BURASI ÇANAKKALE


 

ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ ( 18 Mart 1915 )
Birinci Dünya Savaşı’ndaki cephelerden birini oluşturan Çanakkale Cephesi, Türk tarihinde ayrı bir öneme sahiptir. Bu cephe İtilaf devletlerinin Batı Cephesi’nde yaşadıkları çıkmazı gidermek, İstanbul’a ulaşmak ve Rusya’ya destek göndermek gibi hususlar dikkate alınarak açılmıştır.

İtilaf donanmasının amacı, Çanakkale (Çimenlik) ve Kilitbahir tabyalarıyla, mayın bölgesini savunan sabit ve seyyar bataryaları susturmak, mayınları tarayarak 800 metre genişliğinde serbest bir geçit açtıktan sonra Marmara’ya girmekti. Bu amaç doğrultusunda 3 Kasım 1914’te başlattığı bombardımanı 18 Mart 1915’e kadar birkaç kez tekrarladı. Bu bombardımanlarda methal (giriş) bataryaları tamamen susturmakla birlikte istenilen başarı elde edilemedi.

İtilaf donanmasının 18 Mart 1915’te başlattığı bombardıman hem İtilaf devletleri hem de Türk ordusu için dönüm noktası oldu. 18 Mart günkü bombardımanda merkez grubundaki bütün tabyalar yoğun ateş altına alındı. Buna rağmen bu tabyalardan açılan ateşler İtilaf donanması üzerinde etkili oldu. Anadolu Hamidiye Tabyası tarafından ateş altına alınan Bouvet gemisi çok kısa sürede battı. Geminin batmasında Nusret Mayın gemisinin 8 Mart 1915’te döktüğü mayınların büyük etkisi görüldü.

Daha sonra Irresistable gemisi isabet alarak akıntıyla önce Karanlık Liman ve sonra Dardanos Bataryası doğrultusunda sürüklendi. Saat 19.30’da battı. Irresistable’ın yanına gelmekte olan Ocean da isabet aldı, akıntıyla Morto Körfezi’ne girdi ve saat 22.30’da battı. Inflexible, Suffren ve Gaulois savaş gemileri de ağır yara aldı.

Bu durum karşısında Birleşik Filo Komutanı, gemilerine Bozcaada’ya çekilme emri verdi.

Yaklaşık yedi saat devam eden şiddetli muharebe sırasında İtilaf devletleri donanması Türk mevzilerine tonlarca mermi yağdırmıştır. Bu kadar yoğun bir ateşe rağmen Türk ordusunun zayiatı 24 şehit, 43 yaralıdır. Dört ağır top harap olmuş, üç top hasara uğramış bir cephanelik infilak etmiştir. İtilaf devletlerine ait donanmada ise, üç muharebe gemisi (Bouvet, Irresistable, Ocean) batmış, iki muharebe gemisi bir muharebe kruvazörü de (Inflexible, Gaulois, Suffren) ağır hasara uğramıştır. İnsan zayiatı çoğu ölü olmak üzere 800 kişiyi bulmuştur.

Deniz harekâtı, Birleşik Filonun savaş gücünün üçte birini yitirdiği ağır bir yenilgiyle son bulmuş; ancak bu yenilgi Çanakkale Cephesi’nin tamamen kapanmasına yol açmamıştır. İtilaf devletleri kara gücünün de dahil edildiği yeni bir taarruz hazırlığı içine girmiştir.

18 Mart Deniz Zaferi, Türk askeri için 25 Nisan 1915’te başlayan kara muharebelerinde büyük bir moral kaynağı olmuş, bu ruhla yapılan savaşta İtilaf güçleri tamamen Çanakkale Cephesi’nden atılmıştır.

18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ ANMA VE

ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ’NİN

93. YILDÖNÜMÜ

 

TÜM ETKİNLİKLER

 



 

ERDOĞAN: '' TARİHE YENİ BİR ALTIN SAYFA YAZMAK İSTİYORUZ''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tarihe, çok büyük sıkıntıların ardından aydınlığa çıkarak yeni bir altın sayfa yazmak istediklerini söyledi.
Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 93. yıl dönümü dolayısıyla 18 Mart Stadında düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Çanakkale'nin bir sembol şehir, hürriyet ve istiklal meşalesi olduğunu dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, kökleri asırlar öncesine uzanan bir çok medeniyetler kurmuş, birçok zaferler kazanmış, bununla beraber tarih yolculuğu boyunca büyük zorluklar, büyük badireler atlatarak bugünlere gelmiş bir milletin ahvali olduklarını kaydetti.

"Şanlı tarihimizden dersler çıkarmaya milletimizin yaşadığı medeniyet tecrübelerinden ibretler almaya bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çünkü çok büyük sıkıntıların ardından aydınlığa çıkarak yeni bir altın sayfa yazmak istiyoruz tarihe... Bu fırsatı yakalamış durumdayız. Türkiye, tarihine ve büyüklüğüne yakışır bir başarılarla dünyanın zirvesinde yer almaya bugün her zaman olduğundan daha yakın bir konumdadır. Bu fırsatı kaçırmamakta, bu milleti fazlasıyla hak ettiği aydınlık yarınlara ulaştırmakta kararlıyız.

Önümüze çıkacak her zorluğu aşmak, bu topraklar için canlarını veren aziz şehitlerimizden aldığımız emaneti dünyanın zirvelerine taşımak için kararlı ve azimliyiz. Hepimize düşen görev ülkemizi bir daha asla karanlıkların kucağına ve felaketlerin eşiğine düşürmeyecek sağlam temeller üzerinde yükseltmek, tesis ettiğimiz güven ve istikrar ortamını korumak olmalıdır."

"Canla başla mücadele ediyoruz"

Bugün dünyanın birçok yerinden savaşların, çatışmaların bulunduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, "Ancak bugün asıl ayakta kalma mücadelesi cephelerde değil, ekonomide, sanayide, üretimde, rekabette, bilimde, teknolojide veriliyor. Bu gerçeği iyi bilmek, milletimizin geleceğe yolculuğunu bu gerçeğin ışığında şekillendirmek mecburiyetindeyiz" dedi.

Türkiye'nin, doğru istikamette, kuruluş ideallerine uygun olarak yol aldığını belirten Erdoğan, "Cumhuriyetimizin banisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün koyduğu muasır medeniyetler seviyesine çıkma hedefine ulaşmak için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu.

 

'Türkiye Cumhuriyeti Atatürk'ün hedeflerine ulaşacak'
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çanakkale'de binlerce şehit verilerek yapılan mücadelenin, Türk milletinin mukaddes vatanına, şehitlerinin ve gazilerinin emanetine sonsuza kadar sahip çıkacağının göstergesi olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin sahipliğinde sonsuza kadar yükselecek, Atatürk'ün gösterdiği hedeflere ulaşacaktır" dedi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 93. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Gül, mesajında, Türk milletinin, tarih boyunca hür ve müstakil yaşamayı bir hayat felsefesi olarak benimsediğini, bu nedenle hiçbir gücün Türk milletini esaret altına alamadığını ifade etti.

Türk milletinin bağımsız ve özgür yaşama kararlılığı, birlikte yaşama iradesi, vatan ve bayrak sevgisinin, varlığına yönelen tüm tehditleri yok ettiğini vurgulayan Gül, Türk milletinin onuruyla bir destan yazdığı Çanakkale'de bunu bir kez daha ispatladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül, mesajında şunları kaydetti:

"Çanakkale Zaferi, tarihe sığmayan, hepimize büyük gurur veren bir destandır. Türk milleti Çanakkale'de kanıyla, canıyla, şerefiyle tarihin akışını değiştirmiştir.

Milletimizin inancından, ruhundan ve vatan mücadelesinden doğan Çanakkale Zaferi, yalnız tarihe değil milletimizin gönlüne de yazılmıştır.

18 Mart 1915 tarihinde inanılmaz bir başarının elde edildiği Çanakkale Deniz Zaferi, Türk ve dünya tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Türk milleti böylelikle, Çanakkale'nin geçilmeyeceğini tüm dünyaya güçlü şekilde ilan etmiştir.

Çanakkale'de binlerce şehit verilerek yapılan mücadele, Türk milletinin mukaddes vatanına, şehitlerinin ve gazilerinin emanetine sonsuza kadar sahip çıkacağının göstergesidir.

Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin sahipliğinde sonsuza kadar yükselecek, Atatürk'ün gösterdiği hedeflere ulaşacaktır.

Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferinin yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle yad ederken, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum."
 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türk milletinin, imkansızlıklarla karşılaşsa dahi bağımsızlığından hiçbir dönem vazgeçmediğini belirterek, "Tarihimizdeki zaferler, vatan ve bağımsızlık söz konusu olunca milletimizin önünde hiç bir gücün duramayacağının ispatıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 93. yıl dönümü dolayısıyla Şehitler Abidesi'nde düzenlenen törende bir konuşma yaptı.

"Çanakkale, vatanı için ölümü seve seve göze alanların destanıdır" diyen Gül, Çanakkale'de ülkenin her köşesinden şehit yattığını belirtti. Mukaddes vatan inancının, bu insanları Çanakkale'de bir araya getirdiğini anlatan Gül, "Çanakkale aslında milletin bağrıdır. Çanakkale aynı zamanda farklı ülkelerden insanların yan yana yattığı bir barış anıtıdır. Dün savaşın cephesi olan Çanakkale bugün barış ve dostluğu hatırlatan barış abidesidir" diye konuştu.

Şehit ve gazilerin, bağımsızlığın simgesi olduğunu dile getiren Gül, "Milletimiz mukaddes vatanın korunması için canlarını ortaya koyan şehit ve gazilerini hiçbir zaman unutmayacak" dedi.

Şehitlik Özel Defteri'ni de imzalayan Gül, şehitliği ziyaret ederek, kabirlere karanfil bıraktı.


Çanakkale Zaferi çok önemli bir kilometre taşıdır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Zaferi'nin, Kurtuluş Savaşı'na ve nihayetinde Cumhuriyet'in kuruluşuna giden yolda da çok önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, "Çanakkale ruhu göstermiştir ki dünyada bu milletin var oluş iradesini kıracak hiç bir güç yoktur. Çanakkale'de ortaya konulan bu sarsılmaz vatan sevgisi, bu millet olma bilinci en büyük zenginliğimiz, en büyük gücümüzdür" dedi.
Erdoğan, Çanakkale Zaferi'nin 93. yıl dönümü dolayasıyla yayınladığı mesajda, "Çanakkale Zaferi'nin bir milletin bütün yokluk ve imkansızlıklara rağmen, yüksek bir ruh ve ahlakla nasıl canı pahasına vatan topraklarını düşman işgalinden koruduğunu göstermesi bakımından insanlık tarihi içinde çok özel bir yere sahip olduğunu" belirtti.

Çanakkale Zaferi'nin, tarihin eşine az rastlanır en büyük kahramanlık destanlarından biri olduğunu ifade eden Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

"Çanakkale Zaferi, Kurtuluş Savaşı'na ve nihayetinde Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda da çok önemli bir kilometre taşıdır.

Vatan topraklarının dört bir yanından gelerek Çanakkale'de işgal kuvvetlerine geçit vermeyen kahramanlar, bizim bugün millet olarak sahip olduğumuz birlik ve beraberliğin ne kadar sağlam temeller üzerine oturduğunu bütün dünyaya en gür sesle ilan etmiştir.

Çanakkale ruhu göstermiştir ki dünyada bu milletin var oluş iradesini kıracak hiç bir güç yoktur. Çanakkale'de ortaya konulan bu sarsılmaz vatan sevgisi, bu millet olma bilinci en büyük zenginliğimiz, en büyük gücümüzdür.

İnanıyorum ki o yüksek ruh, o millet olma şuuru, o vatan sevgisi bu topraklar üzerinde ebediyen var olacaktır."

Türk milletinin tarihin zorlu sınavlarından geçerek bugünlere geldiğine dikkati çeken Erdoğan Erdoğan, mesajında daha sonra şu hususlara yer verdi:

"Millet olarak yokluklar içindeyken bile 'Çanakkale Geçilmez' dedirten sağlam bir inancın, sarsılmaz bir ruhun mirasçılarıyız.

Aydınlık geleceğimizin teminatı dün olduğu gibi işte bu ruhtur, bu inançtır.

Çanakkale Zaferi, sadece geçmişimizin bir aziz hatırası olarak değil, geleceğe yürüyüşümüzün en güçlü ilham kaynaklarından biri olarak da milletimizin hissiyatında son derece önemli bir yere sahiptir.

Milletçe şehitlerimizin bize bıraktığı mukaddes emaneti, her geçen gün aynı şuur ve inançla daha da yükseklere taşımakta kararlıyız.

Çanakkale'de yazılan kahramanlık destanı, eşsiz bir zaferin yanında Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir komutan ve lideri ortaya çıkarmıştır.

Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi, temel ilke ve nitelikleriyle geleceğe, dünya milletleri arasında hak ettiği konuma taşımak için mücadele verirken, bizi millet yapan yüksek değerleri canlı tutmalı daima yüceltmeliyiz."
 

Orgeneral Büyükanıt'ın "Şehitleri Anma Günü" mesajı
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, "Aziz şehitlerimizin sergilediği kahramanlıklar, Türkiye Cumhuriyeti'ne ve onun vazgeçilmez dinamiği olan Atatürk ilke ve devrimlerine yönelecek her türlü tehditle mücadelede bizlere ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Bu konudaki güç kaynağımız da Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün tüm olumsuzluklar karşısında gösterdiği tarihsel duruşudur" dedi.
Orgeneral Büyükanıt, 18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, bugünün, 93 yıl önce kazanılan zaferle başlayıp Cumhuriyet'le taçlandırılan eşsiz mücadelelerde taşıdıkları yüksek ruhla yüce Türk ulusunun bağımsızlığı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğünü koruma uğruna şehit olan vatan evlatlarının günü olduğunu belirtti.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, mesajında şunları kaydetti:

"Çanakkale Zaferi, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türk ulusunun lideri olarak tarih sahnesine çıkışını sağlaması bakımından da ayrı bir değere sahiptir. Sonuçları bakımından etkileri yurt dışına taşan bu büyük mücadelede elde edilen zafer, yeni bir dönemin de kapısını aralamıştır. Şanlı tarihi boyunca bağımsızlığıyla insanlığa örnek olmuş Türk ulusu, Yüce Önderi'nin rehberliğinde, aralanan bu kapıdan geçerek bağımsız ve çağdaş devlet kurmasını bilmiştir. Kanı ve canı pahasına kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni ve onu ayakta tutan değerleri korumak adına hiçbir fedakarlıktan kaçınmamıştır.

Yurt ve ulus sevgisi ile dolu yüreği, çelikleşmiş bir azim ve iradeye dayanan üstün bir disiplin anlayışı, dosta güven düşmana korku veren gücü ve kalbinde yaşattığı vatan, millet ve bayrak sevgisiyle görevi başında hazır bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, kendilerine duyulan güvene layık olduklarını en açık şekilde ortaya koymaktadırlar.

Aziz şehitlerimizin sergilediği kahramanlıklar, Türkiye Cumhuriyeti'ne ve onun vazgeçilmez dinamiği olan Atatürk ilke ve devrimlerine yönelecek her türlü tehditle mücadelede bizlere ilham kaynağı olmaya devam edecektir.

Bu konudaki güç kaynağımız da Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün tüm olumsuzluklar karşısında gösterdiği tarihsel duruşudur.

Bu duygu ve düşüncelerle, bugünlere ulaşmamızı sağlayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, gözlerini kırpmadan asil kanlarını bu topraklara akıtarak sonsuz mutluluğa ulaşan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anar, tarihi boyunca ordusuna her zaman destek olan yüce Türk ulusuna şükranlarımı sunarım."

BELEDİYE BAŞKANI ÜLGÜR GÖKHAN‘IN 18 MART DENZİ ZAFERİ KUTLAMA MESAJI

93 yıl önce bugün yaşadığımız büyük deniz zaferi, dünyayı derinden etkileyen destansı kara savaşlarının başlangıcı da olmuş; 14 ay 6 gün süren Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları dünya tarihini değiştirmiştir. 20. yüzyılın en önemli bağımsızlık mücadelesini Kurtuluş Savaşı ile gerçekleştiren Türk Ulusunun, milli mücadele ruhu bu topraklarda doğmuş, Mustafa Kemal’in askeri dehası ve Türk insanının eşsiz cesareti bu savaşlarda doruğa çıkmış, bu bağımsızlık mücadelesi ve ulus bilinci mazlum uluslara da örnek olmuştur.

Bize inançları ve bilgileri doğrultusunda ışık tutarak mücadele bilincini aşılayan, Türkiye Cumhuriyetini kuran Ulu Önder Atatürk'ü ve tüm şehitlerimizi rahmet,gazilerimizi saygıyla anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

Ülgür GÖKHAN

Belediye Başkanı

 

 

 

 

 

 


Emine Erdoğan'ın gözyaşları
Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan, Şehitler Abidesi'nde gözyaşlarını tutamadı.
18 Mart Çanakkale Şehitleri Günü tarihi Gelibolu Yarımadası'nda AKP’nin gövde gösterisine dönüştü. Ülkenin farklı yerlerinden gelen yüzlerce araç ve binlerce kişi, şehitler abidesinde toplandı.

Emine Erdoğan şehitler abidesinde gözyaşlarını tutamadı. 59 bin 408 Çanakkale şehidinin bulunduğu sembolik abidede beraberindeki şehit aileleriyle birlikte dua okudu bir ara gözyaşlarına boğulan Emine hanım 94 yaşındaki şehit kızı Zeynep Benli’ye sarılarak duygularını ifade etti.

Ardından beraberindeki Avustralya, İngiltere ve Yeni Zellanda’dan gelen askerlerin torunlarıyla birlikte 7 tane zeytin ağacı dikti.

 

 

BELEDİYE BAŞKANI SAYIN ÜLGÜR GÖKHAN'IN 18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ
VE DENİZ ZAFERİ KUTLAMA PROGRAMI KONUŞMASI

Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın Bakanlar, Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanım, Sayın Valim, Sayın Milletvekillerimiz, Değerli Konuklar, Sevgili Çanakkaleliler,

18 Mart Şehitler Gününü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 93. yılını anmak için bir aradayız. Barışın Kenti Çanakkale’ye hoş geldiniz.

93 yıl önce bugün yaşadığımız büyük deniz zaferi, dünyayı derinden etkileyen destansı kara savaşlarının da başlangıcı olmuş; tarihin akışını değiştirmiştir. 20. yüzyılın en önemli bağımsızlık mücadelesini kurtuluş savaşı ile gerçekleştiren Türk Ulusunun milli mücadele ruhu bu topraklarda doğmuş, Mustafa Kemal’in askeri dehası ve insanımızın eşsiz cesareti bu savaşlarda doruğa çıkmış, bu bağımsızlık mücadelesi ve ulus bilinci mazlum uluslara da örnek olmuştur. Çanakkale Savaşları bugün de Türk ulusu olarak kendi adımıza, dünya uluslarının da kendi adlarına çıkaracakları derslerle doludur. Çanakkale Savaşlarında savaşan ulusların değerlendirmeleri ortaktır. Bu ortak değerler, ulus olma bilinci, bağımsızlık mücadelesi ve emperyalizme karşı mücadeledir.

Çanakkale Savaşları, dünya siyasetinin değişiminde beklenmedik şekilde etkili olmuş, sonuçları bugünün siyasetine de damgasını vurmuştur. Osmanlıyı parçalayarak savaş dışı bırakmayı hedefleyen itilaf devletleri, Çanakkale’yi denizden Karadeniz’e geçerek zor durumdaki Çarlık Rusya’sına destek olmayı hedefliyorlardı. İtilaf devletlerinin Rusya’ya ulaşamaması, Ekim Devriminin başarı kazanmasına katkı sağladı. O güne kadar birer sömürge devleti olan Yeni Zelanda, Avustralya ve birçok 3. dünya ülkesi ulusal bilinçlerine kavuşarak bağımsızlık sürecine, devlet olma sürecine girdiler. Bu boyutlarıyla Çanakkale, bir devrin bitip, başka bir devrin başladığı yerdir. İşte bunun için ve bu topraklarda doğan ortak değerler nedeniyle taraflar, 93 yıl sonra bile bu savaşı birbirlerine saygı göstererek anmaktadırlar.

Tarih, bugüne nasıl ulaştığımızı gösteren ve geleceğimizi aydınlatan bir meşaledir. 5 bin yıl önce mitlerin yarattığı tanrılar nasıl ki boğazın geçilmesine izin vermediyse, yüreği inanç ve bağımsızlık ruhu ile çarpan Ulu Önder Atatürk, silah arkadaşları ve şehitlerimiz emperyalist güçlerin boğazı geçmelerine izin vermeyerek, Çanakkale’nin geçilmezliğini tüm dünyaya bir kez daha kanıtladı. “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Yüce Önder Atatürk’ün ve şehitlerimizin bağımsızlık mücadelesi bugünümüze örnek olmalıdır. Bugün, çevremizde ve dünyamızda gelişen olaylar, 93 yıl önce emperyalizme karşı Mustafa Kemal önderliğinde ki mücadelemizin haklılığını sergilemektedir. Çok iyi bilinmelidir ki; ‘Çanakkale’yi Geçilmez’ yapan, özgürlük ve bağımsızlık ruhudur. Günümüzde bizlere düşen görev; bağımsızlık ve özgürlük ruhunu aynı heyecan ve duyarlılıkla yaşatmak, Laik-demokratik Cumhuriyet’e, toprak bütünlüğüne ve sosyal hukuk devletine her zamankinden daha çok önem vermek, savunmak ve korumaktır. Kutuplaşmaların yaşanmadığı, insanlarımızın Türk-Kürt, Alevi-Sünni, dinci-laik diye ayrılmadığı ve bölünmediği demokratik bir ülkeyi yaşatmak ve gelecekte de aydınlık Türkiye’yi hedeflemek, bugün, Çanakkale Savaşlarında şehitlerimizin canlarıyla ödedikleri mücadeleyi doğru algıladığımızın da göstergesi olacaktır. Her birimizin farklı bakış açısı düşünüş, inanç dünyası olmakla birlikte ortak bir hedefi var; daha iyi yaşamak, çocuklarımıza daha iyi yaşam koşulları bırakmak... Ama önce düşüncelerin özgür olduğu bir gelecek bırakmak hepimizin sorumluluğudur.

Değerli konuklar,

Tarihe nasıl ve nereden baktığımız da çok önemli. Farklı uluslar, farklı anlayışlar, tarihsel olaylara farklı açılardan bakarak değişik sonuçlar elde edebilirler. Ama herkesin ortak olduğu bir anlayışı Çanakkale savaşlarına bakarak yüksek sesle söyleyebiliriz: Savaş hiçbir zaman çözüm değildir. Tarihe iki büyük savaşıyla tanıklık emiş bu topraklar artık barışı çağırıyor. O zaman hedefimiz tek şey olmalı; o da BARIŞ, BARIŞ ve BARIŞ’’ olmalıdır.

Çanakkale’den tek yürek olarak söyleyeceğimiz bu anlamlı sözcüğü, barış sözcüğünü güzel bir slogan, sadece savaş karşıtı bir özlem olarak değil; yapabileceğimiz, yaşatabileceğimiz bir barış olarak dile getirmeliyiz. İlk olarak barışı bu coğrafya için yaşama geçirmeliyiz

Dünyada barışı yaratacak olan, insanlık değerlerini yücelten sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Halkların türkülerini yaratanlar, dünyayı yönetenlerden ve kanunları yapanlardan daha güçlüdür. Kültürler birbirlerini çoğaltmalı ve zenginleştirmeliler. Etnik, kültürel, sosyal ve dinsel temellere dayanan farklılıklarımız zenginliğimizdir. Çanakkale’de bu kültür zenginliğinde bir türkü yaratıldı… Çanakkale’de bir destan yazıldı… Bu destanı yazanlar Türk, Kürt, Musevi, Alevi, Sünni, Çerkez, Boşnak etnik grubu ne olursa olsun, dini ne olursa olsun bu topraklarda yaşayan kendini bu ülkenin insanı kabul edenlerdir. Tüm yurttaşlarımız, Çanakkale Savaşlarında Türk Ulusu olarak emperyalizme karşı özgürlük ve onur mücadelesi vermişlerdir. Bu ülkenin her yerinden gelen farklı etnik gruba ait şehitlerimizin, gazilerimizin Çanakkale’de verdikleri mücadelede ki bütünlük, savaştan sonraki barış sürecinde de bir güç birliği olarak örnek oluşturmalıdır. Özgür, bağımsız bir toplum olarak yaşama hedefi için; için bu uğurda canlarını ve kanlarını veren şehit ve gazilerimizi bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyorum. Ancak, bugün yine emperyalist bir girdap bu kez bizi kendi kendimize düşman yaparak, bizi birbirimize kırdırarak türlü çıkarlar elde etmektedirler. Çanakkale Deniz ve Kara Savaşları 14 ay 6 gün sürdü, Birinci Dünya Savaşı 4 yıl, İkinci Dünya Savaşı 6 yıl sürdü. Güneydoğu’da ise 25 yıldır bir yaramız kanıyor. Bu savaş oyunları her gün bir ocak söndürüyor. Farklılıklara karşı hoşgörü ile, farklı kültürlere saygı ile, empati ile yaklaşarak, barış kültürünü oluşturmamız gereklidir. Çocuklarımıza yaşadığımız coğrafyadaki kültür çeşitliliğini zenginlik olarak vermeliyiz. Hoyratça tüketmenin zenginlik olmadığını anlatmalıyız. Çünkü ülkemizin kutuplaşmaya ve lükse ayıracak bir kültürel önceliği yoktur. Yalnızca 18 Martlarda şehitlerimizi ziyaretlerimizde gözyaşı dökerek değil, bizler mücadelelerinin karşılığını onlara layık olarak yerine getirmeliyiz. Önemli olan şehitlerimizin bizim için gözyaşı dökmemeleridir. İnsanlarımızın yaşam koşullarını iyileştirerek, şehitlerimizin gelecek kuşaklara bağımsız, sağlıklı bir gelecek için ve bu topraklar için canlarını verdiklerini unutmamalıyız. Şehit ve gazilerimizin mücadeleleri, ulusal bağımsızlığı, devrimci ve ilerici bir dünya görüşünü ülkemizde egemen kılmak adınadır. Onların bizim üzerimizde, bu topraklarda yaşayan herkesin üzerinde hakları vardır. 20. yüzyılın en büyük devlet adamı Mustafa Kemal’in önderliğinde bağımsızlığını kazanan, Cumhuriyeti kuran Türk Ulusu, gerçekleştirdiği devrimlerle çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı temel hedefi olarak belirlemiştir. Atatürk’ün ‘yurtta barış, dünyada barış’ sözünü ilke edinerek, kendimizle, komşularımızla ve çevremizle barış içerisinde yaşamak, tarihten aldığımız bir öğretidir.

Değerli Katılımcılar,

Hoşgörüsünü yitirmeden haklı olduğu konuda cesaretle direnen, ulusal bütünlüğünü göstererek emperyalizme 93 yıl önce dersini veren bu ülkenin kurucularının, bizler de bugün aynı heyecan ve bağlılıkla izinde olduğumuzu ifade ediyor, onların çocukları olmaktan kıvanç duyuyoruz.

Bize inançları ve bilgileri doğrultusunda ışık tutarak mücadele bilincini aşılayan, bağımsızlık kıvılcımını ateşleyen tüm şehitlerimizi ve Ulu Önder Atatürk'ü saygıyla anıyorum. Bağımsızlık mücadelesi ve bu vatanın bölünmez bütünlüğü için güneydoğuda, şehit verdiğimiz çocuklarımızı, Kıbrıs’ta ve ülke savunmasında; kara, deniz hava kuvvetleri mensubu, jandarma ve emniyet gücü mensubu, dışişleri mensubu olarak vatan için canını veren şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi saygıyla anıyor ve anıları önünde eğiliyorum.

Şehrimize teşrifleriyle bu anlamlı günümüzü burada bizimle paylaşarak onurlandıran, Başbakanımız Sayın Recep Tayip ERDOĞAN, Sayın Bakanlarımız, Milletvekillerimiz ve Komutanlarımız olmak üzere tüm konuklarımıza Çanakkale Halkı adına şükranlarımı sunuyorum.

Sevgi ve saygılarımla…

 

Şehitler Abidesi'nin altına kültür merkezi kurulacak
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çanakkale Şehitler Abidesi'nin altındaki 2 dönümlük alana müze ve kültür merkezi kurmak için çalışma başlattı. Bakan Ertuğrul Günay, hazırlanan maketi, bugün şehirdeki kutlamalar sırasında Başbakan Tayyip Erdoğan'a sunacak.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Çanakkale Şehitler Abidesi'nin altındaki 2 dönümlük alanda müze ve kültür merkezi oluşturmak amacıyla bir çalışma başlatıldığını söyledi. Ertuğrul Günay, proje çalışmaları kapsamında hazırlanan maketin, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 93. yıldönümü etkinliklerine katılmak üzere kente gelecek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kendisi tarafından sunulacağını belirterek, "Müzede görülebilecek, duyulabilecek, birkaç boyutlu, derinliği olan sunum yapılacak. Hem birtakım objeler hem de film düzeni içinde bir görsellik sergilenecek." dedi. Başbakan Erdoğan'ın onayının alınması halinde hem göze, hem kulağa hitap edecek farklı bir müze konsepti gerçekleştireceklerini dile getiren Bakan Günay, önümüzdeki yıl Çanakkale'ye geldiklerinde yeni müzenin açılışını yapmayı planladıklarını bildirdi.