|
ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 93. YIL DÖNÜMÜ
(24.04.2008) |
Çanakkale Savaşları'nın 93. yıl dönümü dolayısıyla
Gelibolu Yarımadası'nda Şehitler Abidesi'nde
uluslararası tören düzenlendi.
2. Kolordu Komutanlığının ev sahipliğinde yapılan
törene, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Yeni Zelanda
Dışişleri Bakanı Winstons Peters, Avustralya Savunma
Bakanı Joel Fitzgibbon, Yeni Zellanda Hava Kuvvetleri
Komutanı Tümgeneral Graham Lintott, Avusturalya Hava
Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Geoff Shepherd, İngiltere
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Jonathan Band,
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, TSK 1. Ordu Komutanı
Orgeneral İsmail Koçman ile savaşa katılan diğer
ülkelerin temsilcileri katıldı.
Çanakkale
Şehitler Anıtı'na Türkiye, Yeni Zelanda, Avustralya,
İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya, Hindistan, Güney
Afrika, İrlanda, Pakistan ve Bangladeş adına çelenkler
konulduktan sonra, saygı duruşunda bulunuldu. Bu sırada,
bir manga tarafından üç el saygı atışı yapıldı.
Ülkelerin
milli marşlarının çalındığı ve bayraklarının göndere
çekildiği törende, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) adına
konuşan Hava Savunma Binbaşı Bilgin Demir, Türk ulusunun
hayatları pahasına ödediği bedelin, yeniden doğuşun
mihenk taşı Çanakkale olduğunu söyledi.
93 yıl
önce zamanın en güçlü donanmasına sahip itilaf
güçlerinin, Osmanlının şah damarına, Çanakkale Boğazını
denizden geçmeye çalıştıklarını belirten Demir, "ancak
Türk'ün iman dolu göğsünde parçalanan donanma toplarının
mermilerinin zerre kadar Mehmetçiğin cesaretini
kıramadığını ve itilaf devletlerini başka çareler
aramaya zorladığını" hatırlattı.
Demir, bu
çareyi yarımadayı karadan ele geçirmekte bulan itilaf
devletlerinin 25 Nisan 1915 sabahı çelikten bir zırha
bürünmüşcesine bu topraklara sahip olmak için Gelibolu
kıyılarına çıktıklarını ifade etti. Çanakkale
savaşlarının dünyanın hiç bir yerinde görülmemiş ve
görülmeyecek bir istisna savaş olduğunu söyleyen Demir,
"Mustafa Kemal önderliğinde direnişe ve ardından tam
bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanacak
yolda atılan acılı, fakat umut dolu, kararlı bir adımdı,
efsanevi bir direniş mücadelesiydi Çanakkale. İş süngüye
dayanınca, artık donanma toplarının, bol paranın
hükmünün kalmadığı, savaşın eşit şartlarda oynandığı bir
destandı Çanakkale. Yoksulluğun zirvesinde teknolojiye
kafa tutan, üzerine yağan mermi sağanağına aldırmadan
ölüme koşan, varını yoğunu ortaya koyan yiğitlerin
destanı... İşte cesaretin bu şekilde anıtlaştığı, vatan
savunması azminin bayraklaştığı Çanakkale savaşı, millet
olarak öz güvenimizi kazandırmış Anzakların ise ulus
bilincini filizlendirmiştir. Savaş canavarı Gelibolu
topraklarında çok çabalamış fakat güzelliği, iyiliği,
dostluğu, insan sevgisini yok edememiş, bu savaşın
tarihe 'Centilmenler savaşı' olarak geçmesini
engelleyememiştir. Ve nihayetinde hiç bir devletin, hiç
bir ordunun, hiç bir silahın, vatan sevgisinden ve mili
onurdan daha güçlü olmadığını, olamayacağını öğretmiştir
Çanakkale savaşı" dedi.
Demir,
bir savaşta kazanılabilecek en büyük ganimetin barış
olduğunu anlatarak, bu ganimetin bu topraklarda savaşmış
ulusların çocuklarına olduğu kadar hiç bir ulusun
evladına nasip olmadığını ifade ederek, konuşmasını
şöyle tamamladı:
"Ey
üstüne çöken kör karanlıkları kendi küllerinden
yarattığı alevlerle aydınlatan aziz Türk şehitleri!
Vatan savunması uğrunda akıttığınız kanlar, bizlere
bugünleri sağlamıştır. Ruhlarınızın yüceliği bir ulusun
dirilişine şahitlik etmiş, ve geriye büyük bir destan
bırakmıştır. Rahat uyuyunuz ve emin olunuz ki bizler,
sizlerin sağladığı dostluk ortamını her gün geliştirecek
ve dünya barışına katkı sağlamaya devam edeceğiz."
"Düşmanken dost olan ulusların savaşı"
Ülkelerin
milli marşlarının çalındığı ve bayraklarının göndere
çekildiği törende, Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşan
Hava Savunma Binbaşı Bilgin Demir, Türk ulusunun
hayatları pahasına ödediği bedelin, yeniden doğuşun
mihenk taşı Çanakkale olduğunu söyledi.
Demir,
Çanakkale'nin, "gündüz birbirlerine kurşun sıkıp, gece
kıt aşları ile mataralarındaki suyun son damlasını
paylaşan, karışılıklı siperlerden yiyecek değiş tokuş
eden, yaralı düşman askerlerini sırtlayıp karşı cepheye
taşıyan, yaralıya, hastaya kurşun sıkmayan,
kaybettikleri arkadaşlarına omuz omuza mezar kazan,
düşmanken dost olan ulusların savaşı" olduğunu dile
getirdi.
Demir,
Çanakkale'nin "yoksulluğun zirvesinde teknolojiye kafa
tutan, üzerine yağan mermi sağanağına aldırmadan ölüme
koşan, varını yoğunu ortaya koyan yiğitlerin destanı"
olduğunu söyledi.
Avustralya: "Ders niteliğinde"
Avustralya Savunma Bakanı Joel Fitzgibbon, "Çanakkale
Savaşları yalnızca 93 yıl önce burada acımasız
çatışmalara giren milletler için değil dünya halkları
için de dersler içermektedir" dedi.
"Her iki
tarafça ortaya konulan cesareti anlamamız zor" diyen
Fitzgibbon, "Fakat taraflar arasında oluşan bağ hepimiz
için dokunaklıdır. Karşıt siperlerin yakınlığı onlara
düşmanlarının kendileri kadar insan olduğunu sürekli
hatırlattı. Taraflar arasında askerlerin yiyecek ve
sigara değiş tokuşu gibi küçük jestler gerçekleşti. Bu
askerler siperlerden baktıklarında karşılarında amansız
bir düşman değil her insanın hak ettiği saygı ve itibar
gösterilecek insanlar gördüler" diye konuştu.
Atatürk'ün Gelibolu'da hayatını kaybeden müttefik
askerleriyle ilgili sözlerinden örnekler veren
Fitzgibbon, "Oluşan bağları ancak bu muharebede bulunmuş
birisi böylesi açıklık ve duyguyla tanımlayabilirdi.
Atatürk'ün sözlerinin içtenliğinden kuşkuya düşecek
birinin bugün burada yalnızca etrafına bakması gerekir"
ifadesini kullandı.
Yeni
Zelanda: "Gelibolu'nun yeri özel"
Yeni
Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters da, Gelibolu'nun
Yeni Zelanda tarihinde özel bir yeri olduğuna işaret
etti.
Peters,
"Burası topraklarımızın her köşesini etkileyen,
böylesine uzak ve küçük bir ülke için büyük bir insan
felaketinin yaşandığı yerdir" dedi.
Avustralya, Yeni Zelanda, İngiltere, Almanya, Avusturya,
Malta, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Sri Lanka, Nepal,
Kanada, ABD, İrlanda, Güney Afrika'dan çok sayıda
askerin burada hayatını kaybettiğini hatırlatan Peters,
"Kendilerini kahramanca feda ederek ana vatanlarını
savunurken ölen veya yaralanan yaklaşık 250 bin asker
için Türk ev sahiplerimize özel olarak saygılarımızı
sunarız" dedi.
Konuşmaların ardından onur kıtası, dost ülkeler askeri
birlikleri, Türkiye Muharip Gaziler Derneği, izci grubu
ve Mehteran Bölüğü'nün katıldığı tören geçişi yapıldı.
Mehteran
Bölüğü'nün ve Türk Yıldızları ekibinin gösterileri
ilgiyle izlendi. Tören, şehitlik defterinin imzalanması
ve şehitliğin gezilmesiyle sona erdi.
|