23 Kasım 2020 - Hoşgeldiniz

Çanakkale'nin Dünyaya Açılan Penceresi

OPET TARİHE SAYGI PROJESİ

18 Kasım 2020 - 20:23 - 1421 Kişi Okumuş

OPET TARİHE SAYGI PROJESİ

Tarihi Gelibolu Yarımadası’nın doğal dokusunu koruyarak, çağdaş bir görünüme kavuşması için 2006 yılında başlayan “Tarihe Saygı Projesi” Çanakkale Savaşları’nın geçtiği yarımada ve köylerinde düzenleme, kalkınma, restorasyon ve rehabilitasyon çalışmalarını içeriyor.

Milli Park sınırları içinde kalan Alçıtepe, Seddülbahir, Bigalı, Kilitbahir, Kocadere, Behramlı, Büyük Anafarta köyleri ve Eceabat ilçesi yeni bir çehreye kavuşturuldu. Köy meydanları ve evlerin dış cephelerinin yenilendiği projede; modern satış reyonları oluşturulurken, köyler yeşillendirildi, mevcut müzeler yenilendi, müze olmayan köylere yeni müze ve kültür merkezleri yapıldı.  Halk Eğitim Merkezleri işbirliği ile İngilizce, bilgisayar, pansiyonculuk ve kişisel gelişime yönelik eğitimlerin verildiği proje kapsamında Eceabat’a açık hava müzesi niteliğinde yapılan “Tarihe Saygı Parkı”, Çanakkale Savaşı’nın tüm detaylarını gösterecek şekilde donatıldı.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parklar Müdürlüğü işbirliğinde uygulamaya konulan 57. Alay Şehitliği Yenileme Projesi ile Şehitlik, Çanakkale Savaşı’nda kahramanca canlarını veren şehitlerimize yakışır bir düzenlemeyle bölgeye tekrar kazandırıldı. Çanakkale Savaşı tarihinde önemli bir yeri olan ve Gelibolu Yarımadası’nın en büyük iki hastane şehitliğinden biri olan Akbaş Şehitliği inşa edildi.

Proje kapsamında Eceabat’ta işlevselliğini yitire, kullanılmayan ve yıkılmak üzere olan ilköğretim okulunun yerine, yeni ve modern bir ortaokul inşa edilerek, eğitim ve öğretim hayatına kazandırıldı. 16 derslikten oluşan “OPET Tarihe Saygı Ortaokulu” depreme dayanıklı bir biçimde inşa edildi.

ARKEO-KÖY TEVFİKİYE

Tevfikiye Köyü, Troya dönemini yaşatan atmosferi, binaları, figürleri, tarihi ve mitolojik değerleri ile açık hava müzesi niteliğinde arkeo- köy haline getirildi. OPET, Tevfikiye Arkeo-köy’ün, dünyanın yakından tanıdığı, destanlarla anılan ve ülkemizin sahip olduğu en önemli tarihi miraslardan biri olan Troya Antik Kenti’ne yapılan ziyaretler sırasında mola verilen, gezilen, hediyelik eşya alışverişinin yapılabileceği ve Troya tarihinden izler taşıyan bir köy haline getirilmesini amaçladı. Çanakkale Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü işbirliğiyle farklı başlıklarda düzenlenen kurslarla bölgede sosyal yaşam kalitesi yükseltildi. Tevfikiye bölgeye gelen yerli ve yabancı ziyaretçilere en iyi hizmeti verebilecek duruma getirildi. OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, Troya bölgesinde yer alan Tevfikiye köyünün geçirdiği değişimi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO)’nun Paris’teki merkezinde 15 Mart 2019 tarihinde düzenlenen konferansta anlatarak yapılan çalışmaları uluslararası platforma taşıdı.

ETNO-KÖY ÇIPLAK

Proje kapsamında arkeolojinin başlangıç noktası olarak kabul edilen Çıplak Köyü, tarihsel ve kültürel derinliğini yansıtan içeriklerle zenginleştirildi. Troya ve arkeolojinin doğuşu, Osmanlı, 20’nci yüzyıl başı savaşlar dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarından izlerini taşıyan Çıplak Köyü’nde devam eden çalışmalar, Çanakkale’nin Türk ve Osmanlı tarihinden bir kesit olarak tasarlandı. Aynı zamanda “yaşayan tarih” başlığıyla kavramsallaştırılan ve tarım kültürünü odağına alan anlatımlara yer verildi. Geleneksel tarımın izlerinin bulunabildiği Çıplak Köyü’nde ziyaretçilere köy tarihçesini özgün motiflerle aktaran bir yaşam alanı dizayn edildi.

Proje kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyeleri; Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan’ın bilimsel, Dr. Seyhan Boztepe’nin sanat-tasarım ile Deniz Erbaş’ın sanat tarihi danışmanlığı ile gerçekleştirilen çalışmalarla Etno-köy konsepti ortaya çıktı.

Çıplak Köyü, zengin bir tarih, tarım ve arkeoloji kültürünün harmanlandığı bir köy olarak Anadolu’daki sayılı köylerden biri olarak öne çıkıyor. 5000 yıllık bir tarihin üzerinde yaşayan bu köylerdeki halk hala Troya döneminin geleneklerini devam ettiriyor ve bu gelenekler nesilden nesile aktarılıyor. Etno-köy’deki  eski taş evlerin Troya dönemi megaronlarla benzerlikleri mevcut. Aynı şekilde köyde kullanılan kilden/ kerpiçten yapılmış ‘Analı Kızlı’ isimli fırınların  Troya döneminde yemek pişirilme amaçlı kullanıldığı biliniyor. Aynı zamanda köyde kullanılan çanak ve çömlekler yine Troya döneminde kullanılanlarla benzerlik gösteriyor.

Çıplak Köyü tarımda ilk modernleşen köylerden biri ve tarımsal açıdan zengin bir köy.  Troya döneminde kullanılan tarım aletlerinin hala kullanıldığı Çıplak Köyü tarım mirasına da sahip çıkıyor. Köyde Tarım Bakanlığı onayıyla ata tohumu ile tahıl ve pamuk üretimi de yapılıyor.

ÇIPLAK KÖYÜ’NDE OPET TARAFINDAN NELER YAPILDI?

  • Çıplak Dede Türbesi, tarihi çeşme ve köy kahvesini içine alan köy meydanı, konsepte uygun olarak yeniden düzenlendi. Meydan düzenlemesinde Troya kazıları tarihi, Osmanlı’dan günümüze Çıplak Köyü tarihi ve köyde uygulanan geleneksel tarım uygulamalarına dair özellikler ön plana çıkarıldı.
  • Köy meydanına, köylülerin ürünlerini satabileceği satış stantları yerleştirildi. Burada köyde kurulan Tarım Kooperatifi’nde üretilen Etno-köy markalı yerel gıda ürünleri satılıyor.
  • Evlerin cepheleri ve bahçe duvarları boyanırken köy genelinde peyzaj çalışmaları uygulandı.
  • Köy evlerinin pencereleri ve duvarlarına konsepte uygun olarak desen ve süslemeler yapılarak estetik bir bütünlük sağlandı.
  • Köyün genelinde peyzaj çalışması yapıldı. Akasya, selvi, zakkum ve gülden oluşan toplam 2 bin 245 adet bitki dikimi yapıldı.
  • Kullanılmayan ve yıkılmak üzere olan bir köy evi Troya kazılarının tarihini, buluntuları ve keşiflerle ilerleyen bir hikayeyi yansıtan ‘Arkeoloji Evi’ olarak düzenlendi.
  • “Arkeoloji Evi”nin yanındaki bir bina ise “Osmanlı’dan Günümüze Yerel Tarih Evi” olarak düzenlenerek Anadolu coğrafyasının en zengin etnografik öğelerinden olan tarımın tarihi, Çıplak ve Troya bölgesinden farklı buluntu ve görsel belgeler ışığında ele alındı.
  • Yerel Tarih Evi’nin hemen arkasındaki bina, köy pansiyonuna dönüştürüldü.
  • Köy meydanına yakın bir bölgede hijyenik kurallara uygun şekilde “Yöresel Ürün Yapım Evi” oluşturuldu. Burada yöreye özgü ürünler gelen ziyaretçilere sunuluyor.
  • Köy meydanından başlayıp Troya Kültür Rotası ile birleşen ve Troya Müzesi’ne bağlanan yol, ‘Arkeoloji Yolu’ olarak genel dokuya uygun olarak düzenlendi.
  • Tevfikiye Köyü girişinin karşısından başlayan ve Çıplak Köyü meydanına ulaşan ana yol “Çıplak Yolu” olarak düzenlendi. Yol boyunca; bölgenin tarım ürünlerini, köye özgü ürün ve motifleri tanıtan bilgi panoları yer alırken yapılacak çiçeklendirme ve estetik öğelerle yola farklı bir görünüm kazandırıldı.
  • Köy meydanından başlayıp Peyan Mezarlığı’na ulaşan doğa yürüyüşü yolu “Peyan Yolu” adıyla yeniden düzenlendi.
  • Köyün her iki girişine de “Etno-köy” giriş takları yapıldı.
  • Proje kapsamında Çanakkale Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile Çıplak Köyü sakinlerine yönelik eğitimler verildi. Gıda ve su sektöründe çalışan 30 kişiye hijyen eğitimi, 39 kişiye A1 seviyesi İngilizce kursu verildi. 30 kişiye ilkyardım, 12 kişiye yöresel gıda ürünleri yapımı kursu, 36 kişiye Anadolu ve Türk Kültürü, 36 kişiye diksiyon, 30 kişiye kadın üst giysileri dikimi eğitimi verildi. Ocak 2020’den bugüne kadar toplam 1320 saat eğitim gerçekleşti.
  • Cumhuriyet döneminde bölgenin ilk köy okullarından olan ve yıllar içinde kullanımdan kalkan ilkokulun bahçesine bir bilgilendirme panosu yerleştirildi.

ETNO-KÖY’DEKİ MEKANLARIN KONSEPT VE İÇERİKLERİ

Arkeoloji Evi:

Troya arkeolojinin bilime dönüştüğü yer olarak kabul ediliyor. Heinrich Schliemann Troya’daki kazılara başladığı 1870-1871 yıllarında Çıplak Köyü’nde buraya benzer bir binada konakladı. Çıplak Köyü ve komşu köyler bu tarihten itibaren Troya kazılarıyla hep ilişkili oldu. Troya kazı tarihçesinden kesitlerin olduğu Arkeoloji Evi’nde öncelikle Schliemann’ın Troya’yı nasıl tahrip ettiği, “Priamos Hazineleri”nin kaçırılma serüveni ve Osmanlı Devleti’nin eserleri geri almak için verdiği mücadele Osmanlı arşiv belgeleriyle anlatılıyor. Tarih öncesi arkeolojinin nasıl bilime dönüştüğü, Troya’daki 150 yıllık kazı tarihindeki en önemli keşifler üzerinden yansıtılıyor.

Yerel Tarih Evi:

Anadolu Türk beyliklerinden Karesi Beyliği 13. Yüzyıl sonları ile 14. Yüzyıl başlarında Çanakkale ve Balıkesir bölgelerinde kuruldu. 1354 yılında Orhan Bey’in büyük oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından Gelibolu’nun fethi bölge tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Troya ve çevresindeki ilk Türk Müslüman köyleri de bu tarihlerden itibaren kültürel olarak bölgeyi şekillendirmeye başladı. Türk köyleri kendi tarih, inanç, kültür, tarım ve mimarisiyle, önceki kültür mirasını harmanlayarak kendine özgü yaşam alanları oluşturdu.

  1. yüzyılın sonlarından itibaren bölgeye gelen seyyahların söz ettiği Hisarlık/ Asarlık (Troya) harabelerine en yakın yerleşim yeri olan Çıplak Köyü, Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan süreçte köklü tarihiyle ön plana çıkıyor. Yerel Tarih Evi, Çıplak Köyü’nde Osmanlı’nın izlerini, 500 yıldır yaşanarak günümüze kadar uzanan efsane, gelenek ve yaşam kültürlerini, köy tarihini ve tarım geleneğini yansıtan bir kırsal miras evidir.

Köy Camisi:

Köy camisinin yapımı 1786’ya kadar dayanıyor. Schliemann yayınlarında 1873 yılında köy camisi ve minaresinin onarımı sırasında Troya kazılarından çıkan taşların kullanıldığı belirtti. Cami büyük oranda değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiş tarihi bir camidir.

Tarihi Çeşme:

Köy meydanında yer alan çeşme 19. Yüzyıl çeşme üslubunun tipik bir örneğidir. Çeşmenin yapımında Troya Ören yerinden getirilen taşlar kullanıldı. 2019 yılında OPET tarafından restore edilerek yine aynı Troya taşları ile aslına uygun yenilendi. Günümüze kadar su kaynağının hiç kesilmeden aktığı çeşme bölgedeki Osmanlı dönemi su yapıları arasında korunarak günümüze gelen en iyi örneklerden.

Çıplak Dede Türbesi:

Kitabesi olmayan, çeşitli menkıbelerde adı geçen Çıplak Dede’nin,  Garip Dede Yatırı olarak anılan, etrafı bir duvarla çevrili bu türbede Troya’dan getirilen devşirme taşlar kullanıldı. Köy kuruluş tarihiyle de ilişkilendirilen bu türbe, tam olarak tarihlenemese de Osmanlı belgelerine Karesioğlu Süleyman Bey’in 1357 yılında Troya hakimi olarak kayıt düşüldüğü, Çanakkale bölgesinin Türkleşmesi ve Müslümanlaşmasının da aynı dönemde olduğu düşünülüyor.   Köye ismini veren Çıplak Dede’nin de aynı süreçte Müslümanlığı bölgeye yayan bir derviş olduğu kabul ediliyor.

Arkeoloji Yolu:

  1. ve 19. Yüzyıl haritalarında da görüldüğü gibi Troya harabelerinin olduğu Hisarlık Tepe’yi Çanakkale’nin diğer köylerine bağlayan yol Çıplak Köyü’nün içinden geçmektedir. Bu nedenle 18. Yüzyıl’dan sonra köye gelen bütün araştırmacılar bu yolu kullanarak Çıplak Köyü’nden geçmişler. Schliemann da kazılara giderken Çıplak Köyü’nde kalarak ve bu yolu kullandı. Günümüzde bu yol Etnoköy Projesi ile birlikte Arkeoloji Yolu olarak tekrar canlandırıldı. Troya Müzesi ile köyü birbirine bağlıyor.

Peyan Mezarlığı:

Çıplak Köyü’ndeki Peyan Mezarlığı 17. Yüzyıldan itibaren Troya Ören Yeri’ni keşfetmek için gelen seyyahların dikkatini çekmiş. Peyan Mezarlığı’nda Troya’nın farklı dönemlerine ve yapılarına ait olduğu saptanan taşlar, kalıntılar yazıtlar yer alıyor. Çıplak Peyan Mezarlığı’ndaki kalıntılardan 17. Ve 18.  Yüzyılda bölgeyi ziyaret eden seyyahların kitaplarında “ Eski Hisarlık, Afrodit’in Tapınağı, Herakles’in tapınağı” olarak bahsediliyor.

Çıplak Köyü İlkokulu:

Okuma oranı diğer köylere göre yüksek olan Çıplak Köyü’nde yapılan sözlü tarih araştırmalarına göre, Osmanlıca okuyup yazabilen yaşlılar, Osmanlıca eğitimin 1800’lü yılların ortalarında başladığını söylüyor. Çanakkale bölgesinde Cumhuriyetin kurulması sonrasında merkez dışındaki ilk köy ilkokulu Çıplak köyünde kurulmuştur ancak yıllar Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi burada da köy okulu devlet-halk dayanışması ile yapıldı. Okul yapımında ise köylüler hem bedenen çalışmış hem de varlıklı köy aileleri maddi yardımda bulunmuşlardır.

BENZER HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER

DEVLETE OLAN BORÇ YAPILANDIRMASI BAŞLADI

DEVLETE OLAN BORÇ YAPILANDIRMASI BAŞLADI

KISMİ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

KISMİ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

FERİBOT SEFERLERİNE  ‘HES’ KODU UYGULAMASI

FERİBOT SEFERLERİNE ‘HES’ KODU UYGULAMASI

TÜM İLLERDE YOĞUN CADDE, SOKAK VE DURAK GİBİ ALANLARDA SİGARA İÇMEK YASAKLANDI

TÜM İLLERDE YOĞUN CADDE, SOKAK VE DURAK GİBİ ALANLARDA SİGARA İÇMEK YASAKLANDI

https://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.