|
|
KONUMU:
İdari yönden Çanakkale ili,lapseki ilçesine bağlı
bulunan Çardak; Çanakkale Boğazının Marmara denizi ile
kesiştiği kuzey ucunda bir sahil kasabasıdır.
Güneybatısında lapseki ,doğusunda Biga ilçeleriyle komşu
olup,Gelibolu’nun tam karşısında Çanakkale- Bursa
karayolu üzerinde Çanakkale’ye 37 Km. uzaklıkta 1930
yılından beri Belediye olan son nüfus sayımına göre 3267
nüfusu olan bir beldedir.
Çardak’ın kuruluş tarihine göz attığımızda bugünki
Çardak’ın tarihi eserlerin yapım ve bitiş tarihi olan
1464-1481 tarihleri arasında kurulduğu tahmin
edilmektedir.
TARİHÇE:
Bugünkü Çardak’ın yerli halkı Anadolu Selçuklu Devleti
zamanında Orta Asyadan gelen türkmen , yörük boylarının
bugünkü Çardak’ın doğudan batıya denize paralel uzanan
tepeler üzerinde kurulan Hasköy,Kalkavuz,Çamköyde
yerleştiklerini bu köylere ait mezar kalıntılarından ve
burada yaşayanların yakınlarının ifadelerinden
anlaşılmaktadır.
Anadoluda hüküm süren beylikler döneminde Karesi
oğulları Beyliğine bağlı olan bu köyler Osmanlı
Beyliğinin buralara hakim olmasıyla Çardak’ın kuruluşu
şekillenmeye başlamıştır. Batıya açılma siyaseti
uygulayan Osmanlılar Gazi Süleyman Paşa komutasında
bugünkü Çardak’ın Alem Sultan Sokağında ( Mescit
kalıntılarının olduğu yere ) bir mescit yapar ve otağını
buraya kurar. Halk arasında rivayet edildiğine göre
“Nereye Gidiyorsun? Çağırda’ğa ( Çardak’a ) “ denilerek
bugünkü Çardak’ın ismi belirlenmiş oluyordu.
|
|
Çardak
Alem Sultana ( Bayrak, Alemin Sultanı ) otağını kuran
Gazi Süleyman Paşa geçiş hazırlıklarına başlar.
Donanması olmayan Osmanlı Beyliğinin geçişi sallarla
yapması gerekiyordu. Karesioğulları’nın donanmasını da
ele geçirmiş olan Osmanlılar bu donanmayı güvenlik ve
gizlilik içinde olması nedeniyle kullanmadıkları bir
görüştür. Bugün Salbaş (Baş Sal) diye adlandırılan
mevkii o zamanlar gür ormanlarla kaplı bir arazidir.
Osmanlılar büyük bir gizlilik içinde burada Sal yapımına
girişirler. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra bugün kum
adasının ucundan sallarını denize atarak bugünkü çağdaş
Türkiye Cumhuriyeti’nin de hedefi olan Avrupa
Uygarlığına doğru yola koyulurlar ( 1358 ). Ancak bu
geçişde; tarihin her sahnesinde Türk’ün savaşı şölene
dönüştürme sevdası karşılarına çıkar. Sala almadıkları
Kızıl Deli Sultan denilen gözü kara bir evliya sallar
hareket ettikten sonra eteğine kum alarak başlar
Gelibolu’ya doğru yürümeye her geçtiği yer kum olur.
Bunu gören saldakiler durdurun salları bu ermiş boğazı
kapatacak derler ve Kızıl Deli Sultan’ıda sallarına
alarak Gelibolu Çimpe Kalesini feth ederler. Karşıya ilk
geçen ( Sevinduk adlı ) Osmanlı neferi olmuştur. Bu
salların yapımında ve Gelibolu’ya geçişte komutan
konumunda olan zat daha sonra vefat etmiş ve salların
yapıldığı yere gömülmüştür. Türkler’in Rumeli’ye
geçmeleri ile Avrupa’daki Birliklere destek sağlamak ve
boğaz güvenliğini temin için Osmanlılar Çardak’ta ordu
buluındurmaya başlamışlar ve Gazi Yakup Bey’ide Boğaz
Komutanı olarak buraya atamışlardır.Gazi Yakup Bey
Alemsultan çevresindeki düz araziye Fatih Sultan Mehmet
emriyle Gazi Yakup Bey tarafından 1479’da ( Ekrem Hakkı
AYVERDİ Fatih Devri Mimarisi III ) 1 Kervansaray, 1
Camii, 7 İçme ve kullanma su kuyusu, 1 Hamam, 9 Dersli
Medrese, 2 Beyt ev 1481 yılına kadar tamamlayarak
Ergenekon’dan buyana yükseklerde yaşamayı özgürlüğün
sembolü olarak görmelerinden ve Korsan tehlikelerine
karşı önlem alarak tepelerde kurdukları Çamköy, Hasköy
ve Kalfadız köylerinde yaşayan halkı alt yapısını
kurduğu Çardak’ta iskana zorunlu kılarak Çardak’ı
merkezi yerleşim birimi haline getirmiştir. Gazi Yakup
Bey’in yaptığı eserlerden Camii, Kervansaray ve kuyular
halen ayakta ve hizmet görmektedirler. Çardak’ta vefat
eden Gazi Yakup Bey’in kabri Camii avlusunda aile
efradının mezarlığı belediye hizmet binası yanında
bulunmaktadır.
|
|
ÇARDAK
BELEDİYE BAŞKANI
M. DANIŞ
TANRIÖVER
1958 doğumlu. İlk ve Orta öğretimini Çardak’ta
tamamladı. Gelibolu Endüstri Meslek Lisesi mezunu. 1980
– 1989 yılları arasında büyük bir işletmenin personel
müdürlüğünü yaptı. Çardak Belediyesinde iki dönem meclis
üyeliği ve CHP ilçe teşkilatında yönetim kurulu
üyeliklerinde bulundu. CHP Belde Başkanlığını 1999
yılına kadar sürdürdü. Belde halkının isteği üzerine 18
Nisan 1999 seçimlerinde Belediye Başkanı seçildi. 2004
seçimlerinde 2. dönem tekrar seçilerek görevine devam
etmektedir.. |
YAŞAM:
Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık orta derecede
yapılmaktadır. Bunun yanında beldemizin sahil kasabası
olması nedeniyle balıkçılıkta yapılmakta bu hususta
belde halkına maddi imkanlar sağlamaktadır.
Eğitim durumu ile nüfus olarak iyidir. Halkın % 90’nın
gelir kaynağı çiftçiliktir. Bunun yanında meyvacılık
üretimi olarak şeftalicilik ve elmacılık üretiminde
büyük ölçüde gelişmiştir. Çardak, onumu nedeniyle İlçesi
Lapseki’ye yakınlığı dolayı sanayide gelişme
bulunmamaktadır. Bölge itibarı ile tarıma elverişli
toprakları ile tahıl ürünleri ve meyvecilik ürünleri
üretiminde gelişme arz etmektedir. Sahil beldesi olarak
turizme elverişlidir. Bayramdere Barajının yapımının
gerçekleşmesi ile belde'de yapılmakta olan meyve üretimi
daha da gelişecek ve bunun yanında büyük ölçüde maddi
yönden katkıları olması beklenmektedir...
1351’den
beri “Çardak Er Meydanı”
Çardak Belediyesi tarafından organize edilen Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin
274.’sü hafta sonu gerçekleştirildi. Bu yıl ilk kez Altın Kemer verildi.
Güreşlerde Başpehlivan Ekrem Yavuz oldu.
Ata Sporumuz hafta sonu Çardak’ta idi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı
güreşlerde heyecan doruktaydı. 1999 depremi haricinde 273 kez aralıksız yapılan
güreşler bu yıl da çoşku ve heyecan ile gerçekleştirildi. Çok sayıda eski
Başpehlivan’ın da katılımı ile gerçekleştirilen güreşler öncesinde Tarihi
Kırkpınar Baş Cazgırı Şükrü Kayabaş Olay’a yaptığı açıklamalarında Çardak
Güreşleri’nin tarihi Kırkpınar’dan sonra en büyük er meydanı olduğunu söyleyerek
aslında Kırkpınar’dan 20 yıl daha önce yapılmaya başlandığını ancak düzenli
olmadığı için 274. olarak sayıldığını dile getirdi. Kayabaş açıklamalarında “Ben
43 yıldır Tarihi Kırkpınar Baş Cazgır’ıyım Çardak Tarihi Kırkpınar’ın ardından
en büyük er meydanıdır. İleride Kırkpınar gibi büyük bir organizasyon olacağını
tahmin ediyorum. Aslında tarihsel süreç içinde baktığımızda Çardak Güreşleri ilk
kez 1351 yılında yapılmıştır. Kırkpınar ise 1371 yılında. Yani Çardak Güreşleri
en eski Yağlı Pehlivan Görüşleridir. Ancak sürekli olmadığı için ikinci
durumdadır” dedi. Kayabaş açıklamalarının ardından Er Meydanı’na çıkarak
pehlivanları çağırdı. “Selam olsun Pehlivanlığa gönül verenlere, selam olsun
Çardak Er Meydanı’na koşup gelenlere” ve “Pehlivan pehlivan güreş yapanlara
yardım eder yaradan” manileri ile başlayan Çardak Yağlı Güreşleri ülkenin dört
bir tarafından gelen pehlivanların kıyasıya mücadelesi ile sürdü. Kıran kırana
geçen güreşleri vatandaşlar oldukça dikkatli bir şekilde izlediler. Güreşler
sırasında açıklamalarda bulunan Çardak Belediye Başkanı Daniş Tanrıöver hem
güreşlere hem de panayıra ilişkin görüşlerini belirtti. Tanrıöver Kırkpınar’da
güreşen Başpehlivanların tamamının Çardak’ta güreştiğini ve bu yıl ilk kez Altın
Kemer ödülünün olduğunu söyledi. Tanrıöver açıklamalarında “Bu yıl da
panayırımızı gerçekleştirdik. Panayırımız 22 Ağustos tarihinde başlayıp 26
Ağustos tarihinde son bulur. Panayırın son günü Yağlı Pehlivan Güreşleri
gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de Tarihi Kırkpınar’dan sonra en büyük katılımlı
Yağlı Pehlivan Güreşlerine sahibiz. Bu yıl 274.’sünü gerçekleştirdik.
Kırkpınar’da güreşen pehlivanların tamamı burada güreşmektedir. Ayrıca bu yıl
ilk kez Altın Kemer veriliyor. Üç yıl üst üste Altın Kemer’i alan kişi kemerin
gerçek sahibi oluyor. Katılım açısından oldukça iyiydi. Bundan sonra da daha iyi
bir duruma gelmesini sağlayacağız. Şu anda Çardak ve Lapseki’yi aşmış
durumdadır” dedi. Çardak Belediyesi 274. Yağlı Pehlivan Güreşleri sonunda
Başpehlivan Ekrem Yavuz olurken Gökhan Arıcı 2. Nail kurt 3. oldu. |
GELENEKSEL ÇARDAK YAĞLI
GÜREŞLERİ
BU
SAYFAYA MESAJ, DİLEK, HABER ve FOTOĞRAF GÖNDEREBİLİRSİNİZ
info@burasicanakkale.com


|
...BU
SAYFAYA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ... |
|