ÇANAKKALE / ECEABAT
KİLİTBAHİR KÖYÜ

 


 

Kilitbahir, Çanakkale İli Gelibolu Yarımadası'nda Eceabat ilçesinin bir köyüdür.
Kilit-ül-bahr boğazın kilidi anlamını taşımaktadır.
Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan yonca biçiminde büyük bir kaleye sahiptir.
Muhtar: Ali Şinasi TINAZ
Tel: 0286 824 50 21  Gsm: 0542 327 51 55
Web: www.kilitbahir.com
E-Mail: 17kilitbahir@mynet.com 

DENİZİN KİLİDİ
Kilitbahir üç yapraklı bir yoncaya benzeyen mimarisiyle alışılmış Osmanlı kalelerinden çok farklı. Bunun Fatih Sultan Mehmet'in geometriye düşkünlüğüyle ilişkili olduğuna inanılıyor. Kilidü'l-Bahr(Kilitbahir) denizin kilidi anlamına geliyor. İlk yapıldığında bile kuvvetli bir savunma sistemine sahip olmasına rağmen Kanuni döneminde Kilitbahir'e ikinci bir avlu ile kule yapılarak kale güçlendirildi.
Eceabat M.Ö. 2000 yıllarında Fenikeliler tarafından kurulmuştur.
İlçenin ilk yerleşim yeri , bugünkü ilçe merkezinin 1 Km. güneyinde bulunan Çamburnu'dur. Daha sonra yöreye yerleşen traklar olmuştur. Midilli ve Foça'dan gelen halk bu yörede koloniler oluşturulmuştur. Eceabat Bölgesi 1235 yılında İznik Tekfuru tarafından alınmıştır.
Eceabat'ta 12 Antik şehir bulunmaktadır.Akbaş ve Eski Hisarlık arasında yerleşim merkezi olan Eceabat bir liman şehridir.M.Ö.465' de Trakya ile birlikte Eceabat Atina'ya bağlanmıştır.Hiristiyanlık devrinde piskoposluk merkezidir. Bu tarihte önemli bir liman şehridir. Bir süre sonra Katolonyalıların egemenliğine girmiştir. Bunun üzerine Bizansıslarla savaşa giren Katobey 'den yardım istemişlerdir. Boğazı geçerek Kotolonyalıların yardımında yer alan Melih İshak ve Halil Ece Bey Bizansıslarla giriştikleri savaşta 1311 yılında Melih Ece Bey şehit düşmüştür.
Eceabat ilçesine ismi verilen Ece Bey ( Yakup Ece) 1356 yılında Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa ile birlikte Rumeliye geçen Osmanlı Komutanlarındandır. Ece Bey bu yörenin fethinde kumandan olarak vazife görmüştür.
Eceabat 1884 yılında Edirne İline bağlı bir bucak iken 1892 yılında ilçe haline getirilerek Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1915 Çanakkale Savaşları sırasında ilçe merkezi Yalova'a Köyüne daha sonrada Kilitbahir Köyüne nakledilmiş ise de bir yıl sonra tekrar Eceabat'a getirilmiştir.
1923 yılına kadar Merkezi Çanakkale olan Biga Mutasarrıflığına bağlı iken bu tarihten sonra Gelibolu Valiliğine bağlanmıştır. 1926 yılında Gelibolu'nun da ilçe haline getirilmesi ile her ikisi birden Çanakkale Valiliğine bağlanmıştır

Çanakkale Boğazı’nın tam karşısında muhteşem Kilitbahir Kalesi yer alır. Çanakkale’deki Çimenlik Kalesi gibi Kilitbahir Kalesi de, 1452’de Fatih Sultan II. Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Bu iki kale, Fatih’in o zaman kuşattığı İstanbul’a yardım etmek için Avrupa’dan gelen donanmalara karşı Boğaz’ı savunmuştur. Kilitbahir’in güneyindeki yolda, Rumeli Hamidiye Tabyası ve büyük ve haşmetli Namazgah Tabyası gibi çok sayıda topraktan yapılmış tabyalar ve beton cephanelikler vardır. Bunlar 1890’larda inşa edilmiş ve 1915’te yabancı donanmaların boğazdan geçişini önlemek için kale, sur ve maden ocaklarını da içine alan savunma sistemine ilave edilmiştir. Burada konuşlandırılan ağır top çoktan gitmiş olmasına rağmen top mevzileri hala bellidir ve insan hala, 18 Mart 1915 günü, Müttefik donanmasının saldırısı sırasında topların devamlı ateş etmesini sağlamak için top mermilerinin yukarıdaki cephanelikten taşındığını hayalinde canlandırabiliyor.
Onbaşı Seyit Anıtı, Kilitbahir, Gelibolu.Namazgah Tabyası’nın biraz güneyinde, 18 Mart’taki Müttefik savaş gemileri kale ve tabyaları bombalarken burada verilen mücadeleyi hatırlatan bir şey vardır. Buraya 1992 yılında dikilen, Edremit Havran’lı Onbaşı Seyit’in denize bakan bronz bir heykeli vardır. Bu heykelde, belden yukarısı çıplak olan Seyit, kollarında 275 kilogramlık bir top mermisini Rumeli Mecidiye Tabya’sındaki top bataryasına taşıyor. Oduncu Seyit, köyünde muazzam kuvveti ile meşhurmuş ve her iki kolunun altında birer kütük taşıyıp ortalıkta dolaşabiliyormuş. 18 Mart günü, Seyit’in bataryasındaki dümen donanımı bozulduğundan, kendisi mermileri taşıyıp, topa sürmüş. Heykelde gösterilen ve Seyit’in kendisinin topa taşıyıp ateşlediği mermi, büyük olasılıkla bataryanın elinde kalan son mermiyi temsil eder. İnanıldığına göre, bu mermi, Britanya savaş gemisi HMS Ocean’a isabet edip, batırdı ancak gerçekte bu savaş gemisini tahrip eden, Yüzbaşı Hakkı Bey’in Nusret’inin mayınlarından biri olabilir. Anlatılanlar değişmekle beraber, kesin olan, Onbaşı Seyit’in heykelinin, Şubat ve Mart 1915’te Müttefik savaş gemilerinin sayısız bombardımanı karşısında dimdik ayakta duran Türk topçularının anısına dikildiğidir.

Çanakkale Savaşları'na tanıklık eden Gelibolu Yarımadası'ndaki Kilitbahir köyü, zengin tarihine yakışır şekilde yenilendi. OPET tarafından şubat ayında başlatılan ve 12 köyü kapsayan "Tarihe Saygı Projesi" kapsamında, Alçıtepe, Seddülbahir ve Bigalı köylerinde yapılan yenilemenin ardından, Kilitbahir köyündeki restorasyon çalışmaları da tamamlandı.

Proje kapsamında meydanı granit taşlarla kaplanan köyün, çevre ve peyzaj düzenlemesi yapıldı. Bütün evler boyandı, eski tuvaletlerin yerine konteyner tuvaletler yerleştirildi. Çocuklar için oyun parkları yapıldı, okul duvarları Atatürk konulu panolarla çevrelendi.

Köyün yeni çehreye kavuşturulması nedeniyle düzenlenen törene katılan OPET Yönetim Kurulu üyesi Nurten Öztürk, dört köyün yenileme çalışmalarının 2.5 milyon YTL'ye mal olduğunu belirterek üç yıl sürecek olan proje kapsamında köylerdeki restorasyon çalışmalarının toplam 5 milyon dolara mal olacağını söyledi.

Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ise, "Artık Kilitbahir beyaz gelinlik giymiş gibi aslına uygun bir hüviyete kavuşmuştur" diye konuştu.
Köy evlerinin boyanması için 2 bin 500 kutu boya dağıtıldı
600 ağaç, 8 bin bitki ve çiçek dikildi
Çanakkale'nin tarihini anlatan ve Atatürk resimlerinin bulunduğu 250 adet pano yapıldı
Dört köyde çocuk oyun parkı yapıldı
10 bin adet çay ve su bardağı dağıtıldı, 500 porselen takım dağıtıldı
2 müze restore edildi ve bir müzenin peyzajı yapıldı, eski karakol binası kültür sanat merkezi haline getirildi

DUR YOLCU
Bilmeden Gelip Bastığın Bu Toprak,
Bir Devrin Battığı Yerdir.
Eğilde Kulak Ver Bu Sessiz Yığın,
Bir Vatan Kalbinin Attığı Yerdir.
Bu Issız, Gölgesiz Yolun Sonunda;
Gördüğün Bu Tümsek, Anadolu'nda,
İstiklal Uğrunda,Namus Yolunda,
Can Veren Mehmed'in Yattığı Yerdir.
Bu Tümsek,Koparken Büyük Zelzele,
Son Vatan Parçası Geçerken Ele,
Mehmed'in Düşmanı Boğduğu Sele,
Mübarek Kanını Kattığı Yerdir.
Düşün ki Haşr Olan Kan,Kemik,Etin,
Yaptığı Bu Tümsek. Amansız,Çetin
Bir Harbin Sonunda,Bütün Milletin
Hürriyet Zevkini Tattığı Yerdir.
Necmettin Halil Onan


 

BURASI ÇANAKKALE
TANITIM HİZMETLERİ
info@burasicanakkale.com

 

GURBETTEKİLER, KÖYÜNÜZ İLE İLGİLİ YAZI VE RESİM GÖNDERİN YAYINLAYALIM
info@burasicanakkale.com