BURASI ÇANAKKALE
İNTERNET MEDYA & Tv

 

 

Çanakkale’nin tek içme su kaynağı olan Atikhisar Barajı Su Toplama Havzası içerisinde kalan Kirazlı’da altın madenciliği işletmesine Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı verilmesinin ardından kentliler mücadele için yine bir araya geldi.

Hem Kazdağları hem de kentimizin tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı ve çevresini korumaya yönelik başta çevreciler olmak üzere kentlilerin mücadelesi devam ediyor. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Çanakkale Belediyesinin de büyük destek verdiği bu mücadeleler sürerken, son olarak Kirazlı’da altın madeni işletmesine Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı verilmesi kentlileri bir kez daha bir araya getirdi.

Kentin tek su kaynağının çevresinde altın madenciliğinin önünü açan ruhsata tepki amaçlı düzenlenen basın açıklamasına, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Cumhuriyet Halk Partisi YDK Üyesi Serdar Soydan, CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, CHP Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık, Belediye Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri, Çanakkale Belediyesi çalışanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda kentli katıldı.

İda Dayanışma Derneği’nin gerçekleştirdiği basın açıklaması sonrası bir konuşma yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Bu Çanakkale’de ne var bilmiyorum. Neden herkesin gözü Çanakkale’de? Neden gözler hep Çanakkale’nin doğasında? Neden termikçisi bir yandan altıncısı bir yandan bu Çanakkale’nin doğasına, tarihine, toprağına, ormanına, suyuna tasallutta bulunuyor? Sanki hiçbir yer kalmamış gibi; dünyanın en güzel yörelerinden biri olan özellikle Kazdağlarını hepimiz iyi biliyoruz; dünyanın sayılı kaynaklarından biri. Ağacıyla, hayvanıyla, faunası ile çok ciddi bir tabiat harikası. Mitolojik geçmişi de bulunuyor.
Eski çağlardan, binlerce yıldır çok önemli bir doğa parçası. Bu doğa parçası sayesinde doğa ve insanlık yaşam buluyor. Verimli topraklarda yaşıyoruz. Bu anlamda çok önemli bir değeri elimizde tutuyoruz. Bunun hiçbir noktası parayla ölçülemez bir değerdir. Dolayısıyla burada bir gariplik var. Biz karşı çıktıkça üstümüze gelmeye devam ediyorlar. Termikçiler de öyle, altıncılar da öyle. İşin bir başka boyutu da hukuksuzluk diz boyu. Biz mücadelemizi termikçilere ve altıncılara karşı yapıyoruz; başarılı sonuçlar da alıyoruz. Ama en son Kirazlı bölgesine Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatının verilmesi tarifi imkansız bir hukuksuzluğu ortaya koymuştur” diye konuştu.

Danıştay kararına göre ÇED Raporunun nasıl düzenlenmesi gerektiği, bilirkişilerin nasıl oluşturulması gerektiği gibi bilgilerin yer aldığını kaydeden Başkan Gökhan, “Ama o rapor, o mahkeme kararı varken; seçimler bitmesi beklendikten sonra derhal Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı imzalanarak ilgililere verildi. Zaten bu süreçte ağaç katliamı devam ediyordu. Tespitleri de yapmıştık” dedi.

Çanakkale’nin Suyu Tehlike Altında
Başkan Gökhan konuşmasına şöyle devam etti; “Şimdi yeni bir mücadelenin başlangıcındayız. Bizler doğamızı korumak zorundayız. Özellikle Atikhisar Barajı ve onun tepesinde kurulmak istenen Altın işletmesi Çanakkale için çok büyük bir tehlikedir. Çanakkale’nin suyu ile ilgili ciddi bir tehlike var. Onun için ben Çanakkale Belediye Başkanı olarak bu mücadelenin en önünde yer alıyorum. Çünkü içme suyumuz tehdit ediliyor. Böylece kent yaşamı tehdit ediliyor. Daha önceden olduğu gibi aynı şekilde hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. İlgili firmaya verilmiş olan Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatının iptali için idari yargı süreçlerini başlatacağız. Bununla da yetinmeyi düşünmüyoruz” dedi.
Belediye Meclisi Olağanüstü Toplanacak

Konuyu Belediye Meclisi’ne de taşıyacağını kaydeden Başkan Gökhan, “Önümüzdeki hafta Meclisi olağanüstü toplantıya çağırmak suretiyle konuyu Meclis gündemine taşıyacağım. Bu toplantıya İl Genel Meclisi üyelerini ve çevre ile ilgili STK’ları da çağıracağız. Meclis üyesi arkadaşlarımızla görüşüyorum; orada herkes görüş ve düşüncelerini paylaşmalıdır. Bu kentin geleceğine hep beraber bugün olduğu gibi hepimiz sahip çıkmalıyız. Ben bu görevimi yapmaya çalışıyorum. Sonuna kadar da mücadeleye varım. Çanakkale’yi özellikle yakından ilgilendiren içme suyumuzu tehdit eden bu Kirazlı Bölgesindeki siyanürle altın işletme konusuna el atarak engellememiz gerekir. Meclis toplantısından sonra bir komisyon oluşturup, bu konuyu Ankara’ya kadar götürüp bu konu ile ilgili kamuoyu oluşturmamız gerekiyor. Tüm siyasi partileri de bu sürecin içerisinde dahil olmaya çağırıyorum. Burada bir siyaset konusu değil; kentin geleceği söz konusudur. Bu kentteki insanların ve hayvanların hatta tabiatın geleceği söz konusudur” şeklinde konuştu.

Başkan Gökhan, “Bu noktada ilgili ve yetkililerden bu kararı bir kez daha gözden geçirmelerini, tehlikenin boyutlarını göz önüne alarak ruhsatı iptal etmelerini ve doğayı kurtarmak için ellerini vicdanlarına koymalarını diliyorum. Bu sadece bir dilektir, bizler hukuki olarak doğamızı suyumuzu korumaya devam edeceğiz. Sonuna kadar gideceğiz çünkü bizler sonuna kadar giden şehitlerimizin topraklarındayız” dedi.

 

......................................................................................................................................

 

 

Çanakkale’de Atik Hisar Su Barajı Havzası içerisinde yer alan ve halen ÇED süreci ile ilgili mahkemelik olan ‘Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi Projesi’ için Çanakkale Valiliği Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatına (GSMR)imza attı. Bu kararla birlikte bölgede bulunan Ağaç katliamına onay verilmiş ve Altın madeni işletmeciliği için çalışmaların başlatılmasına izin verilmiş oldu.

......................................................................................................................................

Çanakkale’ye 1 milyar dolarlık yatırımla 2 bin kişilik istihdam!..

Amerika, Kanada ve Meksika gibi ülkelerde madencilik yatırımları bulunan Alamos Gold Türkiye iştiraki Doğu Biga Madencilik, mevzuatın zorunlu kıldığı tüm izin süreçlerini tamamladı. Firmanın ilk yatırımı olan Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni ve Zenginleştirme Tesisi çalışmaları yakında başlayacak. Tüm projelerle birlikte, bölgede, 1 milyar dolarlık yatırımın yanı sıra yaklaşık 2 bin kişilik istihdam sağlanacak.

Çevre ve yatırım alanlarında ödüllü bir şirket olan, Amerika, Kanada ve Meksika’da işletmeleri bulunan Alamos Gold’un Türkiye iştiraki Doğu Biga Madencilik, ilk yatırım olan Kirazlı projesinde, 2020 yılının ikinci yarısında, faaliyetlere başlamaya hazırlanıyor. Projede, maden ömrü boyunca 514 bin ons altın, 3,5 milyon ons gümüş üretimi planlanıyor.

Şirketin, diğer projesi olan Ağı Dağı projesinde ise maden ömrü boyunca yaklaşık 1 milyon ons altın, 2,5 milyon ons gümüş üretimi hedefleniyor. Çamyurt projesinde ise fizibilite çalışmaları devam ediyor. Mevcut projelerle birlikte bölgeye yaklaşık 500 milyon dolar kuruluş yatırımı ve işletme dönemi harcama tutarıyla birlikte yaklaşık 1 milyar dolar yatırım yapılması öngörülüyor. Bu yatırımın, bölge ekonomisine sağlayacağı toplam reel katkının ise gelişecek yan sanayilerle birlikte 6 katına çıkacağı hesaplanıyor. Yine bu projelerde, bin kişinin doğrudan istihdam edilmesi, hizmet alımlarıyla birlikte de bu rakamın 2 bin kişiyi aşması bekleniyor. Çalışanlarının yüzde 80’inin bölge insanından oluşması planlanıyor.

Ülke ve bölge ekonomisine yapılacak katkıların yanı sıra çevreye son derece duyarlı bir projeyi hayata geçirmeye hazırlandıklarını ifade eden şirket yetkilileri, Amerika, Kanada, Meksika gibi ülkelerde altın madenleri işlettiklerini, üstelik bu işletmelerin de çevre ödülü aldığını, bu anlamda donanımlı, çevreye ve doğaya son derece saygılı olduğunu ifade ettikleri Alamos Gold’un, Çanakkale’deki projelerini de aynı titizlikle sürdüreceğini açıkladı. Alamos Gold’un, sadece üretim alanında değil, çevre ve sosyal sorumluluk alanındaki tecrübelerini Çanakkale’deki projelere yansıtarak, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilebilecek işletmeler kurmayı planladığı da ifade edildi.

Kirazlı projesinin Atikhisar Barajı ile ilişkilendirilmesinin de son derece hatalı olduğunu anımsatan şirket yetkilileri, “Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi, Çanakkale il merkezine yaklaşık 30 kilometre, Atikhisar Barajı'na yaklaşık 14 kilometre uzaklıkta. Altını özellikle çizmek gerekir, iddiaların aksine, Kirazlı projesinde Atikhisar Barajı Su Toplama Havzası içerisinde, siyanür ya da başka bir kimyasal solüsyon içeren faaliyet kesinlikle bulunmamaktadır. Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni projesinde, Atikhisar Barajı'ndan kesinlikle bir damla su dahi kullanılmayacaktır” dedi.

Alamos Gold’un işlettiği Mulatos ve El Chanate madenleri, 2011 yılından bu yana, madenin çevre yönetiminin mükemmelliği, su tüketimi ve yönetimi, hava kalitesi (emisyon), enerji tüketimi, atık yönetimi, toprak ve bitki örtüsü yönetimi, yakıt tüketimi ve çevre risk yönetimi alanlarında kapsamlı bir dış denetim sonrasında verilen, ‘Temiz Sanayi Sertifikası’na (Clean Industry Certification) sahip. Şirketin Mulatos madeni, üst üste yedinci yıl ‘Sosyal sorumlu madencilik şirketi’ (CSR) ödülü aldı. Aynı ödülü El Chanate madeni ise altı kez aldı. Yine Alamos Gold, El Chanate madeni projesinde istihdama yönelik mesleki eğitimleri nedeniyle 2015 yılı sosyal sorumluluk ödülünü aldı. Mulatos madeni, 2010 yılından beri ISO 9001: 2008 sertifikasına sahip.

.....................................................................................


BASINA VE KAMUOYUNA;

Çanakkale İli iki kıta üzerindeki konumu, denizleri, boğazı, adaları , Kazdağı , verimli tarım toprakları ile eşsiz bir coğrafyada yer almaktadır. Çanakkale İlinin yaklaşık % 54’ü ormanlarla kaplıdır. Bu özelliği ile Türkiye’de orman varlığı en zengin olan iller arasındadır. Kaz dağları ve yöresi eko turizm açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Tarımsal üretimde ürün çeşitliliği açısından ülkemizin en zengin illerindendir.

İlimizin bu özellikleri esas olarak onun zengin ve kendine özgü Coğrafyasından kaynaklanmaktadır. Bu aynı zamanda, sosyal, ekonomik ve ekolojik bir ayrıcalıktır. Gerçekte, sahip olduğu değerlerin çok azını bildiğimiz ve akıllıca kullanmadığımız Kaz Dağı ve Yöresinin özel bir ilgiye ihtiyacı vardır. Örneğin 2018 yılı Troya yılı ilan edilmiştir. Kaz Dağı ve yöresi sırf bu nedenle bile ilgiye ve geliştirmeye, dahası her türlü korumaya çok ihtiyaç olan doğal bir zenginlik ve yaşam kaynağıdır. Yaban hayatı için önemli bir yaşam alanıdır. Mitoloji alanıdır. Mitolojide yer alan Bin Pınarlı İda’dır. Hem geçmiş hem de günümüzdeki durumuyla Troya’nın (Troia) en önemli coğrafi, tarihsel ve kültürel bileşenidir.

Bu özelliklerinin yanı sıra, Çanakkale aynı zamanda çok önemli bir tarım kentidir. Nüfusun halen % 50’ye yakın bir bölümü doğrudan ya da dolaylı olarak tarımla ilgilidir ve geçimini tarımdan sağlamaktadır. Tarımda buğdaydan narenciye ye kadar ürün çeşitliliği açısından Türkiye’nin en zengin illerindendir. Ürettiği tarımsal ürünlerle, özellikle, Umurbey şeftalisi, tüysüz şeftalisi, Lapseki kirazı, elması, ayvası, narı, Bayramiç Beyazı, pembe domatesi, zeytini, balı, başta Ezine Peyniri gelmek üzere çok nitelikli süt ürünleri ve aranan et ürünleriyle Türkiye’de marka bir İldir.
Çanakkale’nin sahip olduğu tüm bu zenginlikleri yörede ciddi sağlık ve ekolojik sorunlara ve yıkımlara neden olacak vahşi ( siyanürlü ) metalik altın ve gümüş madencilik şirketlerinin tehdidi altındadır. Bölgemize en fazla zarar verecek olanı ise “Çanakkale İli Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni” ve onun ‘“Çanakkale İli Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesi ‘’dir. Yaklaşık 1.5 gr altın için 3-4 ton su kirletilerek yok edilecek, yine yaklaşık 1.5 gr altın cevheri için ağır metalleri açığa çıkarılmış yaklaşık 2 ton atık dağlarımıza, ormanlarımıza, su havzalarımıza gelişi güzel yığılacaktır.

Çanakkale’nin merkez ilçeye bağlı Kirazlı köyü ile Bayramiç ilçesine bağlı Cazgırlar köyü arasında bulunan Balaban tepesi bölgesinde Doğu Biga Madencilik A.Ş. ( ALAMASGOLD ) tarafından Altın ve Gümüş işletmeciliği yapmak üzere yaklaşık 3500 ha. ( 35000 dekar ) alana önce sadece cevher çıkarmak üzere ruhsat izni ve ardından ÇED raporu onayı verilmişti. Ardından Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi ve Madra Dağı Kazdağı Belediyeler Birliği tarafından açılan ÇED iptal davasında Çanakkale İdare Mahkemesi iptal kararı vermiştir.
Daha sonra adı geçen şirket , Siyanürle Altın işletme tesisi kurmak amacı ile kapasiteyi büyük ölçüde artırarak yeni ÇED raporu aldı. ÇED raporu ile ilgili olarak Çanakkale belediyesi , Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası ve Madra Dağı Kazdağı Belediyeler Birliği, Çanakkale İdare Mahkemesine iki ayrı ÇED iptal davası açılmıştı. Açılan davalar İdare Mahkemece reddetmiş, Danıştay’a yapılan başvuru sonucu , her iki dava ile ilgili olarak yerel mahkemenin verdiği kararlar Danıştay tarafından bozulmuştur.

Danıştay’ın bozma kararına rağmen Orman ve Su işleri Bakanlığı’nın görmezden gelmesi üzerine bölgede ağaç katliamına devam edilmiştir. 27.07.2018 tarihinde ‘’ Aynalı Pazar ‘’ isimli yerel gazetede çıkan haber ile söz konusu işletmeye Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı Çanakkale valisi sayın Orhan Tavlı tarafından verildiği haberi Çanakkale halkı üzerinde büyük üzüntü ve öfkeye neden olmuştur.

Söz konusu şirket , sadece 10 yıllık işletme süresinde bile yaklaşık 100 milyon ton su kirletilerek yok edilecektir. Bu miktar Atikhisar barajının yıllık su kapasitesinin tam iki katıdır. Yörede ve Atikhisar barajında bu ihtiyacı karşılayacak miktarda su bulunmadığı gibi Çanakkale halkının içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar barajından , kirleterek yok edilmek üzere şirkete verilecek bir gram suyu da yoktur.

Çanakkale halkını yakından ilgilendiren ve hayati önem taşıyan bu konuda , Çanakkale Valiliğini göreve davet ediyoruz. Suyu olmayan Altın arama şirketine verdiğiniz Ruhsatı ( GSMR ) iptal ediniz. Sayın vali söz konusu işletmeye Danıştay kararlarına rağmen GSRM ruhsatı vermek çok ciddi bir teknik incelemenin yanı sıra , vicdani, insani, ahlaki ve evrensel hukuka ilişkin değerlendirme yapmayı gerektirmektedir.

Yaşama hakkımızı elimizden alanlara karşı dayanışmayı ve toplumsal mücadeleyi büyüteceğimize olan inancım ile Çanakkale’nin havasını soluyan ,suyunu içen , verimli topraklarında yetişen ürünleri ile beslenenleri birleşik mücadeleye çağırıyorum

İsmet GÜNEŞHAN
CHP ÇANAKKALE İL BAŞKANI

 

.....................................................................................

 

Çanakkale'ye İkinci Hançer..
24 Haziran seçimleri sonrası Ak Partinin 1. parti olduğu Çanakkale'ye ikinci hançer saplandı. İlk olarak seçimden 5 gün sonra Yenice Çırpılar Termik Santrali ÇED olumlu Raporu verilmişti. Şimdide Çanakkale Valiliği Yıllardır hiç bir yöneticinin vermeye cesaret edemediği Kirazlı bölgesindeki Altın Madeni GSM Ruhsatı imzalandı... 25 Temmuz 2018 Çanakkale'de tarihe kara çarşamba olarak geçti...

 

Yıllardır hiç bir yöneticinin vermeye cesaret edemediği Kirazlı bölgesindeki Altın Madeni GSM Ruhsatı imzalandı...Bu ruhsat ile Doğu Biga Madencilik Siyanürlü altın çıkartabilecek.... Çanakkale’nin Yenice İlçesi Çırpılar Köyünde Taşzemin İnş. Madencilik Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Termik Santral için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 24 Haziran seçimlerinin üzerinden 5 gün geçtikten sonra ÇED Olumlu raporu verilmişti. Sanki seçim beklenmiş gibi bu kez de Çanakkale halkının yıllardır karşı çıktığı Kirazlı bölgesindeki Altın Madeni için GSM Ruhsatına onay verildi.

 

TARİHE KARA ÇARŞAMBA OLARAK GEÇECEK
Çanakkale’de Atik Hisar Su Barajı Havzası içerisinde yer alan ve halen ÇED süreci ile ilgili mahkemelik olan ‘Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi Projesi’ için Çanakkale Valiliği, Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatına (GSMR)imza attı. Bu kararla birlikte bölgede bulunan Ağaç katliamına onay verilmiş ve Altın madeni işletmeciliği için çalışmaların başlatılmasına izin verilmiş oldu. 25 Temmuz 2018 Çanakkale'de tarihe kara çarşamba olarak geçti...
Çanakkale Çevre Derneklerinin büyük tepki gösterdiği ve yıllardır hukuk mücadelesi verdiği Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni mücadelesi için bugün şok bir gelişme yaşandı. Çanakkale Valiliği, bölgede yapılan hukuksuz ağaç katliamlarının ve Altın çıkartılmasının önünü attığı bir imza ile açtı. Valilik ‘Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi Projesi’nin sürdürülebilmesi için gerekli olan Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatına imza attı! Bu kararla birlikte bölgede altın madenciliği yapacak olan firmanın ağaç katliamlarının önünün açılması ile birlikte; firmanın Çanakkale’nin tek içe su kaynağı olan Atik Hisar Barajı su toplama havzası içerisinde siyanürle altın çıkartabilecekler.

 

RUHSATSIZ AĞAÇ KATLİAMI YAPILMIŞTI!
Hatırlanacağı gibi Kirazlı Bölgesinde Altın Madenciliği yapacak olan firma, Atik Hisar Barajı Su Toplama havzası içerisindeki bölgede ruhsatsız ve izinsiz bir şekilde günlerce ağaç katliamı gerçekleştirmişti. Çevrecilerin yaptığı eylemler sonrasında bir süre geri adım atan firma tepkiler dindikten sonra tekrar faaliyete geçmiş ve ağaç katliamına devam etmişti. Bölgede ağaç kesimi yapılması için ÇED Raporu ve GSMR olmamasına rağmen yapılan kesimlere göz yuman Çevre Şehircilik İl Müdürü ve Çanakkale Orman Bölge Müdür hakkında çevre örgütleri suç duyurusunda bulunmuştu.
 

ÇEVRECİLER YARGIDA KAZANDI AMA KATLİAM DEVAM ETTİ!
Atik Hisar Barajı Su Toplama Havzasında Altın ve Gümüş Madenciliği yapacak olan firma projenin genişletilme başvurusu Danıştay engeline takılmıştı. Davanın müdahillerinden olan Çanakkale Belediyesi ÇED Raporunun iptali istemiyle açtığı dava Çanakkale İdare Mahkemesince red olunca Danıştay’a başvurmuştu. Danıştay’dan çıkan kararda ise; “Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Tesisi Projesi” ile “Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Ocağı Projesi” karşılaştırıldığında proje ömrünün 4,5 aydan 6 yıla, proje ömrü boyunca toplam cevher üretiminin 120 bin tondan 25 milyon 6000 bin tona çıkarıldığı, ÇED alanının 26,7 hektardan, 613 hektara yükseldiği, açık ocak alan büyüklüğünün 0,99 hektardan 57,68 hektara çıkarıldığı, ilk proje sadece cevherin çıkarılmasına ilişkin iken, dava konusu proje ile cevher zenginleştirmenin de faaliyet konusuna eklendiği dolayısıyla, ilk proje ile dava konusu projenin çevresel etkiler ve alınacak önlemler bakımından farklı özellikler gösterdiği, ancak Çanakkale İdare Mahkemesi'nce; bu hususlar dikkate alınmaksızın, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, ilk proje ile ilgili olarak verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle açılan davalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği görülmektedir” denilmişti.
Danıştay kararında ayrıca söz konusu ÇED Raporunda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ve ÇED sürecinde görev alacak bilirkişi heyetinin Çanakkale yöresinden, gerekli niteliklere sahip kişilerden seçilmesi kararı alınmıştı. Halen yargıda olan Kirazlı Altın ve Gümüş Madenciliği projesi için Çanakkale Valiliğinin GSMR’na onaylaması sonrasında adeta Çanakkale’nin Ölüm Fermanı imzalanmış oldu.
 

VALİ TAVLI’YA RUHSAT VERMEYİN ÇAĞRISINDA BULUNMUŞLARDI
Çanakkale’de bulunan çevre örgütleri Kirazlı’da hukuksuz bir şekilde ağaç katliamı yapan firmayı protesto etmek için Çanakkale Cumhuriyet Meydanında 9 Aralık 2017 günü kitlesel eylem yapmışlardı. Bu eylemde Çanakkale Valisi Orhan Tavlı’ya hukuk mücadelesinin yargıda devam ettiği hatırlatılmış ve şirkete ruhsat vermemesi yönünde çağrıda bulunulmuştu. Kitlesel eylemde konuşma yapan Prof.Dr. Türker Savaş açıklamasında Vali Orhan Tavlı’ya çağrıda bulunarak yetkili organları harekete geçirerek ağaç katliamını önlemeye ve madencilik faaliyeti yapacak firmalara ruhsat vermemeye davet ederek; “Sayın Çanakkale Valisini, gözlerinin önündeki bu ekolojik ve sosyal yıkımı ve felaketi durdurmaya ve bunun için de söz konusu bu madene İşletme İzni vermemeye çağırıyoruz. Bir maden işletmesinde kamu yararından söz etmek için şu sorulara dürüst bir vicdanla cevap verilmesi gerekir: Hangi madeni, nereden, ne kadar, ne zaman, hangi ihtiyaç için, hangi katma değerle, ne kadar çevresel ve toplumsal bedel karşılığında, kimlerin yararı için çıkaracağız? Söz konusu şirkete karşı açılan Kirazlı madeni ile ilgili ÇED iptal davaları halen sürmekteyken, yeraltı ve yer üstü su kaynaklarını, doğal varlıkları, biyolojik çeşitliliği, orman ekosistemini ve yaşam alanlarını yok edecek olan bu ağaç kesimine izin verenler, maden şirketinin işletme ruhsatı alacağını nereden biliyorlardı? Sonuç olarak; Bu Bildiri ile tarihe bir not düşülmüştür. Tüm Çanakkale halkını duyarlılığa ve anayasanın tanıdığı yaşam hakkını savunmaya, tüm yönetici ve yetkilileri de acilen görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
 

ÇANAKKALE’NİN ÖLÜM FERMANINA ONAY VERİLDİ
Çanakkale Valiliğinin onayladığı GSMR sonrasında Atik Hisar Barajı Su Toplama Havzası içerisinde kalan Kirazlı’da siyanürlü altın madenciliğinin de önü açılmış oldu. Bilindiği gibi Altın ve Gümüş Madenciliği işletmeciliğinde siyanür kullanımının geçmişi 1860’lı yıllara kadar gidiyor. Kimyasal üretim endüstrisi başta olmak üzere, birçok iş alanında, siyanür kullanımına sıklıkla başvuruluyor. Türkiye’de göze çarpan kullanım alanı ise, madencilik sektöründe yer alan altın ve gümüş arama ve çıkarma proseslerinde siyanürün yoğun olarak kullanılması..
 

MEYVE’DEN SEBZEYE.. TOPRAKTAN İÇME SUYUNA..
Özellikle altın ve gümüş üretiminde kullanılan siyanürün kullanımı ise, kapalı devre sistemler ile mümkün olmakta. Her ne kadar, madencilik sektörünün firmaları, siyanür kullanımı sonrasında, o alandan atıkları uzaklaştırmanın mümkün olduğunu söylese de, altın arama çalışması yapılan her toprağa ve bölgenin içme suyuna siyanürün karışması, yüksek ihtimalli olduğu kadar, yadsınamaz bir gerçek. Madencilikte, diğer tüm maden çalışmaları sonrası üretilen ürünlerden farklı olarak, özellikle altın üretiminde, cevherden çok atık ortaya çıkmakta. Altın üretimi sonrasında ortaya çıkan yoğun atık, doğaya ve insana zarar vermektedir. Şirketlerin savunduklarının aksine, yoğun konsantrasyona sahip siyanür, toprağa ve suya kolayca karışır ve doğadan hemen kaybolmaz. Toprağa ve suya karıştığı için de, meyve, sebze ve içme suyundan dolayı insan bünyesine de kısa sürede tesir eder. Ölüme varana dek, birçok hastalığa da yol açmaktadır. Siyanür ile altın arama tekniğinin bu kadar büyük tehlikelere neden olduğu bilinse de, bugün dünyadaki altın arama çalışmalarının neredeyse %80den fazlası, bu teknikle yürütülmektedir. Her ne kadar şirketler çeşitli önlemler alsa dahi, bu önlemler yetersiz kalmaktadır.

 (Haber: AYNALI PAZAR)