ÇANAKKALE KUMKALE BELDESİ
 

 

Çanakkale’ye 27 Km. uzaklıkta Truva tarihi milli parkı içerisinde ve Truva antik kentine 1.5 Km. olan uzaklığı ile Çanakkale tarımının odaklandığı ve ‘’Batakova’’ olarak anılan bir bölge.


100 gramında 19 kalori bulunan domates, doyurucu etkisi nedeniyle özellikle diyet programlarının vazgeçilmez sebzelerinden biri. Çok zengin bir içeriğe sahip. A ve C vitaminleri, mineral tuzlar özellikle de potasyum, kalsiyum, fosfor ve sodyum deposu. Olgun domateste bol miktarda bulunan ve bir karoten maddesi olan likopen yaşlanmaya ve çağın vebası kansere karşı son derece etkili bir silah.


Kumkale, Çanakkale tarımında çok önemli bir bölge konumu itibarıyla Anadolu topraklarında yer alan ve Çanakkale boğazının tam giriş noktasında verimli toprakları olan manzarası ile Çanakkale boğazı ve şehitler abidesini içine alan konumu ile bir doğa harikası, bir yakası Ege denizinde, bir yakası ise Çanakkale boğazında olan belde toprakları tam bir tarım bölgesidir.
Tüm Türkiye’de ‘’Çanakkale domatesi’’ olarak ün yapan domatesler Kumkale ovasından yetiştirilerek tüm Türkiye pazarlarına sunulmaktadır.
Kumkale’nin bugünkü kuruluş yerindeki yerleşim 1928 yılında olmuştur.
Çanakkale savaşlarındakurulu bulunan ve daha önceki tarihlerde Kumkale adıyla bilinen köy’ün kuruluş tarihi çok eskidir.
Çanakkale savaşlarında Fransızlar şaşırtmaca olarak Kumkale bölgesine çıkarma yapınca şimdi Askeri yerleşim alanında kalan Kumkale köyü savaş dolayısı ile boşaltılıyor. Burada yaşayanlar iç taraflardaki köylere çekiliyorlar.

Savaş bittikten sonra yöreyi terk eden yaşayanlar 1928 yılında tekrar geri dönerek bugünkü yerleşim yerinde ‘’Masırlık’’ isminde burayı kuruyorlar. Daha sonra adını Kumkale olarak değiştiriyorlar. Tarihte bilinen ismiyle köyün kurucusu Mehmet Tetik Çavuş. Köy daha sonra Bulgaristan’dan ve Romanya’dan gelen göçlerle nüfusu çoğalıyor ve bugünkü konumuna geliyor.
KUMKALE’DE TARIM
Kumkale Karamenderes (Skamendros) nehrinin Çanakkale boğazından toprağa dökülme noktasında kurulan ve verimli toprakların yer aldığı Batak Ova bölgesi tam bir tarım bölgesi olarak görülmektedir.
Kumkale ovasında yapılan tarım, Sulu tarımdır. Ve üreticilerin büyük çoğunluğu ‘’Damlama sulama’’ yöntemini kullanarak ürünlerini yetiştirmektedir. Batak ovası olarak bilinen bölgede ürün çeşitliliği çok fazladır. Özellikle Pamuk, Buğday, Domates, Biber, Mısır, Ayçiçeği, Bakla, Pirinç, Yonca, Zeytin, Karpuz, Kavun, Salatalık, Arpa çeşitleri sayılabilir.
Özellikle domates ürünü daha çok Eylül, Kasım ayları arasında hasat edilmekte ve her belde halinden 40-50 kamyon ürün çevre il ve ilçelere pazarlanmaktadır.
Domates ürünü gerçekten yetiştirilmesi ve pazarlanması açısından çok masraflı olmasına rağmen,hasatta kilo fazlalığı nedeniyle üreticinin yüzünü güldürmektedir.Ve diğer ürünlere göre,çok daha fazla yüzümüzü güldürecektir. Yeter ki kendi pazarlarını kendileri bozmasın....


SÜLEYMAN ERTE
   BELEDİYE BAŞKANI

Kumkale’de 1958 yılında doğdu.İlk öğretimini Kumkale’de , Ortaokulu ve Endüstri meslek lisesini Çanakkale’de, Ankara eğitim enstitüsünü 1980 yılında bitirdi.
Çanakkalespor’da ve Düzce’de uzun yıllar Futbol oynadı. 23 yıl süren eğitimcili mesleğini yurdun çeşitli illerinde sürdürdü. 1999 Düzce depremini yaşadıktan sonra Çanakkale’ye tayin oldu. 28 Mart 2004 seçimlerinde çok sevdiği Beldesine daha iyi hizmet verebilmek için CHP’den belediye başkanı seçildi.

serte58@hotmail.com

Tel: 0286 2880046 - 2880272 - 2880273   Faks: 0286 2880171

Süleyman ERTE;
Değişken bir nüfusumuz var. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusumuz 2 bin 162 iken yaz döneminde bu nüfus
4 bin – 4 bin 500 civarına ulaşıyor. Bu durum turizm için değil, tarımsal amaçlı. Dışardan gelen işçilerle bu rakama ulaşılıyor. Burası sebzecilikle uğraştığı için yaz döneminde dışarıdan tarımda çalışmak için geçici işçi geliyor. Göç vermiyoruz, sadece yaz döneminde nüfus alıyoruz.
Altyapıda eksik çok
Kanalizasyonumuz yok, fosseptik çukurlarla idare ediyoruz. Bazı bölgelerimizde yağmur sularının akabileceği kanaletler var. O da düzenli değil, problem yaratıyor. Yollarımız genelde stabilize. Daha önce popülist yaklaşılıp altyapıya önem verilmemiş. İçme suyumuzda bir problem yok. Daha önce Kumkale köy statüsünde iken çok değerli bir abimizin desteğiyle içme suyu sorunu çözülmüş. 16 km’lik bir mesafeden geliyor suyumuz. Bu su pek kullanılmıyor. Asıl şehir şebekesinden, dört-beş tane köylü birleşerek kurduğu bir birlik var. Bir birlik aracılığıyla su temin ediliyor.
Sözlerimizin arkasındayız
Bu konuya önem veriyoruz. Hatta bu tür işler için görevlendirdiğimiz bir tane elemanımız var. Çimlendirme-çiçeklendirme gibi işleri yapıyor. Merkezde bin metrekareye yakın bir park alanımız var. Aşağı yukarı 25–30 km lik bir sahil şeridimiz var. Buralarda yeterli tesisler yok. Bununla ilgili olarak vatandaşlarımızla vaatlerde bulunduk ama henüz gerçekleştiremedik. Verdiğimiz sözlerin arkasındayız, bundan sonraki dönemlerde gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.
Tek çare okumak
Beldemizde bir sağlık ocağı ve ilköğretim okulumuz var. Sağlık ocağında doktor var, çevre sağlık teknisyeni ve iki de ebemiz var. Eksiğimiz bir hemşire ve ambulans. Okulumuzda da genelde birinci dönem sonuna kadar tüm kadrolar doluydu. Beden Eğitimi ve Matematik öğretmeninin tayini çıktı. Birçok şey eğitim yönünden eksikti önceden. Ama şu an daha duyarlılar. Çünkü artık başka bir çözüm yok. Araziler kısıtlı, miras yoluyla zaten bölünüyor, artık imkânlar değişti. Tarım da fazla bir şey getirmiyor zaten. Eğitim tek yol oldu. Eğitimde en azından veli düzeyinde bir gelişme var.
Herkes kendi derdinde
Şu an için her belediye kendi sıkıntılarını görme eğiliminde. Biz de yeni çıkan bu sözleşmeli personel yasasında takıldık. Bir muhasebeci alalım dedik, çalmadığımız kapı kalmadı. Yasada hesap işleri ile ilgili bir tane madde bulamadık. Hukukçulara danıştık, şu an bir netlik olmadı. Yasalar çıkarken bizim gibi küçük belediyeler düşünülmüyor, bunun ceremesini de bizler çekiyoruz.


Çanakkale Kara Savaşları’nın 94. yıldönümü etkinlikleri kapsamında Kumkale şehitleri Çanakkale Valiliği, Üniversitemiz, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanlığı, Kumkale Belediye Başkanlığı işbirliğinde anıldı.
Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Burhan Sayılır’ın komite başkanlığında Kumkale’de yapılan törenlere, Ezine Kaymakamı Cengiz Karabulut, Kumkale Methal Grup Komutanı Deniz Yarbay Alper Tekinok, Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte, Kumkale halkı, askerler ve üniversitemiz öğrencileri katıldı.

Kumkale şehitliğinde yapılan anma töreniyle başlayan etkinlik, Kumkale'de bir caddeye Kumkale Muharebelerinde şehit olan subaylardan Yüzbaşı Mehmet Halit'in adının verilmesiyle devam etti. Kumkale belediyesi önünde yapılan konuşmalarla devam eden etkinlikte konuşan. Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Burhan Sayılır Kumkale halkına Kumkale muharebeleri hakkında detaylı bilgi aktardı. Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte ise Kumkale şehitleri anmanın onurunu yaşadığını ifade etti. Konuşmalardan sonra Doç Dr. Süleyman Erguner ve ekibi ney konseri verdi.


KADIN ÇİFTÇİLER YARIŞTI, KUMKALE BİRİNCİ OLDU
Çanakkale'de, bu yıl beşincisi düzenlenen, "Kadın Çiftçiler Yarışıyor" isimli bilgi yarışmasının birincisi Çanakkale merkeze bağlı Kumkale beldesi oldu.

Tarım Bakanlığı'nın, kırsal kesimde yaşayan kadın çiftçilerin birbirleriyle tanışıp-kaynaşmaları, kendilerine güven sağlamaları, sosyal etkinlikte bulunmaları, Tarım Bakanlığınca yapılan eğitim ve yayım çalışmaları ile tarımsal konulardaki bilgi ve becerilerinin değerlendirilmesi amacıyla düzenlediği, "Kadın Çiftçiler Yarışıyor" bilgi yarışmasının Çanakkale finalinde merkez ilçeyle birlikte toplam 10 ilçe yarıştı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Terzioğlu Kampüsünde gerçekleştirilen yarışmaya Vali Yardımcısı Tahir Demir, Defterdar Sacide Şakar, Tarım İl Müdürü İlkay Uçar ile daire müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı. Yarışma öncesi bir konuşma yapan Çanakkale Tarım İl Müdürü İlkay Uçar, 10 ilçeden 10 köyün katıldığı yarışmanın önemine değinerek, "Yarışmaya merkez ilçeden Kumkale, Ayvacık'tan Küçükkuyu, Bayramiç'ten Türkmenli, Biga'dan Gümüşçay, Çan'dan Etili, Eceabat'tan Kumköy, Ezine'den Yavaşlar, Gelibolu'dan Bayırköy, Lapseki'den Dışbudak ve Yenice'den de Kovancı köyleri katılıyor. Yarışmada birinci olacak yarışmacılar ise 5 Mayıs 2008 günü Çanakkale'de düzenlenecek bölge yarışmasına katılacak. Bölge yarışmasında Çanakkale dışında Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, İstanbul, Manisa, Kocaeli, Yalova, Bursa, Sakarya ve Balıkesir illeri katılacak" dedi.

Konuşmaların ardından ise yarışmaya geçildi. Oldukça çekişmeli geçen yarışmada Merkeze bağlı Kumkale beldesinin bayanları 150 puanla birinci olarak bölge finallerine katılma hakkını elde etti. Yarışmada ikinciliği 140 puanla Çan Etili ve üçüncülüğü de 130 puanla Ayvacık Küçükkuyu elde etti. Yarışma sonunda dereceye girenlere ise çeşitli ödüller verildi.



TARIMSAL SULAMADA GÜBRELEME KONFERANSI


CHP GENEL BAŞKANI DENİZ BAYKAL'IN TEBRİK ZİYARETİ



HALKIN % 95'i DOMATES ÜRETİMİ İLE GEÇİNİYOR


KUMKALE'DE GELENEKSEL HAYIR...


KUMKALE BALIKÇI BARINAĞI



BELDE'DEN GÖRÜNTÜLER



KUMKALE BATAK OVASI TAHILIN VE SEBZENİN DEPOSU KONUMUNDA.. BALIKÇI BARINAĞI KISMETİNİ DENİZDE ARAYAN BÖLGE HALKININ SIĞINAĞI...

ARAÇ PARKI: VİDANJÖR, 2 KEPÇE, 2 DAMPERLİ KAMYON, ÇÖP ARACI, 3 OTOBÜS, 2 TRAKTÖR, ARAZÖZ VE
2 BİNEK ARACI

HABERLER...

TROYA, ÇELTİK TARLASI OLDU
Adnan Menderes devrinde kurutulan ovada 1876 dönüm çeltik (üstte), 4 bin dönüm domates ve 2 bin 500 dönüm biber ekili.
Troya'yı önce Akha Ordusu ve efsanevi savaşçı Aşil yıkmıştı, sıra sivrisineklerde. Troya Tarihi Parkı alanı çeltik tarlası oldu. Ovanın bataklığa dönmesinden endişe ediliyor
Homeros'un İlyada Destanı'nda yarı tanrı savaşçı Aşil ve Akha Ordusu tarafından talan edilen Troya'yı, bu kez çeltik tarlaları tehdit ediyor. Durum, Troya Tarihi Milli Parkı'nı çevreleyen Kumkale Ovası'nda sebze yetiştiren çiftçiler sayesinde gündeme geldi. Eski adı 'Batak Ova' olan Kumkale Ovası'nın çeltik ekenler yüzünden tekrar bataklığa döneceğini, bölgeyi sivrisinek basacağını ve sebzelerine hastalık geleceğini iddia eden çiftçiler, çeltikçileri ihbar etti.
Konuyu araştıran Çeltik Komisyonu bu bölgede çeltik ekiminin yasak olduğunu belirleyince ekili tarlaların bozulması, ekenlere ceza verilmesi kararı alındı. Çeltik üreticileriyse Bursa İdare Mahkemesi'ne gitti. Mahkeme, Çeltik Komisyonu'nun kararı için yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Mahkemenin kesin kararını beklediklerini belirten Çeltik Komisyonu Başkanı Vali Yardımcısı Hasan Şenses, son durumu şöyle anlattı: "Bazı çiftçiler çeltik için izni istedi. Ancak Milli Parklar Genel Müdürlüğü, bölge sit alanı ve milli park statüsünde olduğu için çeltik ekilemeyeceğini söyledi. DSİ de su rezervinin çeltik için yeterli olmayacağını açıkladı. Ayrıca bölgede taban suyunun yükselmesi ve toprağın çoraklaşması söz konusu. Mahkeme nihai karar verene kadar ekim mevcut haliyle sürecek. Komisyonumuz Çanakkale'de çeltik ekilebilecek yerleri saptayacak. Ancak Troya'yı içine alan Kumkale'de ekim gelecek yıldan itibaren yasaklanacak."
Sebzeciler çeltikçi oldu
Çanakkale Ziraat Odası Başkanı ve Çıplak Köyü muhtarı İlhan Ulus ovanın çeltik ekimi nedeniyle yeniden bataklığa dönüşeceğini, sivrisinek istilasına yol açacağını söyledi. Ulus, sebze üreticilerinin son yıllardaki tarım politikaları yüzünden para kazanamayıp çeltiğe yöneldiğini belirtti.
Ekim için yasa çıkarıldı
Çeltik su içinde çimlenebilen ve kökleri suda erimiş oksijenden yararlanabilen tek tahıl cinsi. Besin kaynağı olarak tahıllar içinde buğdaydan sonra en önemli kültür bitkisi. Dünyalıların yarıdan fazlasının ana besini. Çeltikten elde edilen pirinçte, nişasta oranı buğdaydan yüksek. Türkiye'de çeltik, Çeltik Ekim Kanunu'na ve çeltik komisyonlarının iznine bağlı olarak ekiliyor. Bu kanun, sıtma mücadelesi ve su düzenlemesi amacıyla çıkarılmıştı.
UMUTLARINI KIRLI'YA BAĞLADILAR
Kumkale Balıkçı Barınağı ile ilgili sorunu Vali Süleyman Kamçı döneminde çözülmediğini söyleyen Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte, konunun hassasiyetini yeni atanan Vali Orhan Kırlı’ya anlatacağını ve çözüm bulmasını isteyeceğini ifade etti.
Merkeze bağlı Kumkale Beldesi'ndeki 80’ne yakın balıkçının geçimini sağladığı balıkçı barınağı, bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tuttu. Balıkçı barınağında bulunan liman taşlarının denize çökmesi balıkçıları tedirgin ederken, yetkililerin tedbir alması istendi.
Barınakla ilgili olarak yaşanan sorunları sürekli dile getirdiklerini ancak bir sonuç alamadıkların ifade eden Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte, fırtınalı kar yağışında taşlı kısmın çökme aşamasına geldiğini ve bir daha ki fırtınada barınağın tamamıyla kullanılamaz hale geleceğini dile getirdi. Sadece Kumkale balıkçılarının değil, fırtınalı havalarda İntepeli balıkçılarında yararlandığı barınakla ilgili olarak Belediye Başkanı Süleyman Erte sözlerini şöyle sürdürdü: “Barınak şu an çok kötü durumda meydana gelen kar yağışından sonra üç dört tane tekne barınakta battı, balıkçı arkadaşlarımız ağlarında ve motorlarında büyük sorunlar yaşadılar. Barınak şu anda Kumkale halkı için ve balıkçılıkla uğraşan 80 balıkçı için çok önemli. Önümüzdeki yıllar için Kumkale balıkçı barınağı yok olma sinyalleri veriyor çünkü taşlı kısım çökmek üzere son fırtınalı havada çökme eğilimi gösterdi ve böyle bir fırtına daha gerçekleşirse liman kullanılmaz hale gelecek. Biz daha önceki valimiz Süleyman Kamçı’ya konunun ciddiyetine ilişkin bilgi vermiş ve bu konuda yardım istemiştik ancak, üzerinde bu denli fazla durduğumuz halde limanla ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Zaten limanın içi dolmuş durumda ben yeni valimiz Sayın Orhan Kırlı’ya bu konuyla ilgili olarak girişimlerde bulunacağım. İnşallah yeni gelen valimiz bize bu konuda yardımcı olacak. Aksi halde barınağımız artık kullanılamayacak. Balıkçılarımız dışında amatör olarak ta kullanan tekneler dışında barınağımız fırtınalı havalarda İntepe’deki balıkçılar tarafından da kullanılabiliyor.”
“Kumkale’ye yeni şehitlik yapılsın”
Kumkale Beldesi’nde, bir süre önce ortaya çıkarılan bin 745 şehit askerin mezarının bulunduğu yere şehitlik yapılması istendi
Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte, Çanakkale Savaşları’nın sadece Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda değil, karşı yakada Kumkale’de de yapıldığını belirterek, “Çanakkale Savaşı sırasında, 25 Nisan günü, bir kısım yabancı askerler Gelibolu Yarımadası’nda Morto Koyu civarına çıkarma yaparlarken, bir kısmı da boğazın diğer yakası olan Kumkale sahillerinden çıkarma yapmış.
Fransız askerlerinin yaptığı bu çıkarma sırasında Kumkale’de bin 745 askerimiz şehit olmuş. Burada 750 Fransız askeri de hayatını kaybetmiş. Bir süre önce Troia Milli Parkı hudutları içerisinde yer alan bu şehitlerimizin mezarlarını bulduk. Bu bölge askeri alan içerisinde yer alıyor. Ayrıca SİT alını içerisinde olan bu bin 745 askerimizin hatırasını yaşatmak için buraya bir şehitlik yapılmasını istiyoruz. Bunun Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı ile birlikte ele alınmasını ve uzun devreli geliş planında yer alan 28 şehitliğe ilave olarak bu şehitliğin de yapılmasını istiyoruz” dedi.
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürü Ali Osman Kaymakçı ise, Şevki Paşa haritasından yola çıkılarak hazırlanan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki 28 gerçek şehitlikten 14 tanesinin tamamlandığını, geri kalan 14’ünü de bu yıl bitirmeyi hedeflediklerini söyledi. Kaymakçı, Kumkale ile ilgili durumu da inceleyeceklerini bildirdi.


İngiliz ve Fransızların Çanakkale'ye Karşı Debarkman Hareketleri

11/24 Nisan: Tayyâre ve sâbit balonlar ile Gelibolu ve Boğaz üzerinde istikşâf. Kabatepe civarını bombardıman. Boğaz medhalinde beş zırhlı, Beşige Limanı karşısında on bir zırhlı, on nakliye gemisi, birçok kayık ve römorkörler.

12/25 Nisan: Kruvazörler himâyesinde 10 nakliye gemisi, Saros Körfezi'nde 9 nakliye, 2 kruvazör, Bolayır istikameti karşısında 60 kadar nakliye, şibh‑i cezîrenin garbında müteharrik 20 torpido, on kruvazör beraberlerinde evvelâ Kabatepe'nin dört kilometre şimâlinde Eğriburnu'na ba‘dehû Sığındere'ye, Seddülbahir, Domuzdere'ye ve en sonra Kumkale'ye ihrac. Düşmanın tardı için taarruz emri verildi. Seddülbahir'de Tekke Burnu civarındaki düşman bir bölüğümüzün gayet şanlı bir taarruzu üzerine kâmilen denize döküldü. Arıburnu'ndaki düşman denize doğru sürüldü. Havanın sükûneti, düşman donanmasının kesreti ve şiddetli ateşi ve bilhassa bu ateşin sâbit balonla idaresi düşmanın Kabatepe'de kâmilen denize dökülmesine mâni oldu.

13/26 Nisan: Düşman her tarafda arazinin tarz ve şeklinden ve donanmasının ateşinden istifade ile ihrac kuvvetini takviye etmesine rağmen kıta‘âtımız düşmanı sahile sıkıştırmakda devam etmişdir.

14/27 Nisan: Düşmanın Kumkale'deki kuvveti Kumkale Köyü'nün içine tıkılmış ve gayet dar bir sahaya sıkışmışdır. Kumkale'deki kıta‘ât Fransızlardan mürekkeb olup içlerinde bulunan Müslümanlar bizim tarafa firar eylemişlerdir. Arıburnu'ndaki düşmana vâki‘ olan taarruzda düşman son ihrac noktasına kadar sürülmüş ve bir kısmı gemilere binmeye başlamışdır. Son bir hücum ile düşmanın tamamıyla denize dökülmesi emrolundu. Bu muharebâtda düşman bir tarafda beyaz bayrak çekerek teslim olmakda iken diğer tarafda aynı sûretde teslim bayrağı çeken düşman üzerine giden askerimiz düşmanın pek ani ateşi üzerine mühim zâyiâta dûçâr olmuşdur. Düşmanın bu hâinâne hilesi şâyân‑ı te’essüf görülmüşdür. Bittabi‘ mukabele edilmişdir. Arıburnu önünde bir düşman nakliye gemisinin topçu ateşimizle batdığı tarassud edilmişdir. Düşmanın bugün Boğaz medhalinde ileri bataryalarımıza karşı 16 zırhlı ve müte‘addid torpido muhripleriyle vâki‘ olan taarruzunda Majestic ve Triumph zırhlıları hasara dûçâr olarak çekilmiş, 2 nakliye gemisi ağır sûretde yaralanmış ve bunlardan bir tanesi karaya oturmuşdur. Bu sefineler civarında bulunan birçok römorkörlerle içi askerle dolu mavnalar gark edilmişdir. Sığındere'deki düşman kıta‘âtımızın kanlı bir taarruzuyla tard edilmişdir. Arıburnu'ndaki Avustralya kıta‘âtından iki zâbit ve bir hayli esir alındı.

15/28 Nisan: Üç gündür gece ve gündüz gayet sarp ve pırnarlık arazide donanmanın müessir ateşi altında harb eden askerimizin yorgunluğuna rağmen düşmanın son ihrac noktasına vaki‘ olan hücum düşman donanmasının sahile gayet yakın sokularak kıta‘âtımızı gayet müessir bir yan ateşine alması ve düşmanın son bir ye’s ve inat ile son ilticâgâhlarında mezbûhâne mukâvemeti karşısında muvaffakiyetle tetevvüc edememişdir. Bu muharebede her türlü malzemesiyle düşmandan 2 mitralyöz iğtinâm edildi. Kumkale Köyü'nün nısfını hâlâ daha işgal eden düşmana vâki‘ olan bir gece hücumuyla köy düşmandan tathîr edilmiş ve artık Anadolu cihetinde bir tek düşman askeri bile kalmamışdır. Düşmanın götüremediği 3 mitralyöz tüfeği düşmana karşı isti‘mâl edilmekdedir. Boğaz'dan girmek isteyen Jeanne d'Arc Kruvazörü endâhtımız neticesinde ateşler içerisinde hatt‑ı harbden çekilmiş ve bir İngiliz torpido muhribi batırılmışdır.

16/29 Nisan: Donanmanın ateşinden istifade ile düşman Arıburnu'ndaki kıta‘âtını takviye etdi. Seddülbahir mıntıkasında elde edilen üserânın ifadesine nazaran düşmanın yalnız bu mıntıkadaki zâyiâtı 10.000 kişiye bâliğ olmuşdur. İhrâc kumandanı da bu meyânda dahildir. Düşmanın Saros Körfezi'nde yapmak istediği ihrac harekâtı düşmana zâyiât verdirilerek püskürtülmüşdür. Düşman donanması endirek endâht ile Maydos'u yakmışdır. Marmara'ya girmek isteyen AE‑2 tahtelbahiri batırılmış ve mürettebâtı kâmilen esir edilmişdir (3 zâbit 29 nefer).

17/30 Nisan: Düşmanın Arıburnu şimâlinde çıkarmak istediği kuvvet denize dökülmüşdür. Düşman ihrac mevziini büyültmek ve bizim ateşimizden kurtulmak için sağ cenâhımıza ve merkezimize taarruz etmek istemiş ise de merkez karşısındaki taarruz hazırlığı hemen ateşimizin altında erimiş ve sağ cenâhdaki taarruzları ise kıta‘âtımızın süngü hücumuyla pek kanlı bir sûretde tard olunmuşdur.

18/1 Nisan: Arıburnu ve Seddülbahir'deki düşmana taarruz edilmekdedir. Düşman donanması pek büyük bir faaliyet ve fedakârlıkla kıta‘âtını himâye ediyor. Medhalden Dördüncü Henri Zırhlısı'na on ve Vengeance Zırhlısı'na müte‘addid isabetler vâki‘ olması üzerine derhal çekilmişlerdir.

19/2 Nisan: Muharebe devam etmişdir. Boğaz'dan geçmek isteyen bir tahtelbahir ateşlerimizle ve ba‘dehû torpil te’siriyle kâmilen ber‑hava olmuşdur.

20/3 Nisan: Arıburnu karşısındaki sağ cenâhımıza vâki‘ olan düşmanın ikinci bir mukabil taarruzu tamamıyla püskürtülmüş ve düşman yalçın dereler içine itilmişdir. Gelibolu'ya endirek endâht eden Agamemnon Zırhlısı'na müte‘addid mermiler isabet etmiş ve zırhlı çekilmişdir. Kabatepe önünde duran düşman nakliye sefâininden birine vâki‘ olan isabetde sefinede yangın zuhur etmiş ve diğerleri telaş içinde müşkilâtla kaçabilmişdir.

21/4 Nisan: Seddülbahir'de düşman ancak donanmasının üç tarafdan kendisini gayet müessir himâye etmesi sâyesinde denize dökülmekden kurtulmuşdur. Bütün mühimmât ve malzemesiyle iğtinâm olunan üç makineli tüfek düşmana karşı kullanılmakdadır. Uğradığı zâyiâtı tazmîn için düşman Kabatepe civarına da asker çıkartmaya çalışmış ise de adem‑i muvaffakiyete dûçâr olmuşdur.

Resmî olmayarak söylenebilir ki, düşmanın kuvveti altmış binden aşağı değildir. Bugüne kadar pek doğru tahmin, düşmanın zâyiâtını on binden pek fazla göstermekdedir.

22 Nisan [1]331 / [5 Mayıs 1915]

Karargâh‑ı Umumî İstihbârât Şubesi Müdürü Erkân‑ı Harbiye Binbaşısı Seyfi
 


GRAVÜR; Troia, KUMKALE L.F. Cassas-Comte de Choisuvl Gouffier-Paris- 1782-1822


KUMKALE HAKKINDA BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?..
-Kumkale Troia Milli park sınırları içindeki tek belediye olan yer olduğunu
-Kumkale Çanakkale savaşları sonucu yerleşim konumu değiştirilerek kurulmuş tek yerleşim yeri olduğunu
-Kumkale sınırları içerisinde en az 2 tane çok önemli antik liman şehri olduğunu
-Bizans imparatoru Konstantin’in İstanbul’u başkent yapmadan önce Kumkale’de bulunan Yenişehir (Sigeon) antik kentini başkent yapmak istediğini
-Sigeon antik kentinin Troia yerleşimine yakın bir eski yerleşim olduğunu
-Doğu Roma Bizans imparatorluğunun kurulmasını ve İstanbul’un başkent olmasını sağlayan savaşın Kumkale ovasında yapıldığını
-Kumkale muharebelerinin öneminin çok büyük olduğunu, fakat burada savaşan Mehmetçikleri anmak için hiçbir tören yapılmadığını
-Kumkale ovasındaki bataklıkların kurutulması için Osmanlı’nın 150 yıl mücadele ettiğini
-Bu bataklıklardan dolayı oluşan Sıtma hastalığından meydana gelen ölümleri
-Çanakkale’de ki müstahkem mevki komutanı Cevat Paşa’nın Kumkale’de evi ve akrabalarını
-Batak ovasındaki toprakların hergün biraz daha tuzlandığını
-Büyük İskender’in Anadolu topraklarına ilk defa Kumkale’den çıktığını
-İlk polis karakollarından birinin burada kurulduğunu
-Çanakkale savaşları öncesinde Venediklilerle 1500 lü yıllarda 2-3 yıl süren boğaz savaşları yapıldığını
-Beldenin kuzeyindeki İntepe mağarasının Bizans dönemi mezarı olduğunu
-‘’Çanakkale Geçilmez’’ sözünü altın harflerle tarihe geçiren Mehmetçiğin kullandığı topların toprak altında çürüdüğünü
BİLİYORMUSUNUZ…


KUMKALE BELDESİ ve KUMKALE MUHAREBE SAHASINDA BİR GEZİ
Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk milletini ebedi hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın. Türk toprağı! Sen, seni seven Türk milletinin mezarı değilsin. Türk milleti için yaratıcılığını göster. -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk- (1925)
KUMKALE, Çanakkale iline bağlı 2500 nüfuslu çok küçük, insanları tarımla geçinen bir beldenin adı. Anadoluda bulunan onbinlerce beldenin isimi bilinmezken Kumkale en fazla aşina olunan isimlerden biri. Geçen hafta Kumkale savaş tarihini araştıran değerli dostum, kardeşim tarih araştırmacısı Salih Şen'in davetlisi olarak Kumkale'de idim.
Aslen Kumkale'li olan ve 18 Mart Üniversitesi'nde görev yapan Salih Şen uzun bir süredir 1915 Kumkale Muharebeleri üzerinde çok ciddi araştırmalar yapıyor. Bölgeyi çok iyi tanıyor. Çanakkale Savaşı deyince sadece Gelibolu yarımadasındaki muharebelerin akla geldiğini, oysa Kumkale bölgesinde de çok çetin ve başarılı muharebelerin yapıldığını, yöneticilerin olmasa bile tarihçilerin Kumkale'ye eğilmeleri gerektiğini savunuyor.
Ben herkesin önceden tahmin ettiği ve bana sorduğu gibi Çanakkale'li ve Kumkale'li değilim. Ama adını taşıdığım dedem Kaymakam( Yarbay) Tahir Bey'in bu bölgedeki muharebelerde yaralanarak "Muharip Gazilik" ünvanı kazanması ailemizin şerefle taşıdığı Kumkale soyadını almasında büyük etkendir. Bu bakımdan Kumkaleli olmamama rağmen Kumkale soyadını taşımaktan her zaman gurur duymuşumdur. "kumkale. Net" isimli internet sitemde tam altı yıldır okuyucularımı "Kumkale marşı" ile karşılamak da bana büyük haz veriyor.
Salih Şen, soyadımdan beni buldu. Askeri Tarih Komisyonu üyeliği görevim dolayısıya kendisine yardımcı olabileceğimi vurgulayarak beni israrla Kumkale'ye davet etti. Hem aileme adını veren bölgeyi ve insanlarını yakından tanımak, Kumkale'li kardeşlerimle sohbet etmek, en kısa sürede çıkarmayı düşündüğüm Kumkale Muharebeleri konulu kitabım için yapacağım alan çalışmalarının ön keşfini yapmak amacıyla bu daveti içtenlikle kabul ettim. Bu vesile ile Çanakkale 18 Mart Üniversitesi kurucu rektörü arkadaşım Prof. Dr. Mete Tunçoku ile de görüşmeyi ve yönettiği "Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi" çalışmaları hakkında genel bir bilgi almayı düşündüm.
Çanakkale Üniversitesinin şehre ve boğaza tepeden bakan muhteşem tesislerini kısa sürede dolaşarak Üniversitenin hem kendini ve hem de şehri geliştirdiğine ikna oldum. Mete Tunçoku hocamla üniversitenin ilk kampüsü olan şehir içindeki Eğitim Fakültesindeki odasında görüşüp çalışmaları hakkında bilgi aldım.
Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi; Atatürk'ün asker, devlet adamı ve inkılapçı kişiliği ile önderliğini araştırmak, Çanakkale Savaşlarında Atatürk'ün cephelerde kazandığı kesin zaferle tarih sahnesine doğmasını ve milli mücadele için ilk ışık olmasını vurgulamak, Çanakkale Savaşları ile ilgili Türkçe ve diğer dillerde yazılmış belgeleri toplayarak değerlendirmek ve arşivlemek, Atatürk ve Çanakkale Savaşlarının belgelerini uluslararası platforma taşımak, Çanakkale Savaşlarını ve Zaferini, genç nesillere tüm yönleriyle anlatmak, Çanakkale Savaş Alanları ve Şehitlikleri gençlerimizin yerinde görmeleri, ve incelemelerini sağlamak, Dünya Devletlerinin ve Türkiye'nin içinde bulunduğu o günkü durum göz önüne alınmak suretiyle zaferin ne şartlar altında gerçekleştirildiğini kavratmak, Atatürk ve Çanakkale Savaşları ile ilgili yurt içinde ve yurt dışındaki üniversitelerle bilimsel işbirliği yapmak amacı ile oluşturulmuş bir birim. Şimdiden çok zengin bir arşiv ve kütüphane oluşturmuşlar. Büyük bir şevk ile çalışıyorlar.. Bir ayı aşkın bir süredir Çanakkalede bulunan ve Habertürk televizyonunda " "Çanakkale tarihi ve mutfağı" konulu Süleyman's proğramını hazırlayan değerli kardeşim Süleyman Alnıtemiz'inde bana katılması ile Salih Şen'in rehberliğinde Kumkale bölgesini karış karış gezdik. Gezimizde Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Emre Bey'de bize refakat etti.
Bugün bir deniz birliğimizin konuşlandığı Kumkale kalesini, muharebelerden sonra tamamen yıkılarak oturulamaz hale geldiği için terkedilen sahildeki eski Kumkale köyü harabelerini, Kumkale kalesini terk ederek hemen güneyindeki köy mezarlığının bulunduğu sırtlarda çok kanlı muharebelerle bölgeyi savunduğumuz yerdeki kendi haline terkettiğimiz edcad mezarlarını, şimdi ihtiyaç olmadığı için boşaltılan kıyı topçu mevzilerini, şehit olan 14 topçu erinin mezarının bulunduğu bölgedeki tek "Kumkale Şehitleri" mezarlığını, Kumkale balıkçı barınağı bölgesinde yer alan ve bugün sarhoşların ve piknikçilerin mekanı haline gelen sahil topçu mevzilerini, kendi kaderine terk edilmiş şehit mezarlarını, her tarafından şehit kemikleri fışkıran terkedilmiş harabeleri gezdik. Salih Şen ve beldesine sahip çıkmaya çalışan gayretli Belediye Başkanı Süleymen beyden doyurucu bilgiler aldık.
Gelibolu Yarımadasında şehit ve gazilerimizin şanına yakışır pek çok gözle görünür eser bırakılmasına rağmen Çanakkale muharebelerinde çok önemli görevler icra edilen bu bölgenin tamamen ihmal edildiğini görerek kahroldum. Şehitlerin ruhlarının çevremde dolaştığını ve derin bir teessür içinde bulunduğumu farkederek titredim. 91 yıl önce atalarımın tarih yazdığı bölgenin içler acısı halini görerek böyle bir tarih hazinesinden çocuklarımızın yetişmesinde istifade etmediğimizi düşünerek üzüldüm.

KUMKALE KALESİ

Aslında üzülmek bir işe yaramıyordu. Burası için bir şeyler yapılmalıydı. İlgililer ve yetkililer haberdar edilmeli, bu bölge tarihi değerlerimize yakışır bir hale getirilmeliydi. Bu açıdan hepimize düşen görevler olduğunun bilincindeyim. Ben bana düşeni muharebelerin kitabını yazarak yerine getirmeye çalışacağım. Ayrıca her yerde ve bulduğum her platformda fahri bir Kumkale'li olarak bölgeyi anlatacağım. İnşallah ilgili ve yetkililerimizi uyarma görevini başarırırz ve bölgeye sahip çıkmasını sağlarız.
Bu cennet bölgenin dünya tarihi açısından değerinin yeterince anlaşılamamış ve dünya tarih turizmi açısından yeterince değerlendirilememiş olduğunu görmem inanın içimi sızlattı. Dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olan Truva şehri harabeleri de Kumkale beldesi sınırları içindedir. Bölge tamamen sit alanıdır. Yüzlerce yıl kazılsa bitmeyecek tarih hazineleri le doludur. Kuzeyin çukurovası olarak isimlendirebileceğim mümbit Kumkale ovasının her köşesinden tarih ve doğal güzellikler fışkırmaktadır. Bölgeye sahip çıkılması ve tanıtılması işi, bugün geçimini büyük ölçüde domates üretiminden elde eden bir küçük beldenin sakinlerine bırakılmamalıdır.
Bugün Çanakkale Boğazına Ege'den giriş yapan gemiler surları yıkılmasına rağmen ana gövdesi ayakta duran Kumkale Kalesi tarafından karşılanır. Anadolu yakasındaki Kumkale Kalesi, Gelibolu Yarımadasındaki Seddülbahir Kalesi ile birlikte Çanakkale boğaz güvenliğini sağlamak makdadıyla Sultan 4 üncü Mehmet'in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından 17 nci yüzyıl ortalarında inşa edilmiştir. Her iki kale de Girit savaşı esnasında Venedik deniz saldırılarına karşı başarıyla karşı koymuşlardır. Kale esas görevini 25 Nisan 1915 Çanakkale Muharebeleri esnasında yapmıştır. Çanakkale anıtının bulunduğu Morto koyunun tam karşısındaki bu kalede çok kanlı çatışmalar olmuştur. 25 Nisan 1915'te bölgeye çıkan Fransız birlikleri göğüs gögüse muharebelerle denize dökülmüştür. Burada bir günde verdiğimiz 1745 şehit ve yaralımız bu bölgeden çıkarma yapılmasını önlemiştir. Çanakkale de Kumkale muharebeleri gerçek bir askerlik destanıdır. Aynen Sakarya Meydan Muharebesi benzeri burada da subay zaiyatı ortalamanın çok üzerindedir. Bu son derece elverişli çıkarma plajlarında çok çetin bir direnme ile karşılaşan düşman bir daha ayni bölgeden taarruza cesaret edememiştir.
Biliyoruz ki Anadolu'yu gerçek Türk vatanı yapan en önemli yapı taşlarından biride Çanakkale Zaferi' dir. Her Türk ailesinde mutlaka bir Çanakkale şehidi veya gazisi vardır. Her 18 Mart günü bu kutsal topraklar için kanını ve canını veren aziz büyüklerimizi gururla yad ederiz. Şimdi tarihe mal olmuş bu zaferi yaratan kahramanlardan biri olan ve o tarihte Kolağası( Ön yüzbaşı) rütbesinde bulunan dedem Tahir Kumkale' nin o günleri anlatan el yazısı ile kaleme aldığı günlüğünden birkaç cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
" 1914 yılı Kasım ayında İstanbul'da teşkil edilen 3ncü Tümeni, 39ncu P. Alayı 1 inci P.Taburuna 2 nci Piyade Bölük Kumandanı olarak atandım. Tümen Kumandanı Alman Albay Nikolay, Alay Kumandanı Kaymakam Erenköylü Nurettin Bey idi. Tabura Binbaşı Ali Hafız Rıza Bey Kumanda ediyordu. Ben katıldığımda Tümen Beylerbeyi sırtlarında ve her an için Çanakkale'ye harekete hazır bir vaziyette idi.
1915 Martında Haydarpaşa'dan Gülcemal yolcu gemisi ile ve " Ey Gaziler yol göründü" marşını bando çalarken ahalinin alkış ve gözyaşları arasında Çanakkale'ye müteveccihen hareket ettik. 3 üncü Tümen Çanakkale'den KUMKALE bölgesine intikal etti. Taburuma KUMKALE' de Yeniköy bölgesinin savunması verilmişti.
25 Nisan 1915'de düşmanın ilk çıkarma bölgesi olan Çanakkale Anadolu yakası sahilinde sabaha karşı Fransızların ani ve baskın şeklindeki ve gemi toplarının yoğun bombardımanı himayesinde Kumkale'ye çıkarmaları dolayısıyla icra edilen bütün muharebelere bölüğüm ile katıldım. Çok çetin ve göğüs göğüse zorlu bir savaştan sonra bizden çok üstün olan düşmanı denize döktük. Süngü süngüye yapılan amansız muharebe 25 Nisan akşamına kadar devam etti. Düşman gecenin karanlığından istifade ederek sağ kalabilen kuvvetleriyle perişan bir halde geri çekildi.
Bütün gün devam eden bu Kumkale muharebesinde 3 üncü Tümen çok zayiat verdi. Subayların büyük bir kısmı şehit oldu. Bazı bölükler de komuta çavuşlara kadar düştü. Bende bu savaşta sağ el, sol el ve sol bacağımdan üç kurşun yarası aldım. Harp malûliyetim Kumkale muharebesinde almış olduğum bu yaralar dolayısıyladır. Bu üç yara ile düşmanı denize dökünceye kadar bölüğümüm sevk ve idaresine devam ettim.
Bölüğü bölük üsteğmenine bırakarak tedavi için önce Çanakkale'ye oradan da Kilitbahir Seyyar Asker Hastanesine nakil edildim. Tedavim burada yapılamayınca 27 Nisan' da yine Gülcemal gemisi ile yalnız geceleri yol almak suretiyle 30 Nisan'da İstanbul'a ilk Çanakkale gazileri olarak vasıl olduk. 1 Mayıs 1915 öğleden sonra Sarayburnunda sahile çıkarıldık. Büyük bir istikbâl ile karşılandık. Üstü açık faytonlarla Taksimdeki Fransız hastahanesine getirildik. Sabahtan beri Çanakkale gazilerini alkışlamak için yollara dökülen İstanbul halkının büyük tezahüratına ve sevgi gösterisine şahit olduk. Kalabalıktan ilerleyemedik. Bu arada binalardan çiçek yağmuruna tutulduk.
Fransız kurşunu ile yaralandım. Kaderin bir cilvesi yine Fransız hastahanesinde 5 aylık bir tedaviden sonra Harp Malûlü oldum. Buna rağmen ısrarlı talebim üzerine yeniden Kumkale' ye bölüğümün başına döndüm."
Kolağası Tahir Efendi Çanakkale'deki başarılarından dolayı Padişah tarafından Gümüş Liyakat Madalyası ile ödüllendirilir. Fakat Balkan dağlarında eşkıya takibi ile başlayan askerlik hizmeti Çanakkale'de bitmez. Çünkü ülke her yandan saldırı altındadır. Bu saldırıyı göğüsleyecek askerleri ise sanıldığı kadar çok değildir.
Harp Malûlü ve muharip sınıfta görev yapamaz raporu olmasına rağmen Tahir Yüzbaşı; Birinci Kanal Harekatı için Sina'da, Birinci Gazze ve İkinci Gazze Harekatlarında Filistin'de, İstiklal Savaşının muhtelif cephelerinde ve en sonunda Ağrı isyanının bastırılmasında görev alır. Harp malûlü olması savaşmasını engellemez ama rütbesinin artmasını engeller. Sonunda tam 11 yılı fiilen muharebe meydanlarında geçen ve toplam 30 yıl 2 Ay 15 gün süren askerlik hayatı 1932 tarihinde kaymakam( yarbay) rütbesi ile emekli olması ile sona erer.
İstanbul, Sarıyer/ Rumeli Kavak Hisarlı Tahir Beyin Arnavutluğun Berat, Yunanistan'ın Preveze, Romanya'nın İşkodra, Suriye'nin Halep, ve Şam gibi bugün başka egemenlikler altında bulunan vatan topraklarında dünyaya gelen altı çocuğu İstanbul'a ancak Cumhuriyet ile birlikte gelirler. İşte her birimizin ailesinde varolduğuna inandığım bir mücadeleli bir yaşam kesiti. Onlar bize bu ülkeyi kanlarıyla ve canlarıyla armağan ettiler. Biz onların hatıralarına dahi sahip çıkamıyoruz.
Gerek belediye başkanı Süleyman Erte ve gerekse Çanakkale muharebeleri tarihi araştırmacısı Salih Şen'in beldelerini nasıl sahiplendiklerini görerek gurur duydum.
Kumkale Belediye Başkanı Süleyman Erte, Çanakkale Savaşları'nın sadece Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda değil, karşı yakada Kumkale'de de yapıldığını belirterek, gelişmeler hakkında bilgi verdi. "Çanakkale Savaşı sırasında, 25 Nisan günü, bir kısım yabancı askerler Gelibolu Yarımadası'nda Morto Koyu civarına çıkarma yaparlarken, Kumkale sahillerine de yoğun topçu desteğinde çıkarma yapılmış. Fransız askerlerinin yaptığı bu çıkarma sırasında Kumkale'de 1745 askerimiz şehit olmuş. Burada 750 Fransız askeri de hayatını kaybetmiş. Bir süre önce Troia Milli Parkı hudutları içerisinde yer alan bu şehitlerimizin mezarlarını bulduk. Bu bölge askeri alan içerisinde yer alıyor. Ayrıca SİT alını içerisinde olan bu 1745 askerimizin hatırasını yaşatmak için buraya bir şehitlik yapılmasını istiyoruz. Bunun Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı ile birlikte ele alınmasını ve uzun devreli geliş planında yer alan 28 şehitliğe ilave olarak bu şehitliğin de yapılmasını istiyoruz. Yapılacak bu şehitliğin ardından Morto Koyu ile Kumkale'ye yapılacak limanlar vasıtasıyla karşı iki yakada mini feribotlarla turistlerin taşınabilecek ve Gelibolu Yarımadasını gezenler Kumkale'ye geçip, buradan da Truva Antik Kenti'ne gidebilecek. Böylece Gelibolu Milli Parkı ile Truva Milli Parkı arasında Kumkale köprü olacak."
Tarih araştırmacısı Salih Şen ise Kumkale ile ilgili şunları söyledi;
" Kumkale, sadece domatesi, batakovası ve Truva ile anılan bir yer değildir. Bugün yeteri kadar tanıtılamayan Kumkale, konumu itibarıyle stratejik bir noktada Çanakkale Boğazının Ege'ye çıkış noktasında kurulmuş bir Osmanlı Köyü ve ayni isimle anılan kalenin ismidir.
1915 yılına kadar Kumkale halkı kalenin içinde ve çevresine yerleşik yaşıyorlardı. Çanakkale savaşları esnasında boşaltılan köye savaş sonrası bir kaç aile dönmüş, ancak o zamanki ulaşım şartları ve savaştan dolayı yıkılmış olan köye ulaşımda yaşanan sıkıntılar , çevredeki bataklıklar nedeni ile köy tamamen boşaltılmıştır. 1928 yılında Mehmet Çavuş tarafından köy Nasırlık mevkiinde (şimdiki Kumkale) yeniden kurulmuştur. Savaş öncesi önemli bir kültürel zenginliğe erişmiş köylülerin tamamı Kumkale'ye dönmemiş ülkenin değişik yörelerine dağılmışlardır. Yerli olarak birkaç hane eski Kumkale'li ve müteakip yıllarda Bulgaristandan göç eden Türklerin yerleşmesi ile köy bugünkü görünümüne kavuşmuştur. 1992 yılında Çanakkale merkeze bağlı Kumkale beldesi Truva Milli Park sınırları içindeki belediyesi iolan tek yerleşim bölgesidir. Truva harabelerine sadece 1.5 km mesafede olmasına rağmen belde turistik açıdan hiç gelişmemiştir.
Kumkale, gerek tarihindeki antik dönemlerden gelen değeri ve gerekse 1915 Çanakkale savaşındaki eşsiz savunması ile daima hatırlanması gereken bir yer olmasına rağmen ansiklopedilerde birkaç satırdan fazla yer almamaktadır.. Oysa Çanakkale Boğazı çevresinde Türklere ait memleketimizin tapusu dediğimiz en eski Türk mezarları bugün tam bir harabe görünümünde olan eski Kumkale Köyü mezarlığındadır.
Bazı tarihçilere göre Büyük İskender meşhur doğu seferine çıkarken ileri harekata buradan başlamıştır. Çanakkale savaşları sırasında düşmanın Seddülbahir ile birlikte ilk çıkarmayı yaptığı ve ilk büyük direnişle karşılaştığı yer Kumkale'dir. Kumkale muharebeleri sırasında 1745 zaiyatımız vardır. Ama ne yazık ki onların hatırasını yaşatacak bir abide, veya anıt bile yapamamışız. Bu bölgedeki tarihi kalıntılara sahip çıkamamışız.."
Dr.Tamer KUMKALE - ÖNCE VATAN
KUMKALE MARŞI İÇİN TIKLAYIN


ZİYARETÇİ MESAJLARI:

Kumkale'ye selamlar...

Ben şuan Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında askerlik görevimi yapmakta olan Eski Belediye Başkanı Kemal ÜREY'in yeğeni Tayfun Ürey'im.
Öncelikle beldemizin bu şekilde tanıtımının yapılmasından çok memnun oldum.
Yılmaz ağabeyimin de dediği gibi beldemizin gelişimi için çok daha farklı şeyler yapabiliriz. Ama hepimizin bildiği gibi bu yıl çok kötü bir yıl oldu. Bizim öncelikle köyü tanıtıp güzelleştirmekten çok ürettiğimiz malların pazarlanması konusunda projeler geliştirmemiz gerekli. Kooperatif kurduk bildiğiniz gibi fakat bu kooperatif sadece kuruluşta kaldı beklenen icraatlar yapılamadı. Bunun nedeni ise gayet belli biz yapıcı değil yıkıcı bir toplumuz. Birileri bir şeyler yapmaya çalışınca nasıl önüne taş koyarız diye düşünüyoruz. Herkesin yararına olacak bu pazar konusuna bir çare bulmazsak her sene 15 kuruşa domates satarız. Sayın başkanım ve Beldenin İleri gelenlerinden ricam bir an önce bu konu üzerinde ne yapacaklarını düşünüp uygulamaya geçsinler yoksa Kumkale Beldesinin ne tarihi zenginliği nede doğal güzellikleri bizi kurtaramaz. Saygılarımla

Tayfun Ürey 12.11.2006 - Hakkari


Tüm Kumkale halkını ve bu tanıtım sayfasında emeği geçen herkesi böyle başarılı bir çalışmaya imza attıkları için kutluyorum.
Beldemiz gerek tarihi arenada, gerekse çiftçilik münasebetiyle Türkiye ekonomisindeki önemli yerinden dolayı bu yurdun göz bebeklerindendir. Fakat tarihi dokunun bu kadar içinde ve turizme son derece uygun doğal güzelliklerimiz olmasına rağmen Çanakkale içinde turizm imkanlarından istifade edemeyen yegane beldeyiz sanırım. Sınırlarımız içerisindeki kıyı şeridinden ve doğal ortamlardan, en azından belde halkının ve bizim gibi başka şehirlerde yaşayan hemşehrilerimizin yararlanabileceği sosyal ortamlar ve mesire yerleri yaratmak çok zor olmasa gerek tabii ki bunlar kısıtlı bir bütçe ile hizmet vermeye çalışan bir belediye için ilk etapta zor olacaktır fakat bu tarz oluşumlar ilk hareketten sonra kendi kendine yetecek şekilde bir finansman yaratabilir.Turistik olarak bütçeye bir katkısı olmasa bile KUMKALE halkının bu gibi ortamları hak etmektedir. Sayın başkanımızın imece ruhunu canlandırarak beldemizin makus talihini değiştirebilecek potansiyele sahip olduğu ortadadır. Başka şehirlerde yaşasak ta yardım edilebilecek her yerde tüm Kumkalelilerin sizlere yardımcı olacağından emin olabilirsiniz.

İrfan BAYAR-İSTANBUL - 14 -10-2006


...Merhaba sayın başkanım başta sizler ve ekibinize bu sayfayı bizlere hazırladığınız için teşekkür ederim.
Ben Mustafa Sevinti şuan Çanakkale'de olmamama rağmen bu site sayesinde sizlere ve tüm beldemiz ile ilgili haberlere ulaşıyorum. gördüğüm kadarıyla sizin sayenizde beldemiz gün geçtikçe gelişiyor sizi olan güveni asla boşa çıkarmayacağınızı biliyordum.
Umarım beldemiz daha güzel günleri sizin sayenizde görür ben. şuan İstanbuldayım eğer beldemize ufak ta olsa bir katkımız olursa ben 24 saat emrinizdeyim.
Görevinizde size ve ekibinize başarılar dilerim.
SAYGILARIMLA
31.08.2006
Mustafa SEVİNTİ - İSTANBUL
Tlf: 0544 277 99 39


...Sayfanın yapımında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.
Kumkalemiz inşallah bunun gibi güzel girişimlerle gerçekten hak ettiği yerlere gelecektir. Yeter ki bizler elimizden geleni fazlasıyla yapalım.Uzun uzun görüşlerimi düşüncelerimi yazacaktım ama benden önce sn YILMAZ YILDIRIM benimkilerle birebir örtüşen fikirlerini bildirmişler. Ona tamamen katılıyorum.
Sevgili başkanımıza , meclis üyelerine , belediyemizin çok muhterem çalışanlarına ve değerli belde halkına çalışmalarında başarılar dilerim. saygılarımla...
herşey KUMKALE için...

12.08.2006
Yücel KALINBACAK
 

yucel17@hotmail.com


 

...Öncelikle Süleyman Başkanıma ve tüm kumkalelilere merhaba, yapımında geç kalınılmış ama iyi yapılmış bir tanıtım olabilir, katkısı olanlara teşekkürler...
Ben aslında Yılmaz abi ile aynı düşünceleri taşıyorum. kumkale bu konularda etrafındaki köylerden beldelerden daha pasif gibi ama potansiyeli kullanamadığımız kanısındayım... tabiki bunun içinde sadece belediyeden icraat beklemek abesttir çünkü geliri gideri belli bir belediye sonuçta ama teşvik tabiki belediyede...ve öncelikle de denizi, sahilleri, limanı kullanmayı başarırsak çok şeyler olabilir.
ayrıca çok rica ediyorum elinde eski fotoğraflar olanlar buradan yayınlasın.
herkese selam
05.08.2006
MURAT BAYAR
 


Değerli Başkanım,
Öncelikle her açıdan çok önemli bir yere sahip beldemizin böyle bir olanakla  tanıtılmış olmasından gurur duydum.
Beldemizin tarihi konumu çok ön planda görünmekte ancak bunun yanında doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleri de var.Özellikle Marmara'da nadir görülebilecek bir plajımız var.
Tam Ç.kale Boğazı'nın Ege Denizi'ne açılımında ve Şehitler Abidesinin karşısında.
Buraya ağaç dikmek veya bir şekilde doğal dokuyu bozmadan sezonluk ikamet için geçici tesisler kurmak lazım.Tabi önce yol ve elektrik getirmek gerek.İlk bakışta zor gibi görünüyor ama sizin bunları gerçekleştirebileceğiniz kanaatindeyim.
Ayrıca beldemizin kültür bakımından eksikliğini gidermek için her yıl domates sezonunda bir şenlik düzenlenmeli ve bu şenliğe sponsor olarak beldemizden bu konuda ticaret yapan firmalardan destek sağlanmalı.
Son olarak beldemizin özellikle Avrupa ülkelerine yakınlığı nedeniyle tarımsal üretiminde ihracata yönelik yaş meyve ve sebze konusunda bilgilendirilmesi ve buna yönelik seminerler verilmesi kanaatindeyim.
Özellikle domates yetiştiriciliğinin sırık sisteminde üretimi bize bu yolu açacaktır diye düşünüyorum. Çünkü oturak domates üretiminin pestisit nedeniyle ihracat şansı yok. Bu konuda çok ciddi kazanımlar olacağından eminim.
Sevgili Başkanım bunlar bizim nacizane önerilerimiz. Doğru işler yapmak, beldemizin doğal zenginliklerine maddi anlamlar kazandırmak maksadıyla. Bunları bir eleştiri olarak görmeyiniz lütfen. Bunları yapabilecek olduğunuzdan dolayı önerdim sizlere.
Bu vesile ile başta sevgili başkanım ve meclis üyeleri olmak üzere tüm belde halkıma saygı selamlar gönderiyorum.
Yeni hasat sezonunda bol, bereketli mahsuller ve iyi kazançlar temenni ediyorum.
Saygı ve sevgilerimle
Yılmaz YILDIRIM
Alaşehir/MANİSA
26.07.2006


...Merhaba sayın başkanım,
Ben, Kumkale köyü eski muhtarlarında rahmetli LÜTFÜ BADIK'ın yani muhtar lütfünün torunu Kadir Badık kumkale ile ilgili yapmış olduğunuz sitenizde tanıtım içeren sayfayı çok beğendim kumkale için sizin daha iyi tanıtımlar yapacağınıza da inanıyorum uzakta olsak ta sizin sayenizde kumkalemizi buradan izlemek takip etmek bizlere büyük keyif veriyor sizin ve çalışma arkadaşlarınızın uzun seneler yapacağınız bu iyi çalışmalarınızda başarılar dilerim saygılar. 11.07.2006
Kadir BADIK - İstanbul


Günaydın sayın başkanımız;
Kumkale batak ovasının resimlerini, Beldemizi ta Almanyalarda net sayfalarında görebilmek çok büyük bir gurur. Ben yıllar önce oradan ayrılmama rağmen Kumkaley'i her zaman tüm güzellikleri ile övmüş ve anlatmışımdır. Türkiye’nin bir cok yeri görüp gezmeme rağmen Kumkale gibisi hiç bir yerde yok dedim.İnsanı ve doğası ile benim Beldem bir bambaşka. Çalışmalarınızda büyük basarılar dilerken böyle haberleri daha fazla görmek umuduyla sizi ve ekibinizi tebrik ederim.Yıllardır oranın özlemi ile yaşarken simdi böyle resimleri görmek çok büyük bir mutluluk Allahtan sizlere ve tüm Belde halkına büyük daha büyük başarılar diliyorum.
Benim Beldem ve orada yaşayan insanlar her şeyin en iyisini hak ediyor.Her şeyin en iyisi en güzeli en yakın zamanda olmalıdır ve de olacaktır.
Saygı ve Selamlarımla
Bremen`den 13.07.2006
Nurten, Nurcan Kutlu


BÖYLE BİR WEB SAYFASININ HAZIRLANMASINDA EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM.
ÇOK SEVDİĞİM KUMKALE'Yİ YAKINDAN TAKİP ETME İMKANIMIZ OLUYOR. SADECE DOMATESİ İLE TANINAN VE BATAKOVASI İLE ANILAN BİR YER DEĞİLDİR KUMKALE.

KUMKALE , BU GÜN GEREKTİĞİ YERDE DEĞİLDİR YETERİ KADAR TANITILAMAMIŞTIR. KUMKALE KONUMU İTİBARI İLE STRATEJİK BİR NOKTADA ÇANAKKALE BOĞAZININ ANADOLU YAKASINDA EGE DENİZİNE ÇIKIŞ NOKTASINDA KURULMUŞ BİR OSMANLI KÖYÜ VE BU İSİMLE ANILAN BİR OSMANLI KALESİNİN İSMİDİR.1915 YILINA KADAR KUMKALE HALKI BU KALENİN İÇİNDE VE ÇEVRESİNDE YERLEŞİK HAYATTA İDİLER.ÇANAKKALE SAVAŞLARI SIRASINDA BOŞALTILAN KÖYE SAVAŞ SONRASI BİR KISIM AİLELER DÖNMÜŞ ANCAK O ZAMANKİ ULAŞIM ŞARTLARI VE SAVAŞTAN DOLAYI YIKILMIŞ KÖYDE VE BURAYA ULAŞIMDA YAŞANAN SIKINTILAR VE ETRAFINDAKİ BATAKLIKLAR NEDENİ İLE KÖY TAMAMEN BOŞALTILMIŞ 1928 YILINDA MASIRLIK MEVKİİNDE MEHMET ÇVŞ TARAFINDAN ÖNCE MASIRLIK SONRA KUMKALE ADIYLA YENİDEN KURULMUŞTUR. SAVAŞ ÖNCESİ OLDUKÇA KÜLTÜREL ZENGİNLİĞE SAHİP OLAN KÖY İNSANININ TAMAMI KUMKALE'YE GERİ DÖNMEMİŞ VE ÜLKEMİZİN ÇEŞİTLİ KESİMLERİNE YERLEŞMİŞLER SADECE YERLİ OLARAK BİRKAÇ HANE ESKİ KUMKALELİ VE SONRAKİ YILLARDA BULGARİSTAN'DAN GÖÇ ETMEK ZORUNDA BIRAKILAN TÜRKLERİN BURAYA YERLEŞTİRİLMESİ İLE KÖY BUGÜNKÜ HALİNE KAVUŞMUŞ VE 1992 YILINDA ÇANAKKALE MERKEZE BAĞLI KUMKALE BELDESİ BELEDİYELİK OLMUŞTUR.TRUVA TARİHİ MİLLİ PARKI SINIRLARI İÇİNDE BULUNAN TEK BELEDİYELİK YER, TÜM DÜNYANIN TANIDIĞI TRUVA ÖREN YERİNE SADECE 1.5 KM MESAFEDE OLMASINA RAĞMEN YETERLİ MİKTARDA YATIRIMI VE İLGİYİ NE YAZIK Kİ GÖREMEMİŞ GİTGİDE UNUTULMUŞ VE ÇEVRESİNDEKİ KÖYLERDEN FARKSIZ BİR KONUMA DÜŞMÜŞ HATTA GERİ KALMIŞTIR.GEREK ANTİK DÖNEMDEN GEREKSE ÇANAKKALE SAVAŞLARINDAN DOLAYI ÖNEMLİ BİR BÖLGEDE YER ALMASINA RAĞMEN KİTAPLARDA VE ANSİKLOPEDİLERDE SADECE BİR İKİ PARAGRAFLA ANLATILMIŞTIR.OYSAKİ ÇANAKKALE BOĞAZI ÇEVRESİNDE TÜRKLERE AİT MEMLEKETİMİZİN TAPUSU DEDİĞİMİZ EN ESKİ TÜRK MEZARLARI BUGÜN HARABE HALİNDEKİ ESKİ KUMKALE MEZARLIĞINDADIR..KİMİ TARİHÇİLERE GÖRE BÜYÜK İSKENDERDE DOĞU SEFERİNE ÇIKARKEN BURASINI KULLANMIŞTIR. ÇANAKKALE SAVAŞLARI SIRASINDA DÜŞMANIN SEDDÜLBAHİR'LE BİRLİKTE İLK ÇIKARMAYI YAPTIĞI VE İLK TÜRK DİRENİŞİ İLE KARŞILAŞTIĞI YERDİR KUMKALE AMA NE YAZIKKİ SADECE BİR KAÇINI YAZDIĞIM KUMKALE İLE İLGİLİ BU TARİHİ TOPRAKLARA GEREKEN İLGİYİ GÖSTEREMİYORUZ. NE YAZIK Kİ KANLARINI HİÇ DÜŞÜNMEDEN BU VATAN İÇİN AKITAN ATALARIMIZIN ANISINA BİR ANIT BİLE YAPAMAMIŞIZ BURADAKİ KUMKALE MUHAREBELERİ SIRASINDA 735 ŞEHİT 500'E YAKIN KAYIP TOPLAMDA 1735 CİVARINDA ZAYİAT VERMİŞİZ AMA NE YAZIKKİ ONLARIN ANISINI YAŞATACAK BİR ANIT VEYA BİR ABİDE BİLE YAPAMAMIŞIZ BU BÖLGEDEKİ TARİHİ KALINTILARADA SAHİP ÇIKMAMIŞIZ KUMKALEYİ TANITAN BU SİTEDE KUMKALE'NİN TARİHİNEDE SAHİP ÇIKILMASI AÇISINDAN BU MESAJI GÖNDERİYORUM.
KUMKALE BELEDİYESİNE BAŞARILAR DİLİYOR TÜM KUMKALELİLERİDE SAYGIYLA SELAMLIYORUM. 13.07.2006
SALİH ŞEN
 

 

BU SAYFAYA MESAJ, DİLEK, HABER ve FOTOĞRAF GÖNDEREBİLİRSİNİZ
info@burasicanakkale.com

BU SAYFADAKİ YAZI VE RESİMLER KOPYALANAMAZ VE İZİNSİZ KULLANILAMAZ

BURASI ÇANAKKALE
TANITIM HİZMETLERİ

info@burasicanakkale.com