|
ÇANAKKALE
Asya ve Avrupa'nın, Ege Denizi ile birbirinden ayrıldığı benzersiz
coğrafyada Çanakkale, binlerce yıllık tarihi zenginliği, kültürlerinde
barındırarak efsanelere ve mitolojik hikayelere ev sahipliği yapmış
Türkiye'nin nadide illerinden bir tanesidir.
Çanakkale Boğazı, Avrupa yakasındaki Gelibolu Yarımadası ile Asya
yakasındaki daha geniş Biga Yarımadasını yeşil koylarla ve billur sarısı
kumsallarla birleştirir. Doğal güzellikleri ve tesisleri ile ideal bir
tatil merkezidir. Turistler boğazın lezzetli balığını, yörenin kaliteli
şaraplarını, otantik yada modern restoranların servisleri eşliğinde
tadabilir, kentin sahip olduğu güzelliklerin keyfini çıkarabilirler.
Ayrıca güzelliğe düşkün olanlar, Çanakkale'nin mitolojiye göre Dünya'nın
ilk güzellik yarışmasının anavatanı olduğunu öğrenmekten mutluluk
duyacaklardır.
Çanakkale'nin tarihi yaklaşık M.Ö. 3000 yıllarına kadar inmektedir ve
pek çok medeniyet bu topraklarda barınarak, izler bırakmıştır.
Mitolojiye göre Kral Athamas'ın çocukları Phryxus ve Helle üvey anneleri
tarafından evlerinden uzaklaştırılınca, gerçek anneleri Bulut Tanrıçası
Nephele tarafından gönderilen, uçabilen altın postlu bir koç üzerine
bindirilirler. Prens ve prenses gökyüzünde koçun üzerinde uçarken,
Prenses Helle suya düşer ve o günden sonra Boğaz, "Hellespont" adını
alır.
Asya kıyısındaki Abydos ve Avrupa kıyısındaki Sestus, mitolojinin en
hüzünlü aşkına sahne olmuştur. Leandros, Afrodit'in rahibelerinden
Hero'ya aşık Abydos'lu yakışıklı bir gençtir. Her gece Hero'yu görmek
için Abydos'tan Sestus'a yüzerek geçer. Bir gece kötü bir fırtına başlar
ve Leandros asla Sestus'a ulaşamaz. Hero, onun boğulduğunu düşünerek
büyük bir acı ile kendisini denize atar.
Dünya arkeoloji literatürünün önemli mekanlarından olan Truva, Neandria,
Alexandria-Troas, Assos, Chryse, Dardanos ve Lampsakos, Çanakkale ili
sınırları içindedir. Çanakkale'nin coğrafik konumundan dolayı taşıdığı
stratejik önem, bu bölgede konumlanan devletler tarafından oldukça
dikkate alınmıştır. M.Ö. 5. yüzyılda Çanakkale Pers İmparatorluğu'nun
hakimiyeti altında bulunmaktaydı. Pers Kralı Xerxes Avrupa'yı fethetmeyi
planlıyordu ve 100.000 kişilik askeri birliğini Boğazın en dar
noktasından Trakya'ya geçirebilmek için gemilerden köprü yaptırdı. O
zamandan beri, Çanakkale, Marmara Denizine ve oradan da Karadeniz'e
girişte olduğu gibi Avrupa ve Asya arasındaki geçişi de kontrol edecek
çok önemli coğrafik bir dar geçit olarak kalmıştır. Makedonya Kralı
Büyük İskender, M.Ö. 384 yılında Anadolu'nun Ege ve Akdeniz'de
hakimiyetinin gerçekleştiği seferine, Boğazı geçerek başlamıştır.
Daha sonraki dönemlerde Roma'lılar, M.Ö.2. yüzyıldan M.S.395 yılına
kadar ilin yönetimini ellerinde bulundurmuş, Roma egemenliğini takiben
Bizans İmparatorluğu'nun hakimiyeti yaşanmıştır.
Bizans İmparatorluğu'ndan sonraki yüzyıllarda bölgede Arap ve Haçlı
istilaları olmuştur.
14. yüzyılda bir Türk Oymağı olan Karasioğulları yöreye gelmiş ve
Balıkesir'i başkent yapmışlardır.
15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun Padişahı Fatih Sultan Mehmet
Boğazın her iki kenarına da kale inşa ederek "Çanakkale" şehrini
kurmuştur.
1915 yılında Türk Ordusunun Komutanı Mustafa Kemal, İttifak
Devletlerinin yöreden çıkmasına öncülük etmiştir.
ÇANAKKALE
Çanakkale şehri ismini, Marmara Denizini Ege Denizine bağlayan ve
kıyıları hem Asya'ya hem de Avrupa'ya uzanan Boğazdan alır.
Asya tarafındaki Çanakkale ve Avrupa tarafındaki Eceabat ve Kilitbahir
arasında hergün yolcu ve araba feribotları çalışır. Marmara ve Ege
Denizi arasında gidip gelen renkli yatlar, Çanakkale Marina'da mola
vererek turistlerin bu yörede daha fazla zaman geçirmelerini sağlar.
Restoranlar, çevre sulardan yeni tutulmuş deniz ürünlerini sunmakta
yüzyılların birikimiyle uzmandırlar.
Küçük sokak kafeleri ise, limanın telaşlı hareketinin, yolcu
vapurlarının, balıkçı teknelerinin ve küçük sandalların hiç bitmeyen
gösterilerinin tadını çıkarırken bir bardak çay içmeniz için ideal
yerlerdir.
Otelleri, restoranları ve kafeleriyle birlikte bu mesire yeri, aynı
zamanda geceleri aydınlatılan Kilitbahir Kalesi'nin etkileyici
manzarasını da izleme imkanı sunar.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un fethinden (1453) önce 1451 yılında
Avrupa tarafındaki Kilitbahir ve Asya tarafındaki Çimenlik bölgelerine
1200 m. Uzunluğundaki dar Boğaz'dan geçişleri kontrol etmek için birer
tane kale inşa ettirmişti.
Bugün Çimenlik Kalesi, askeri bir müzedir. Müzede, I. Dünya Savaşı
Çanakkale Muharebesi anısına Boğaza savaş sırasında mayın döşeyen Nusret
Gemisi'nin bir benzeri yer almaktadır. Geminin içinde o zamandan kalan
gazete haberleri bulunmaktadır. Kalenin içi, Atatürk resimlerini ve
silahları sergileyen 5m. yükseklikte ve 8m. genişlikte duvarlarla
çevrilmiştir. Kalenin bir köşesinde, Gelibolu'da doğan Osmanlı
İmparatorluğu'nun kahraman Türk denizcisi Piri Reis'e (1465-1554) ithaf
edilen bir müze vardır. Birçok denizci bayrağının bulunduğu müzede Piri
Reis'in yaptığı haritaları ve yazdığı kitapları görebilirsiniz. I. Dünya
Savaşından kalma gülleler kule duvarları arasına serpiştirilmiştir.
Çanakkale'deki Arkeoloji Müzesinde bölgenin meşhur seramiklerini
görebilirsiniz. Bu eski gelenek hala yaşatılmakta ve seramikten güzel
hatıralık eşyalar yapılmaktadır.
Çanakkale'den çıktığınızda İzmir otobanı boyunca mükemmel kumsallar
bulunmaktadır.
Dardanos'ta (Çanakkale'ye 10 km) kamp tesislerinden
faydalanabilirsiniz.Tarihi mekanın 5-7 km uzağında, Güzelyalı ve İntepe
yer almaktadır. Burada altın rengi kumsallar, kamp alanları, moteller,
pansiyonlar ve restoranlar bulabilirsiniz. Bu tesislerin tümü çamlarla
kaplı tepelerin karşısında, eşsiz manzaraya sahip mekanlardadır.
Çanakkale'nin yanı sıra Karabiga, Gelibolu, Bozcaada ve Küçükkuyu'da da
marinalar vardır.
GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI
I.Dünya Savaşında, Gelibolu Yarımadasında hayatını kaybeden 500.000
askerin anısına, bu yarımada günümüzde Milli Park haline getirilerek,
şehitlikler, anıtlar, Arıburnu'nun doğal güzelliği korunmak istenmiştir.
Park etrafında arabayla dolaştığında bozulmamış kıyı ormanlarının, yeşil
tepelerin, altın rengi kumsalların ve masmavi denizin huzur verdiği
atmosferin, vatanlarını korumak için cesurca savaşıp şehit düşen Türk
Askerleri için mükemmel bir dinlenme yeri sağladığı açıkça görülür.
18 Mart 1915'de İttifak Devletleri'nin Çanakkale sularına girişi
engellenmiş ve gemilerinden bir çoğu, Nusret Gemisinin sulara döşediği
mayınlardan dolayı batmıştır. İttifak Devletleri bu gerçeği
gördüklerinde karadan harekatta bulunmayı denediler. Morto Koyu'nda
Fransız ve İngilizler, Anzak Koyu'nda Avustralya, Yeni Zelanda ile Hint
Birlikleri, Kemikli Burnu'ndan Kanada Birlikleri harekatta
bulunmuşlardır. Mustafa Kemal önderliğindeki Türk Ordusu tüm cephelerde
savaşı kazanmış ve 9 Ocak 1916 tarihinde İttifak Devletleri Gelibolu
Yarımadası'ndan tamamen çıkartılmıştır.
Ziyaretçiler, buranın özel ruhunu, Türk Ulusunun kalbini ve bu toprak
parçasından gelen uyarıyı hissederler. Ağaç tepelerindeki rüzgar ve
sonsuz denizin dalgaları bu savaşın kahramanlarına adeta şarkılar
söylemektedir.
Parkta yapacağınız herhangi bir tura Eceabat'tan başlamalısınız.Güneye
giderseniz sırasıyla Kilitbahir, Alçıtepe, Morto Koyu'na ve buranın
batısındaki bir tepenin üzerinde 42 m yüksekliğindeki Çanakkale Şehitler
Abidesine ve burada şehit düşen Türk Askerleri onuruna yapılmış bir
müzeye varabilirsiniz.
Çanakkale Şehitleri Abidesi, Boğaza girilince hemen görülebilir. Türk
Şehitlikleri, Fransız ve İngiliz şehitlikleri ve Seddülbahir Kalesi ile
birlikte burada yer almaktadır. Kuzeye, Alçıtepe'ye geri döndüğünüzde
Kabatepe'ye doğru yarımadanın kuzeybatı turunu yapmış olursunuz.
Kabatepe'nin merkezinde Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar
muharebeleriyle ilgili bilgi alabilirsiniz. Kanlısırt, Conkbayırı ve
Kemalyeri tepelerine doğru devam ederseniz Türk, Avustralyalı ve Yeni
Zelandalı askerlerin şehitliklerini görebilirsiniz.
Küçükkemikli Sahilinin, Anafartalar Ovasının ve Tuz Gölünün panoramik
manzaralarını Conkbayırı'ndan izleyebilirsiniz. Conkbayırı Tepesinde,
Mustafa Kemal Atatürk'ün çok büyük bir heykeli vardır. Atatürk, heykelin
bulunduğu yerde göğüs cebinde taşıdığı bir cep saati sayesinde ölümden
dönmüştür. Bigalı'da bugün müze olan Atatürk'ün karargah olarak
kullandığı evi ziyaret edilebilir. Kıyıda Arıburnu ve Anafartalar
Anıtları yer alır.
Anzak Koyu'nda bölgenin en dokunaklı şehitliklerinden bir tanesi
bulunmaktadır. Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusunun birleşimi ile
oluşan birliklere "ANZAK" adı verilmektedir. "Anzak Şehitliği ve
bölgenin kalbini çalan Atatürk'ün sözlerinin yazıldığı Arıburnu Anıtı,
hüzünlü ziyaretlere sahne olmakta ve her yıl 25 Nisan'da Türk'lerin ve
Dünyanın her yerinden gelen ziyaretçilerin katılımıyla ANZAK GÜNÜ
kutlanmaktadır.
........Uzak diyarlardan evlatlarını
harbe gönderen analar!
Göz yaşlarınızı dindiriniz.
Evlatlarınız bizim bağrımızdadır.
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır.
Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık
Bizim evlatlarımız olmuşlardır.
Mustafa Kemal ATATÜRK 1934
Mehmetçiğin 93 yıl önce kahramanlık destanı
yazdığı Gelibolu Yarımadası, hayata geçirilen projelerle Türkiye'de
yakın tarihin yeniden canlandığı bir cazibe merkezi haline geldi.
50 milyon dolar bütçeli Uzun Devreli Gelişme Planı kapsamında yarımadada
4 yıldır devam eden projeler, kültür ve tarih turizminin incisi
Gelibolu'yu adeta taçlandırdı.
33 bin hektar büyüklüğünde bir alana sahip olan ve binlerce şehit ile
yabancı askerlerin mezarlarının bulunduğu Gelibolu Yarımadası, ''Yüz
akı'' olarak değerlendirilen projeler sayesinde, Türkiye'nin en önemli
turizm bölgeleri arasındaki yerini aldı.
Vatan savunması için düşmana karşı göğüs göğüse bir mücadelenin
verildiği Çanakkale Savaşları'ndan geriye, batık gemiler, toplar,
siperler, kaleler, mezarlar ve savaşla ilgili yüzlerce malzeme kalırken,
BM Milli Parklar ve Koruma Alanları listesinde olan yarımadadaki
muharebe alanları, mezarlar, anıtlar ve savaşla ilgili kalıntılar,
''Tarihi sit alanı'' ve ''Kültürel varlık'' olarak tescil edildi.
MİLLİ PARKIN PLANLAMA SÜRECİ
Planın hazırlanmasına esas olarak 1994 yılında, ''Uluslararası Fikir ve
Tasarım'' yarışması düzenlendi. 79'u yabancı 120 projenin katıldığı
yarışmayı, Norveç'ten katılan ekibin projesi kazandı. Planı hazırlanma
süreci, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin 1998 tarihli yazısıyla
1999'da ODTÜ ile Çevre ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan protokolle
başladı. Bu süreç, 23 Aralık 2003'te tamamlanarak, ''Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı'' olarak uygulanmaya
konuldu.
Proje kapsamında, tarihi yarımadadaki gerçek şehitlikler düzenlendi,
temsili şehitlikler yapıldı, Çanakkale Şehitler Abidesi güçlendirildi,
otopark ve ulaşım sorunu çözüldü, muharebe alanları, Türk anıtları,
kaleler, tabyalar, siperler aslına uygun restore edildi.
18 MART EĞİTİM GEZİLERİ
Bu arada, TÜRSAB ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan
protokolle, 81 ilden öğrencilerin katılımıyla ''18 Mart eğitim
gezileri'' başladı.
Son 5 yılda 31 bin 800 öğrencinin katıldığı eğitim gezileri kapsamında,
öğrenciler rehberler eşliğinde savaş alanlarını ziyaret ederek,
Çanakkale Savaşları'nı yerinde görerek öğrenme fırsatı bulmuş oldu.
Öte yandan, Çanakkale Savaşları'nın Türk ve dünya tarihindeki önemine
ilişkin bilincin yaygınlaşmasıyla, ülkenin dört bir yanından
ziyaretçiler bölgeye akın etmeye başladı. Yapılan yatırımlarla, cazibe
merkezi haline gelen tarihi yarımada, aynı zamanda ''Tarihi görerek
öğrenmek'' kavramının geliştiği bir yer halini aldı.
DÜNÜN DÜŞMANI, BUGÜNÜN DOSTU
Tarihe, ''Çanakkale Destanı'' olarak geçen Çanakkale Savaşları, en kanlı
çarpışmalara sahne olsa da ülkeler arasında atılan barış tohumları,
yıllar sonra dostluk duygularını yeşertti.
Her karış toprağında savaşan ülkelerin izlerini taşıyan tarihi yarımada,
18 Mart ile 24-25 Nisan tarihlerinde, ''Dünün düşmanı bugünün dostu''
ülkelerin buluşmasına ev sahipliği yapıyor.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, savaşa katılan yabancı ülkelerin
askerlerini de kucaklayan sözleri, bu dostluğun pekişmesine öncülük
etti.
Atatürk'ün, 1934 yılında yazıp, o zamanki İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'ya
verdiği ve Gelibolu ziyaretinde okuyarak tüm dünyaya duyurmasını
istediği sözler, savaşan tüm ülkelere dostluğun önemini hatırlattı.
Atatürk'ün, Gelibolu'da ölenler için yazdığı şu sözler, savaşan
ülkelerde adeta anıtlaştı: ''Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını
döken kahramanlar... Burada bir dost ülkenin toprağındasınız. Huzur ve
sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun
koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar.
Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur
içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta
canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.''
|
GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ
MİLLİ PARK GEZİ GÜZERGAHI
4 Saatlik Gezi Güzergahı
Kilitbahir Kalesi
Seyit Onbaşı Anıtı ve Mecidiye Tabyaları
Çanakkale Şehitler Abidesi
57 Alay Şehitliği
Conkbayırı, Atatürk Anıtı ve Siperle
8 Saatlik( Bir Günlük ) Gezi
Güzergahı
Kilitbahir Köyü ve Kalesi
Seyit Onbaşı Anıtı ve Mecidiye Tabyaları
Şahindere Şehitliği
Alçıtepe Köyü Sargıyeri Şehitliği
Çanakkale Şehitler Abidesi
Yahya Çavuş Anıtı ve Şehitliği
Kabatepe
Anzak Koyu
57 Alay Şehitliği
Conkbayırı, Atatürk Anıtı ve Siperle
2 Günlük Gezi Güzergahı
Kilitbahir Köyü ve Kalesi
Seyit Onbaşı Anıtı ve Mecidiye Tabyaları
Soğanlıdere Şehitliği
Şahindere Şehitliği
Alçıtepe Köyü Bakı Terası
Kaymakam Yarbay Hasan Bey Şehitliği
Çanakkale Şehitler Abidesi
Seddülbahir Köyü
Yahya Çavuş Anıtı ve Şehitliği
Sargıyeri ve Hastane Şehitliği
Kabatepe Tanıtma Merkezi ve Müzesi
Anzak Koyu
Mehmetçiğe Saygı Anıtı
Kanlı Sırt Anıtı ve Kitabesi
57 Alay Şehitliği
Mehmet Çavuş Anıtı
Conkbayırı, Atatürk Anıtı, Siperler ve Kitabeler
|
GEZİLER
GELİBOLU
Çanakkale'nin ilçelerinden Gelibolu, Boğazın Avrupa yakasındaki en geniş
ilçesidir ve Asya tarafındaki Lapseki'ye (Lampsakos) düzenli feribot
seferleri vardır. Turistlerin rağbet ettiği restoranlara taze balık
temin eden balıkçı tekneleriyle tipik bir limandır. Altın renkli
kumsallar, çok uzakta değildir.
15 km. kuzeyde, Bolayır'da Türk halkı için önemli 2 mezar bulunmaktadır.
Bir tanesi Gelibolu Yarımadası'nın fatihi Gazi Süleyman Paşa'ya, diğeri
ise ünlü Türk Şairi Namık Kemal'e aittir.
BİGA YARIMADASI- BATI SAHİLİ
Bu bölgede bulunan 2 antik şehir arkeoloji ve tarih severlerin ilgisini
çekmektedir. M.Ö. 6. yüzyılda Neandria, bugün Çığrı Dağı olarak bilinen
tepenin üzerine inşa edilmiştir.
Alexandria-Troas Limanı ise denizden 13 km uzaklıkta M.Ö.3. yüzyılda
yapılmıştır. Halk, Neandria'yı bu yeni liman kenti için terketmiştir.
Aziz Paul, burayı 2 kez ziyaret etmiş, 3. misyoner gezisinde ise buraya
uğrayarak Assos'a geçmiştir.
Kestanbol Kaplıcaları Çanakkale'ye 55 km. uzaklıkta Alexandria-Toas
yakınındadır. Kaplıca suyu romatizma, cilt hastalıkları, kalp ve sinir
hastalıkları, metabolizma dengesizlikleri ve kemik rahatsızlıklarının
tedavisine iyi gelmesiyle ünlüdür. Keşfedilmemiş altın rengi kumsallar,
Çanakkale'ye 60 km. uzaklıktaki Odunluk İskelesi'nin kuzey ve güneyinde
uzanırlar. Yük Yeri İskelesi'nden Bozcaada'ya feribot seferleri
yapılmaktadır.
BOZCAADA
Adaya yaklaşırken ilk dikkati çeken bir Venedik kalesidir. Hemen sonra,
mesire yerinde sıralanan restoranlar, kafeler ve güneşte parlayan temiz
beyaz evler dikkati çekmektedir. Ada etrafında gezinti yaparken, çok
sayıda bağ ve şarap mahzenleri görür, adada lezzetli ve çeşitli
şarapları tatma imkanları bulabilirsiniz.
Ayazma, Poyraz ve İğdelik'te güneşin ve denizin tadını çıkarabileceğiniz
birbirinden güzel kumsallar bulunmaktadır.
GÖKÇEADA
Bu ada, en geniş Türk adasıdır. Kıyısı, koylarıyla girintili çıkıntılı,
tepeleri ise beyaza boyalı evlerle çam yeşiline ve zeytin ağaçlarına
kontrast yaratmaktadır. Kabatepe ve Çanakkale arasında düzenli feribot
seferleri vardır. Ağustos ayında renkli yerel etkinlikler düzenlenir.
Ada etrafında kutsal çeşmeler ve manastırlar bulunmaktadır.
BİGA VE KARABİGA (PRİAPOS)
Biga, adını tüm yarımadadan ve Perslilerin Granikos Savaşında Büyük
İskender tarafından M.Ö. 334 yılında bozguna uğratıldığı aynı isimli
nehirden alır. Biga, bu nedenle tarihi bir bölgenin ortasındadır. Birçok
parkın olduğu ve geleneksel tarzdaki evlerin görülebileceği bir ilçedir.
Karabiga, Kemer, Şahmelek'de en yakın ve en güzel kumsallar, uygun
fiyatlı konaklama yerleri bulunmaktadır. Karabiga, Antik Çağda Priapos
olarak bilinirdi. Günümüzde ise Karabiga sevimli ve huzur vaad eden bir
balıkçı limanıdır.
ÇANAKKALE'NİN TURİZMİNE ÇİFTE AT DESTEĞİ...
ÇANAKKALE'DE TROİA ANTİK KENTİNDE YERALAN TAHTA ATIN ARDINDAN, TROY
FİLMİNDE KULLANILAN İKİNCİ ATIN DA WARNER BROS ŞİRKETİ İLE YAPILAN
ANLAŞMA SONUCU İL MERKEZİNE GETİRİLEREK KORDON BOYUNDA SERGİLENMEYE
BAŞLAMASI TURİZMİ CANLANDIRDI...
TRUVA
Homeros, İlyada Destanı ile günümüz Çanakkale'sinden 32 km uzaklıkta
olan Truva'yı ölümsüzleştirmiştir. Truva Kralı Priamos'un oğlu Paris,
Afrodit'in kendisine vaad ettiği Helena'yı almak ister. Afrodit'in
tavsiyesi üzerine gemiye binip, Amyklai'ye gelir. Burada Menelaos'un
Sarayına kabul edilir. Fakat Menelaos'un sarayda olmaması üzerine,
Helena kocasının yerine konukları karşılar. Bu ilk görüşmede Helena
Paris'e aşık olur ve kendi rızası ile Paris'in yanında yer alarak
Truva'ya kaçar. Karısının zorla kaçırıldığını düşünen Menelaos ve
ordusu, Helena'yı tekrar geri alma uğruna 10 yıl boyunca Truvalılar'la
savaşırlar. Sonuç elde edilememesi üzerine Truva Kalesini ancak bir
savaş hilesi ile alabileceklerini düşünür ve savaşı artık bırakıp,
evlerine dönecekleri izlenimi yaratırlar. Bunun üzerine Spartalılar,
büyük bir "Tahta At" yaparak, Truvalılara hediye olarak sunarlar. Zafer
sarhoşu Truvalılar hediyeyi kabul ederek kutlamalara başlarlar. Gece
herkes uyuduğunda, tahta ata gizlenen Spartalı askerler atın içinden
çıkarak, kaleyi ele geçirirler.
Truva tarihi alanında kazılar 9 şehri, çeşitli şehir duvarı
kalıntılarını, tipik ev temellerini, bir tapınak ve tiyatroyu ortaya
çıkarmıştır. Sembolik ahşap Truva Atı bu efsanevi savaşı hatırlatır.
BİGA YARIMADASI-GÜNEY SAHİLİ
BEHRAMKALE (ASSOS)
Behramkale, Çanakkale'nin 87 km güneyindeki Ayvacık ilçesinde bulunan
ünlü bir antik öğreti merkezidir.
Plato'nun en meşhur öğrencilerinden bir olan Aristotales, Behramkale'ye
davet edilmiş, 3 yıl orada yaşamış ve öğretmenlik yapmıştır. Hermeia'nın
yeğeni ile evlenmiş, bir felsefe okulu kurmuş, zooloji, biyoloji ve
botanik konularında yapmış olduğu ilk çalışmalarıyla yol göstermiştir.
Assos Akropolü, deniz seviyesinden 238 m. yüksekliktedir ve Athena
Tapınağı M.Ö. 6. yüzyılda burada inşa edilmiştir. Dor tarzıyla yapılmış
bu tapınak daha sonra Biga Yarımadası'nın ve Edremit Körfezi'nin
muhafızlığını yapma rolüyle yeniden restore edilmiştir. Tapınak
kalıntıları arasından sızan ay ışığını görmek için orada bulunmalı yada
erken kalkıp Akropol üzerinden şafağın doğuşunu, tepeden Edremit
Körfezinin muhteşem manzarasını görmelisiniz. Böylece neden bu cennet
gibi bölgenin seçildiğini takdir edeceksiniz. Denize doğru inildikçe,
agoralar, gymnasium ve tiyatro binası bulunmaktadır.
Akropolün kuzey köşesinden, Osmanlı Sultanı I. Murat'ın 14. yüzyılda
yaptırdığı cami, köprü ve kaleyi görebilirsiniz. Aşağıda ufak ve sevimli
bir liman vardır. Assos, Türk sanat cemiyetinin merkezi olma ününü bu
yaşam dolu, samimi ve bohem tarzı atmosferiyle kazanmıştır.
Behramkale'nin 25 km batısındaki Gülpınar köyünde, M.Ö. 2. yüzyıla ait
Apollon Smintheus Tapınağının ortaya çıkarıldığı antik şehir Chryse
bulunmaktadır. Gülpınar'ın 15 km batısında, bir sahil yolu üzerinde
Babakale yer alır.
Behramkale'nin 22 km doğusunda Kadırga ve Eden Kumsalını Küçükkuyu'ya
doğru geçersek, zeytin ağacı korularını, kumsalları ve güzel manzaraları
geride bırakırsınız. "Türkiye'nin ilk bisiklet rotası Truva Küçükkuyu
arasındaki az kullanılan arka yollardır". Hoş yazların, yumuşak kışların
yaşandığı huzur dolu bu sayfiye yeri, herhangi bir zamanı sizin için
şahane bir "bisiklet tatili" haline getirebilir.
Küçükkuyu'dan Kaz Dağının (İda Dağı, 1774 m) gölgesindeki Zeus'un
Altlarını görmek için anayoldan çıkmak gerekir.
Burada, aynı zamanda muhteşem manzaraları, dinlendirici yeşil alanları
ve birçok kaplıcasıyla Kaz Dağı Milli Parkı da bulunmaktadır.
Mitolojiye dönecek olursak, Afrodit, Hera ve Athena arasındaki Dünyanın
ilk güzellik yarışmasının burada yapıldığını görürüz. Hikayeye göre
Tanrılar, Thetis ile Peleus'un düğünü için toplandıklarında, düğüne
davet edilmeyen Eris (Nifak), Athena, Hera ve Afrodit'in bulunduğu yere
altın bir elma atar. Elmanın üzerinde " en güzeline" yazılıdır. Üç
tanrıça arasında " en güzel benim" tartışması başlar. Zeus, en güzelin
seçilmesinde hakem olarak İda Dağı'nda bulunan Paris'in
görevlendirilmesini buyurur. Tanrıçalar, Paris'in önünde güzellikleriyle
övünüp, ona armağanlar vaad ederler. Hera, Paris'e kendisini seçmesi
durumunda evrenin krallığını; Athena savaşta yenilmezliği; Afrodit ise
kadınların en güzeli Helena'nın aşkını vaad etmektedir. Bunun üzerine
Paris, üç tanrıçadan en güzelinin Afrodit olduğuna karar verir ve altın
elmayı ona verir.
Kaz Dağı Milli Parkına doğru kuzey girişindeki Bayramiç ve Evciler
günlük kamp yapılabilecek alanlardır.
Çanakkale'ye 60 km uzaklıktaki Bayramiç'te Etnografik Müzesi olan 18.
yüzyıldan kalma mimarisi oldukça etkileyici Hadımoğulları Konağı
(Osmanlı evi) bulunmaktadır.
ÇAN
Çan seramikleriyle meşhurdur. Buradaki kükürt kaplıcalarının, çeşitli
karaciğer, bağırsak ve idrar yolları rahatsızlıklarının tedavisine
faydalı olduğu söylenmektedir. Külcüler ve Kirazlıda 2 farklı sıcak su
kaplıcası daha bulunmaktadır.
NASIL GİDİLİR
İstanbul Atatürk Uluslar arası Havaalanına uçakla, oradan otobüsle
Çanakkale'ye gidilebilir. Çanakkale'de özel uçakların inebileceği pist
bulunmaktadır.
Çeşitli illerden şehirlerarası otobüslerle karayolundan gidilebilir.
Özel ve kiralanmış yatlarla Çanakkale Marinasına gelinebilir.
İKLİM
Kışlar yumuşak, rüzgarlı ve yağmurlu, yazlar ise sıcak rüzgarlı geçer. |