoryumunda “Girişimcilik Paneli” ve “Proje Tanıtım Toplantısı” ile başlatıyor.

Hayatımın Fikri Projesi kendi işlerini kurmayı planlayan genç girişimci adaylarının eğitilmesi ve bu kişilere danışmanlık hizmeti verilmesini, uygun iş fikirlerinin fonlanmasını amaçlamaktadır. Geçlik İçin Girişimcilik Eğitimi kendi işlerini kurmayı hedefleyen genç girişimcilere kariyer planlama ve girişimcilik eğitimi, fizibilite çalışması ve iş planı oluşturma konularında eğitim ve danışmalık hizmeti sunan bir eğitim paketi olup yaklaşık 7 aylık bir süreci kapsamaktadır. Girişimcilik konusunda uzman bir ekip tarafından sunulmakta olan eğitim programından öncelikle üniversitelerin son sınıf ve yüksek lisans öğrencilerinin yararlanması ve bu gençlerin mezun olduktan sonra kendi işlerini kurmalarının sağlanması amaçlanmaktadır. Eğitim programının tamamlanmasını takiben genç girişimciler tarafından danışman desteğiyle hazırlanmış olan iş planları Gençlik İçin Girişimcilik Kurulu tarafından değerlendirilerek başarılı bulunan iş fikirlerinin sahiplerine belirli miktarlarda ve çok uygun koşularda kredi desteği verilerek işlerini kurmaları sağlanmaktadır.

Yerel ve ulusal ekonominin gelişmesi için yaratıcı yönü güçlü ve girişimcilik kavramını özümsemiş ve uygulanabilir iş fikirleri geliştirebilen genç girişimcilere gereksinim duyulmaktadır. Proje, gençlerin bu özelliklerle donatılmasını sağlayacak ve eğitimli ve güçlü iş fikirleri olan bir girişimci grubunun oluşturularak bu grubun desteklenmesine katkıda bulunacaktır.

Proje, kendi işlerini kurmayı planlayan genç girişimci adaylarının eğitilmesi ve bu kişilere danışmanlık hizmeti verilmesini, uygun iş fikirlerinin fonlanmasını amaçlamaktadır. Projenin hedef kitlesini üniversite son sınıf ve yüksek lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Proje kapsamında oluşturulacak olan “Gençlik İçin Girişimcilik Fonu”, başarı ve geliştirilme potansiyeli taşıyan seçilecek projelere fon ve teknik destek sağlayacaktır.

Gençlik İçin Girişimcilik Fonu’ndan destek sağlanacak olan iş fikirleri TOG bünyesinde sponsor kuruluşların, ve Türkiye’deki önemli girişimcilerin katılımıyla oluşturulmuş olan Gençlik İçin Girişimcilik Kurulu’nun yapacağı değerlendirme sonucunda belirli miktarlarda kaynakla desteklenmektedir.

Projenin hedefleri:

• Üniversite öğrencilerini girişimcilik nosyonunun geliştirilmesi,
• Her yıl belirli sayıda genç girişimciden oluşan bir grup oluşturmak,
• Girişimcilik Fonu ve Girişimcilik Eğitim Programı’nın oluşturulması, çeşitli üniversitelerden öğrencilere bu fon ve program kapsamında kariyer planlama ve girişimcilik eğitimi desteği sağlanması,
• Katılımcı öğrencilerin iş fikri ve iş planı oluşturma yeteneklerinin geliştirilmesi,
• Proje ortakları ve paydaşlarıyla sosyal sorumluluk kavramının paylaşımı ve kavramın taraflarca içselleştirilmesidir.

Proje kapsamında:

• Sekiz üniversiteden yaklaşık 2000 öğrenciye kariyer planlama ve girişimcilik konusunda seminer verilecektir.
• Sekiz üniversiteden 400 öğrenci fizibilite değerlendirmesi ve iş planlaması konularında eğitilecektir.
• Sekiz üniversiteden 160 öğrenciye iş planlarının geliştirilmesi ve sponsorlara sunulması konusunda danışmanlık hizmeti sağlanacaktır.
• Girişimcilik Kurulu tarafından seçilecek olan 24 (her üniversiteden ortalama üç) başarılı projeye iş planların uygun miktarlarda finansal destek sağlanacaktır.

Eğitimlerin başlangıçtaki toplam katılımcı sayısı yaklaşık 2000 öğrenci olacak, her aşamada en başarılı öğrenciler ikinci aşamaya katılmaya hak kazanacaklardır. Eğitimler uzman bir ekip tarafından belirli bir müfredat uygulanarak gerçekleştirilmektedir.

2006–2007 eğitim döneminde gerçekleştirilmiş olan Hayatımın Fikri Projesi kapsamında Yapılabilirlik Raporlarını ve iş planlarını başarıyla tamamlayan 45 genç girişimci arasından, üyeleri arasında İbrahim Betil, Mustafa Taviloğlu ve Hüsnü Özyegin’in de bulunduğu Gençlik İçin Girişimcilik Kurulu tarafından belirlenmiş olan 11 genç girişimcinin iş fikirleri toplam 200.000 YTL tutarında kredi desteğiyle desteklenmektedir.

Hayatımın Fikri Projesi kapsamında oluşturulmuş olan “Gençlik İçin Girişimcilik Fonu” Avea tarafından oluşturulmuş olup, fonun geliştirilmesi için TOG tarafından çalışmalar sürdürülmektedir.

Proje eğitimleri 2007–2008 döneminde,

 Diyarbakır Dicle Üniversitesi,
 Eskişehir Anadolu Üniversitesi
 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
 Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi
 Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
 Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
 Sütçü İmam Üniversitesi’ndeki öğrencilere ulaştırılacaktır.


Kutsal Kent ve Savunma Duvarı – Kilikya’da bir Hitit Kenti olan Sirkeli Höyük’te Yeni Dönem Alman-Türk Kazıları
Adana iline bağlı Sirkeli Höyük’te, Eberhard Karls Tübingen ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversiteleri ortaklığında yürütülen yeni dönem kazılarında, Hitit İmparatorluk Çağı’na ait (M.Ö. 1300’ler) görkemli bir savunma sisteminin kalıntılarına rastlandı.

Kilikya Bölgesi’ndeki en büyük yerleşimlerden biri olan Sirkeli Höyük, ilk olarak burada bulunan kaya kabartmalardan dolayı kamuoyuna yansımıştır. Daha iyi durumda olan kabart-mada, Suriye’de, Kadeş Savaşı’nda Mısır firavunu II. Ramses’e karşı savaşan Hitit kralı II. Muwatalli (yaklaşık M.Ö. 1290-1272) tasvir edilmiştir. II. Muwatalli’nin bu betimi Anado-lu’daki en eski Hitit kabartmalarından biridir. Bu kabartma ile bağlantılı olarak inşa edilen yapı ve törenlerde sunu yapmak için kaya üzerine açılmış oyuklar, kültle ilgili faaliyetlere işaret etmektedir.
Ludwig-Maximilians-Münih Üniversitesi’nin 1992 ile 1996 yılları arasında Barthel Hrouda başkanlığında yürüttüğü kazılar, 1997 yılında Innsbruck Üniversitesi’nden Horst Ehringhaus tarafından devam ettirilmiştir. 2006 yılında ise Tübingen ve Çanakkale Üniversiteleri yeniden kazı çalışmalarına başlamıştır. Proje, Tübingen’de Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Bölü-mü tarafından, Prehistorya ve Klasik Arkeoloji Bölümleri ile işbirliği içinde; Çanakkale’de ise Prehistorya, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi ile Klasik Arkeoloji dallarını barındıran Ar-keoloji Bölümü tarafından, ilk kazı çalışmalarını gerçekleştiren Bavyera Bilimler Akademi-si’nin himayesinde yürütülmektedir. Ortak kazı çalışmaları, iki üniversitenin rektörleri tarafın-dan 2007 yılı şubat ayında imzalanan işbirliği anlaşmasına bağlıdır.
2006 ve 2007 yılı çalışmalarında, güçlü bir savunma sisteminin bir parçası olan, taştan ö-rülmüş kuzeybatı kulesi ortaya çıkarılmıştır. Buluntular, surun Geç Tunç Çağı’nda (M.Ö. 1500-1200) inşa edildiğini ve Demir Çağı’nda (M.Ö. 1200-600) da eklemeler yaparak kullanıl-dığını göstermektedir. Demir Çağı’ndan sonra Helenistik Dönem’de de yerleşim devam etmiş-tir (M.Ö. 1. yy.’a kadar). Çeşitli buluntulara dayanarak, yerleşimin M.Ö. 2. ve 1. binyıllarda Kıbrıs, Ege, Levant ve Anadolu’nun farklı bölgeleri ile ilişki içinde olduğu gözlemlenmiştir.
Sirkeli Höyük, büyük bir olasılıkla, tarihi kaynaklardan bilinen bir ticaret ve kült kenti olan Lawazantiya’dır. Lawazantiya, aynı zamanda Hitit kralı III. Hattusili’nin (yaklaşık M.Ö. 1265-1240) eşi kraliçe Puduhepa’nın da kentidir.


 


 




















http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.