|

| Çanakkale’ye 27 Km. uzaklıkta Truva
tarihi milli parkı içerisinde ve Truva antik kentine 1.5 Km. olan
uzaklığı ile Çanakkale tarımının odaklandığı ve ‘’Batakova’’ olarak
anılan bir bölge. |
|
 |

100 gramında 19
kalori bulunan domates, doyurucu etkisi
nedeniyle özellikle diyet programlarının
vazgeçilmez sebzelerinden biri. Çok zengin
bir içeriğe sahip. A ve C vitaminleri,
mineral tuzlar özellikle de potasyum,
kalsiyum, fosfor ve sodyum deposu. Olgun
domateste bol miktarda bulunan ve bir
karoten maddesi olan likopen yaşlanmaya ve
çağın vebası kansere karşı son derece etkili
bir silah. |
Kumkale, Çanakkale tarımında çok önemli
bir bölge konumu itibarıyla Anadolu topraklarında yer alan ve
Çanakkale boğazının tam giriş noktasında verimli toprakları olan
manzarası ile Çanakkale boğazı ve şehitler abidesini içine alan
konumu ile bir doğa harikası, bir yakası Ege denizinde, bir yakası
ise Çanakkale boğazında olan belde toprakları tam bir tarım
bölgesidir.
Tüm Türkiye’de ‘’Çanakkale domatesi’’ olarak ün yapan domatesler
Kumkale ovasından yetiştirilerek tüm Türkiye pazarlarına
sunulmaktadır.
Kumkale’nin bugünkü kuruluş yerindeki yerleşim 1928 yılında
olmuştur.
Çanakkale savaşlarındakurulu bulunan ve daha önceki tarihlerde
Kumkale adıyla bilinen köy’ün kuruluş tarihi çok eskidir.
Çanakkale savaşlarında Fransızlar şaşırtmaca olarak Kumkale
bölgesine çıkarma yapınca şimdi Askeri yerleşim alanında kalan
Kumkale köyü savaş dolayısı ile boşaltılıyor. Burada yaşayanlar iç
taraflardaki köylere çekiliyorlar. |
|
Savaş bittikten sonra yöreyi terk eden
yaşayanlar 1928 yılında tekrar geri dönerek bugünkü yerleşim yerinde
‘’Masırlık’’ isminde burayı kuruyorlar. Daha sonra adını Kumkale
olarak değiştiriyorlar. Tarihte bilinen ismiyle köyün kurucusu
Mehmet Tetik Çavuş. Köy daha sonra Bulgaristan’dan ve Romanya’dan
gelen göçlerle nüfusu çoğalıyor ve bugünkü konumuna geliyor.
KUMKALE’DE
TARIM
Kumkale Karamenderes (Skamendros) nehrinin Çanakkale boğazından
toprağa dökülme noktasında kurulan ve verimli toprakların yer aldığı
Batak Ova bölgesi tam bir tarım bölgesi olarak görülmektedir.
Kumkale ovasında yapılan tarım, Sulu tarımdır. Ve üreticilerin büyük
çoğunluğu ‘’Damlama sulama’’ yöntemini kullanarak ürünlerini
yetiştirmektedir. Batak ovası olarak bilinen bölgede ürün
çeşitliliği çok fazladır. Özellikle Pamuk, Buğday, Domates, Biber,
Mısır, Ayçiçeği, Bakla, Pirinç, Yonca, Zeytin, Karpuz, Kavun,
Salatalık, Arpa çeşitleri sayılabilir.
Özellikle domates ürünü daha çok Eylül, Kasım ayları arasında hasat
edilmekte ve her belde halinden 40-50 kamyon ürün çevre il ve
ilçelere pazarlanmaktadır.
Domates ürünü gerçekten yetiştirilmesi ve pazarlanması açısından çok
masraflı olmasına rağmen,hasatta kilo fazlalığı nedeniyle üreticinin
yüzünü güldürmektedir.Ve diğer ürünlere göre,çok daha fazla yüzümüzü
güldürecektir. Yeter ki kendi pazarlarını kendileri bozmasın.... |
|
 |
SÜLEYMAN
ERTE
BELEDİYE BAŞKANI
Kumkale’de 1958 yılında doğdu.İlk öğretimini Kumkale’de
, Ortaokulu ve Endüstri meslek
lisesini Çanakkale’de, Ankara eğitim enstitüsünü 1980
yılında bitirdi.
Çanakkalespor’da ve Düzce’de uzun yıllar Futbol oynadı.
23 yıl süren eğitimcili mesleğini yurdun çeşitli
illerinde sürdürdü. 1999 Düzce depremini yaşadıktan
sonra Çanakkale’ye tayin oldu. 28 Mart 2004 seçimlerinde
çok sevdiği Beldesine daha iyi hizmet verebilmek için
CHP’den belediye başkanı seçildi. |
|
serte58@hotmail.com
Tel: 0286
2880046 - 2880272 - 2880273 Faks: 0286 2880171
Süleyman ERTE;
Değişken bir nüfusumuz var. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusumuz
2 bin 162 iken yaz döneminde bu nüfus
4 bin – 4 bin 500 civarına
ulaşıyor. Bu durum turizm için değil, tarımsal amaçlı. Dışardan
gelen işçilerle bu rakama ulaşılıyor. Burası sebzecilikle uğraştığı
için yaz döneminde dışarıdan tarımda çalışmak için geçici işçi
geliyor. Göç vermiyoruz, sadece yaz döneminde nüfus alıyoruz.
Altyapıda eksik çok
Kanalizasyonumuz yok, fosseptik çukurlarla idare ediyoruz. Bazı
bölgelerimizde yağmur sularının akabileceği kanaletler var. O da
düzenli değil, problem yaratıyor. Yollarımız genelde stabilize. Daha
önce popülist yaklaşılıp altyapıya önem verilmemiş. İçme suyumuzda
bir problem yok. Daha önce Kumkale köy statüsünde iken çok değerli
bir abimizin desteğiyle içme suyu sorunu çözülmüş. 16 km’lik bir
mesafeden geliyor suyumuz. Bu su pek kullanılmıyor. Asıl şehir
şebekesinden, dört-beş tane köylü birleşerek kurduğu bir birlik var.
Bir birlik aracılığıyla su temin ediliyor.
Sözlerimizin arkasındayız
Bu konuya önem veriyoruz. Hatta bu tür işler için görevlendirdiğimiz
bir tane elemanımız var. Çimlendirme-çiçeklendirme gibi işleri
yapıyor. Merkezde bin metrekareye yakın bir park alanımız var. Aşağı
yukarı 25–30 km lik bir sahil şeridimiz var. Buralarda yeterli
tesisler yok. Bununla ilgili olarak vatandaşlarımızla vaatlerde
bulunduk ama henüz gerçekleştiremedik. Verdiğimiz sözlerin
arkasındayız, bundan sonraki dönemlerde gerçekleştirmeyi
düşünüyoruz.
Tek çare okumak
Beldemizde bir sağlık ocağı ve ilköğretim okulumuz var. Sağlık
ocağında doktor var, çevre sağlık teknisyeni ve iki de ebemiz var.
Eksiğimiz bir hemşire ve ambulans. Okulumuzda da genelde birinci
dönem sonuna kadar tüm kadrolar doluydu. Beden Eğitimi ve Matematik
öğretmeninin tayini çıktı. Birçok şey eğitim yönünden eksikti
önceden. Ama şu an daha duyarlılar. Çünkü artık başka bir çözüm yok.
Araziler kısıtlı, miras yoluyla zaten bölünüyor, artık imkânlar
değişti. Tarım da fazla bir şey getirmiyor zaten. Eğitim tek yol
oldu. Eğitimde en azından veli düzeyinde bir gelişme var.
Herkes kendi derdinde
Şu an için her belediye kendi sıkıntılarını görme eğiliminde. Biz de
yeni çıkan bu sözleşmeli personel yasasında takıldık. Bir muhasebeci
alalım dedik, çalmadığımız kapı kalmadı. Yasada hesap işleri ile
ilgili bir tane madde bulamadık. Hukukçulara danıştık, şu an bir
netlik olmadı. Yasalar çıkarken bizim gibi küçük belediyeler
düşünülmüyor, bunun ceremesini de bizler çekiyoruz.
KADIN ÇİFTÇİLER YARIŞTI,
KUMKALE BİRİNCİ OLDU
Çanakkale'de, bu yıl beşincisi düzenlenen, "Kadın
Çiftçiler Yarışıyor" isimli bilgi yarışmasının birincisi
Çanakkale merkeze bağlı Kumkale beldesi oldu.
Tarım Bakanlığı'nın, kırsal
kesimde yaşayan kadın çiftçilerin birbirleriyle
tanışıp-kaynaşmaları, kendilerine güven sağlamaları,
sosyal etkinlikte bulunmaları, Tarım Bakanlığınca
yapılan eğitim ve yayım çalışmaları ile tarımsal
konulardaki bilgi ve becerilerinin değerlendirilmesi
amacıyla düzenlediği, "Kadın Çiftçiler Yarışıyor" bilgi
yarışmasının Çanakkale finalinde merkez ilçeyle birlikte
toplam 10 ilçe yarıştı. Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi (ÇOMÜ) Terzioğlu Kampüsünde
gerçekleştirilen yarışmaya Vali Yardımcısı Tahir Demir,
Defterdar Sacide Şakar, Tarım İl Müdürü İlkay Uçar ile
daire müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı. Yarışma
öncesi bir konuşma yapan Çanakkale Tarım İl Müdürü İlkay
Uçar, 10 ilçeden 10 köyün katıldığı yarışmanın önemine
değinerek, "Yarışmaya merkez ilçeden Kumkale,
Ayvacık'tan Küçükkuyu, Bayramiç'ten Türkmenli, Biga'dan
Gümüşçay, Çan'dan Etili, Eceabat'tan Kumköy, Ezine'den
Yavaşlar, Gelibolu'dan Bayırköy, Lapseki'den Dışbudak ve
Yenice'den de Kovancı köyleri katılıyor. Yarışmada
birinci olacak yarışmacılar ise 5 Mayıs 2008 günü
Çanakkale'de düzenlenecek bölge yarışmasına katılacak.
Bölge yarışmasında Çanakkale dışında Edirne, Tekirdağ,
Kırklareli, İstanbul, Manisa, Kocaeli, Yalova, Bursa,
Sakarya ve Balıkesir illeri katılacak" dedi.
Konuşmaların ardından ise
yarışmaya geçildi. Oldukça çekişmeli geçen yarışmada
Merkeze bağlı Kumkale beldesinin bayanları 150 puanla
birinci olarak bölge finallerine katılma hakkını elde
etti. Yarışmada ikinciliği 140 puanla Çan Etili ve
üçüncülüğü de 130 puanla Ayvacık Küçükkuyu elde etti.
Yarışma sonunda dereceye girenlere ise çeşitli ödüller
verildi.
|
HABERLER...
|
TROYA, ÇELTİK TARLASI OLDU
Adnan Menderes devrinde kurutulan ovada 1876 dönüm çeltik
(üstte), 4 bin dönüm domates ve 2 bin 500 dönüm biber ekili.
Troya'yı önce Akha Ordusu ve efsanevi savaşçı Aşil yıkmıştı, sıra
sivrisineklerde. Troya Tarihi Parkı alanı çeltik tarlası oldu.
Ovanın bataklığa dönmesinden endişe ediliyor
Homeros'un İlyada Destanı'nda yarı tanrı savaşçı Aşil ve Akha Ordusu
tarafından talan edilen Troya'yı, bu kez çeltik tarlaları tehdit
ediyor. Durum, Troya Tarihi Milli Parkı'nı çevreleyen Kumkale
Ovası'nda sebze yetiştiren çiftçiler sayesinde gündeme geldi. Eski
adı 'Batak Ova' olan Kumkale Ovası'nın çeltik ekenler yüzünden
tekrar bataklığa döneceğini, bölgeyi sivrisinek basacağını ve
sebzelerine hastalık geleceğini iddia eden çiftçiler, çeltikçileri
ihbar etti.
Konuyu araştıran Çeltik Komisyonu bu bölgede çeltik ekiminin yasak
olduğunu belirleyince ekili tarlaların bozulması, ekenlere ceza
verilmesi kararı alındı. Çeltik üreticileriyse Bursa İdare
Mahkemesi'ne gitti. Mahkeme, Çeltik Komisyonu'nun kararı için
yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Mahkemenin kesin kararını beklediklerini belirten Çeltik Komisyonu
Başkanı Vali Yardımcısı Hasan Şenses, son durumu şöyle anlattı:
"Bazı çiftçiler çeltik için izni istedi. Ancak Milli Parklar Genel
Müdürlüğü, bölge sit alanı ve milli park statüsünde olduğu için
çeltik ekilemeyeceğini söyledi. DSİ de su rezervinin çeltik için
yeterli olmayacağını açıkladı. Ayrıca bölgede taban suyunun
yükselmesi ve toprağın çoraklaşması söz konusu. Mahkeme nihai karar
verene kadar ekim mevcut haliyle sürecek. Komisyonumuz Çanakkale'de
çeltik ekilebilecek yerleri saptayacak. Ancak Troya'yı içine alan
Kumkale'de ekim gelecek yıldan itibaren yasaklanacak."
Sebzeciler çeltikçi oldu
Çanakkale Ziraat Odası Başkanı ve Çıplak Köyü muhtarı İlhan Ulus
ovanın çeltik ekimi nedeniyle yeniden bataklığa dönüşeceğini,
sivrisinek istilasına yol açacağını söyledi. Ulus, sebze
üreticilerinin son yıllardaki tarım politikaları yüzünden para
kazanamayıp çeltiğe yöneldiğini belirtti.
Ekim için yasa çıkarıldı
Çeltik su içinde çimlenebilen ve kökleri suda erimiş oksijenden
yararlanabilen tek tahıl cinsi. Besin kaynağı olarak tahıllar içinde
buğdaydan sonra en önemli kültür bitkisi. Dünyalıların yarıdan
fazlasının ana besini. Çeltikten elde edilen pirinçte, nişasta oranı
buğdaydan yüksek. Türkiye'de çeltik, Çeltik Ekim Kanunu'na ve çeltik
komisyonlarının iznine bağlı olarak ekiliyor. Bu kanun, sıtma
mücadelesi ve su düzenlemesi amacıyla çıkarılmıştı.
UMUTLARINI KIRLI'YA BAĞLADILAR
Kumkale
Balıkçı Barınağı ile ilgili sorunu Vali Süleyman Kamçı döneminde
çözülmediğini söyleyen Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte,
konunun hassasiyetini yeni atanan Vali Orhan Kırlı’ya anlatacağını
ve çözüm bulmasını isteyeceğini ifade etti.
Merkeze bağlı Kumkale Beldesi'ndeki 80’ne yakın balıkçının geçimini
sağladığı balıkçı barınağı, bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tuttu.
Balıkçı barınağında bulunan liman taşlarının denize çökmesi
balıkçıları tedirgin ederken, yetkililerin tedbir alması istendi.
Barınakla ilgili olarak yaşanan sorunları sürekli dile
getirdiklerini ancak bir sonuç alamadıkların ifade eden Kumkale
Belediye Başkanı Süleyman Erte, fırtınalı kar yağışında taşlı kısmın
çökme aşamasına geldiğini ve bir daha ki fırtınada barınağın
tamamıyla kullanılamaz hale geleceğini dile getirdi. Sadece Kumkale
balıkçılarının değil, fırtınalı havalarda İntepeli balıkçılarında
yararlandığı barınakla ilgili olarak Belediye Başkanı Süleyman Erte
sözlerini şöyle sürdürdü: “Barınak şu an çok kötü durumda meydana
gelen kar yağışından sonra üç dört tane tekne barınakta battı,
balıkçı arkadaşlarımız ağlarında ve motorlarında büyük sorunlar
yaşadılar. Barınak şu anda Kumkale halkı için ve balıkçılıkla
uğraşan 80 balıkçı için çok önemli. Önümüzdeki yıllar için Kumkale
balıkçı barınağı yok olma sinyalleri veriyor çünkü taşlı kısım
çökmek üzere son fırtınalı havada çökme eğilimi gösterdi ve böyle
bir fırtına daha gerçekleşirse liman kullanılmaz hale gelecek. Biz
daha önceki valimiz Süleyman Kamçı’ya konunun ciddiyetine ilişkin
bilgi vermiş ve bu konuda yardım istemiştik ancak, üzerinde bu denli
fazla durduğumuz halde limanla ilgili hiçbir çalışma yapılmadı.
Zaten limanın içi dolmuş durumda ben yeni valimiz Sayın Orhan
Kırlı’ya bu konuyla ilgili olarak girişimlerde bulunacağım. İnşallah
yeni gelen valimiz bize bu konuda yardımcı olacak. Aksi halde
barınağımız artık kullanılamayacak. Balıkçılarımız dışında amatör
olarak ta kullanan tekneler dışında barınağımız fırtınalı havalarda
İntepe’deki balıkçılar tarafından da kullanılabiliyor.”
“Kumkale’ye yeni şehitlik yapılsın”
Kumkale Beldesi’nde, bir süre önce ortaya çıkarılan bin 745 şehit
askerin mezarının bulunduğu yere şehitlik yapılması istendi
Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte, Çanakkale Savaşları’nın
sadece Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda değil, karşı
yakada Kumkale’de de yapıldığını belirterek, “Çanakkale Savaşı
sırasında, 25 Nisan günü, bir kısım yabancı askerler Gelibolu
Yarımadası’nda Morto Koyu civarına çıkarma yaparlarken, bir kısmı da
boğazın diğer yakası olan Kumkale sahillerinden çıkarma yapmış.
Fransız askerlerinin yaptığı bu çıkarma sırasında Kumkale’de bin 745
askerimiz şehit olmuş. Burada 750 Fransız askeri de hayatını
kaybetmiş. Bir süre önce Troia Milli Parkı hudutları içerisinde yer
alan bu şehitlerimizin mezarlarını bulduk. Bu bölge askeri alan
içerisinde yer alıyor. Ayrıca SİT alını içerisinde olan bu bin 745
askerimizin hatırasını yaşatmak için buraya bir şehitlik yapılmasını
istiyoruz. Bunun Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı ile birlikte
ele alınmasını ve uzun devreli geliş planında yer alan 28 şehitliğe
ilave olarak bu şehitliğin de yapılmasını istiyoruz” dedi.
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürü Ali Osman Kaymakçı ise,
Şevki Paşa haritasından yola çıkılarak hazırlanan Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki 28 gerçek şehitlikten 14
tanesinin tamamlandığını, geri kalan 14’ünü de bu yıl bitirmeyi
hedeflediklerini söyledi. Kaymakçı, Kumkale ile ilgili durumu da
inceleyeceklerini bildirdi.
İngiliz ve Fransızların Çanakkale'ye Karşı Debarkman Hareketleri
11/24 Nisan: Tayyâre ve sâbit balonlar
ile Gelibolu ve Boğaz üzerinde istikşâf. Kabatepe civarını
bombardıman. Boğaz medhalinde beş zırhlı, Beşige Limanı karşısında
on bir zırhlı, on nakliye gemisi, birçok kayık ve römorkörler.
12/25 Nisan: Kruvazörler himâyesinde 10
nakliye gemisi, Saros Körfezi'nde 9 nakliye, 2 kruvazör, Bolayır
istikameti karşısında 60 kadar nakliye, şibh‑i cezîrenin garbında
müteharrik 20 torpido, on kruvazör beraberlerinde evvelâ
Kabatepe'nin dört kilometre şimâlinde Eğriburnu'na ba‘dehû
Sığındere'ye, Seddülbahir, Domuzdere'ye ve en sonra Kumkale'ye ihrac.
Düşmanın tardı için taarruz emri verildi. Seddülbahir'de Tekke Burnu
civarındaki düşman bir bölüğümüzün gayet şanlı bir taarruzu üzerine
kâmilen denize döküldü. Arıburnu'ndaki düşman denize doğru sürüldü.
Havanın sükûneti, düşman donanmasının kesreti ve şiddetli ateşi ve
bilhassa bu ateşin sâbit balonla idaresi düşmanın Kabatepe'de
kâmilen denize dökülmesine mâni oldu.
13/26 Nisan: Düşman her tarafda
arazinin tarz ve şeklinden ve donanmasının ateşinden istifade ile
ihrac kuvvetini takviye etmesine rağmen kıta‘âtımız düşmanı sahile
sıkıştırmakda devam etmişdir.
14/27 Nisan: Düşmanın Kumkale'deki
kuvveti Kumkale Köyü'nün içine tıkılmış ve gayet dar bir sahaya
sıkışmışdır. Kumkale'deki kıta‘ât Fransızlardan mürekkeb olup
içlerinde bulunan Müslümanlar bizim tarafa firar eylemişlerdir.
Arıburnu'ndaki düşmana vâki‘ olan taarruzda düşman son ihrac
noktasına kadar sürülmüş ve bir kısmı gemilere binmeye başlamışdır.
Son bir hücum ile düşmanın tamamıyla denize dökülmesi emrolundu. Bu
muharebâtda düşman bir tarafda beyaz bayrak çekerek teslim olmakda
iken diğer tarafda aynı sûretde teslim bayrağı çeken düşman üzerine
giden askerimiz düşmanın pek ani ateşi üzerine mühim zâyiâta dûçâr
olmuşdur. Düşmanın bu hâinâne hilesi şâyân‑ı te’essüf görülmüşdür.
Bittabi‘ mukabele edilmişdir. Arıburnu önünde bir düşman nakliye
gemisinin topçu ateşimizle batdığı tarassud edilmişdir. Düşmanın
bugün Boğaz medhalinde ileri bataryalarımıza karşı 16 zırhlı ve müte‘addid
torpido muhripleriyle vâki‘ olan taarruzunda Majestic ve Triumph
zırhlıları hasara dûçâr olarak çekilmiş, 2 nakliye gemisi ağır
sûretde yaralanmış ve bunlardan bir tanesi karaya oturmuşdur. Bu
sefineler civarında bulunan birçok römorkörlerle içi askerle dolu
mavnalar gark edilmişdir. Sığındere'deki düşman kıta‘âtımızın kanlı
bir taarruzuyla tard edilmişdir. Arıburnu'ndaki Avustralya
kıta‘âtından iki zâbit ve bir hayli esir alındı.
15/28 Nisan: Üç gündür gece ve gündüz
gayet sarp ve pırnarlık arazide donanmanın müessir ateşi altında
harb eden askerimizin yorgunluğuna rağmen düşmanın son ihrac
noktasına vaki‘ olan hücum düşman donanmasının sahile gayet yakın
sokularak kıta‘âtımızı gayet müessir bir yan ateşine alması ve
düşmanın son bir ye’s ve inat ile son ilticâgâhlarında mezbûhâne
mukâvemeti karşısında muvaffakiyetle tetevvüc edememişdir. Bu
muharebede her türlü malzemesiyle düşmandan 2 mitralyöz iğtinâm
edildi. Kumkale Köyü'nün nısfını hâlâ daha işgal eden düşmana vâki‘
olan bir gece hücumuyla köy düşmandan tathîr edilmiş ve artık
Anadolu cihetinde bir tek düşman askeri bile kalmamışdır. Düşmanın
götüremediği 3 mitralyöz tüfeği düşmana karşı isti‘mâl edilmekdedir.
Boğaz'dan girmek isteyen Jeanne d'Arc Kruvazörü endâhtımız
neticesinde ateşler içerisinde hatt‑ı harbden çekilmiş ve bir
İngiliz torpido muhribi batırılmışdır.
16/29 Nisan: Donanmanın ateşinden
istifade ile düşman Arıburnu'ndaki kıta‘âtını takviye etdi.
Seddülbahir mıntıkasında elde edilen üserânın ifadesine nazaran
düşmanın yalnız bu mıntıkadaki zâyiâtı 10.000 kişiye bâliğ olmuşdur.
İhrâc kumandanı da bu meyânda dahildir. Düşmanın Saros Körfezi'nde
yapmak istediği ihrac harekâtı düşmana zâyiât verdirilerek
püskürtülmüşdür. Düşman donanması endirek endâht ile Maydos'u
yakmışdır. Marmara'ya girmek isteyen AE‑2 tahtelbahiri batırılmış ve
mürettebâtı kâmilen esir edilmişdir (3 zâbit 29 nefer).
17/30 Nisan: Düşmanın Arıburnu
şimâlinde çıkarmak istediği kuvvet denize dökülmüşdür. Düşman ihrac
mevziini büyültmek ve bizim ateşimizden kurtulmak için sağ
cenâhımıza ve merkezimize taarruz etmek istemiş ise de merkez
karşısındaki taarruz hazırlığı hemen ateşimizin altında erimiş ve
sağ cenâhdaki taarruzları ise kıta‘âtımızın süngü hücumuyla pek
kanlı bir sûretde tard olunmuşdur.
18/1 Nisan: Arıburnu ve
Seddülbahir'deki düşmana taarruz edilmekdedir. Düşman donanması pek
büyük bir faaliyet ve fedakârlıkla kıta‘âtını himâye ediyor.
Medhalden Dördüncü Henri Zırhlısı'na on ve Vengeance Zırhlısı'na
müte‘addid isabetler vâki‘ olması üzerine derhal çekilmişlerdir.
19/2 Nisan: Muharebe devam etmişdir.
Boğaz'dan geçmek isteyen bir tahtelbahir ateşlerimizle ve ba‘dehû
torpil te’siriyle kâmilen ber‑hava olmuşdur.
20/3 Nisan: Arıburnu karşısındaki sağ
cenâhımıza vâki‘ olan düşmanın ikinci bir mukabil taarruzu tamamıyla
püskürtülmüş ve düşman yalçın dereler içine itilmişdir. Gelibolu'ya
endirek endâht eden Agamemnon Zırhlısı'na müte‘addid mermiler isabet
etmiş ve zırhlı çekilmişdir. Kabatepe önünde duran düşman nakliye
sefâininden birine vâki‘ olan isabetde sefinede yangın zuhur etmiş
ve diğerleri telaş içinde müşkilâtla kaçabilmişdir.
21/4 Nisan: Seddülbahir'de düşman ancak
donanmasının üç tarafdan kendisini gayet müessir himâye etmesi
sâyesinde denize dökülmekden kurtulmuşdur. Bütün mühimmât ve
malzemesiyle iğtinâm olunan üç makineli tüfek düşmana karşı
kullanılmakdadır. Uğradığı zâyiâtı tazmîn için düşman Kabatepe
civarına da asker çıkartmaya çalışmış ise de adem‑i muvaffakiyete
dûçâr olmuşdur.
Resmî olmayarak söylenebilir ki,
düşmanın kuvveti altmış binden aşağı değildir. Bugüne kadar pek
doğru tahmin, düşmanın zâyiâtını on binden pek fazla göstermekdedir.
22 Nisan [1]331 / [5 Mayıs 1915]
Karargâh‑ı Umumî İstihbârât Şubesi
Müdürü Erkân‑ı Harbiye Binbaşısı Seyfi
|
|

GRAVÜR; Troia, KUMKALE L.F. Cassas-Comte de Choisuvl
Gouffier-Paris- 1782-1822
KUMKALE
HAKKINDA BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?..
-Kumkale Troia Milli park sınırları içindeki tek
belediye olan yer olduğunu
-Kumkale Çanakkale savaşları sonucu yerleşim konumu
değiştirilerek kurulmuş tek yerleşim yeri olduğunu
-Kumkale sınırları içerisinde en az 2 tane çok önemli
antik liman şehri olduğunu
-Bizans imparatoru Konstantin’in İstanbul’u başkent
yapmadan önce Kumkale’de bulunan Yenişehir (Sigeon)
antik kentini başkent yapmak istediğini
-Sigeon antik kentinin Troia yerleşimine yakın bir eski
yerleşim olduğunu
-Doğu Roma Bizans imparatorluğunun kurulmasını ve
İstanbul’un başkent olmasını sağlayan savaşın Kumkale
ovasında yapıldığını
-Kumkale muharebelerinin öneminin çok büyük olduğunu,
fakat burada savaşan Mehmetçikleri anmak için hiçbir
tören yapılmadığını
-Kumkale ovasındaki bataklıkların kurutulması için
Osmanlı’nın 150 yıl mücadele ettiğini
-Bu bataklıklardan dolayı oluşan Sıtma hastalığından
meydana gelen ölümleri
-Çanakkale’de ki müstahkem mevki komutanı Cevat Paşa’nın
Kumkale’de evi ve akrabalarını
-Batak ovasındaki toprakların hergün biraz daha
tuzlandığını
-Büyük İskender’in Anadolu topraklarına ilk defa
Kumkale’den çıktığını
-İlk polis karakollarından birinin burada kurulduğunu
-Çanakkale savaşları öncesinde Venediklilerle 1500 lü
yıllarda 2-3 yıl süren boğaz savaşları yapıldığını
-Beldenin kuzeyindeki İntepe mağarasının Bizans dönemi
mezarı olduğunu
-‘’Çanakkale Geçilmez’’ sözünü altın harflerle tarihe
geçiren Mehmetçiğin kullandığı topların toprak altında
çürüdüğünü
BİLİYORMUSUNUZ…
KUMKALE
BELDESİ ve KUMKALE MUHAREBE SAHASINDA BİR GEZİ
Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan
sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk
milletini ebedi hayatta yaşatmak için feyizli
kalacaksın. Türk toprağı! Sen, seni seven Türk
milletinin mezarı değilsin. Türk milleti için
yaratıcılığını göster. -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk-
(1925)
KUMKALE,
Çanakkale iline bağlı 2500 nüfuslu çok küçük, insanları
tarımla geçinen bir beldenin adı. Anadoluda bulunan
onbinlerce beldenin isimi bilinmezken Kumkale en fazla
aşina olunan isimlerden biri. Geçen hafta Kumkale savaş
tarihini araştıran değerli dostum, kardeşim tarih
araştırmacısı Salih Şen'in davetlisi olarak Kumkale'de
idim.
Aslen Kumkale'li olan ve 18 Mart Üniversitesi'nde görev
yapan Salih Şen uzun bir süredir 1915 Kumkale
Muharebeleri üzerinde çok ciddi araştırmalar yapıyor.
Bölgeyi çok iyi tanıyor. Çanakkale Savaşı deyince sadece
Gelibolu yarımadasındaki muharebelerin akla geldiğini,
oysa Kumkale bölgesinde de çok çetin ve başarılı
muharebelerin yapıldığını, yöneticilerin olmasa bile
tarihçilerin Kumkale'ye eğilmeleri gerektiğini
savunuyor.
Ben herkesin önceden tahmin ettiği ve bana sorduğu gibi
Çanakkale'li ve Kumkale'li değilim. Ama adını taşıdığım
dedem Kaymakam( Yarbay) Tahir Bey'in bu bölgedeki
muharebelerde yaralanarak "Muharip Gazilik" ünvanı
kazanması ailemizin şerefle taşıdığı Kumkale soyadını
almasında büyük etkendir. Bu bakımdan Kumkaleli olmamama
rağmen Kumkale soyadını taşımaktan her zaman gurur
duymuşumdur. "kumkale. Net" isimli internet sitemde tam
altı yıldır okuyucularımı "Kumkale marşı" ile karşılamak
da bana büyük haz veriyor.
Salih Şen, soyadımdan beni buldu. Askeri Tarih Komisyonu
üyeliği görevim dolayısıya kendisine yardımcı
olabileceğimi vurgulayarak beni israrla Kumkale'ye davet
etti. Hem aileme adını veren bölgeyi ve insanlarını
yakından tanımak, Kumkale'li kardeşlerimle sohbet etmek,
en kısa sürede çıkarmayı düşündüğüm Kumkale Muharebeleri
konulu kitabım için yapacağım alan çalışmalarının ön
keşfini yapmak amacıyla bu daveti içtenlikle kabul
ettim. Bu vesile ile Çanakkale 18 Mart Üniversitesi
kurucu rektörü arkadaşım Prof. Dr. Mete Tunçoku ile de
görüşmeyi ve yönettiği "Atatürk ve Çanakkale Savaşları
Araştırma Merkezi" çalışmaları hakkında genel bir bilgi
almayı düşündüm.
Çanakkale Üniversitesinin şehre ve boğaza tepeden bakan
muhteşem tesislerini kısa sürede dolaşarak Üniversitenin
hem kendini ve hem de şehri geliştirdiğine ikna oldum.
Mete Tunçoku hocamla üniversitenin ilk kampüsü olan
şehir içindeki Eğitim Fakültesindeki odasında görüşüp
çalışmaları hakkında bilgi aldım.
Atatürk
ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi; Atatürk'ün
asker, devlet adamı ve inkılapçı kişiliği ile
önderliğini araştırmak, Çanakkale Savaşlarında
Atatürk'ün cephelerde kazandığı kesin zaferle tarih
sahnesine doğmasını ve milli mücadele için ilk ışık
olmasını vurgulamak, Çanakkale Savaşları ile ilgili
Türkçe ve diğer dillerde yazılmış belgeleri toplayarak
değerlendirmek ve arşivlemek, Atatürk ve Çanakkale
Savaşlarının belgelerini uluslararası platforma taşımak,
Çanakkale Savaşlarını ve Zaferini, genç nesillere tüm
yönleriyle anlatmak, Çanakkale Savaş Alanları ve
Şehitlikleri gençlerimizin yerinde görmeleri, ve
incelemelerini sağlamak, Dünya Devletlerinin ve
Türkiye'nin içinde bulunduğu o günkü durum göz önüne
alınmak suretiyle zaferin ne şartlar altında
gerçekleştirildiğini kavratmak, Atatürk ve Çanakkale
Savaşları ile ilgili yurt içinde ve yurt dışındaki
üniversitelerle bilimsel işbirliği yapmak amacı ile
oluşturulmuş bir birim. Şimdiden çok zengin bir arşiv ve
kütüphane oluşturmuşlar. Büyük bir şevk ile
çalışıyorlar.. Bir ayı aşkın bir süredir Çanakkalede
bulunan ve Habertürk televizyonunda " "Çanakkale tarihi
ve mutfağı" konulu Süleyman's proğramını hazırlayan
değerli kardeşim Süleyman Alnıtemiz'inde bana katılması
ile Salih Şen'in rehberliğinde Kumkale bölgesini karış
karış gezdik. Gezimizde Kumkale Belediye Başkanı
Süleyman Emre Bey'de bize refakat etti.
Bugün bir deniz birliğimizin konuşlandığı Kumkale
kalesini, muharebelerden sonra tamamen yıkılarak
oturulamaz hale geldiği için terkedilen sahildeki eski
Kumkale köyü harabelerini, Kumkale kalesini terk ederek
hemen güneyindeki köy mezarlığının bulunduğu sırtlarda
çok kanlı muharebelerle bölgeyi savunduğumuz yerdeki
kendi haline terkettiğimiz edcad mezarlarını, şimdi
ihtiyaç olmadığı için boşaltılan kıyı topçu mevzilerini,
şehit olan 14 topçu erinin mezarının bulunduğu bölgedeki
tek "Kumkale Şehitleri" mezarlığını, Kumkale balıkçı
barınağı bölgesinde yer alan ve bugün sarhoşların ve
piknikçilerin mekanı haline gelen sahil topçu
mevzilerini, kendi kaderine terk edilmiş şehit
mezarlarını, her tarafından şehit kemikleri fışkıran
terkedilmiş harabeleri gezdik. Salih Şen ve beldesine
sahip çıkmaya çalışan gayretli Belediye Başkanı Süleymen
beyden doyurucu bilgiler aldık.
Gelibolu Yarımadasında şehit ve gazilerimizin şanına
yakışır pek çok gözle görünür eser bırakılmasına rağmen
Çanakkale muharebelerinde çok önemli görevler icra
edilen bu bölgenin tamamen ihmal edildiğini görerek
kahroldum. Şehitlerin ruhlarının çevremde dolaştığını ve
derin bir teessür içinde bulunduğumu farkederek
titredim. 91 yıl önce atalarımın tarih yazdığı bölgenin
içler acısı halini görerek böyle bir tarih hazinesinden
çocuklarımızın yetişmesinde istifade etmediğimizi
düşünerek üzüldüm.
Aslında üzülmek bir işe yaramıyordu. Burası için bir
şeyler yapılmalıydı. İlgililer ve yetkililer haberdar
edilmeli, bu bölge tarihi değerlerimize yakışır bir hale
getirilmeliydi. Bu açıdan hepimize düşen görevler
olduğunun bilincindeyim. Ben bana düşeni muharebelerin
kitabını yazarak yerine getirmeye çalışacağım. Ayrıca
her yerde ve bulduğum her platformda fahri bir
Kumkale'li olarak bölgeyi anlatacağım. İnşallah ilgili
ve yetkililerimizi uyarma görevini başarırırz ve bölgeye
sahip çıkmasını sağlarız.
Bu cennet bölgenin dünya tarihi açısından değerinin
yeterince anlaşılamamış ve dünya tarih turizmi açısından
yeterince değerlendirilememiş olduğunu görmem inanın
içimi sızlattı. Dünyanın en eski yerleşim birimlerinden
biri olan Truva şehri harabeleri de Kumkale beldesi
sınırları içindedir. Bölge tamamen sit alanıdır.
Yüzlerce yıl kazılsa bitmeyecek tarih hazineleri le
doludur. Kuzeyin çukurovası olarak isimlendirebileceğim
mümbit Kumkale ovasının her köşesinden tarih ve doğal
güzellikler fışkırmaktadır. Bölgeye sahip çıkılması ve
tanıtılması işi, bugün geçimini büyük ölçüde domates
üretiminden elde eden bir küçük beldenin sakinlerine
bırakılmamalıdır.
Bugün Çanakkale Boğazına Ege'den giriş yapan gemiler
surları yıkılmasına rağmen ana gövdesi ayakta duran
Kumkale Kalesi tarafından karşılanır. Anadolu
yakasındaki Kumkale Kalesi, Gelibolu Yarımadasındaki
Seddülbahir Kalesi ile birlikte Çanakkale boğaz
güvenliğini sağlamak makdadıyla Sultan 4 üncü Mehmet'in
annesi Hatice Turhan Sultan tarafından 17 nci yüzyıl
ortalarında inşa edilmiştir. Her iki kale de Girit
savaşı esnasında Venedik deniz saldırılarına karşı
başarıyla karşı koymuşlardır. Kale esas görevini 25
Nisan 1915 Çanakkale Muharebeleri esnasında yapmıştır.
Çanakkale anıtının bulunduğu Morto koyunun tam
karşısındaki bu kalede çok kanlı çatışmalar olmuştur. 25
Nisan 1915'te bölgeye çıkan Fransız birlikleri göğüs
gögüse muharebelerle denize dökülmüştür. Burada bir
günde verdiğimiz 1745 şehit ve yaralımız bu bölgeden
çıkarma yapılmasını önlemiştir. Çanakkale de Kumkale
muharebeleri gerçek bir askerlik destanıdır. Aynen
Sakarya Meydan Muharebesi benzeri burada da subay
zaiyatı ortalamanın çok üzerindedir. Bu son derece
elverişli çıkarma plajlarında çok çetin bir direnme ile
karşılaşan düşman bir daha ayni bölgeden taarruza
cesaret edememiştir.
Biliyoruz ki Anadolu'yu gerçek Türk vatanı yapan en
önemli yapı taşlarından biride Çanakkale Zaferi' dir.
Her Türk ailesinde mutlaka bir Çanakkale şehidi veya
gazisi vardır. Her 18 Mart günü bu kutsal topraklar için
kanını ve canını veren aziz büyüklerimizi gururla yad
ederiz. Şimdi tarihe mal olmuş bu zaferi yaratan
kahramanlardan biri olan ve o tarihte Kolağası( Ön
yüzbaşı) rütbesinde bulunan dedem Tahir Kumkale' nin o
günleri anlatan el yazısı ile kaleme aldığı günlüğünden
birkaç cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
" 1914 yılı Kasım ayında İstanbul'da teşkil edilen 3ncü
Tümeni, 39ncu P. Alayı 1 inci P.Taburuna 2 nci Piyade
Bölük Kumandanı olarak atandım. Tümen Kumandanı Alman
Albay Nikolay, Alay Kumandanı Kaymakam Erenköylü
Nurettin Bey idi. Tabura Binbaşı Ali Hafız Rıza Bey
Kumanda ediyordu. Ben katıldığımda Tümen Beylerbeyi
sırtlarında ve her an için Çanakkale'ye harekete hazır
bir vaziyette idi.
1915 Martında Haydarpaşa'dan Gülcemal yolcu gemisi ile
ve " Ey Gaziler yol göründü" marşını bando çalarken
ahalinin alkış ve gözyaşları arasında Çanakkale'ye
müteveccihen hareket ettik. 3 üncü Tümen Çanakkale'den
KUMKALE bölgesine intikal etti. Taburuma KUMKALE' de
Yeniköy bölgesinin savunması verilmişti.
25 Nisan 1915'de düşmanın ilk çıkarma bölgesi olan
Çanakkale Anadolu yakası sahilinde sabaha karşı
Fransızların ani ve baskın şeklindeki ve gemi toplarının
yoğun bombardımanı himayesinde Kumkale'ye çıkarmaları
dolayısıyla icra edilen bütün muharebelere bölüğüm ile
katıldım. Çok çetin ve göğüs göğüse zorlu bir savaştan
sonra bizden çok üstün olan düşmanı denize döktük. Süngü
süngüye yapılan amansız muharebe 25 Nisan akşamına kadar
devam etti. Düşman gecenin karanlığından istifade ederek
sağ kalabilen kuvvetleriyle perişan bir halde geri
çekildi.
Bütün gün devam eden bu Kumkale muharebesinde 3 üncü
Tümen çok zayiat verdi. Subayların büyük bir kısmı şehit
oldu. Bazı bölükler de komuta çavuşlara kadar düştü.
Bende bu savaşta sağ el, sol el ve sol bacağımdan üç
kurşun yarası aldım. Harp malûliyetim Kumkale
muharebesinde almış olduğum bu yaralar dolayısıyladır.
Bu üç yara ile düşmanı denize dökünceye kadar bölüğümüm
sevk ve idaresine devam ettim.
Bölüğü bölük üsteğmenine bırakarak tedavi için önce
Çanakkale'ye oradan da Kilitbahir Seyyar Asker
Hastanesine nakil edildim. Tedavim burada yapılamayınca
27 Nisan' da yine Gülcemal gemisi ile yalnız geceleri
yol almak suretiyle 30 Nisan'da İstanbul'a ilk Çanakkale
gazileri olarak vasıl olduk. 1 Mayıs 1915 öğleden sonra
Sarayburnunda sahile çıkarıldık. Büyük bir istikbâl ile
karşılandık. Üstü açık faytonlarla Taksimdeki Fransız
hastahanesine getirildik. Sabahtan beri Çanakkale
gazilerini alkışlamak için yollara dökülen İstanbul
halkının büyük tezahüratına ve sevgi gösterisine şahit
olduk. Kalabalıktan ilerleyemedik. Bu arada binalardan
çiçek yağmuruna tutulduk.
Fransız kurşunu ile yaralandım. Kaderin bir cilvesi yine
Fransız hastahanesinde 5 aylık bir tedaviden sonra Harp
Malûlü oldum. Buna rağmen ısrarlı talebim üzerine
yeniden Kumkale' ye bölüğümün başına döndüm."
Kolağası Tahir Efendi Çanakkale'deki başarılarından
dolayı Padişah tarafından Gümüş Liyakat Madalyası ile
ödüllendirilir. Fakat Balkan dağlarında eşkıya takibi
ile başlayan askerlik hizmeti Çanakkale'de bitmez. Çünkü
ülke her yandan saldırı altındadır. Bu saldırıyı
göğüsleyecek askerleri ise sanıldığı kadar çok değildir.
Harp Malûlü ve muharip sınıfta görev yapamaz raporu
olmasına rağmen Tahir Yüzbaşı; Birinci Kanal Harekatı
için Sina'da, Birinci Gazze ve İkinci Gazze
Harekatlarında Filistin'de, İstiklal Savaşının muhtelif
cephelerinde ve en sonunda Ağrı isyanının
bastırılmasında görev alır. Harp malûlü olması
savaşmasını engellemez ama rütbesinin artmasını
engeller. Sonunda tam 11 yılı fiilen muharebe
meydanlarında geçen ve toplam 30 yıl 2 Ay 15 gün süren
askerlik hayatı 1932 tarihinde kaymakam( yarbay) rütbesi
ile emekli olması ile sona erer.
İstanbul, Sarıyer/ Rumeli Kavak Hisarlı Tahir Beyin
Arnavutluğun Berat, Yunanistan'ın Preveze, Romanya'nın
İşkodra, Suriye'nin Halep, ve Şam gibi bugün başka
egemenlikler altında bulunan vatan topraklarında dünyaya
gelen altı çocuğu İstanbul'a ancak Cumhuriyet ile
birlikte gelirler. İşte her birimizin ailesinde
varolduğuna inandığım bir mücadeleli bir yaşam kesiti.
Onlar bize bu ülkeyi kanlarıyla ve canlarıyla armağan
ettiler. Biz onların hatıralarına dahi sahip
çıkamıyoruz.
Gerek belediye başkanı Süleyman Erte ve gerekse
Çanakkale muharebeleri tarihi araştırmacısı Salih Şen'in
beldelerini nasıl sahiplendiklerini görerek gurur
duydum.
Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte, Çanakkale
Savaşları'nın sadece Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli
Parkı'nda değil, karşı yakada Kumkale'de de yapıldığını
belirterek, gelişmeler hakkında bilgi verdi. "Çanakkale
Savaşı sırasında, 25 Nisan günü, bir kısım yabancı
askerler Gelibolu Yarımadası'nda Morto Koyu civarına
çıkarma yaparlarken, Kumkale sahillerine de yoğun topçu
desteğinde çıkarma yapılmış. Fransız askerlerinin
yaptığı bu çıkarma sırasında Kumkale'de 1745 askerimiz
şehit olmuş. Burada 750 Fransız askeri de hayatını
kaybetmiş. Bir süre önce Troia Milli Parkı hudutları
içerisinde yer alan bu şehitlerimizin mezarlarını
bulduk. Bu bölge askeri alan içerisinde yer alıyor.
Ayrıca SİT alını içerisinde olan bu 1745 askerimizin
hatırasını yaşatmak için buraya bir şehitlik yapılmasını
istiyoruz. Bunun Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı
ile birlikte ele alınmasını ve uzun devreli geliş
planında yer alan 28 şehitliğe ilave olarak bu
şehitliğin de yapılmasını istiyoruz. Yapılacak bu
şehitliğin ardından Morto Koyu ile Kumkale'ye yapılacak
limanlar vasıtasıyla karşı iki yakada mini feribotlarla
turistlerin taşınabilecek ve Gelibolu Yarımadasını
gezenler Kumkale'ye geçip, buradan da Truva Antik
Kenti'ne gidebilecek. Böylece Gelibolu Milli Parkı ile
Truva Milli Parkı arasında Kumkale köprü olacak."
Tarih araştırmacısı Salih Şen ise Kumkale ile ilgili
şunları söyledi;
" Kumkale, sadece domatesi, batakovası ve Truva ile
anılan bir yer değildir. Bugün yeteri kadar
tanıtılamayan Kumkale, konumu itibarıyle stratejik bir
noktada Çanakkale Boğazının Ege'ye çıkış noktasında
kurulmuş bir Osmanlı Köyü ve ayni isimle anılan kalenin
ismidir.
1915 yılına kadar Kumkale halkı kalenin içinde ve
çevresine yerleşik yaşıyorlardı. Çanakkale savaşları
esnasında boşaltılan köye savaş sonrası bir kaç aile
dönmüş, ancak o zamanki ulaşım şartları ve savaştan
dolayı yıkılmış olan köye ulaşımda yaşanan sıkıntılar ,
çevredeki bataklıklar nedeni ile köy tamamen
boşaltılmıştır. 1928 yılında Mehmet Çavuş tarafından köy
Nasırlık mevkiinde (şimdiki Kumkale) yeniden
kurulmuştur. Savaş öncesi önemli bir kültürel zenginliğe
erişmiş köylülerin tamamı Kumkale'ye dönmemiş ülkenin
değişik yörelerine dağılmışlardır. Yerli olarak birkaç
hane eski Kumkale'li ve müteakip yıllarda Bulgaristandan
göç eden Türklerin yerleşmesi ile köy bugünkü görünümüne
kavuşmuştur. 1992 yılında Çanakkale merkeze bağlı
Kumkale beldesi Truva Milli Park sınırları içindeki
belediyesi iolan tek yerleşim bölgesidir. Truva
harabelerine sadece 1.5 km mesafede olmasına rağmen
belde turistik açıdan hiç gelişmemiştir.
Kumkale, gerek tarihindeki antik dönemlerden gelen
değeri ve gerekse 1915 Çanakkale savaşındaki eşsiz
savunması ile daima hatırlanması gereken bir yer
olmasına rağmen ansiklopedilerde birkaç satırdan fazla
yer almamaktadır.. Oysa Çanakkale Boğazı çevresinde
Türklere ait memleketimizin tapusu dediğimiz en eski
Türk mezarları bugün tam bir harabe görünümünde olan
eski Kumkale Köyü mezarlığındadır.
Bazı tarihçilere göre Büyük İskender meşhur doğu
seferine çıkarken ileri harekata buradan başlamıştır.
Çanakkale savaşları sırasında düşmanın Seddülbahir ile
birlikte ilk çıkarmayı yaptığı ve ilk büyük direnişle
karşılaştığı yer Kumkale'dir. Kumkale muharebeleri
sırasında 1745 zaiyatımız vardır. Ama ne yazık ki
onların hatırasını yaşatacak bir abide, veya anıt bile
yapamamışız. Bu bölgedeki tarihi kalıntılara sahip
çıkamamışız.."
Dr.Tamer KUMKALE - ÖNCE VATAN
KUMKALE MARŞI İÇİN TIKLAYIN
ZİYARETÇİ MESAJLARI:
Kumkale'ye selamlar...
Ben şuan Hakkari Dağ ve
Komando Tugay Komutanlığında askerlik görevimi yapmakta
olan Eski Belediye Başkanı Kemal ÜREY'in yeğeni Tayfun
Ürey'im.
Öncelikle beldemizin bu şekilde tanıtımının
yapılmasından çok memnun oldum.
Yılmaz ağabeyimin de dediği gibi beldemizin gelişimi
için çok daha farklı şeyler yapabiliriz. Ama hepimizin
bildiği gibi bu yıl çok kötü bir yıl oldu. Bizim
öncelikle köyü tanıtıp güzelleştirmekten çok ürettiğimiz
malların pazarlanması konusunda projeler geliştirmemiz
gerekli. Kooperatif kurduk bildiğiniz gibi fakat bu
kooperatif sadece kuruluşta kaldı beklenen icraatlar
yapılamadı. Bunun nedeni ise gayet belli biz yapıcı
değil yıkıcı bir toplumuz. Birileri bir şeyler yapmaya
çalışınca nasıl önüne taş koyarız diye düşünüyoruz.
Herkesin yararına olacak bu pazar konusuna bir çare
bulmazsak her sene 15 kuruşa domates satarız. Sayın
başkanım ve Beldenin İleri gelenlerinden ricam bir an
önce bu konu üzerinde ne yapacaklarını düşünüp
uygulamaya geçsinler yoksa Kumkale Beldesinin ne tarihi
zenginliği nede doğal güzellikleri bizi kurtaramaz.
Saygılarımla
Tayfun Ürey 12.11.2006 -
Hakkari
Tüm Kumkale halkını ve
bu tanıtım sayfasında emeği geçen herkesi böyle başarılı
bir çalışmaya imza attıkları için kutluyorum.
Beldemiz gerek tarihi arenada, gerekse çiftçilik
münasebetiyle Türkiye ekonomisindeki önemli yerinden
dolayı bu yurdun göz bebeklerindendir. Fakat tarihi
dokunun bu kadar içinde ve turizme son derece uygun
doğal güzelliklerimiz olmasına rağmen Çanakkale içinde
turizm imkanlarından istifade edemeyen yegane beldeyiz
sanırım. Sınırlarımız içerisindeki kıyı şeridinden ve
doğal ortamlardan, en azından belde halkının ve bizim
gibi başka şehirlerde yaşayan hemşehrilerimizin
yararlanabileceği sosyal ortamlar ve mesire yerleri
yaratmak çok zor olmasa gerek tabii ki bunlar kısıtlı
bir bütçe ile hizmet vermeye çalışan bir belediye için
ilk etapta zor olacaktır fakat bu tarz oluşumlar ilk
hareketten sonra kendi kendine yetecek şekilde bir
finansman yaratabilir.Turistik olarak bütçeye bir
katkısı olmasa bile KUMKALE halkının bu gibi ortamları
hak etmektedir. Sayın başkanımızın imece ruhunu
canlandırarak beldemizin makus talihini değiştirebilecek
potansiyele sahip olduğu ortadadır. Başka şehirlerde
yaşasak ta yardım edilebilecek her yerde tüm
Kumkalelilerin sizlere yardımcı olacağından emin
olabilirsiniz.
İrfan BAYAR-İSTANBUL -
14 -10-2006
...Merhaba sayın başkanım
başta sizler ve ekibinize bu sayfayı bizlere
hazırladığınız için teşekkür ederim.
Ben Mustafa Sevinti
şuan Çanakkale'de olmamama rağmen bu site sayesinde
sizlere ve tüm beldemiz ile ilgili haberlere ulaşıyorum.
gördüğüm kadarıyla sizin sayenizde beldemiz gün geçtikçe
gelişiyor sizi olan güveni asla boşa çıkarmayacağınızı
biliyordum.
Umarım beldemiz daha güzel günleri sizin sayenizde görür
ben. şuan İstanbuldayım eğer beldemize ufak ta olsa bir
katkımız olursa ben 24 saat emrinizdeyim.
Görevinizde size ve ekibinize başarılar dilerim.
SAYGILARIMLA
31.08.2006
Mustafa SEVİNTİ - İSTANBUL
Tlf: 0544 277 99 39
...Sayfanın yapımında emeği
geçen herkese sonsuz teşekkürler.
Kumkalemiz inşallah bunun gibi güzel girişimlerle
gerçekten hak ettiği yerlere gelecektir. Yeter ki bizler
elimizden geleni fazlasıyla yapalım.Uzun uzun
görüşlerimi düşüncelerimi yazacaktım ama benden önce sn
YILMAZ YILDIRIM benimkilerle birebir örtüşen fikirlerini
bildirmişler. Ona tamamen katılıyorum.
Sevgili başkanımıza , meclis üyelerine , belediyemizin
çok muhterem çalışanlarına ve değerli belde halkına
çalışmalarında başarılar dilerim. saygılarımla...
herşey KUMKALE için...
12.08.2006
Yücel KALINBACAK
yucel17@hotmail.com
...Öncelikle Süleyman
Başkanıma ve tüm kumkalelilere merhaba, yapımında geç
kalınılmış ama iyi yapılmış bir tanıtım olabilir,
katkısı olanlara teşekkürler...
Ben aslında Yılmaz abi ile aynı düşünceleri taşıyorum.
kumkale bu konularda etrafındaki köylerden beldelerden
daha pasif gibi ama potansiyeli kullanamadığımız
kanısındayım... tabiki bunun içinde sadece belediyeden
icraat beklemek abesttir çünkü geliri gideri belli bir
belediye sonuçta ama teşvik tabiki belediyede...ve
öncelikle de denizi, sahilleri, limanı kullanmayı
başarırsak çok şeyler olabilir.
ayrıca çok rica ediyorum elinde eski fotoğraflar olanlar
buradan yayınlasın.
herkese selam
05.08.2006
MURAT BAYAR
Değerli Başkanım,
Öncelikle her açıdan çok önemli bir yere sahip
beldemizin böyle bir olanakla tanıtılmış
olmasından gurur duydum.
Beldemizin tarihi konumu çok ön planda görünmekte ancak
bunun yanında doğal güzellikleri ve kültürel
zenginlikleri de var.Özellikle Marmara'da nadir
görülebilecek bir plajımız var.
Tam Ç.kale Boğazı'nın Ege Denizi'ne açılımında ve
Şehitler Abidesinin karşısında.
Buraya ağaç dikmek veya bir şekilde doğal dokuyu
bozmadan sezonluk ikamet için geçici tesisler kurmak
lazım.Tabi önce yol ve elektrik getirmek gerek.İlk
bakışta zor gibi görünüyor ama sizin bunları
gerçekleştirebileceğiniz kanaatindeyim.
Ayrıca beldemizin kültür bakımından eksikliğini gidermek
için her yıl domates sezonunda bir şenlik düzenlenmeli
ve bu şenliğe sponsor olarak beldemizden bu konuda
ticaret yapan firmalardan destek sağlanmalı.
Son olarak beldemizin özellikle Avrupa ülkelerine
yakınlığı nedeniyle tarımsal üretiminde ihracata yönelik
yaş meyve ve sebze konusunda bilgilendirilmesi ve buna
yönelik seminerler verilmesi kanaatindeyim.
Özellikle domates yetiştiriciliğinin sırık sisteminde
üretimi bize bu yolu açacaktır diye düşünüyorum. Çünkü
oturak domates üretiminin pestisit nedeniyle ihracat
şansı yok.
Bu konuda çok ciddi kazanımlar olacağından eminim.
Sevgili Başkanım bunlar bizim nacizane önerilerimiz.
Doğru işler yapmak, beldemizin doğal zenginliklerine
maddi anlamlar kazandırmak maksadıyla. Bunları bir
eleştiri olarak görmeyiniz lütfen. Bunları yapabilecek
olduğunuzdan dolayı önerdim sizlere.
Bu vesile ile başta sevgili başkanım ve meclis üyeleri
olmak üzere tüm belde halkıma saygı selamlar
gönderiyorum.
Yeni hasat sezonunda bol, bereketli mahsuller ve iyi
kazançlar temenni ediyorum.
Saygı ve sevgilerimle
Yılmaz YILDIRIM
Alaşehir/MANİSA
26.07.2006
...Merhaba sayın başkanım,
Ben, Kumkale köyü eski muhtarlarında rahmetli LÜTFÜ
BADIK'ın yani muhtar lütfünün torunu Kadir Badık kumkale
ile ilgili yapmış olduğunuz sitenizde tanıtım içeren
sayfayı çok beğendim kumkale için sizin daha iyi
tanıtımlar yapacağınıza da inanıyorum uzakta olsak ta
sizin sayenizde kumkalemizi buradan izlemek takip etmek
bizlere büyük keyif veriyor sizin ve çalışma
arkadaşlarınızın uzun seneler yapacağınız bu iyi
çalışmalarınızda başarılar dilerim saygılar. 11.07.2006
Kadir BADIK
- İstanbul
Günaydın sayın
başkanımız;
Kumkale batak ovasının resimlerini, Beldemizi ta
Almanyalarda net sayfalarında görebilmek çok büyük bir
gurur. Ben yıllar önce oradan ayrılmama rağmen Kumkaley'i
her zaman tüm güzellikleri ile övmüş ve anlatmışımdır.
Türkiye’nin bir cok yeri görüp gezmeme rağmen Kumkale
gibisi hiç bir yerde yok dedim.İnsanı ve doğası ile
benim Beldem bir bambaşka. Çalışmalarınızda büyük
basarılar dilerken böyle haberleri daha fazla görmek
umuduyla sizi ve ekibinizi tebrik ederim.Yıllardır
oranın özlemi ile yaşarken simdi böyle resimleri görmek
çok büyük bir mutluluk Allahtan sizlere ve tüm Belde
halkına büyük daha büyük başarılar diliyorum.
Benim Beldem ve orada yaşayan insanlar her şeyin en
iyisini hak ediyor.Her şeyin en iyisi en güzeli en yakın
zamanda olmalıdır ve de olacaktır.
Saygı ve Selamlarımla
Bremen`den 13.07.2006
Nurten, Nurcan Kutlu
BÖYLE BİR WEB SAYFASININ
HAZIRLANMASINDA EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM.
ÇOK
SEVDİĞİM KUMKALE'Yİ YAKINDAN TAKİP ETME İMKANIMIZ
OLUYOR. SADECE DOMATESİ İLE TANINAN VE BATAKOVASI İLE
ANILAN BİR YER DEĞİLDİR KUMKALE.
KUMKALE , BU GÜN GEREKTİĞİ YERDE DEĞİLDİR YETERİ KADAR
TANITILAMAMIŞTIR. KUMKALE KONUMU İTİBARI İLE STRATEJİK
BİR NOKTADA ÇANAKKALE BOĞAZININ ANADOLU YAKASINDA EGE
DENİZİNE ÇIKIŞ NOKTASINDA KURULMUŞ BİR OSMANLI KÖYÜ VE
BU İSİMLE ANILAN BİR OSMANLI KALESİNİN İSMİDİR.1915
YILINA KADAR KUMKALE HALKI BU KALENİN İÇİNDE VE
ÇEVRESİNDE YERLEŞİK HAYATTA İDİLER.ÇANAKKALE SAVAŞLARI
SIRASINDA BOŞALTILAN KÖYE SAVAŞ SONRASI BİR KISIM
AİLELER DÖNMÜŞ ANCAK O ZAMANKİ ULAŞIM ŞARTLARI VE
SAVAŞTAN DOLAYI YIKILMIŞ KÖYDE VE BURAYA ULAŞIMDA
YAŞANAN SIKINTILAR VE ETRAFINDAKİ BATAKLIKLAR NEDENİ İLE
KÖY TAMAMEN BOŞALTILMIŞ 1928 YILINDA MASIRLIK MEVKİİNDE
MEHMET ÇVŞ TARAFINDAN ÖNCE MASIRLIK SONRA KUMKALE ADIYLA
YENİDEN KURULMUŞTUR. SAVAŞ ÖNCESİ OLDUKÇA KÜLTÜREL
ZENGİNLİĞE SAHİP OLAN KÖY İNSANININ TAMAMI KUMKALE'YE
GERİ DÖNMEMİŞ VE ÜLKEMİZİN ÇEŞİTLİ KESİMLERİNE
YERLEŞMİŞLER SADECE YERLİ OLARAK BİRKAÇ HANE ESKİ
KUMKALELİ VE SONRAKİ YILLARDA BULGARİSTAN'DAN GÖÇ ETMEK
ZORUNDA BIRAKILAN TÜRKLERİN BURAYA YERLEŞTİRİLMESİ İLE
KÖY BUGÜNKÜ HALİNE KAVUŞMUŞ VE 1992 YILINDA ÇANAKKALE
MERKEZE BAĞLI KUMKALE BELDESİ BELEDİYELİK OLMUŞTUR.TRUVA
TARİHİ MİLLİ PARKI SINIRLARI İÇİNDE BULUNAN TEK
BELEDİYELİK YER, TÜM DÜNYANIN TANIDIĞI TRUVA ÖREN YERİNE
SADECE 1.5 KM MESAFEDE OLMASINA RAĞMEN YETERLİ MİKTARDA
YATIRIMI VE İLGİYİ NE YAZIK Kİ GÖREMEMİŞ GİTGİDE
UNUTULMUŞ VE ÇEVRESİNDEKİ KÖYLERDEN FARKSIZ BİR KONUMA
DÜŞMÜŞ HATTA GERİ KALMIŞTIR.GEREK ANTİK DÖNEMDEN GEREKSE
ÇANAKKALE SAVAŞLARINDAN DOLAYI ÖNEMLİ BİR BÖLGEDE
YER ALMASINA RAĞMEN KİTAPLARDA VE ANSİKLOPEDİLERDE SADECE
BİR İKİ PARAGRAFLA ANLATILMIŞTIR.OYSAKİ ÇANAKKALE BOĞAZI
ÇEVRESİNDE TÜRKLERE AİT MEMLEKETİMİZİN TAPUSU DEDİĞİMİZ
EN ESKİ TÜRK MEZARLARI BUGÜN HARABE HALİNDEKİ ESKİ
KUMKALE MEZARLIĞINDADIR..KİMİ TARİHÇİLERE GÖRE BÜYÜK
İSKENDERDE DOĞU SEFERİNE ÇIKARKEN BURASINI KULLANMIŞTIR.
ÇANAKKALE SAVAŞLARI SIRASINDA DÜŞMANIN SEDDÜLBAHİR'LE
BİRLİKTE İLK ÇIKARMAYI YAPTIĞI VE İLK TÜRK DİRENİŞİ İLE
KARŞILAŞTIĞI YERDİR KUMKALE AMA NE YAZIKKİ SADECE BİR
KAÇINI YAZDIĞIM KUMKALE İLE İLGİLİ BU TARİHİ TOPRAKLARA
GEREKEN İLGİYİ GÖSTEREMİYORUZ. NE YAZIK Kİ KANLARINI HİÇ
DÜŞÜNMEDEN BU VATAN İÇİN AKITAN ATALARIMIZIN ANISINA BİR
ANIT BİLE YAPAMAMIŞIZ BURADAKİ KUMKALE MUHAREBELERİ
SIRASINDA 735 ŞEHİT 500'E YAKIN KAYIP TOPLAMDA 1735
CİVARINDA ZAYİAT VERMİŞİZ AMA NE YAZIKKİ ONLARIN ANISINI
YAŞATACAK BİR ANIT VEYA BİR ABİDE BİLE YAPAMAMIŞIZ BU
BÖLGEDEKİ TARİHİ KALINTILARADA SAHİP ÇIKMAMIŞIZ
KUMKALEYİ TANITAN BU SİTEDE KUMKALE'NİN TARİHİNEDE SAHİP
ÇIKILMASI AÇISINDAN BU MESAJI GÖNDERİYORUM.
KUMKALE
BELEDİYESİNE BAŞARILAR DİLİYOR TÜM KUMKALELİLERİDE
SAYGIYLA SELAMLIYORUM. 13.07.2006
SALİH ŞEN
|
|