www.burasicanakkale.com

 

BURASI ÇANAKKALE İNTERNET MEDYA & Tv

 

 

PAYLAŞ

 

 

 

 

 

 

 

CHP ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ BÜLENT ÖZ;
CHP POLİTİKALARI ÇİFTÇİMİZİN
GELİRİNİ ARTTIRACAK,
YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK

Geçtiğimiz günlerde Yenice’de biber üreticilerinin sorunlarını dinleyen ve onlarla birlikte tarlada biber toplayan CHP Çanakkale Milletvekili Bülent ÖZ, Ezine ilçesinde de Ezineli ve Bayramiçli domates üreticileriyle buluştu.

Günün erken saatinde Ezine ilçesine giderek CHP ilçe Başkanı Serdar EREN ve İlçe Örgütüyle birlikte Muhtarlar ve Ezineli hemşehrileriyle buluşup çay içen CHP’li ÖZ, daha sonra CHP ilçe örgütüyle birlikte Ezine Karagömlek köyüne giderek, Ezineli ve Bayramiçli çiftçiler ile birlikte Domates tarlalarında yerinde tespitlerde bulundu.

Çiftçiler ile birlikte Domates toplayan CHP’li ÖZ, köylülerin yanında olmaya ve üreticilerin sorununu yerinde incelemeye devam ediyor.

“Çiftçimizin üretim ve satış sürecindeki sıkıntılarını yerinde dinledik ve birlikte domates toplayarak çözüm yollarını konuştuk” diyerek açıklamalarda bulunan CHP’li Bülent ÖZ şunları ifade etti:

BUGÜN GÜNDEMİMİZ DOMATES ÜRETİCİLERİ VE SORUNLARI

Domates üreticilerimiz, artan giderlerin üretim maliyetini yükselttiğini, fakat domatesin tarladan alım fiyatının düşük olup gideri karşılamayacak seviyede olmadığından şikayetçiler. Bu bağlamda köylülerimizin yanında olmaya devam ediyoruz ve gündemimiz domates üreticilerinin sorunlarıdır.

Sezonda, Ortalama 23 ile 25 kg arası gelen 1. sınıf bir kasa domates tarlada 10TL ye alıcı buluyor. Domatesin pazarda kilosu ortalama 1-2TL fiyatla satıldığı gerçeğinde, bir kasa domates minimum 25TL, ortalama 40TL ile perakende olarak vatandaşa satılması, domatesin tarlada satış fiyatının perakende satış fiyatından 3-4 kat düşük olması demektedir.

Gider artıyor köylümüz üretimden vazgeçiyor

Üreticimizin, alın terinin ve emeğinin karşılığı olmayan kazancının karşısında mazotun 15 yılda %450, gübrenin %500 artması, fakat tarlada satılan domatesin fiyatının artmaması, köylümüzün üretimden vazgeçme süreci olmaktadır. Üstelik artan üretim giderlerine mahsul hastalıklarıyla mücadele de eklendiğinde, üretim maliyeti domatesin tarladaki satış fiyatını geçmektedir.

Hükümetin üreticiden yana olmayan politikalarında ısrarcı olması durumunda domates ithal ederken, ihraç edecek duruma geleceğiz. Çünkü AKP tarafından, çiftçimizin sorunu olan üretim gider artışının görmezden gelinmesi, her geçen gün bir başka üreticiyi direnemez ve üretimi sürdüremez hale getirmiştir.

AKP’NİN POLİTİKALARI ÜRETİM ÜLKEMİZİ, TÜKETİM ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜRMÜŞTÜR

Tarım Ülkesiyiz fakat AKP, üreten çiftçimizi unutmuş ve hatta küstürmüş, üretme sadece tüket politikalarında ısrar etmesiyle Üretim Ülkemizi, Tüketim Ülkesine dönüştürmüştür.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak Tarım Politikamız, çiftçimizin giderini değil gelirini artmasına yöneliktir. Çiftçimizin, Üreticimizin yani emeğin yanında olmaya devam edeceğiz üreticimizin yüzünü güldüreceğiz.

 


 

CHP ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ BÜLENT ÖZ
ÜRETİCİMİZ ADALET BEKLİYOR,
AKP GÖRMEZDEN GELİYOR

 CHP Çanakkale Milletvekili Bülent ÖZ, Yenice ilçesinde köyleri ziyaret ederek, hemşehrileriyle buluştu ve biber üreticilerinin yanında olarak sorunları dinledi.

Yenice Seyvan ve Davut Köydeki, tarlalarda mahsul toplayan vatandaşlara yardım ederek biber toplayan CHP’li ÖZ, hemşehrilerinin emeklerine destek oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak üretici sorunlarının masa başında değil yerinde tespiti konusunda her zaman üreticiler ile birlikte olmayı sürdürdüklerini ifade eden CHP’li Bülent ÖZ, Bölgedeki köylerin büyük ölçüde geçim kaynağı olan Kapya Biber üreticileri ile yaptığı görüşmelerde şunları ifade etti:

ÇANAKKALE KÖYLERİMİZDE ÇİFTÇİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDİYORUZ.

Ülkemizin kalkınmasında önemli bir rol üstlenen çiftçimiz, AKP’nin yanlış politikaları yüzünden milletin efendisidir söyleminden uzakta kalmıştır. CHP örgütlerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz ilçe ziyaretlerimizde, köylülerimizle buluşuyoruz ve çiftçimizin sorunlarını tespit ederek çözüm konusunda gerekli girişimleri yapıyoruz.

Bu bağlamda Yenice köylerimizdeki tarlalarda vatandaşlarımız ile birlikte biber toplayarak emeklerine destek olduk. Tarlada ve köyde hemşehrilerimizin yaşadığı sıkıntıları yerinde tespit ederek, sorunların çözümü konusunda fikir alışverişinde bulunduk.

ÇİFTÇİ TALEP EDİYOR, BİZ DİLE GETİRİYORUZ AMA AKP GÜNDEME GETİRMİYOR

Tarladan sofraya gelene kadar Kapya Bibere büyük emek verildiğini biliyoruz. Ne yazık ki çekilen sıkıntıların karşısında kazanılan paranın, üretim maliyetini karşılamadığı için geçtiğimiz yıl TBMM ’de Kapya biber üretimi ve pazarlaması alanında yaşanan sorunların ve üretici birliklerinin yaygınlaştırılamamasının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla araştırma önergesi vermiştim. Çiftçimizin talep ettiği sorunlarını biz dile getiriyoruz fakat politikalarını üreticiden yana belirlemeyen AKP Hükümeti, konuyu Meclis Genel Kurulunda gündemine getirmemiştir.

Çiftçimizin sorunları ve çözümü konusundaki tespitlerimizi TBMM gündemine getirerek, sorunların aşılması için gereken tüm girişimleri yapmaya devam edeceğiz. Fakat 15 yıldır Çiftçimizi unutan ve her seferinde önüne engeller getiren AKP, elbette ki sorunların tespiti ve çözümü konusunda da samimi olmuyor.

ÜRETİCİMİZİN KAZANCI KÜÇÜK DERDİ BÜYÜK

Közlük Biberin 80 kuruş ve Salçalık Biberin 60 kuruş olması maalesef ki üretim maliyetini karşılamaz durumdadır. Çünkü 2002 yılında mazotun litresi 1,09 tl seviyesinden, 2017 yılında 4,65 tl seviyesine gelmiştir. Fakat 2002 yılında 50 kuruş olan Kapya Biber fiyatı, 2017 yılında hala 60 kuruş seviyesindedir. Mazot 15 yılda %450 artış gösterirken, biber fiyatı sadece %20 artmıştır.

Üreticimizin, alın terinin ve emeğinin karşılığı olmayan kazancının, ürünün perakende satış fiyatından 5-6 kat düşük olması, üretim sürdürülebilirliğinin önündeki engeldir. Üstelik Çanakkale’miz salçalık biber üretiminde Ülkemizde önemli bir yere sahip olurken, üreticimizin kazancı küçük derdi büyük seviyededir.

ÜRETİCİMİZİN KAZANMASI ÜLKEMİZİN KAZANMASI DEMEKTİR.

Üreticilerimizin sorunlarını biliyoruz ve uyarılarımıza rağmen yanlış politikalarından vazgeçmeyen AKP Çiftçimizi görmezden gelmeye devam ediyor. Fakat üreticilerin birlikteliği üzerine yapılacak çalışmalar ile pazarlama modelleri üzerine yapılacak desteklemeler, çiftçimizin kazancına destek olarak yüzünü güldürecek çözümdür. Çünkü üreticimizin kazanması, Ülkemizin kazanması demektir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak Çiftçimiz için, Üreticimiz için atılması gereken her adıma destek olacağız. Seçimden seçime değil her zaman üreticimizin ve emekçinin yanında olmaya devam edeceğiz.

 


 

YÖRE HALKI İSTEMİYOR AMA BAKANLIK TERMİK SANTRALE
ONAY VERMEK ÜZERE

 

Çanakkale Milletvekili Bülent ÖZ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndaki, Çanakkale Yenice Çırpılar Termik Santral ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporu toplantısına, İstanbul Milletvekili Mahmut TANAL ve Balıkesir Milletvekili Ahmet AKIN ile birlikte katılarak destek verdi.

Geçtiğimiz yıl da ilgili firmanın Bakanlığa sunduğu ÇED raporu toplantısına, Milletvekilleri ve Sivil Toplum Örgütleri birlikte katıldıklarını ve rapora Bakanlığın olumsuz karar aldığını söyleyen CHP’li ÖZ, süreç içinde destek veren Milletvekillerine ve STK’lara teşekkür ettiğini ifade etti.

CHP’li ÖZ, “Bakanlığa 4. Kez ÇED raporunu sunan ilgili firmayı dinledikten sonra Milletvekilleri ve toplantıya katılan İDA Dayanışma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Yeşil Yenice Dayanışması ve TEMA temsilcileri ile söz alarak görüşlerimizi beyan ettik” dedi.

ÇED toplantısında “Bakanlık, Termik Santral ÇED Raporuna olumlu karar verir ve santral yapılırsa, bölge halkı olarak Kaz Dağlarımızın doğallığının ve kaynaklarının yok olacağı endişesi duyuyoruz diyen CHP’li ÖZ açıklamalarında şunları ifade etti:

Dünya Yenilenebilir enerjinin, AKP vazgeçilmiş enerji kaynaklarının peşinde

Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri halklarını zehirleyen başta kömür olmak üzere fosil yakıta dayalı, teknolojilerden uzaklaşmaktalar. Paris'te yapılan İklim Zirvesi Konferansı'nda, hukuken bağlayıcı olacak anlaşma metninde, küresel ortalama sıcaklık artış limitinin 1,5 ila 2 derece arasında sınırlandırılması konusunda anlaşma sağlanmış ve Türkiye'de bu anlaşmaya imza atmıştır. Bu çerçevede enerji arzı planlamalarında önemli bir enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeline sahip Türkiye'nin önümüzdeki 15 yıl içerisinde rüzgar, güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerjiyi öne çıkaran bir enerji politikası izlemesi gerekmektedir.

 İthal kömüre dayalı mevcut enerji politikalarının maliyeti uzun vadede jeotermalden, güneşten, rüzgardan daha pahalıdır. Ülkemizde planlanan termik santrallerin çevreye vereceği zararların bütün veçheleriyle araştırılmadan, hızla ÇED süreçlerinin tamamlanarak lisans işlemlerinin yürütüldüğü görülmektedir.

Planlanan termik santraller nedeni ile tarımsal üretim yaptığımız mevcut tarım alanları dahi uzun dönemde üretim yapılamaz tarım dışı alanlara dönüşme riski ile karşı karşıyadır.

Binlerce yıllık mirasımız Kaz Dağlarını yok olma tehlikesine sokacak süreç için şimdi onay verelim, eksiklikler sonradan giderilir anlayışı infialdir.

ısrar sürerse Çanakkale Kömürlü Termik Santrallerden geçilmeyecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nızın 2016 yılında yayınladığı ve çevre sorunlarını şehirler bazında ele aldığı rapora göre, Çanakkale’deki hava kirliğinin, en önemli faktörü çevre sorunudur. Çevre sorununa en önemli işaret yine bakanlığınızın raporunda yer aldığı gibi, kömürlü termik santrallerdir. Yani Bakanlığınızın araştırmasında Termik Santrallerinin hava kirliliğine sebep olduğu açıklanırken bir taraftan da Çevre Bakanlığında bir termik santrali için ÇED Raporunu konuşuyor olmak manidardır.

Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL)’in iyimser tahminlerine göre ise Türkiye’de kömürlü termik santrallerin yarattığı hava kirliğine bağlı her yıl 2.876 erken ölüm yaşanmaktadır.

Bu gerçek doğrultusunda, Çanakkale'de de Dünya Sağlık Örgütünün risk kabul ettiği hava kirliliği değerlerinin üzerindeyiz. Yenice Çırpılar Termik Santrali ÇED raporu gerçekten yetersiz ve önlemler belirsiz. Tamamen kaygı vericidir. ÇED raporunu incelediğimizde termik santralin, bölgenin doğal kaynaklarını tüketeceği, termiğin etkilerinin çevreyi yok edeceği gerçeği ile yüzleşiyoruz ve bu bizi gelecek endişesine yönlendiriyor.

Projedeki termik santral saatte 459 metreküp su çekecek, bu bölgeyi susuz bırakmak demektir. Bu suyu kullanan çiftçinin suyunu yok etmek demek çiftçiliği bitirmek ve termiğin çevre etkilerinden öte çiftçiliğe ket vurmak demektir.

Bu sebeple bu hareket sadece çevre hareketi değil, aynı zamanda çiftçiliğimizi koruma hareketidir. Çünkü doğa varlıklarımızın yok olması, tarım olanaklarımızın da yok olması demektir. Bu ısrar sürerse Çanakkale kömürlü termik santralden geçilmeyecek.

İlgili firma Termik Santralin yapılacağı alanın 6. ve 7. derece tarım alanı olduğunu söylemektedir fakat bu asla gerçeği yansıtmamaktadır.

ÇED raporu onaylanırsa, sürecin yasal takipçisi olacağız.

Sadece Yenice Çırpılardaki termik santral yılda, 3,5 milyon ton kömür yakacak, 1,3 milyon ton uçucu kül bölgeye yayılacak, 550 bin ton kül depolama sahasına taşınacak, 3,5 milyon metreküp su çekilerek bölge kurutulacaktır.

ÇED raporunda yazdığı ve ilgili firmanın da sunumunda beyan ettiği gibi gerekli su kaynağı yetersizdir. Termik Santrali, bölgedeki su kaynaklarını tüketeceği gibi aynı zamanda tarımı ve hayvancılığı da bitirmiş olacak.

Anlayamadığımız, bu ÇED raporu görüşmesini 4. kez neden önümüze getiriyorsunuz?

Aynı şekilde zeytinliklerimizi yok edecek yasa tasarısı da 7 kez meclise gelmişti. Bu ısrarlarda ki amaç nedir?

Bölgeyi ve doğal yaşamı yok etmek mi istiyorsunuz?

65 köy muhtarı, köylüleriyle ortak karar alarak imzaladığı itiraz, STK’ların ve vatandaşların en önemlisi o bölgede yaşayan hemşehrilerimizin talepleridir. Termik Santrali, Vatandaşımız ve köylümüz istemiyor. ÇED raporu onaylanırsa, sürecin yasal takipçisi olacağız.

ÇED raporu eksik ve yetersiz, üstelik anlaşılmaz

Talebi olan firma için peşin hükmü alayım sonra eksikleri düzeltirim talebine, bakanlığınızın olumlu bir yaklaşım sergilemesi, Ülkemiz için vatandaşımız için düşünülmüş bir politika olamaz. Bakanlığın bu projeye izin vermeyeceğine inanıyoruz.

Ayrıca; Santrale sağlanması planlanan kömürün yakma testleri yapılmadığı, Kireçtaşının reaktivitesi (santralde kullanıma uygunluğu) konusunda bir araştırma yapılmadığı, Madencilik faaliyetleri konusundaki bilgi ise son derece yetersiz ve eksik olduğu, Değerlendirme yapabilmek için gerekli sondaj, analiz, test ve hazırlık çalışması bilgilerine yer verilmediği, Üretimin güvenli koşullarda gerçekleşmesine yönelik gerekli stabilite çalışmalarının yapılmadığı, Su temininin problemli olduğu Kesit alınan alan madencilik izin alanının çok küçük bir bölümüne ait olup, yapılacak madencilik çalışmasının bütününü yansıtmadığından yanıltıcı olmaktadır. Bu nedenle üretimin nasıl yapılacağı kesinlikle anlaşılmamaktadır.

Raporda satın alınacak kireçtaşının reaktitesi verilmediği gibi termin planı gibi birçok başlığı verilen konuya ilişkin bilgilere yeteri kadar yer verilmemiştir. Bunları Bakanlık olarak sizlerin de biliyor ve farkında olduğunuzu düşünüyoruz. Kısaca ÇED raporunda, olumsuzluklar incelenmemiş, üzeri örtülmüş veya sadece onay almak için bir hazırlık yapılmış.

Termik Santral Atıklarına Çözümler gerçekçi değil ve Çevre şartlarına uymuyor

Şunu ifade etmek istiyorum ki; Üstelik kullanılacak kömürün enerjisi (1080 kalori) yani düşük seviyede olduğu için külü fazla olacak. İlgili firma Küllerin çimento fabrikalarına verileceğini söylerken Türkiye'de Kül depo alanlarının da saklama hacminden çok fazla kül olduğunu ve fabrikaların bu külleri almadığını bilmemekte midir?

Kurulan Termik Santraller hiçbir şekilde Çevre Şartlarına uymuyor. Şehitler Diyarı Çanakkale, Termik diyarı Çanakkale Olmasın.

 

 


 

CHP ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ BÜLENT ÖZ;

MEMUR OLMAK İÇİN KPSS YETMİYOR, AKPSS’YE GİRMEN GEREKİYOR

 

 


CHP Çanakkale Milletvekili Bülent ÖZ, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin açtığı personel alım ilanındaki kazananların, AKP yöneticisi, AKP yönetici yakını ya da AKP’ye üye kişiler olması için, ismi önceden belirlenen kişilerin nitelik şartlarına göre ilan edildiği iddialarını soru önergesi vererek gündeme getirdi.

Soru önergesinde; “İddialar doğruysa ÇOMÜ yönetimi Anayasamızın 10. Ve 70. Maddelerini ihlal etmiştir” teşhisi koyan CHP’li Bülent ÖZ, “Vatandaşımız özellikle ÇOMÜ Personel ilanını kazanan isimleri görünce, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonucu yetmez, birde AK Parti Seçme Sınavına (AKPSS) girmen, yani ya AKP’li yakını ya da AKP’ye üye olman gerekir düşüncesine sahip olmuştur.” ifadelerine yer verdi.

“İddialarda bahsi geçen isimler ve ilandaki aranan niteliklerin nedenleri Başbakan tarafından incelenerek, kamuoyuna ve Vatandaşlarımıza gerekli açıklama yapılmalıdır” diyen CHP’li ÖZ, soru önergesinin açıklamasında şunları ifade etti:

Kişiye Özel personel alım şartları çomü’den öte akp eşitsizliğidir.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Personel Daire Başkanlığı, 2 Haziran 2017 tarihinde beş büro personeli ve bir destek personeli alımı yapacağını ilan etmiş, başvuruların KPSS puanı şartı dışında, her bir personel için ayrı ayrı hangi niteliklere göre yapılabileceğini ilanında belirtilmiştir.

Devlet kurumlarına alınacak personel ve memur ilanlarının, kimlerin alım yapılacağı önceden belirlenen kişilerin nitelik özelliklerine göre açıldığı iddialarının bir örneği de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde yaşandığı iddia edilmektedir.

Anayasamızın 10. Maddesinde “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundalardır.”

Anayasamızın 70. Maddesinde “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkında sahiptir. Hizmet alımında, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemez.”

İfadeleri açıkça yer alıyorken ve Devlet kurumlarında büro personeli olmak için bekleyen binlerce Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümü mezunu genç işsizimiz varken, ÇOMÜ ’nün ilan ettiği personel alım kriterlerinin, ismi önceden belirlenen kişilerin niteliklerine göre belirlendiği iddia edilmektedir.

önceden belirlenen isimlerin niteliklerine göre iş ilanı yapıldığı iddiası

ÇOMÜ ’nün açtığı Büro Personeli 1 no’lu ilan için aradığı nitelikler, Yükseköğretim Kurumlarının İşletme Bölümü Lisans mezunu olmak, Üniversite Hastanelerinde en az 5 yıl çalışmış olmak, Üniversite Hastanelerinin rapor biriminde en az 1 (bir) yıl çalışma tecrübesine sahip olmak denilmektedir.

İş bu ilandaki aranan niteliklere göre, 16 Ağustos 2017 tarihinde açıklanan personel alım ilan sonucunda, sadece Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan AK Parti Çanakkale İl Yönetim Kurulu Üyesi C. M ’nin nişanlısı F. T. ’nin istenilen tüm kriterlere de sahip olup, 1 no’lu Personel Alım İlanı için başka kriteri uyan vatandaşın olmayışı nedeniyle, ilanın önceden ismi belirlenen F. T. ’nin işe alınması için, F. T. ’nin sahip olduğu niteliklere göre iş ilanı yayınlandığı iddia edilmektedir.

ÇOMܒ nün açtığı Büro Personeli 2 no’lu ilan için aranan nitelikler, Yükseköğretim kurumlarının El Sanatları Programı Önlisans mezunu olmak, Üniversitelerde en az 10 (On) yıl iş deneyimine sahip olmak, Üniversitelerin kütüphane birimlerinde en az 3 (Üç) yıl çalışmış olmak, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Bilgisayar İşletmenliği-Operatörlüğü Belgesine sahip olmak, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) akrediteli ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Temel ve İç Tetkikçi Eğitimi Sertifikasına sahip olmak denilmektedir.

İş bu ilandaki aranan niteliklere göre, 16 Ağustos 2017 tarihinde açıklanan personel alım ilan sonucunda, sadece ÇOMÜ El Sanatları Bölümü mezunu olan G. Y. ’nin istenilen tüm kriterlere de sahip olup, 2 no’lu Personel Alım İlanı için başka kriteri uyan vatandaşın olmayışı nedeniyle, ilanın önceden ismi belirlenen G. Y. ’nin işe alınması için, G. Y. ’nin sahip olduğu niteliklere göre iş ilanı yayınlandığı iddia edilmektedir.

ÇOMÜ ’nün açtığı Büro Personeli 3 no’lu ilan için aranan nitelikler, Yükseköğretim Kurumlarının Bahçe Tarımı Programı Önlisans mezunu olmak, Üniversitelerin Dekanlık / Yüksekokul / Müdürlük sekreterliğinde en az 3 (Üç) yıl çalışma deneyimine sahip olmak, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) akrediteli ISO 9001:2008 KYS ve ISO 22000:2005 GGYS Temel ve İç Tetkikçi Eğitimi Sertifikalarına sahip olmak denilmektedir.

İş bu ilandaki aranan niteliklere göre, 16 Ağustos 2017 tarihinde açıklanan personel alım ilan sonucunda, sadece ÇOMÜ Bahçe Tarımı Bölümü mezunu olan AK Parti Bayramiç Gençlik Kolları Başkanı G. D. ’nin istenilen tüm kriterlere de sahip olup, 3 no’lu Personel Alım İlanı için başka kriteri uyan vatandaşın olmayışı nedeniyle, ilanın önceden ismi belirlenen G. D. ’nin işe alınması için, G. D. ’nin sahip olduğu niteliklere göre iş ilanı yayınlandığı iddia edilmektedir.

ÇOMÜ ’nün açtığı Büro Personeli 4 no’lu ilan için aranan nitelikler, Yükseköğretim kurumlarının Tekstil Programı Önlisans mezunu olmak, Üniversite Hastanelerinin Satınalma biriminde en az 6 (Altı) ay çalışma deneyimine sahip olmak, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Bilgisayar İşletmenliği-Operatörlüğü Belgesine sahip olmak denilmektedir.

İş bu ilandaki aranan niteliklere göre, 16 Ağustos 2017 tarihinde açıklanan personel alım ilan sonucunda, sadece İnönü Üniversitesi Tekstil Bölümü mezunu olan AK Parti Üyesi Ö. T. ’nın istenilen tüm kriterlere de sahip olup, 4 no’lu Personel Alım İlanı için başka kriteri uyan vatandaşın olmayışı nedeniyle, ilanın önceden ismi belirlenen Ö. T. ’nin işe alınması için, Ö.T.’nin sahip olduğu niteliklere göre iş ilanı yayınlandığı iddia edilmektedir.

ÇOMÜ ’nün açtığı Büro Personeli 5 no’lu ilan için aranan nitelikler, Yükseköğretim Kurumlarının Kamu Yönetimi Bölümü Lisans mezunu olmak, Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Danışma, Yönlendirme personeli olarak en az 6 (Altı) ay çalışma deneyimine sahip olmak, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) akrediteli TS EN ISO/IEC 17021-1:2015 Uygunluk Değerlendirmesi, Yönetim Sistemleri Belgelendirmesi ve Denetimi Yapan Kuruluşlar için Genel Şartlar Standardı Eğitim Sertifikasına sahip olmak denilmektedir.

İş bu ilandaki aranan niteliklere göre, 16 Ağustos 2017 tarihinde açıklanan personel alım ilan sonucunda, sadece Dumlupınar Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunu olan Y. E. A. ’nın istenilen tüm kriterlere de sahip olup, 5 no’lu Personel Alım İlanı için başka kriteri uyan vatandaşın olmayışı nedeniyle, ilanın önceden ismi belirlenen Y. E. A. ’nın işe alınması için, Y.E.A. ’nın sahip olduğu niteliklere göre iş ilanı yayınlandığı iddia edilmektedir.

ÇOMÜ ’nün açtığı Destek Personeli 6 no’lu ilan için aranan nitelikler, Ortaöğretim mezun olmak, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Motorculuk Oto Elektrikçiliği Kalfalık Belgesine sahip olmak, “E” Sınıfı Sürücü Belgesine sahip olmak, Üniversitelerde en az 5 (Beş) yılını uzun yol makam şoförlüğü olmak üzere, en az 10 (On) yıl şoförlük deneyimine sahip olmak denilmektedir.

İş bu ilandaki aranan niteliklere göre, 16 Ağustos 2017 tarihinde açıklanan personel alım ilan sonucunda, sadece Açık Öğretim Lisesi mezunu olan M. A. ’nın istenilen tüm kriterlere de sahip olup, 6 no’lu Personel Alım İlanı için başka kriteri uyan vatandaşın olmayışı nedeniyle, ilanın önceden ismi belirlenen M. A. ’nın işe alınması için, M. A. ’nın sahip olduğu niteliklere göre iş ilanı yayınlandığı iddia edilmektedir.

ÇOMÜ iddiaları tepkiye dönüştü, ilan şartları ve kazanılanlar incelenmelidir.

ÇOMÜ ’de Büro Personeli olarak çalışmak üzere ilan edilen Büro Personeli Alım ilanındaki başvuru kriterleri, kamuoyunun ve Büro Yönetimi Bölümü mezunu vatandaşlarımızın tepkisine yol açmışken, kişiye özel açıldığı iddiaları üzerine 16 Ağustos 2017 de açıklanan sonuç listesinde AK Parti Yöneticilerinin, Yönetici yakınlarının ve AK Partililerin olduğu iddiaları tepkiyi arttırmıştır.

ÇOMÜ ’nün beş büro personeli ve bir destek personeli işe almak için verdiği personel alım ilanında, önceden belirlenen isimleri işe almak için iddialarda ismi geçen kişilerin kriterlerini aranan nitelikler olarak istediği iddiaları bağlamında;

1-         ÇOMÜ Bünyesinde Büro Personeli olarak çalıştırılmak üzere alınacak beş kişi için, beş farklı yüksek öğrenim bölümü mezuniyeti ve birden fazla farklı nitelik aranarak ilan edilmesi, ismi önceden ve AK Parti Yöneticisi, Yönetici yakını veya AK Parti üyesi olanlar arasından belirlenen kişilerin niteliklerine göre işe alım ilanı verildiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise Vatandaşlarımızın Devlet bünyesinde işe girme eşitsizliğini oluşturan adaletsizliğin gerekçesi nedir?

2-         Bu iddialar gerçeğinde, Büro Yönetimi Personeli olarak çalışabilecek, binlerce Büro Yönetimi ve Sekreterlik mezunu vatandaşımız olup, KPSS sınavına girerek kamu personeli ilanı beklerken, ÇOMÜ yönetimi işe alım kriterlerini belirlerken iddialarda yer aldığı gibi Anayasamızın 10. ve 70. Maddelerin gereğine dikkat etmiş midir?

3-         Büro personeli işe alım kriterlerinde kişilerin El Sanatları Bölümü, Tekstil Bölümü, Bahçe Tarımı Bölümü mezunu olmasını talep etmesi, büro yönetimi çalışma esasları, iş ve işlevi açısından bir ilgisi vardır mıdır? varsa gerekçesi nedir? Üniversitelerin Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümlerinde ÇOMÜ ’nün Büro Yönetimi Personel Alım İlanındaki kriterler eğitim olarak verilmekte midir? Verilmiyor ise, bundan sonra Anayasamızın 70. Maddesindeki görevi gerektiren nitelikler kapsamında bu kriterler eğitim olarak verilecek midir?

Sorularını Başbakan Binali YILDIRIM ’a yönelterek, kamuoyu ve vatandaşların bilgilendirilmesini istedi.